logo

VATANDAŞIN BORÇ YÜKÜNDE DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM!

VATANDAŞIN BORÇ YÜKÜNDE DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM!
Paylaş

Türkiye’de hanehalkı borçluluğu, uluslararası ölçekte hâlâ düşük seviyelerde bulunsa da son dönemde borcun yapısında yaşanan değişim dikkat çekiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Finansal İstikrar Raporu’na göre, özellikle kredi kartı ve kısa vadeli tüketici kredilerindeki hızlı artış, finansal risklerin büyüdüğüne işaret ediyor.

Pandemi döneminde yükselen hanehalkı borçluluğu, sıkı para politikası ve düzenlemelerle birlikte gerilemişti. Ancak 2026’nın ilk çeyreğinde yeniden yükseliş eğilimi görüldü. Hanehalkı borçlarının milli gelire oranı 2020’de yüzde 18 seviyelerindeyken, 2024 sonunda yüzde 9’a kadar düştü. 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 10,1’e yükseldi.

TCMB verilerine göre mart itibarıyla toplam hanehalkı finansal yükümlülükleri 6,6 trilyon liraya ulaştı. Son bir yıldaki artış yüzde 50,3 olurken, yıllıklandırılmış üç aylık büyüme yüzde 37,4 olarak gerçekleşti.

Kredi kartı borçları öne çıktı

Borç yapısındaki en dikkat çekici değişim kredi kartlarında yaşandı. Özellikle yüksek enflasyon, alım gücündeki gerileme ve taksitli harcamalardaki artış nedeniyle bireysel kredi kartı kullanımı hızla yükseldi.

Mart 2026 itibarıyla bireysel kredi kartı borçlarının toplam yükümlülükler içindeki payı yüzde 48-50 bandına ulaştı. Bu oran, geçmiş yılların ortalamasının üzerine çıktı.

Bireysel kredi kartı bakiyesi yıllık bazda yüzde 53,6 artışla 3,17 trilyon liraya yükselirken, taksitli kredi kartı borçlarındaki büyüme yüzde 69’a yaklaştı. Takipteki alacaklarda görülen yüzde 67,7’lik artış da risklerin büyüdüğünü gösterdi.

İhtiyaç kredileri ve KMH büyüyor

Raporda ihtiyaç kredilerindeki artış da dikkat çekti. İhtiyaç kredileri yıllık bazda yüzde 53,7 artarak 2,5 trilyon liraya ulaştı.

Kredili mevduat hesaplarında (KMH) da güçlü büyüme görüldü. KMH bakiyesi yıllık yüzde 67,2 artarken, toplam borç içindeki payı da yükseldi. Veriler, vatandaşın kısa vadeli nakit ihtiyacını giderek daha fazla yüksek maliyetli finansman araçlarıyla karşıladığını ortaya koydu.

Konut kredilerinin payı geriledi

Yüksek faiz ortamı ve konut fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle konut kredilerinin toplam borç içindeki payı belirgin şekilde düştü.

2018 sonrası dönemde hanehalkı borç yapısında önemli değişim yaşanırken, geçmişte önemli paya sahip olan konut kredileri yerini kısa vadeli tüketim finansmanına bıraktı.

Mart 2026 itibarıyla konut kredilerinin milli gelire oranı yüzde 1,1 seviyesinde kalırken, toplam borç içindeki payı yüzde 10-12 bandına geriledi.

Türkiye hâlâ düşük borçlu ülkeler arasında

TCMB’nin uluslararası karşılaştırmasına göre Türkiye’de hanehalkı borçluluğu, “emsal” ülkelere göre düşük seviyede bulunuyor.

Güney Kore, Malezya ve Çin gibi ülkelerde hanehalkı borcunun milli gelire oranı yüzde 50 ila 90 seviyelerine yaklaşırken, Türkiye’de bu oran yaklaşık yüzde 10 düzeyinde seyrediyor.

Bununla birlikte rapor, toplam borç seviyesinden çok borcun niteliğindeki değişimin risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Uzun vadeli ve görece düşük maliyetli konut finansmanı yerine, kısa vadeli ve yüksek faizli kredi kartı ile ihtiyaç kredilerinin ağırlık kazanması, vatandaş üzerindeki faiz yükünü artırıyor.

“Büyük resimde bir yanlışlık var”

TCMB’nin eski Başekonomisti ve Ali Hakan Kara, konuya ilişkin değerlendirmesinde dikkat çeken bir yorum yaptı.

Kara, Türkiye’nin dünyanın en düşük hanehalkı borçluluğuna sahip ekonomilerinden biri olduğunu belirterek şu ifadeyi kullandı:

“Dünyanın en düşük hane halkı borçluluğuna sahip bir ekonomide halen kredilerin sınırlanmasına ihtiyaç duyuluyorsa büyük resimde bir yanlışlık var demektir.”

Ekonomistler, mevcut tabloyu vatandaşın günlük yaşam giderlerini artık daha fazla borçla finanse etmek zorunda kaldığının göstergesi olarak değerlendiriyor. Özellikle kredi kartı ve KMH kullanımındaki hızlı yükseliş, önümüzdeki dönemde bireysel finansal risklerin daha yakından izleneceğine işaret ediyor.

 

Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?