<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Oct 2026 09:40:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Türkiye - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 09:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselVarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Servet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Research’in Küresel Varlık Raporu 2026’ya göre küresel finansal varlıklar 2025’te %8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaştı. Yapay zekâ, önümüzdeki dönemde servet yaratımında yeni fırsatlar sunarken beraberinde yeni riskleri de getiriyor. Allianz Research tarafından yayımlanan Küresel Varlık Raporu 2026, küresel hanehalkı servetinin 2025&#8217;te yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/">KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allianz Research’in Küresel Varlık Raporu 2026’ya göre küresel finansal varlıklar 2025’te <strong>%8,6 artarak 268,4 trilyon euroya</strong> ulaştı. Yapay zekâ, önümüzdeki dönemde servet yaratımında yeni fırsatlar sunarken beraberinde yeni riskleri de getiriyor.</p>
<p><strong>Allianz Research tarafından yayımlanan Küresel Varlık Raporu 2026, küresel hanehalkı servetinin 2025&#8217;te yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaşırken, yapay zekâ önümüzdeki dönemde servet yaratımının önemli belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye&#8217;de ise hanehalklarının finansal varlıkları yüzde 45,1 artarken, enflasyondan arındırılmış reel büyüme yeniden pozitife dönerek yüzde 7,6 oldu. Türkiye, küresel ölçekte en hızlı nominal finansal varlık büyümesinin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.</strong></p>
<p>Allianz&#8217;ın yaklaşık 60 ülkedeki hanehalklarının varlık ve borç durumunu analiz ettiği Küresel Varlık Raporu&#8217;nun 17. baskısı, 2025 yılında küresel hanehalkı servetinin yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Rapora göre küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaşırken, yeni servet yaratımının yaklaşık beşte dördü piyasalardaki değer artışlarından kaynaklandı. Raporda, yapay zekânın önümüzdeki dönemde yeni bir servet yaratım dalgasını destekleyebileceği ancak yüksek piyasa değerlemeleri ve servetin belirli varlıklarda yoğunlaşmasının yeni riskleri de beraberinde getirdiği vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Küresel varlık artışında piyasaların etkisi öne çıkıyor</strong></p>
<p>2025 yılında küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 büyürken, yeni tasarruflar yüzde 5,4 gerileyerek 4,1 trilyon euro seviyesine indi. Böylece küresel varlık artışında tasarruflardan ziyade piyasalardaki değer artışları belirleyici oldu.</p>
<p><strong>Allianz Baş Ekonomisti ve Yatırım Direktörü Ludovic Subran</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde şöyle dedi: “Küresel varlıklar 2025&#8217;te yine bir rekor kırdı ancak bu sadece hikâyenin yarısını anlatıyor. 2019&#8217;dan bu yana nominal finansal varlıklar yüzde 50 arttı ancak enflasyondan arındırılmış olarak reelde yalnızca yüzde 23 büyüdü.”</p>
<p>Rapora göre bu ayrışma özellikle Batı Avrupa&#8217;da belirginleşiyor. 2019&#8217;dan bu yana finansal varlıkların reel büyümesi Batı Avrupa&#8217;da yüzde 0,5 ile sınırlı kalırken, bu oran Kuzey Amerika&#8217;da yüzde 21, Çin&#8217;de ise yüzde 70 oldu.</p>
<p><strong>Menkul kıymetlerin portföylerdeki ağırlığı artıyor</strong></p>
<p>Portföy tercihlerinin varlık yaratımındaki etkisi de giderek güçleniyor. Menkul kıymetler 2025&#8217;te yüzde 12,4 büyüyerek, mevduatın yüzde 5,7&#8217;lik ve sigorta ile emeklilik fonlarının yüzde 5&#8217;lik büyümesinin oldukça üzerinde performans gösterdi. Böylece menkul kıymetlerin küresel finansal varlıklar içindeki payı yüzde 46,9 ile rekor seviyeye ulaştı.</p>
<p>Kuzey Amerikalı hanehalklarının portföylerinde menkul kıymetlerin payı yüzde 60,7 olurken, bölge 2025&#8217;te küresel finansal varlık artışının yüzde 51,4&#8217;ünü gerçekleştirdi. Son on yılda değerleme kaynaklı kazançlar, Kuzey Amerika&#8217;daki finansal varlık büyümesinin yüzde 71&#8217;ini oluştururken, Batı Avrupa&#8217;da bu oran yüzde 36&#8217;da kaldı. Bu durum, tasarrufları düşük getiri sağlayan hesaplarda tutmak yerine yatırıma dönüştürmenin önemini yansıtıyor.</p>
<p><strong>2026-27: Yavaşlayan GSYİH büyümesi arasında yapay zekâ bir değişken olarak öne çıkıyor</strong></p>
<p>Küresel finansal varlıkların 2026&#8217;da yüzde 9 büyümesi bekleniyor. Ancak yavaşlayan ekonomik büyüme, kalıcı enflasyon, ekonomik parçalanma ve yüksek kamu borcu, orta vadede daha zorlu bir görünüm yaratıyor. Bu ortamda yapay zekâ önemli bir değişken olarak öne çıkıyor. Daha güçlü verimlilik ve şirket kârlılıkları varlık getirilerini destekleyebilirken, hanehalkı varlıklarının giderek daha fazla yapay zekâ beklentileriyle şekillenen piyasalara dayanması yeni kırılganlıklar yaratıyor. S&amp;P 500&#8217;ün 2022 sonundan bu yana yaklaşık yüzde 95 yükselmesiyle, son dönemdeki varlık artışında yüksek piyasa değerlemeleri ve yapay zekâ beklentileri önemli rol oynuyor. Allianz Research&#8217;ün analizine göre, S&amp;P 500&#8217;de yüzde 25&#8217;lik bir düzeltme yaşanması, ABD hanehalklarının servetinden bir yıl içinde yaklaşık 27 trilyon dolar silebilir. Bu tutar, toplam net varlıkların yaklaşık yüzde 14&#8217;üne denk gelirken, güven ve tüketimdeki zayıflama yoluyla ABD ekonomisini resesyona sürükleyebilecek etkiler yaratabilir.</p>
<p>Ancak yapay zekânın varlıklar üzerindeki etkisi yalnızca ne kadar servet yaratılacağıyla değil, bu kazançların kimler tarafından elde edileceğiyle de ilgili. <strong>Allianz Research Politika Araştırmaları Başkanı Katharina Utermöhl</strong>, şöyle değerlendirdi: “Yapay zekâ bir sonraki büyük servet motoru olabilir, ancak asıl soru kimin buna ortak olacağı. Yapay zekâ potansiyel olarak değer yaratmayı sermayeye doğru kaydırabilir. Bu nedenle yapay zekâ kaynaklı varlık artışına daha geniş kitlelerin katılımını sağlayacak mekanizmalar ve çalışanların dönüşüme uyum sağlamasına yönelik politikalar kilit önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de reel finansal varlık büyümesi yeniden pozitife döndü</strong></p>
<p>Rapora göre Türkiye&#8217;de hanehalklarının finansal varlıkları 2025 yılında yüzde 45,1 artarak 540,9 milyar euroya ulaştı. Bu oran, 2024&#8217;teki yüzde 46,2&#8217;lik büyümeye kıyasla hafif bir yavaşlamaya işaret etse de Türkiye küresel ölçekte en hızlı nominal finansal varlık büyümesinin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de finansal varlıklar içinde sigorta ve emeklilik fonları yüzde 66,8 ile en hızlı büyüyen kategori olurken, bunu menkul kıymetler yüzde 58,6 ve mevduat yüzde 35,3 büyümeyle izledi. Menkul kıymetlerin Türk portföylerindeki payı yüzde 32,0 seviyesine yükselirken, bu oran Doğu Avrupa ortalaması olan yüzde 35,9&#8217;un altında kaldı. Mevduat ise Türkiye&#8217;deki en büyük finansal varlık kategorisi olmayı sürdürdü.</p>
<p>Hanehalklarının yeni tasarrufları da yüzde 6,3 artarak 81,8 milyar euroya yükseldi. Yeni tasarrufların yüzde 43,5&#8217;i menkul kıymetlere, yüzde 41,9&#8217;u mevduata, yüzde 9,8&#8217;i ise sigorta ve emeklilik fonlarına yöneldi. Bu, bölgesel emsallerinin çoğuna kıyasla dikkat çekici biçimde piyasa odaklı bir tasarruf karması olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Türkiye açısından raporun öne çıkan bulgularından biri ise reel servet artışının yeniden pozitife dönmesi oldu. Enflasyondan arındırılmış finansal varlıklar 2025&#8217;te yüzde 7,6 büyüdü. Böylece 2024&#8217;te kaydedilen yüzde 7,7&#8217;lik reel daralma tersine çevrilirken, 2019&#8217;dan bu yana reel finansal varlık büyümesi kümülatif olarak yüzde 74,4 seviyesine ulaştı. Bu oran, raporda yer alan ülkeler arasındaki en güçlü reel büyümeye işaret ediyor.</p>
<p>Hanehalkı yükümlülükleri ise yüzde 50 artarak 140,4 milyar euroya yükseldi. Buna rağmen net finansal varlıklar yüzde 43,5 artarak 400,5 milyar euroya ulaştı. Kişi başına 4.570 euro net finansal varlık düşen Türkiye, 2025 yılında küresel sıralamada 46. sırada yer aldı.</p>
<p><strong>2025&#8217;te Kişi Başına Net Finansal Varlıklar</strong></p>
<table border="0" width="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<thead>
<tr>
<td><strong>Sıra</strong></td>
<td><strong>Ülke</strong></td>
<td><strong>Euro Cinsinden</strong></td>
<td><strong>Y/Y %</strong></td>
<td><strong>2005 Sırası</strong></td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>1</td>
<td>ABD</td>
<td>296,950</td>
<td>9.8</td>
<td>2</td>
</tr>
<tr>
<td>2</td>
<td>İsviçre</td>
<td>275,980</td>
<td>3.9</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>3</td>
<td>Danimarka</td>
<td>197,510</td>
<td>2.4</td>
<td>4</td>
</tr>
<tr>
<td>4</td>
<td>Singapur</td>
<td>192,840</td>
<td>8.8</td>
<td>10</td>
</tr>
<tr>
<td>5</td>
<td>Tayvan</td>
<td>164,470</td>
<td>9.6</td>
<td>12</td>
</tr>
<tr>
<td>6</td>
<td>İsveç</td>
<td>155,980</td>
<td>6.2</td>
<td>13</td>
</tr>
<tr>
<td>7</td>
<td>Kanada</td>
<td>135,350</td>
<td>9.8</td>
<td>11</td>
</tr>
<tr>
<td>8</td>
<td>Yeni Zelanda</td>
<td>127,550</td>
<td>2.4</td>
<td>9</td>
</tr>
<tr>
<td>9</td>
<td>Hollanda</td>
<td>116,600</td>
<td>-6.2</td>
<td>7</td>
</tr>
<tr>
<td>10</td>
<td>Belçika</td>
<td>114,590</td>
<td>4.2</td>
<td>3</td>
</tr>
<tr>
<td>11</td>
<td>Avustralya</td>
<td>113,190</td>
<td>11.0</td>
<td>16</td>
</tr>
<tr>
<td>12</td>
<td>Almanya</td>
<td>91,780</td>
<td>6.4</td>
<td>17</td>
</tr>
<tr>
<td>13</td>
<td>İtalya</td>
<td>91,730</td>
<td>8.8</td>
<td>6</td>
</tr>
<tr>
<td>14</td>
<td>Japonya</td>
<td>89,420</td>
<td>7.9</td>
<td>5</td>
</tr>
<tr>
<td>15</td>
<td>İrlanda</td>
<td>83,590</td>
<td>5.0</td>
<td>18</td>
</tr>
<tr>
<td>16</td>
<td>Avusturya</td>
<td>82,260</td>
<td>6.3</td>
<td>15</td>
</tr>
<tr>
<td>17</td>
<td>Fransa</td>
<td>77,940</td>
<td>4.1</td>
<td>14</td>
</tr>
<tr>
<td>18</td>
<td>Birleşik Krallık</td>
<td>72,200</td>
<td>2.0</td>
<td>8</td>
</tr>
<tr>
<td>19</td>
<td>Malta</td>
<td>65,720</td>
<td>3.6</td>
<td>19</td>
</tr>
<tr>
<td>20</td>
<td>İspanya</td>
<td>55,300</td>
<td>11.2</td>
<td>21</td>
</tr>
<tr>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
</tr>
<tr>
<td>46</td>
<td>Türkiye</td>
<td>4,570</td>
<td>43.2</td>
<td>54</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/">KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMF’DEN PETROL FİYATLARI İÇİN 2027 UYARISI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/imfden-petrol-fiyatlari-icin-2027-uyarisi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/imfden-petrol-fiyatlari-icin-2027-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2026 09:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3944</guid>

					<description><![CDATA[<p>IMF Başkanı Kristalina Georgieva, petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek seyretme riskine dikkat çekti. Enerji şoku, artan kamu borcu ve yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme küresel ekonomi için başlıca riskler arasında gösterildi. Küresel ekonomide enerji şokunun kısa sürede sona ereceği beklentisi zayıflıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki çatışmalar sona erse bile yüksek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-petrol-fiyatlari-icin-2027-uyarisi/">IMF’DEN PETROL FİYATLARI İÇİN 2027 UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>IMF Başkanı Kristalina Georgieva, petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek seyretme riskine dikkat çekti. Enerji şoku, artan kamu borcu ve yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme küresel ekonomi için başlıca riskler arasında gösterildi.</h2>
<p class="isSelectedEnd">Küresel ekonomide enerji şokunun kısa sürede sona ereceği beklentisi zayıflıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki çatışmalar sona erse bile yüksek enerji fiyatlarının bir süre daha devam edebileceğini belirterek, petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek kalabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">IMF ve Dünya Bankası’nın 12-18 Ekim tarihlerinde Bangkok’ta düzenlenecek yıllık toplantıları öncesinde konuşan Georgieva, küresel ekonominin aynı anda iki farklı şokla karşı karşıya olduğunu söyledi. Orta Doğu kaynaklı enerji arzındaki bozulma büyümeyi baskılarken, yapay zekâ yatırımları talebi ve enerji tüketimini artırıyor.</p>
<h3>PETROL 100 DOLAR CİVARINDA</h3>
<p class="isSelectedEnd">Georgieva, petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 100 dolar seviyesinde bulunduğuna dikkat çekti. Rafineri kapasitesindeki kayıpların ise özellikle motorin gibi ürünlerde fiyat baskısını daha da artırdığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kış döneminde ısınma talebinin yükselmesi beklenirken, Hürmüz Boğazı üzerinden LNG sevkiyatına ilişkin risklerin devam etmesi doğal gaz piyasasında da yeni fiyat baskıları yaratabilir. IMF Başkanı, savaşın kısa sürede sona ermesi halinde bile enerji fiyatlarının eski seviyelerine dönmesinin zaman alabileceğini söyledi. Brent petrol vadeli fiyatlarının da yüksek fiyatların 2027&#8217;ye taşınabileceğine işaret ettiğini belirtti.</p>
<h3>IMF’NİN 2027 PETROL VARSAYIMI RİSK ALTINDA</h3>
<p class="isSelectedEnd">IMF’nin temmuz ayında yayımladığı tahminlerde, Hürmüz Boğazı’nın temmuz ortasından itibaren kademeli olarak normalleşmesi ve petrol akışının Mart 2027’ye kadar savaş öncesi seviyelere dönmesi varsayılmıştı. Bu senaryoda petrol fiyatlarının 2026’da ortalama 89 dolar, 2027’de ise 78 dolar olması öngörülüyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak mevcut gelişmeler bu senaryonun üzerinde bir fiyat baskısına işaret ediyor. IMF, ekim ayında yayımlanacak yeni Dünya Ekonomik Görünümü’nde küresel büyüme tahminlerini güncelleyecek. Georgieva, savaşın etkilediği ekonomilerde daha belirgin aşağı yönlü revizyonlar yapılabileceğini açıkladı.</p>
<h3>YÜKSEK PETROL, FAİZ VE BORÇ BASKISINI ARTIRIYOR</h3>
<p class="isSelectedEnd">Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca enflasyonu değil, faiz görünümünü ve tahvil piyasalarını da etkiliyor. Georgieva, ABD, Almanya ve Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıktığına dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">IMF’ye göre küresel kamu borcu da İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en yüksek seviyeye ulaşmış durumda ve 2030’dan önce dünya GSYH’sinin yüzde 100’ünü aşması bekleniyor. Yüksek enerji fiyatları ve faiz oranlarının aynı döneme denk gelmesi, borç yükü yüksek ülkelerin mali hareket alanını daha da daraltıyor.</p>
<h3>YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI DA RİSK GETİRİYOR</h3>
<p class="isSelectedEnd">Küresel ekonomideki diğer önemli başlık ise yapay zekâ yatırımları. Georgieva, yapay zekânın doğru kullanılması halinde dünya ekonomisinin yıllık büyümesine yaklaşık 0,5 puan katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bununla birlikte yatırımların belirli şirketlerde yoğunlaşması ve yüksek şirket değerlemeleri finansal risk oluşturuyor. Beklenen verimlilik ve kârlılık artışlarının gerçekleşmemesi halinde yapay zekâ yatırımlarındaki olası bir düzeltmenin finansal piyasalar üzerinde geniş çaplı etkiler yaratabileceği uyarısı yapıldı.</p>
<h3>TÜRKİYE İÇİN ENERJİ VE ENFLASYON RİSKİ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Enerji ithalatçısı ülkeler açısından petrol ve doğal gaz fiyatlarının uzun süre yüksek kalması önemli bir risk oluşturuyor. Türkiye açısından da yüksek enerji fiyatları akaryakıt maliyetleri, enerji ithalat faturası, cari denge ve enflasyon üzerinde baskı yaratabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Küresel enerji fiyatlarının yüksek kalması aynı zamanda büyük merkez bankalarının faiz indirimlerini daha temkinli yürütmesine neden olabilir. Bu durum gelişmekte olan ülkelerde finansman maliyetlerinin daha uzun süre yüksek kalması riskini beraberinde getiriyor.</p>
<p>IMF’nin mesajı, küresel ekonomi açısından birbirini besleyen bir risk zincirine işaret ediyor: <strong>yüksek enerji fiyatları enflasyonu artırıyor, enflasyon faizleri yüksek tutuyor, yüksek faiz ise artan kamu borcunun maliyetini büyütüyor.</strong> Enerji piyasalarındaki normalleşmenin 2027’ye kadar gecikmesi halinde bu zincirin küresel büyüme üzerindeki baskısı da sürebilir.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-petrol-fiyatlari-icin-2027-uyarisi/">IMF’DEN PETROL FİYATLARI İÇİN 2027 UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/imfden-petrol-fiyatlari-icin-2027-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYLÜL ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylul-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylul-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2026 09:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[TÜFE]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3929</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜFE eylülde aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Enflasyon, ekonomistlerin yüzde 2,18’lik aylık artış beklentisinin altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) eylülde aylık yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Ekonomistlerin beklentisi, eylülde TÜFE’nin aylık yüzde 2,18 artması ve yıllık enflasyonun yüzde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylul-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/">EYLÜL ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>TÜFE eylülde aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Enflasyon, ekonomistlerin yüzde 2,18’lik aylık artış beklentisinin altında gerçekleşti.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) eylülde aylık yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ekonomistlerin beklentisi, eylülde TÜFE’nin aylık yüzde 2,18 artması ve yıllık enflasyonun yüzde 30,16’ya gerilemesi yönündeydi. Böylece gerçekleşen enflasyon, piyasa beklentisinin altında kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yıllık bazda en yüksek artış eğitim grubunda kaydedilirken, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29,66 oldu.</p>
<p>TÜFE, ağustos ayında da aylık yüzde 1,84 artış göstermişti.</p>
<h2>En yüksek artış eğitimde</h2>
<p>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %27,62 artış, ulaştırmada %35,10 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %39,99 artış olarak gerçekleşti.</p>
<p>İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,73, ulaştırmada 5,96 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,84 yüzde puan oldu.</p>
<p>Yıllık bazda en yüksek artış ise eğitimde oldu.</p>
<h2>Ulaştırmada %2,8 artış</h2>
<p>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,20 azalış, ulaştırmada %2,79 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,71 artış olarak gerçekleşti.</p>
<p>İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,05, ulaştırmada 0,49 ve konutta 0,33 yüzde puan oldu. Aylık bazda da en yüksek artış eğitimde oldu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylul-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/">EYLÜL ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylul-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2026 08:48:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Coursera]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanBecerileri]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<category><![CDATA[YapayZekaBecerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Coursera Global Skills Report 2026’ya göre Türkiye, yapay zeka becerileri ile insan becerileri arasındaki sinerjiyi ölçen yeni endekste dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada yer aldı. Türkiye’de yapay zeka güvenliği eğitimlerine kayıtlar ise yüzde 275 arttı. Coursera’nın 2026 Global Beceriler Raporu (Global Skills Report) yayınlandı. Rapora göre Türkiye yeni Yapay Zeka-İnsan Becerileri Sinerji Endeksi’nde dünyada 41’inci, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/">TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Coursera Global Skills Report 2026’ya göre Türkiye, yapay zeka becerileri ile insan becerileri arasındaki sinerjiyi ölçen yeni endekste dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada yer aldı. Türkiye’de yapay zeka güvenliği eğitimlerine kayıtlar ise yüzde 275 arttı.</strong></p>
<p>Coursera’nın 2026 Global Beceriler Raporu (Global Skills Report) yayınlandı. Rapora göre Türkiye yeni Yapay Zeka-İnsan Becerileri Sinerji Endeksi’nde dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada bulunuyor. Türünün ilk örneği olan Endeks, 98 ülkedeki öğrenenlerin yapay zeka becerilerini, bu becerileri uygulamak için gereken insani becerilerle birlikte ne ölçüde geliştirdiğini, her ülkenin genel yapay zeka hazırlık düzeyini de hesaba katarak ölçüyor.</p>
<p>Türkiye’nin bu konumu, ülkenin yapay zeka yetenek havuzunu genişlettiği ve beceri gelişimi için yeni öncelikler belirlediği bir döneme denk geliyor. Stanford’un 2026 AI Index Report raporuna göre, Türkiye’de yapay zeka yetenek yoğunluğu <span class="wmi-callto">2019-2025</span> döneminde %75 arttı. Ülkenin <span class="wmi-callto">2026-2030</span> Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, iki yıl içinde beş milyon vatandaşa eğitim vermeyi hedefleyen Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı’nın yanı sıra 10.000 ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100.000 yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirme hedeflerini de içeriyor.</p>
<p><strong>Rapor 300 milyondan fazla öğrenen verilerinden oluşturuyor</strong></p>
<p>Bu yıl sekizincisi yayımlanan Global Beceriler Raporu, Coursera ve Udemy’deki 300 milyondan fazla öğrenenin öğrenme verilerinin bir alt veri setine dayanıyor. Rapor, yapay zeka ve insani becerilerin gelişimine ilişkin içgörüleri Oxford Insights’ın Government AI Readiness Index’indeki daha geniş kapsamlı ulusal hazırlık verileriyle bir araya getiriyor.</p>
<p><strong>Türkiye genelinde yapay zeka kurslarına kayıtlar yıllık bazda %29 arttı</strong></p>
<p>Türkiye genelinde yapay zeka kurslarına kayıtlar yıllık bazda %29 arttı. Öne çıkan yapay zeka öğrenme temaları arasında ajan tabanlı yapay zeka ve yapay zeka ajanları, yapay zeka ve makine öğreniminin temelleri ile prompt yazımı ve yapay zeka etkileşimi bulunuyor. Diğer temalar arasında yapay zeka iş akışları, entegrasyon ve orkestrasyonun yanı sıra büyük dil modeli (LLM) uygulamaları ve modelleme yer alıyor. Ajan tabanlı iş akışlarına kayıtlar %158, yapay zeka güvenliğine kayıtlar %275 ve üretken yapay zekaya kayıtlar %107 arttı.</p>
<p><strong>Türkiye’de karmaşık problem çözme eğitimlerine kayıtlar yıllık bazda %76 arttı</strong></p>
<p>Türkiye’deki öğrenenler, yapay zeka kullanımına yön vermek ve bilinçli kararlar almak için gereken insani becerileri de geliştiriyor. İnsan liderliği ve yönetimi, etik ve yönetişim, stratejik düşünme ve karar verme; paydaş uyumu ve etki yaratma ile inovasyon ve fikir geliştirmeyle birlikte öne çıkan insani beceri temaları arasında yer alıyor. Karmaşık problem çözme eğitimlerine kayıtlar yıllık bazda %76 artarken, inovasyon %33 ve eleştirel düşünme %10 yükseldi.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki öğrenenler, üç yapay zeka beceri alanının yanı sıra stratejik düşünme ve karar verme yetkinlikleri de geliştiriyor</strong></p>
<p>Rapor, öğrenenlerin hangi yapay zeka becerileriyle hangi insani becerileri birlikte geliştirdiğini ve bu eşleşmelerin küresel ortalamaya kıyasla hangi alanlarda daha belirgin olduğunu inceliyor. Türkiye’de bu eşleşmeler içinde stratejik düşünme ve karar verme becerisi özellikle öne çıkıyor. Bu beceri, üç farklı yapay zeka alanıyla birlikte gelişiyor: ajan tabanlı yapay zeka ve yapay zeka ajanları; yapay zeka iş akışları, entegrasyon ve orkestrasyon; LLM uygulamaları ve modelleme.</p>
<p>Bu beceri kombinasyonları, insanların yapay zekanın ürettiği çıktıları doğrudan kabul etmek yerine bunları iş öncelikleri ve kurumsal hedefler doğrultusunda değerlendirmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda farklı seçeneklerin avantajlarını, sınırlamalarını ve olası sonuçlarını karşılaştırmayı; yapay zekanın hangi alanlarda gerçek değer yaratabileceğine karar vermeyi ve kurumun hedeflerini en iyi destekleyecek uygulamaları seçmeyi kolaylaştırabilir.</p>
<p><strong>Türkiye’deki işverenler iş başında kullanılan becerilerin %44’ünün 2030’a kadar dönüşüme uğramasını bekliyor</strong></p>
<p>Değişen iş gereklilikleri, bu yetkinlikleri geliştirme ve gösterebilme ihtiyacını daha da önemli hale getiriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs Report 2025 raporuna göre, Türkiye’deki işverenler iş başında kullanılan becerilerin %44’ünün 2030’a kadar dönüşüme uğramasını bekliyor. Bu ortamda mikro-yeterlilik belgeleri, bireylere değerlendirmeyle doğrulanmış belirli becerilerini gösterme imkanı sunarak işverenlere ne bildikleri ve neler yapabildiklerine dair kanıt sağlıyor. <strong>Coursera’nın raporuna göre Türkiye’de mikro-yeterlilik kayıtları yıllık bazda toplam %38 artarken, yapay zeka ile ilgili mikro-yeterlilik kayıtlarındaki artış %62 oldu.</strong></p>
<p><strong>Zribi: “Türkiye’nin yapay zeka gelişimindeki bir sonraki aşama, kurumların yeni yetkinlikleri iş sonuçlarına ne kadar etkili dönüştürebildiğine bağlı olacak”</strong></p>
<p>Coursera Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Kais Zribi, raporla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin yapay zeka gelişimindeki bir sonraki aşama, kurumların yeni yetkinlikleri daha iyi kararlara ve iş sonuçlarına ne kadar etkili dönüştürebildiğine bağlı olacak. Öğrenmenin, teknik yetkinliği yapay zekanın nerede değer kattığını ve nasıl kullanılması gerektiğini belirlemeye yarayan muhakeme gücüyle buluşturması gerekiyor. İşverenler ve eğitim kurumları, insanların iş hayatında karşılaştıkları rollere ve kararlara göre şekillenen pratik öğrenme yolları oluşturarak bunu destekleyebilir. Bu da ülkenin yapay zeka hedeflerinin üretkenlik ve fırsata dönüşmesine yardımcı olacaktır.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/">TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE, TİCARETİN GELECEĞİNİN ŞEKİLLENMESİNE KATKI SAĞLIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ticaretin-geleceginin-sekillenmesine-katki-sagliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ticaretin-geleceginin-sekillenmesine-katki-sagliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[GlobalTicaret]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[NielsenIQ]]></category>
		<category><![CDATA[NIQ]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3913</guid>

					<description><![CDATA[<p>NIQ CEO’su Jim Peck, İstanbul ziyaretinde Türkiye’nin tüketici ve ticaret ekosistemindeki dönüşümünü değerlendirerek, ülkenin global ticaretin geleceğinin şekillenmesinde aktif rol oynadığını belirtti. Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ’nun (NIQ) CEO’su Jim Peck, İstanbul ziyareti sırasında Türkiye’deki tüketici ve ticaret ekosisteminin dönüşümünü değerlendirdi. Ziyareti kapsamında Türkiye’nin global ticaretin geleceğindeki konumuna ilişkin görüşlerini paylaşan Peck, ülkemizin sadece [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ticaretin-geleceginin-sekillenmesine-katki-sagliyor/">TÜRKİYE, TİCARETİN GELECEĞİNİN ŞEKİLLENMESİNE KATKI SAĞLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong data-start="66" data-end="271" data-is-last-node="">NIQ CEO’su Jim Peck, İstanbul ziyaretinde Türkiye’nin tüketici ve ticaret ekosistemindeki dönüşümünü değerlendirerek, ülkenin global ticaretin geleceğinin şekillenmesinde aktif rol oynadığını belirtti.</strong></p>
<p><strong>Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ’nun (NIQ) CEO’su Jim Peck, İstanbul ziyareti sırasında Türkiye’deki tüketici ve ticaret ekosisteminin dönüşümünü değerlendirdi. Ziyareti kapsamında Türkiye’nin global ticaretin geleceğindeki konumuna ilişkin görüşlerini paylaşan Peck, ülkemizin sadece ticarette yaşanan dönüşüme uyum sağlayan bir pazar olmadığını, bu dönüşümün şekillenmesine de katkıda bulunduğunu belirtti. Peck, “Türkiye, ticaretin geleceğine uyum sağlayan bir pazar olmakla birlikte pek çok açıdan, ticaretin geleceğinin şekillenmesine de katkıda bulunuyor.” sözleriyle Türkiye’nin dönüşümdeki rolüne dikkat çekti. </strong></p>
<p>Ziyareti süresince Jim Peck’e, NielsenIQ Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Hindistan Bölge Başkanı Daniel Chorbadjian ile NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan eşlik etti.</p>
<p><strong>Ticaret, birbirine bağlı bir ekosisteme dönüşüyor…</strong></p>
<p>Dünyada perakende, e-ticaret, medya ve teknoloji arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını belirten Jim Peck, tüketicilerin alışveriş deneyiminin de buna paralel olarak değiştiğini söyledi. Peck, ticaretin artık tüketicilerin öngörülebilir bir sırayla ilerlediği, birbirinden ayrı kanallardan oluşan bir yapı olmanın yanı sıra içeriğin, verinin, ödemenin, siparişin teslimatının ve tüketici etkileşiminin tek bir deneyim içinde buluştuğu bağlantılı bir ekosistemin ortaya çıktığını aktardı. Peck, “Önümüzdeki yıllarda bu unsurların birbiriyle nasıl bağlantı kurduğunu iyi yöneten markalar ve perakendeciler öne çıkacak.” dedi.</p>
<p>Bu dönüşümün dünya genelinde farklı hızlarda ilerlediğine işaret eden Peck, özellikle Asya Pasifik ile Batı pazarları arasındaki farklılıklara dikkat çekti. Asya Pasifik’te sosyal ticaretin artık ana akımın bir parçası haline geldiğini belirten Peck, bölgedeki tüketicilerin yaklaşık %60’ının ürünleri doğrudan sosyal platformlar üzerinden satın aldığını, Avrupa ve Kuzey Amerika’da ise bu oranın yaklaşık üçte bir seviyesinde bulunduğunu söyledi. Canlı ticaret (live commerce) ve hızlı ticaret (quick commerce) gibi Asya’da ortaya çıkan uygulamaların Batı’daki perakende anlayışını giderek daha fazla etkilediğini ifade eden Peck, Batı’da gelişen perakende medyası ve gelişmiş ölçümleme çözümlerinin de olgunlaşmaya ve ölçek kazanmaya devam ettiğini belirtti. Peck, küresel perakende medya yatırımlarının 2025’te yaklaşık 184 milyar dolara ulaştığını ve 2020’den bu yana yıllık ortalama yaklaşık %23 büyüdüğünü aktardı.</p>
<p><strong>“Türkiye iki dünyanın kesişim noktasında…” </strong></p>
<p>Türkiye’nin bu küresel dönüşüm içinde özgün bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Jim Peck, Türkiye’nin hem tüketici davranışlarındaki yeni eğilimleri hızla benimseyen hem de ölçümleme ve perakende medyası alanlarında gelişimini sürdüren bir pazar olduğunu söyledi. “Türkiye, kelimenin tam anlamıyla bu iki dünyanın kesişim noktasında bulunuyor.” diyen Peck, Türkiye’nin geniş ve dijital dünyayla güçlü bir etkileşim içinde olan nüfusuna, hızla büyüyen e-ticaret kullanımına ve giderek daha fazla kanalı bir araya getiren perakende yapısına dikkat çekti. Türkiye’de yeni olanı denemeye yönelik güçlü bir iştah bulunduğunu da ifade eden Peck, bu özelliklerin bir araya gelmesinin küresel ölçekte nadir görüldüğünü belirtti.</p>
<p>Peck, pazarların genellikle iki yönden birinde daha güçlü olduğunu dile getirerek, bazı pazarların Doğu tarzı keşif ve sosyal ticaret uygulamalarını hızla benimserken, bazılarının Batı tarzı ölçümleme ve perakende medyası alanında daha ileri bir noktada bulunduğunu ifade etti. Peck, “Türkiye, diğer pazarlardan farklı olarak her iki alanda da güçlü bir ivmeye sahip.” dedi. Bu tablo doğrultusunda Türkiye’nin küresel markalar açısından daha yakından takip edilmesi gereken bir pazar olduğunu vurgulayan Peck, “Tam da bu nedenle küresel markaların Türkiye’de yaşanan gelişmelere daha yakından bakması, burayı daha sonra yeniden değerlendirilecek ikincil bir pazar olarak görmemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yapay zekâ, tüketici ekosisteminin tamamına entegre oluyor…</strong></p>
<p>Tüketici ekosistemindeki dönüşümün yalnızca kanallardaki değişimle sınırlı olmadığını belirten Jim Peck, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri ekosisteminin tamamına giderek daha fazla entegre olduğuna dikkat çekti. Bir zamanlar ciddi araştırma ve analiz yatırımları gerektiren çalışmaların artık daha hızlı ve çok daha geniş ölçekte gerçekleştirilebildiğini ifade eden Peck, tüketicilerin ürün araştırması sırasında yapay zekâ destekli araçları şimdiden kullandığını, yapay zekâ destekli önerilerin de dijital kanallardaki satın alma kararlarını şekillendirdiğini söyledi.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ ajanlarının tüketicilere ürünleri karşılaştırma ve kendi başlarına seçim yapma konusunda giderek daha fazla yardımcı olacağını belirten Peck, NielsenIQ’nun bu yaklaşımı “ajan tabanlı ticaret” (agentic commerce) olarak tanımladığını ifade etti. Peck, “Böyle bir dünyada markaların yalnızca insanlar tarafından keşfedilebilir olması yeterli olmayacak. Yapay zekâ tarafından da keşfedilebilir olmaları gerekecek. Bu da ürün bilgilerinin kalitesini ve yapısını gerçek bir rekabet avantajına dönüştürecek.” dedi.</p>
<p>Yapay zekânın iyi iş yapmanın temel unsurlarını değiştirmediğini, ancak bu unsurların çıtasını yükselttiğini belirten Peck, güçlü yapay zekâ modellerinin artık herkes için daha erişilebilir hale geldiğini ve bu nedenle yapay zekânın tek başına bir farklılaştırıcı olmaktan çıktığını söyledi. Peck, güvenilir veri, gerçek tüketici anlayışı ve bu içgörüyü aksiyona dönüştüren doğru muhakemenin birlikte sunduğu değerin kolayca taklit edilemeyeceğini vurguladı. “Özellikle Türkiye gibi hızlı hareket eden dinamik bir pazarda NielsenIQ gibi şirketlerin özgün rolünün de tam olarak burada olduğuna inanıyorum.” diyen Peck, güvenilir verinin ve tüketici içgörüsünün yapay zekâ çağında şirketler için giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çekti.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ticaretin-geleceginin-sekillenmesine-katki-sagliyor/">TÜRKİYE, TİCARETİN GELECEĞİNİN ŞEKİLLENMESİNE KATKI SAĞLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ticaretin-geleceginin-sekillenmesine-katki-sagliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FON KRİZİ SONRASI TÜRKİYE İÇİN KRİTİK UYARI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-sonrasi-turkiye-icin-kritik-uyari/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-sonrasi-turkiye-icin-kritik-uyari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:33:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[Borsaİstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[MSCI]]></category>
		<category><![CDATA[SermayePiyasaları]]></category>
		<category><![CDATA[SPK]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[YatırımFonları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fon krizinin ardından Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsü tartışılıyor The Economist, Türkiye’de yatırım fonları ve bazı hisselerde yaşanan sert fiyat hareketlerini mercek altına aldığı analizinde, yaşanan krizin ülkenin gelişmekte olan piyasa statüsü açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti. The Economist, “Türkiye’nin yatırım fonu fiyaskosu” başlığıyla yayımladığı analizde, bazı hisseler ve portföy yönetim şirketleri üzerinden oluşan piyasa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-sonrasi-turkiye-icin-kritik-uyari/">FON KRİZİ SONRASI TÜRKİYE İÇİN KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" dir="auto" data-start="60" data-end="139">Fon krizinin ardından Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsü tartışılıyor</h1>
<p dir="auto" data-start="141" data-end="373"><strong data-start="141" data-end="373">The Economist, Türkiye’de yatırım fonları ve bazı hisselerde yaşanan sert fiyat hareketlerini mercek altına aldığı analizinde, yaşanan krizin ülkenin gelişmekte olan piyasa statüsü açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.</strong></p>
<p dir="auto" data-start="375" data-end="667">The Economist, “Türkiye’nin yatırım fonu fiyaskosu” başlığıyla yayımladığı analizde, bazı hisseler ve portföy yönetim şirketleri üzerinden oluşan piyasa hareketlerini değerlendirdi. Analizde, bazı fon ve şirketlerdeki olağandışı değer artışlarının yatırımcıların dikkatini çektiği belirtildi.</p>
<p dir="auto" data-start="669" data-end="922">Yazıda, Tera Portföy’ün ana fonunun üç yılda yüzde 60 binin üzerinde değer kazandığı, Destek Finans Faktoring hisselerinin ise halka arzdan yaklaşık 17 ay sonra yüzde 7 bin yükselerek Borsa İstanbul’un en büyük ikinci şirketi konumuna geldiği aktarıldı.</p>
<p dir="auto" data-start="924" data-end="1202">Bu hareketlerin ardından piyasalarda sert bir düzeltme yaşandığı belirtilen analizde, bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların nakit taleplerini karşılamakta zorlandığı ve bazı şirketler hakkında yürütülen adli süreçlere ilişkin iddiaların gündeme geldiği ifade edildi.</p>
<h3 dir="auto" data-start="1204" data-end="1256">İki günde 30 milyar dolarlık piyasa değeri kaybı</h3>
<p dir="auto" data-start="1258" data-end="1516">The Economist, yaşanan gelişmelerin Borsa İstanbul üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Borsa İstanbul ana endeksinin 16 Eylül’de yüzde 5’in üzerinde gerilediği, dalgalanmanın ilk iki gününde yaklaşık 30 milyar dolarlık piyasa değerinin silindiği belirtildi.</p>
<p dir="auto" data-start="1518" data-end="1798">Analizde, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) ağustos sonunda tekil hisselerdeki yoğunlaşmayı sınırlandırmaya yönelik düzenlemelerine de değinildi. Fon yöneticilerinin yeni kurallara uyum sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği satışların piyasa hareketlerini hızlandırdığı ifade edildi.</p>
<p dir="auto" data-start="1800" data-end="2093">SPK’nın yaklaşık 18 milyar dolarlık toplam varlığa sahip olduğu belirtilen 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdiği de analizde yer aldı. Bu süreçten en az 450 bin bireysel yatırımcının etkilendiği ve yatırımcıların varlıklarını geri almak için beklemek durumunda kalabileceği kaydedildi.</p>
<h3 dir="auto" data-start="2095" data-end="2121">MSCI’dan statü uyarısı</h3>
<p dir="auto" data-start="2123" data-end="2273">The Economist’in analizinde, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki statüsüne ilişkin MSCI’ın daha önce yaptığı değerlendirmeler de gündeme getirildi.</p>
<p dir="auto" data-start="2275" data-end="2493">MSCI’ın haziran ayında Türkiye’deki piyasa aksaklıklarının giderilmemesi halinde ülkenin “gelişmekte olan piyasalar” kategorisinden “sınır piyasalar” kategorisine düşürülebileceğine ilişkin uyarıda bulunduğu aktarıldı.</p>
<p dir="auto" data-start="2495" data-end="2649">Böyle bir değişikliğin Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından konumunu ve sermaye piyasalarına yönelik algısını etkileyebileceği değerlendirildi.</p>
<h3 dir="auto" data-start="2651" data-end="2701">“Sistemik risk ekonominin geneline yayılmıyor”</h3>
<p dir="auto" data-start="2703" data-end="2828">Analizde, yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisinin geneline yönelik sistemik bir risk oluşturup oluşturmadığı da ele alındı.</p>
<p dir="auto" data-start="2830" data-end="3046">Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 18 Eylül’de yaptığı “Sistemik risk yok” açıklamasına yer verilen yazıda, yabancı kurumsal yatırımcıların da krizin ekonominin geneline yayılmadığı görüşünde olduğu belirtildi.</p>
<p dir="auto" data-start="3048" data-end="3200">Aberdeen Portföy Yöneticisi Viktor Szabo ise The Economist’e yaptığı değerlendirmede, yaşanan gelişmelerin ekonominin geneline yayılmadığını ifade etti.</p>
<p dir="auto" data-start="3202" data-end="3475" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Analizde ayrıca, borsadan çıkan yatırımcıların bir bölümünün döviz yerine yüksek faizli Türk lirası mevduatlarına yöneldiği, bunun kur üzerinde ek baskı oluşmasını sınırladığı ancak sermaye piyasalarına yönelik kurumsal güven açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-sonrasi-turkiye-icin-kritik-uyari/">FON KRİZİ SONRASI TÜRKİYE İÇİN KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-sonrasi-turkiye-icin-kritik-uyari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SATILIK VE KİRALIK REEL KONUT FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SÜRDÜ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/satilik-ve-kiralik-reel-konut-fiyatlarinda-dusus-surdu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/satilik-ve-kiralik-reel-konut-fiyatlarinda-dusus-surdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:17:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kira]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutPiyasası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3883</guid>

					<description><![CDATA[<p>sahibinden.com’un, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğiyle hazırladığı “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” raporlarının eylül ayı sonuçları yayımlandı. Rapora göre, Ağustos 2026’da bir önceki yılın aynı ayına kıyasla enflasyondan arındırılmış (reel) konut satış fiyatları ülke genelinde ve üç büyükşehirde gerilemeye devam etti. Yıllık reel konut satış fiyatı değişimi Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/satilik-ve-kiralik-reel-konut-fiyatlarinda-dusus-surdu/">SATILIK VE KİRALIK REEL KONUT FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SÜRDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>sahibinden.com’un, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğiyle hazırladığı “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” raporlarının eylül ayı sonuçları yayımlandı.</strong></p>
<p>Rapora göre, Ağustos 2026’da bir önceki yılın aynı ayına kıyasla enflasyondan arındırılmış (reel) konut satış fiyatları ülke genelinde ve üç büyükşehirde gerilemeye devam etti. Yıllık reel konut satış fiyatı değişimi Türkiye genelinde yüzde 8,4, İstanbul’da yüzde 5,2, Ankara’da yüzde 2,9 ve İzmir’de yüzde 9,8 düşüş olarak kaydedildi. Yıllık reel kira değişimi ise Türkiye genelinde yüzde 6,6, Ankara’da yüzde 8 ve İzmir’de yüzde 10,5 gerilerken; İstanbul’da yüzde 5,8 artış gösterdi.</p>
<p><strong>Satılık konut reel fiyat endeksinde yıllık düşüş devam etti</strong></p>
<p>Ağustos ayı verilerine göre satılık konut reel fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,4 azalarak 141,8 seviyesine geriledi. Endeks, bir önceki aya kıyasla da yüzde 0,3&#8217;lük sınırlı bir düşüş kaydetti.</p>
<p><strong>Şekil 1: Türkiye genelinde reel konut fiyat endeksi (2017 Eylül=100)</strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1790161093_1.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=28ade2742aede84620ed83c66b555e67" /></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Üç büyükşehirde satılık konut reel fiyatları geriledi</strong></p>
<p>Reel konut fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre İstanbul’da yüzde 5,2, Ankara’da yüzde 2,9 ve İzmir’de yüzde 9,8 azaldı. Ağustos ayında satılık konut reel fiyat endeksi İstanbul’da 145,4, Ankara’da 182,3 ve İzmir’de 149,8 oldu.</p>
<p>Ortalama satılık konut ilan m² cari fiyatı ise Türkiye genelinde 45.792 TL, İstanbul’da 66.228 TL, Ankara&#8217;da 39.636 TL ve İzmir&#8217;de 53.750 TL olarak hesaplandı. Cari fiyatlardaki yıllık artış oranı Türkiye genelinde yüzde 20,4, İstanbul’da yüzde 24,7, Ankara’da yüzde 27,7, İzmir’de ise yüzde 18,6 olarak gerçekleşti.<strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 2: Üç büyük ilde reel satılık fiyat </strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1790161442_2.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=174f0f6330341ba9ce7a5ae7c4f81874" /></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Satılık konut talebinde artış</strong></p>
<p><strong> </strong>Konut talebi endeksi 2026 Ağustos’ta bir önceki aya kıyasla yüzde 11,5 artarken, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7,5 azaldı. Satılık konut piyasasındaki canlılık göstergesi olan kapatılan ilan yaşı ise bir önceki aya kıyasla ülke genelinde ve üç büyükşehirde uzayarak Türkiye genelinde 54,2 güne, İstanbul’da 52,9 güne, Ankara’da 45,4 güne ve İzmir’de 63,4 güne yükseldi.</p>
<p><strong>Şekil 3: Talep göstergesi (2020 Nisan=100)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1790161554_3.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=1a38e604ed82d07cdb1cc913fd3a9b68" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Ülke genelinde reel kiralarda gerileme sürdü</strong></p>
<p>Türkiye genelinde ortalama cari kira m² fiyatındaki aylık artışın (yüzde 1,1) aylık enflasyonun (yüzde 1,8) altında kalması sonucu reel kira fiyat endeksi 170 puana geriledi. Yıllık bazda incelendiğinde ise Türkiye genelinde reel kira değişimi yüzde -6,6 oldu.</p>
<p>Üç büyükşehirde yıllık reel kira değişimi incelendiğinde İstanbul’da yüzde 5,8 artış görülürken, Ankara’da yüzde 8 ve İzmir’de yüzde 10,5 düşüş kaydedildi. Aylık bazda ise reel kira endeksi İstanbul’da yüzde 0,2 azalırken, Ankara’da yüzde 0,2 arttı, İzmir’de ise yatay seyretti. Ortalama kiralık konut ilan m² cari fiyatı Türkiye genelinde 297,4 TL, İstanbul’da 463,9 TL, Ankara’da 300 TL ve İzmir’de 333,3 TL oldu.</p>
<p><strong>Şekil 4: Türkiye reel kira fiyatlarının yıllık değişimi (%)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1790161713_4.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=438d09c1b15e883512aa0d8208522658" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Kiralık konut piyasasında kapatılan ilan yaşı kısaldı</strong></p>
<p>Kiralık konut talep endeksi, temmuz ayındaki zirvenin ardından mevsimsel eğilime paralel olarak bir önceki aya kıyasla yüzde 4,1 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,7 yükseldi. Kiralık konut piyasasında konutların ne kadar sürede kiralandığını gösteren kapatılan ilan yaşı ise geçen aya kıyasla ülke genelinde 0,4 gün kısalarak 27,2 güne indi. İlan yaşı İzmir’de 37,2 güne gerilerken, Ankara’da 24,3 gün ile sabit kaldı, İstanbul’da ise 22,6 güne çıktı.</p>
<p><strong>Şekil 5: Talep göstergesi (2020 Şubat=100)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1790161763_5.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=b7258a7894f3297e381fb79d52d9afd0" /></strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/satilik-ve-kiralik-reel-konut-fiyatlarinda-dusus-surdu/">SATILIK VE KİRALIK REEL KONUT FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SÜRDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/satilik-ve-kiralik-reel-konut-fiyatlarinda-dusus-surdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’NİN EN İTİBARLI MARKALARI BELLİ OLDU!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyenin-en-itibarli-markalari-belli-oldu-2/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyenin-en-itibarli-markalari-belli-oldu-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İtibar]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Markaİtibarı]]></category>
		<category><![CDATA[Markalar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de itibarın nasıl oluştuğunu yerel dinamiklerle araştıran Gryphus İtibar Araştırması, Türkiye’de marka itibarına ilişkin yerleşik ölçüm yaklaşımını yeniden ele alıyor. MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından geliştirilen araştırma, markaları hazır listeler üzerinden değerlendirmek yerine toplumun zihnindeki marka evreninden yola çıkarak, itibarı oluşturan unsurları ve aralarındaki ilişkiyi görünür kılıyor. İtibar, Türkiye’de iş dünyasının en sık kullandığı kavramlardan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyenin-en-itibarli-markalari-belli-oldu-2/">TÜRKİYE’NİN EN İTİBARLI MARKALARI BELLİ OLDU!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de itibarın nasıl oluştuğunu yerel dinamiklerle araştıran Gryphus İtibar Araştırması, Türkiye’de marka itibarına ilişkin yerleşik ölçüm yaklaşımını yeniden ele alıyor. MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından geliştirilen araştırma, markaları hazır listeler üzerinden değerlendirmek yerine toplumun zihnindeki marka evreninden yola çıkarak, itibarı oluşturan unsurları ve aralarındaki ilişkiyi görünür kılıyor.</strong></p>
<p>İtibar, Türkiye’de iş dünyasının en sık kullandığı kavramlardan biri. Markalar güveni, kaliteyi, toplumsal faydayı ve değerlerini anlatıyor; kurumlar itibarlarını ölçüyor, yönetiyor, korumaya çalışıyor. Ancak bütün bu anlatıların sonunda daha basit bir soru kalıyor: <strong>Toplum gerçekten neye itibar ediyor?</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı, markaların kendileri hakkında ne söylediğinde değil, toplumun onları kendi zihninde nereye koyduğunda saklı. Üstelik bu kanaat, çoğu zaman büyük kampanyalardan çok daha sıradan anlarda oluşuyor: alınan ürünün kalitesinde, verilen sözün tutulmasında, ödenen paranın karşılığında, yaşanan bir müşteri deneyiminde.</p>
<h3><strong>KISA LİSTEYİ TOPLUM SEÇTİ </strong></h3>
<p>MediaCat ve Veri Enstitüsü işbirliğiyle bu yıl ilk kez gerçekleştirilen <strong>Gryphus İtibar Araştırması</strong>, Türkiye&#8217;de itibarın nasıl oluştuğunu yalnızca markaların kendileri hakkında söylediklerinden değil, toplumun kendiliğinden verdiği yanıtlardan hareketle iki aşamada ölçümledi.</p>
<p>Nisan 2026’da yürütülen birinci aşamada, Türkiye’nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden iki bin 400 kişiye hiçbir marka listesi gösterilmeden, her sektörde en itibarlı buldukları ilk üç marka açık uçlu olarak soruldu. Yanıtlar yalnızca kaç kişinin markayı andığına göre değil, kaçıncı sırada andığına göre de ağırlıklandırıldı. Böylece araştırmanın kısa listesini araştırmacılar değil, toplum oluşturdu. Temmuz 2026’da gerçekleştirilen ikinci aşamada, birinci aşamadan çıkan 40 finalist marka bu kez tamamen ayrı ve bağımsız bir dört bin kişilik örneklem tarafından <strong>güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk</strong> boyutlarında, 0-10 aralığında değerlendirildi.</p>
<p>Altı bin 400 kişinin iki bağımsız aşamada verdiği yanıtların sonunda, 10 kategoride öne çıkan Türkiye’nin en itibarlı markaları şöyle sıralandı:</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin en itibarlı markaları</strong></p>
<ul type="disc">
<li><strong>Akaryakıt</strong> &#8211; Shell (86,3)</li>
<li><strong>Bankacılık</strong> &#8211; Türkiye İş Bankası (82,1)</li>
<li><strong>E-ticaret</strong> &#8211; Trendyol (85,1)</li>
<li><strong>Gıda Takviyesi</strong> &#8211; Orzax/Ocean (79,4)</li>
<li><strong>GSM</strong> &#8211; Turkcell (79,6)</li>
<li><strong>Holding</strong> &#8211; Koç Holding (82,9)</li>
<li><strong>Kargo</strong> &#8211; Yurtiçi Kargo (78,4)</li>
<li><strong>Market</strong> &#8211; Migros (84,5)</li>
<li><strong>Otomotiv</strong> &#8211; Mercedes-Benz (90,5)</li>
<li><strong>Sigortacılık</strong> &#8211; Allianz Sigorta (82,0)</li>
</ul>
<h3><strong>SOSYAL SORUMLULUK İLETİŞİMİ, TEK BAŞINA İTİBAR ÜRETMİYOR</strong></h3>
<p>Ortaya çıkan tablo, Türkiye&#8217;de itibarın nasıl kurulduğuna ilişkin ezberleri sorguluyor: <strong>Markaların toplum nezdindeki itibarı, anlattıkları hikâyeden çok, teslim ettikleri iş üzerinden şekilleniyor.</strong></p>
<p>Araştırmada 40 marka içinde en yüksek puanı alan boyut 31 markada <strong>kalite</strong> olurken, en düşük puanı alan boyut çoğunlukla <strong>sosyal sorumluluk</strong> oldu. Markalar genelinde kalite ortalaması 10 üzerinden 7,28’e ulaşırken sosyal sorumluluk 6,94’te kaldı. Bu sonuç, toplumun markalardan toplumsal fayda beklemediğini değil; sosyal fayda söyleminin, markanın temel işindeki performansla desteklenmediğinde itibara aynı ölçüde dönüşmediğini gösteriyor.</p>
<p>Başka bir ifadeyle, <strong>itibarın taşıyıcı kolonu verilen söz değil, teslim edilen iş.</strong> Kalite, güven ve saygı günlük deneyimin içinde karşılık bulmadığında, iletişim yoluyla kurulan itibar anlatısının tek başına yeterli olmadığı görülüyor.</p>
<p>Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer dikkat çekici sonuç ise marka ile temas sıklığının itibar değerlendirmesini değiştirmesi. Tüketicinin markayla daha sık, daha rutin ve daha doğrudan fiyat üzerinden karşılaştığı kategoriler, itibar açısından daha zorlu bir sınavdan geçiyor. Otomotivde seyrek ve yüksek bedelli bir deneyim üzerinden kurulan marka ilişkisi ile markette haftada birkaç kez raf ve etiket üzerinden kurulan ilişki aynı itibar dinamiklerini üretmiyor.</p>
<p>Bu nedenle Gryphus sonuçları, kategoriler arasında basit bir “en itibarlı marka” sıralaması sunmuyor. Her kategorinin rekabet yoğunluğu, marka sayısı ve toplumla temas biçimi farklı. Dolayısıyla araştırmanın asıl sorusu, <strong>hangi markanın daha yüksek puan aldığı kadar, toplumun o markaya neden itibar ettiği.</strong></p>
<h3><strong>İTİBARIN SİMGELERİ 24 EYLÜL’DE GRYPHUS SUMMIT’TE </strong></h3>
<p>Araştırmaya adını veren <strong>Gryphus</strong>, Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada farklı kültürlerde karşılık bulan; kartalın başı ve kanatlarıyla aslanın gövdesini bir araya getiren mitolojik figürden geliyor. Aslan yeryüzünün gücünü, kuvveti ve hâkimiyeti; kartal ise gökyüzünü, görüşü ve yüksekten bakabilme yetisini temsil ediyor. Bu birleşim, araştırmanın itibar yaklaşımını da yansıtıyor. Çünkü itibar, tek bir özelliğin ya da tek bir anlatının sonucu değil; <strong>farklı güçlerin birleşiminden doğan, zaman içinde biriken ve toplumun gözünde karşılık bulan bir değer.</strong></p>
<p>Araştırmanın tüm bulguları ve kategori bazındaki detaylı kırılımları <strong>MediaCat Eylül sayısında</strong> yayımlandı. Araştırmanın ortaya koyduğu verilerin arkasındaki hikâyeler ise 24 Eylül’de Hilton Istanbul Bosphorus’ta düzenlenecek <strong>Gryphus Summit</strong>’te ele alınacak.</p>
<p>İş dünyasına yol gösterecek içgörülerin paylaşılacağı zirvede, marka dünyasının yanı sıra <strong>sanattan bilime, spordan ekonomiye Türkiye’nin farklı alanlarda itibar kazanmış isimleri</strong> bir araya gelecek. Gryphus Summit, itibarı yalnızca markaların değil, farklı alanlarda iz bırakan kişi ve kurumların deneyimleri üzerinden tartışmaya açacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyenin-en-itibarli-markalari-belli-oldu-2/">TÜRKİYE’NİN EN İTİBARLI MARKALARI BELLİ OLDU!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyenin-en-itibarli-markalari-belli-oldu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:36:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İşgücü]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[OVP]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni nesil çalışma modelleri geliyor, istihdamda yıllık 711 bin kişilik artış hedefleniyor 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ile Türkiye’nin çalışma hayatında önemli değişiklikler öngörülüyor. Yapay zeka, savunma sanayisi, siber güvenlik, enerji, madencilik ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedeflenirken, istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması ve işsizlik oranının 2029’da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/">TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row">
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div id="adpro-4" class="adpro desktop-ad text-center" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-0895-7092-94c7-0dd4fcc6f69c" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="empty">
<h3 data-start="145" data-end="239">Yeni nesil çalışma modelleri geliyor, istihdamda yıllık 711 bin kişilik artış hedefleniyor</h3>
<p data-start="241" data-end="642"><strong data-start="241" data-end="642">2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ile Türkiye’nin çalışma hayatında önemli değişiklikler öngörülüyor. Yapay zeka, savunma sanayisi, siber güvenlik, enerji, madencilik ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedeflenirken, istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması ve işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya gerilemesi bekleniyor.</strong></p>
</div>
<div class="content-text">
<p>Yeni Orta Vadeli Program’da iş gücünün değişen ihtiyaçlara uyum sağlamasından mesleki eğitime, stratejik sektörlerde nitelikli çalışan yetiştirilmesinden mezunların iş hayatındaki performanslarının takip edilmesine kadar bir dizi adım yer aldı.</p>
<h3>Yeni nesil çalışma modelleri devreye alınacak</h3>
<p>OVP’ye göre dönüşen iş gücü piyasasının dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modelleri hayata geçirilecek.</p>
<p>Bu modeller oluşturulurken sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınacak. Güvenceli esnekliğin artırılması ve atıl iş gücünün azaltılması amacıyla bütüncül politikalar uygulanacak.</p>
<p>Enflasyonu düşürmeye yönelik makroekonomik politika çerçevesiyle uyumlu, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen büyüme patikasıyla istihdam ve iş gücünün yeniden ivmelenmesi hedefleniyor.</p>
<h3>Her yıl ortalama 711 bin kişilik istihdam artışı öngörülüyor</h3>
<p>Programdaki dikkat çekici hedeflerden biri istihdam ve işsizlik rakamları oldu.</p>
<p>Tek haneli seviyelere gerileyen işsizlik oranındaki iyileşmenin OVP döneminde devam etmesi öngörülüyor.</p>
<p>İş gücüne katılım oranındaki yükselişle birlikte istihdamın 2027-2029 döneminde yıllık ortalama 711 bin kişi artması bekleniyor.</p>
<p>İşsizlik oranının ise kademeli olarak düşerek 2029 yılında yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>
<h3>Yapay zeka ve savunma sanayisinde lisansüstü eğitim desteği</h3>
<p>Yeni dönemde nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulan stratejik sektörlere özel eğitim desteği de verilecek.</p>
<p>Savunma sanayisi, yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve madencilik ile uzay teknolojileri gibi alanlarda iş gücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecek.</p>
<p>Kamu, üniversite ve özel sektör işbirliğiyle sürekli eğitim ve gelişim programları ile mesleki eğitim imkanlarının da yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>
<h3>Mesleki eğitim müfredatı özel sektörle güncellenecek</h3>
<p>OVP’de mesleki ve teknik eğitimin iş gücü piyasasıyla bağının güçlendirilmesi de hedefleniyor.</p>
<p>İhtiyaç duyulan meslek ve yetkinliklerde nitelikli insan kaynağı arzı artırılacak, beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri ve yeterlilik altyapısı geliştirilecek.</p>
<p>Mesleki ve teknik eğitim müfredatı ise özel sektörle işbirliği içinde güncellenecek. Staj ve iş başı eğitim programlarının yaygınlaştırılması için yönetim ve finansman alanlarında özel sektörün katılımı artırılacak.</p>
<h3>Üniversite kontenjanları iş gücü ihtiyacına göre şekillendirilecek</h3>
<p>Yükseköğretimde de iş gücü piyasasının ihtiyaçları daha fazla dikkate alınacak.</p>
<p>Başta meslek yüksekokulları olmak üzere yükseköğretim kontenjanlarının, kamu ve özel sektörün orta vadede ihtiyaç duyduğu iş gücüyle uyumunun güçlendirilmesi planlanıyor.</p>
<h3>Mezun Takip Sistemi kurulacak</h3>
<p>Programın bir diğer önemli adımı mezunların çalışma hayatındaki durumlarının izlenmesi olacak.</p>
<p>Mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğretim mezunları için Mezun Takip Sistemi oluşturulacak. Mezunların iş gücü piyasasındaki performansları analiz edilecek ve kariyer destek mekanizması geliştirilecek.</p>
<p>Türkiye Yeterlilikler Veri Tabanı’nın ulusal ve uluslararası sistemlerle uyumunun da güçlendirilmesi öngörülüyor.</p>
<h3>Yurt dışındaki nitelikli araştırmacılar için çalışma imkanları çeşitlendirilecek</h3>
<p>OVP kapsamında yurt dışında üst düzey bilimsel ve teknolojik çalışmalar yürüten nitelikli araştırmacılar da hedefleniyor.</p>
<p>Bu araştırmacıların Türkiye’deki çalışma imkanları ve ortamları çeşitlendirilerek işbirliklerinin geliştirilmesi planlanıyor.</p>
<p>Yeni Orta Vadeli Program’daki adımlar, 2027-2029 döneminde çalışma hayatındaki dönüşümün yalnızca yeni çalışma modelleriyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Eğitim programları, üniversite kontenjanları, stratejik sektörlerde nitelikli iş gücü ve mezunların istihdam performansının takibi de yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alacak.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/">TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EMEKLİLİKTE TÜRKİYE&#8217;NİN GELİR KORUMA ORANI DİKKAT ÇEKTİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-emeklilikte-gelirini-koruyan-ulkeler-arasinda-11-sirada/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-emeklilikte-gelirini-koruyan-ulkeler-arasinda-11-sirada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 23:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[EmekliMaaşı]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3834</guid>

					<description><![CDATA[<p>OECD verilerine dayanan Visual Capitalist araştırmasına göre Türkiye, emeklilikte çalışma dönemindeki gelirin ne kadarının korunduğunu gösteren brüt emekli aylığı ikame oranında yüzde 69,1 ile 38 ülke arasında 11. sırada yer aldı. OECD ortalaması ise yüzde 52 oldu. Emeklilikte çalışma döneminde elde edilen gelirin ne kadarının korunabildiği, ülkelerin emeklilik sistemleri arasındaki önemli farklılıklardan biri olarak öne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-emeklilikte-gelirini-koruyan-ulkeler-arasinda-11-sirada/">EMEKLİLİKTE TÜRKİYE’NİN GELİR KORUMA ORANI DİKKAT ÇEKTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="243" data-end="512"><strong data-start="243" data-end="512">OECD verilerine dayanan Visual Capitalist araştırmasına göre Türkiye, emeklilikte çalışma dönemindeki gelirin ne kadarının korunduğunu gösteren brüt emekli aylığı ikame oranında yüzde 69,1 ile 38 ülke arasında 11. sırada yer aldı. OECD ortalaması ise yüzde 52 oldu.</strong></p>
<p data-start="514" data-end="681">Emeklilikte çalışma döneminde elde edilen gelirin ne kadarının korunabildiği, ülkelerin emeklilik sistemleri arasındaki önemli farklılıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p data-start="683" data-end="915">Visual Capitalist&#8217;in OECD verilerinden derlediği araştırmaya göre, Türkiye&#8217;de ortalama gelirle çalışan bir kişinin emekli olduğunda elde edeceği <strong data-start="828" data-end="897">brüt emekli geliri, çalışma dönemindeki kazancının yüzde 69,1&#8217;ine</strong> karşılık geliyor.</p>
<p data-start="917" data-end="1048">Bu oranla Türkiye, araştırmaya dahil edilen <strong data-start="961" data-end="992">38 ülke arasında 11. sırada</strong> bulunurken, OECD ortalaması yüzde 52 olarak hesaplandı.</p>
<h3 data-start="1050" data-end="1095">Türkiye birçok gelişmiş ekonominin önünde</h3>
<p data-start="1097" data-end="1197">Türkiye&#8217;nin yüzde 69,1&#8217;lik emekli aylığı ikame oranı, birçok gelişmiş ekonominin üzerinde bulunuyor.</p>
<p data-start="1199" data-end="1310">Almanya&#8217;da bu oran yüzde 42,1, ABD&#8217;de yüzde 39,7, İngiltere&#8217;de yüzde 44,7 ve Japonya&#8217;da yüzde 36,5 seviyesinde.</p>
<p data-start="1312" data-end="1375">Türkiye&#8217;nin hemen önünde ise yüzde 69,6 ile Meksika yer alıyor.</p>
<p data-start="1377" data-end="1531">Listenin zirvesinde <strong data-start="1397" data-end="1408">İspanya</strong> bulunuyor. İspanya&#8217;da brüt emekli aylığı ikame oranı yüzde 80,4 olurken, Yunanistan yüzde 79,6 ile ikinci sırada yer aldı.</p>
<p data-start="1533" data-end="1646">Lüksemburg yüzde 75,6, Kolombiya yüzde 74,8 ve Hollanda yüzde 74,7 ile ilk sıralarda yer alan diğer ülkeler oldu.</p>
<h3 data-start="1648" data-end="1697">Türkiye OECD ortalamasının 17,1 puan üzerinde</h3>
<p data-start="1699" data-end="1785">Türkiye&#8217;nin yüzde 69,1&#8217;lik oranı, <strong data-start="1733" data-end="1774">OECD ortalamasının 17,1 puan üzerinde</strong> bulunuyor.</p>
<p data-start="1787" data-end="1936">Araştırmada Avusturya yüzde 74,1, Danimarka yüzde 72,7, Portekiz yüzde 72,4, İtalya yüzde 70,6 ve Meksika yüzde 69,6 ile Türkiye&#8217;nin önünde yer aldı.</p>
<p data-start="1938" data-end="2109">Listenin en alt sırasında ise yüzde 17,4 ile Litvanya bulunuyor. İrlanda yüzde 24,3, Polonya yüzde 28,6 ve Estonya yüzde 29,3 ile en düşük oranlara sahip ülkeler arasında.</p>
<h3 data-start="2111" data-end="2138">Oran neyi ifade ediyor?</h3>
<p data-start="2140" data-end="2361">Araştırmada kullanılan <strong data-start="2163" data-end="2197">brüt emekli aylığı ikame oranı</strong>, emekli maaşının emeklilik öncesindeki kazanca oranını gösteriyor. Hesaplamalar vergi ve sosyal güvenlik kesintileri öncesindeki brüt gelirler üzerinden yapılıyor.</p>
<p data-start="2363" data-end="2520">Veriler, 2024 yılında 22 yaşında çalışma hayatına başlayan ve ortalama gelir elde eden bir çalışanın tam kariyer sonrasındaki emeklilik gelirini esas alıyor.</p>
<p data-start="2522" data-end="2659">Zorunlu kamu ve özel emeklilik sistemlerinin dahil edildiği hesaplamada gönüllü özel emeklilik tasarrufları ise kapsam dışında tutuluyor.</p>
<p data-start="2661" data-end="2963">Bu nedenle <strong data-start="2672" data-end="2812">yüzde 69,1&#8217;lik oran, Türkiye&#8217;deki her emeklinin bugün aldığı maaşın çalışma dönemindeki ücretinin yüzde 69,1&#8217;i olduğu anlamına gelmiyor.</strong> Oran, ülkelerin emeklilik sistemlerinin ortalama gelirli ve tam kariyer yapan bir çalışanın gelirini emeklilikte ne ölçüde koruduğunu karşılaştırıyor.</p>
<h3 data-start="2965" data-end="3008">Ekonomik büyüklük tek belirleyici değil</h3>
<p data-start="3010" data-end="3156">Araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlardan biri de ülkelerin ekonomik büyüklüğü ile emeklilikte gelir ikame oranının doğrudan aynı seviyede olmadığı.</p>
<p data-start="3158" data-end="3313">Türkiye ve Meksika yaklaşık yüzde 70&#8217;lik oranlarla üst sıralarda yer alırken, Almanya, ABD ve Japonya gibi büyük ekonomiler daha düşük oranlarda bulunuyor.</p>
<p data-start="3315" data-end="3498">Bu durum, emeklilikte gelir kaybının yalnızca ülkenin ekonomik büyüklüğüyle değil, <strong data-start="3398" data-end="3486">emeklilik sisteminin yapısı ve uygulanan politikalarla da yakından ilişkili olduğunu</strong> gösteriyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-emeklilikte-gelirini-koruyan-ulkeler-arasinda-11-sirada/">EMEKLİLİKTE TÜRKİYE’NİN GELİR KORUMA ORANI DİKKAT ÇEKTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-emeklilikte-gelirini-koruyan-ulkeler-arasinda-11-sirada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
