<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Finans - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/finans/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 09:51:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Finans - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KÜRESEL PİYASALARDA GÖZLER FED’DE</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-gozler-fedde/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-gozler-fedde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:51:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[JacksonHole]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselPiyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enflasyon baskısı ve faiz belirsizliği yatırımcıları temkinli tutuyor Küresel piyasalarda yatırımcıların odağı, ABD’de enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret eden verilerin ardından Fed’in faiz politikasına çevrildi. Piyasalar bugün Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda vereceği mesajları yakından takip ediyor. ABD’de temmuz ayına ilişkin PCE fiyat endeksinin aylık yüzde 0,2 artarak beklentileri aşması, enflasyonun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-gozler-fedde/">KÜRESEL PİYASALARDA GÖZLER FED’DE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="infinity-item" data-id="6a91295e1c9927674d0a9823" data-url="https://www.dunya.com/foto-galeri/ekonomi/kuresel-piyasalarda-gozler-warshta-yatirimcilar-temkinli-galeri-837903" data-title="Küresel piyasalarda gözler Warsh’ta: Yatırımcılar temkinli - Dünya Gazetesi" data-next="https://www.dunya.com/foto-galeri/ekonomi/altinda-kritik-gun-piyasalar-warshin-mesajlarina-kilitlendi-galeri-837891">
<div class="gallery-item" data-id="6a91295e1c9927674d0a9823" data-url="https://www.dunya.com/foto-galeri/ekonomi/kuresel-piyasalarda-gozler-warshta-yatirimcilar-temkinli-galeri-837903?p=7" data-page="7" data-next="https://www.dunya.com/foto-galeri/ekonomi/altinda-kritik-gun-piyasalar-warshin-mesajlarina-kilitlendi-galeri-837891" data-title="Küresel piyasalarda gözler Warsh’ta: Yatırımcılar temkinli - Dünya Gazetesi - Sayfa 7">
<div class="gallery-item-content">
<div class="content-text">
<p data-start="39" data-end="112"><strong data-start="39" data-end="112">Enflasyon baskısı ve faiz belirsizliği yatırımcıları temkinli tutuyor</strong></p>
<p data-start="114" data-end="407">Küresel piyasalarda yatırımcıların odağı, ABD’de enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret eden verilerin ardından <strong data-start="233" data-end="261">Fed’in faiz politikasına</strong> çevrildi. Piyasalar bugün Fed Başkanı <strong data-start="300" data-end="384">Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda vereceği mesajları</strong> yakından takip ediyor.</p>
<p data-start="409" data-end="700">ABD’de temmuz ayına ilişkin <strong data-start="437" data-end="505">PCE fiyat endeksinin aylık yüzde 0,2 artarak beklentileri aşması</strong>, enflasyonun önümüzdeki dönemde de direnç gösterebileceği endişelerini güçlendirdi. Faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde <strong data-start="671" data-end="679">4,23</strong> seviyesine yükseldi.</p>
<p data-start="702" data-end="966">Fed yetkililerinden gelen açıklamalar da piyasaların dikkatini çekiyor. Kansas City Fed Başkanı <strong data-start="798" data-end="816">Jeffrey Schmid</strong>, enflasyonun inatçı seyrettiğini belirtirken, Cleveland Fed Başkanı <strong data-start="885" data-end="901">Beth Hammack</strong> enflasyonla mücadelede harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<h3 data-start="968" data-end="1005">DOLAR GÜÇLENİYOR, ALTIN GERİLİYOR</h3>
<p data-start="1007" data-end="1275">Faiz beklentilerindeki değişimle <strong data-start="1040" data-end="1073">dolar endeksi 99,2 seviyesine</strong> yükselirken, yüksek tahvil faizleri ve güçlü doların etkisiyle <strong data-start="1137" data-end="1190">altının ons fiyatı yüzde 0,5 düşüşle 4.580 dolara</strong> geriledi. Brent petrol ise yüzde 0,6 düşüşle <strong data-start="1236" data-end="1250">89,2 dolar</strong> seviyesinde işlem gördü.</p>
<p data-start="1277" data-end="1437">ABD borsalarında ise Nvidia’nın güçlü bilançosunun desteğiyle yükseliş görüldü. <strong data-start="1357" data-end="1422">S&amp;P 500 yüzde 0,72, Nasdaq yüzde 1,57 ve Dow Jones yüzde 0,20</strong> değer kazandı.</p>
<h3 data-start="1439" data-end="1475">AVRUPA VE ASYA’DA TEMKİNLİ SEYİR</h3>
<p data-start="1477" data-end="1734">Avrupa piyasalarında yatırımcılar Jackson Hole mesajlarının yanı sıra <strong data-start="1547" data-end="1595">ECB’nin faiz politikasına ilişkin sinyalleri</strong> izliyor. ECB tutanaklarında, enflasyonda belirgin iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir faiz artırımının gerekli olabileceği belirtildi.</p>
<p data-start="1736" data-end="1991">Asya borsalarında ise Nvidia’nın güçlü görünümü risk iştahını desteklerken, <strong data-start="1812" data-end="1846">Warsh’ın olası şahin mesajları</strong> yatırımcıları temkinli olmaya yöneltti. Japonya’da enflasyonun hızlanması, <strong data-start="1922" data-end="1978">BoJ’un gelecek ay faiz artırabileceği beklentilerini</strong> güçlendirdi.</p>
<p data-start="1993" data-end="2100" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="1993" data-end="2100" data-is-last-node="">Küresel piyasaların yönünü bugün büyük ölçüde Fed Başkanı Warsh’ın Jackson Hole mesajları belirleyecek.</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-gozler-fedde/">KÜRESEL PİYASALARDA GÖZLER FED’DE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-gozler-fedde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GOLDMAN SACHS: FAİZ YIL SONUNA KADAR YÜZDE 37</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/goldman-sachs-faiz-yil-sonuna-kadar-yuzde-37/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/goldman-sachs-faiz-yil-sonuna-kadar-yuzde-37/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:18:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz #Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[GoldmanSachs]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bir haftalık repo faizine ilişkin yıl sonu beklentisini yüzde 37’de korudu. 24 Ağustos tarihli değerlendirmede ekonomistler Clemens Grafe ve Başak Edizgil, TCMB’nin repo ihalelerine beklentilerinden daha erken dönmesinin faiz tahmini açısından aşağı yönlü risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Raporda ayrıca ödemeler dengesindeki bozulma, yüksek enerji fiyatları ve enflasyonist risklerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/goldman-sachs-faiz-yil-sonuna-kadar-yuzde-37/">GOLDMAN SACHS: FAİZ YIL SONUNA KADAR YÜZDE 37</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="post_content post_content_single entry-content">
<p class="isSelectedEnd">Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) <strong>bir haftalık repo faizine ilişkin yıl sonu beklentisini yüzde 37’de korudu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">24 Ağustos tarihli değerlendirmede ekonomistler Clemens Grafe ve Başak Edizgil, TCMB’nin repo ihalelerine beklentilerinden daha erken dönmesinin <strong>faiz tahmini açısından aşağı yönlü risk</strong> oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>
<p>Raporda ayrıca <strong>ödemeler dengesindeki bozulma, yüksek enerji fiyatları ve enflasyonist risklerin</strong> para politikasının daha uzun süre sıkı tutulmasına neden olabileceği belirtildi. Buna karşılık TL mevduata girişlerin sürmesi ve TCMB rezervlerindeki toparlanmanın kısa vadeli riskleri sınırladığı değerlendirildi.</p>
<h2>TL’de değer kaybı baskısı öne çıkıyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Goldman Sachs ekonomistleri, Türkiye’nin ödemeler dengesinin temel görünümünde yaşanan bozulmanın daha yapısal bir risk oluşturduğunu belirtti. Analistlere göre bu eğilimin devam etmesi, Türk lirasında daha hızlı bir değer kaybını gerekli hale getirebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">TL üzerindeki baskının artması durumunda ise dolarizasyon eğilimini sınırlamak için <strong>politika faizinin uzun süre yüksek tutulması</strong> gerekebileceği ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle Goldman Sachs, TCMB’nin faiz indirimlerinde daha temkinli hareket etmesinin gerekebileceği görüşünde.</p>
<h2>Enerji fiyatları enflasyon açısından risk oluşturuyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Analistler, küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye açısından yeni bir enflasyonist baskı yaratabileceğine de işaret etti. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği değerlendirilirken, mevcut koşulların para politikasındaki gevşeme süreci açısından yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna karşın Goldman Sachs, kısa vadede ekonomi programına yönelik risklerin henüz belirgin bir şekilde artmadığı görüşünde.</p>
<h2>Dolarizasyon baskısı sınırlı kalıyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Değerlendirmede, <strong>TL mevduata yönelik girişlerin devam etmesi</strong> ve TCMB rezervlerinin son dönemde yeniden güçlenmesi olumlu gelişmeler arasında gösterildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ayrıca ekonomistler, şu aşamada kayda değer bir dolarizasyon baskısının ortaya çıkmamasının da finansal istikrar açısından destekleyici olduğunu belirtti. Bu gelişmelerin, ekonomi programına yönelik kısa vadeli risklerin görece sınırlı kalmasına yardımcı olduğu ifade edildi.</p>
<h2>Gözler 10 Eylül’de TCMB kararında</h2>
<p class="isSelectedEnd">Piyasaların odağında ise TCMB’nin bir sonraki faiz kararı bulunuyor. Merkez Bankası, <strong>faiz kararını 10 Eylül’de açıklayacak</strong>.</p>
<p>Goldman Sachs’ın mevcut tahmini, politika faizinin yıl sonuna kadar yüzde 37 seviyesinde kalacağı yönünde. Ancak repo ihaleleri, TL’nin seyri, rezervler, enerji fiyatları ve enflasyon görünümündeki gelişmeler, bu beklentinin önümüzdeki dönemde yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.</p>
</div>
<div class="post_footer post_footer_single entry-footer"></div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/goldman-sachs-faiz-yil-sonuna-kadar-yuzde-37/">GOLDMAN SACHS: FAİZ YIL SONUNA KADAR YÜZDE 37</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/goldman-sachs-faiz-yil-sonuna-kadar-yuzde-37/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL EKONOMİ İÇİN RESESYON VE STAGFLASYON UYARISI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-resesyon-ve-stagflasyon-uyarisi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-resesyon-ve-stagflasyon-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:57:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[JamieDimon]]></category>
		<category><![CDATA[KrediPiyasaları]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Resesyon]]></category>
		<category><![CDATA[Stagflasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jamie Dimon’dan Küresel Ekonomi İçin Zorlu Dönem Mesajı JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, ABD ekonomisi için doğrudan bir resesyon tahmininde bulunmadığını belirtirken, küresel ekonomide daha zorlu bir döneme hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulundu. Dimon, olası bir ekonomik daralma ve stagflasyon senaryosunda kredi piyasalarındaki kayıpların beklentilerin üzerinde gerçekleşebileceğine dikkat çekti. JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, ABD [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-resesyon-ve-stagflasyon-uyarisi/">KÜRESEL EKONOMİ İÇİN RESESYON VE STAGFLASYON UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Jamie Dimon’dan Küresel Ekonomi İçin Zorlu Dönem Mesajı</strong></h3>
<p class="isSelectedEnd">JPMorgan Chase CEO’su <strong>Jamie Dimon</strong>, ABD ekonomisi için doğrudan bir resesyon tahmininde bulunmadığını belirtirken, küresel ekonomide daha zorlu bir döneme hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p>Dimon, olası bir <strong>ekonomik daralma ve stagflasyon</strong> senaryosunda kredi piyasalarındaki kayıpların beklentilerin üzerinde gerçekleşebileceğine dikkat çekti.</p>
<p>JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, ABD ve küresel ekonominin görünümüne ilişkin temkinli mesajlar verdi. Dimon, yaptığı değerlendirmede herhangi bir resesyon tahmininde bulunmadığını, ancak JPMorgan’ın olası bir ekonomik daralmaya karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.<br />
Dimon’un açıklamaları, dünya ekonomisinin büyüme, enflasyon ve kredi koşullarının aynı anda baskı altında kalabileceği bir döneme ilişkin riskleri yeniden gündeme getirdi.</p>
<h2>Stagflasyon ihtimali yakından izleniyor</h2>
<p>Küresel ekonomi açısından öne çıkan risklerden biri stagflasyon ihtimali. Ekonomik büyümenin yavaşladığı, buna karşın fiyat baskılarının yüksek kalmaya devam ettiği bir ortam, merkez bankalarının para politikası kararlarını da zorlaştırabilir. Bölgesel çatışmalar, gümrük vergileri ve korumacı ticaret politikaları da enflasyon üzerindeki bu baskıyı canlı tutuyor. Böyle bir tabloda yüksek faizlerin daha uzun süre korunması, finansman maliyetlerinin yükselmesi ve borçlu şirketler üzerindeki baskının artması küresel kredi piyasalarında kırılganlığı artırabilir.</p>
<h2>Kredi piyasalarında kayıp riski</h2>
<p>Dimon’un dikkat çektiği bir diğer başlık ise yeni kredi döngüsü oldu. JPMorgan CEO’su, kredi piyasalarında yaşanabilecek kayıpların piyasa beklentilerinden daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu. Kredi koşullarındaki olası bozulma yalnızca geleneksel bankacılık sektörü açısından değil; son dönemde hızla büyüyen özel kredi pazarları ve denetimsiz gölge bankacılık sistemi için de risk taşıyor. Bu durum yüksek borçluluğa sahip şirketler, yatırımcılar ve küresel finans piyasaları açısından kritik önem arz ediyor.</p>
<h2>Küresel ekonomi için riskler çeşitleniyor</h2>
<p>Dimon’un mesajları, küresel ekonomide tek bir risk başlığından ziyade birbirini besleyebilecek ekonomik ve finansal risklerin bulunduğuna işaret ediyor. Büyümenin yavaşlaması, yüksek enflasyon, faizlerin uzun süre yüksek kalması ve kredi piyasalarında olası kayıplar, önümüzdeki dönemde küresel piyasaların takip edeceği temel başlıklar arasında yer alıyor.<br />
Bu durum, finans dünyasında artık &#8216;yumuşak iniş&#8217; senaryolarından ziyade, her an gelebilecek sert bir dalgalanmaya karşı defansif pozisyon alma döneminin başladığını gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreç, sadece dev bankaların değil, yüksek borçlulukla mücadele eden tüm piyasa aktörlerinin risk yönetimini en üst seviyeye çıkarması gereken zorlu bir sınav niteliği taşıyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-resesyon-ve-stagflasyon-uyarisi/">KÜRESEL EKONOMİ İÇİN RESESYON VE STAGFLASYON UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-resesyon-ve-stagflasyon-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARTLI ÖDEMELERDE YILLIK ARTIŞ %37’YE ULAŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kartli-odemelerde-yillik-artis-%37ye-ulasti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kartli-odemelerde-yillik-artis-%37ye-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:08:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[DijitalÖdeme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[KartlıÖdeme]]></category>
		<category><![CDATA[KrediKartı]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de kartlı ödeme kullanımı Temmuz 2026’da büyümesini sürdürdü. Kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla gerçekleştirilen toplam ödeme tutarı, geçen yılın aynı ayına göre %37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar TL’ye ulaştı. Kartlı Ödemeler 3 Trilyon TL’ye Yaklaştı Temmuz ayında Türkiye’de toplam kartlı ödeme işlem adedi 1 milyar 998 milyon seviyesine ulaştı. Kart kullanımındaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kartli-odemelerde-yillik-artis-%37ye-ulasti/">KARTLI ÖDEMELERDE YILLIK ARTIŞ %37’YE ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kartlı ödeme kullanımı Temmuz 2026’da büyümesini sürdürdü. Kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla gerçekleştirilen toplam ödeme tutarı, geçen yılın aynı ayına göre <strong>%37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar TL’ye</strong> ulaştı.</p>
<h2>Kartlı Ödemeler 3 Trilyon TL’ye Yaklaştı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Temmuz ayında Türkiye’de toplam kartlı ödeme işlem adedi <strong>1 milyar 998 milyon</strong> seviyesine ulaştı. Kart kullanımındaki büyümede özellikle kredi kartları öne çıkarken, toplam kart sayısı da yıllık bazda yüzde 4 artışla <strong>476,2 milyon adede</strong> yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Temmuz itibarıyla kredi kartı sayısı yüzde 11 artarak <strong>151,7 milyon</strong>, banka kartı sayısı yüzde 4 yükselerek <strong>223,2 milyon</strong> oldu. Ön ödemeli kart sayısı ise yüzde 3 azalarak <strong>101,3 milyon</strong> seviyesine geriledi.</p>
<h2>Kredi Kartı Harcamaları 2,5 Trilyon TL’yi Aştı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Toplam kartlı ödemelerin büyük bölümünü kredi kartları oluşturdu. Temmuz ayında kredi kartlarıyla yapılan ödeme tutarı, yıllık yüzde 38 artışla <strong>2 trilyon 541,8 milyar TL</strong> seviyesine çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Banka kartlarıyla yapılan ödemeler yüzde 39 artarak <strong>425,8 milyar TL</strong> olurken, ön ödemeli kartlarla yapılan ödeme tutarı yüzde 43 düşüşle <strong>7,3 milyar TL</strong> olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşlem adetlerinde de kredi ve banka kartları öne çıktı. Kredi kartıyla yapılan ödeme sayısı yüzde 12 artışla <strong>1 milyar 181,3 milyon</strong>, banka kartıyla yapılan ödeme sayısı ise yüzde 12 yükselişle <strong>783,5 milyon</strong> oldu.</p>
<h2>İnternetten Kartlı Ödemeler 908,9 Milyar TL’ye Ulaştı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dijital alışveriş tarafında da güçlü bir hacim oluştu. Temmuz ayında internet üzerinden gerçekleştirilen kartlı ödeme tutarı yıllık yüzde 34 artarak <strong>908,9 milyar TL</strong> oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnternetten yapılan ödemelerin toplam kartlı ödeme tutarı içindeki payı yüzde 30 seviyesinde gerçekleşti. İnternet üzerinden gerçekleştirilen işlem adedi ise yüzde 11 artışla <strong>258,7 milyon</strong> oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu veriler, e-ticaret ve dijital ödeme kanallarının Türkiye’de kart kullanımındaki önemini koruduğunu gösterdi.</p>
<h2>Temassız Ödeme Kullanımı Hız Kesmiyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Temassız ödemeler, kartlı ödeme alışkanlıklarındaki dönüşümün en belirgin göstergelerinden biri oldu. Temmuz ayında temassız ödeme adedi yıllık yüzde 9 artarak <strong>1 milyar 336,8 milyon</strong> seviyesine çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Temassız ödeme tutarı ise yüzde 44 gibi daha yüksek bir artış göstererek <strong>1 trilyon 15,3 milyar TL</strong> oldu. Mağaza içindeki kartlı ödemelerin yüzde 80’i temassız gerçekleştirildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece Temmuz 2026’da mağaza içindeki <strong>her 5 kartlı ödemenin 4’ü temassız</strong> olarak yapıldı. Bu tablo, tüketicilerin hızlı ve fiziksel temas gerektirmeyen ödeme yöntemlerine yöneliminin güçlendiğine işaret ediyor.</p>
<h2>Kart Kullanımında Dijital ve Temassız Dönem</h2>
<p class="isSelectedEnd">Temmuz verileri, Türkiye’de ödeme alışkanlıklarının hem hacim hem de teknoloji kullanımı açısından büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor. <strong>Kartlı ödemeler, kredi kartı harcamaları, internetten ödeme ve temassız ödeme</strong> kanallarındaki yükseliş, tüketicilerin günlük alışverişlerinde dijital ödeme yöntemlerini daha yoğun kullandığını gösteriyor.</p>
<p>Toplam kartlı ödeme tutarının 3 trilyon TL sınırına yaklaşması ve temassız ödemelerin 1 trilyon TL’yi aşması, Türkiye’de ödeme ekosisteminin ulaştığı ölçeği de ortaya koyuyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kartli-odemelerde-yillik-artis-%37ye-ulasti/">KARTLI ÖDEMELERDE YILLIK ARTIŞ %37’YE ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kartli-odemelerde-yillik-artis-%37ye-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Kira]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık %31,7 artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası haline geliyor. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık <strong>%31,7</strong> artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; <strong>uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası</strong> haline geliyor.</p>
<p>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Eyüp Akbal</strong>, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan 2026 Konut Fiyat Endeksi’ne göre konut fiyatları yıllık bazda nominal yüzde 26,6 artarken reel olarak yüzde 4,3 geriledi. Yeni Kiracı Kira Endeksi ise aynı dönemde yüzde 31,7 yükseldi. Konut ve kira göstergelerindeki bu seyir, hanelerin barınmaya ilişkin kararlarında kısa ve uzun vadeli maliyetleri birlikte değerlendirmesini daha önemli hâle getiriyor. Ev sahibi olma hedefi de yatırım beklentisinin yanı sıra ödeme planının bütçeye uyumu, toplam maliyetin baştan görülebilmesi ve geleceğe yönelik finansal planlama gibi unsurlarla şekilleniyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3730" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg" alt="" width="598" height="442" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-300x222.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-768x567.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-190x140.jpg 190w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></p>
<h2><strong>Konutun teslimatlardaki ağırlığı arttı</strong></h2>
<p>Finansman tercihlerinde öne çıkan unsurları değerlendiren <strong>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal</strong>, “Konut sahipliği, hanelerin gelecek planını ve finansal güvence arayışını doğrudan etkileyen bir karar. Kira giderinin her yenileme döneminde yeniden belirlendiği bir ortamda insanlar, önlerindeki yılların barınma maliyetini daha net görmek istiyor. Fuzul olarak bu talebi, müşterilerimizin ödeme gücüne göre şekillenen planlar ve şeffaf süreçlerle karşılamaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımın temelinde tabi olduğumuz düzenlemelere uyum, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik bulunuyor.” dedi.</p>
<p>2026’nın ilk yarısında Fuzul’ün konut teslimatlarının şirketin toplam teslimatları içindeki payı yaklaşık 7 puan artışla yüzde 18’e ulaştı. Böylece konut finansmanı, Fuzul’ün toplam teslimatları içindeki ağırlığını belirgin biçimde artırdı.</p>
<p><strong>Ev sahibi olma kararı uzun vadeli bütçe planına dönüşüyor</strong></p>
<p>Fuzul’ün saha gözlemlerine göre konut finansmanı kararının ilk eşiğini aylık ödemenin hane bütçesine uyumu oluşturuyor. Toplam maliyet, teslimat koşulları, vade ve ara ödeme esnekliği bu eşiği izliyor. Hak ve yükümlülüklerin başlangıçta açık olması da sürece güven duyulmasında belirleyici rol oynuyor. Konut ediniminin uzun bir döneme yayılması, ödeme planının gelir akışına uygunluğunu ve ihtiyaçlar değiştiğinde izlenecek adımların sözleşmede açıkça yer almasını kararın temel unsurları arasına taşıyor.</p>
<p>Konut finansmanı kararında öngörülebilirliğin önemine dikkat çeken <strong>Akbal</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müşteriler açısından öngörülebilirlik; aylık ödeme tutarının, teslimat koşullarının ve süreç içinde karşılaşılabilecek değişikliklere ilişkin seçeneklerin baştan bilinmesiyle sağlanıyor. Tasarruf finansmanı, düzenli birikimi bütçeye göre şekillenen ödeme planı ve şeffaf biçimde tanımlanmış bir süreçle buluşturuyor. Bizim sorumluluğumuz ise müşterinin konut hedefini hane ekonomisinin taşıyabileceği açık ve yönetilebilir bir plana dönüştürmek.”</p>
<p>Tasarruf finansmanının değeri, sahiplik hedefinin hane gelirine uygun bir ödeme düzeni içinde, toplam yükümlülük baştan görülerek planlanabilmesinde yatıyor. Böylece konut edinimi, uzun vadeli bütçe yönetiminin bir parçası hâline geliyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NAKİT DÖNÜŞÜM SÜRESİ UZADI, ŞİRKETLERİN ODAĞI İŞLETME SERMAYESİNE KAYDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/nakit-donusum-suresi-uzadi-sirketlerin-odagi-isletme-sermayesine-kaydi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/nakit-donusum-suresi-uzadi-sirketlerin-odagi-isletme-sermayesine-kaydi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 07:54:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Finansalİstikrar]]></category>
		<category><![CDATA[İşletmeSermayesi]]></category>
		<category><![CDATA[NakitAkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler #BIST]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3722</guid>

					<description><![CDATA[<p>TCMB’nin Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’na göre BİST’e kote firmalarda nakit dönüşüm süresi 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükselirken, likit aktif oranı yüzde 18,7 seviyesine geriledi. Finansman maliyetleri, talep koşulları ve ticari vadelerdeki uzama şirketler için nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirirken, Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, finansal görünürlüğün şirketlerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/nakit-donusum-suresi-uzadi-sirketlerin-odagi-isletme-sermayesine-kaydi/">NAKİT DÖNÜŞÜM SÜRESİ UZADI, ŞİRKETLERİN ODAĞI İŞLETME SERMAYESİNE KAYDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TCMB’nin Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’na göre BİST’e kote firmalarda nakit dönüşüm süresi 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükselirken, likit aktif oranı yüzde 18,7 seviyesine geriledi. Finansman maliyetleri, talep koşulları ve ticari vadelerdeki uzama şirketler için nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirirken, Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, finansal görünürlüğün şirketlerin karar alma süreçlerinde stratejik bir güç haline geldiğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Sıkı finansal koşullar, şirketlerin büyüme ve operasyon yönetimi kararlarında nakit akışını daha kritik bir başlık haline getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’nda, BİST’e kote firmalarda nakit dönüşüm süresinin 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükseldiği belirtiliyor. Raporda, nakit dönüşüm sürelerindeki uzamada 2022 yılından bu yana artan finansman maliyetleri, talep kompozisyonundaki değişim ve ticari vadelerdeki uzamanın etkili olduğuna dikkat çekiliyor.</p>
<p>Bu tablo, şirketler açısından tahsilat ve ödeme döngüsünün doğru yönetilmesinin rekabet gücü üzerinde daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan yapılarda tahsilat süreleri, ödeme vadeleri ve farklı finansal kanalların aynı anda yönetilmesi, operasyonel sürdürülebilirlik açısından daha fazla önem kazanıyor. Şirketler bu nedenle dağınık finansal süreçleri tek merkezden izleyebilecekleri, nakit akışlarını daha öngörülebilir hale getirebilecekleri ve işletme sermayelerini daha verimli kullanabilecekleri yapılara yöneliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3723" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/FiratUysal.jpg" alt="" width="900" height="674" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/FiratUysal.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/FiratUysal-300x225.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/FiratUysal-768x575.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/FiratUysal-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>“Rekabet avantajı, nakit akışını ne kadar iyi yönettiğinizle belirleniyor”</strong></p>
<p>Mevcut ekonomik ortamda şirketler için finansal yönetimin odağının değiştiğine dikkat çeken <strong>Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal</strong>, şunları söyledi: “Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği, ticari vadelerin uzadığı ve nakit dönüşüm süresinin şirketler için daha kritik hale geldiği bir dönemde temel mesele, mevcut kaynakların hangi hızda ve ne kadar öngörülebilir şekilde yönetilebildiği. Bugün rekabet avantajı; tahsilat süresini kısaltabilmekten, ödeme planlarını nakit akışına göre yapılandırabilmekten ve finansal akışı anlık olarak takip edebilmekten geçiyor. Nakit akışının görünür ve planlanabilir olması, şirketlerin likidite yönetimini güçlendirirken vade, finansman ve döviz pozisyonuna ilişkin kararlarını da daha sağlıklı almalarına yardımcı oluyor.”</p>
<p>Şirketlerin geçmişte büyümeyi daha çok yeni kaynak arayışı üzerinden değerlendirdiğini belirten Uysal, bugün işletme sermayesinin etkin kullanımının çok daha stratejik hale geldiğini ifade etti. Uysal, “Şirketler artık büyümenin yanında bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak finansal zemini güçlendirmeye de odaklanıyor. Bu noktada tahsilat, ödeme ve nakit akışı süreçlerinin birbirinden kopuk yapılarla değil, bütüncül bir sistem üzerinden yönetilmesi büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p><strong>Ödeme ve tahsilat süreçleri tek platformda buluşuyor</strong></p>
<p>TCMB tarafından lisanslanan ve denetlenen Octet Türkiye, B2B ödeme ve tahsilat süreçlerini tek platformda buluşturan altyapısıyla şirketlerin finansal operasyonlarını daha görünür, planlanabilir ve verimli şekilde yönetmelerine destek oluyor.</p>
<p>Octet Türkiye’nin geliştirdiği altyapı; alıcıları, satıcıları ve finansal kurumları aynı platformda buluşturarak B2B ticaretin finansal süreçlerini sadeleştiriyor. Platform sayesinde şirketler, alacaklarını daha hızlı tahsil edebilirken ödeme planlarını kendi nakit akışlarına göre şekillendirebiliyor ve farklı banka ve ödeme araçlarını tek noktadan yönetebiliyor.</p>
<p>Octet Platformu’nun Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS), Sanal POS ve farklı banka entegrasyonlarını tek çatı altında sunduğunu belirten Uysal, “Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan şirketlerin finansal süreçlerini daha izlenebilir hale getiriyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliği artırırken şirketlerin vade, tahsilat ve ödeme kararlarını daha sağlıklı verilerle planlamasına da katkı sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Finansal görünürlük, karar alma süreçlerini güçlendiriyor</strong></p>
<p>TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu’nda likit aktif oranının 2023 yılından bu yana gerileyerek 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 18,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Raporda, bu gerilemede sıkı finansal koşulların etkisiyle firmaların dış finansman yerine içsel kaynaklara yönelmesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu görünüm, şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanabilmesini ve finansal hareketlerini daha bütüncül takip edebilmesini daha önemli hale getiriyor.</p>
<p>Octet Türkiye’nin sunduğu çözümlerin şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanmasına destek olduğunu belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Octet Türkiye olarak şirketlerin ödeme, tahsilat ve nakit akışı süreçlerini tek platform üzerinden yönetebilmelerini sağlıyoruz. Amacımız, işletmelerin mevcut işletme sermayelerini daha etkin kullanmalarına, finansal karar alma süreçlerini güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini daha sağlam bir finansal yapı üzerinde ilerletmelerine katkı sunmak. Şirketlerin tüm paydaşlarıyla aynı finansal zeminde buluşabilmesi, ticari döngüyü daha dengeli ve sürdürülebilir hale getiriyor.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/nakit-donusum-suresi-uzadi-sirketlerin-odagi-isletme-sermayesine-kaydi/">NAKİT DÖNÜŞÜM SÜRESİ UZADI, ŞİRKETLERİN ODAĞI İŞLETME SERMAYESİNE KAYDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/nakit-donusum-suresi-uzadi-sirketlerin-odagi-isletme-sermayesine-kaydi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:37:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[MerkezBankası]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti. &#160; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi. Buna göre Karahan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi.</p>
<p>Buna göre Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</p>
<p><strong>Merkez Bankası Başkanı Karahan&#8217;ın sunumunda öne çıkanlar şöyle:</strong></p>
<p>Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.</p>
<p>Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik risklerde geçici bir gerileme gözledik. İzleyen dönemde jeopolitik riskler, savaşın seyri ve taraflar arasında yeni bir anlaşma ihtimaline ilişkin haber akışı nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiledi.</p>
<h2>Enerji fiyatları, küresel enflasyon üzerinde etkisini sürdürüyor</h2>
<p>Küresel büyümenin 2026 yılında ivme kaybetmesi bekleniyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.</p>
<h2>Cari açık millî gelire oranla tarihsel ortalamaların altında</h2>
<p>İkinci çeyrekte hizmet üretimi yataya yakın seyrederken sanayi üretimi arttı. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz.</p>
<p>İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti.</p>
<p>İkinci çeyrekte cari açık millî gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi.</p>
<h2>Arz yönlü baskılar dezenflasyonda ivme kaybına neden oluyor</h2>
<p>Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.</p>
<p>Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.</p>
<h2>Temmuzda enflasyonun ana eğilimi geriledi</h2>
<p>Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.</p>
<h2>Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti</h2>
<p>Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik.</p>
<p>Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.</p>
<h2>Enerji fiyatlarındaki artış ağustos ayına da sarkıyor</h2>
<p>Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor.</p>
<p>Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.</p>
<p>Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.</p>
<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.</p>
<h2>Makroihtiyati tedbirleri uygulamaya devam ediyoruz</h2>
<p>Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Piyasanın likidite ihtiyacını ise üst banttan yapılan gecelik fonlama işlemleri ile karşılamayı sürdürdük.</p>
<p>TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.</p>
<h2>Kredi büyümesi ikinci çeyrekte belirgin yavaşladı</h2>
<p>2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı.</p>
<h2>Enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü güncelleme</h2>
<p>2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.</p>
<p>Savaş ve ateşkesin gidişatına bağlı olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarının daha uzun süre daha yüksek kalması, yukarı yönlü risklerin başında geliyor. Ayrıca motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.</p>
<p>Gıda fiyatları tarafında, uluslararası tarımsal emtia fiyatları, tarımsal girdi fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri her zamanki gibi önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir.</p>
<h2>Sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğiz</h2>
<p>Her fırsatta vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu nedenle, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim.</p>
<p><strong>TCMB Başkanı Fatih Karahan&#8217;ın Enflasyon Raporu sunumu sona erdi; ardından soru-cevap bölümüne geçildi.</strong></p>
<p><strong>Önümüzdeki döneme ilişkin risklerin olduğu yerde dışsal şokları ve beklentileri yeterince dahil ediyor mu?</strong></p>
<p>Son üç yıla baktığımızda tahminlerimizin ve hedeflerimizin üzerinde kaldığını kabul etmemiz gerekiyor. Birçok dışsal şokla karşı karşıya geldik ve bunlar olumsuz yönde oldu. Bu şoklar neticesinde enflasyonda hedeflerimizin üzerinde kaldık; sıkı para politikası olmasaydı daha yüksek seviyeleri görürdük. Kısa vadeden ziyade orta vadeye odaklanmak lazım, kalıcı refah artışı için fiyat istikrarı şart. En doğrusu kararlılıkla devam etmek, dezenflasyon odaklı sıkı duruşumuzu sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Gözlemlediğiniz fiyatların doğası ile ilgili bir sapma mı oldu? Ağustos TÜFE’sinde dayanıklı malda bir bozulma mı göreceğiz?</strong></p>
<p>Ana eğilim tahminlerimizden farklı olarak olumlu oldu, manşete aynı oranda yansımadığı bir ay oldu. Birden fazla faktör öne çıkıyor. Savaşın yeniden başlaması etkili oldu. Gıda temmuz ayında öne çıkan bir unsur oldu. Ana eğilim de bir miktar geriledi. Temel malın iyi gelmesinden temel fark oluştu. Kira ve eğitimde bizim beklediğimizden bir miktar daha iyi bir görünüm söz konusu oldu. Savaşa yönelik gelişmelere rağmen bu iyileşmenin iyice netleşiyor olması oldukça önemli. Özetle bakmak gerekirse temmuz ayında bizim beklentimize göre farklı gerçekleşmenin temel mal üzerinde kaynaklandığını, burada da sıkı para politikasının bizim tahminimizden daha etkili olmasının öne çıktığını görüyoruz. Ağustos ayına sarkan bir etki söz konusu değil; ağustos ayının kendine has dinamikleri olacak. Ağustos ayı için yönlendirme yapmayı sağlıklı bulmuyorum.</p>
<p><strong>İş dünyasının özellikle yüksek faiz politikası ile ilgili dair çeşitli eleştirileri oldu. Enflasyonla mücadele ederken Türkiye&#8217;nin sanayi alt yapısı çöküyor mu? Bununla ilgili ek paketiniz olacak mı?</strong></p>
<p>Dönem dönem sanayisizleşme eleştirilerini duyuyoruz. Biz de bu doğrultuda 2025 yılında başladığımız reel sektör görüşmelerine devam ediyoruz. Bu görüşmelerde de tespitlerde bulunma imkanımız oluyor. Sanayi görünümünü etkileyen birden fazla faktör var. Genelde para politikası suçlanabiliyor ama daha fazla öne çıktığını düşündüğümüz unsurlar söz konusu. Bunlardan en önemlisi her zaman vurguladığımız gibi dış talep görünümü. Küresel büyüme bir süredir zayıf seyrediyor. Çeşitli unsurlardan dolayı. Savaş nedeniyle beklenen toparlanma olmadı. Bu dış talep tarafında sanayi açısından olumsuz bir görünüm arz ediyor. İkincisi ise, geçen sene hız kazanan ve bir süredir devam eden dış ticarette artan korumacı politikalar. Bu sene jeopolitik gelişmeler ve ortaya çıkan belirsizlikler de buna eklendi. Bu unsurlar sanayi için olumsuz bir durum yarattı. Bazı eleştiriler de bizim politikalarımız nedeniyle artan finansman maliyeti ve kur konusunda olabiliyor. Mevcut verilere baktığımızda arz kapasitesi yönünde bir bozulma olmadığını değerlendiriyoruz. Üretimdeki düşüşün kapasite kullanım oranın azalmasından kaynaklı olduğunu görüyoruz.</p>
<p><strong>Yerli ve yabancının TL&#8217;de tuttuğu sıcak para uzun süreli yüksek faiz sayesinde 132 milyar dolara ulaşmış durumda ve her ay hızla artmaya devam ediyor. Bu sıcak para çıkmaya kalkarsa ne gibi bir hazırlığınız söz konusu? Bu seviyede sıcak paranın Merkez Bankası&#8217;nın yüksek faize bağımlı hale getirdiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Bu ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini açıkçası anlamakta zorlanıyorum. Finansal sistemi sağlıklı işleyen ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu bir ekonomide zaten bu oranın yüksek olması beklenir. Geçmişte düşüktü ama politikalar eşliğinde belli bir noktaya geldik. Bunu bir risk değil başarı unsuru olarak görüyorum. Tabii ki TL payının sıkı para politikası altında cazip olması tercih edilmesi normal bir durum. Yakın geçmişte çok fazla oynaklık yaşadık dolayısıyla TL&#8217;ye güvenin tahsis edilmesini oldukça önemli buluyor, TL&#8217;nin cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneden bu yanapara politikası faizi yüzde 50&#8217;den yüzde 37&#8217;ye geldi. Aslında mevcut enflasyona göre oldukça sıkıyız, doğru sıkılığı sağladığımızı düşünüyoruz ama bu süreçte ciddi indirimler de yapıldı. Aynı zamanda bu süreçte çok ciddi şoklarla da karşılaştık. Bütün bu şoklara rağmen, getirinin azaldığı dönemde TL&#8217;nin payının azalmadığını tam tersine arttığını görüyoruz. Bu da politikalara olan güvenin arttığını gösteriyor. Bunu risk unsuru olarak değil de başarı unsuru olarak görüyorum.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 08:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<category><![CDATA[FedFaiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[TÜFE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti. ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="post-title">Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti.</h1>
<h2 class="post-summary"></h2>
<p>ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır olduğunu belirterek Fed faiz artışı ihtimaline açık kapı bıraktı.</p>
<p>Açıklamanın zamanlaması piyasalar açısından kritik. ABD’de temmuz ayı tüketici enflasyonu bugün Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ve sonuç, Fed’in 16 Eylül’de vereceği karar öncesindeki en önemli göstergelerden biri olacak.</p>
<h3>Collins eylül için kapıyı açık bıraktı</h3>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad text-center square" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-087b-7183-afcd-bb57a2e00b27" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="true">
<div id="adslot-wq1jp3F1" data-google-query-id="CM-h54TZmpYDFYXoAgcd3OwKoA">
<div id="google_ads_iframe_/23275464136/Haber-Detay-Metinarasi-1_0__container__">Collins, enflasyonun yüksek seviyelerde kalması halinde faiz artışını eylül ayında destekleyebileceğini belirtti. Boston Fed Başkanı, önümüzdeki aylarda ekonomik koşulların daha sıkı bir para politikasını gerekli kılabileceğini düşünüyor.</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in mesajı Fed faiz artışı tartışmasında yeni bir gelişme olsa da merkez bankası içinde bu yöndeki görüşler ilk kez dile getirilmiyor. Temmuz toplantısında Fed politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tutarken üç üye 25 baz puanlık artıştan yana oy kullanmıştı.</p>
<p>Collins bu yıl faiz kararlarında oy kullanmıyor. Ancak Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarına katılıyor ve para politikası tartışmalarında görüşlerini dile getiriyor.</p>
<h3>Hayat pahalılığı Fed üzerindeki baskıyı artırıyor</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri ABD’de yaşam maliyetlerinin yüksek kalması oldu. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p>Petrol fiyatlarındaki son hareket de Fed’in işini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, yalnızca benzin ve ulaşımı değil üretim, lojistik ve birçok tüketici ürününün maliyetini etkileyerek enflasyonun daha dirençli kalmasına yol açabiliyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından belirleyici soru da burada ortaya çıkıyor. Merkez bankası enerji kaynaklı fiyat baskısını geçici kabul ederse faizleri değiştirmeden bekleyebilir; fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına ilişkin işaretler güçlenirse sıkılaşma ihtimali artabilir.</p>
<h3>Bütün hesap saat 15.30’da değişebilir</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Piyasaların gözü şimdi ABD’nin temmuz ayı tüketici enflasyonunda. Ekonomistlerin beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e gerilemesi yönünde.</p>
<p>Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artması bekleniyor. Yıllık çekirdek enflasyon tahmini ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyor.</p>
<p>Verinin beklentilerin altında kalması Fed faiz artışı beklentilerini yeniden zayıflatabilir. Buna karşılık özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü sürpriz görülmesi halinde Collins’in sözleri daha fazla ağırlık kazanabilir ve eylül toplantısında faiz artışı ihtimali güçlenebilir.</p>
<h3>Fed’de artış cephesi küçümsenmeyecek kadar güçlü</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı bir miktar azaltmıştı. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı açıklaması, piyasaların eylül ayındaki faiz artışı beklentisini aşağı çekmesine neden olmuştu.</p>
<p>Ancak Fed içinde enflasyona karşı daha sert davranılması gerektiğini savunan kanat hâlâ güçlü. Temmuz toplantısında üç yetkilinin faiz artışı istemesi ve Collins’in yeni açıklaması, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını gösteriyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından önümüzde yaklaşık bir aylık kritik veri takvimi bulunuyor. Bugünkü enflasyonun ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak.</p>
<p>Bu nedenle piyasalar için asıl soru artık yalnızca Fed’in eylülde ne yapacağı değil, önümüzdeki verilerin merkez bankası içindeki dengeyi hangi tarafa çevireceği olacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:41:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[KrediYapılandırma]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele kapsamında Haziran 2023’ten bu yana uygulanan sıkı para politikası ve makroihtiyati tedbirlerin bankacılık sektörünün kredi yapısına yansımaya devam ettiğini ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 8 artarak <strong>24,7 trilyon TL’ye</strong> ulaştı. Buna karşın, ödeme gücünde veya nakit akışında olumsuz gelişmeler gözlenen kredilerdeki artış daha hızlı gerçekleşti.</p>
<h3>YAKIN İZLEMEDEKİ KREDİLER 2,3 TRİLYON TL’Yİ AŞTI</h3>
<p class="isSelectedEnd">TBB verilerine göre ikinci grupta yer alan ve yakın izlemedeki krediler olarak tanımlanan kredi bakiyesi, Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 57</strong>, 2025 yıl sonuna göre ise <strong>yüzde 13 arttı</strong>.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu kredilerin toplamı <strong>2 trilyon 293 milyar TL’ye</strong> ulaşırken, toplam krediler içerisindeki payı yüzde 9,3’e yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün birinci ve ikinci grupta yer alan canlı kredilerinin toplamı ise 23,96 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece canlı kredilerin toplam kredi hacmindeki payı yüzde 97 oldu.</p>
<h3>YAPILANDIRMALARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Kredi riskindeki yükselişle birlikte bankaların yeniden yapılandırma ve yeni itfa planlarına yönelimi de hızlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin tutarı, 2025 yıl sonuna göre <strong>yüzde 15,8 artarak 1 trilyon 276 milyar TL’ye</strong> çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tutarın yüzde 94,2’sini yakın izlemedeki krediler oluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeniden yapılandırılan veya itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içerisindeki payı da <strong>yüzde 5,2’ye</strong> yükseldi. Bu oran 2025 sonunda yüzde 4,8, 2024 sonunda yüzde 4,6, 2023 sonunda ise yüzde 4,5 seviyesindeydi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece bankacılık sektöründe yakın izlemedeki kredilerin yeniden yapılandırılmasının toplam kredilere oranı <strong>son dört yılın en yüksek seviyesine</strong> ulaştı.</p>
<h3>TAKİPTEKİ ALACAKLARDA YÜZDE 95,8’LİK ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektöründe kredi kalitesine ilişkin bir diğer dikkat çekici gelişme ise takipteki alacaklarda yaşandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsil imkânı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki kredilerden oluşan 3, 4 ve 5’inci gruplardaki kredi bakiyesi, 2025 yıl sonuna göre yüzde 17,6 artarak <strong>648 milyar TL’ye</strong> yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacak bakiyesi, geçen yılın mart ayına göre ise <strong>yüzde 95,8 arttı</strong>. Böylece takipteki alacak oranı yüzde 2,6’ya yükselerek 2021 yılındaki yüzde 3 seviyesine yaklaştı.</p>
<h3>BANKALARDA KARŞILIK POLİTİKASI DA DEĞİŞİYOR</h3>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacaklara yönelik yeniden yapılandırma veya yeni itfa planlarının ise sınırlı kaldığı görüldü. Bu kapsamda yaklaşık <strong>75 milyar TL’lik kredi bakiyesi</strong> yeniden yapılandırma veya itfa planına bağlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün genel karşılık tutarı <strong>361 milyar TL</strong> olurken, genel karşılıkların yakın izlemedeki kredilere oranı yüzde 16 seviyesinde gerçekleşti. Önceki yıllarda yüzde 20’nin üzerinde bulunan bu orandaki gerilemede, bankaların yakın izlemedeki kredileri yeniden yapılandırma ve yeni ödeme planlarına bağlama eğiliminin etkili olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsili gecikmiş alacakların yüzde 76’sı oranında özel karşılık ayıran bankacılık sektörü, son dönemde varlık yönetim şirketlerine gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışlarının da etkisiyle karşılık oranlarında önceki yıllara göre daha düşük bir seviyede bulunuyor.</p>
<p><strong>Bankacılık sektöründeki veriler, kredi hacmi büyürken özellikle yakın izlemedeki ve takipteki kredilerdeki artışın yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.</strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[DeğerYaratma]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[SürdürülebilirBüyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bain &#38; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bain &amp; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlarken, Türkiye&#8217;deki her 9 şirketten sadece 1 tanesi bu kriterleri yerine getirebiliyor.</p>
<p>Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain &amp; Company’nin ‘Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026’ araştırmasına göre iş dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük stratejik sınavı gözler önüne seriyor. Şirketlerin hem sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesini hem de gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesini şart koşan araştırma, bu iki kriteri yıllar boyu kesintisiz sürdürebilenlerin oranının kritik seviyede düşük olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2025 yılında küresel ölçekteki şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak zaman ufku genişlediğinde başarı oranları hızla düşüyor: Son 10 yılın en az 8’inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10’da kalırken, 10 yıl boyunca hiç fire vermeden değer yaratabilen öncü şirketlerin oranı ise sadece binde 4 (yüzde 0,4) oranında kalıyor.</p>
<p>Araştırma, sürdürülebilir değer yaratmanın yatırımcı tarafındaki karşılığını da net verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, uzun vadede istikrarlı bir performans sergileyerek sürdürülebilir değer yaratan şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olarak gerçekleştiğini açıklıyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisi ise yüzde 8 oranında. Bu veri, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı tam iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Türkiye Avrupa ortalamasının üzerinde</strong></p>
<p>Rapor; Türkiye pazarına yönelik çarpıcı analizler de yer alıyor. Türkiye’de incelenen 140 halka açık şirketin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabildiğini tespit ediyor. Türk şirketlerinin yüzde 39’u son on yılda sermaye maliyetini aşan getiri sağlamayı başarırken, yüksek enflasyon ortamının da etkisiyle yalnızca yüzde 24’ü reel büyüme kaydediyor. Her iki başarıyı tek bir potada eritebilen yüzde 11&#8217;lik azınlık, yatırımcılarına güçlü sonuçlar sunuyor.</p>
<p>Türkiye’nin yüzde 11’lik bu performansı, Avrupa genelindeki yüzde 8’lik ortalamanın üzerinde yer alsa da küresel ve bölgesel rakiplerin gerisinde kalındığına işaret ediyor. Nitekim Amerika kıtasında sürdürülebilir değer yaratıcıların oranı yüzde 14’e ulaşırken, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde her üç şirketten biri (yaklaşık %33) bu unvanı elde etmeyi başarıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-1046" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg" alt="" width="604" height="604" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg 2000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-300x300.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1024x1024.jpg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-150x150.jpg 150w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-768x768.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1536x1536.jpg 1536w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p><strong>Onur Candar: Türk şirketleri </strong><strong>sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor</strong></p>
<p><strong>Bain &amp; Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar</strong>, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Rapora göre; küresel trendlere paralel olarak, Türkiye&#8217;de de sürdürülebilir değer yaratmayı başaran şirketlerin yatırımcılarına dolar bazında ortalama yüzde 16 toplam hissedar getirisi sağladığını görüyoruz. Değer yaratamayan şirketlerin yüzde 8 getiri oranında kalması, Türk sermaye piyasalarında da uzun vadeli istikrarın karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin finansal performanslarını ve yatırımcı güvenini artırmaları için sadece hacimsel büyümeye değil, sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor. Küresel rekabetçilik adına önümüzdeki dönemde daha fazla Türk şirketinin bu kulvara girmesi stratejik bir zorunluluk olarak düşünülebilir.&#8221;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
