logo

TAKİPTEKİ KREDİLERDE RİSK ARTIYOR

TAKİPTEKİ KREDİLERDE RİSK ARTIYOR
Paylaş

Bankacılık sektöründe tahsilat riski taşıyan kredilerde yükseliş sürüyor. 2023’ün ikinci yarısında başlayan faiz artışlarının ardından takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yukarı yönlü hareket ederken, özellikle bireysel kredi kartları ve KOBİ kredilerindeki bozulma dikkat çekiyor.

Bireysel kredi kartlarında takip oranı Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 5 seviyesinin üzerine çıktı. Artan faiz yükü ve hanehalkı finansman maliyetleri ödeme performansını zayıflatırken, bireysel taraftaki risklerin büyüdüğü görülüyor.

 Ticari kredilerde ise en sert bozulma KOBİ segmentinde yaşanıyor. Finansmana erişimdeki sıkılaşma ve yüksek maliyetler, küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit akışını baskılamaya devam ediyor.

Uzmanlar, kredi kalitesindeki zayıflamanın önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünün en önemli gündem başlıklarından biri olabileceğine dikkat çekiyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) sisteminden derlenen verilere göre, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı 2024 ortasından itibaren yükseliş trendine girdi.

2023 başında yüzde 2,1 seviyelerinde bulunan toplam krediler içinde takipteki alacaklar oranı, 2024’ün ilk yarısında yüzde 1,5 seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak yüksek faiz ve enflasyondaki seyrin de yüksek seyretmesiyle takipteki alacaklarda yükseliş hızlandı. 2026 itibarıyla takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 2,8 seviyesine yaklaşarak son dönemin en yüksek seviyelerine çıktı.

Sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik aktivitedeki yavaşlama hem ticari hem de bireysel tarafta borç ödeme kapasitesini baskılıyor.

Ticari tarafta en büyük bozulma KOBİ kredilerinde

Ticari krediler tarafında bozulma özellikle KOBİ’lerde belirginleşiyor. Verilere göre, KOBİ kredilerinde takipteki alacakların KOBİ kredilerine oranı 2023’ün başında yüzde 2,8 seviyelerinde olurken, 2024 Mart’ta 1,5 seviyesine kadar geriliyor. Sonrasındaysa sert yükseliş göstererek 2026 Mayıs’ta yüzde 3,6 seviyesinin üzerine çıkıyor. Aynı dönemde ticari kredilerdeki takip oranı da yükselişe geçse de daha ılımlı bir artış göstererek Mayıs 2026’da 2023 yılı başındaki yüzde 2,17 seviyesini aşıyor.

Yüksek faiz ortamında özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler nakit akışı baskısıyla daha fazla karşı karşıya kalırken, iç talepteki yavaşlama, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunları KOBİ’lerin kredi geri ödeme performansını zayıflatıyor.

 

Bireysel tarafta risk, kredi kartlarında yoğunlaşıyor

Bireysel krediler tarafında ise en dikkat çekici bozulma kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinde yaşanıyor.

Takipteki bireysel kredi kartı alacaklarının oranı 2023 ortalarında yüzde 1,2 seviyelerine kadar geriledikten sonra hızlı yükselerek, 2026 itibarıyla oran yüzde 5 seviyesini aştı ve son yılların zirvesine ulaştı.

İhtiyaç kredilerinde takip oranı da yüzde 5,7 seviyesine yaklaşırken, taşıt kredilerinde yukarı yönlü hareketle oran yüzde 1’e yaklaşıyor. Konut kredilerindeki takip oranı ise görece düşük seviyelerde ve yatay seyir izliyor.

Yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve bireysel borçluluğun büyümesi özellikle kısa vadeli tüketici finansmanında ödeme baskısını artırıyor. Kredi kartı kullanımındaki hızlı artış ve ödeme davranışlarının yüksek faiz ortamıyla birleşmesi de riskleri büyüten unsurlar arasında bulunuyor.

Kredilerde büyüme yavaşlayacak mı?

Takipteki kredi oranlarındaki yükseliş, bankacılık sektörü açısından aktif kalitesini bozuyor.

Sektörde sermaye yeterlilik oranları güçlü seyrini korusa da ekonomik yavaşlamanın derinleşmesi özellikle yüksek faiz ortamına duyarlı alanlarda bozulmanın devam edebileceğine de işaret ediyor.

TCMB’nin son makroihtiyati kararları kredilerde büyümenin yavaşlayacağına da işaret ederken, kredi büyümesinin seyri, faiz politikası ve iç talepteki görünüm, takipteki kredi oranlarının yönü açısından belirleyici bir unsur olarak yakından izleniyor.

Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?