<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tüm Manşetler - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/kategori/tum-mansetler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 10:30:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Tüm Manşetler - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE’DE ORTALAMA KONUT FİYATI 5,2 MİLYON TL’Yİ AŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-ortalama-konut-fiyati-52-milyon-tlyi-asti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-ortalama-konut-fiyati-52-milyon-tlyi-asti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:23:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Emlak]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutFiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[KonutPiyasası]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı temmuz ayında 5 milyon 212 bin 875 TL’ye yükseldi. Konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23,3 artarken, enflasyondan arındırıldığında yüzde 6,6 geriledi. Emlakjet’in Endeksa verileriyle hazırladığı Temmuz 2026 Konut Değer Raporu, Türkiye konut piyasasındaki fiyat artışının reel olarak sınırlı kaldığını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye genelinde ortalama konut [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-ortalama-konut-fiyati-52-milyon-tlyi-asti/">TÜRKİYE’DE ORTALAMA KONUT FİYATI 5,2 MİLYON TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı temmuz ayında 5 milyon 212 bin 875 TL’ye yükseldi. Konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23,3 artarken, enflasyondan arındırıldığında yüzde 6,6 geriledi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Emlakjet’in Endeksa verileriyle hazırladığı <strong>Temmuz 2026 Konut Değer Raporu</strong>, Türkiye konut piyasasındaki fiyat artışının reel olarak sınırlı kaldığını ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Rapora göre Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı <strong>5 milyon 212 bin 875 TL</strong>, ortalama konut metrekare satış fiyatı ise <strong>41 bin 703 TL</strong> oldu. Konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 23,3 yükselirken, reel bazda yüzde 6,6 düşüş kaydetti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Temmuz ayında konut fiyatları bir önceki aya göre nominal olarak yüzde 1,9, reel olarak ise yüzde 0,5 arttı. Haziran ayında yüzde 0,2 gerileyen aylık reel fiyat değişiminin temmuzda yeniden pozitife dönmesi dikkat çekti.</p>
<h2>EN YÜKSEK ARTIŞ ORDU’DA</h2>
<p class="isSelectedEnd">En fazla konut satışı gerçekleştirilen 30 il arasında yıllık metrekare fiyat artışında <strong>Ordu yüzde 32,4 ile ilk sırada</strong> yer aldı. Ordu’yu yüzde 28,7 ile Ankara, yüzde 28,5 ile Kocaeli, yüzde 27,1 ile Denizli ve yüzde 26,9 ile Elazığ takip etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Reel fiyat değişiminde ise Ordu, yüzde 0,4’lük artışla pozitif bölgede kalan tek il oldu. Ankara’da yıllık reel değişim yüzde -2,5, Kocaeli’nde ise yüzde -2,6 olarak gerçekleşti.</p>
<h2>BEŞ BÜYÜK İLDE ANKARA ÖNDE</h2>
<p class="isSelectedEnd">Nüfus açısından Türkiye’nin en büyük beş ili arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında <strong>Ankara yüzde 28,7 ile ilk sırada</strong> yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İstanbul’da yıllık artış yüzde 26,5, Antalya’da yüzde 25,8, Bursa’da yüzde 21,7 ve İzmir’de yüzde 21 olarak kaydedildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ortalama metrekare satış fiyatları İstanbul’da <strong>65 bin 78 TL</strong>, Antalya’da <strong>55 bin 495 TL</strong>, İzmir’de <strong>53 bin 974 TL</strong>, Ankara’da <strong>38 bin 674 TL</strong> ve Bursa’da <strong>36 bin 83 TL</strong> oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ortalama konut satış fiyatında ise İstanbul <strong>7 milyon 158 bin 580 TL</strong> ile başı çekti. İstanbul’u 6 milyon 476 bin 880 TL ile İzmir, 6 milyon 104 bin 450 TL ile Antalya, 5 milyon 27 bin 620 TL ile Ankara ve 4 milyon 690 bin 790 TL ile Bursa izledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İstanbul’da ortalama konut fiyatı Temmuz 2025’te 5 milyon 864 bin 958 TL seviyesindeyken, Temmuz 2026’da 7 milyon 158 bin 580 TL’ye çıktı. Böylece İstanbul’da ortalama konut fiyatı bir yılda yaklaşık <strong>1,3 milyon TL arttı.</strong></p>
<h2>EN PAHALI KONUTLAR MUĞLA’DA</h2>
<p class="isSelectedEnd">Konut metrekare fiyatının en yüksek olduğu il <strong>87 bin 244 TL ile Muğla</strong> oldu. Muğla’yı İstanbul, Antalya, İzmir ve Çanakkale takip etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ortalama konut satış fiyatında da Muğla <strong>11 milyon 341 bin 720 TL</strong> ile ilk sırada yer aldı. Muğla’yı 7 milyon 158 bin 580 TL ile İstanbul, 6 milyon 894 bin 720 TL ile Aydın, 6 milyon 476 bin 880 TL ile İzmir ve 6 milyon 192 bin 892 TL ile Çanakkale izledi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-2261 " src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gorkem-ogut.jpg" alt="" width="417" height="289" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gorkem-ogut.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gorkem-ogut-300x208.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gorkem-ogut-768x532.jpg 768w" sizes="(max-width: 417px) 100vw, 417px" /></p>
<h2>KONUT SATIŞLARI YÜZDE 17 GERİLEDİ</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye genelinde temmuz ayında <strong>123 bin 603 konut satıldı.</strong> Konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 geriledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Beş büyük il arasında İstanbul 22 bin 594 konut satışıyla ilk sırada yer alırken, Ankara’da 9 bin 640, İzmir’de 6 bin 547, Antalya’da 6 bin 305 ve Bursa’da 3 bin 897 konut satıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Emlakjet CEO’su Görkem Öğüt, temmuz verilerinin konut piyasasında talebin segmentlere göre farklılaştığını gösterdiğini belirterek, toplam satışlardaki düşüşe karşın ipotekli satışların yüzde 23,7 artmasının finansmana erişebilen alıcının yeniden piyasaya girdiğine işaret ettiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Öğüt, ilk el satışlardaki gerilemenin yüzde 8,6 ile sınırlı kalmasına karşılık ikinci el satışların yüzde 20,8 düşmesinin piyasadaki ayrışmayı ortaya koyduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Konut piyasasında fiyatlar nominal olarak yükselmeye devam ederken, reel kayıpların sürmesi ve kredi kullanımındaki hareketlilik, önümüzdeki dönemde piyasanın seyrinde belirleyici olacak.</strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-ortalama-konut-fiyati-52-milyon-tlyi-asti/">TÜRKİYE’DE ORTALAMA KONUT FİYATI 5,2 MİLYON TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-ortalama-konut-fiyati-52-milyon-tlyi-asti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:37:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[MerkezBankası]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti. &#160; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi. Buna göre Karahan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi.</p>
<p>Buna göre Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</p>
<p><strong>Merkez Bankası Başkanı Karahan&#8217;ın sunumunda öne çıkanlar şöyle:</strong></p>
<p>Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.</p>
<p>Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik risklerde geçici bir gerileme gözledik. İzleyen dönemde jeopolitik riskler, savaşın seyri ve taraflar arasında yeni bir anlaşma ihtimaline ilişkin haber akışı nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiledi.</p>
<h2>Enerji fiyatları, küresel enflasyon üzerinde etkisini sürdürüyor</h2>
<p>Küresel büyümenin 2026 yılında ivme kaybetmesi bekleniyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.</p>
<h2>Cari açık millî gelire oranla tarihsel ortalamaların altında</h2>
<p>İkinci çeyrekte hizmet üretimi yataya yakın seyrederken sanayi üretimi arttı. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz.</p>
<p>İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti.</p>
<p>İkinci çeyrekte cari açık millî gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi.</p>
<h2>Arz yönlü baskılar dezenflasyonda ivme kaybına neden oluyor</h2>
<p>Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.</p>
<p>Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.</p>
<h2>Temmuzda enflasyonun ana eğilimi geriledi</h2>
<p>Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.</p>
<h2>Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti</h2>
<p>Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik.</p>
<p>Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.</p>
<h2>Enerji fiyatlarındaki artış ağustos ayına da sarkıyor</h2>
<p>Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor.</p>
<p>Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.</p>
<p>Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.</p>
<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.</p>
<h2>Makroihtiyati tedbirleri uygulamaya devam ediyoruz</h2>
<p>Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Piyasanın likidite ihtiyacını ise üst banttan yapılan gecelik fonlama işlemleri ile karşılamayı sürdürdük.</p>
<p>TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.</p>
<h2>Kredi büyümesi ikinci çeyrekte belirgin yavaşladı</h2>
<p>2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı.</p>
<h2>Enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü güncelleme</h2>
<p>2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.</p>
<p>Savaş ve ateşkesin gidişatına bağlı olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarının daha uzun süre daha yüksek kalması, yukarı yönlü risklerin başında geliyor. Ayrıca motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.</p>
<p>Gıda fiyatları tarafında, uluslararası tarımsal emtia fiyatları, tarımsal girdi fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri her zamanki gibi önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir.</p>
<h2>Sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğiz</h2>
<p>Her fırsatta vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu nedenle, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim.</p>
<p><strong>TCMB Başkanı Fatih Karahan&#8217;ın Enflasyon Raporu sunumu sona erdi; ardından soru-cevap bölümüne geçildi.</strong></p>
<p><strong>Önümüzdeki döneme ilişkin risklerin olduğu yerde dışsal şokları ve beklentileri yeterince dahil ediyor mu?</strong></p>
<p>Son üç yıla baktığımızda tahminlerimizin ve hedeflerimizin üzerinde kaldığını kabul etmemiz gerekiyor. Birçok dışsal şokla karşı karşıya geldik ve bunlar olumsuz yönde oldu. Bu şoklar neticesinde enflasyonda hedeflerimizin üzerinde kaldık; sıkı para politikası olmasaydı daha yüksek seviyeleri görürdük. Kısa vadeden ziyade orta vadeye odaklanmak lazım, kalıcı refah artışı için fiyat istikrarı şart. En doğrusu kararlılıkla devam etmek, dezenflasyon odaklı sıkı duruşumuzu sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Gözlemlediğiniz fiyatların doğası ile ilgili bir sapma mı oldu? Ağustos TÜFE’sinde dayanıklı malda bir bozulma mı göreceğiz?</strong></p>
<p>Ana eğilim tahminlerimizden farklı olarak olumlu oldu, manşete aynı oranda yansımadığı bir ay oldu. Birden fazla faktör öne çıkıyor. Savaşın yeniden başlaması etkili oldu. Gıda temmuz ayında öne çıkan bir unsur oldu. Ana eğilim de bir miktar geriledi. Temel malın iyi gelmesinden temel fark oluştu. Kira ve eğitimde bizim beklediğimizden bir miktar daha iyi bir görünüm söz konusu oldu. Savaşa yönelik gelişmelere rağmen bu iyileşmenin iyice netleşiyor olması oldukça önemli. Özetle bakmak gerekirse temmuz ayında bizim beklentimize göre farklı gerçekleşmenin temel mal üzerinde kaynaklandığını, burada da sıkı para politikasının bizim tahminimizden daha etkili olmasının öne çıktığını görüyoruz. Ağustos ayına sarkan bir etki söz konusu değil; ağustos ayının kendine has dinamikleri olacak. Ağustos ayı için yönlendirme yapmayı sağlıklı bulmuyorum.</p>
<p><strong>İş dünyasının özellikle yüksek faiz politikası ile ilgili dair çeşitli eleştirileri oldu. Enflasyonla mücadele ederken Türkiye&#8217;nin sanayi alt yapısı çöküyor mu? Bununla ilgili ek paketiniz olacak mı?</strong></p>
<p>Dönem dönem sanayisizleşme eleştirilerini duyuyoruz. Biz de bu doğrultuda 2025 yılında başladığımız reel sektör görüşmelerine devam ediyoruz. Bu görüşmelerde de tespitlerde bulunma imkanımız oluyor. Sanayi görünümünü etkileyen birden fazla faktör var. Genelde para politikası suçlanabiliyor ama daha fazla öne çıktığını düşündüğümüz unsurlar söz konusu. Bunlardan en önemlisi her zaman vurguladığımız gibi dış talep görünümü. Küresel büyüme bir süredir zayıf seyrediyor. Çeşitli unsurlardan dolayı. Savaş nedeniyle beklenen toparlanma olmadı. Bu dış talep tarafında sanayi açısından olumsuz bir görünüm arz ediyor. İkincisi ise, geçen sene hız kazanan ve bir süredir devam eden dış ticarette artan korumacı politikalar. Bu sene jeopolitik gelişmeler ve ortaya çıkan belirsizlikler de buna eklendi. Bu unsurlar sanayi için olumsuz bir durum yarattı. Bazı eleştiriler de bizim politikalarımız nedeniyle artan finansman maliyeti ve kur konusunda olabiliyor. Mevcut verilere baktığımızda arz kapasitesi yönünde bir bozulma olmadığını değerlendiriyoruz. Üretimdeki düşüşün kapasite kullanım oranın azalmasından kaynaklı olduğunu görüyoruz.</p>
<p><strong>Yerli ve yabancının TL&#8217;de tuttuğu sıcak para uzun süreli yüksek faiz sayesinde 132 milyar dolara ulaşmış durumda ve her ay hızla artmaya devam ediyor. Bu sıcak para çıkmaya kalkarsa ne gibi bir hazırlığınız söz konusu? Bu seviyede sıcak paranın Merkez Bankası&#8217;nın yüksek faize bağımlı hale getirdiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Bu ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini açıkçası anlamakta zorlanıyorum. Finansal sistemi sağlıklı işleyen ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu bir ekonomide zaten bu oranın yüksek olması beklenir. Geçmişte düşüktü ama politikalar eşliğinde belli bir noktaya geldik. Bunu bir risk değil başarı unsuru olarak görüyorum. Tabii ki TL payının sıkı para politikası altında cazip olması tercih edilmesi normal bir durum. Yakın geçmişte çok fazla oynaklık yaşadık dolayısıyla TL&#8217;ye güvenin tahsis edilmesini oldukça önemli buluyor, TL&#8217;nin cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneden bu yanapara politikası faizi yüzde 50&#8217;den yüzde 37&#8217;ye geldi. Aslında mevcut enflasyona göre oldukça sıkıyız, doğru sıkılığı sağladığımızı düşünüyoruz ama bu süreçte ciddi indirimler de yapıldı. Aynı zamanda bu süreçte çok ciddi şoklarla da karşılaştık. Bütün bu şoklara rağmen, getirinin azaldığı dönemde TL&#8217;nin payının azalmadığını tam tersine arttığını görüyoruz. Bu da politikalara olan güvenin arttığını gösteriyor. Bunu risk unsuru olarak değil de başarı unsuru olarak görüyorum.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 08:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<category><![CDATA[FedFaiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[TÜFE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti. ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="post-title">Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti.</h1>
<h2 class="post-summary"></h2>
<p>ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır olduğunu belirterek Fed faiz artışı ihtimaline açık kapı bıraktı.</p>
<p>Açıklamanın zamanlaması piyasalar açısından kritik. ABD’de temmuz ayı tüketici enflasyonu bugün Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ve sonuç, Fed’in 16 Eylül’de vereceği karar öncesindeki en önemli göstergelerden biri olacak.</p>
<h3>Collins eylül için kapıyı açık bıraktı</h3>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad text-center square" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-087b-7183-afcd-bb57a2e00b27" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="true">
<div id="adslot-wq1jp3F1" data-google-query-id="CM-h54TZmpYDFYXoAgcd3OwKoA">
<div id="google_ads_iframe_/23275464136/Haber-Detay-Metinarasi-1_0__container__">Collins, enflasyonun yüksek seviyelerde kalması halinde faiz artışını eylül ayında destekleyebileceğini belirtti. Boston Fed Başkanı, önümüzdeki aylarda ekonomik koşulların daha sıkı bir para politikasını gerekli kılabileceğini düşünüyor.</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in mesajı Fed faiz artışı tartışmasında yeni bir gelişme olsa da merkez bankası içinde bu yöndeki görüşler ilk kez dile getirilmiyor. Temmuz toplantısında Fed politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tutarken üç üye 25 baz puanlık artıştan yana oy kullanmıştı.</p>
<p>Collins bu yıl faiz kararlarında oy kullanmıyor. Ancak Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarına katılıyor ve para politikası tartışmalarında görüşlerini dile getiriyor.</p>
<h3>Hayat pahalılığı Fed üzerindeki baskıyı artırıyor</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri ABD’de yaşam maliyetlerinin yüksek kalması oldu. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p>Petrol fiyatlarındaki son hareket de Fed’in işini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, yalnızca benzin ve ulaşımı değil üretim, lojistik ve birçok tüketici ürününün maliyetini etkileyerek enflasyonun daha dirençli kalmasına yol açabiliyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından belirleyici soru da burada ortaya çıkıyor. Merkez bankası enerji kaynaklı fiyat baskısını geçici kabul ederse faizleri değiştirmeden bekleyebilir; fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına ilişkin işaretler güçlenirse sıkılaşma ihtimali artabilir.</p>
<h3>Bütün hesap saat 15.30’da değişebilir</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Piyasaların gözü şimdi ABD’nin temmuz ayı tüketici enflasyonunda. Ekonomistlerin beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e gerilemesi yönünde.</p>
<p>Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artması bekleniyor. Yıllık çekirdek enflasyon tahmini ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyor.</p>
<p>Verinin beklentilerin altında kalması Fed faiz artışı beklentilerini yeniden zayıflatabilir. Buna karşılık özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü sürpriz görülmesi halinde Collins’in sözleri daha fazla ağırlık kazanabilir ve eylül toplantısında faiz artışı ihtimali güçlenebilir.</p>
<h3>Fed’de artış cephesi küçümsenmeyecek kadar güçlü</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı bir miktar azaltmıştı. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı açıklaması, piyasaların eylül ayındaki faiz artışı beklentisini aşağı çekmesine neden olmuştu.</p>
<p>Ancak Fed içinde enflasyona karşı daha sert davranılması gerektiğini savunan kanat hâlâ güçlü. Temmuz toplantısında üç yetkilinin faiz artışı istemesi ve Collins’in yeni açıklaması, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını gösteriyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından önümüzde yaklaşık bir aylık kritik veri takvimi bulunuyor. Bugünkü enflasyonun ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak.</p>
<p>Bu nedenle piyasalar için asıl soru artık yalnızca Fed’in eylülde ne yapacağı değil, önümüzdeki verilerin merkez bankası içindeki dengeyi hangi tarafa çevireceği olacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:41:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[KrediYapılandırma]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele kapsamında Haziran 2023’ten bu yana uygulanan sıkı para politikası ve makroihtiyati tedbirlerin bankacılık sektörünün kredi yapısına yansımaya devam ettiğini ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 8 artarak <strong>24,7 trilyon TL’ye</strong> ulaştı. Buna karşın, ödeme gücünde veya nakit akışında olumsuz gelişmeler gözlenen kredilerdeki artış daha hızlı gerçekleşti.</p>
<h3>YAKIN İZLEMEDEKİ KREDİLER 2,3 TRİLYON TL’Yİ AŞTI</h3>
<p class="isSelectedEnd">TBB verilerine göre ikinci grupta yer alan ve yakın izlemedeki krediler olarak tanımlanan kredi bakiyesi, Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 57</strong>, 2025 yıl sonuna göre ise <strong>yüzde 13 arttı</strong>.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu kredilerin toplamı <strong>2 trilyon 293 milyar TL’ye</strong> ulaşırken, toplam krediler içerisindeki payı yüzde 9,3’e yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün birinci ve ikinci grupta yer alan canlı kredilerinin toplamı ise 23,96 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece canlı kredilerin toplam kredi hacmindeki payı yüzde 97 oldu.</p>
<h3>YAPILANDIRMALARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Kredi riskindeki yükselişle birlikte bankaların yeniden yapılandırma ve yeni itfa planlarına yönelimi de hızlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin tutarı, 2025 yıl sonuna göre <strong>yüzde 15,8 artarak 1 trilyon 276 milyar TL’ye</strong> çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tutarın yüzde 94,2’sini yakın izlemedeki krediler oluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeniden yapılandırılan veya itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içerisindeki payı da <strong>yüzde 5,2’ye</strong> yükseldi. Bu oran 2025 sonunda yüzde 4,8, 2024 sonunda yüzde 4,6, 2023 sonunda ise yüzde 4,5 seviyesindeydi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece bankacılık sektöründe yakın izlemedeki kredilerin yeniden yapılandırılmasının toplam kredilere oranı <strong>son dört yılın en yüksek seviyesine</strong> ulaştı.</p>
<h3>TAKİPTEKİ ALACAKLARDA YÜZDE 95,8’LİK ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektöründe kredi kalitesine ilişkin bir diğer dikkat çekici gelişme ise takipteki alacaklarda yaşandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsil imkânı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki kredilerden oluşan 3, 4 ve 5’inci gruplardaki kredi bakiyesi, 2025 yıl sonuna göre yüzde 17,6 artarak <strong>648 milyar TL’ye</strong> yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacak bakiyesi, geçen yılın mart ayına göre ise <strong>yüzde 95,8 arttı</strong>. Böylece takipteki alacak oranı yüzde 2,6’ya yükselerek 2021 yılındaki yüzde 3 seviyesine yaklaştı.</p>
<h3>BANKALARDA KARŞILIK POLİTİKASI DA DEĞİŞİYOR</h3>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacaklara yönelik yeniden yapılandırma veya yeni itfa planlarının ise sınırlı kaldığı görüldü. Bu kapsamda yaklaşık <strong>75 milyar TL’lik kredi bakiyesi</strong> yeniden yapılandırma veya itfa planına bağlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün genel karşılık tutarı <strong>361 milyar TL</strong> olurken, genel karşılıkların yakın izlemedeki kredilere oranı yüzde 16 seviyesinde gerçekleşti. Önceki yıllarda yüzde 20’nin üzerinde bulunan bu orandaki gerilemede, bankaların yakın izlemedeki kredileri yeniden yapılandırma ve yeni ödeme planlarına bağlama eğiliminin etkili olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsili gecikmiş alacakların yüzde 76’sı oranında özel karşılık ayıran bankacılık sektörü, son dönemde varlık yönetim şirketlerine gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışlarının da etkisiyle karşılık oranlarında önceki yıllara göre daha düşük bir seviyede bulunuyor.</p>
<p><strong>Bankacılık sektöründeki veriler, kredi hacmi büyürken özellikle yakın izlemedeki ve takipteki kredilerdeki artışın yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.</strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAZİRAN AYI DIŞ TİCARETİNDE İHRACAT ARTTI, AÇIK DA BÜYÜDÜ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/haziran-ayi-dis-ticaretinde-ihracat-artti-acik-da-buyudu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/haziran-ayi-dis-ticaretinde-ihracat-artti-acik-da-buyudu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı haziran ayı geçici dış ticaret verileri, ihracatta güçlü artışa rağmen dış ticaret açığının büyümeye devam ettiğini ortaya koydu. Genel ticaret sistemi kapsamında haziran ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 artarak 24 milyar 915 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 23 yükselişle 35 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/haziran-ayi-dis-ticaretinde-ihracat-artti-acik-da-buyudu/">HAZİRAN AYI DIŞ TİCARETİNDE İHRACAT ARTTI, AÇIK DA BÜYÜDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="67" data-end="282">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı haziran ayı geçici dış ticaret verileri, ihracatta güçlü artışa rağmen dış ticaret açığının büyümeye devam ettiğini ortaya koydu.</p>
<p data-start="284" data-end="677">Genel ticaret sistemi kapsamında haziran ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 artarak <strong data-start="388" data-end="418">24 milyar 915 milyon dolar</strong> olurken, ithalat yüzde 23 yükselişle <strong data-start="456" data-end="486">35 milyar 285 milyon dolar</strong> seviyesine ulaştı. Böylece dış ticaret açığı yüzde 26,2 artışla <strong data-start="551" data-end="581">10 milyar 370 milyon dolar</strong> olarak gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde <strong data-start="647" data-end="667">71,4&#8217;ten 70,6&#8217;ya</strong> geriledi.</p>
<h3 data-start="679" data-end="724">İlk 6 ayda açık 53,1 milyar dolara ulaştı</h3>
<p data-start="726" data-end="909">Ocak-haziran döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artarak <strong data-start="806" data-end="837">135 milyar 980 milyon dolar</strong>, ithalat ise yüzde 4,6 yükselerek <strong data-start="872" data-end="903">189 milyar 120 milyon dolar</strong> oldu.</p>
<p data-start="911" data-end="1082">Yılın ilk yarısında dış ticaret açığı yüzde 7,4 artışla <strong data-start="967" data-end="998">53 milyar 140 milyon dolara</strong> yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde <strong data-start="1053" data-end="1072">72,6&#8217;dan 71,9&#8217;a</strong> geriledi.</p>
<h3 data-start="1084" data-end="1145">Enerji ve altın hariç dış ticaret hacmi 51,3 milyar dolar</h3>
<p data-start="1147" data-end="1364">Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda haziran ayında ihracat yüzde 23,2 artışla <strong data-start="1249" data-end="1279">23 milyar 302 milyon dolar</strong>, ithalat ise yüzde 24,3 yükselişle <strong data-start="1315" data-end="1344">28 milyar 16 milyon dolar</strong> olarak gerçekleşti.</p>
<p data-start="1366" data-end="1584">Bu kapsamda dış ticaret açığı <strong data-start="1396" data-end="1425">4 milyar 713 milyon dolar</strong> olurken, dış ticaret hacmi yüzde 23,8 artarak <strong data-start="1472" data-end="1503">51 milyar 318 milyon dolara</strong> ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde <strong data-start="1557" data-end="1565">83,2</strong> olarak hesaplandı.</p>
<h3 data-start="1586" data-end="1629">İmalat sanayi ihracatın lokomotifi oldu</h3>
<p data-start="1631" data-end="1868">Haziran ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatın <strong data-start="1683" data-end="1716">yüzde 93,7&#8217;sini imalat sanayi</strong> oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 2 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p data-start="1870" data-end="2011">İthalatta ise <strong data-start="1884" data-end="1910">ara malları yüzde 71,4</strong> ile en büyük payı alırken, sermaye malları ve tüketim mallarının payı ayrı ayrı <strong data-start="1991" data-end="2005">yüzde 14,2</strong> oldu.</p>
<h3 data-start="2013" data-end="2055">Almanya ihracatta, Çin ithalatta lider</h3>
<p data-start="2057" data-end="2279">Haziran ayında en fazla ihracat <strong data-start="2089" data-end="2118">1 milyar 971 milyon dolar</strong> ile Almanya&#8217;ya yapıldı. Almanya&#8217;yı ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın <strong data-start="2252" data-end="2268">yüzde 29&#8217;unu</strong> oluşturdu.</p>
<p data-start="2281" data-end="2492">İthalatta ise <strong data-start="2295" data-end="2324">5 milyar 276 milyon dolar</strong> ile Çin ilk sırada yer aldı. Çin&#8217;i Rusya Federasyonu, Almanya, ABD ve İtalya takip etti. İlk beş ülkeden yapılan ithalatın toplam ithalattaki payı <strong data-start="2472" data-end="2486">yüzde 41,6</strong> oldu.</p>
<h3 data-start="2494" data-end="2560">Mevsim etkisinden arındırılmış veriler zayıflamaya işaret etti</h3>
<p data-start="2562" data-end="2715">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre haziran ayında ihracat bir önceki aya göre <strong data-start="2662" data-end="2685">yüzde 1,8 azalırken</strong>, ithalat <strong data-start="2695" data-end="2714">yüzde 7,1 arttı</strong>.</p>
<p data-start="2717" data-end="2838">Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise ihracat yıllık bazda <strong data-start="2782" data-end="2795">yüzde 7,9</strong>, ithalat ise <strong data-start="2809" data-end="2822">yüzde 8,7</strong> artış gösterdi.</p>
<h3 data-start="2840" data-end="2887">Yüksek teknoloji ihracatının payı yüzde 4,4</h3>
<p data-start="2889" data-end="3045">Haziran ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı <strong data-start="2970" data-end="2983">yüzde 4,4</strong>, ithalat içindeki payı ise <strong data-start="3011" data-end="3025">yüzde 12,1</strong> olarak gerçekleşti.</p>
<p data-start="3047" data-end="3203">Yılın ilk altı ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatındaki payı <strong data-start="3131" data-end="3144">yüzde 3,5</strong>, ithalattaki payı ise <strong data-start="3167" data-end="3179">yüzde 12</strong> seviyesinde hesaplandı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/haziran-ayi-dis-ticaretinde-ihracat-artti-acik-da-buyudu/">HAZİRAN AYI DIŞ TİCARETİNDE İHRACAT ARTTI, AÇIK DA BÜYÜDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/haziran-ayi-dis-ticaretinde-ihracat-artti-acik-da-buyudu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İTO SEÇİMLERİNDE OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEN BİRLİK MESAJI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ito-secimlerinde-otomotiv-sektorunden-birlik-mesaji/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ito-secimlerinde-otomotiv-sektorunden-birlik-mesaji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 07:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[OTOMOTİV&OTOMOTİV YAN SANAYİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[52MeslekKomitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbulTicaretOdası]]></category>
		<category><![CDATA[İTO]]></category>
		<category><![CDATA[İTO2026]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
		<category><![CDATA[OtomotivYedekParça]]></category>
		<category><![CDATA[SalihSamiAtılgan]]></category>
		<category><![CDATA[SatışSonrası]]></category>
		<category><![CDATA[ŞekipAvdagiç]]></category>
		<category><![CDATA[TOBFED]]></category>
		<category><![CDATA[yedpa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Salih Sami Atılgan: “İTO’da Güçlü İş Birliği ve Kapsayıcı Temsil Anlayışıyla Yolumuza Devam Edeceğiz” İstanbul Ticaret Odası (İTO), 27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirilecek seçimlerle yeni dönem yönetimini belirlemeye hazırlanırken, seçim heyecanı iş dünyasında da giderek artıyor. Türkiye’nin ve dünyanın en büyük ticaret odalarından biri olan İTO’nun seçimleri, ekonominin birçok sektörünü yakından ilgilendiriyor. İş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ito-secimlerinde-otomotiv-sektorunden-birlik-mesaji/">İTO SEÇİMLERİNDE OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEN BİRLİK MESAJI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong style="font-size: 16px;">Dr. Salih Sami Atılgan: “İTO’da Güçlü İş Birliği ve Kapsayıcı Temsil Anlayışıyla Yolumuza Devam Edeceğiz”</strong></h1>
<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO), 27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirilecek seçimlerle yeni dönem yönetimini belirlemeye hazırlanırken, seçim heyecanı iş dünyasında da giderek artıyor. Türkiye’nin ve dünyanın en büyük ticaret odalarından biri olan İTO’nun seçimleri, ekonominin birçok sektörünü yakından ilgilendiriyor.</p>
<p>İş dünyasında uzun yıllardır önemli görevler üstlenen, Atılgan Şirketler topluluğu yönetim kurulu başkanı, MÜSİAD Otomotiv Sektör Kurulu Başkanlığı, önceki dönem İTO Meclis Başkan vekilliği ve halen İTO Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdüren, aynı zamanda TOBFED ve birçok sivil toplum kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği bulunan YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salih Sami Atılgan, yaklaşan İTO seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17280" src="http://www.yedpahaber.com/wp-content/uploads/2026/07/YEDPA-YONETIM-1.jpg" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" srcset="https://www.yedpahaber.com/wp-content/uploads/2026/07/YEDPA-YONETIM-1.jpg 1000w, https://www.yedpahaber.com/wp-content/uploads/2026/07/YEDPA-YONETIM-1-300x203.jpg 300w, https://www.yedpahaber.com/wp-content/uploads/2026/07/YEDPA-YONETIM-1-768x520.jpg 768w" alt="" width="1000" height="677" /></p>
<p><strong>YEDPA ile İstanbul Ticaret Odası Arasındaki Güçlü İş Birliği Sürecek</strong></p>
<p>YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Salih Sami Atılgan, YEDPA ile İTO arasında uzun yıllardır başarıyla sürdürülen iş birliğinin yeni dönemde de güçlenerek devam etmesini hedeflediklerini söyledi. Atılgan, İstanbul iş dünyasına ve otomotiv satış sonrası sektörüne önemli katkılar sağlayan bu iş birliğinin, sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>Atılgan, mevcut İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç liderliğinde yürütülen çalışmaların devamının istikrar ve sürdürülebilirlik açısından değerli olduğunu ifade ederek, “İstanbul Ticaret Odamızın bugüne kadar ortaya koyduğu vizyonun ve sektör odaklı çalışmaların yeni dönemde de kararlılıkla sürdürülmesini önemsiyoruz. Bu doğrultuda Sayın Şekib Avdagiç’in yürüttüğü çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-17281" src="http://www.yedpahaber.com/wp-content/uploads/2026/07/ATILGAN-ITO--scaled-e1785310974950.jpg" alt="" width="768" height="511" /></p>
<p><strong>54 ve 52. Komitelerde Güçlü ve Kapsayıcı listelerle Seçimlere Giriyoruz”</strong></p>
<p>27 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerde Motorlu Araçlar Tamir, Bakım ve İmalat Meslek Komitesi (54. Komite) ve Kara taşıtları yedek parça ve ekipmanları (52. Komite)adına güçlü ve kapsayıcı bir liste hazırladıklarını belirten Atılgan, önceki dönemde olduğu gibi otomotiv sektörüne katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>
<p>Atılgan, otomotiv satış, 2 el, yedek parça, satış sonrası hizmetler, bakım-onarım, ekspertiz, sigorta, lojistik, müşavirlik ve sektörle bağlantılı birçok NACE kodunu kapsayan geniş bir meslek grubunun temsil edildiğini vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“İTO seçimlerine sektörün tüm bileşenlerini kapsayan güçlü bir anlayışla hazırlanıyoruz. YEDPA ve Türkiye Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu (TOBFED) iş birliğiyle; oto sanayi sitesi işletmeleri, servisler, oto yıkama, lastik, akü, cam, geri dönüşüm sektörü, gemi sanayisine hizmet veren işletmeler ve sektörün birçok alt grubunun temsil edildiği geniş katılımlı bir liste oluşturduk.”</p>
<p><strong>“Dar Grupların Değil, Tüm Sektörün Temsilcileriyiz”</strong></p>
<p>Yeni dönemde yalnızca bugünün değil, sektörün geleceğinin de planlanması gerektiğine dikkat çeken Atılgan, elektrikli araçlar, dijital dönüşüm ve yeni teknolojilerin otomotiv satış sonrası sektörünü yeniden şekillendirdiğini belirtti.</p>
<p>“Yenilikçi ve vizyoner bir anlayışla sektörümüzün sorunlarını tespit ediyor, çözüm önerileri geliştiriyoruz. Bu süreçte kamusal görevleri ve güçlü kurumsal yapısıyla İstanbul Ticaret Odası ile yakın iş birliği içinde çalışmayı önemsiyoruz.</p>
<p>Otomotiv satış sonrası sektörünün tamamını kapsayacak, temsil gücü yüksek, liyakatli ve güven veren bir kadroyla seçimlere hazırlanıyoruz. Dar grupların değil, sektörün tamamının temsilcisi olma anlayışıyla hareket ediyoruz. Üyelerimizin elektrikli araçlar, dijital teknolojiler ve değişen piyasa koşullarına hazırlanmasını sağlayacak projelerle yeni döneme girmek istiyoruz.”</p>
<p><strong>“Temsil Liyakatle Olmalı”</strong></p>
<p>Meslek komitelerinde temsilin sektörün gerçek dinamiklerini yansıtan isimlerle sağlanması gerektiğini ifade eden Atılgan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Üyelerimiz; belli çevrelerin yönlendirmeleri veya hatır ilişkileriyle değil, sektörde başarılı olmuş, temsil kabiliyeti yüksek, bilgi ve tecrübesiyle öne çıkan liyakatli isimler tarafından temsil edilmelidir. İş dünyasının kendi temsilcilerini özgür iradesiyle belirleyeceğine inanıyorum.”</p>
<p>“<strong>Tüm Meslektaşlarımızı Sandığa Davet Ediyoruz”</strong></p>
<p>Dr. Salih Sami Atılgan, 27 Ekim 2026 tarihinde yapılacak İTO seçimlerinde tüm sektör temsilcilerini sandığa davet ederek şu çağrıda bulundu:</p>
<p>“Motorlu Araçlar Tamir, Bakım ve İmalat Meslek Komitesi (54.Komite) ve  ve Kara taşıtları yedek parça ve ekipmanları (52. Komite) tüm meslektaşlarımızı sandığa gelmeye destek vermeye davet ediyorum. Seçimlerin iş dünyamız, sektörümüz ve ülkemiz adına hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyorum.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ito-secimlerinde-otomotiv-sektorunden-birlik-mesaji/">İTO SEÇİMLERİNDE OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEN BİRLİK MESAJI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ito-secimlerinde-otomotiv-sektorunden-birlik-mesaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEKTÖREL GÜVEN TEMMUZDA KARIŞIK SEYİR İZLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sektorel-guven-temmuzda-karisik-seyir-izledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sektorel-guven-temmuzda-karisik-seyir-izledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İNŞAAT]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı temmuz ayına ilişkin Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri verilerini açıkladı. Verilere göre, temmuz ayında güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 1,4, inşaat sektöründe yüzde 0,6 artarken, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 geriledi. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre hizmet ve inşaat sektörlerinde güven artışı dikkat çekerken, perakende ticarette gelecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sektorel-guven-temmuzda-karisik-seyir-izledi/">SEKTÖREL GÜVEN TEMMUZDA KARIŞIK SEYİR İZLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="54" data-end="367"><strong data-start="54" data-end="90">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)</strong>, 2026 yılı temmuz ayına ilişkin Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri verilerini açıkladı. Verilere göre, temmuz ayında güven endeksi <strong data-start="240" data-end="271">hizmet sektöründe yüzde 1,4</strong>, <strong data-start="273" data-end="304">inşaat sektöründe yüzde 0,6</strong> artarken, <strong data-start="315" data-end="357">perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6</strong> geriledi.</p>
<p data-start="369" data-end="552">Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre hizmet ve inşaat sektörlerinde güven artışı dikkat çekerken, perakende ticarette gelecek döneme ilişkin beklentilerde zayıflama yaşandı.</p>
<p data-start="369" data-end="552"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3608" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi.jpg" alt="" width="583" height="583" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi.jpg 1254w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi-300x300.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi-1024x1024.jpg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi-150x150.jpg 150w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sektorel-guven-endeksi-768x768.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 583px) 100vw, 583px" /></p>
<p data-start="554" data-end="596"><strong data-start="554" data-end="596">Hizmet sektöründe beklentiler güçlendi</strong></p>
<p data-start="598" data-end="849">Hizmet sektörü güven endeksi, haziran ayındaki <strong data-start="645" data-end="654">110,5</strong> seviyesinden temmuzda <strong data-start="677" data-end="684">112</strong> seviyesine yükseldi. Son üç aylık iş durumu endeksi yüzde <strong data-start="743" data-end="750">0,5</strong> artarak <strong data-start="759" data-end="768">110,3</strong> olurken, hizmetlere olan talep yüzde <strong data-start="806" data-end="813">0,2</strong> azalarak <strong data-start="823" data-end="832">109,4</strong> seviyesine indi.</p>
<p data-start="851" data-end="1019">Buna karşın, gelecek üç aylık döneme ilişkin hizmet talebi beklentisi yüzde <strong data-start="927" data-end="934">3,7</strong> artışla <strong data-start="943" data-end="952">116,4</strong> seviyesine çıkarak sektörde iyimserliğin güçlendiğine işaret etti.</p>
<p data-start="1021" data-end="1060"><strong data-start="1021" data-end="1060">Perakende ticarette güven zayıfladı</strong></p>
<p data-start="1062" data-end="1168">Perakende ticaret sektörü güven endeksi, temmuz ayında yüzde <strong data-start="1123" data-end="1130">1,6</strong> düşüşle <strong data-start="1139" data-end="1158">112,8&#8217;den 111&#8217;e</strong> geriledi.</p>
<p data-start="1170" data-end="1472">Son üç aylık döneme ilişkin iş hacmi ve satışlar endeksi yüzde <strong data-start="1233" data-end="1240">0,5</strong> azalarak <strong data-start="1250" data-end="1257">121</strong> olurken, mevcut mal stok seviyesi endeksi yüzde <strong data-start="1306" data-end="1313">0,1</strong> gerileyerek <strong data-start="1326" data-end="1334">92,7</strong> seviyesinde gerçekleşti. Gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi ve satış beklentisi de yüzde <strong data-start="1430" data-end="1437">3,8</strong> düşüşle <strong data-start="1446" data-end="1455">119,1</strong> seviyesine indi.</p>
<p data-start="1474" data-end="1503"><strong data-start="1474" data-end="1503">İnşaatta siparişler arttı</strong></p>
<p data-start="1505" data-end="1599">İnşaat sektörü güven endeksi temmuz ayında yüzde <strong data-start="1554" data-end="1561">0,6</strong> artışla <strong data-start="1570" data-end="1578">83,5</strong> seviyesine yükseldi.</p>
<p data-start="1601" data-end="1827">Sektörde alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyini gösteren endeks yüzde <strong data-start="1676" data-end="1683">3,9</strong> artarak <strong data-start="1692" data-end="1700">82,1</strong> olurken, gelecek üç aylık döneme ilişkin toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde <strong data-start="1781" data-end="1788">2,3</strong> azalışla <strong data-start="1798" data-end="1806">84,9</strong> seviyesine geriledi.</p>
<p data-start="1829" data-end="2042" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Genel görünüm, temmuz ayında hizmet ve inşaat sektörlerinde güvenin güçlendiğini, perakende ticarette ise hem mevcut durum hem de gelecek döneme ilişkin beklentilerde temkinli bir görünümün öne çıktığını gösterdi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sektorel-guven-temmuzda-karisik-seyir-izledi/">SEKTÖREL GÜVEN TEMMUZDA KARIŞIK SEYİR İZLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sektorel-guven-temmuzda-karisik-seyir-izledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AÇLIK SINIRI 38 BİN TL&#8217;Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL&#8217;Yİ AŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 08:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[AçlıkSınırı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[YaşamMaliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[YoksullukSınırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR&#8217;ın temmuz ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 216 TL&#8217;ye, yoksulluk sınırı ise 117 bin 336 TL&#8217;ye yükseldi. Artan gıda ve yaşam maliyetleri hanelerin geçim yükünü artırmaya devam ediyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, temmuz ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, dört kişilik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/">AÇLIK SINIRI 38 BİN TL’Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="172" data-end="429"><strong>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR&#8217;ın temmuz ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 216 TL&#8217;ye, yoksulluk sınırı ise 117 bin 336 TL&#8217;ye yükseldi. Artan gıda ve yaşam maliyetleri hanelerin geçim yükünü artırmaya devam ediyor.</strong></p>
<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, temmuz ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması temmuz ayında bir önceki aya kıyasla 220 lira artarak 38 bin 216 liraya yükseldi.</p>
<p>Gıda dışındaki barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve benzeri temel ihtiyaçlar için yapılması gereken aylık harcama ise bin 11 liralık artışla 79 bin 121 liraya çıktı.</p>
<p>Böylece, açlık sınırı ile gıda dışı temel ihtiyaçların toplamından oluşan yoksulluk sınırı temmuz ayında bir önceki aya göre bin 230 lira artış göstererek 117 bin 336 liraya ulaştı. Araştırmaya göre son bir yılda açlık sınırı 10 bin 546 lira, gıda dışı ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 21 bin 448 lira, yoksulluk sınırı ise 31 bin 992 lira arttı.</p>
<p>Raporda, 28 bin 75 lira olan asgari ücretin açlık sınırının 10 bin 141 lira altında kaldığı, 23 bin 552 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığının ise açlık sınırının 14 bin 664 lira gerisinde olduğu belirtildi. Temmuz ayında yüzde 17,76 zamla 70 bin 218 liraya çıkan en düşük memur maaşının yoksulluk sınırının yaklaşık yüzde 60&#8217;ını, 81 bin 23 lira olan ortalama memur maaşının ise yaklaşık yüzde 69&#8217;unu karşılayabildiği ifade edildi.</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="019ef963-32e1-73eb-809c-1f4def584acf" data-region="019ef963-3218-7170-b57e-dbf1e449ccdc" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true" data-gtm-vis-first-on-screen6120021_502="34271">
<div id="gpt_unit_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0" data-google-query-id="CKK787Dy6pUDFWZMkQQdL_4Qbw">
<div id="google_ads_iframe_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0__container__">Asgari Ücretliler İçin Açlık Sınırı Alarmı</div>
</div>
</div>
<p>Araştırmada, yılın ikinci yarısında artırılmayan asgari ücretin temmuz ayındaki açlık sınırını karşılayabilmesi için en az yüzde 36,1 oranında zamlanması gerektiği değerlendirilirken, yaklaşık 10 milyon asgari ücretli ve asgari ücrete yakın gelir elde eden çalışan ile 5,1 milyon en düşük emekli aylığı alan kişinin gıda yoksulluğu riskiyle karşı karşıya bulunduğu kaydedildi.</p>
<h2>Dört asgari ücret bile yoksulluk sınırını aşamıyor</h2>
<p>Rapora göre, dört kişilik bir ailede tek bir asgari ücret yalnızca 22 günlük beslenme giderini karşılayabiliyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışması halinde elde edilen toplam gelirin bile yoksulluk sınırının 5 bin 36 lira altında kaldığı belirtildi. En düşük emekli aylığının ise yalnızca 18 günlük beslenme giderine yettiği ve yoksulluk sınırının yaklaşık yüzde 20&#8217;sini karşılayabildiği ifade edildi.</p>
<h2>Sebze zamlandı, meyve ve balık harcaması geriledi</h2>
<p>Araştırmada, dengeli beslenme için yapılması gereken harcamalarda temmuz ayında bazı kalemlerde düşüş yaşanırken bazı ürünlerde artış görüldü. Buna göre, balık ve yumurta harcaması aylık bazda 202 lira azalarak 10 bin 883 liraya geriledi. Süt, yoğurt ve peynir harcaması 140 lira artarak 8 bin 182 liraya yükseldi. Taze meyve harcaması 417 lira azalarak 2 bin 973 liraya düştü. Taze sebze harcaması ise 576 lira artışla 6 bin 5 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna harcaması 3 bin 275 lira, pirinç ve bulgur harcaması bin 634 lira, yağ harcaması bin 22 lira, şeker-bal-reçel harcaması 2 bin 723 lira, zeytin harcaması ise 779 lira olarak hesaplandı.</p>
<p>Araştırmaya göre temmuz ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 11 bin 158 lira, yetişkin kadın için 8 bin 759 lira, genç için 11 bin 939 lira, çocuk için ise 6 bin 360 lira olarak hesaplandı.</p>
<h2>Dört kişilik ailenin gıda dışı gideri 79 bin lirayı aştı</h2>
<p>Raporda, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için aylık harcama tutarının 79 bin 121 liraya yükseldiği belirtildi. Buna göre ortalama barınma (kira dahil) harcaması 23 bin 705 lira, ulaştırma harcaması 18 bin 330 lira, ev eşyası harcaması 8 bin 223 lira, giyim ve ayakkabı harcaması 6 bin 646 lira, tatil ve otel harcaması 5 bin 928 lira, çeşitli mal ve hizmet harcamaları 4 bin 730 lira, sağlık harcamaları 3 bin 184 lira, bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 273 lira, eğitim harcamaları 2 bin 944 lira ve eğlence-kültür harcamaları 2 bin 158 lira olarak hesaplandı.</p>
<h2>Temmuzda yoksulluk sınırı 117 bin lirayı aştı</h2>
<p>Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde ve hiçbir yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Temmuz 2026 itibarıyla 117 bin 336 liraya çıktı. Yoksulluk sınırında temmuzda bin 230 liralık, yılın ilk yedi ayında 22 bin 423 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 31 bin 992 liralık artış oldu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/">AÇLIK SINIRI 38 BİN TL’Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİM BAŞKANI GÜLTEPE: &#8220;SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ&#8221;</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:58:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[MustafaGültepe]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TİM]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetlerinin sanayi sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, konkordato başvurularındaki artışa dikkat çekti. Gültepe, mevcut ekonomik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi. İstanbul Sanayi Odası [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/">TİM BAŞKANI GÜLTEPE: “SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="59" data-end="153"><strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetlerinin sanayi sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, konkordato başvurularındaki artışa dikkat çekti. Gültepe, mevcut ekonomik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</strong></p>
<p>Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi.</p>
<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında düzenlenen panelde erken sanayisizleşme riski ve iş dünyasının yaşadığı sorunlar mercek altına alındı ve çözüm önerileri paylaşıldı.</p>
<p>İSO Meclisi’ndeki panelde konuşan sektör temsilcileri de Türkiye’nin mevcut ihracat pazarlarını kaybettiğini, fiyat rekabetini yitirdiğini ve sanayinin “ağır hasta” durumda olduğunu vurguladı. Çözüm için katma değerli üretim, Ar-Ge ve yeni pazarlara yönelme çağrısı yapıldı.</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="019ef963-32e1-73eb-809c-1f4def584acf" data-region="019ef963-3218-7170-b57e-dbf1e449ccdc" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true" data-gtm-vis-first-on-screen6120021_502="46322">
<div id="gpt_unit_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0" data-google-query-id="CO7Yy-PQ6JUDFXhC9ggdjCYR9g">
<div id="google_ads_iframe_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0__container__"><strong>&#8220;Nefese ihtiyacımız var&#8221;</strong></div>
</div>
</div>
<p>Panelde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, hükümet yetkililerine sanayicinin sorunlarını sık sık dile getirdiklerini söyledi.</p>
<p>“Ortada bir program var. O programdan dolayı bir strateji var, futboldan mütevelli bir oyun şekli var. Bu oyun şeklini mevcut durumda kimse değiştiremiyor” açıklamasını yapan Gültepe, “Bugün nefes alamadığım noktada gelecekte nasıl marka alacağım? Bugün bu noktaya gelinmiş. Bundan sonrası nasıl olacak? Mevcutları kaybediyoruz. Ben nefes alamıyorum sen bana diyorsun ki uçak yap.  Nefes alamıyorum, nefese ihtiyacım var. Tüm sanayilerde sorun var. Avrupa’nın durgunluğunu biliyoruz. Şu an biz mevcut pazarı kaybediyoruz” dedi.</p>
<h2>Maliyetleri düzeltecek bir hareket gerekiyor</h2>
<p>“Ya bu programdan vazgeçilecek, ya da başka bir şey olamayacak. Bu şekilde ne zamanki enflasyon yüzde 20’nin altına düşse de bu maliyetleri düzeltecek bir hareket gerekiyor. Nasıl düzelecek en büyük sorun bu&#8221; açıklamasını yapan Gültepe, “Son 2-3 yılda konkordato sayıları üç katına çıktı. Niye? Hep mi başarısız bu iş insanları? Ne değişti? Kendi yaptığı planla ekonomik planlar farklılaştı. Yüzde 18-20 faizken, yüzde 50 ile alıyoruz. Yüzde 50 faizle hangi iş insanı kredi alıp, iki sene dayanabilir? Dayanamaz” dedi. Gültepe, “Ekonomi politikalarının değişmesi lazım” uyarısında bulundu.</p>
<h2>&#8220;İhracatımızın pusulasını değiştirmeliyiz&#8221;</h2>
<p>DEİK Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ise, Türkiye’nin ihracatının yüzde 54’ünün Avrupa ülkelerine yapıldığını anımsattı.</p>
<p>Young, “Biz halen yavaş büyüyen ülkeye dolu dolu ihracat yapıyoruz. Hızlı büyüyen ülkelere ihracat yapmalıyız. AB, konfor alanından çıkıp uzak bölgelere orta sınıfın çok daha yoğun olacak bölgelere pusulamızı koyalım. Goldman Sachs’ın araştırmasına göre 2075’te dünyanın en büyük 3 ekonomisi Çin, Hindistan, ABD. 160-170 trilyon dolar ilk üç ekonomiden oluşacak. Hindistan da sağlam geliyor. Almanya 9. sırada. İlk 10’da başka Avrupa ülkesi yok. Mısır 7., Brezilya 8. sırada. İhracatımızın pusulasını değiştirmeliyiz” dedi.</p>
<h2>&#8220;Markette, restoranda, her yerde pahalıyız&#8221;</h2>
<p>İSO Meclis Üyesi, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, ihracatçının yurt dışı pazarlarda fiyat rekabetini kaybettiğini belirtti.</p>
<p>“Biz pahalıyız. Pahalılıktan başka hiçbir problemiz yok” ifadelerini kullanan Özkan, “Ar-Ge inovasyon konularına katılıyorum ama bizim ipek kirpik takmak, ruj sürmekten önce böbreklerimizdeki taşın, kanserin alınmasına ihtiyacımız var” dedi. “Kimseden bir şey görmedik ki. Devletten de bir şey görmedik” ifadelerini kullanan Özkan, “Sanayi Bakanlığı’nda da söyledim; mezarımızdan taş çalmayın, şefaatinizden vazgeçtim. Biz bir şey istemiyoruz. Bizim fiyat problemimiz çözülse dünyanın her yerine mobilya satarız. Dünyada mobilyada 6. sıraya yerleşmişken, bugün 10, 11inci sıralara geriledik. Pahalıyız.  Markette, restoranda her şeyde pahalıyız” dedi.</p>
<h2>&#8220;Ağır hasta vaziyetteyiz&#8221;</h2>
<p>Türkiye Makine Federasyonu İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran da sanayicinin durumuna ilişkin, “Kalp hastası, damar tıkanmış, kalp krizi geçirecek hastanın başındayız. O hastalıkla ilgili bir şeyler diyeceğimize sağlıklı yaşaması için neler yapması gerektiğini konuluyoruz. Biz ağır hasta vaziyetteyiz. Bu gerçeği kabul edip, onun üzerine konuşmalıyız. Türkiye’nin bu toprakların değer üretme kapasitesi kişi başı 20 bin dolar milli gelire denk geliyor. 18-20 bin dolar kişi başı milli gelir seviyesi bizim için gerçekçi bir yer mi? 4-5 senede 20 bin dolara gelmek için ne yaptık” diye sordu.</p>
<p>İSO Meclis Üyesi Abdurrahman Uzun da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde sanayiciler için açıkladığı destek paketine değindi. Uzun, “Eminim bunun kullanılması, sahaya inmesi en az iki ay sürecek. Bugün, yarın bile geç olacak durumda olan bir sürü insan var” diyerek TİM Başkanı’na “Siz kurumların başındaki başkanlarımız, bu anlamda güçlü bir çıkış yaptığınızda bir araya gelmenizi engelleyen bir şey var mı” sorusunu yöneltti.</p>
<h2>&#8220;Asıl değer yaratan ucuz iş gücü değil&#8221;</h2>
<p>Türkiye’nin önünde istihdamı eskisi kadar güçlü olmayan bir sanayileşme imkanı olduğunu söyleyen TTC Danışmanlık Kurucu Ortağı Tankut Turnaoğlu, “Asıl değer yaratan ucuz iş gücü değil. Sermaye, verim ve enerjiye ulaşım en büyük katma değerli sağlayacak. Şirketlerin robotik ve otomasyon çağında bunu en etkili şekilde yapacak sermayeye ihtiyacı. Üretimdeki çalışan sayısı yerini, robot ve otomasyona verecek” dedi.</p>
<p>“Daha önce çalıştığım şirkette son 15 yılda çalışan sayısı azaldı ama şirketin değeri iki katına çıktı” açıklamasını yapan Turnaoğlu, “İster istemez istihdam farklı sektörlere kayabilir. Daha katma değerli bir sanayiye yönelik o dönüşümü yapabilen ülkeler, sanayileşmelerine daha yüksek katma değerle devam edebilecek” diye konuştu.</p>
<h2>&#8220;Kurumları yeniden organize etmeliyiz&#8221;</h2>
<p>“Türkiye’deki şirketler yapısal bir ayıklamadan geçiyor. Bunun kalıcı olduğuna bakmak lazım” ifadelerini kullanan Turnaoğlu, “Kur odaklı bir çözümü öngörmektense mevcut yapıda maliyet yapımızı nasıl sürdürülebilir hale getiririz, buna bakmak lazım. Maliyet azaltıcı tedbirler tabi ki önemli ama tek başına çözüm değil. Hangi alanlarda farklılaşabiliyorsak, markalaşabiliyorsak oraya eş zamanlı yatırım yapıp fiyatlamamızı da ona göre ayarlamalıyız. Şu anda bir numaralı öncelik nakit yönetimi, alacaklarımızı alabilmek. Maliyet yapımızı sağlıklı bir karlılığa getiremezsek ileriki dönemi geçmemiz çok zor. Bunun da tek çıkış noktası marka ve inovasyon temelli bir durum. Kurumları marka temelli yeniden organize etmemiz gerekiyor. Markaya da inanmamız gerekiyor” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/">TİM BAŞKANI GÜLTEPE: “SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:29:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[AsgariÜcret]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asgari ücrette tek tip uygulama yerine sektör ve bölge bazlı yeni modeller gündeme geldi. Çalışmalar, çalışanların alım gücünü korurken üretim ve istihdamı destekleyecek dengeli bir sistem oluşturmayı hedefliyor. Asgari ücretin belirlenme yönteminde değişikliğe gidilmesine yönelik alternatif formüller üzerinde çalışmalar sürüyor. Değerlendirilen seçenekler arasında, sektörlerin üretim maliyetleri ile illerin ekonomik ve yaşam koşullarını esas alan bölgesel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/">ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="81" data-end="305"><strong>Asgari ücrette tek tip uygulama yerine sektör ve bölge bazlı yeni modeller gündeme geldi. Çalışmalar, çalışanların alım gücünü korurken üretim ve istihdamı destekleyecek dengeli bir sistem oluşturmayı hedefliyor.</strong></p>
<p>Asgari ücretin belirlenme yönteminde değişikliğe gidilmesine yönelik alternatif formüller üzerinde çalışmalar sürüyor. Değerlendirilen seçenekler arasında, sektörlerin üretim maliyetleri ile illerin ekonomik ve yaşam koşullarını esas alan bölgesel ve sektörel asgari ücret modeli de yer alıyor. Bu kapsamda farklı ekonomik dinamiklere göre ücretlendirme yapılmasını öngören yeni sistemin uygulanabilirliği üzerinde duruluyor.</p>
<p>Hazırlık sürecinde, iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda farklı senaryolar ele alınıyor. Amaç; çalışanların satın alma gücünü korurken işletmelerin rekabet gücünü artırmak ve istihdamı destekleyecek bir denge oluşturmak.</p>
<h2>Sektöre ve bölgeye göre düzenleme gündemde</h2>
<p>Değerlendirilen modeller kapsamında özellikle üretim maliyetlerinin yüksek olduğu sektörler ile yaşam giderlerinin farklılık gösterdiği bölgeler için ayrı uygulamalar üzerinde duruluyor.</p>
<p>Olası bir düzenleme öncesinde işçi ve işveren temsilcilerinin görüşlerinin alınması planlanıyor. Çalışanların hak kaybı yaşamaması, işverenlerin ise üretim faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirebilmesi hedefleniyor.</p>
<h2>Dünyadaki uygulamalar mercek altında</h2>
<p>Sabah&#8217;ın haberine göre, hazırlık sürecinde yalnızca Türkiye&#8217;deki ekonomik veriler değil, farklı ülkelerde uygulanan ücret sistemleri de inceleniyor. Yapılan analizlerle Türkiye&#8217;nin ekonomik yapısına uygun modelin belirlenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekonomi yönetimi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda nihai kararı verecek. Düzenleme hayata geçirilirse kapsamı, geçiş süreci ve denetim esasları da ayrıca belirlenecek.</p>
<p>Yetkililer, şu an için kesinleşmiş herhangi bir karar olmadığını vurgularken, yürütülen çalışmanın üretim, istihdam ve çalışan refahı arasında kalıcı denge sağlayacak en uygun modeli belirlemeye yönelik olduğunu ifade ediyor.</p>
<h2>Hangi ülkede hangi sistem uygulanıyor?</h2>
<p>Sektörel ya da bölgesel ücret sistemi, farklı ülkelerde çeşitli şekillerde uygulanıyor.</p>
<p>Almanya&#8217;da ülke genelinde yasal asgari ücret bulunurken bazı sektörlerde toplu iş sözleşmeleriyle daha yüksek taban ücret uygulanıyor.</p>
<p>İtalya ve Avusturya&#8217;da ulusal asgari ücret yerine ücretler büyük ölçüde sektörel toplu iş sözleşmeleriyle belirleniyor. Belçika ise ulusal taban ücretin yanında sektörlere özel daha yüksek ücret uygulamalarına sahip.</p>
<p>Öte yandan Meksika ücret bölgelerine ayrılırken, sınır bölgelerinde daha yüksek asgari ücret uygulanıyor. ABD&#8217;de federal ücretin yanı sıra eyaletler ve bazı şehirler kendi taban ücretlerini belirleyebiliyor.</p>
<p>Kanada&#8217;da asgari ücret eyaletlere göre değişirken, Japonya&#8217;da 47 idari birimin tamamı için ayrı ücret tarifesi uygulanıyor. Çin ve Hindistan da ekonomik koşullar ile sektörlere göre farklı asgari ücret sistemlerini kullanan ülkeler arasında yer alıyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/">ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
