<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEKNOLOJİ - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/kategori/teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 09:18:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>TEKNOLOJİ - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye E-Ticaret Ekosistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve alternatif ödemeler, e-ticaretin yeni büyüme motoru oldu iyzico; Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle bu yıl beşincisini hazırladığı “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu” ile sektörün dönüşümüne ışık tutmaya devam ediyor. Rapora göre, işlem sayısının 6 milyar seviyesinde yatay seyrettiği sektörde, büyümenin ana motoru, yıllık yüzde 52 artışla 1.278 TL’ye ulaşan ortalama sepet tutarları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/">TÜRKİYE’DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ ve alternatif ödemeler, </strong><strong>e-ticaretin yeni büyüme motoru oldu</strong></p>
<p><strong>iyzico; Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle bu yıl beşincisini hazırladığı “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu” ile sektörün dönüşümüne ışık tutmaya devam ediyor. Rapora göre, işlem sayısının 6 milyar seviyesinde yatay seyrettiği sektörde, büyümenin ana motoru, yıllık yüzde 52 artışla 1.278 TL’ye ulaşan ortalama sepet tutarları oldu. Moda ve aksesuarın pazar liderliğini koruduğu e-ticaret ekosisteminin geleceğini; yapay zekâ ve alternatif ödeme sistemleri ile değişen tüketici beklentilerinin şekillendirmesi bekleniyor. </strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında e-ticaret hacmi 4,6 trilyon Türk lirası (115 milyar ABD doları) seviyesine ulaşarak GSYİH içindeki payını yüzde 6,9’a yükseltti. TÜİK verilerine göre, internet kullanım oranı yüzde 90,9’a, e-ticaret kullanım oranı yüzde 50,7’ye, e-ticaret kullanıcı sayısı ise 32 milyona çıktı.</p>
<p>Türkiye’nin öncü finansal teknoloji şirketi iyzico’nun Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle hazırladığı ‘Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu’ da sektörün büyümesini verilerle ortaya koyuyor. iyzico verileriyle bu yıl beşincisi hazırlanan rapor, e-ticaretin güçlü büyüme potansiyelini koruduğuna, sektörün işlem hacminin yanı sıra ekonomideki ağırlığını da artırdığına işaret ediyor.</p>
<p>iyzico verilerine göre, ortalama sepet büyüklüğü yıllık bazda yüzde 52 artarak 1.278 Türk lirasına yükseldi. Sepet tutarlarının yılın ikinci yarısında daha çok arttığı görülürken, tüketicilerin e-ticareti yüksek bütçeli ihtiyaçları için ana kanal olarak benimsemesi de dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>MODA LİDERLİĞİNİ KORURKEN, EN HIZLI BÜYÜME SPOR VE OUTDOOR’DA</strong></p>
<p>Raporda sektörel bazda moda ve aksesuar sektörü yüzde 29,1’lik hacim payıyla pazardaki liderliğini sürdürüyor. Elektronik ve teknoloji, yüksek sepet büyüklüğü ile yüzde 12,4’lük pay alarak ikinci sırada yer alırken, hizmet sektörü yüzde 24,5’lik işlem adedi payıyla dijital hizmet tüketiminin yaygınlaştığına işaret ediyor. Satış hacmi büyümesinde ise spor ve outdoor, sağlık, kültür-sanat ve hobi gibi kategoriler öne çıkıyor. Yıl boyunca moda sektörünün Kasım kampanyalarıyla, hizmet sektörünün ise yaz döneminde ivme kazandığı görülüyor.</p>
<p><strong>SATIŞLARIN YÜZDE 75,5&#8217;İ BÜYÜK İŞLETMELERDEN</strong></p>
<p>Rapor, e-ticaret ekosisteminde geniş ve çeşitlenen bir satıcı tabanı bulunduğuna işaret ediyor. Ancak mikro işletmeler satıcıların yüzde 90’ını oluşturmalarına rağmen toplam hacmin yalnızca yüzde 2,5’ini üretiyor. Buna karşılık, büyük ölçekli işletmeler yüzde 0,4’lük satıcı payıyla hacmin yüzde 75,5’ini gerçekleştiriyor. Coğrafi dağılımda ise İstanbul, Ankara ve İzmir ana ticaret merkezleri olmayı sürdürüyor. Bu tablo, mikro ve küçük işletmelerin yanı sıra farklı bölgelerdeki satıcıların kanal yönetimi ve dijitalleşme konusunda desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>ALTERNATİF ÖDEME ÇÖZÜMLERİNE TALEP ARTIYOR: </strong></p>
<p><strong>‘iyzico ile Öde’ İŞLEM ADEDİ VE HACMİNDEKİ PAYINI ARTIRDI</strong></p>
<p>Tüketicilerin güven, hız ve kolaylık arayışı, alternatif ödeme yöntemlerini e-ticaretin stratejik bir unsuru haline getiriyor. Bu doğrultuda 2025 yılında e-ticaret işlemlerinde kartlı ödemeler güçlü konumunu korurken, ‘iyzico ile Öde’ gibi alternatif dijital çözümlerin hem işlem adedi hem de satış hacmindeki payı arttı. İnternetten yapılan kartlı ödemeler 2,8 milyar adede ulaşarak toplam kartlı ödemeler içinde yüzde 24,2 paya ulaştı. Ortalama sepet büyüklüklerine göre yüksek tutarlı alışverişlerde kredi kartı ve ‘iyzico ile Öde’ tercih edilirken, düşük tutarlı işlemlerde banka ve ön ödemeli kartlar öne çıktı.</p>
<p><strong>Saitoğlu: “iyzico olarak kendimizi dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz”</strong></p>
<p>Rapor ışığında Türkiye’nin e-ticaret görünümünü değerlendiren<strong> iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu, </strong>“Küresel e-ticaret, bugün yapay zekânın dönüştürücü gücüyle yepyeni bir evreye adım atıyor. Birçok ülkede e-ticaretin yükselişi güçlü bir ivmeyle sürerken, rekabet artık verimlilik, güven, operasyonel dayanıklılık ve müşteri deneyimi üzerinden şekilleniyor. Başka bir ifadeyle; sektördeki ilk faz olan ‘dijitale geçiş’ aşaması tamamlandı. Yeni faz ise tamamen yapay zekâ destekli, ‘dijitalde sürdürülebilir, kârlı ve ölçeklenebilir büyüme’ dönemi olacak” dedi.</p>
<p><strong>Saitoğlu</strong>, Türkiye’nin genç nüfusu ve yüksek dijital adaptasyonuyla bu yeni döneme avantajlı girerek e-ticaretin ekonomideki ağırlığını istikrarlı biçimde artırdığına dikkat çekerek, “E-ticaret, artık tüketiciler için sadece kampanya dönemlerinde başvurulan bir kanal olmaktan çıkarak, günlük ihtiyaçlardan hizmet tüketimine uzanan kalıcı bir alışkanlık haline geldi. Sektörel görünüm de benzer bir olgunlaşmaya işaret ediyor. Kategori bazlı büyüme trendleri sürerken; ekosistem genelinde abonelik modelleri, dijital servisler, deneyim ekonomisi, hızlı ticaret ve hizmet odaklı iş modelleri, yeni büyüme alanları olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Öte yandan e-ticaret geniş bir satıcı tabanına yayılmış olsa da ekonomik değer üretimi hâlâ belirli ölçeklerde yoğunlaşıyor. Bu durum, KOBİ’lerin dijitalde ölçeklenmesinin sektördeki en kritik gelişim alanı olduğunu gösteriyor. Bu noktada yapay zekâ, e-ticaretin yeni büyüme fazında KOBİ’lerin ticaret yapma biçimini ve tüketicilerin alışveriş deneyimini dönüştüren en stratejik araç olarak karşımıza çıkıyor. KOBİ’ler için müşteri hizmetlerinden fiyatlandırma ve operasyon yönetimine kadar daha akıllı, daha erişilebilir ve daha ölçeklenebilir bir ticaret altyapısı mümkün olurken; tüketiciler tarafında da daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve güven veren bir alışveriş deneyimi yeni standart haline geliyor.</p>
<p>iyzico olarak biz de kendimizi bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Geliştirdiğimiz üretken yapay zekâ destekli alışveriş asistanı kolai başta olmak üzere, bu alandaki tüm çözümlerimizle yapay zekânın e-ticarette hem kullanıcı deneyimini hem de işletmelerin verimlilik ve ölçeklenme kapasitesini güçlendiren tamamlayıcı bir unsura dönüşmesi için çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Dogma Alares Kurucu Ortağı Erdal Güner</strong>,<strong> </strong>“E-ticaret, küresel ticaret ekosisteminin yalnızca büyüyen bir kanalı değil, işletmelerin rekabet gücünü, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını ve finansal hizmetlerin kullanım biçimini yeniden tanımlayan temel yapılardan biri haline geliyor. Bu dönüşümde rekabet artık yalnızca ürün, fiyat ve erişim üzerinden değil; veri kullanımı, müşteri deneyimi ve esnek ödeme çözümleri üzerinden de şekilleniyor. Yapay zekâ, pazarlama ve içerik üretiminden operasyon yönetimine kadar pek çok alanda artık uzak bir gelecek konusu olmaktan çıktı; sektörün bu dönüşüme adaptasyon hızı, rekabet gücünü belirleyecek en kritik etken haline geldi. Önümüzdeki dönemde e-ticareti yapay zekâ ajanları, sesli ticaret, akıllı operasyonlar ve bütünleşik finansal hizmetler şekillendirecek. Türkiye&#8217;nin bu dönüşümde yalnızca büyüyen bir pazar olarak değil, küresel ölçekte rekabet eden bir ekosistem olarak konumlanması kritik önemde. 5. yılında Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu, bu dönüşüm sürecini kapsamlı bir veri perspektifiyle ortaya koyarak sektör paydaşları için yol gösterici olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi,</strong> “Türkiye, e-ticaret alanında hem bölgesel hem de küresel düzeyde konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Dijital dönüşüm ve teknoloji uyumundaki hızımız, sektörün bugün ulaştığı seviyenin en temel göstergesi. Yurt içi pazardaki ivmemizi korurken aynı zamanda gözlerimizi dışarıya çevirmek zorundayız. E-ihracat, Türkiye için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Türk e-ticaret markalarının uluslararası arenada hak ettiği görünürlüğe kavuşması, sadece ihracat gelirlerimizi artırmakla kalmayacak, ülkemizin teknoloji ve girişimcilik imajını da dünyaya taşıyacak. Avrupa ve Orta Doğu gibi coğrafi yakınlığımız olan pazarlar bu açıdan bizim için büyük bir avantaj sunuyor; bu fırsatı değerlendirmek için doğru zaman tam da şu an. ETİD olarak yalnızca bir meslek kuruluşu gibi değil, sektörümüzün küresel vizyonunu şekillendiren bir aktör gibi hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu’ndan öne çıkan veriler: </strong></p>
<ul class="3e351c67784e0cdfdecimal_type">
<li>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2019’da 136 milyar TL olan e-ticaret satış hacmi, 2025&#8217;te 4,6 trilyon TL&#8217;ye ulaşarak yedi yıllık dönemde yaklaşık 34 katına çıktı. Bu dönemde yıllık bileşik büyüme oranı yaklaşık yüzde 80 oldu.</li>
<li>2019&#8217;da 24 milyar dolar olan e-ticaret satış hacmi, 2025&#8217;te 115 milyar dolara ulaşarak <span class="wmi-callto">2019-2025</span> döneminde yaklaşık 5 katına çıktı.</li>
<li>E-ticaretin GSYİH içindeki payı Hollanda ve Almanya’da yüzde 2,6; Türkiye’de ise yüzde 2,8 seviyesindedir. Bu tablo, Türkiye’de e-ticaret adaptasyonunun güçlü seyrettiğini gösteriyor.</li>
<li>Türkiye’de e-ticaretin 2019’da yüzde 2,7 olan ekonomideki payı, pandemi etkisiyle hızlandı. 2022’de yüzde 5,1 seviyesinde dengelenme sağlandı. 2023 – 2024 yıllarında yüzde 6,8’lik güçlü seviyenin ardından yüzde 6,5’lik sınırlı bir düzeltme yaşandı. 2025’te yüzde 6,9’a ulaşan yeni zirve, sektörün kalıcı büyümesini tescilledi.</li>
<li>2024 yılında 841 TL olan yıllık ortalama sepet tutarı, 2025 yılında yüzde 52 oranında güçlü bir artış göstererek 1.278 TL seviyesine yükseldi. Yılın ikinci yarısında 1.320 TL ile 1.720 TL bandına oturarak kalıcı ve daha yüksek bir seviyede seyretti.</li>
<li><span class="wmi-callto">2019-2023</span> döneminde 1,36 milyardan 5,87 milyara çıkan e-ticaret işlem adedi, <span class="wmi-callto">2024-2025</span> yıllarında yaklaşık 6 milyar seviyesinde geniş bir tabana oturdu.</li>
<li>Moda ve aksesuar sektörü hem işlem yoğunluğunu hem de harcama hacmini artırarak pazar liderliğini pekiştirdi. Elektronik ve teknoloji, işlem sıklığından ziyade yüksek sepet tutarlarına dayalı yapısıyla hacimsel olarak ikinci sıradaki yerini korudu. Hizmet sektörü, kozmetik sektörünü geride bırakarak hacim bazında ilk üçe yükseldi. Ayrıca işlem adedinde de yiyecek-içeceğin ardından ikinci sıraya yerleşerek tüketicilerin dijitalleşme alışkanlıklarında güçlü bir ivme yakaladı.</li>
<li>Satıcı dağılımında mikro işletmeler yüzde 90’lık payla ekosistemin geniş tabanını oluşturuyor. İşlem hacmi tarafında ise büyük ölçekli işletmeler yüzde 75,5’lik payla öne çıkıyor.</li>
<li>Türkiye&#8217;de internetten yapılan kartlı ödemelerin payı son dokuz yılda belirgin biçimde arttı.</li>
<li>E-ticaret alışverişlerinin belirgin bir şekilde hafta içi günlerinde yoğunlaştığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleştirilen e-ticaret işlemlerinin yüzde 73,9&#8217;u pazartesi-cuma günleri arasında gerçekleşmişti. Pazartesi, haftanın en yoğun alışveriş yapılan günü olurken; cumartesi ve pazar ise en sakin günler oldu.</li>
<li>Anneler Günü, 2.212 TL ile tüm özel günlerin en yüksek sepet büyüklüğüne ulaştı. Okula Dönüş döneminde sepet büyüklüğü 1.980 TL ile yüksek seyretti.</li>
<li>iyzico ile Öde, tüm işletme segmentlerinde güçlü bir ivme yakalayarak öne çıkan alternatif kartlı ödeme yöntemi haline geldi. Tüketiciler yüksek tutarlı alışverişlerde ağırlıklı olarak kredi kartı ve iyzico ile Öde&#8217;yi tercih ederken; düşük tutarlı işlemlerde banka kartı ve ön ödemeli kartlara yöneldi.</li>
<li>Tüketicilerin taksitli ödeme davranışları; sepet büyüklüğü, sektör dinamikleri ve yasal düzenlemeler gibi etkenlere bağlı olarak şekillendi.</li>
<li>Türkiye e-ticaret ekosistemi, aşağıdaki üç temel unsurun etkisiyle çok daha bağlantılı ve entegre bir yapıya doğru ilerliyor
<ol>
<li>Müşteri beklentilerindeki değişim,</li>
<li>Ödeme teknolojilerindeki gelişmeler,</li>
<li>Yapay zekâ destekli yeni çözümler.</li>
</ol>
</li>
</ul>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/">TÜRKİYE’DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY ZEKÂ KULLANIMI, GÜVEN ENDİŞELERİNE RAĞMEN YAYGINLAŞIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-kullanimi-guven-endiselerine-ragmen-yayginlasiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-kullanimi-guven-endiselerine-ragmen-yayginlasiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 08:51:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zekâ kullanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3238</guid>

					<description><![CDATA[<p> EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi 2026 sonuçlarına göre, yapay zekâya ilişkin güvenlik, kontrol ve hesap verebilirlik endişeleri sürmesine rağmen kullanım hızla artıyor. Küresel çapta 23 ülkede 18 yaş ve üzeri 18.000 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların %84’ü son altı ay içinde yapay zekâ kullandığını, %16’sı ise insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getirebilen otonom bir yapay [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-kullanimi-guven-endiselerine-ragmen-yayginlasiyor/">YAPAY ZEKÂ KULLANIMI, GÜVEN ENDİŞELERİNE RAĞMEN YAYGINLAŞIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi 2026 sonuçlarına göre, yapay zekâya ilişkin güvenlik, kontrol ve hesap verebilirlik endişeleri sürmesine rağmen kullanım hızla artıyor. Küresel çapta 23 ülkede 18 yaş ve üzeri 18.000 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların %84’ü son altı ay içinde yapay zekâ kullandığını, %16’sı ise insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getirebilen otonom bir yapay zekâ sistemini deneyimlediğini belirtiyor. Araştırma bulguları, yapay zekânın artık yalnızca yardımcı bir araç olarak değil, giderek daha fazla karar süreçlerine dahil edilen bir sistem olarak konumlandığını gösteriyor.</strong></p>
<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın <strong>Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi</strong><strong> (AI Sentiment Index) </strong>araştırmasının ikinci sayısı yayımlandı. Son altı aylık dönemde yapay zekânın günlük yaşamdaki yerini ve ne ölçüde kullanıldığını ortaya koymayı amaçlayan araştırma, kullanıcıların yapay zekâya yönelik tercihlerini incelerken, bu alanda güven inşa edilmesi için hangi adımların önem kazandığına da ışık tutuyor. Endeks sonuçları net bir tablo ortaya koyuyor: yapay zekânın benimsenme hızı, güven endişelerini geride bırakıyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ, yardımcı rolden karar süreçlerine doğru ilerliyor</strong></p>
<p>Araştırma, yapay zekânın hızlı benimsenmesinin artan güven düzeyinden çok, düşük riskli ve günlük kullanım alanlarında oluşan aşinalıkla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi kullanım alanları artık günlük rutinin bir parçası haline gelirken, bu konfor alanı daha fazla yetki devrinin de zeminini hazırlıyor.</p>
<p>Araştırmaya göre; katılımcıların %9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, %10’u kendi adına ürün satın alan bir yapay zekâ uygulamasını deneyimlediğini, %11’i ise yapay zekânın alışveriş sepetini otomatik doldurmasına veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtiyor. Otonom yapay zekâyı henüz deneyimlememiş kişiler arasında da bu teknolojilere açık olma durumu dikkat çekiyor. Katılımcıların %36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, %34’ü müşteri hizmetleri sorunlarının kendi müdahalesi olmadan çözülmesini, %30’u ev güvenliğinin ve %21’i de randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Benimsenme artıyor, ancak güven aynı hızda ilerlemiyor</strong></p>
<p>Endeks sonuçlarına göre, yapay zekâ kullanımı hızla artarken, bu teknolojinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor. Kullanıcıların güvenlik, kontrol, hesap verebilirlik ve gerçeklik konularındaki endişeleri devam etse de bu kaygılar benimsenmeyi yavaşlatmıyor; daha çok, otonom yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor.</p>
<p>Araştırma bulgularına göre; katılımcıların %66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, %66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor, %73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor.</p>
<p><strong>Öncü pazarlar daha erken sinyal veriyor</strong></p>
<p>Araştırma, yapay zekâ kullanımının daha yaygın, daha sık ve günlük yaşama daha derin entegre olduğu sekiz öncü pazarı ortaya koyuyor: Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore. Bu pazarlarda yapay zekâ kullanım oranı %94’e, otonom yapay zekâyı deneyimleme oranı ise %24’e ulaşıyor. Diğer pazarlar ise daha yavaş ama artan benimsenmenin görüldüğü geçiş pazarları ile daha temkinli ve seçici kullanımın öne çıktığı geride kalan pazarlar olarak ayrışıyor. Bu pazarlar, öncü pazarlara kıyasla genel yapay zekâ kullanımında %12–15, otonom kullanımda ise %11–13 oranında daha geride seyrediyor.</p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırması önemli bir eşiğe işaret ediyor: yapay zekâya yönelik tam güven oluşmadan, kullanım ve yetki devri hızla artıyor. İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli ve günlük işlerde benimsiyor; ancak bu aşinalık zamanla daha kritik karar alanlarına da taşınıyor. Kurumlar açısından asıl konu artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; hangi görevlerin, hangi sınırlar içinde, nasıl bir insan denetimi ve hesap verebilirlik çerçevesiyle yapay zekâya devredileceğini tasarlamak. Bu nedenle güven, sonradan eklenecek bir unsur değil; en baştan sistemin mimarisine yerleştirilmesi gereken temel bir prensip. İş dünyasının, şeffaflığı, denetlenebilirliği ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımını merkeze alan bir dönüşümü hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-kullanimi-guven-endiselerine-ragmen-yayginlasiyor/">YAPAY ZEKÂ KULLANIMI, GÜVEN ENDİŞELERİNE RAĞMEN YAYGINLAŞIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-kullanimi-guven-endiselerine-ragmen-yayginlasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY ZEKA ÖDEME DÜNYASINI DEĞİŞTİRİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-odeme-dunyasini-degistiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-odeme-dunyasini-degistiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:46:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2938</guid>

					<description><![CDATA[<p>KPMG&#8217;nin bankalar ile perakende dünyasının ödeme sistemlerine bakışını mercek altına aldığı yeni raporuna göre bankaların yüzde 51&#8217;i ödeme sektöründe gelecekte en güçlü ekosistemleri kuranların öne çıkacağını düşünüyor. Perakendecilerin yüzde 47&#8217;si de önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor. Araştırma ayrıca taraflar arasında bazı beklenti farkları olduğunu ve yapay zekânın hızla yaygınlaştığını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-odeme-dunyasini-degistiriyor/">YAPAY ZEKA ÖDEME DÜNYASINI DEĞİŞTİRİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KPMG&#8217;nin bankalar ile perakende dünyasının ödeme sistemlerine bakışını mercek altına aldığı yeni raporuna göre bankaların yüzde 51&#8217;i ödeme sektöründe gelecekte en güçlü ekosistemleri kuranların öne çıkacağını düşünüyor. Perakendecilerin yüzde 47&#8217;si de önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor.</strong></p>
<p><strong>Araştırma ayrıca taraflar arasında bazı beklenti farkları olduğunu ve yapay zekânın hızla yaygınlaştığını ortaya koyarken; tokenizasyon, dijital varlıklar ve merkez bankası dijital paralarının da ödeme altyapılarında giderek daha fazla yer bulacağına dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>KPMG&#8217;nin dünya genelinde 500 banka ve 500 perakende şirketi yöneticisiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırması, ödeme ekosistemindeki köklü dönüşümü gözler önüne serdi. &#8221; Ödeme Modernizasyonu için Ortaklık&#8221; başlıklı rapor, dijital para birimleri ve yapay zekânın ödeme sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini, bankaların ve perakendecilerin bu değişime ayak uydurmak için kurabilecekleri stratejik ortaklıklar hakkında detaylı analizlere yer veriyor.</p>
<p>Ödeme modernizasyonunda başarının anahtarının <strong>güçlü ortaklıklar</strong> ve <strong>ekosistemler</strong> kurmaktan geçtiğini ortaya koyan rapora göre, bankaların yüzde 51&#8217;i, ödeme sektöründe gelecekte öne çıkacak oyuncuların en güçlü ekosistemleri kurabilenler olacağını düşünüyor. Öte yandan perakendecilerin yüzde 47&#8217;si, önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor. Bu tablo, ödeme alanındaki yeniliklerin önünü açmak için güçlü iş birlikleri ve sağlam ekosistemlerin kritik bir rol oynayacağını ortaya koyuyor.</p>
<p>Nitekim perakendecilerin yüzde 53&#8217;ü, bankaların ödeme modernizasyon hedeflerini anladığını ifade ederken, yarısı da bankalarının müşteri ödeme deneyimini iyileştirmek için kendileriyle aktif iş birliği yaptığını söylüyor. Buna karşın rapor, bu iş birliğinin henüz sektörün tamamına yayılmadığına dikkat çekiyor. Birçok kuruluş hâlâ geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi içinde hareket etmeye devam ediyor ve bu durum, hızla gelişen rekabet ortamında geride kalmalarına neden olabiliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-856" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/02/Sinem-Canturk.jpg" alt="" width="900" height="676" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/02/Sinem-Canturk.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/02/Sinem-Canturk-300x225.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/02/Sinem-Canturk-768x577.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/02/Sinem-Canturk-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>“Kurumların bu dönüşüme uyum sağlamaları kritik önem taşıyor”</strong><br />
Son dönemde ödeme ekosisteminde yaşanan gelişmelerin stratejik bir dönüşüm olduğunu belirten <strong>KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk</strong>, rapor ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ödeme sistemleri bugün dijital para birimleri, yapay zekâ ve açık ekosistemlerin etkisiyle yeniden şekilleniyor. Kurumların bu dönüşümde başarılı olabilmesi için artık yalnızca teknolojiyi benimsemeleri yeterli olmuyor. Bankalar, perakendeciler, fintech&#8217;ler ve teknoloji sağlayıcılarının birlikte değer üreten güçlü iş birlikleri kurması da gerekiyor. Araştırmamız da gösteriyor ki; ödeme modernizasyonunda rekabet avantajı, en güçlü ekosistemleri kurabilen kurumların elinde olacak. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli analitik ve tokenizasyon gibi teknolojiler ödeme deneyimini daha hızlı, güvenli ve kişiselleştirilmiş hale getirecek. Ancak kurumların da çevik altyapılar ve veri odaklı stratejilerle bu dönüşüme uyum sağlamaları kritik önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Banka ve perakendeci beklentileri arasında uçurum</strong><br />
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, bankaların perakendecilerin karşılaştığı zorlukları her zaman doğru değerlendiremediği. Perakendecilerin yüzde 48&#8217;i parçalı ve eskimiş ödeme altyapısını en büyük sorun olarak görürken, bankaların yalnızca yüzde 27&#8217;si bu durumun farkında.</p>
<p>Öte yandan bankalar, sınır ötesi ödemeler ve ücret şeffaflığı gibi konularda da perakendecilerin aksine çok daha fazla endişe duyuyor. Perakendecilerin yalnızca yüzde 4&#8217;ü sınır ötesi ödeme yönetimini bir sorun olarak görürken, bankaların yüzde 40&#8217;ı bu konuyu perakendeciler için önemli bir zorluk olarak değerlendirip buna göre aksiyonlar alıyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ ödeme sistemlerini dönüştürüyor</strong><br />
Rapor, bankaların ödeme sistemlerini modernize etmek ve güvenlik, verimlilik ile kişiselleştirme alanlarında çıtayı yükseltmek için yapay zekâyı hızla devreye aldığını da gösteriyor. Bugün neredeyse tüm bankalar, 7/24 müşteri hizmeti sunmak için yapay zekâ destekli sohbet botlarından yararlanıyor ve ödeme belgelerinin oluşturulması gibi süreçleri yapay zekâ ile otomatikleştiriyor.</p>
<p>Araştırmaya göre önümüzdeki üç yıl içinde bankaların yapay zekâyı çok daha kapsamlı şekilde kullanması bekleniyor. Özellikle davranışsal ve bağlamsal verilerden yararlanarak kişiselleştirilmiş hizmetler geliştirmek, ödeme verilerini analiz ederek fiyatlandırma kararlarına içgörü sağlamak ve muhabir bankalar arasındaki ağ yönetimini güçlendirmek, en hızlı büyümesi beklenen kullanım alanları arasında yer alıyor.</p>
<p>Ayrıca önümüzdeki üç yıl içinde bankaların büyük bölümünün, ödemeleri güvence altına almak için yapay zekâ destekli biyometrik doğrulama sistemlerini ve işlemleri otonom biçimde yürüten ajan tabanlı yapay zekâ çözümlerini kullanması bekleniyor. Yapay zekânın aynı zamanda dolandırıcılık tespitinde de çıtayı yükseltmesi bekleniyor; bankaların yüzde 85&#8217;i riskleri anında tespit edip çözmek için yapay zekâdan yararlanmayı planlıyor.</p>
<p>Yapay zekâ, perakendecilerin ödeme süreçlerini yönetme biçimini de köklü biçimde değiştiriyor. Perakendecilerin dörtte üçünden fazlası, müşterilere 7/24 destek sunmak için yapay zekâ destekli sohbet botlarından yararlanıyor. Neredeyse aynı oranda perakendeci ise müşteri davranışlarına dair daha derin içgörüler elde etmek ya da güvenlik ihlalleri ve dolandırıcılık girişimlerini gerçek zamanlı olarak tespit edip çözmek için yapay zekâyı kullanıyor. Bununla birlikte perakendeciler yapay zekâyı farklı alanlarda da devreye alıyor. Verimliliği artırmak amacıyla ödeme süreçlerini sadeleştiriyor, farklı ödeme kanallarını entegre ediyor ve ödeme belgelerini otomatik olarak oluşturuyorlar. Ayrıca mevzuata uyum süreçleri, ödül programları ve risk takibi gibi alanlarda da yapay zekâdan yararlanarak otomasyon sağlıyorlar. Araştırma, önümüzdeki üç yıl içinde perakendecilerin yapay zekânın daha gelişmiş yeteneklerine odaklanacağını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Tokenizasyon ve dijital para birimleri yükselişte</strong><br />
Araştırma, tokenizasyonun ödeme verimliliğini artırmak için güçlü bir araç olarak görüldüğünü de ortaya koyuyor. Lider konumdaki bankaların yüzde 64&#8217;ü, dijital varlıkların maliyetleri ve işlem sürelerini önemli ölçüde azaltacağına inanıyor. Bu bankalar, programlanabilir para yetenekleri geliştirme, şirket içi likidite optimizasyonu için tokenize para kullanma ve stablecoin&#8217;leri ödeme altyapılarına entegre etme konularında hızla ilerliyor.</p>
<p>Sınır ötesi ödemeler açısından da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bankaların yüzde 60&#8217;ı programlanabilir para ve dijital defterleri desteklemek için çekirdek sistemlerini yükseltiyor. Önümüzdeki üç yıl içinde merkez bankası dijital paralarının (CBDC) atomik uzlaşma için kullanımının yüzde 30&#8217;lardan yüzde 61&#8217;e çıkması, stablecoin ve token fintech platformlarının kullanımının ise yüzde 48&#8217;den yüzde 80&#8217;e yükselmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Geleceğe yönelik üç kritik adım</strong><br />
Raporda banka ve perakende yöneticilerine şu üç alanda adım atmaları tavsiyesinde de bulunuluyor:</p>
<ul>
<li><strong>İş birliklerini önceliklendirin</strong>: Teknolojik dönüşümün hızlanması ve müşteri beklentilerinin sürekli değişmesi, bankalar ve perakendeciler üzerinde ödeme sistemlerini hızla modernize etme baskısı yaratıyor. Bu ortamda rekabette öne geçebilmek için kurumların teknoloji sağlayıcıları, müşteriler, düzenleyici kurumlar ve hatta rakiplerle birlikte çalıştıkları güçlü ekosistemler kurması büyük önem taşıyor. Bu tür iş birlikleri, bilgi, yetkinlik ve yatırımların paylaşılmasını sağlayarak rekabet avantajı yaratıyor.</li>
<li><strong>Müşteriyi merkeze alın</strong>: Sektörde öne çıkan kurumlar, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini derinlemesine anlayan ve buna göre yeni ödeme seçenekleri ile hizmetleri hızlı şekilde geliştirebilen organizasyonlar oluyor. Bankalar ve perakendeciler yalnızca müşterilerine daha yakın olmakla kalmamalı, aynı zamanda değişen talep ve rekabet koşullarına hızla yanıt verebilmek için yeni ödeme altyapılarını değerlendirme, geliştirme ve devreye alma yetkinliklerini de güçlendirmelidir.</li>
<li><strong>Çeviklik kazanın</strong>: Ödeme ekosistemi hızla dönüşüyor ve dünya genelinde yeni oyuncular tarafından geliştirilen teknolojiler ile ödeme yöntemleri hızla pazara sunuluyor. Bu nedenle bankalar ve perakendecilerin ödeme stratejilerini, altyapılarını ve operasyonlarını daha çevik hale getirmeye odaklanması gerekiyor. Bu yaklaşım, kurumlara gelecekte daha fazla esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlayarak pazar koşulları değiştikçe hızla uyum sağlama ve dönüşme imkânı sunacak.</li>
</ul>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-odeme-dunyasini-degistiriyor/">YAPAY ZEKA ÖDEME DÜNYASINI DEĞİŞTİRİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-odeme-dunyasini-degistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 18:48:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARGE-İNOVASYON]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisektörü]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2931</guid>

					<description><![CDATA[<p>EY, teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat alanını açıkladı. Teknoloji sektörü, 2026’da hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine giriyor EY, teknoloji şirketlerinin büyüme ve geleceğe hazırlık süreçlerine rehberlik eden “Teknoloji Şirketleri İçin En Büyük 10 Fırsat” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında inovasyona öncelik vererek büyümeyi hızlandırabileceklerine dikkat çekiyor. Aynı zamanda stratejik ortaklıklarla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/">TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EY, teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat alanını açıkladı. </strong><strong>Teknoloji sektörü, 2026’da hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine giriyor</strong></p>
<p><strong>EY, teknoloji şirketlerinin büyüme ve geleceğe hazırlık süreçlerine rehberlik eden “Teknoloji Şirketleri İçin En Büyük 10 Fırsat” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında inovasyona öncelik vererek büyümeyi hızlandırabileceklerine dikkat çekiyor. Aynı zamanda stratejik ortaklıklarla büyük ölçekte yapay zekâ uygulamalarının iş modellerine entegre edilmesi de sektörde büyümeyi hızlandırabilen bir diğer faktör olarak ön plana çıkıyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında büyümeyi ve operasyonel verimliliği artırmak için odaklanabileceği kritik alanları ele aldığı “<strong>Teknoloji Şirketleri için En Büyük 10 Fırsat</strong>” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji sektörünün hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine girdiğini ortaya koyarken, bu yeni dönemde lider konumda olmak isteyen şirketlere net bir yol haritası sunuyor.</p>
<p>Araştırmaya göre; 2026’da başarıyı belirleyen temel unsur günümüz iş dünyasında hızlı aksiyon almak olacak. Yapay zekâ odaklı inovasyonun ivme kazanmasıyla birlikte teknoloji şirketlerinin; stratejik iş birlikleri yoluyla daha hızlı büyüme ve verimlilik elde etmesi öne çıkıyor. Aynı zamanda belirli amaçlar doğrultusunda otonom karar alabilen yapay zekâ sistemleri (Agentic  AI), platformlar ve bulut sistemleri arasında birlikte çalışabilirlik ile fiziksel yapay zekâ ve robotik çözümler, yeni rekabet avantajlarının merkezinde yer alıyor.</p>
<p>EY araştırmasında, yapay zekânın hız kazanmasıyla birlikte güvenilir yapay zekânın artık yalnızca bir uyum başlığı değil, gelir ve itibarın korunması açısından operasyonel bir zorunluluk haline geldiği vurgulanıyor. Bu kapsamda, yönetişimin iş süreçlerine entegre edilmesi, liderlerin daha etkin bir rol üstlenmesi ve güçlü veri altyapılarının oluşturulması kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>EY, 2026’da teknoloji şirketlerinin göz önünde bulundurması gereken 10 fırsat alanını şöyle sıralıyor: </strong><strong> </strong></p>
<div>
<p><strong>1. Hiper-hızlı yapay zekâ döneminde stratejik iş birlikleriyle büyüme hızlandırılmalı</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ odaklı stratejik iş birlikleri, birleşme-satın alma işlemleri veya ortak girişim yaklaşımları ile, teknoloji şirketlerinin daha hızlı ölçeklenmesini sağlayacak. Yönetişimden ödün vermeden, stratejik iş birliklerini güçlendiren teknoloji şirketleri, değişen regülasyonlara daha çevik uyum sağlayarak sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>2. Platformlar arası entregre çalışabilirlik ve fiziksel yapay zekâya geçiş önceliklendirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Ürünlere entegre yapay zekâ artık standart hale gelirken, platformlar ve bulutlar arasında sorunsuz çalışan sistemler fark yaratıyor. Yapay zekâ, robotik ve otonom çözümlerle birleşen bu yaklaşım, yazılım ile fiziksel dünyayı yakınlaştırarak yeni büyüme alanları sunma fırsatı taşıyor. Bu yetkinliklere yatırım yapan teknoloji şirketleri rekabet avantajı elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>3. Güvenli ve güvenilir yapay zekâ operasyonel hale getirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekânın yaygınlaşması arttıkça güvenilirlik ve etiklik konuları tercih olmanın ötesine geçerek operasyonel gereklilik haline geliyor. Teknoloji şirketlerinin; iş akışlarına ve risklere en yakın konumda bulunan fonksiyonları güçlendirerek, sınırları tanımlama, risk alanlarını belirleme ve güvenilirlik uygulamalarını günlük operasyonlara entegre etme modeline yönelmesi gerekiyor. Güçlü sınırlar olmadan, şirketler zincirleme başarısızlığa yol açabilecek ve iş hedeflerini sekteye uğratabilecek risklerle karşı karşıya kalıyor. İş fonksiyonlarının güçlendirilmesi ve yönetişimin günlük süreçlere entegre edilmesi, bu büyümenin sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlayabilir. Bunu başaran teknoloji şirketleri, mevzuata ve itibara ilişkin riskleri azaltırken operasyonel verimliliği artırabilir.</p>
<div>
<p><strong>4. Yapay zeka döneminde ticari konulara ilişkin strateji yeniden ele alınmalı</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ temelli şirketler, yazılımların fiyatlandırılması, hazırlanması ve satın alınması süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Geleneksel modeller yerini sonuç ve değer odaklı fiyatlandırmaya bırakıyor. Müşteriler artık erişimden çok sorunsuz deneyimler ve ölçülebilir fayda bekliyor. Araştırmaya göre; 2026’da lider şirketlerin, fiyatlandırmayı doğrudan sağlanan çıktı ve değerle ilişkilendiren modellerle öne çıkacağı öngörülüyor. Bu sonuç odaklı modeller, müşteriler için tercih edilen bir satın alma deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>
<div>
<p><strong>5. Esneklik için yapay zekâ model seçimi optimize edilmeli </strong></p>
</div>
<p>Açık ve kapalı yapay zekâ modelleri arasındaki doğru denge, maliyet, performans ve uyum açısından kritik hale geliyor. Açık model ekosistemi hızla gelişerek daha düşük giriş bariyerleri, daha hızlı süreçler ve çoğu zaman maliyetin çok küçük bir kısmıyla iş akışlarına derin bir entegrasyon potansiyeli sunuyor. Kapalı modeller ise daha yüksek maliyetler, tedarikçiye bağımlılık ve yerelleştirme veya uyum açısından daha sınırlı esneklik gibi riskleri beraberinde getirebiliyor. 2026’da bu modelleri iş operasyonları ve regülasyon ihtiyaçlarına göre doğru yöneten teknoloji şirketleri, hız ve esneklik avantajı elde edebilir.</p>
<p><strong>6. Dijital egemenlik odaklı tasarım ve etkin iş gücü modeli benimsenmeli</strong></p>
<p>Regülasyonlar ve jeopolitik gelişmeler, yapay zekâda yerelleşmeyi zorunlu kılıyor. Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA), Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Yapay Zekâ Yasası gibi düzenlemeler şirketlerin planlarını etkilerken, dijital egemenlik yaklaşımı daha çok önem kazanıyor. Bu konu; yeteneklerin nerede konumlandığını, hesaplama süreçlerinin nerede gerçekleştiğini ve temel modellerin ulusal değerleri, etik yaklaşımları ve gelenekleri nasıl yansıttığını kapsıyor. Stratejilerine farklı bölgesel perspektifleri ve regülasyon gerekliliklerini entegre eden şirketler, hızdan ödün vermeden uyum sağlayarak, giderek farklılaşan bu ortamda küresel ölçekte büyümeyi sürdürebilebilir.</p>
<p><strong>7. Yapay zekâ zorlukları, alanında uzmanlarla yönetilmeli</strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamaları karmaşıklaştıkça, ilgili uzmanların doğrudan iş birimlerinde görev alması önem kazanıyor. Teknik yetkinliğin doğrudan iş birimlerine veya proje ekiplerine dahil edilmesi, bu teknolojinin kullanımını hızlandırırken uygulama kalitesini ve sürekliliği artırıyor. Bu rolleri değeri en üst düzeye çıkaracak şekilde yapılandıran teknoloji şirketleri, avantaj elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>8. Dijital altyapı ve yapay zekâ dönemi için vergi stratejisi yeniden ele alınmalı</strong></p>
</div>
<p>Küresel ölçekte büyüyen teknoloji şirketleri için vergi, stratejik bir karar alanı haline geliyor. Nerede yatırım yapılacağı, fikri mülkiyet sahipliğinin nasıl yapılandırılacağı ve maliyetler ile kârların sınırlar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin kararların proaktif olarak değerlendirilmesi önem kazanıyor. Bu doğrultuda, vergi stratejisinin dijital dönüşümün temeline entegre edilmesi gerekiyor. Vergi yaklaşımını dijital dönüşümün merkezine yerleştiren şirketler, büyüme sürecinde uyum ve çeviklik sağlayabilir.</p>
<div>
<p><strong>9. AI destekli FinOps (Financial Operations)</strong> <strong>yaklaşımlarıyla finans fonksiyonu, stratejik bir itici güce dönüştürülmeli</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ destekli FinOps (Financial Operations) yaklaşımları, finans fonksiyonunu raporlamanın ötesine taşıyor. Gerçek zamanlı görünürlük ve akıllı kaynak yönetimi, daha hızlı ve isabetli karar almayı mümkün kılıyor. Doğru şekilde hayata geçirildiğinde finans, bir raporlama fonksiyonu olmaktan çıkarak marj artışını destekleyen, sermaye kullanımını optimize eden ve kurum genelinde karar süreçlerini iyileştiren stratejik bir itici güç haline geliyor.</p>
<div>
<p><strong>10. Yapay zekâ çağında, kurumsal güvenlik yeniden gözden geçirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Teknoloji şirketlerinin, temel güvenlik seviyesinin ötesine geçerek daha proaktif ve yapay zekâ destekli siber güvenlik ve veri güvenliği yaklaşımlarını benimsemesi gerekiyor. Bu kapsamda; iyileştirme hizmet seviyesi anlaşmalarının haftalardan saatlere indirilmesi, siber tehdit tespiti ile müdahalesinin otomatikleştirilmesi ve sürekli kimlik doğrulamanın entegre edilmesi gibi alanlar öne çıkıyor. Kimlik, veri ve yapay zekâ modellerini bütüncül şekilde koruyan teknoloji şirketleri, büyümeyi kesintisiz ve güvenli biçimde sürdürebilir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-2513" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli.jpg" alt="" width="686" height="471" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli-300x206.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli-768x527.jpg 768w" sizes="(max-width: 686px) 100vw, 686px" /></p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri Emre Beşli </strong>araştırma ile ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“Teknoloji sektörü, 2026 yılında yapay zekânın hızla yaygınlaştığı ve ölçülebilir değer üretmenin her zamankinden daha kritik hale geldiği bir döneme giriyor. Teknoloji şirketleri bugün yapay zekânın potansiyelini konuşmaktan çok, bu potansiyeli güvenli ve güvenilir şekilde nasıl hayata geçireceklerine ve etkili çözümlerle nasıl sürdürülebilir değer elde edebileceklerine odaklanıyor. Öte yandan “dijital egemenlik” kavramı da belirleyici bir unsur olarak hayatımıza girdi. Üst yönetim gündeminde artık ‘yapabilir miyiz?’ sorusunun yerini, ‘nasıl daha hızlı ve etkili uygularız?’ sorusu almış durumda. Otonom sistemlerin operasyonel süreçleri desteklediği, liderlerin ise stratejik yönlendirmeye odaklandığı bu yeni iş modelinin, rekabet avantajının temelini oluşturacağını söylemek mümkün. Araştırmamızda ortaya koyduğumuz fırsatlar, teknoloji şirketlerinin deneme ve pilot süreçlerden operasyonel olgunluğa geçişini desteklerken; yapay zekâ temelli stratejileri benimseyen, yönetişimi dönüştüren ve iş modellerini yeniden kurgulayan şirketlerin kazanan konumda olacağına işaret ediyor.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/">TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE EN BÜYÜK RİSK MAKROEKONOMİK GELİŞMELER</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-en-buyuk-risk-makroekonomik-gelismeler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-en-buyuk-risk-makroekonomik-gelismeler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 08:16:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz Risk Barometresi]]></category>
		<category><![CDATA[makroekonomik gelişmeler!]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Risk Barometresi 2026:  Küresel iş dünyası için en büyük risk yine siber olaylar, Türkiye’de ise makroekonomik gelişmeler!  Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının önündeki riskleri belirleyen Allianz Risk Barometresi’nin 2026 sonuçları açıklandı. Global iş dünyasının 2026’ya dair risk sıralamasında bu yıl üst üste beşinci kez siber olaylar birinci olurken, yapay zekâ rekor bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-en-buyuk-risk-makroekonomik-gelismeler/">TÜRKİYE’DE EN BÜYÜK RİSK MAKROEKONOMİK GELİŞMELER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Risk Barometresi 2026:  </strong><strong>Küresel iş dünyası için en büyük risk yine siber olaylar, Türkiye’de ise makroekonomik gelişmeler!</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının önündeki riskleri belirleyen Allianz Risk Barometresi’nin 2026 sonuçları açıklandı. Global iş dünyasının 2026’ya dair risk sıralamasında bu yıl üst üste beşinci kez siber olaylar birinci olurken, yapay zekâ rekor bir yükselişle 10. sıradan ikinci sıraya çıktı. Türkiye’de ise bu yıl makroekonomik gelişmeler ilk sırada yer alırken, geçen yıl yedinci sırada yer alan siber olaylar ikinci en büyük risk faktörü oldu. Yapay zekâ da Türkiye risk sıralamasına bu yıl ilk kez girerek yedinci sıraya yerleşti.</strong></p>
<p><strong> </strong>Allianz Commercial tarafından gerçekleştirilen yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması Allianz Risk Barometresi’nin 15’incisi yayımlandı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörden 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlanan Allianz Risk Barometresi&#8217;ne göre, 2026 yılı için siber olaylar, özellikle de fidye yazılımı saldırıları, her büyüklükteki şirket için art arda beşinci kez 1 numaralı risk olarak belirlendi. Yapay zekâ ise en büyük yükselişi göstererek 10. sıradan 2. sıraya yükseldi. Bu yükseliş, neredeyse tüm sektörlerdeki şirketler için yapay zekânın yükselen bir risk olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yarıya yakını, yapay zekânın sektörleri için riskten daha fazla fayda sağladığına inanıyor. Ancak beşte biri bunun tam tersini söylüyor.</p>
<p>Allianz Risk Barometresi’nde iş kesintisi, ilk kez en büyük iki risk arasında yer almayarak 3. sıraya geriledi. Yine de bu risk ilk 10&#8217;daki diğer risklerin bir sonucu olabileceği göz önüne alındığında, önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Doğal afetler bu yıl 5. sırada yer alırken siyasi riskler ve şiddet ise global çapta şimdiye kadarki en yüksek konumuna yükselerek 7. sıraya yerleşti.</p>
<p><strong>Türkiye’de en büyük risk makroekonomik gelişmeler</strong></p>
<p>Allianz Risk Barometresi’nde, Türkiye’de iş dünyasının risk sıralamasının geçen yılkine göre epey farklılık gösterdiği dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl 2. sırada yer alan makroekonomik gelişmeler, bu yıl yüzde 50 oyla en büyük risk faktörü olurken, geçtiğimiz yıl 7. sırada yer alan siber olaylar bu yıl ilk kez yüzde 46 oy ile 2. sıraya yerleşiyor. Siyasi riskler ve şiddet 3. sırada yer alırken, geçtiğimiz yıl en büyük risk olarak zirveye yerleşen doğal afetler ise bu yıl 4. sıraya geriledi.</p>
<p>Türkiye’de bu yıl dört yeni risk faktörü listeye dahil oldu. Global çapta en büyük 2. risk olan yapay zekâ Türkiye’de de listeye ilk kez girerek yüzde 15 oyla 7. sırada yer aldı. Yetenek ve işgücü sorunları, itibar veya marka değerinin kaybı ve pazar gelişmeleri de bu yıl listedeki yeni risk faktörleri olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>“Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe risk yönetiminin önemi anlaşılıyor”</strong></p>
<p>Allianz Risk Barometresi 2026’yı değerlendiren Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, küresel çapta 5 yıldır en büyük risk olarak görülen yapay zekânın ilk kez Türkiye’de de ilk 10 risk arasında yerini aldığına işaret ederek, “Ülkemizde de her sektör ve ölçekten şirketler yapay zekâyı sadece bir stratejik fırsat olarak değil, aynı zamanda karmaşık bir operasyonel, yasal ve itibar riski kaynağı olarak da görmeye başladı. 2026&#8217;da şirketler bir yandan yapay zekâyı sistemlerine entegre etmeye çalışırken, diğer yandan giderek artan oranda sistem güvenilirliği ve veri kalitesi sorunları, entegrasyon zorlukları ve nitelikli yetenek eksikliği ile karşı karşıya kalmak durumunda kalacak. Bu yıl ilk kez yetenek ve işgücü sorunlarının Türkiye’de yeni bir risk faktörü olarak ilk 10’a girmesi, dijital beceri açığının kritik rolüne dair dünyada olduğu gibi ülkemizde de farkındalığın arttığını gösteriyor” dedi.</p>
<p>Türkiye’de geçtiğimiz yıl 8. sırada yer alan iklim değişikliğinin bu yıl 5. sıraya yükselmesinin de toplumda risk farkındalığının arttığına dair önemli bir gösterge olduğunu söyleyen Gürkan, “Ülkemizde de dünyada olduğu gibi doğal afetler, geçtiğimiz yıla göre birkaç sıra geriye düşse de ilk 10 risk arasında yerini koruyor. Bununla birlikte, doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı kayıplar, art arda altı yıldır 100 milyar dolara ulaştı. Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe, entegre dayanıklılık stratejileri geliştirmenin ve risk yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Şirketlerin artık riskleri yönetmek için ileriye dönük yaklaşımlara sahip olmaları gerekiyor. Yapay zekâ da bir fırsata dönüştürülerek değişen risk ortamına uyum sağlamada önemli bir enstrüman olarak kurumlara yardımcı olabilir” dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>DÜNYADA İLK 10 RİSK SIRALAMASI:</strong></p>
<ol>
<li>Siber olaylar %42</li>
<li>Yapay zekâ %32</li>
<li>İş kesintisi %29</li>
<li>Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %26</li>
<li>Doğal afetler %21</li>
<li>İklim değişikliği %19</li>
<li>Siyasi riskler ve şiddet %15</li>
<li>Makroekonomik gelişmeler %14</li>
<li>Yangın ve patlama %13</li>
<li>Pazar gelişmeleri %13</li>
</ol>
<p><strong>TÜRKİYE’DE İLK 10 RİSK SIRALAMASI:</strong></p>
<p>1) Makroekonomik gelişmeler %50</p>
<p>2) Siber olaylar %46</p>
<p>3) Siyasi riskler ve şiddet %35</p>
<p>4) Doğal afetler %27</p>
<p>5) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %19</p>
<p>5) İklim değişikliği %19</p>
<p>7) Yapay zekâ %15</p>
<p>7) Yetenek ve işgücü sorunları %15</p>
<p>9) İtibar veya marka değerinin kaybı %8</p>
<p>9) Pazar gelişmeleri %8</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-en-buyuk-risk-makroekonomik-gelismeler/">TÜRKİYE’DE EN BÜYÜK RİSK MAKROEKONOMİK GELİŞMELER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-en-buyuk-risk-makroekonomik-gelismeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜBİSAD, TÜRKİYE&#8217;NİN DİJİTALLEŞME KARNESİNİ AÇIKLADI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tubisad-turkiyenin-dijitallesme-karnesini-acikladi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tubisad-turkiyenin-dijitallesme-karnesini-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 11:03:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşümün]]></category>
		<category><![CDATA[TÜBİSAD]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Dijital Dönüşüm 2025 Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin dijital dönüşümünde ivme arayışı: Ekosistem odaklı adımlar kritik TÜBİSAD&#8217;ın Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm 2025 Endeksi, Türkiye&#8217;nin dijital teknolojilerin kullanımında güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu ancak bu gücün sürdürülebilir ve hızlanan bir dönüşüme evrilebilmesi için ekosistemi güçlendirecek bütüncül adımlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor. Bu yılki Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm Endeksi, 5 üzerinden 3,13 olarak hesaplandı. Endeks, bir önceki yıla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tubisad-turkiyenin-dijitallesme-karnesini-acikladi/">TÜBİSAD, TÜRKİYE’NİN DİJİTALLEŞME KARNESİNİ AÇIKLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin dijital dönüşümünde ivme arayışı: Ekosistem odaklı adımlar kritik</strong></p>
<p><strong>TÜBİSAD&#8217;ın Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm 2025 Endeksi, Türkiye&#8217;nin dijital teknolojilerin kullanımında güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu ancak bu gücün sürdürülebilir ve hızlanan bir dönüşüme evrilebilmesi için ekosistemi güçlendirecek bütüncül adımlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.</strong></p>
<p>Bu yılki Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm Endeksi, <strong>5 üzerinden 3,13</strong> olarak hesaplandı. Endeks, bir önceki yıla kıyasla sınırlı bir artış göstererek yeniden yükseliş eğilimine girerken; mevcut tablo, doğru politika setleri ve ekosistemi güçlendirecek adımlarla daha güçlü bir ivmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Buna karşın endeks değeri, henüz <strong>2021 yılında ulaşılan seviyeye erişebilmiş değil</strong> ve bu durum önümüzdeki dönem için önemli bir gelişim alanını ortaya koyuyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm Endeksi, <strong>son beş yılda sırasıyla 2,90 – 2,99 – 3,19 – 3,09 – 3,09 – 3,13</strong> olarak hesaplandı. 2019–2021 döneminde istikrarlı bir yükseliş gösteren endeks, 2022 yılında geriledi; 2023 yılında yatay seyretti; 2024 yılında ise sınırlı da olsa yeniden yükseldi.</p>
<p><strong>Dijital kullanım güçlü, katma değer için ekosistem belirleyici</strong><br />
Uluslararası karşılaştırılabilir veriler ile kamu, özel sektör ve akademiden yöneticilerin niteliksel değerlendirmelerine dayanan endeks; <strong>Ekosistem, Yeterlilik, Kullanım ve Dönüşüm</strong> olmak üzere dört ana bileşen altında, toplam <strong>61 gösterge</strong> üzerinden Türkiye&#8217;nin dijitalleşme performansını ölçüyor.</p>
<p>Endeksin alt göstergelerinin <strong>30&#8217;unda iyileşme</strong>, <strong>8&#8217;inde değişim olmaması</strong>, <strong>23&#8217;ünde ise gerileme</strong> gözlemlendi. <strong>Kullanım bileşeni</strong>, <strong>3,34&#8217;lük endeks değeriyle</strong> Türkiye&#8217;nin en güçlü olduğu alan olmaya devam ederken; <strong>Ekosistem bileşeni 2,68</strong> ile endeks değeriyle en zayıf alan olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu tablo, Türkiye&#8217;nin dijital teknolojileri bireysel, ticari ve kamusal alanlarda etkin biçimde kullandığını ancak bu kullanımın teknoloji üretimine, katma değere ve ihracata yeterince dönüşemediğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Ekosistem, dijital dönüşümün hızını belirliyor</strong><br />
Çalışmaya göre Türkiye&#8217;nin dijital dönüşüm performansını sınırlayan temel unsur, uzun yıllardır değişmeyen şekilde ekosistem bileşeni olmaya devam ediyor. Yenilik ve yatırım ortamı, üniversite-sanayi iş birlikleri, nitelikli insan kaynağı, hukuki öngörülebilirlik ve finansmana erişim gibi başlıklar, dijital dönüşümün sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynuyor.</p>
<p>Son beş yıllık endekse bakıldığında, ekosistem bileşeni, pandeminin etkisiyle kısa süreli bir yükseliş gösterse de son üç yılda yeniden gerileyerek Türkiye&#8217;nin genel dijital dönüşüm performansını aşağı çeken ana alan haline geldi.</p>
<p><strong>Dijital dönüşüm ortak bir yolculuk</strong><br />
Çalışma, dijital dönüşümün yalnızca teknoloji sektörüne ait bir konu olmadığını; <strong>sanayiden finansa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar tüm sektörleri yatayda kesen bir dönüşüm alanı</strong> olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bu nedenle dijital dönüşümde kalıcı ilerleme, yalnızca tekil projelerle değil; <strong>kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun eşgüdümüyle</strong> mümkün olabiliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2619" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Mehmet_Ali_Tombalak.jpg" alt="" width="900" height="674" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Mehmet_Ali_Tombalak.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Mehmet_Ali_Tombalak-300x225.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Mehmet_Ali_Tombalak-768x575.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Mehmet_Ali_Tombalak-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong> <strong>Mehmet Ali Tombalak</strong>, çalışmaya ilişkin değerlendirmesinde şu çağrıyı yaptı: “Türkiye, dijital teknolojilerin kullanımında güçlü bir zemine sahip. Ancak bu gücü teknoloji üretimine, katma değere, ihracata ve kalıcı bir rekabet avantajına dönüştürmek için ekosistemi bütüncül bir yaklaşımla ele almamız gerekiyor. Ekonomik istikrar, öngörülebilir düzenlemeler, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve beceri odaklı eğitim politikaları, dijital dönüşümün kesintisiz ilerlemesi açısından kritik. Dijital dönüşüm tek bir aktörün değil, tüm ekosistemin ortak sorumluluğudur.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2620" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Serdar_Urcar.jpg" alt="" width="900" height="725" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Serdar_Urcar.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Serdar_Urcar-300x242.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Serdar_Urcar-768x619.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi</strong> <strong>Serdar Urçar</strong>, çalışmaya ilişkin görüşlerini şu şekilde paylaştı: “TÜBİSAD olarak Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm Endeksi&#8217;ni beş yıldır düzenli olarak yayımlıyor; bu çalışmayı dijital toplum ve dijital ekonomiye dönüşümün hızını ve derinliğini izleyen önemli bir referans olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl çalışma kapsamında ele alınan yapay zekâ gündemi, dijital dönüşüm üzerindeki etkileri ilerleyen dönemde daha derinlikli analiz edebilmek ve gelecekte geliştirilebilecek bir Yapay Zekâ Endeksi&#8217;ne zemin hazırlamak amacıyla çalışmaya dâhil edildi. Bu başlığa ilişkin değerlendirmeleri önümüzdeki dönemlerde ayrıca kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Bu yaklaşımın, Türkiye&#8217;nin dijital dönüşüm sürecine daha bütüncül ve ileriye dönük bir perspektif kazandıracağına inanıyoruz.”</p>
<p><strong>Öne Çıkan Bulgular</strong></p>
<ul>
<li>Genel endeks değerini oluşturan <strong>61 alt göstergenin 30&#8217;unda iyileşme</strong>, <strong>23&#8217;ünde gerileme olduğu</strong>, <strong>8&#8217;inde ise değişim olmadığı </strong>gözlemlendi. Bu tablo, ilerleme potansiyeline rağmen ivmenin henüz dengeli ve kalıcı hale gelemediğini gösteriyor.</li>
<li>Dört ana bileşenden <strong>Dönüşüm bileşeni</strong> yükseliş gösteren tek alan olurken; <strong>Ekosistem, Yeterlilik ve Kullanım</strong> bileşenlerinde sınırlı gerilemeler yaşandı.</li>
<li><strong>Ekosistem bileşeni</strong>, son beş yılda Türkiye&#8217;nin dijitalleşme notunu aşağı çeken en kritik alan olmaya devam etti. 2019&#8217;da <strong>2,60</strong> olan değer, 2021&#8217;de <strong>2,85&#8217;e</strong> yükseldi; 2024 değeri ise <strong>2,77</strong> olarak hesaplandı.</li>
<li><strong>Kullanım bileşeni</strong>, bu yılki endekse en olumlu katkıyı sağlayan alan oldu. Türkiye, bireysel, iş dünyası ve kamu kullanımında BİT&#8217;ten etkin biçimde yararlanan ülkeler arasında yer alıyor.</li>
<li><strong>Yeterlilik bileşeni</strong>, altyapı boyutunda gelişim ihtiyacı sürerken; beceriler alanında görece daha olumlu bir tabloya işaret ediyor.</li>
<li>Bu yılki endekste <strong>yasal zemin ve işleyiş, yenilik ve yatırım ortamı, altyapı, satın alınabilirlik, bireysel kullanım ve kamu kullanımı</strong> başlıklarında gerilemeler yaşandı.</li>
<li>Elektrik üretimi, uluslararası internet bant genişliği, patent başvuruları, BİT alanında istihdam ve BİT hizmetleri ihracatı, <strong>acil eylem gerektiren alanlar</strong> arasında öne çıktı.</li>
<li>Hukuki altyapıya ilişkin göstergelerde uzun süredir ilerleme sağlanamaması, dijital ekosistemin gelişimini doğrudan sınırlıyor.</li>
<li>Yenilik ve yatırım ortamında; <strong>risk sermayesine erişim, Ar-Ge harcamaları ve üniversite-sanayi iş birlikleri</strong> gibi alanlarda ilerleme kaydedilemedi.</li>
<li><strong>Beceriler</strong> alanında; eğitim sisteminin BİT becerisi kazandırma kapasitesi, matematik ve fen eğitiminin kalitesi ile STEM mezun sayısının artırılması kritik öncelikler arasında yer alıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Ortak hedef: Sürdürülebilir dijital rekabetçilik</strong><br />
TÜBİSAD, Türkiye&#8217;nin Dijital Dönüşüm Endeksi&#8217;ni yalnızca bir durum tespiti değil; <strong>teknoloji üretimini, kullanımını ve ihracatını artırmaya yönelik ortak bir yol haritası</strong> olarak konumlandırıyor. Çalışmada ortaya koyulan bulgular, doğru ve eşgüdümlü adımlar atıldığında Türkiye&#8217;nin dijital rekabet gücünü hızla artırabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tubisad-turkiyenin-dijitallesme-karnesini-acikladi/">TÜBİSAD, TÜRKİYE’NİN DİJİTALLEŞME KARNESİNİ AÇIKLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tubisad-turkiyenin-dijitallesme-karnesini-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GERÇEK GÖRÜNÜMLÜ SAHTE ÇALIŞANLAR ŞİRKETLERİ TEHLİKEYE ATIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:19:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAHTE ÇALIŞANLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerine BT uzmanı görüntüsü veren sahte çalışanlar deepfake görüntüler, sahte kimlikler ve gelişmiş sosyal mühendislik yöntemleriyle şirketlere sızıyor. Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor/">GERÇEK GÖRÜNÜMLÜ SAHTE ÇALIŞANLAR ŞİRKETLERİ TEHLİKEYE ATIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendilerine BT uzmanı görüntüsü veren sahte çalışanlar deepfake görüntüler, sahte kimlikler ve gelişmiş sosyal mühendislik yöntemleriyle şirketlere sızıyor. Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p>2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor.</p>
<p><strong>Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor?</strong></p>
<p>Kuzey Koreli çalışanların  sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:</strong></p>
<ul type="disc">
<li>Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin.  Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.</li>
<li>Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.</li>
<li>Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.</li>
<li>Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin.</li>
<li>Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>ESET uzamanları </strong>sahte BT çalışanlarının içeriden yaratacağı riskleri azaltmanın en etkili yolunun, teknik güvenlik kontrollerini güçlü insan odaklı süreçlerle birleştiren bütünsel bir yaklaşım olduğunun altını çiziyorlar.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor/">GERÇEK GÖRÜNÜMLÜ SAHTE ÇALIŞANLAR ŞİRKETLERİ TEHLİKEYE ATIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DEKİ GENÇLER GELECEĞİN İŞ DÜNYASINA HAZIR MI?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyedeki-gencler-gelecegin-is-dunyasina-hazir-mi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyedeki-gencler-gelecegin-is-dunyasina-hazir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 13:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[finansal kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[iş fikirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumsal bağlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Bilişim Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası koordinasyonuyla, Psylabs ve Research Istanbul iş birliğiyle hazırlanan Skillswatch 2025 Raporu yayınlandı. Türkiye&#8217;de 18–25 yaş arasındaki gençlerin iş dünyasına yönelik yetkinliklerini, motivasyonlarını ve gelişim alanlarını inceleyen rapor, genç yeteneklerin güçlü yönlerine ve ihtiyaçlarına dair kapsamlı içgörüler sunuyor. Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası koordinasyonuyla, Psylabs ve Research [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyedeki-gencler-gelecegin-is-dunyasina-hazir-mi/">TÜRKİYE’DEKİ GENÇLER GELECEĞİN İŞ DÜNYASINA HAZIR MI?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası koordinasyonuyla, Psylabs ve Research Istanbul iş birliğiyle hazırlanan Skillswatch 2025 Raporu yayınlandı. Türkiye&#8217;de 18–25 yaş arasındaki gençlerin iş dünyasına yönelik yetkinliklerini, motivasyonlarını ve gelişim alanlarını inceleyen rapor, genç yeteneklerin güçlü yönlerine ve ihtiyaçlarına dair kapsamlı içgörüler sunuyor.</strong></p>
<p>Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası koordinasyonuyla, Psylabs ve Research Istanbul iş birliğiyle hazırlanan Skillswatch 2025 raporu, 18–25 yaş arasındaki 1.220 gençten (151 üniversite, 128 bölüm) toplanan verilere dayanıyor. Sonuçlar, gençlerin özellikle bazı becerilerde oldukça güçlü bir profil sergilediğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Raporda en dikkat çeken bulgular şöyle:</strong></p>
<ul>
<li>Gençlerin %76,6&#8217;sı detaylara özen becerisinde yüksek performans gösteriyor.</li>
<li>%65,6&#8217;sı analitik düşünmede güçlü.</li>
<li>%63,2&#8217;si öğrenme çevikliğinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor.</li>
<li>%60,7&#8217;si adaptasyon ve esneklik becerilerinde iyi seviyede.</li>
</ul>
<p>Özetle, gençler özellikle odaklanma, düşünme, hızlı öğrenme ve değişen koşullara uyum sağlama gibi temel geleceğin becerilerinde oldukça güçlü bir tablo çiziyor.</p>
<p>Verilere göre en yüksek motivasyon kaynağı bir alanda “uzmanlaşma” olurken, bunu yenilik ve değer yaratma takip ediyor. “Kurumsal bağlılık” ve “finansal kazanç” ise motivasyon başlıkları arasında daha alt sıralarda yer alıyor.<br />
Korelasyon analizleri, öğrenme çevikliğinin analitik düşünme, problem çözme ve esneklikle birlikte ekosistemin merkezinde yer aldığını; buna karşın kurumsal bağlılığın esneklik ve yenilikçilikle negatif ilişki içinde olduğunu, gençlerin “kuruma” değil daha çok “anlamlı işe” bağlılık geliştirdiğini gösteriyor.<br />
Analizler, öğrenme çevikliğinin analitik düşünme, problem çözme ve esneklikle güçlü şekilde bağlantılı olduğunu gösteriyor. Buna karşılık kurumsal bağlılığın, esneklik ve yenilikçilikle negatif ilişkili olduğu görülüyor. Yani yenilikçilik arttıkça bağlılık düşüyor.  Gençler geleneksel anlamda bir kuruma değil, daha çok anlamlı ve değer üreten işe bağlılık geliştiriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-2461" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Faruk_Eczacibasi-scaled-e1764421243433.jpg" alt="" width="672" height="448" /></p>
<p><strong>Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, </strong>raporun sonuçlarını değerlendirerek şu açıklamada bulundu: “Bugün yaşadığımız kırılımlar, matbaadan elektriğe, buharlı makinelerden internete kadar son 700 yılda biriken tüm dönüşümlerin 30 yıla sıkışmış hali gibi. Böyle bir çağda, gençlerden ‘hazır cevaplar&#8217; ezberlemelerini bekleyemeyiz; asıl ihtiyacımız olan, doğru soruları sorabilen, farklı disiplinler arasında köprü kurabilen ve kendi hikâyesini küresel bir ortak fayda ile ilişkilendirebilen bir kuşak. Skillswatch tam da bu nedenle önemli: Gençleri sadece notlarla ve sınavlarla değil, kırılım çağının gerçekten kritik olan yetkinlikleriyle görmemizi sağlıyor. Eğer bu tabloyu ciddiye alır ve eğitimden iş hayatına kadar kararlarımızı buna göre yeniden düşünürsek, Türkiye&#8217;yi yeni dönemin pasif izleyicisi değil, aktif kurucularından biri yapabiliriz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2462" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Can_Selcuki.jpg" alt="" width="900" height="727" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Can_Selcuki.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Can_Selcuki-300x242.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Can_Selcuki-768x620.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Research Istanbul Yönetici Ortağı Can Selçuki, </strong>bulgulara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Veriler, gençlerin öğrenme çevikliği ve detaylara özen gibi bazı yetkinliklerde güçlü bir profil sergilediğini ve bu becerilerin akademik başarıyla tutarlı biçimde ilişkili olduğunu gösteriyor. Ancak not ortalamalarını yalnızca bireysel yetkinlikler değil, barınma düzeni ve ailenin ekonomik/mesleki kaynakları gibi yapısal koşullar da belirliyor; bu da performansın hem ‘ne yaptığın&#8217; hem de ‘hangi koşullarda yaptığın&#8217; tarafından birlikte şekillendiğini ortaya koyuyor.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-2463" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Resul_Tura.png" alt="" width="653" height="543" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Resul_Tura.png 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Resul_Tura-300x249.png 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Resul_Tura-768x638.png 768w" sizes="auto, (max-width: 653px) 100vw, 653px" /></p>
<p><strong>Psylabs CEO&#8217;su Resul Tura</strong> ise değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Skillswatch 2025 raporunu oluşturmak için Nartio platformumuz üzerinden binlerce gencimizin beceri seviyelerini ölçme fırsatı yakaladık. Ortaya çıkan verilerin gösterdiği en çarpıcı gerçek şu: Gençlerimiz, doğru yönlendirmelerle yalnızca iş dünyasına uyum sağlayan değil, aynı zamanda onu dönüştürebilecek bir potansiyele sahip. Dünya Ekonomik Forumu gibi küresel otoritelerin geleceğin kritik yetkinlikleri arasında gösterdiği analitik düşünme, öğrenme çevikliği ve yaratıcılık gibi alanlarda sergilenen yüksek performans, ülkemizin teknoloji odaklı yeni ekonomik modele güçlü bir genç yetenek zeminiyle hazır olduğunu gösteriyor. Bulgular, gençlerin geleneksel kariyer kalıplarından ziyade anlam ve değer üreten işlere yöneldiğini; kurumların ise bu yeni zihniyete uyum sağlama sorumluluğu taşıdığını ortaya koyuyor. Gelecekte rekabet avantajı, gençlere güvenen, onların becerilerini veriyle görünür kılan, geliştiren ve bu potansiyeli somut etkiye dönüştüren ekosistemleri inşa eden toplumların olacak. Zaman her zamankinden hızlı akıyor; bu dönüşüm için hep birlikte güçlü bir çaba göstermeliyiz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2464" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Cem_Leon_Menase.jpg" alt="" width="900" height="738" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Cem_Leon_Menase.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Cem_Leon_Menase-300x246.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Cem_Leon_Menase-768x630.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Başlangıç Noktası Lideri Cem Menase </strong>raporla ilgili değerlendirmesinde şöyle konuştu: “Bugün artık biliyoruz ki Kırılım Çağı&#8217;nda başarıyı belirleyen şey, hiyerarşiler değil; öğrenebilen, uyum sağlayan ve bağlantı kurabilen insanlar. Gençler tam da bunun merkezinde duruyor. Onların düşünme biçimini, motivasyonlarını ve yetkinliklerini doğru okumak; bir ülkenin teknoloji politikalarından eğitim stratejisine kadar her alanı etkileyen kritik bir aşama. Skillswatch raporu bu yüzden önemli. Gençlerin hangi zeminde ilerlediğini, nerede güçlendiğini ve neleri yeniden tasarlamamız gerektiğini berrak bir şekilde ortaya koyuyor. Bu veriler, Türkiye&#8217;nin geleceğini konuşurken elimizdeki değerli rehberlerden biri.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyedeki-gencler-gelecegin-is-dunyasina-hazir-mi/">TÜRKİYE’DEKİ GENÇLER GELECEĞİN İŞ DÜNYASINA HAZIR MI?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyedeki-gencler-gelecegin-is-dunyasina-hazir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞİRKETLERİN ÜÇTE BİRİ YAPAY ZEKA STRATEJİSİNİ TANIMLADI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-ucte-biri-yapay-zeka-stratejisini-tanimladi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-ucte-biri-yapay-zeka-stratejisini-tanimladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 10:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TRAI]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka Araştırmasının sonuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2409</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) 126 kurumun katılımıyla hazırladığı Yapay Zeka Araştırmasının sonuçlarına göre yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-ucte-biri-yapay-zeka-stratejisini-tanimladi/">ŞİRKETLERİN ÜÇTE BİRİ YAPAY ZEKA STRATEJİSİNİ TANIMLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) 126 kurumun katılımıyla hazırladığı Yapay Zeka Araştırmasının sonuçlarına göre yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu.</strong></p>
<p>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını <strong>beş ve üzeri proje </strong>yürüten kurum oranının ise <strong>yüzde 32,8</strong> olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin <strong>yüzde 37,6’sı</strong> yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor.</p>
<p>Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, <strong>dedike yapay zeka ekibine</strong> sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin <strong>yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor</strong> ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor.</p>
<h3><strong>Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor</strong></h3>
<p>TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i <strong>OpenAI</strong>, yüzde 44’ü <strong>Microsoft Copilot</strong>, yüzde 42’si ise <strong>Google Gemini</strong> modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor.</p>
<p>Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında <strong>chatbotlar ve kurumsal asistanlar</strong>, <strong>copilotlar ve kodlama destekleri</strong>, <strong>içerik üretimi ve özetleme araçları</strong>, <strong>RAG tabanlı çözümler</strong> ve <strong>kurumsal bilgi yönetimi sistemleri</strong> yer alıyor.</p>
<h3><strong> Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor</strong>Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor.<br />
Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında <strong>Microsoft Copilot Studio</strong>, <strong>LangChain</strong> ve <strong>Google AI Agent Builder</strong>öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise <strong>HR Agent</strong>, <strong>Finance Agent</strong>, <strong>CRM Agent</strong> ve <strong>Doküman Asistanı</strong> gibi örnekler dikkat çekiyor.</h3>
<p>Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor.</p>
<h3><strong>Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür</strong></h3>
<p>Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı <strong>yetenek (yüzde 58)</strong>, <strong>bütçe (yüzde 57)</strong> ve <strong>kurum kültürü (yüzde 55)</strong> olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti.</p>
<p>Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde <strong>Microsoft Azure</strong> altyapısını kullanıyor; bunu <strong>Google Cloud</strong> ve <strong>AWS</strong> izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-2410" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Halil_Aksu.jpg" alt="" width="656" height="503" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Halil_Aksu.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Halil_Aksu-300x230.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Halil_Aksu-768x589.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 656px) 100vw, 656px" /></p>
<h3><strong>“Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var”</strong></h3>
<p>Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>TRAI Kurucusu</strong><strong> Halil Aksu</strong>, şunları söyledi:<br />
<em>“Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.</em></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-ucte-biri-yapay-zeka-stratejisini-tanimladi/">ŞİRKETLERİN ÜÇTE BİRİ YAPAY ZEKA STRATEJİSİNİ TANIMLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-ucte-biri-yapay-zeka-stratejisini-tanimladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CEO&#8217;LARIN YÜZDE 71&#8217;İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 10:37:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARGE-İNOVASYON]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel CEO Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2346</guid>

					<description><![CDATA[<p>KPMG&#8217;nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması&#8217;nın 2025 yılını kapsayan sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye dair güven pandemi dönemindeki seviyeye düşse de CEO&#8217;ların büyük kısmı kendi şirketlerinin geleceği konusunda iyimser. Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/">CEO’LARIN YÜZDE 71’İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KPMG&#8217;nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması&#8217;nın 2025 yılını kapsayan sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye dair güven pandemi dönemindeki seviyeye düşse de CEO&#8217;ların büyük kısmı kendi şirketlerinin geleceği konusunda iyimser. Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görürken yüzde 69&#8217;u, bütçelerinin yüzde 10 ila 20&#8217;sini bu teknoloji için yapılacak harcamalara ayırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 67&#8217;si de bu alandaki yatırımlarının karşılığını bir ila üç yıl içinde almayı bekliyor.</strong></p>
<p>KPMG&#8217;nin dünyanın en büyük şirketlerinde görev yapan 1.350 CEO&#8217;ya stratejileri, trendlere yaklaşımları ve gelecek planlarına dair sorular yönelttiği “Küresel CEO Araştırması”nın 2025 yılı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye duyulan güven pandemi dönemindeki seviyelere inse de CEO&#8217;ların yüzde 79&#8217;u kendi şirketlerinin geleceğine dair iyimserliğini koruyor. Liderler, büyümeyi sürdürmenin ve hızlandırmanın yolu olarak yapay zekâ yatırımlarıyla (yüzde 71) yüksek potansiyele sahip yeteneklerin elde tutulması ve yeniden eğitilmesini (yüzde 71) görüyor. CEO&#8217;ların büyük bölümü (yüzde 72), süregelen ve birbiriyle bağlantılı zorluklara yanıt verebilmek için büyüme stratejilerini şimdiden belirlemiş durumda. Çoğu lider önümüzdeki üç yıl içinde hem gelirlerin hem de istihdamın artmasını bekliyor. Ayrıca yapay zekâ yatırımlarından geri dönüş beklentileri de güçlendirmiş durumda ki artık çoğu lider, sonuçların bir ila üç yıl içinde alınacağını düşünüyor. Bu da 2024&#8217;teki üç ila beş yıllık öngörülere kıyasla çok daha kısa bir süre anlamına geliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-2347" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan.jpg" alt="" width="663" height="555" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan-300x251.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan-768x643.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 663px) 100vw, 663px" /><br />
<strong>“CEO&#8217;lar cesur yatırımlar yaparak belirsizlikleri fırsata çeviriyorlar”</strong><br />
Araştırma sonuçlarını değerlendiren<strong> KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan </strong>şunları söyledi: “Aştırmamız gösteriyor ki, CEO&#8217;lar değişimin yarattığı belirsizlikleri fırsata çeviriyor; bunu da teknolojiye, inovasyona ve yeteneklere cesur yatırımlar yaparak başarıyorlar. İnovasyon yapma ile görev sorumluluğu arasında hassas bir denge kurulması bu süreçte önem taşıyor.  Nitekim CEO&#8217;ların yapay zekâ konusundaki yanıtları da bunu doğruluyor. Liderler; etik, yasal düzenlemeler, yetenek geliştirme ve yetenek bulma konularındaki endişeleri dikkate alırken aynı zamanda inovasyonu kucaklamanın önemini de kabul ediyor. Sonuç olarak, piyasa dalgalanmalarını fırsata çevirebilen ve yatırımlarını doğru stratejik alanlara odaklayabilen liderler, yeni fırsatları yakalayıp sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme yakalama konusunda güçlü konumda yer alıyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ artık liderler için temel beceriler arasında yer alıyor</strong><br />
KPMG&#8217;nin 2025 yılı Küresel CEO Araştırması&#8217;nda birçok önemli sonuç ortaya çıktı. Araştırmaya göre CEO&#8217;lar, görevlerinin giderek daha karmaşık ve zorlayıcı hale geldiğini kabul ediyor. Yüzde 59&#8217;u, son beş yılda beklentilerin ve işlerinin doğasının önemli ölçüde değiştiğini düşünüyor. Yaklaşık dörtte biri (yüzde 23) ise yapay zekâ ve dijital okuryazarlığı liderler için artık temel beceriler arasında görüyor. Ayrıca liderlerin yüzde 80&#8217;i, şirketlerinin uzun vadeli başarısını güven altına alma konusunda üzerlerinde artan bir baskı hissettiklerini belirtiyor.</p>
<p><strong>CEO&#8217;lar yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görüyor</strong><br />
Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görüyor ki bu oran geçen yıl yüzde 64&#8217;tü. Ayrıca liderlerin yüzde 69&#8217;u, bütçelerinin yüzde 10 ila 20&#8217;sini yapay zekâ harcamalarına ayırıyor. “Yatırımdan değer elde etme süresi” konusunda da iyimserlik artmış durumda. CEO&#8217;ların yüzde 67&#8217;si, yatırımlarının karşılığını bir ila üç yıl içinde almayı bekliyor. Bu da önemli bir değişime işaret ediyor; çünkü geçen yıl çoğunluk (yüzde 63), yatırımların geri dönüşünü üç ila beş yıl içinde gerçekleşmesini bekliyordu.</p>
<p><strong>CEO&#8217;lar yapay zekâ alanındaki yetenek rekabetine odaklanıyor</strong><br />
CEO&#8217;lar, yapay zekâdan verimlilik elde etmenin merkezinde insan faktörünün yer aldığının farkında ve yeni teknolojileri insan odaklı biçimde hayata geçirmeye önem veriyorlar. Liderler, iş gücünü hızla yeniden şekillendiriyor; çalışanları yeniden eğitiyor, yeni yetenekler işe alıyor ve rolleri yapay zekâyı entegre edecek şekilde yeniden tasarlıyor. CEO&#8217;ların büyük çoğunluğu (yüzde 77), çalışanların yapay zekâya uyum becerisi ve yetkinlik gelişiminin önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerinin başarısını doğrudan etkileyeceğini düşünüyor. Ancak yapay zekâ alanında yetenek havuzunun sınırlı olması ciddi bir rekabet konusu hâline gelmiş durumda. Liderlerin yüzde 70&#8217;i, bu alandaki yetenek rekabetinin kurumlarının başarısını kısıtlayabileceğini kabul ediyor.</p>
<p><strong>CEO&#8217;ların iklim hedeflerine ulaşabileceklerine dair güvenleri artıyor</strong><br />
KPMG&#8217;nin araştırması, çoğu şirket liderinin sürdürülebilirlik hedeflerine bağlılığını koruduğunu ve bu hedeflere ulaşma konusunda giderek daha fazla güven duyduğunu ortaya koyuyor. Özellikle CEO&#8217;ların yüzde 61&#8217;i, 2030 yılı için net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda ilerlediklerini söylüyor; bu oran geçen yıl yüzde 51&#8217;di. Bu artışın, şirketlerin iklim hedeflerini gözden geçirip daha gerçekçi ve temel iş stratejileriyle uyumlu hale getirmesinden kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/">CEO’LARIN YÜZDE 71’İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
