<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARIM&amp;HAYVANCILIK - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/kategori/tarimhayvancilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jan 2026 14:28:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>TARIM&amp;HAYVANCILIK - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>OCAK AYINDA GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ HIZLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ocak-ayinda-gida-fiyatlarindaki-artis-hizlandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ocak-ayinda-gida-fiyatlarindaki-artis-hizlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 14:28:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[ocak ayına ilişkin üretici ve market fiyatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ocak ayına ilişkin üretici ve market fiyatlarını değerlendirdi. Bayraktar’ın açıklamasına göre, ocak ayında markette incelenen 41 ürünün 33’ünde fiyat artışı, 7’sinde ise fiyat düşüşü yaşandı. Bayraktar, markette fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 67,2 ile kabak olduğunu belirterek, bunu yüzde 54,1 ile sivribiber, yüzde 48,5 ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ocak-ayinda-gida-fiyatlarindaki-artis-hizlandi/">OCAK AYINDA GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ HIZLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="132" data-end="401">Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ocak ayına ilişkin üretici ve market fiyatlarını değerlendirdi. Bayraktar’ın açıklamasına göre, ocak ayında markette incelenen <strong data-start="328" data-end="362">41 ürünün 33’ünde fiyat artışı</strong>, <strong data-start="364" data-end="392">7’sinde ise fiyat düşüşü</strong> yaşandı.</p>
<p data-start="403" data-end="635">Bayraktar, markette fiyatı en fazla artan ürünün <strong data-start="452" data-end="476">yüzde 67,2 ile kabak</strong> olduğunu belirterek, bunu <strong data-start="503" data-end="532">yüzde 54,1 ile sivribiber</strong>, <strong data-start="534" data-end="561">yüzde 48,5 ile patlıcan</strong> ve <strong data-start="565" data-end="593">yüzde 41,7 ile salatalık</strong> fiyat artışlarının izlediğini ifade etti.</p>
<p data-start="637" data-end="755">Açıklanan veriler, özellikle sebze grubunda fiyat artışlarının ocak ayında belirgin şekilde hızlandığını ortaya koydu.</p>
<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ocakta markette 41 ürünün 33&#8217;ünde fiyat artışı, 7&#8217;sinde ise fiyat azalışı görüldüğünü bildirdi.</p>
<p>Bayraktar, açıklamasında, ocak ayı üretici ve market fiyatları ile girdi maliyetlerindeki değişime ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Ocakta üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 278,1 ile havuçta görüldüğünü belirten Bayraktar, havuçtaki fiyat farkını yüzde 275,8 ile maydanozun, yüzde 229,8 ile pırasanın, yüzde 225,7 ile marulun takip ettiğini, havuç ve maydanozun 3,8 kat, pırasa ve marulun ise 3,3 kat fazlaya satıldığını bildirdi.</p>
<h2>Üreticide 10,5 TL, markette 39,7 TL</h2>
<p>Bayraktar, üreticide 10 lira 50 kuruş olan havucun markette 39 lira 70 kuruşa, 5 lira 57 kuruş olan maydanozun 20 lira 92 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasanın 44 lira 64 kuruşa, 10 lira 87 kuruş olan marulun 35 lira 39 kuruşa satıldığını aktardı.</p>
<p>Ocakta fiyatı en fazla artan ve azalan ürünlere ilişkin bilgi veren Bayraktar, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Fiyatı en fazla düşen ürün markette kuru fasulye, üreticide ise pırasa oldu. Ocakta markette 41 ürünün 33&#8217;ünde fiyat artışı, 7&#8217;sinde ise fiyat azalışı görüldü. Bir üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Söz konusu ayda markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 67,2 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 54,1 ile sivribiber, yüzde 48,5 ile patlıcan, yüzde 41,7 ile salatalık takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,6 ile kuru fasulye oldu. Kuru fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 9,4 ile pırasa, yüzde 5,7 ile portakal, yüzde 5 ile patates izledi.&#8221;</p>
<h2>En çok pırasa ucuzladı</h2>
<p>Bayraktar, ocakta üreticide 33 ürünün 19&#8217;unda fiyat artışı olurken 6&#8217;sında fiyat düşüşü görüldüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığını kaydetti.</p>
<p>Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 11 ile pırasada görüldüğüne işaret eden Bayraktar, &#8220;Pırasadaki fiyat düşüşünü yüzde 7 ile yumurta, yüzde 4,4 ile karnabahar, yüzde 2,3 ile zeytinyağı izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 179,2 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 119,7 ile sivribiber, yüzde 118,8 ile salatalık, yüzde 100,5 ile patlıcan takip etti.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Yumurtada ihracat kısıtlaması vatandaşın işine yaradı</h2>
<p>Bayraktar, seralarda güzlük sezonunun bittiğini belirterek, baharlık sezon için dikimlerin yapıldığını bildirdi.</p>
<p>Bu geçiş döneminde yeni dikilen ürünlerin henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden kabak, sivri biber, salatalık, patlıcan ve domateste arzın azaldığını ve fiyatların yükseldiğini vurgulayan Bayraktar, &#8220;Bu ürün grubunda arzı azaltan bir diğer husus da havaların soğuk olması nedeniyle birim alandan alınan verimin düşmesidir. Ocak ayının son haftasında Antalya başta olmak üzere Mersin ve Muğla gibi kıyı şeridindeki illerimizde meydana gelen aşırı yağışlar, fırtına, hortum ve dolu afetleri de bu ürün grubundaki fiyatların yükselmesine neden olan bir başka etken oldu. Talebin azalması karnabahar ve pırasa fiyatlarının gerilemesine neden oldu.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bayraktar, yumurta fiyatlarının, iç piyasadaki arz fazlası ve sofralık yumurta ihracatında devam eden kısıtlamalar nedeniyle gerilediğini belirtti.</p>
<h2>Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler</h2>
<p>Ziraat odaları aracılığıyla girdi piyasalarından aldıkları fiyat verilerine göre ocakta Aralık 2025&#8217;e göre amonyum nitrat gübresinin yüzde 6,2, amonyum sülfat gübresinin yüzde 1,1, kompoze gübresinin yüzde 1, üre gübresinin yüzde 0,8 artış gösterdiğine dikkati çeken Bayraktar, &#8220;Buna karşın DAP gübresi yüzde 0,5 düştü. Geçen yılın ocak ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 39,9, üre gübresi yüzde 38,2, DAP gübresi yüzde 35,7, amonyum nitrat gübresi yüzde 28,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 26,4 arttı.&#8221; dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ocak-ayinda-gida-fiyatlarindaki-artis-hizlandi/">OCAK AYINDA GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ HIZLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ocak-ayinda-gida-fiyatlarindaki-artis-hizlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA GIDA TALEBİ %30 ARTACAK”</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/onumuzdeki-10-yilda-gida-talebi-0-artacak/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/onumuzdeki-10-yilda-gida-talebi-0-artacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 16:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[4 milyon adet ekmek israf ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda israfı]]></category>
		<category><![CDATA[Gıdanın Geleceği İçin Dönüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi’nin iş birliğiyle düzenlenen 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde konuşan Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli, “Dünyada yaklaşık 500 milyon küçük ölçekli işletme küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor. Önümüzdeki 10 yılda talebin %30 artacağı öngörülürken, bu işletmelerin üretime sağlıklı biçimde devam etmesini sağlayamazsak güvenli ve sürdürülebilir gıda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/onumuzdeki-10-yilda-gida-talebi-0-artacak/">“ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA GIDA TALEBİ %30 ARTACAK”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi’nin iş birliğiyle düzenlenen 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde konuşan Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli, “Dünyada yaklaşık 500 milyon küçük ölçekli işletme küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor. Önümüzdeki 10 yılda talebin %30 artacağı öngörülürken, bu işletmelerin üretime sağlıklı biçimde devam etmesini sağlayamazsak güvenli ve sürdürülebilir gıda arzını garanti altına alamayız” dedi.</strong></p>
<p><strong>TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık</strong> <strong>ise gıda israfının iklim krizinin temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi. Artık, ekmek israfının bunun en görünür örneklerinden biri olduğunu belirtti. Artık, “Türkiye’de günde yaklaşık 4 milyon adet ekmek israf ediliyor, bu durum yıllık 2 milyon ton buğdayın dolaylı olarak boşa gitmesi anlamına geliyor. İsraf yalnızca evlerde değil, hizmet sektöründe de karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p><strong> </strong>Gıda zincirinin yeniden tasarlanmasına yönelik ortak vizyon ve strateji geliştirilmesi hedefiyle bu yıl 11’incisi düzenlenen ve <strong>“Gıdanın Geleceği İçin Dönüşüm”</strong> temasını ele alan Sürdürülebilir Gıda Zirvesi İstanbul’da gerçekleştirildi. Daha adil, sürdürülebilir, erişilebilir ve sağlıklı bir gıda sistemi için fikirlerin, iş birliklerinin ve inovasyonun gündeme taşındığı Zirve; akademi, finans, sanayi, iş dünyası, medya, KOBİ’ler ve sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi.</p>
<p><strong> </strong>Sürdürülebilir üretim, rekabetçilik, gıda arz güvenliği ve tüketiciyi doğru bilinçlendirme odağında sektörün dönüşümüne katkı sunan Türkiye gıda sanayisinin öncü kuruluşlarından <strong>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS)</strong>; gıdanın geleceğine çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla yaklaşan zirvenin düzenleyici ortaklarından biri olarak sektörün en önemli organizasyonlarından birisine daha imza attı.  Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), Sürdürülebilirlik Akademisi ile düzenlediği ve sorumlu bir gıda sistemi için yürütülen çalışmaların paylaşıldığı zirveyle gıda sektörünün yol haritasını tekrar gözler önüne sermiş oldu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-2573" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Tarim_Ekonomisti_Bora_Surmeli.jpg" alt="" width="652" height="500" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Tarim_Ekonomisti_Bora_Surmeli.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Tarim_Ekonomisti_Bora_Surmeli-300x230.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Tarim_Ekonomisti_Bora_Surmeli-768x588.jpg 768w" sizes="(max-width: 652px) 100vw, 652px" /></p>
<p><strong>“Devletler tarım ve gıda sektörüne yılda yaklaşık 650 milyar dolar aktarıyor”</strong></p>
<p>Zirve kapsamında düzenlenen <strong>“Yatırım Ufukları: Sürdürülebilir Gıdada Finansmanın Geleceği”</strong> oturumunda tarımsal desteklerin büyük ölçüde üretim artışına odaklandığını vurgulayan <strong>Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli, </strong>günümüzde aynı çizgide ısrar etmenin iklim değişikliği, kaynakların sınırlılığı ve sağlıksız beslenmeyle birlikte ‘gizli maliyetleri’ büyüttüğünü kaydetti. Sürmeli, “Devletler tarım ve gıda sektörüne yılda yaklaşık 650 milyar dolar aktarıyor. Bu tutar son 20 yılda iki katına çıktı ama beklenen verimlilik ve istihdam artışını her zaman üretemiyoruz. Bulgularımız, verilen 1 dolar desteğin yalnızca 35 senti doğrudan üretim artışı ve verimliliğe yansıdığını gösteriyor. Asıl soru artık gıdayı ne kadar ürettiğimiz kadar, nasıl ürettiğimizdir. Suya ve toprağa gereken özeni göstermeden üretime devam edersek, bir noktadan sonra üretimi taşıyacak kaynaklarımız zayıflıyor” dedi.</p>
<p><strong>Küçük işletmeler küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor</strong></p>
<p>Destek politikalarının yönünün yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilirlik, verimlilik ve dayanıklılık hedefleriyle uyumlu hale gelmesi gerektiğini belirten Sürmeli, “Doğrudan çiftçiye ödeme ya da yalnızca üretime dönük destekler, teknolojiyle, bilgiyle ve akıllı tarım uygulamalarıyla buluşmadığında verimlilik artışına yeterince dönüşmüyor; aynı döngünün içinde dönüp dolaşıyoruz. Dünyada yaklaşık 500 milyon küçük ölçekli işletme küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor. Önümüzdeki 10 yılda talebin %30 artacağı öngörülürken, bu işletmelerin üretime sağlıklı biçimde devam etmesini sağlayamazsak güvenli ve sürdürülebilir gıda arzını garanti altına alamayız. Geliştirdiğimiz ‘AgriConnect’ yaklaşımıyla değer zinciri içinde küçük çiftçiyi ve küçük işletmeleri güçlendirmeyi, dayanıklılığı artırmayı ve üretimin sürekliliğini güvence altına almayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2574" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Prof.-Dr.-Nevzat-Artik.jpg" alt="" width="900" height="600" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Prof.-Dr.-Nevzat-Artik.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Prof.-Dr.-Nevzat-Artik-300x200.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Prof.-Dr.-Nevzat-Artik-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Nevzat Artık: “Gıda israfını azaltmak; suyu, toprağı ve emeği korumaktır”</strong></p>
<p><strong>“Riskten Dayanıklılığa: Güçlü ve İstikrarlı Tedarik Zincirleri İnşa Etmek” </strong>oturumunda konuşan <strong>TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık</strong>, gıda israfının iklim krizinin temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi. “Üretimi sınırsız artırabileceğimiz bir dünyada yaşamıyoruz; tarım arazileri azalıyor, nüfus artıyor” diyen Nevzat Artık, ekmek israfının bunun en görünür örneklerinden biri olduğunu belirtti. Artık, “Türkiye’de günde yaklaşık 4 milyon adet ekmek israf ediliyor, bu durum yıllık 2 milyon ton buğdayın dolaylı olarak boşa gitmesi anlamına geliyor. İsraf yalnızca evlerde değil, hizmet sektöründe de karşımıza çıkıyor. Özellikle toplu tüketim ve turizm bölgelerinde dikkatli olunması gerekiyor. Sonuçta gıda israfını azaltmak, yalnızca ‘çöpü azaltmak’ değildir; suyu, toprağı ve emeği korumak, iklim risklerini yönetmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek demektir” ifadelerini kullandı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/onumuzdeki-10-yilda-gida-talebi-0-artacak/">“ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA GIDA TALEBİ %30 ARTACAK”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/onumuzdeki-10-yilda-gida-talebi-0-artacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK AÇIKLADI: TARIMDA FİYATLAR UÇUŞTA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tuik-acikladi-tarimda-fiyatlar-ucusta/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tuik-acikladi-tarimda-fiyatlar-ucusta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 09:57:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=1812</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım üretici fiyatlarında Haziran ayında yüksek oranlı artışlar kaydedildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, Tarım-ÜFE, Haziran 2025 itibarıyla yıllık bazda %50,31 artış gösterdi. Aylık bazda ise çiftçinin üretim maliyetindeki artış dikkat çekti. AYLIK ARTIŞ YÜZDE 18’İ AŞTI EKOTÜRK&#8217;ün haberine göre Haziran ayında genel Tarım-ÜFE, bir önceki aya kıyasla %18,82 oranında artış kaydetti. Aynı endeks, Aralık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tuik-acikladi-tarimda-fiyatlar-ucusta/">TÜİK AÇIKLADI: TARIMDA FİYATLAR UÇUŞTA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Tarım üretici fiyatlarında Haziran ayında yüksek oranlı artışlar kaydedildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, <strong>Tarım-ÜFE, Haziran 2025 itibarıyla yıllık bazda %50,31 artış gösterdi.</strong> Aylık bazda ise çiftçinin üretim maliyetindeki artış dikkat çekti.</div>
<div>
<h3>AYLIK ARTIŞ YÜZDE 18’İ AŞTI</h3>
<p>EKOTÜRK&#8217;ün haberine göre Haziran ayında genel Tarım-ÜFE, bir önceki aya kıyasla <strong>%18,82 oranında artış kaydetti.</strong> Aynı endeks, Aralık 2024’e göre %33,74 ve son 12 aylık ortalamalara göre %35,46 oranında yükseldi. Bu veriler, tarım sektöründeki maliyet baskılarının artarak sürdüğünü ortaya koydu.</p>
<h3>SEKTÖREL BAZDA EN YÜKSEK ARTIŞ TARIM VE AVCILIKTA</h3>
<p>Alt sektörlere bakıldığında, <strong>tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde %19,98 oranında fiyat artışı</strong> yaşandı. Ormancılık sektöründe bu artış %0,50 ile sınırlı kalırken, balıkçılık ve su ürünleri alanında fiyatlar %5,25 oranında yükseldi.</p>
<h3>ÇOK YILLIK BİTKİSEL ÜRÜNLERDE REKOR SEVİYE</h3>
<p>Ana ürün gruplarında en çarpıcı artış, <strong>çok yıllık bitkisel ürünlerde %51,08 olarak kaydedildi.</strong> Buna karşılık, tek yıllık bitkisel ürünlerde %0,22 ve canlı hayvanlar ile hayvansal ürünlerde %0,19 düşüş görüldü. Özellikle meyve-sebze gibi uzun ömürlü ürünlerdeki maliyet artışı üretici ve tüketici üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p><strong>ektör ve ana gruplara göre Tarım-ÜFE ve değişim oranları(%), Haziran 2025</strong></p>
<table style="height: 574px;" width="605">
<thead>
<tr>
<th></th>
<th>Endeks</th>
<th>Bir önceki aya göre değişim oranı (%)</th>
<th>Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı (%)</th>
<th>Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı (%)</th>
<th>On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (%)</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Tarım-ÜFE</td>
<td>1 004,05</td>
<td>18,82</td>
<td>33,74</td>
<td>50,31</td>
<td>35,46</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetler</td>
<td>997,47</td>
<td>19,98</td>
<td>33,40</td>
<td>50,78</td>
<td>35,56</td>
</tr>
<tr>
<td>Tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünler</td>
<td>711,04</td>
<td>0,22</td>
<td>-5,85</td>
<td>11,56</td>
<td>24,53</td>
</tr>
<tr>
<td>Çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünler</td>
<td>1 498,40</td>
<td>51,08</td>
<td>113,90</td>
<td>137,68</td>
<td>56,86</td>
</tr>
<tr>
<td>Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler</td>
<td>887,75</td>
<td>-0,19</td>
<td>15,12</td>
<td>21,28</td>
<td>33,78</td>
</tr>
<tr>
<td>Orman ürünleri ve ilgili hizmetler</td>
<td>1 128,96</td>
<td>0,50</td>
<td>37,98</td>
<td>28,16</td>
<td>20,54</td>
</tr>
<tr>
<td>Balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetler</td>
<td>1 117,48</td>
<td>5,25</td>
<td>40,95</td>
<td>61,17</td>
<td>50,83</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Tarım-ÜFE yıllık değişim oranı (%), Haziran 2025</strong></p>
<div>
<div>Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %202,59 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %47,92 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler oldu.</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tuik-acikladi-tarimda-fiyatlar-ucusta/">TÜİK AÇIKLADI: TARIMDA FİYATLAR UÇUŞTA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tuik-acikladi-tarimda-fiyatlar-ucusta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025 İKLİM KRİZİ VE KURUMSAL DEĞERLEME RAPORU YAYIMLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/2025-iklim-krizi-ve-kurumsal-degerleme-raporu-yayimlandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/2025-iklim-krizi-ve-kurumsal-degerleme-raporu-yayimlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 13:25:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizinin etkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=1144</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş dünyası iklim krizinin artan etkilerini proaktif risk yönetimi ile azaltabilir Dünyanın güçlü sigorta şirketlerinden Allianz, yayımladığı son raporla iklim krizinin çok yönlü etkileriyle karşı karşıya kalan iş dünyasını yeni dönemde nelerin beklediğini mercek altına alıyor. Raporda özellikle gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi sektörlerinin yeni standartlar, düzenlemeler ve hızlı teknolojik değişimlerin etkisiyle daha kırılgan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/2025-iklim-krizi-ve-kurumsal-degerleme-raporu-yayimlandi/">2025 İKLİM KRİZİ VE KURUMSAL DEĞERLEME RAPORU YAYIMLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş dünyası iklim krizinin artan etkilerini proaktif risk yönetimi ile azaltabilir</strong></p>
<p><strong>Dünyanın güçlü sigorta şirketlerinden Allianz, yayımladığı son raporla iklim krizinin çok yönlü etkileriyle karşı karşıya kalan iş dünyasını yeni dönemde nelerin beklediğini mercek altına alıyor. Raporda özellikle gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi sektörlerinin yeni standartlar, düzenlemeler ve hızlı teknolojik değişimlerin etkisiyle daha kırılgan hale geldiğine işaret ediliyor ve yatırımcılara hızla büyüyen yeşil ekonominin sunduğu fırsatlardan yararlanmaları tavsiye ediliyor.</strong></p>
<p>Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden Allianz, iş dünyasının önümüzdeki dönemde daha çok yüzleşmek durumunda kalacağı iklim krizinin çok yönlü etkilerini analiz ettiği yeni raporunu yayımladı. İklim Krizi ve Kurumsal Değerleme Raporu’na göre, yatırımcılar günümüzde hem sürdürülebilir ekonomiye geçiş sürecinden hem de iklim olaylarının artan fiziksel etkilerinden kaynaklanan risklerle karşı karşıya. Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde hızlı politika değişiklikleri, teknolojik yenilikler ve değişen piyasa davranışları gibi riskler varken, fiziksel riskler arasında aşırı hava olaylarının, yükselen deniz seviyelerinin, uzun süreli kuraklıkların veya üretkenlik kayıplarının yıkıcı etkileri gösteriliyor. Bu risklerin bir araya gelmesi ise varlıkların değer kaybını hızlandırarak şirketlerin dayanıklılığını azaltıyor ve iş sürekliliğini tehdit ediyor.</p>
<p><strong>Gayrimenkul, tarım ve otomotiv sektörü daha savunmasız</strong></p>
<p>Allianz’ın analizlerine göre gayrimenkul, otomotiv, tarım ve ağır sanayi sektörleri, daha sıkı enerji standartları, hızlı teknolojik gelişmeler ve çeşitli düzenlemeler nedeniyle giderek daha savunmasız hale geliyor. Raporda genel olarak, teknoloji ve sağlık sektörlerinin hem ABD’de hem de Avrupa’da tüm iklim geçiş senaryolarında dayanıklılık gösterdiğini, enerji sektörünün ise artan operasyonel maliyetler ve sıkı düzenlemeler nedeniyle artan bir kırılganlıkla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Av­rupa’da yapılan değerlendirmelere göre, gayrimenkul sektöründe şirket değerle­melerinde yüzde 40’a varan kayıplar öngö­rülüyor. Buna göre iş dünyasının sadece kârlılık açısından değil, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından da yeni bir döneme hazırlanmasının elzem olduğunun altı çiziliyor.</p>
<p><strong>Kapsamlı risk analizleri uzun vadede direnci artırıyor</strong></p>
<p>Allianz’ın değerlendirmelerine göre, iklim krizinin etkisini artırdığı günümüzde yatırımcıların uzun vadeli portföy değerini korumak için proaktif risk yönetimi yapması gerekiyor. Kapsamlı senaryo analizleriyle belirlenen uygulanabilir stratejilerin erken benimsenmesi, yatırımcıların varlık kaybı risklerini azaltmalarına yardımcı olabilir. Raporda; yatırımcıların portföylerini iklim politikalarına ve piyasa dinamiklerine hızla yanıt verecek şekilde konumlandırarak hem potansiyel kayıpları sınırlayabileceğine hem de büyüyen yeşil ekonominin sunduğu fırsatlardan yararlanabileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle “Net Sıfır 2050” senaryosu, birçok sektör için değerlemelerde geçiş sürecinde kayıplara yol açsa da uzun vadede ekono­mik dayanıklılık sağlıyor. Sağlık ve zorunlu tüketim malları gibi sektörler de uzun vadede direncini artırarak daha sağlam bir konumda yer alacak sektörler olarak öne çıkıyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/2025-iklim-krizi-ve-kurumsal-degerleme-raporu-yayimlandi/">2025 İKLİM KRİZİ VE KURUMSAL DEĞERLEME RAPORU YAYIMLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/2025-iklim-krizi-ve-kurumsal-degerleme-raporu-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SU KAYNAKLARINI TEHDİT EDİYOR!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/iklim-degisikligi-su-kaynaklarini-tehdit-ediyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/iklim-degisikligi-su-kaynaklarini-tehdit-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:42:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=1106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Su kaynakları hızla azalıyor! Su kaynaklarının hızla azaldığını ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde ciddi su kıtlıklarının yaşanabileceğini belirten uzmanlar, su kıtlığına karşı suyun verimli kullanılması; bulaşıkların makinede yıkanması, bulaşık ve çamaşır makinelerinin tam dolmasının beklenmesi, banyo sırasında suyun boş yere akıtılmaması, muslukların tamir edilmesi gibi önlemlerin alınabileceğini söylüyor. Su kıtlığı ile mücadele etmek ve su kaynaklarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/iklim-degisikligi-su-kaynaklarini-tehdit-ediyor/">İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SU KAYNAKLARINI TEHDİT EDİYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Su kaynakları hızla azalıyor!</strong></p>
<p><strong>Su kaynaklarının hızla azaldığını ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde ciddi su kıtlıklarının yaşanabileceğini belirten uzmanlar, su kıtlığına karşı suyun verimli kullanılması; bulaşıkların makinede yıkanması, bulaşık ve çamaşır makinelerinin tam dolmasının beklenmesi, banyo sırasında suyun boş yere akıtılmaması, muslukların tamir edilmesi gibi önlemlerin alınabileceğini söylüyor.</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-1108" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Tugce-Yilmaz-Karan.png" alt="" width="617" height="378" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Tugce-Yilmaz-Karan.png 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Tugce-Yilmaz-Karan-300x184.png 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Tugce-Yilmaz-Karan-768x470.png 768w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></p>
<p><strong>Su kıtlığı ile mücadele etmek ve su kaynaklarını korumak için kapsamlı ve çok yönlü stratejilerin hayata geçirilmesinin şart olduğunu kaydeden Çevre Sağlığı Bölümünden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, “Bu stratejiler, herkesin su tasarrufu yapmasını teşvik ederken, aynı zamanda alternatif su kaynaklarının geliştirilmesine de odaklanmak şeklinde olmalıdır. Böylece gelecek nesillere daha yeşil, daha sağlıklı ve su açısından zengin bir dünya bırakmanın mümkün olabileceği umut edilmektedir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Bölümünden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tatlı su olmadan birçok canlı türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya</strong></p>
<p>Dünyanın 2/3’ü suyla kaplı olduğunu ve yerkürede bulunan suyun yüzde 97.5’inin okyanuslardaki tuzlu su olduğunu hatırlatan Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, “Geriye kalan yüzde 2.5 oranındaki tatlı suyun büyük bir kısmı ise kutuplarda bulunmaktadır. Yer altı suları ve yüzey suları insanların içme ve kullanma suyu olarak temin edebildikleri sular olup bunların da miktarı ve kalitesi yıldan yıla, iklime, nüfusa veya ihtiyaca göre değişmektedir. Bu yüzden dünya genelindeki su kaynakları büyük bir öneme sahiptir. Çünkü hepimizin bildiği gibi tatlı su olmadan birçok canlı türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır ve hatta yok olmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Her damla su, insan hayatında geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir!</strong></p>
<p>Tatlı su kaynaklarının bu denli az olmasının, kaynakların korunması, geri kazanılması ve geliştirilmesi gerekliliğini gösterdiğini ifade eden Karan, “İhtiyaç duyulan suyun büyük bir bölümünü göller ve ırmaklar sağlıyor. Ancak, yer üstü tatlı su kaynakları, toplam suyun yalnızca yüzde 1&#8217;ini oluşturuyor. Dünya genelinde hem yüzeydeki hem de yeraltındaki su kaynakları günümüzde ciddi şekilde azalmış durumda. İnsanlar, su kaynaklarının tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, sanki sınırsız bir su kaynağına sahipmişçesine düşüncesizce ve savurgan bir şekilde su kullanmaya devam ediyor. Oysa her damla suyun insan hayatında geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabileceğinin farkına varmamız gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gelecekte su kıtlığı yaşanmaması için hangi önlemler alınabilir?</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin yol açtığı sıcaklık artışı ve değişen yağış düzenlerinin, su döngüsünü olumsuz etkilediğini dile getiren Karan, “Bu durum, birçok bölgede kuraklık veya aşırı yağış gibi ekstrem hava olaylarının sıklığını artırarak su kaynaklarının hem kalitesini hem de miktarını azaltıyor. Gelecekte su kıtlığı yaşanmaması için çeşitli önlemler alınabilir ve bu önlemlerin su kıtlığını yaşamaya başlamadan, vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor. Su kıtlığına karşı suyun verimli kullanılması; bulaşıkların makinede yıkanması, bulaşık ve çamaşır makinelerinin tam dolmasının beklenmesi, banyo sırasında suyun boş yere akıtılmaması, muslukların tamir edilmesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, atık suyu arıtmak, alt yapı çalışmalarını desteklemek gibi önlemler alınabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sudaki kirlilik kolera gibi hastalıklara neden oluyor</strong></p>
<p>Suyun kirlenmesi, suda hastalığa yol açan mikroorganizmaların, yani patojenlerin varlığı anlamına geldiğini kaydeden Karan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu patojenlerin neden olduğu hastalıklar arasında kolera, tifo, ishal, çocuk felci, amipli dizanteri, sarılık ve tifo gibi ciddi rahatsızlıklar bulunmaktadır. Patojenlere bağlı hastalıkların yanı sıra, sudaki kirlilik solunum yolu hastalıklarına, kansere, nörolojik bozukluklara ve kalp-damar hastalıklarına da yol açabilir. Örneğin, petrol sızıntıları insanlar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Sudaki ağır metaller deniz ürünlerine geçebilir ve bu canlıları tüketen insanlarda ağır metal birikimine bağlı olarak nörolojik hastalıklar görülebilir.”</p>
<p><strong>Su kirliliği ekosistemde ciddi hasarlara yol açıyor</strong></p>
<p>Su kirliliğinin, su ekosistemlerinde ciddi hasarlara yol açarak biyolojik çeşitliliğin azalmasına, besin zincirlerinde değişikliklere ve su canlılarının ölümüne neden olduğunu da anlatan Karan, “Kirleticiler suyun pH dengesini bozduğunda, nehirlerdeki balıklar ve diğer su canlıları büyük bir risk altına girmektedir. Bu durumdaki suyun tarım sulamasında veya içme suyu olarak kullanılması ise insan sağlığını tehlikeye atabilir. Ayrıca, tarımsal atıklardan kaynaklanan besin kirliliği, sucul ortamlarda zararlı alg patlamalarını tetikleyerek oksijen seviyelerinin düşmesine ve ciddi çevresel sorunlara yol açabilir. Tüm bu olumsuzluklar, gıda kaynaklarını etkileyerek besin kıtlığına ve ciddi ekonomik kayıplara neden olabilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Mikroplastik kirliliğinin önüne geçilmeli!</strong></p>
<p>Plastik ve mikroplastik kirliliğinin, su kaynaklarını tehdit eden önemli bir sorun olduğunu da kaydeden Karan, “Plastik ürünler ve atıklar, zamanla doğal aşınma ve çeşitli atmosferik etkilerle parçalanarak büyük plastiklerin küçük parçalara dönüşmesine ve mikroplastiklerin oluşmasına yol açmaktadır. Bu küçük plastik parçacıklar suya karışarak su kaynaklarında dağılabilmekte, su kaynaklarının ve ekosistemlerin kirlenmesine ve çeşitli çevresel sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, plastik atık yönetimi, geri dönüşüm ve plastik tüketiminin azaltılması gibi önlemler alınarak mikroplastik kirliliğinin önüne geçilmeye çalışılmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Pestisitler suya karıştığında sucul ekosistemleri bozuyor</strong></p>
<p>Günümüzde tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından su kıtlığının sorunu giderek daha büyük bir önem kazandığının da altını çizen Karan, “Tarım sektörünün su tüketimi, küresel tatlı su kaynaklarının önemli bir bölümünü oluşturmakta ve bu durum, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde ciddi endişelere yol açmaktadır. Bu nedenle, su kullanımının etkin bir şekilde yönetilmesi ve su tasarrufu tekniklerinin uygulanması, gelecekteki tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için büyük bir öneme sahiptir. Tarım faaliyetleri, su kirliliği üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Tarımda kullanılan kimyasal gübreler, pestisitler ve aşırı sulama, su kaynaklarını ciddi şekilde kirletebilmektedir. Kimyasal gübreler ve pestisitler suya karıştığında sucul ekosistemleri bozmakta, su altı yaşamını olumsuz etkilemekte ve su kaynaklarının kirlenmesine neden olmaktadır. Bu durum, suyun kimyasal bileşimini değiştirerek sucul yaşamı ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Su kıtlığı sorununu hafifletecek stratejiler insanlık için hayati önem taşıyor</strong></p>
<p>Su kıtlığının, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu en ciddi çevresel sorunlardan biri haline gelmiştir ve bu sorunu hafifletecek stratejilerin belirlenmesi ve uygulanmasının, insanlık için hayati önem taşıdığını anlatan Karan, “Özellikle kuraklık riski taşıyan bölgelerde su tasarrufu ve verimli kullanımı, kıtlığın etkilerini azaltmak için kritik adımlar arasında yer almaktadır. Bireylerin ve toplumların, su kullanımı alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerekmektedir. Yerel yönetimlerin su yönetimi politikalarında, su kıtlığına yönelik önlemler alınması ve bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi çalışmaları da önem arz etmektedir. Atık su arıtma sistemlerinin geliştirilmesi, arıtılan suların tarım ve sanayide tekrar kullanımı, suyun geri dönüşümüne olanak tanıyarak suyu daha verimli kullanmayı sağlamaktadır. Bununla birlikte, yağmur suyunun toplanması ve depolanması gibi yöntemlerde, su rezervlerinin korunmasına ve doğal kaynakların daha efektif kullanımına katkıda bulunmaktadır.” diye konuştu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/iklim-degisikligi-su-kaynaklarini-tehdit-ediyor/">İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SU KAYNAKLARINI TEHDİT EDİYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/iklim-degisikligi-su-kaynaklarini-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YATIRIMCILAR İKİLİ İKLİM RİSKLERİYLE KARŞI KARŞIYA</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yatirimcilar-ikili-iklim-riskleriyle-karsi-karsiya/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yatirimcilar-ikili-iklim-riskleriyle-karsi-karsiya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 22:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM&HAYVANCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=1024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade tarafından hazırlanan İklim Değişikliği Raporu’na göre, şirketler her geçen gün artan bir iklim riski ile karşı karşıya. Rapora göre, iklim riskine ilişkin izleme listesine alınacak sektörlerin başında gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi geliyor.   Allianz Trade’in sürdürülebilir ekonomiye geçişin yarattığı risklerin ele alındığı İklim Değişikliği Raporu’na göre, hızlı politika değişiklikleri, teknolojik yenilikler, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirimcilar-ikili-iklim-riskleriyle-karsi-karsiya/">YATIRIMCILAR İKİLİ İKLİM RİSKLERİYLE KARŞI KARŞIYA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade tarafından hazırlanan İklim Değişikliği Raporu’na göre, </strong><strong>şirketler her geçen gün artan bir iklim riski ile karşı karşıya. Rapora göre, iklim riskine ilişkin izleme listesine alınacak sektörlerin başında gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi geliyor.  </strong></p>
<p>Allianz Trade’in sürdürülebilir ekonomiye geçişin yarattığı risklerin ele alındığı İklim Değişikliği Raporu’na göre, hızlı politika değişiklikleri, teknolojik yenilikler, gelişen piyasa davranışları şirketler açısından önemli kırılganlıklara neden olabilir. Aşırı hava koşulları, yükselen deniz seviyeleri, uzun süreli kuraklık veya sıcağa maruz kalan işgücünde meydana gelen verimlilik kaybı gibi risklerle karşı karşıya olan iş dünyasında bazı varlıkların ömrü beklenen yaşam döngüsünden önce son bulacak. Rapora göre, iklim riskine ilişkin izleme listesine alınacak sektörlerin başında ise gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi geliyor.</p>
<p><strong>Şirketler iklim risklerinin potansiyel etkisini değerlendirmeli</strong></p>
<p>Allianz Trade tarafından hazırlanan raporda; iklim riskine ilişkin izleme listesine alınacak sektörlerin başında gayrimenkul, otomotiv, tarım ve ağır sanayi geliyor. Bu sektörlerin daha katı enerji standartları, hızlı teknolojik gelişmeler ve daha sıkı düzenleyici tedbirler nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldiği belirtiliyor.<strong> </strong>Bu nedenle, yatırımcıların, iklim risklerinin portföylerine potansiyel etkisini tam olarak değerlendirebilmeleri için portföylerini sektörler bazında yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine raporda değiniliyor.</p>
<p><strong>Enerji sektörü artan kırılganlıklarla karşı karşıya</strong></p>
<p>Allianz Trade İklim Değişikliği Raporunda; genel olarak, teknoloji ve sağlık sektörlerinin hem ABD hem de Avrupa&#8217;daki tüm iklim geçiş senaryoları altında dayanıklılık gösterdiği, enerji sektörünün ise artan işletme maliyetleri ve düzenleyici baskılar nedeniyle artan kırılganlıkla karşı karşıya olduğu bilgisi yer alıyor.</p>
<p>Rapora göre; ABD&#8217;de, sağlık hizmetleri ve tüketim harcamalarına yönelik şirket değerlemelerinde, her bir şirkette kabaca ortalama yüzde 16 oranında düşüş olurken, yenilenebilir enerji ve kritik malzemeler yoluyla kısmi adaptasyonlarını gerçekleştirmiş olan enerji sektörlerinde şirket değerlemelerinde yaklaşık yüzde 6 ile yüzde 7 oranında daha az düşüşler olması bekleniyor. Avrupa&#8217;da ise gayrimenkul sektöründe şirket değerlemeleri yüzde 40’lık ciddi bir darbe alırken, yüzde 26,3 ile telekomünikasyon ve yüzde 24,8 ile temel tüketim malları sektörlerinde şirket değerlemelerinde büyük düşüşler olacağı raporda belirtiliyor. Yine rapora göre diğer sektörlerle karşılaştırıldığında, temel kaynaklar ve teknoloji daha iyi durumda görünse de bu rakamların agresif iklim politikaları altında her sektörün karşı karşıya olduğu farklı kırılganlıkları vurguladığı hatırlatılıyor.</p>
<p>İyi düzenlenmiş bir geçişin, her iki bölgede pazar aksaklıklarının ölçeğini ve hızını azaltmaya yardımcı olabileceğine raporda dikkat çekilirken, ICR (International Carbon Registry-Uluslararası Karbon Sicili) yöntemi ile yapılan değerlemelerde düzenli bir geçiş argümanının daha da açık hâle geldiği belirtiliyor. Raporda, Net Zero 2050 senaryosunun, sağlık ve ihtiyari tüketim malları gibi sektörlerde değerlemelerde önce düşüşe neden olmasına rağmen, uzun vadede ekonomik dayanıklılık sağlayan tek senaryo olduğunun altı çiziliyor.</p>
<p><strong>Proaktif risk yönetimi önemli</strong></p>
<p>Allianz Trade İklim Değişikliği Raporu’nda verilen bilgilere göre; hızlı iklim değişikliği çağında portföy değerini uzun vadede korumak için proaktif risk yönetimi zorunlu hale geliyor. Kapsamlı senaryo analizlerine hızlı uyarlanabilir stratejilerin erken benimsenmesinin, yatırımcıların şirket varlıklarının değer kaybetmesi riskini azaltmalarına yardımcı olabileceği raporda yer verilen bilgiler arasında. Rapora göre; yatırımcılar, portföylerini, ortaya çıkan iklim politikalarına ve piyasa dinamiklerine hızlıca uyum sağlayacak şekilde konumlandırdıklarında, sadece potansiyel kayıpları sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda büyüyen yeşil ekonominin sunduğu fırsatlardan da yararlanabiliyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirimcilar-ikili-iklim-riskleriyle-karsi-karsiya/">YATIRIMCILAR İKİLİ İKLİM RİSKLERİYLE KARŞI KARŞIYA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yatirimcilar-ikili-iklim-riskleriyle-karsi-karsiya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
