<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DÜNYA - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/kategori/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 08:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>DÜNYA - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki savaşın enerji arzını sekteye uğratarak enflasyonu artırabileceğini ve küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtti. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu&#8217;daki savaşın küresel ekonomide daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme döngüsünü tetikleyeceğini açıkladı. Gelecek hafta Washington&#8217;da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesinde konuşan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="0" data-end="53"><strong><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Uluslararası Para Fonu</span></span> (IMF) Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Kristalina Georgieva</span></span>, Orta Doğu’daki savaşın enerji arzını sekteye uğratarak enflasyonu artırabileceğini ve küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtti.</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-1693" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva.jpeg" alt="" width="1350" height="900" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva.jpeg 1350w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-300x200.jpeg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-1024x683.jpeg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-768x512.jpeg 768w" sizes="(max-width: 1350px) 100vw, 1350px" /></p>
<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu&#8217;daki savaşın küresel ekonomide daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme döngüsünü tetikleyeceğini açıkladı. Gelecek hafta Washington&#8217;da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesinde konuşan Georgieva, savaşın enerji arzında tarihin en büyük aksaklıklarından birine yol açtığını vurguladı.</p>
<p>Georgieva, çatışmaların hızla sona ermesi halinde bile IMF’nin gelecek hafta açıklayacağı küresel ekonomik tahminlerde büyüme beklentisini aşağı, enflasyon tahminini ise yukarı yönlü revize edeceğini belirtti.</p>
<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması nedeniyle dünya petrol ve gaz arzının beşte biri sekteye uğradı. Georgieva, küresel petrol arzının yüzde 13 oranında azaldığını, bunun helyum ve gübre gibi bağlantılı tedarik zincirlerine de yansıdığını ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre savaşta 72 enerji tesisi zarar gördü, bunların üçte biri ciddi hasar aldı. Katar’ın doğal gaz üretiminin yüzde 17’sini yeniden devreye almasının üç ila beş yıl süreceği öngörülüyor.</p>
<h2>IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü 14 Nisan’da yayımlanacak</h2>
<p>IMF’nin 14 Nisan’da yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünümü raporunda çeşitli senaryolar sunulması bekleniyor. Mart sonunda yayımlanan bir blog yazısında, savaşın asimetrik şok etkisi ve sıkılaşan finansal koşullar nedeniyle büyüme tahmininde aşağı yönlü risklere işaret edilmişti. Savaş öncesinde IMF, küresel büyümenin 2026’da yüzde 3,3, 2027’de yüzde 3,2 olacağı yönünde küçük bir yukarı revizyon planlıyordu. Georgieva, “Artık tüm yollar daha yüksek fiyatlara ve daha yavaş büyümeye çıkıyor” dedi.</p>
<p>Georgieva, yoksul ve enerji rezervi olmayan ülkelerin en ağır darbeyi alacağını, mali alanı dar olan bu ülkelerde sosyal huzursuzluk riskinin arttığını vurguladı. IMF’nin bazı ülkelere finansman desteği talepleri geldiğini, mevcut kredi programlarının genişletilebileceğini belirtti. IMF üyelerinin yüzde 85’i enerji ithalatçısı konumunda. Geniş kapsamlı enerji sübvansiyonlarının çözüm olmadığını söyleyen Georgieva, bunun enflasyonist baskıları artırabileceğini ifade etti. “Savaş bugün sona erse bile dünyanın geri kalanına kalıcı olumsuz etkileri olacaktır” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL GAYRİMENKULDE TEMKİNLİ DÖNEM</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gayrimenkulde-temkinli-donem/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gayrimenkulde-temkinli-donem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 09:18:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul ve şehircilik]]></category>
		<category><![CDATA[MIPIM 2026]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2990</guid>

					<description><![CDATA[<p>MIPIM 2026: Değişen Dengeler, Temkinli İyimserlik ve Türkiye’nin Güvenlik Odaklı Avantajı Dünyanın önemli gayrimenkul ve şehircilik etkinliklerinden biri olan MIPIM, 9–13 Mart 2026 tarihleri arasında Cannes’da 90’dan fazla ülkeden 20 bini aşkın sektör profesyonelini ve 5 binden fazla yatırımcıyı bir araya getirdi. Ancak bu yıl fuarın asıl dikkat çeken yönü, ölçeğinden çok ortaya koyduğu tablo [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gayrimenkulde-temkinli-donem/">KÜRESEL GAYRİMENKULDE TEMKİNLİ DÖNEM</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MIPIM 2026: Değişen Dengeler, Temkinli İyimserlik ve Türkiye’nin Güvenlik Odaklı Avantajı Dünyanın önemli gayrimenkul ve şehircilik etkinliklerinden biri olan MIPIM, 9–13 Mart 2026 tarihleri arasında Cannes’da 90’dan fazla ülkeden 20 bini aşkın sektör profesyonelini ve 5 binden fazla yatırımcıyı bir araya getirdi. Ancak bu yıl fuarın asıl dikkat çeken yönü, ölçeğinden çok ortaya koyduğu tablo oldu. Önceki yıllara kıyasla daha sakin, daha kontrollü bir atmosfer vardı.</p>
<p><strong>Körfez Temsilinde Gözle Görülür Azalma<br />
</strong>Geçmişte geniş standları, kalabalık delegasyonları ve büyük tanıtım kampanyalarıyla fuarın güçlü aktörlerinden olan Körfez ülkelerinin (GCC) önceki yıllara kıyasla sınırlı katılımı bu yıl göze çarpan noktalardan biri oldu. Bu durum sermayenin piyasadan çekilmesinden , çok, stratejik bir nefes alma ve yeniden konumlanma dönemi olarak değerlendirilmeli.</p>
<p><strong>Avrupa’da Temkinli Toparlanma </strong><br />
2025 yılı boyunca Avrupa gayrimenkul pazarlarında yatırımcı iştahı yavaş yavaş toparlanmış, kredi piyasaları kısmen rahatlamış ve yatırımcıların beklentileri daha olumlu bir çerçeveye oturmaya başlamıştı.</p>
<p>Ancak 2026’ya girerken özellikle İran merkezli bölgesel gerilimler, enerji fiyatlarındaki artış, enflasyon beklentilerinin bozulması ve faiz indirimlerinin ötelenmesi, Avrupa’daki iyileşme havasını yeniden temkinli bir noktaya çekti. Çatışmaların ardından gayrimenkul sektöründeki birçok fondaki değer kaybının kısa sürede %7’ye yakın seviyelere ulaşması ve enerji fiyatlarındaki artış, Avrupa’daki yatırımcıların risk algısını  yeniden şekillendirdi. Bu tablo, güçlü bir toparlanmadan ziyade daha kırılgan ve koşullara bağlı bir iyileşme sürecine işaret ediyor.<br />
<strong>Türkiye Zorluklara Rağmen Denge Noktası</strong><br />
Türkiye ekonomisi her ne kadar kendi içinde enflasyon, finansman maliyetleri, kurdaki volatilite gibi çeşitli zorluklarla karşı karşıya olsa da MIPIM 2026’da hissedilen başka bir gerçeklik oldu. O da Türkiye’nin sadece ekonomik göstergelerle değil; daha geniş bir çerçevede değerlendirildiğiydi.</p>
<p>Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, Türkiye’nin savunma kapasitesi, kendi coğrafyasındaki dengeleyici rolü ve bölgesel jeopolitik konumu; yatırımcıların Türkiye’ye yalnızca ekonomik değil, güvenlik temelli bir istikrar perspektifiyle yaklaşmasına da imkan veriyor.</p>
<p>Bu durum Türkiye ekonomisinin sorunlarının yok sayıldığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, bu zorlukların yanında jeopolitik güç, savunma yatırımları ve stratejik konumlanma sayesinde riskleri dengeleme kapasitesi yatırımcı gözünde Türkiye’yi ayrı bir yere koyuyor.<br />
<strong>Bağlantısallık Türkiye’nin Stratejik Avantajı</strong><br />
Türkiye’nin cazibesini artıran bir diğer etken ise artan bağlantısallık altyapısı. Türk Hava Yolları’nın 2024’te 78,7 milyon yolcuya ulaşması ve 489 uçaklık filoya erişmesi, Türkiye’yi bölgesel bir ulaşım merkezi haline getiriyor.</p>
<p>Bu durum, özellikle Körfez bölgesindeki gerginliklerden etkilenip alternatif güvenli merkez arayan yatırımcılar ve uluslararası profesyoneller için Türkiye’yi erişilebilir ve operasyonel olarak sürdürülebilir bir merkez konumuna taşıyor.</p>
<p><strong>Yeni Dönemin Belirleyicisi Uyum Yeteneği</strong></p>
<p>MIPIM 2026’da en net duyulan mesaj şuydu: “Bu dönem güç gösterisi dönemi değil; ayakta kalabilme, uyum sağlayabilme ve değişime hızlı tepki verebilme dönemi.”</p>
<p>Ekonomik belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve finansal koşulların daha karmaşık hale geldiği bu dönemde; yatırım kararları daha seçici, daha temkinli ve daha uzun vadeli bir perspektifle alınıyor.</p>
<p>Bu çerçevede Türkiye,  mevcut ekonomik zorluklarına rağmen; güvenliği, jeopolitik konumu ve değişen koşullara hızlı uyum sağlama kapasitesiyle bölgesel ölçekte dikkat çeken bir konumda yer alıyor. Türkiye’nin uzun yıllardır gösterdiği en önemli refleks, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilme yeteneği. Yeni dönemde belirleyici olan da bu olacak: Büyüklük değil, değişime ne kadar hızlı ve doğru yanıt verilebildiği.</p>
<p>MIPIM 2026 boyunca, Cushman &amp; Wakefield ekibi olarak sahada kurduğumuz temaslar ve gözlemlerimiz de küresel sermayenin giderek daha seçici, daha temkinli ve daha stratejik bir zeminde konumlandığını net biçimde ortaya koydu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gayrimenkulde-temkinli-donem/">KÜRESEL GAYRİMENKULDE TEMKİNLİ DÖNEM</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gayrimenkulde-temkinli-donem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FED FAİZ KARARINI AÇIKLADI: POLİTİKA FAİZİ SABİT TUTULDU</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fed-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-sabit-tutuldu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fed-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-sabit-tutuldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 21:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon tahminleri]]></category>
		<category><![CDATA[faiz kararı]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fed, piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıkladı. Fed, politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu. Fed&#8217;in para politikası karar metninde, Orta Doğu&#8217;daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin belirsiz olduğu belirtildi. Karar metninde, ABD ekonomisinin mevcut göstergelerinin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızda genişlemeye devam ettiğine işaret ettiği kaydedildi. İstihdam artışının görece sınırlı kaldığı, işsizlik oranının ise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fed-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-sabit-tutuldu/">FED FAİZ KARARINI AÇIKLADI: POLİTİKA FAİZİ SABİT TUTULDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fed, piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıkladı.</strong></p>
<p><strong>Fed, politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu. Fed&#8217;in para politikası karar metninde, Orta Doğu&#8217;daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin belirsiz olduğu belirtildi.</strong></p>
<p data-start="557" data-end="898">Karar metninde, ABD ekonomisinin mevcut göstergelerinin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızda genişlemeye devam ettiğine işaret ettiği kaydedildi. İstihdam artışının görece sınırlı kaldığı, işsizlik oranının ise son aylarda büyük ölçüde yatay seyrettiği vurgulandı. Enflasyonun ise bir miktar yüksek seviyelerde kalmayı sürdürdüğü belirtildi.</p>
<p data-start="900" data-end="1095">Fed, ekonomik görünüme ilişkin belirsizliklerin yüksek seyrini koruduğuna dikkat çekerek, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin belirsiz olduğuna işaret etti.</p>
<h3 data-start="1097" data-end="1137"><strong data-start="1101" data-end="1137">Faiz İndirimi Beklentisi Korundu</strong></h3>
<p data-start="1139" data-end="1494">Fed’in yayımladığı ekonomik projeksiyonlar, 2026 yılı için sınırlı bir faiz indirimi beklentisinin sürdüğünü ortaya koydu. Banka, yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 3,4 seviyesinde sabit tutarken, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin faiz beklentilerini yüzde 3,1 olarak korudu. Uzun vadeli ortalama faiz beklentisi ise yüzde 3’ten yüzde 3,1’e yükseltildi.</p>
<h3 data-start="1496" data-end="1545"><strong data-start="1500" data-end="1545">Enflasyon Tahminleri Yukarı Revize Edildi</strong></h3>
<p data-start="1547" data-end="1892">Fed, enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü güncellemeye gitti. Buna göre, 2026 yılı için enflasyon beklentisi yüzde 2,4’ten yüzde 2,7’ye, 2027 yılı için ise yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye yükseltildi. 2028 yılı enflasyon tahmini yüzde 2 seviyesinde sabit bırakıldı. Çekirdek enflasyon tahminlerinde de benzer şekilde yukarı yönlü revizyonlar yapıldı.</p>
<h3 data-start="1894" data-end="1928"><strong data-start="1898" data-end="1928">Büyüme Tahminlerinde Artış</strong></h3>
<p data-start="1930" data-end="2123">ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri de yukarı yönlü güncellendi. Buna göre büyüme tahmini 2026 yılı için yüzde 2,4’e, 2027 yılı için yüzde 2,3’e ve 2028 yılı için yüzde 2,1’e çıkarıldı. İşsizlik oranına ilişkin tahminler ise büyük ölçüde korunurken, 2027 yılı için sınırlı bir artış öngörüldü.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fed-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-sabit-tutuldu/">FED FAİZ KARARINI AÇIKLADI: POLİTİKA FAİZİ SABİT TUTULDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fed-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-sabit-tutuldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PETROL KRİZİ KÜRESEL ENFLASYONU ZORLAYABİLİR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/petrol-krizi-kuresel-enflasyonu-zorlayabilir/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/petrol-krizi-kuresel-enflasyonu-zorlayabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:09:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[EnerjiKrizi]]></category>
		<category><![CDATA[IMF Başkanı Georgieva]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki çatışmanın küresel ekonomi için yeni riskler yarattığını söyledi. Petrol fiyatlarında yüzde 10’luk kalıcı artışın küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükseltebileceği uyarısında bulundu. International Monetary Fund Başkanı Georgieva, enerji altyapısındaki hasarların enerji güvenliğini yeniden öncelikli risk haline getirdiğini belirtirken, çatışmanın uzaması durumunda büyüme, enflasyon ve piyasa güveninin olumsuz etkilenebileceğini ifade etti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/petrol-krizi-kuresel-enflasyonu-zorlayabilir/">PETROL KRİZİ KÜRESEL ENFLASYONU ZORLAYABİLİR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="col-12">
<p data-start="47" data-end="310"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Kristalina Georgieva</span></span>, Orta Doğu’daki çatışmanın küresel ekonomi için yeni riskler yarattığını söyledi. Petrol fiyatlarında <strong data-start="200" data-end="288">yüzde 10’luk kalıcı artışın küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükseltebileceği</strong> uyarısında bulundu.</p>
<p data-start="312" data-end="591"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">International Monetary Fund</span></span> Başkanı Georgieva, enerji altyapısındaki hasarların <strong data-start="402" data-end="466">enerji güvenliğini yeniden öncelikli risk haline getirdiğini</strong> belirtirken, çatışmanın uzaması durumunda <strong data-start="509" data-end="577">büyüme, enflasyon ve piyasa güveninin olumsuz etkilenebileceğini</strong> ifade etti. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Japonya Maliye Bakanlığı&#8217;nın ev sahipliğinde düzenlenen bir sempozyumda Orta Doğu çatışmasının küresel ekonomi üzerindeki risklerine dikkat çekti.</p>
</header>
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div class="content-side">
<div class="content-text">
<p>Georgieva, petrol fiyatlarındaki yüzde 10&#8217;luk artışın yıl boyunca sürmesi halinde küresel enflasyonu 40 baz puan yükselteceği uyarısında bulundu. &#8220;Orta Doğu&#8217;daki yeni çatışmayla birlikte direncin yeniden sınandığını görüyoruz&#8221; diyen Georgieva, ithal edilen petrol ve doğalgaz tesislerinin hasar gördüğünü ve kesintilerle karşı karşıya kaldığını vurgulayarak enerji güvenliğinin en öncelikli endişe haline geldiğini belirtti.</p>
<p>IMF Başkanı, çatışmanın uzaması halinde piyasa güveni, büyüme ve enflasyon üzerinde belirgin olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıdığını ifade etti. &#8220;Belirsizliklerle dolu bir dünyada yaşıyoruz; bu artık yeni normal&#8221; diyen Georgieva, politika yapıcılara şu çağrıda bulundu:</p>
<p>&#8220;Bu yeni küresel ortamda düşünülmeyeni düşünün ve ona hazırlıklı olun.&#8221;</p>
<p>Georgieva ayrıca ülkelere, olası şoklara karşı mali alan oluşturmalarını tavsiye etti. Japonya Merkez Bankası&#8217;nın uzun süreli düşük enflasyondan çıkış sürecini yönetme biçimini ise takdirle karşılayan Georgieva, &#8220;Japonya&#8217;yı politika olgunluğu nedeniyle tebrik ediyorum&#8221; dedi.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/petrol-krizi-kuresel-enflasyonu-zorlayabilir/">PETROL KRİZİ KÜRESEL ENFLASYONU ZORLAYABİLİR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/petrol-krizi-kuresel-enflasyonu-zorlayabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KİŞİ BAŞINA GELİR 18 BİN DOLAR, VATANDAŞIN PAYI TARTIŞILIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kisi-basina-gelir-18-bin-dolar-vatandasin-payi-tartisiliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kisi-basina-gelir-18-bin-dolar-vatandasin-payi-tartisiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:10:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşın geliri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, kişi başına 18 bin dolar gelirle Dünya Bankası sınıflamasında “yüksek gelirli ülkeler” grubuna girdi. Ancak gelir dağılımındaki eşitsizlik nedeniyle bu rakamın vatandaşın günlük yaşamına aynı ölçüde yansımadığı belirtiliyor. Ortalama gelir yükselse de nüfusun önemli bir bölümü bu seviyenin altında kazanç elde ediyor. Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Bu büyümenin etkisiyle Türkiye’nin GSYH’si [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kisi-basina-gelir-18-bin-dolar-vatandasin-payi-tartisiliyor/">KİŞİ BAŞINA GELİR 18 BİN DOLAR, VATANDAŞIN PAYI TARTIŞILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye, kişi başına 18 bin dolar gelirle Dünya Bankası sınıflamasında “yüksek gelirli ülkeler” grubuna girdi. Ancak gelir dağılımındaki eşitsizlik nedeniyle bu rakamın vatandaşın günlük yaşamına aynı ölçüde yansımadığı belirtiliyor. Ortalama gelir yükselse de nüfusun önemli bir bölümü bu seviyenin altında kazanç elde ediyor.</h2>
<p>Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Bu büyümenin etkisiyle Türkiye’nin GSYH’si 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL yani ortalama kur ile 1,6 trilyon dolar büyüklüğünde bir ekonomiye ulaştı.</p>
<p>GSYH verisi yani Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, yurt içinde üretilen tüm değerlerin toplamını açıklıyor. Kişi başına GSYH de 712 bin 200 TL, ABD doları cinsinden 18 bin 040 olarak hesaplandı. Aylık 59 bin 350 TL’ye tekabül ediyor.</p>
<p>Son yıllarda alım gücü düşen vatandaşlar için de “yüksek” gelirli olma konusu; sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Burada, kurdaki yatay seyir ve enflasyondaki yükselişin geçmiş yıllarda hızlanmış olmasının alım gücüne etkisiyle Türkiye’de “algı” farklılaşıyor. Yaklaşık iki asgari ücrete karşılık gelen kişi başına GSYH’nin, “yüksek” algısını anlamak için gelir dağılımına bakmak gerekiyor.</p>
<h2>Vatandaşın geliri</h2>
<p>Kişi başına GSYH için 18 bin 40 doları duyan kendi payını merak ediyor. Burada aslında temel matematik devreye giriyor.</p>
<p>Öncelikle yukarıda da belirttiğimiz gibi, GSYH hesaplaması ülkedeki tüm ekonomik üretimi içeriyor. Bunun içinde vergi de şirket karı da var, brüt maaştaki primler de var.</p>
<p>Sabit ücretliler için işgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payına bakıldığında, 2024’te %37 olan oran 2025 yılında yüzde 36,9 oluyor. Kısaca toplam GSYH’nin yüzde 36,9’u işgücüne gitmiş. Yaklaşık 23 trilyon 254 milyar 714 milyon TL ediyor. Bu da TÜİK’in 15 yaş üstü tüm istihdamı olan 32 milyon 62 bin kişiye bölündüğünde yıllık 725 bin TL aylık da yaklaşık 60 bin 400 TL’ye denk geliyor.</p>
<p>Kişi başına GSYH’den çok farklı gözükmeyen veride, gelir dağılımı devreye girince tablo değişiyor.</p>
<h2>Gelir dağılımı nasıl?</h2>
<p><a href="http://www.ekonomiajandasi.com">TÜİK’</a>in gelir dağılımı verilerine göre, P90/P10 oranı yani en üst gelir grubundaki %10’un gelirinin en düşük gelir grubundaki %10’a oranına bakılınca 12,9 çıkıyor. Kısaca en zengin %10’un ortalama geliri, en yoksul %10’un gelirinin ortalamasının yaklaşık 13 katı.</p>
<p>Kolay anlaşılması için kişi başı gelir üzerinden örneklersek 712 bin 200 kişi başına düşen GSYH üzerinden, en yoksul yüzde 10’luk kesim 142 bin 440, en zengin kesimde olan yüzde 10’luk dilim de ortalamada 1 milyon 281 bin 960 TL kazanıyor.</p>
<p>Bunun sağlaması da TÜİK’in gelir dağılımı verilerindeki ortalama hane kullanılabilir geliriyle yapıldığında yıllık 662 bin 414 TL ile aylık 55.200 TL’ye bakınca yakın oranlar yakalanıyor.</p>
<h2>Kim ne kadar kazanıyor?</h2>
<p>Gelelim dağılım kısmına; burada ortalama ile medyan arasındaki fark tabloyu daha net gösteriyor.</p>
<p>TÜİK’in hanehalkı gelir dağılımı verilerine göre ortalama yıllık <a href="http://www.ekonomiajandasi.com">hanehalkı</a> kullanılabilir geliri 662 bin 414 TL ancak medyan gelir 486 bin 996 TL seviyesinde bulunuyor. Aylık karşılığıyla ortalama gelir yaklaşık 55 bin 200 TL, medyan gelir ise yaklaşık 40 bin 600 TL ediyor.</p>
<p>Medyan gelir, hanelerin ağırlıklandırılmış gelirini ifade ediyor. Yani bu veriye göre Türkiye’de hanelerin yarısı yılda 487 bin TL’nin, aylık yaklaşık 41 bin TL’nin altında gelir elde ediyor.</p>
<p>Ortalama gelirin daha yüksek görünmesinin nedeni ise üst gelir grubundaki hanelerin ortalamayı yukarı çekmesi oluyor. Bu yüzden “yüksek” gelir kısmındaki fark tartışma konusu oluyor. Kısaca düz hesap örnekle 20, 30 ve 70 bin TL kazanan 3 kişinin toplamı 120 bin TL ve ortalaması 40 bin TL olurken, 40 bin TL kazanan 3 kişinin de toplamı ve ortalaması aynı olur. Ancak medyan ilk örnekte 30 bin TL olurken, ikinci örnekte tam eşitlikte 40 bin TL olur.</p>
<p>Gelir dağılımının ayrıntılarına bakıldığında fark daha belirgin hale geliyor. TÜİK verilerine göre en düşük gelirli yüzde 10’luk kesimin ortalama yıllık geliri yaklaşık 158 bin 887 TL olurken, burada nüfus oranıyla kişi başına düşen gelir (8 milyon 609 bin 217 kişiye) aylık 13 bin 240 TL ile yaşarken, en yüksek gelirli yüzde 10’luk kısımda ortalama yıllık gelir 2 milyon 170 bin 159 TL ve aylık 180 bin 846 TL ile yaşıyor.</p>
<p>Türkiye’nin kişi başına GSYH hesaplamasında “yüksek gelirli ülkeler” grubuna girmesi, toplumun tüm kesimlerinin aynı gelir seviyesine ulaştığı anlamına gelmiyor. Ortalama gelir yükselirken, üst gelir grubunun farkı açmasıyla oluşan “medyan” yani nüfusun dağılımına göre değişen gelir dağılımındaki fark, vatandaşın GSYH’deki kişi başına düşen geliri sorgulamasına neden oluyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kisi-basina-gelir-18-bin-dolar-vatandasin-payi-tartisiliyor/">KİŞİ BAŞINA GELİR 18 BİN DOLAR, VATANDAŞIN PAYI TARTIŞILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kisi-basina-gelir-18-bin-dolar-vatandasin-payi-tartisiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PİYASALARIN GÜNDEMİ ÇATIŞMA VE KRİTİK VERİLER</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/piyasalarin-gundemi-catisma-ve-kritik-veriler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/piyasalarin-gundemi-catisma-ve-kritik-veriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 22:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ABD ile İran savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2902</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında tırmanan gerilim küresel risk algısını artırırken, piyasalarda gözler ABD tarım dışı istihdam verisi ile Türkiye’de açıklanacak büyüme ve enflasyon rakamlarına çevrildi. Kritik verilerin, piyasalarda yön belirleyici olması bekleniyor. Küresel piyasalarda geçen hafta ABD&#8217;de teknoloji şirketlerine ilişkin &#8220;yüksek değerleme&#8221; endişelerinin devam etmesi ve artan küresel jeopolitik gerilimlerin etkisiyle karışık bir seyir izlenirken, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/piyasalarin-gundemi-catisma-ve-kritik-veriler/">PİYASALARIN GÜNDEMİ ÇATIŞMA VE KRİTİK VERİLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="0" data-end="59"><strong><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">ABD</span></span> ile <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İran</span></span> arasında tırmanan gerilim küresel risk algısını artırırken, piyasalarda gözler ABD tarım dışı istihdam verisi ile <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye</span></span>’de açıklanacak büyüme ve enflasyon rakamlarına çevrildi. Kritik verilerin, piyasalarda yön belirleyici olması bekleniyor.</strong></p>
<p>Küresel piyasalarda geçen hafta ABD&#8217;de teknoloji şirketlerine ilişkin &#8220;yüksek değerleme&#8221; endişelerinin devam etmesi ve artan küresel jeopolitik gerilimlerin etkisiyle karışık bir seyir izlenirken, gelecek hafta gözler ABD&#8217;de açıklanacak istihdam verilerine çevrildi.</p>
<p>Yapay zekaya ilişkin sorgulamaların sürdüğü bu dönemde, ABD&#8217;li çip devi Nvidia&#8217;nın beklentileri aşan bilançosu, bu alanda talebin sürdüğünü ortaya koydu. Nvidia&#8217;nın gelirinin ana motorunu veri merkezi bölümünden elde edilen satışların oluşturması, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının daha da artabileceğine işaret etti.</p>
<p>Şirketin geliri, üç aylık dönemde yıllık bazda yüzde 73 artışla 68,1 milyar dolara ulaştı ve piyasa beklentilerini geride bıraktı. Nvidia&#8217;nın net karı da söz konusu çeyrekte yıllık yüzde 94 artarak 42,96 milyar dolara yükseldi.</p>
<p>Teknoloji ve yapay zeka cephesinde, çip devi Nvidia beklentilerin üzerinde bilanço açıklasa da New York borsası teknoloji öncülüğünde geriledi. Söz konusu düşüşte süregelen &#8220;yüksek değerleme&#8221; hassasiyeti ve ABD&#8217;li teknoloji şirketlerinin devasa yapay zeka yatırımlarının mali kırılganlıkları artırabileceği beklentisi etkili oldu. Bunlara ek olarak, ABD&#8217;li yapay zeka şirketi Anthropic&#8217;in &#8220;Claude Code&#8221; ürünü için yeni programlama yeteneklerini açıklaması sonrasında ABD&#8217;de yazılım ve siber güvenlikle ilişkili şirketlerin hisselerindeki sert düşüş dikkati çekti.</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="346" data-region="1686" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true">
<div>
<div><strong>Jeopolitik gerilimler piyasalarda risk algısını yükseltiyor</strong></div>
</div>
</div>
<p>Jeopolitik gelişmeler küresel risk algısı üzerinde etkili olmaya devam etti. İran ve ABD arasındaki devam eden gerilim ve nükleer müzakerelerin yanı sıra Afganistan ve Pakistan arasında başlayan çatışmalar da risk algısını artırdı. Geçen hafta İsviçre&#8217;nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen ABD ile İran görüşmelerinde ilerleme sağlandığı ancak bazı konularda anlaşmazlığın sürdüğüne işaret eden açıklamalar yatırımcıları tedirgin etti.</p>
<p>Görüşmelerden somut bir sonuç çıkmaması ve ABD&#8217;nin olası saldırılarını önleyecek bir adım sinyali gelmemesi, jeopolitik risklerin tırmanabileceği endişelerini canlı tutarak yatırımcıları görece riskli varlıklardan uzaklaştırdı. Bunlara ek olarak, Afganistan ve Pakistan arasında çatışmaya evrilen gerilim yatırımcıların odağında bulunuyor. Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid yaptığı açıklamada Pakistan ile karşılıklı düzenlenen saldırılarda 13 Afganistan askerinin yaşamını yitirdiğini ve 22&#8217;sinin yaralandığını bildirdi. Pakistan ordusu ise Afganistan ile karşılıklı düzenlenen saldırılarda 12 Pakistan askerinin hayatını kaybettiğini, 27 askerin yaralandığını bildirdi. Pakistan Enformasyon Bakanlığı 22 Şubat&#8217;ta, ülkede son dönemdeki bombalı saldırıların ardından Afganistan ile sınır hattında &#8220;terör kampı&#8221; olarak nitelendirdiği 7 noktanın hedef alındığını açıklamıştı.</p>
<p>Haftanın son gününde açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan&#8217;ın, son derece iyi bir iş çıkardığı değerlendirmesinde bulundu. İran ve ABD arasında devam eden görüşmelere ilişkin konuşan Trump, İran&#8217;ın iyi niyetle ve açık bir şekilde müzakere yapmadığını öne sürerek yine de İran ile anlaşma yapmak istediğini ve daha fazla görüşme beklediklerini belirtti.</p>
<p>Analistler, artan jeopolitik tansiyonla birlikte yatırımcıların riskli varlıklara yöneliminin azaldığını, güvenli liman özelliği nedeniyle tahvil piyasalarına talebin arttığını söyledi.</p>
<h2>New York borsası negatif seyretti</h2>
<p>New York borsasında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&amp;P 500 yüzde 0,44, Nasdaq endeksi yüzde 0,95 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,31 geriledi. Jeopolitik riskler ve yatırımcıların daha az riskli getiri arayışlarının etkisiyle geçen hafta ABD tahvil piyasalarında alış ağırlıklı bir seyir izlendi. ABD&#8217;nin 10 yıllık tahvil faizi 13 baz puan düşüşle haftayı yüzde 3,96&#8217;dan tamamladı. Dolar endeksi ise haftayı yüzde 0,2 azalışla 97,6 seviyesinde tamamlarken, Brent petrolün varili ise yüzde 2,5 primle 73 dolardan haftayı kapattı.</p>
<p>Jeopolitik riskler, dolar endeksindeki gerileme ve merkez bankası alımlarıyla altın fiyatları pozitif bir seyir izlerken, altının ons fiyatı haftayı yüzde 3,6 değer kazancıyla 5 bin 280 dolardan kapattı. Gümüşün ons fiyatı da yüzde 10,9 yükselişle 93,8 dolardan işlem gördü.</p>
<p>ABD&#8217;de gelecek hafta pazartesi imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, salı ADP özel sektör istihdamı ve hizmet sektörü PMI verileri, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı takip edilecek.</p>
<h2>Avrupa&#8217;da gözler enflasyon ve büyüme verilerinde</h2>
<p>Avrupa borsalarında geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, gelecek hafta Euro Bölgesi&#8217;nde açıklanacak enflasyon ile büyüme verileri yatırımcıların odağına yerleşti. Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde&#8217;ın konuşması yakından takip edilirken, Lagarde, Euro Bölgesi enflasyonunun iyi durumda olduğunu ve bankanın faiz politikasının yerinde olduğunu belirtti.</p>
<p>Avrupa&#8217;nın henüz tam olarak ortaya çıkmamış güçlü yönleri bulunduğunu belirten Lagarde, Avrupa&#8217;nın ileri düzey yapay zekâ modelleri geliştirme konusunda öncü olmadığını ancak daha büyük ekonomik kazancın bu araçları üretmekte değil, daha geniş ekonomiye uygulamakta yatıyor olabileceğini söyledi. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu (AP), ABD&#8217;de tarifeler konusunda yaşanan belirsizlik nedeniyle Avrupa Birliği-ABD ticaret anlaşmasına ilişkin çalışmaları ve yapılması planlanan oylamayı askıya aldı.</p>
<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de Trump&#8217;ın tarife politikası ve tek taraflı siyasi adımlarıyla küresel dengeleri sarstığı bir dönemde küresel istikrar için dayanışma ve işbirliği çağrısında bulundu.</p>
<p>Analistler, son dönemde Avrupa&#8217;da liderlerin tarifelere karşı güçlü duruş sergilediğini aktararak, bu göz önüne alındığında tarifelerde gerginliğin tırmanma riskinin bir yıl öncesine göre daha yüksek olabileceğini söyledi. Söz konusu gelişmelerle geçen hafta İngiltere&#8217;de FTSE 100 endeksi yüzde 2,09, İtalya&#8217;da MIB 30 endeksi yüzde 1,59, Almanya&#8217;da DAX endeksi yüzde 0,09 ve Fransa&#8217;da CAC 40 endeksi yüzde 0,77 yükseldi.</p>
<p>Gelecek hafta pazartesi bölge genelinde imalat sanayi PMI ve ECB Başkanı Lagarde&#8217;ın konuşması, salı Euro Bölgesi&#8217;nde tüketici enflasyonu, çarşamba bölge genelinde hizmet sektörü PMI ve Euro Bölgesi&#8217;nde üretici enflasyonu, perşembe Euro Bölgesi&#8217;nde perakende satışlar ve ECB Başkanı Lagarde&#8217;ın konuşması, cuma Almanya&#8217;da fabrika siparişleri ve Euro Bölgesi&#8217;nde büyüme verileri takip edilecek.</p>
<h2>Asya borsaları pozitif seyretti</h2>
<p>Asya tarafında geçen hafta ABD&#8217;li teknoloji hisselerindeki düşüşlere karşın bölgedeki hisselerin dirençli kalması ve yatırımcı ilgisinin sürmesiyle pozitif bir seyir öne çıktı. Bölgede Nvidia bilançosunun ardından artan yatırımcı ilgisiyle, Güney Kore&#8217;de Kospi endeksinde hisse ve sektör bazlı sert yükseliş dikkati çekti. Analistler, Samsung ve SK Hynix gibi yarı iletken şirketlerinin Güney Kore piyasalarında lokomotif olduğunu belirtirken, hikayenin sadece çiplerle sınırlı kalmadığını, hükümet politikaları ve hissedar haklarını genişletmesinin ülkedeki risk iştahı üzerinde etkili olduğunu söyledi.</p>
<p>Merkez bankaları tarafında ise Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, verdiği röportajda faiz artırımı kararı alınırken mart ve nisan aylarındaki toplantılarda açıklanacak verilerin inceleneceği vurgusunu yaptı. Ueda, tahminlerde büyük bir değişiklik olmamasına rağmen, şirketler ve sendikalar arasında bu yılki bahar ücret görüşmelerinin beklenenden daha güçlü sonuçlanması durumunda BoJ&#8217;un hedefinin öngörülenden daha erken gerçekleşebileceğini söyledi.</p>
<p>Öte yandan, Japonya&#8217;da hükümetin BoJ para politikası kuruluna &#8220;güvercin&#8221; politikalarına yakınlığıyla bilinen iki adayı işaret etmesi, bankaya yönelik faiz artırımı beklentilerini azalttı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda BoJ&#8217;un mart ayında politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, Başbakan Takaiçi Sanae&#8217;nin yeniden seçilmesi sonrası gelecek ilk politika metninde bankanın izleyeceği patikaya yönelik sinyaller aranacak. Bölgede makroekonomik veri akışı da yakından takip edilirken, Japonya&#8217;da enflasyon görünümüne ilişkin çerçeve çizen Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) şubatta yıllık bazda yüzde 1,6 yükselişle tahminleri aştı. Ülkede Tokyo çekirdek TÜFE de aynı dönemde yüzde 1,8 ile beklentilerin üzerinde arttı.</p>
<p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Güney Kore&#8217;de Kospi endeksi yüzde 7,50, Japonya&#8217;da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,56, Çin&#8217;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,98 ve Hong Kong&#8217;da Hang Seng endeksi yüzde 0,82 yükseldi.</p>
<p>Gelecek hafta salı Japonya&#8217;da işsizlik oranı, çarşamba Çin&#8217;de imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek. Güney Kore&#8217;de piyasalar resmi tatil nedeniyle pazartesi günü kapalı olacak.</p>
<h2>Yurt içinde gözler büyüme ve enflasyon verilerine çevrildi</h2>
<p>Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&#8217;da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 1,55 düşüşle 13.717,81 puandan kapandı. Gelecek hafta ise gözler 2025 yılı 4. çeyrek büyüme ve şubat ayı enflasyon verilerine çevrildi.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2 Mart Pazartesi günü açıklanacak 2025 yılı 4. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin beklenti anketine katılan ekonomistler, GSYH&#8217;nin 2025&#8217;in dördüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,6 artacağını öngördü.</p>
<p>TÜİK tarafından 3 Mart Salı günü açıklanacak şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketine katılan ekonomistler ise şubatta Tüketici Fiyat Endeksi&#8217;nin aylık bazda yüzde 2,87 artacağını tahmin etti.</p>
<p>Geçen hafta yurt içinde açıklanan verilere göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri 20 Şubat haftasında bir önceki haftaya kıyasla 5 milyar 706 milyon dolar azalışla 206 milyar 78 milyon dolara geriledi. Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 43,9210&#8217;dan tamamladı.</p>
<p>Gelecek hafta yurt içinde pazartesi büyüme, salı enflasyon, çarşamba reel efektif döviz kuru ve TCMB&#8217;nin Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu, perşembe haftalık para ve banka istatistikleri, cuma hazine nakit dengesi takip edilecek</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/piyasalarin-gundemi-catisma-ve-kritik-veriler/">PİYASALARIN GÜNDEMİ ÇATIŞMA VE KRİTİK VERİLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/piyasalarin-gundemi-catisma-ve-kritik-veriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL EKONOMİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI MI?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-bir-donum-noktasi-mi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-bir-donum-noktasi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 11:17:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<category><![CDATA[RiskAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2887</guid>

					<description><![CDATA[<p>Coface’in 2026 Risk Değerlendirme Raporu, küresel ekonomide büyümenin %2,6’ya gerilemesine rağmen dayanıklılığın korunduğunu ortaya koydu. Rapora göre 2025’te küresel ticaret %3,9 büyürken, ABD’de şirket iflasları yılın ikinci yarısında %15 arttı. Coface, 6 ülkeden 5’inin risk notunu artırdı; 9 sektörden 7&#8217;sinin ise derecelendirmesini yukarı yönlü güncelledi. Jeopolitik ve finansal risklerin gölgesinde hazırlanan rapor, 2026’da küresel büyümede [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-bir-donum-noktasi-mi/">KÜRESEL EKONOMİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI MI?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Coface’in 2026 Risk Değerlendirme Raporu, küresel ekonomide büyümenin %2,6’ya gerilemesine rağmen dayanıklılığın korunduğunu ortaya koydu. Rapora göre 2025’te küresel ticaret %3,9 büyürken, ABD’de şirket iflasları yılın ikinci yarısında %15 arttı. Coface, 6 ülkeden 5’inin risk notunu artırdı; 9 sektörden 7&#8217;sinin ise derecelendirmesini yukarı yönlü güncelledi. Jeopolitik ve finansal risklerin gölgesinde hazırlanan rapor, 2026’da küresel büyümede sınırlı yavaşlama, petrol fiyatlarında gerileme ve ticarette kademeli ivme kaybı beklentisine işaret etti.</strong></p>
<p>Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, yayımladığı son Risk Değerlendirme raporunda 2025’in küreselleşmenin dayanıklılığını ortaya koyan bir yıl olduğuna dikkat çekti. Küresel ekonomide yaşanan türbülansa rağmen büyümenin yıl başındaki %2,8’lik tahminle uyumlu gerçekleştiği belirtilen raporda, özellikle gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklerin önceki döneme kıyasla daha sınırlı kaldığı ve uluslararası şirketlerin hızlı uyum kapasitesinin de bu tabloyu desteklediği vurgulandı.</p>
<p><strong>2026 ağır bir baskı altında başladı</strong></p>
<p>2026 yılının küresel ekonomi açısından yoğun belirsizliklerle başladığını belirten Coface, yılın ilk döneminde risk algısının belirgin şekilde yükseldiğini aktardı. Latin Amerika, İran ve Grönland’da yaşanan gelişmelerin jeopolitik riskleri somutlaştırdığını ortaya koyan kurum, yüksek faiz ortamının sürmesinin borçluluk seviyeleri ve varlık fiyatlamaları üzerinden finansal kırılganlıkları artırdığını bildirdi.</p>
<p>Makroekonomik cephede de risklerin canlı kaldığını değerlendiren Coface, ABD ekonomi politikalarındaki dalgalı görünüm ve artan uluslararası rekabetin, küresel iş birliğinin zayıfladığı bir ortamda yeni ticaret gerilimleri ihtimalini güçlendirdiğini kaydetti. Birçok ülkede sosyal ve siyasi baskıların derinleştiğine işaret eden Coface, özellikle Avrupa’da geniş toplum kesimlerinde biriken memnuniyetsizliğin dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti. Sağlık ve iklim kaynaklı risklerin de küresel görünüm üzerindeki baskıyı artırdığını ekledi.</p>
<p><strong>Küresel büyüme yavaşlıyor ancak dirençli kalıyor</strong></p>
<p>Küresel büyümenin 2026’da hız kesmesine karşın genel görünümün dirençli kaldığını değerlendiren Coface, ekonomik görünümünün bölgelere göre farklılık göstermeye devam ettiğini belirtti. ABD’de büyümenin %2,2 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıklayan Coface, 2025’in ikinci yarısında şirket iflasları %15 artmış olsa da güçlü tüketim eğiliminin ekonomik aktiviteyi desteklemeyi sürdürdüğünü kaydetti.</p>
<p>Euro Bölgesi’nde büyümenin yaklaşık %1 seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü açıklayan Coface, Almanya’nın kapsamlı yatırım planı sayesinde toparlanma sürecine girdiğini, kamu açığı GSYH’nin %5’inin üzerinde seyreden Fransa’da ise büyümenin %0,9 civarında dengelenmesinin beklendiğini paylaştı. Orta Avrupa’nın daha güçlü bir performans sergilediğinin belirtildiği raporda, Polonya’nın ise %3,8’lik büyüme oranıyla öne çıktığını duyuruldu.</p>
<p>Rapora göre Çin ekonomisinin 2026’da %4,4 büyüme ile önceki döneme kıyasla ivme kaybetmesi bekleniyor. Bu yavaşlamanın Asya genelindeki büyüme temposunu aşağı çekebileceğine işaret edilirken, Güneydoğu Asya’da ülkeler arasında farklılaşan bir performans öngörülüyor. Aynı değerlendirmede Hindistan’ın ise güçlü iç talep ve proaktif kamu politikalarının katkısıyla %6,1’lik büyüme tahminiyle küresel ekonominin öne çıkan itici güçlerinden biri olmayı sürdüreceği belirtiliyor.</p>
<p>Enerji piyasalarında ise aşağı yönlü bir seyir öngörülüyor. Brent petrolün varil fiyatının 2025’teki 68 ABD doları seviyesinden 2026’da yaklaşık 60 ABD dolarına gerilemesi bekleniyor. Bu düşüşün, talep artışındaki ılımlı seyir ve arz tarafındaki genişlemeden kaynaklanacağı ifade ediliyor. Jeopolitik gelişmelerin dönemsel fiyat dalgalanmalarına yol açabileceği kaydedilirken, enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin genel olarak sınırlı kalacağı ve birçok bölgede enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceği öngörülüyor.</p>
<p><strong>Küresel ticaret beklentilere meydan okudu</strong></p>
<p>ABD’nin gümrük tarifelerine yönelik adımlarının yarattığı endişelere rağmen küresel ticaretin 2025’te beklentilerin üzerinde bir performans sergilediğini ortaya koyan Coface risk değerlendirme raporunda, ticaret hacminin yıl genelinde %3,9 arttığı da belirtildi. Bu artışta ise güçlü ABD ithalatının ve başlangıçta öngörülenden daha sınırlı kalan gümrük vergilerinin etkili olduğu değerlendirildi.</p>
<p>Coface verilerine göre Kasım ayında ortalama efektif tarife oranı %9,4 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranın, Çin ile gerilimin zirve yaptığı dönemde telaffuz edilen %36’lık seviyenin oldukça altında kaldığına işaret edildi. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanma sürecinden Vietnam’ın belirgin şekilde fayda sağladığı kaydedilen raporda, 2025’in Ocak–Kasım döneminde ABD’nin Vietnam’dan ithalatı %43 artırdığı aktarıldı. Avrupa’nın ise dış ticaret tarafında daha dengeli bir görünüm sergilediği ortaya kondu.</p>
<p>2026’ya ilişkin beklentilerde küresel ticarette daha ılımlı bir seyir öngören Coface, kapasite fazlasına bağlı olarak navlun fiyatlarında gerileme yaşanabileceğini ve geleneksel deniz ticaret rotalarının kısmen yeniden açılmasının etkisiyle ticaret hacminde kademeli bir yavaşlama görülebileceğini değerlendirdi.</p>
<p>Ülke risk değerlendirmelerinde toplam 6 değişiklik yaptığını açıklayan Coface, bunların 5’inin not artışı yönünde olduğunu duyurdu. Şili’nin notunun, bakır ve enerji yatırımlarındaki artış ve istikrar kazanan kurumsal yapı sayesinde A4’ten A3’e yükseltildiğini bildirdi. Polonya’nın AB fonlarının desteklediği yatırım ivmesi ve güçlü hanehalkı tüketimi nedeniyle A4’ten A3’e çıkarıldığını belirtti. İsveç’in genişleyici maliye politikası ve dayanıklı özel talep sayesinde A3’ten A2’ye yükseltildiğini açıkladı. Barbados’un mali konsolidasyon ve borç azaltımı sayesinde C’den B’ye yükseltildiğini, Ekvador’un ise 2024 enerji krizinin ardından uygulanan reformlar ve IMF desteğiyle D’den C’ye çıkarıldığını ifade etti.</p>
<p>Not indirimi yapılan tek ülkenin Senegal olduğunu kaydeden Coface, mali disiplin zayıflığı ve borç sürdürülebilirliğine ilişkin riskler nedeniyle ülkenin notunun B’den C’ye çekildiğini belirtti.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-bir-donum-noktasi-mi/">KÜRESEL EKONOMİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI MI?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-ekonomi-icin-bir-donum-noktasi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY KÜRESEL HALKA ARZ TRENDLERİ 2025 RAPORU: GELİRLERDE %39’LUK ARTIŞ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ey-kuresel-halka-arz-trendleri-2025-raporu-gelirlerde-%39luk-artis/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ey-kuresel-halka-arz-trendleri-2025-raporu-gelirlerde-%39luk-artis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 08:17:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[halka arz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2778</guid>

					<description><![CDATA[<p>EY tarafından yayımlanan Küresel Halka Arz Trendleri 2025 Raporu, küresel halka arz piyasasında toparlanmanın güç kazandığını ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında toplam 1.293 halka arz işlemi gerçekleştirilirken, 171,8 milyar dolar gelir elde edildi. İşlem sayısı önceki yıla yakın seyrederken, gelirlerdeki %39’luk artış, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğine ve daha yüksek değerlemeli halka arzlara yönelimin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ey-kuresel-halka-arz-trendleri-2025-raporu-gelirlerde-%39luk-artis/">EY KÜRESEL HALKA ARZ TRENDLERİ 2025 RAPORU: GELİRLERDE %39’LUK ARTIŞ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="150" data-end="610">EY tarafından yayımlanan <em data-start="175" data-end="216">Küresel Halka Arz Trendleri 2025 Raporu</em>, küresel halka arz piyasasında toparlanmanın güç kazandığını ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında toplam <strong data-start="324" data-end="350">1.293 halka arz işlemi</strong> gerçekleştirilirken, <strong data-start="372" data-end="394">171,8 milyar dolar</strong> gelir elde edildi. İşlem sayısı önceki yıla yakın seyrederken, gelirlerdeki <strong data-start="471" data-end="488">%39’luk artış</strong>, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğine ve daha yüksek değerlemeli halka arzlara yönelimin arttığına işaret ediyor.</p>
<p>Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, Küresel Halka Arz Trendleri 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre; 2025 yılında küresel piyasalarda, yapay zekâ (YZ) odaklı şirketler öne çıkarken, değerleme endişeleri de talepleri şekillendirdi. Küresel halka arz (IPO) piyasalarını son yıllarda şekillendiren makro belirsizliklere ve jeopolitik gerginliklere rağmen, 2025’te istikrar ve denge öne çıktı. Rapora göre; 2025 yılında küresel halka arz piyasalarında toplamda 1293 işlem, 171,8 milyar dolarlık gelir topladı; halka arz sayısı 2024’teki işlem sayısına göre büyük ölçüde aynı seviyelerde kalmasına rağmen, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış gerçekleşti. Bu toparlanma, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğini, değerli ve daha yüksek kaliteli arzlara doğru bir kaymayı gösteriyor. Bunun yanı sıra, 2025’te halka arz ortamı, piyasa dinamiklerinin giderek karmaşıklaştığı, daha hızlı, oynak ve birbirine bağlı (NAVI) etkenler tarafından şekillendirildi. Önümüzdeki yıllar için, küresel halka arz piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim ve işlemlerde istikrarlı bir artış potansiyeli söz konusu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ şirketleri başı çekti</strong></p>
<p>Rapora göre; 2025’te küresel hisse senedi piyasaları dayanıklılık gösterdi; gelirlerde, ABD’deki büyük ölçekli teknoloji ve yapay zekâ şirketleri başı çekti. S&amp;P 500 ve Nasdaq gibi büyük endeksler, önde gelen teknoloji şirketlerinin güçlü kârları ve nakit akışı üretimi ile, enflasyondaki olumlu gelişmelerden pozitif etkilendi. Oynaklık dönemsel olarak arttı; faiz beklentilerindeki değişimler, süregelen jeopolitik gerilimler, ticaret ve gümrük riskleri ile yapay zekâ değerlemelerine ilişkin tartışmalar bu oynaklığı tetikledi. Bu ortamda yatırımcılar; güçlü bilançolara, sürdürülebilir nakit akışlarına ve makro belirsizlik dönemlerinde yön bulma becerisini kanıtlamış şirketlere yöneldi.</p>
<p><strong>Türkiye’nin de içinde yer aldığı EMEIA Bölgesi işlem sayısında lider konumda</strong></p>
<p>Bölgesel performanslara bakıldığında, Türkiye’nin de içinde bulunduğu EMEIA Bölgesi (Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika), işlem sayısında küresel IPO aktivitelerine liderlik ederek toplamın %42’sini oluşturdu. Bölge, 2024’e kıyasla gelirlerde düşüş yaşasa da, işlem sayısında hem Amerika kıtasının hem de Asya-Pasifik’in önünde yer aldı. Avrupa bölgesi genelinde işlem sayısı 131’den 105’e düşerek %20 geriledi; getiriler ise %10 azalarak 17,3 milyar dolara indi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde ise Suudi Arabistan, hem işlem sayısı hem de getirilerde bölgenin lideri olmaya devam etti. Amerika kıtası, hem işlem sayısı hem de getirilerde EMEIA ve Asya-Pasifik’in gerisinde kalsa da ABD küresel ölçekte halka arzlarda aktif merkezlerden biri olmayı sürdürdü. Ülke bazında bakıldığında, işlem sayısında Hindistan liderliğe yükseldi; onu ABD ve Çin izledi. İşlem gelirleri açısından ise ABD ilk sırada yer alırken, onu Çin ve Hindistan takip etti.</p>
<p>Küresel ölçekte 2025’te sanayi (endüstriyel) sektörü %22, teknoloji-medya-telekomünikasyon (TMT) ise %21 payla IPO gelirlerine göre öne çıkan sektörler oldu; ancak sektörel dağılım bölgelere göre farklılık gösterdi. ABD’de TMT, gelirlerin neredeyse %40’ını topladı; bunun büyük kısmı yapay zekâ altyapısını destekleyen şirketlerden geldi. Buna karşılık Avrupa’da sanayi, finansal hizmetler, gayrimenkul-konaklama ile tüketici sektörlerini içeren daha çeşitli bir dağılım görüldü. Asya-Pasifik’te ise robotik, mobilite ve endüstriyel alanlarda yapay zekâ sistemleri geliştiren büyük işlemler öne çıktı.</p>
<h2>Yapay zekânın dönüştürücü potansiyeli ve değerleme tartışması sürüyor</h2>
<p>Yapay zekânın dönüştürücü etkisi açık olsa da mevcut değerlemeler, “balon etkisine” girilip girilmediğine dair tartışmaları da tetikledi. Bu tartışma, özellikle yapay zekâ şirketlerinin hisse senedi performansını belirgin şekilde etkileyerek piyasa duyarlılığının merkezine yerleşti. ABD’de büyük teknoloji şirketleri, 2025’te S&amp;P 500’ün kazançlarının yaklaşık yarısını oluşturdu; birkaç mega ölçekli yapay zekâ şirketi endeks artışının üçte birini oluşturdu. Bu yoğunlaşma yapay zekânın potansiyelini gösterirken, aynı zamanda hassasiyeti de artırıyor; sadece birkaç şirketin değerlemesindeki küçük değişimler bile geniş varlık sınıflarını etkileyebiliyor.</p>
<h2>Küresel IPO piyasasında 2026 için temkinli iyimserlik hâkim</h2>
<p>Önümüzdeki dönem için küresel IPO piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim. Çeviklik ve hazırlığı önceliklendiren şirketler başarılı bir şekilde konumlanabilir. Daha öngörülebilir para politikaları, genişleyen yatırımcı talebi ve iyileşen makroekonomik göstergeler bu tabloyu destekleyebilir. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarındaki ivmenin sürmesi bekleniyor; bu da ölçeklenebilir iş modellerine, güçlü temellere ve ticarileşme yol haritaları net olan şirketlere sermaye akışını artırabilir. Şirketlerin altyapı yatırımları, değerleme disiplini ve piyasa absorpsiyon kapasitesi gibi zorlukları yönetmesi gerekebilir. IPO adaylarının yönetişimi güçlendirme, finansal raporlamayı iyileştirme, iç kontrolleri sağlamlaştırma ve stratejik netliği artırma konusunda proaktif olması şart.</p>
<p><strong>EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları</strong>, halka arz piyasasına dair şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><em>“2025, küresel halka arz piyasalarının uzun bir belirsizlik döneminin ardından yeniden denge bulduğu bir yıl oldu. ABD, Hindistan ve Çin halka arzlarda liderliklerini sürdürdü. Türkiye açısından baktığımızda ise, 2025 yılında toplam 18 halka arz gerçekleşti ve 45 milyar liralık gelir toplandı. 2024 yılında 30’dan fazla gerçekleşen halka arz sayısına göre 2025 yılında işlem sayısı ve gelirlerde gerileme görüldü.  2026’da ise küresel ölçekte temkinli bir iyimserlik hâkim. Güçlü iç talep, sağlam bankacılık sistemi ve dijitalleşme yatırımları sermaye piyasaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu durum, önümüzdeki döneme dair umut verici sinyaller veriyor. Özellikle teknoloji, finansal hizmetler, enerji ve tüketici sektörlerinde halka arz ilgisinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’de de makroekonomik istikrarın güçlenmesi, enflasyonla mücadelede ilerleme ve yatırımcı güveninin artması hâlinde, halka arz piyasasının daha geniş bir ivme yakalaması mümkün. Hazırlığını erken yapan, hızlı değişimlere karşı çevik hareket eden, finansal raporlamasını güçlendiren, yönetişim standartlarını yükselten ve büyüme stratejisini netleştiren şirketler, bu yılın kazananları arasında yer alabilir.”</em></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ey-kuresel-halka-arz-trendleri-2025-raporu-gelirlerde-%39luk-artis/">EY KÜRESEL HALKA ARZ TRENDLERİ 2025 RAPORU: GELİRLERDE %39’LUK ARTIŞ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ey-kuresel-halka-arz-trendleri-2025-raporu-gelirlerde-%39luk-artis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL TAHSİLAT RİSKİ ALARM VERİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tahsilat-riski-alarm-veriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tahsilat-riski-alarm-veriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 08:52:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz Trade İflas Araştırmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90&#8217;ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade&#8217;e göre, küresel tahsilat [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tahsilat-riski-alarm-veriyor/">KÜRESEL TAHSİLAT RİSKİ ALARM VERİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90&#8217;ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade&#8217;e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı.</p>
<p><strong>Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi</strong></p>
<p>Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60&#8217;ın üzerinde “Ciddi”.  Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022&#8217;deki yüzde 16&#8217;ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022&#8217;deki yüzde 29&#8217;a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022&#8217;deki yüzde 24&#8217;e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022&#8217;deki yüzde 31&#8217;e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi.</p>
<p><strong>Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos</strong><em> <strong>şu değerlendirmede bulundu</strong>: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48&#8217;inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu&#8217;da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa&#8217;da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika&#8217;ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.”</em></p>
<p><strong> </strong><strong>Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar</strong></p>
<p>Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz&#8217;in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE&#8217;nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: </strong><em>“Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya&#8217;ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez.</em> <em>Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya&#8217;da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.”</em></p>
<p><strong>Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor </strong></p>
<p>Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor.</p>
<p><strong>Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle</strong><em> jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.”</em><strong> </strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tahsilat-riski-alarm-veriyor/">KÜRESEL TAHSİLAT RİSKİ ALARM VERİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tahsilat-riski-alarm-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOĞAL AFETLERİN KÜRESEL FATURASI 260 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/dogal-afetlerin-kuresel-faturasi-260-milyar-dolara-ulasti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/dogal-afetlerin-kuresel-faturasi-260-milyar-dolara-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Doğal Afetler Raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aon&#8217;un yayımladığı 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu&#8217;na göre, şiddetli fırtınalar 21. yüzyılın en maliyetli sigorta riskleri haline geldi. 2025 yılında doğal afetlerden kaynaklanan küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolar olurken sigortalı kayıplar 127 milyar dolar ile yüksek seyrini sürdürdü ve sigortalılık oranı yüzde 49 ile tarihi zirveye çıktı. Yıl boyunca ekonomik kaybı 1 milyar doları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dogal-afetlerin-kuresel-faturasi-260-milyar-dolara-ulasti/">DOĞAL AFETLERİN KÜRESEL FATURASI 260 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aon&#8217;un yayımladığı 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu&#8217;na göre, şiddetli fırtınalar 21. yüzyılın en maliyetli sigorta riskleri haline geldi. 2025 yılında doğal afetlerden kaynaklanan küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolar olurken sigortalı kayıplar 127 milyar dolar ile yüksek seyrini sürdürdü ve sigortalılık oranı yüzde 49 ile tarihi zirveye çıktı. Yıl boyunca ekonomik kaybı 1 milyar doları aşan 49 büyük afet yaşanırken, en maliyetli olaylar ABD&#8217;deki orman yangınları ve şiddetli konvektif fırtınalar oldu.</strong></p>
<p>Analitik veriler ışığında Risk Sermayesi ve İnsan Sermayesi konularında 120&#8217;den fazla ülkede müşterilerine hizmet veren Aon&#8217;un hazırladığı 2025 Küresel Doğal Afetler Raporu yayımlandı. Sonuçlara göre şiddetli konvektif fırtınalar 21. yüzyılın en maliyetli sigorta riskleri haline geldi. Giderek daha yaygın hale gelen ve sayıca artan bu olayların küresel kayıp türlerini köklü şekilde değiştirdiğini ortaya koyan rapor, kuruluşların bu olaylardan kaynaklı riskleri yönetmelerine ve sigortalanabilirlik imkânlarını artırmalarına yardımcı olacak fiziksel ve finansal direncin hayati önemine dikkat çekiyor.</p>
<p>2025&#8217;te doğal afetlerin yol açtığı küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolar ile 2015&#8217;ten bu yana en düşük seviyeye gerilese de sigortalanmış kayıplar 127 milyar dolar ile yüksek seyrini sürdürdü. 2025 yılında sigorta ödemeleri üst üste altıncı yıl 100 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. Aynı zamanda küresel sigorta koruması yüzde 49 ile en yüksek seviyeye çıktı</p>
<p><strong>1 milyar doların üzerinde ekonomik kayba neden olan 49 doğal afet yaşandı</strong><br />
2025 yılında ekonomik kaybı 1 milyar doların üzerine çıkan 49 büyük doğal afet kaydedildi. Bu rakam, tarihsel ortalamaya yakın olmakla birlikte 2024&#8217;e göre daha düşük seviyede kaldı. Hava olaylarının büyük çoğunluğu her zamanki gibi 27 olay ile ABD&#8217;de yaşandı ve en fazla kayıp yaratan risk türü 21 olay ile şiddetli konvektif fırtınalar oldu. 10 milyar doların üzerinde ekonomik kayba yol açan en büyük afetler arasında; California&#8217;daki Palisades ve Eaton yangınları, ABD&#8217;de mart ayı ortasında görülen geniş çaplı şiddetli konvektif fırtınalar, Çin&#8217;deki mevsimsel sel felaketleri, Myanmar&#8217;daki deprem ve Karayipler&#8217;i etkileyen Melissa Kasırgası yer aldı. Öte yandan, EMEA bölgesinde 2020&#8217;dan bu yana ilk kez bu ölçekte bir ekonomik kayıp yaratan afet yaşanmadı.</p>
<p><strong>2000 yılından bu yana 2 milyona yakın kişi hayatını kaybetti</strong><br />
Geçen yıl doğal afetler nedeniyle dünya genelinde en az 42.000 kişi yaşamını yitirdi. Bölgesel dağılım incelendiğinde, afet kaynaklı ölümlerin yaklaşık 14.000&#8217;i Asya&#8217;da, 24.500&#8217;den fazlası ise Avrupa&#8217;da meydana geldi. Avrupa&#8217;daki ölümlerin neredeyse tamamı aşırı sıcak hava dalgalarından kaynaklandı. 2000 yılından bu yana doğal afetler, küresel çapta 1,9 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu dönemde en ölümcül afet türleri deprem ve tsunamiler, sıcak hava dalgaları, tropikal siklonlar ve seller olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>Raporda öne çıkan bulgular ise şu şekilde</strong>:</p>
<ul>
<li>2025&#8217;te sigorta sektörü, küresel ekonomik kayıpların yarısına yakınını karşılarken, koruma açığı yüzde 51 ile tarihi olarak en düşük seviyeye geriledi.</li>
<li>2025&#8217;te, ekonomik kaybı 1 milyar doları aşan 49 büyük olay kaydedildi; bu rakam uzun vadeli ortalamanın üzerinde. Daha da dikkat çekici olan ise sigortalı kaybı 1 milyar doları geçen 30 olayın, tarihsel ortalamanın (17) çok üzerine çıkması oldu.</li>
<li>California&#8217;da meydana gelen Palisades ve Eaton orman yangınları, 58 milyar dolarlık ekonomik kayıp ve 41 milyar dolarlık sigortalı kayıp ile yılın en maliyetli olayları oldu. Bu büyüklükleriyle, söz konusu yangınlar dünya genelinde kayıtlara geçen en yüksek maliyetli orman yangınları oldu.</li>
<li>2025&#8217;te dünya genelinde afetler nedeniyle 42.000 kişi yaşamını yitirdi. Aşırı sıcaklar, dünya genelinde 25.000&#8217;den fazla can kaybına yol açarak doğal afet kaynaklı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam etti. 2025 yılının, kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl olması bu tabloyu daha da ağırlaştırdı.</li>
<li> Sıcak hava dalgaları hariç tutulduğunda, yılın en ölümcül afeti Myanmar&#8217;da meydana gelen deprem oldu; bu felakette 5.456 kişi hayatını kaybetti.</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-1352" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Aon_Turkiye_EsCEO_Selda_Oknas_Tanbay.jpg" alt="" width="661" height="532" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Aon_Turkiye_EsCEO_Selda_Oknas_Tanbay.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Aon_Turkiye_EsCEO_Selda_Oknas_Tanbay-300x241.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Aon_Turkiye_EsCEO_Selda_Oknas_Tanbay-768x618.jpg 768w" sizes="(max-width: 661px) 100vw, 661px" /></p>
<p><strong>“Sigorta sektörü doğal afetlere karşı risk transferi çözümleri sunabilecek stratejik bir ortak konumunda bulunuyor”</strong><br />
Raporun bulgularını değerlendiren <strong>Aon Türkiye Eş CEO&#8217;su Selda Oknas Tanbay,</strong> “Bu yılki raporumuz kuruluşlar, sigorta sektörü, kamu kurumları ve toplumlar arasında güçlü bir iş birliğinin artık kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle sigorta sektörü rekor düzeyde sermayeyi devreye alarak, kuruluşlara olağanüstü hava olayları karşısında dayanıklılığı artıran, yenilikçi alternatif risk çözümleri sunan stratejik bir ortak konumunda bulunuyor. Günümüzde afetlere karşı gerçek anlamda dayanıklılık, yalnızca fiziksel değil aynı zamanda finansal gücü de kapsıyor. Olağanüstü hava olaylarının insanlar ve varlıklar üzerindeki etkisi artarken, öngörülere ve veriye dayalı kararlarla dayanıklılık seviyesini artırmak, risk yönetimini yeniden kurgulamak ve hızlı toparlanmayı mümkün kılan, uzun vadeli stratejileri destekleyen güçlü iş birlikleri kurmak her geçen yıl daha çok önem kazanıyor.” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dogal-afetlerin-kuresel-faturasi-260-milyar-dolara-ulasti/">DOĞAL AFETLERİN KÜRESEL FATURASI 260 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/dogal-afetlerin-kuresel-faturasi-260-milyar-dolara-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
