<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DIŞ TİCARET - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/kategori/dis-ticaret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 09:18:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>DIŞ TİCARET - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye E-Ticaret Ekosistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve alternatif ödemeler, e-ticaretin yeni büyüme motoru oldu iyzico; Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle bu yıl beşincisini hazırladığı “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu” ile sektörün dönüşümüne ışık tutmaya devam ediyor. Rapora göre, işlem sayısının 6 milyar seviyesinde yatay seyrettiği sektörde, büyümenin ana motoru, yıllık yüzde 52 artışla 1.278 TL’ye ulaşan ortalama sepet tutarları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/">TÜRKİYE’DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ ve alternatif ödemeler, </strong><strong>e-ticaretin yeni büyüme motoru oldu</strong></p>
<p><strong>iyzico; Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle bu yıl beşincisini hazırladığı “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu” ile sektörün dönüşümüne ışık tutmaya devam ediyor. Rapora göre, işlem sayısının 6 milyar seviyesinde yatay seyrettiği sektörde, büyümenin ana motoru, yıllık yüzde 52 artışla 1.278 TL’ye ulaşan ortalama sepet tutarları oldu. Moda ve aksesuarın pazar liderliğini koruduğu e-ticaret ekosisteminin geleceğini; yapay zekâ ve alternatif ödeme sistemleri ile değişen tüketici beklentilerinin şekillendirmesi bekleniyor. </strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında e-ticaret hacmi 4,6 trilyon Türk lirası (115 milyar ABD doları) seviyesine ulaşarak GSYİH içindeki payını yüzde 6,9’a yükseltti. TÜİK verilerine göre, internet kullanım oranı yüzde 90,9’a, e-ticaret kullanım oranı yüzde 50,7’ye, e-ticaret kullanıcı sayısı ise 32 milyona çıktı.</p>
<p>Türkiye’nin öncü finansal teknoloji şirketi iyzico’nun Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle hazırladığı ‘Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu’ da sektörün büyümesini verilerle ortaya koyuyor. iyzico verileriyle bu yıl beşincisi hazırlanan rapor, e-ticaretin güçlü büyüme potansiyelini koruduğuna, sektörün işlem hacminin yanı sıra ekonomideki ağırlığını da artırdığına işaret ediyor.</p>
<p>iyzico verilerine göre, ortalama sepet büyüklüğü yıllık bazda yüzde 52 artarak 1.278 Türk lirasına yükseldi. Sepet tutarlarının yılın ikinci yarısında daha çok arttığı görülürken, tüketicilerin e-ticareti yüksek bütçeli ihtiyaçları için ana kanal olarak benimsemesi de dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>MODA LİDERLİĞİNİ KORURKEN, EN HIZLI BÜYÜME SPOR VE OUTDOOR’DA</strong></p>
<p>Raporda sektörel bazda moda ve aksesuar sektörü yüzde 29,1’lik hacim payıyla pazardaki liderliğini sürdürüyor. Elektronik ve teknoloji, yüksek sepet büyüklüğü ile yüzde 12,4’lük pay alarak ikinci sırada yer alırken, hizmet sektörü yüzde 24,5’lik işlem adedi payıyla dijital hizmet tüketiminin yaygınlaştığına işaret ediyor. Satış hacmi büyümesinde ise spor ve outdoor, sağlık, kültür-sanat ve hobi gibi kategoriler öne çıkıyor. Yıl boyunca moda sektörünün Kasım kampanyalarıyla, hizmet sektörünün ise yaz döneminde ivme kazandığı görülüyor.</p>
<p><strong>SATIŞLARIN YÜZDE 75,5&#8217;İ BÜYÜK İŞLETMELERDEN</strong></p>
<p>Rapor, e-ticaret ekosisteminde geniş ve çeşitlenen bir satıcı tabanı bulunduğuna işaret ediyor. Ancak mikro işletmeler satıcıların yüzde 90’ını oluşturmalarına rağmen toplam hacmin yalnızca yüzde 2,5’ini üretiyor. Buna karşılık, büyük ölçekli işletmeler yüzde 0,4’lük satıcı payıyla hacmin yüzde 75,5’ini gerçekleştiriyor. Coğrafi dağılımda ise İstanbul, Ankara ve İzmir ana ticaret merkezleri olmayı sürdürüyor. Bu tablo, mikro ve küçük işletmelerin yanı sıra farklı bölgelerdeki satıcıların kanal yönetimi ve dijitalleşme konusunda desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>ALTERNATİF ÖDEME ÇÖZÜMLERİNE TALEP ARTIYOR: </strong></p>
<p><strong>‘iyzico ile Öde’ İŞLEM ADEDİ VE HACMİNDEKİ PAYINI ARTIRDI</strong></p>
<p>Tüketicilerin güven, hız ve kolaylık arayışı, alternatif ödeme yöntemlerini e-ticaretin stratejik bir unsuru haline getiriyor. Bu doğrultuda 2025 yılında e-ticaret işlemlerinde kartlı ödemeler güçlü konumunu korurken, ‘iyzico ile Öde’ gibi alternatif dijital çözümlerin hem işlem adedi hem de satış hacmindeki payı arttı. İnternetten yapılan kartlı ödemeler 2,8 milyar adede ulaşarak toplam kartlı ödemeler içinde yüzde 24,2 paya ulaştı. Ortalama sepet büyüklüklerine göre yüksek tutarlı alışverişlerde kredi kartı ve ‘iyzico ile Öde’ tercih edilirken, düşük tutarlı işlemlerde banka ve ön ödemeli kartlar öne çıktı.</p>
<p><strong>Saitoğlu: “iyzico olarak kendimizi dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz”</strong></p>
<p>Rapor ışığında Türkiye’nin e-ticaret görünümünü değerlendiren<strong> iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu, </strong>“Küresel e-ticaret, bugün yapay zekânın dönüştürücü gücüyle yepyeni bir evreye adım atıyor. Birçok ülkede e-ticaretin yükselişi güçlü bir ivmeyle sürerken, rekabet artık verimlilik, güven, operasyonel dayanıklılık ve müşteri deneyimi üzerinden şekilleniyor. Başka bir ifadeyle; sektördeki ilk faz olan ‘dijitale geçiş’ aşaması tamamlandı. Yeni faz ise tamamen yapay zekâ destekli, ‘dijitalde sürdürülebilir, kârlı ve ölçeklenebilir büyüme’ dönemi olacak” dedi.</p>
<p><strong>Saitoğlu</strong>, Türkiye’nin genç nüfusu ve yüksek dijital adaptasyonuyla bu yeni döneme avantajlı girerek e-ticaretin ekonomideki ağırlığını istikrarlı biçimde artırdığına dikkat çekerek, “E-ticaret, artık tüketiciler için sadece kampanya dönemlerinde başvurulan bir kanal olmaktan çıkarak, günlük ihtiyaçlardan hizmet tüketimine uzanan kalıcı bir alışkanlık haline geldi. Sektörel görünüm de benzer bir olgunlaşmaya işaret ediyor. Kategori bazlı büyüme trendleri sürerken; ekosistem genelinde abonelik modelleri, dijital servisler, deneyim ekonomisi, hızlı ticaret ve hizmet odaklı iş modelleri, yeni büyüme alanları olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Öte yandan e-ticaret geniş bir satıcı tabanına yayılmış olsa da ekonomik değer üretimi hâlâ belirli ölçeklerde yoğunlaşıyor. Bu durum, KOBİ’lerin dijitalde ölçeklenmesinin sektördeki en kritik gelişim alanı olduğunu gösteriyor. Bu noktada yapay zekâ, e-ticaretin yeni büyüme fazında KOBİ’lerin ticaret yapma biçimini ve tüketicilerin alışveriş deneyimini dönüştüren en stratejik araç olarak karşımıza çıkıyor. KOBİ’ler için müşteri hizmetlerinden fiyatlandırma ve operasyon yönetimine kadar daha akıllı, daha erişilebilir ve daha ölçeklenebilir bir ticaret altyapısı mümkün olurken; tüketiciler tarafında da daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve güven veren bir alışveriş deneyimi yeni standart haline geliyor.</p>
<p>iyzico olarak biz de kendimizi bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Geliştirdiğimiz üretken yapay zekâ destekli alışveriş asistanı kolai başta olmak üzere, bu alandaki tüm çözümlerimizle yapay zekânın e-ticarette hem kullanıcı deneyimini hem de işletmelerin verimlilik ve ölçeklenme kapasitesini güçlendiren tamamlayıcı bir unsura dönüşmesi için çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Dogma Alares Kurucu Ortağı Erdal Güner</strong>,<strong> </strong>“E-ticaret, küresel ticaret ekosisteminin yalnızca büyüyen bir kanalı değil, işletmelerin rekabet gücünü, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını ve finansal hizmetlerin kullanım biçimini yeniden tanımlayan temel yapılardan biri haline geliyor. Bu dönüşümde rekabet artık yalnızca ürün, fiyat ve erişim üzerinden değil; veri kullanımı, müşteri deneyimi ve esnek ödeme çözümleri üzerinden de şekilleniyor. Yapay zekâ, pazarlama ve içerik üretiminden operasyon yönetimine kadar pek çok alanda artık uzak bir gelecek konusu olmaktan çıktı; sektörün bu dönüşüme adaptasyon hızı, rekabet gücünü belirleyecek en kritik etken haline geldi. Önümüzdeki dönemde e-ticareti yapay zekâ ajanları, sesli ticaret, akıllı operasyonlar ve bütünleşik finansal hizmetler şekillendirecek. Türkiye&#8217;nin bu dönüşümde yalnızca büyüyen bir pazar olarak değil, küresel ölçekte rekabet eden bir ekosistem olarak konumlanması kritik önemde. 5. yılında Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu, bu dönüşüm sürecini kapsamlı bir veri perspektifiyle ortaya koyarak sektör paydaşları için yol gösterici olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi,</strong> “Türkiye, e-ticaret alanında hem bölgesel hem de küresel düzeyde konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Dijital dönüşüm ve teknoloji uyumundaki hızımız, sektörün bugün ulaştığı seviyenin en temel göstergesi. Yurt içi pazardaki ivmemizi korurken aynı zamanda gözlerimizi dışarıya çevirmek zorundayız. E-ihracat, Türkiye için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Türk e-ticaret markalarının uluslararası arenada hak ettiği görünürlüğe kavuşması, sadece ihracat gelirlerimizi artırmakla kalmayacak, ülkemizin teknoloji ve girişimcilik imajını da dünyaya taşıyacak. Avrupa ve Orta Doğu gibi coğrafi yakınlığımız olan pazarlar bu açıdan bizim için büyük bir avantaj sunuyor; bu fırsatı değerlendirmek için doğru zaman tam da şu an. ETİD olarak yalnızca bir meslek kuruluşu gibi değil, sektörümüzün küresel vizyonunu şekillendiren bir aktör gibi hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu’ndan öne çıkan veriler: </strong></p>
<ul class="3e351c67784e0cdfdecimal_type">
<li>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2019’da 136 milyar TL olan e-ticaret satış hacmi, 2025&#8217;te 4,6 trilyon TL&#8217;ye ulaşarak yedi yıllık dönemde yaklaşık 34 katına çıktı. Bu dönemde yıllık bileşik büyüme oranı yaklaşık yüzde 80 oldu.</li>
<li>2019&#8217;da 24 milyar dolar olan e-ticaret satış hacmi, 2025&#8217;te 115 milyar dolara ulaşarak <span class="wmi-callto">2019-2025</span> döneminde yaklaşık 5 katına çıktı.</li>
<li>E-ticaretin GSYİH içindeki payı Hollanda ve Almanya’da yüzde 2,6; Türkiye’de ise yüzde 2,8 seviyesindedir. Bu tablo, Türkiye’de e-ticaret adaptasyonunun güçlü seyrettiğini gösteriyor.</li>
<li>Türkiye’de e-ticaretin 2019’da yüzde 2,7 olan ekonomideki payı, pandemi etkisiyle hızlandı. 2022’de yüzde 5,1 seviyesinde dengelenme sağlandı. 2023 – 2024 yıllarında yüzde 6,8’lik güçlü seviyenin ardından yüzde 6,5’lik sınırlı bir düzeltme yaşandı. 2025’te yüzde 6,9’a ulaşan yeni zirve, sektörün kalıcı büyümesini tescilledi.</li>
<li>2024 yılında 841 TL olan yıllık ortalama sepet tutarı, 2025 yılında yüzde 52 oranında güçlü bir artış göstererek 1.278 TL seviyesine yükseldi. Yılın ikinci yarısında 1.320 TL ile 1.720 TL bandına oturarak kalıcı ve daha yüksek bir seviyede seyretti.</li>
<li><span class="wmi-callto">2019-2023</span> döneminde 1,36 milyardan 5,87 milyara çıkan e-ticaret işlem adedi, <span class="wmi-callto">2024-2025</span> yıllarında yaklaşık 6 milyar seviyesinde geniş bir tabana oturdu.</li>
<li>Moda ve aksesuar sektörü hem işlem yoğunluğunu hem de harcama hacmini artırarak pazar liderliğini pekiştirdi. Elektronik ve teknoloji, işlem sıklığından ziyade yüksek sepet tutarlarına dayalı yapısıyla hacimsel olarak ikinci sıradaki yerini korudu. Hizmet sektörü, kozmetik sektörünü geride bırakarak hacim bazında ilk üçe yükseldi. Ayrıca işlem adedinde de yiyecek-içeceğin ardından ikinci sıraya yerleşerek tüketicilerin dijitalleşme alışkanlıklarında güçlü bir ivme yakaladı.</li>
<li>Satıcı dağılımında mikro işletmeler yüzde 90’lık payla ekosistemin geniş tabanını oluşturuyor. İşlem hacmi tarafında ise büyük ölçekli işletmeler yüzde 75,5’lik payla öne çıkıyor.</li>
<li>Türkiye&#8217;de internetten yapılan kartlı ödemelerin payı son dokuz yılda belirgin biçimde arttı.</li>
<li>E-ticaret alışverişlerinin belirgin bir şekilde hafta içi günlerinde yoğunlaştığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleştirilen e-ticaret işlemlerinin yüzde 73,9&#8217;u pazartesi-cuma günleri arasında gerçekleşmişti. Pazartesi, haftanın en yoğun alışveriş yapılan günü olurken; cumartesi ve pazar ise en sakin günler oldu.</li>
<li>Anneler Günü, 2.212 TL ile tüm özel günlerin en yüksek sepet büyüklüğüne ulaştı. Okula Dönüş döneminde sepet büyüklüğü 1.980 TL ile yüksek seyretti.</li>
<li>iyzico ile Öde, tüm işletme segmentlerinde güçlü bir ivme yakalayarak öne çıkan alternatif kartlı ödeme yöntemi haline geldi. Tüketiciler yüksek tutarlı alışverişlerde ağırlıklı olarak kredi kartı ve iyzico ile Öde&#8217;yi tercih ederken; düşük tutarlı işlemlerde banka kartı ve ön ödemeli kartlara yöneldi.</li>
<li>Tüketicilerin taksitli ödeme davranışları; sepet büyüklüğü, sektör dinamikleri ve yasal düzenlemeler gibi etkenlere bağlı olarak şekillendi.</li>
<li>Türkiye e-ticaret ekosistemi, aşağıdaki üç temel unsurun etkisiyle çok daha bağlantılı ve entegre bir yapıya doğru ilerliyor
<ol>
<li>Müşteri beklentilerindeki değişim,</li>
<li>Ödeme teknolojilerindeki gelişmeler,</li>
<li>Yapay zekâ destekli yeni çözümler.</li>
</ol>
</li>
</ul>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/">TÜRKİYE’DE E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3217</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan 15 maddelik yatırım teşvik paketi, yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekmeyi ve üretim-ihracat odaklı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Abdullah Güler tarafından açıklanan düzenlemeye göre, yurt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’ye getirilmesi halinde vergi oranı sıfıra indirilecek, ayrıca nitelikli iş gücüne brüt asgari ücretin 6 katına kadar vergi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/">YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="col-12"></header>
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div class="content-side">
<div class="content-text">
<p data-start="77" data-end="135"><strong>AK Parti tarafından <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span></span> Başkanlığı’na sunulan 15 maddelik yatırım teşvik paketi, yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekmeyi ve üretim-ihracat odaklı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Abdullah Güler</span></span> tarafından açıklanan düzenlemeye göre, yurt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’ye getirilmesi halinde vergi oranı sıfıra indirilecek, ayrıca nitelikli iş gücüne brüt asgari ücretin 6 katına kadar vergi avantajı sağlanacak.</strong></p>
<h2>20 yıl muafiyet ve maaşlara vergi avantajı</h2>
<p>Bloomberg’in incelediği yasa teklifine göre, Türkiye’de yerleşik sayılan kişilerin, Türkiye’ye yerleşmeden önceki son üç yıl içinde Türkiye’de ikamet etmemiş ve vergi mükellefi olmamış olmaları şartıyla, yurt dışında elde ettikleri gelirlerinin 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.</p>
<p>Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin maaşlarına vergi avantajı sağlanması teklifte yer alan düzenlemeler arasında. Bu çalışanlar, tüm çalışanlar için geçerli olan asgari ücret istisnasına ek olarak, brüt asgari ücretin dört katına kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. İstanbul Finans Merkezi bünyesinde çalışanlar için bu sınır altı kat olarak uygulanacak ve Cumhurbaşkanı bu oranları artırabilecek.</p>
<p>Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilecek. Bu çerçevede, İFM’de katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarılacak, ayrıca İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da yüzde 95 kazanç indirimi imkanı tanınacak.</p>
<p>Nitelikli hizmet merkezleri olarak faaliyette bulunan kurumlara, İFM’de katılımcı olmaları durumunda yüzde 100, İFM dışında faaliyette bulunmaları durumunda ise yüzde 95 oranında kazanç indirimi teşviği sağlanacak.</p>
<h2>İhracatçıya vergi indirimi ve varlık barışı düzenlemesi meclis gündeminde</h2>
<p>Üretim ve ihracatın teşviki amacıyla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranı, ürettiklerini ihraç eden imalatçıların bu ihracat işlemlerinden elde ettikleri kazançlarına 16 puan indirimli şekilde yüzde 9 olarak, ihracat yapan kurumların ise münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına 11 puan indirimli şekilde yüzde 14 olarak uygulanacak.</p>
<p>Gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması da düzenlemede yer alıyor. Bundan yararlanmak için 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülüyor.</p>
<h2>İstanbul Finans Merkezi’nde vergi avantajları genişletildi</h2>
<p>İFM’de katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatılıyor. Ayrıca, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıl olarak düzenleniyor.</p>
<p>Gelir vergisi istisnasından yararlananlardan istisna için öngörülen süre dahilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.</p>
<h2>Pay senetlerinde yeni düzenleme</h2>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarınn iki katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olacak.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/">YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOBANTUR LOGİSTİCS İLE TÜRKİYE–AVRUPA HATTINDA SEKTÖR ODAKLI LOJİSTİK!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/cobantur-logistics-ile-turkiye-avrupa-hattinda-sektor-odakli-lojistik/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/cobantur-logistics-ile-turkiye-avrupa-hattinda-sektor-odakli-lojistik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 23:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[LOJİSTİK ULAŞTIRMA]]></category>
		<category><![CDATA[Çobantur Logistics]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’den Avrupa’ya uzanan lojistik süreçlerde Çobantur Logistics’ten sektör odaklı çözüm Gelişen araç filosu ve operasyonel kapasitesiyle taşımacılık operasyonlarını ileri taşıyan Çobantur Logistics, “Sektör odaklı lojistik modeli” ile müşteri beklentilerini daha planlı ve esnek şekilde yönetiyor. 2026 yılında operasyonel stratejisinin temeline parsiyel (LTL) taşımacılığı yerleştiren şirket, sektör odaklı yapılanması sayesinde özelleştirilmiş taşıma planları ve operasyonel verimlilik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/cobantur-logistics-ile-turkiye-avrupa-hattinda-sektor-odakli-lojistik/">ÇOBANTUR LOGİSTİCS İLE TÜRKİYE–AVRUPA HATTINDA SEKTÖR ODAKLI LOJİSTİK!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’den Avrupa’ya uzanan lojistik süreçlerde Çobantur Logistics’ten sektör odaklı çözüm</strong></p>
<p><strong>Gelişen araç filosu ve operasyonel kapasitesiyle taşımacılık operasyonlarını ileri taşıyan Çobantur Logistics, “Sektör odaklı lojistik modeli” ile müşteri beklentilerini daha planlı ve esnek şekilde yönetiyor. 2026 yılında operasyonel stratejisinin temeline parsiyel (LTL) taşımacılığı yerleştiren şirket, sektör odaklı yapılanması sayesinde özelleştirilmiş taşıma planları ve operasyonel verimlilik sunuyor.</strong></p>
<p>Güncel müşteri beklentileri ve sektörel değişimlere kolayca adapte olan yapılanmasıyla hizmet portföyünü genişleten <strong>Çobantur Logistics</strong>, <strong>“Sektör odaklı lojistik modeli”</strong> ile parsiyel (LTL) taşımacılık süreçlerini daha entegre, planlı ve verimli bir şekilde yönetiyor. Şirketin Türkiye’den Avrupa’ya uzanan kapsamlı hizmet modeli, pazarda daha odaklı ve verimli bir hizmet modeli oluşturuyor.</p>
<p><strong>“Kara yolu taşımasında operasyon kabiliyetimizi güçlendirerek LTL taşıma hacmimizi artırmaya odaklandık”</strong></p>
<p>Tedarik zincirindeki kopma ve maliyetlerin günümüzde belirsizlik yarattığını fakat bu gelişmelerin ışığında şirket olarak önlemleri hızlıca aldıklarını ifade eden <strong>Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu</strong>, “FTL (Full Truck Load) taşımalarda maliyet ve kar baskısının artacağını öngörüyoruz ve buna yanıt olarak intermodal ile kara yolu taşıma yöntemini birbirinden ayrıştırdık. Kara yolu taşımacılığında operasyon kabiliyetimizi güçlendirerek LTL taşıma hacmimizi artırmaya odaklandık. Ayrıca 48 yıllık geçmiş tecrübemizden gelen Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan taşıma hacmimizi de artıracağız. Şu anda ve artan hacimde kendi ekipmanlarımızı kullanarak Avrupa’dan direkt veya Türkiye’de aktarma yaparak Suriye, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelerle kara taşıması yapıyoruz. Bu konuda Avrupa tecrübemizi ve bağlarımızı kullanırken, yakın Orta Doğu konusunda uzmanlaşmış bölgesel firmalar ile iş birliği yapıyoruz.” dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>Avrupa operasyonlarında güçlü lojistik süreç</strong></p>
<p>Uzun yıllara dayanan sektörel deneyimle 2026 hedeflerinin merkezinde parsiyel (LTL) uzmanlık olduğunu belirten Çobanoğlu, şu ayrıntıları paylaştı: “Teknolojik yatırımlara imza atarken ‘Sektör odaklı lojistik modeli’ ile de farklı ölçekteki işletmelere ihtiyaca özel çözümler sunarak operasyonel verimliliği maksimize etmeyi amaçlıyoruz. Bu sayede Avrupa operasyonlarımızı yeniden yapılandırarak Almanya, Hollanda, Belçika, İspanya, İtalya, Romanya ve Fransa gibi lojistik açıdan stratejik noktaları ana merkez olarak konumlandırıyoruz. Bu ülkelerdeki güçlü iş ortaklıklarımız ve yapımız sayesinde, ihracatçılar için daha sık çıkış imkanı ve öngörülebilir teslimat süreleri sağlıyoruz.”</p>
<p><strong>“Müşterilerimize iş modellerine entegre olan bir çözüm ortaklığı sunuyoruz”</strong></p>
<p>Müşteri deneyimi ve memnuniyetini odağına alan model sayesinde dijital takip sistemleri ile uçtan uca şeffaflık sağlarken, optimize edilmiş maliyet yapısıyla da rekabet avantajı sunduklarını ifade eden Çobanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Sektör bazlı operasyon yönetimiyle her yük özelinde taşıma planları oluşturuluyoruz. Bu da hasar oranlarını en aza indirerek hızı yukarı çekiyor. Lojistik sektörünün güncel ihtiyaçlara göre değişen iş modelimiz ile müşterilerimize sadece bir taşıma hizmeti değil, onların iş modellerine entegre olan bir çözüm ortaklığı da sunuyoruz. 2026 yılında da Türkiye ve Avrupa genelinde sürdürülebilir, güvenilir ve esnek lojistik çözümler sunmaya devam ederek sektördeki öncü konumumuzu pekiştireceğiz.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/cobantur-logistics-ile-turkiye-avrupa-hattinda-sektor-odakli-lojistik/">ÇOBANTUR LOGİSTİCS İLE TÜRKİYE–AVRUPA HATTINDA SEKTÖR ODAKLI LOJİSTİK!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/cobantur-logistics-ile-turkiye-avrupa-hattinda-sektor-odakli-lojistik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL ZİNCİRLERİN YATIRIM HARİTASINDA TÜRKİYE YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-zincirlerin-yatirim-haritasinda-turkiye-yerini-saglamlastirdi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-zincirlerin-yatirim-haritasinda-turkiye-yerini-saglamlastirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[TURİZM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[UNWTO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ziyaretçi ve turizm gelirindeki artışın yanı sıra Türkiye turizmde yapısal olgunluğa ulaşarak küresel yatırım haritalarında kalıcı bir yer ediniyor. Uluslararası otel zincirleri, ‘güvenli liman’ olarak gördükleri Türkiye&#8217;de yatırımlarını artırırken yeni fırsatları değerlendiriyor. Türk iş dünyası ve turizm sektörünün uluslararası alandaki başarılı temsilcilerinden Deniz Dorbek Koçak, “Uluslararası otel markalarının Türkiye’deki varlığını istikrarlı şekilde artırması, pazarın yapısal olgunluğa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-zincirlerin-yatirim-haritasinda-turkiye-yerini-saglamlastirdi/">KÜRESEL ZİNCİRLERİN YATIRIM HARİTASINDA TÜRKİYE YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ziyaretçi ve turizm gelirindeki artışın yanı sıra Türkiye turizmde yapısal olgunluğa ulaşarak küresel yatırım haritalarında kalıcı bir yer ediniyor. Uluslararası otel zincirleri, ‘güvenli liman’ olarak gördükleri Türkiye&#8217;de yatırımlarını artırırken yeni fırsatları değerlendiriyor. Türk iş dünyası ve turizm sektörünün uluslararası alandaki başarılı temsilcilerinden Deniz Dorbek Koçak, “Uluslararası otel markalarının Türkiye’deki varlığını istikrarlı şekilde artırması, pazarın yapısal olgunluğa ulaştığının göstergesi. Bu konjonktürel bir popülerlik değil; tüm temel göstergeler Türkiye’nin yatırım için elverişli olduğuna dikkat cekiyor” dedi.</strong></p>
<p><em><strong> </strong></em>Türkiye, turizmde yaptığı ataklarla küresel seyahat pazarından aldığı payı artırırken; güçlü turizm dinamikleriyle uluslararası yatırımların da merkezi oluyor. Turizm sektöründe yedi ülkede, üç kıtada üst düzey görevler üstlenen <strong>Regulus Collective Kurucusu Deniz Dorbek Koçak</strong>, bu ivmenin sistemli bir sektörel iradenin sonucu olduğunu vurguladı.</p>
<p>Dünyadaki çatışma ortamlarının neden olduğu tedirginlikler karşısında Türkiye&#8217;nin coğrafi ve yapısal konumu itibarıyla bölgede en dirençli pazarlardan biri olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken <strong>Koçak</strong>, uluslararası seçkin yatırımcıların sürdürülebilir pazar arayışında Türkiye’nin merkezi konumunun altini çizdi. Türkiye’nin çok segmentli turizm mimarisinin bu açıdan önemini ele alan <strong>Koçak,</strong> “Uluslararası otel markalarının Türkiye’deki varlığını istikrarlı şekilde artırması, pazarın yapısal olgunluğa ulaştığının göstergesi. Bu konjonktürel bir popülerlik değil; tüm temel göstergeler ülkemizin yatırım için elverişli olduğuna işaret ediyor.</p>
<p><em><strong>‘Kalıcı değer yaratarak büyüyor’</strong></em></p>
<p>Türkiye pazarının global görünümünü değerlendiren <strong>Deniz Dorbek Koçak</strong>, şöyle devam etti:</p>
<p>“Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre Türkiye, 2025 itibarıyla 64 milyonu aşan uluslararası ziyaretçi ve 65,2 milyar dolarlık tarihinin en yüksek turizm geliriyle dünyada dördüncü sıraya yerleşti. Gelir sıralamasında ise 2017&#8217;de 15. sırada yer alırken 7. sıraya çıktı. Türkiye burada kendini adeta yeniden var ediyor. Geçmişte sadece &#8220;güneş-deniz-kum&#8221; odağında algılanan bir yapıdan, bugün dört mevsime yayılan çok katmanlı ve segmentli bir turizm mimarisi kuruluyor. Bu dönüşüm tesadüfi değil; uzun vadeli ve sistemli bir sektörel iradenin sonucu. Önümüzdeki dönemde bu yapının kalıcı değer yaratan bir büyümeye evrildiğini göreceğiz. Bölgede yaşanan politik gerilimler elbette turizm psikolojisini etkiliyor ama turizm, tarihsel olarak en hızlı toparlanma kaydeden sektörlerin başında geliyor. Türkiye ise her kriz döneminde bu dayanıklılığını veri ile kanıtlamış bir pazar.&#8221;</p>
<p><em><strong>  </strong></em><em><strong>‘3 büyük temel unsur öne çıkıyor’</strong></em></p>
<p><strong>Koçak,</strong> uzun yıllardır deneyim sahibi olduğu ABD pazarındaki yatırımcıların Türkiye’ye artan ilgisine vurgu yaparak, “Dönüşümü sağlayan birkaç unsur var. Birincisi, kur arbitrajı. Dolar bazlı yatırımcı için maliyet yapısı, oluşan dalgalanmalara rağmen elverişli. İkincisi, coğrafi yeniden çerçeveleme. Amerikalı fon yöneticileri Türkiye&#8217;yi artık Doğu Avrupa ile değil, Körfez ve Güney Akdeniz ile yan yana değerlendirme eğiliminde. Üçüncüsü ve en az konuşulan; Türkiye&#8217;nin küresel anlatı içerisinde giderek daha belirgin hale gelmesi. Uluslararası yapımlar, gastronomik zenginlik ve büyük etkinliklerin ev sahibi olarak konumlanması” diye konuştu.</p>
<p><em><strong>‘Butik segmentte derin arza sahip’</strong></em></p>
<p>Turizm sektöründe büyük potansiyel barındıran ancak yeterince değerlendirilmemiş bir alanın da butik otelcilik olduğunu vurgulayan <strong>Koçak</strong>, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Türkiye, butik otelcilik açısından dünyada sayılı destinasyonlardan biri ve bu henüz tam anlamıyla keşfedilmedi. Kapadokya, Ege’nin asırlık taş konakları, Güneydoğu&#8217;nun tarihi mimari dokusu; bunlar global zincirlerin franchise bayrakları ile değil, yerel sahiplik ve kimlikle anlam kazanan mekanlar. Sofistike gezginler ‘her yerde aynı’ deneyimi değil, ‘sadece burada’ yaşanabilecek deneyimi arıyor. Türkiye bu talebe karşılık verebilecek son derece derin bir arza sahip. Zincir oteller ve büyük markalar standardı belirler; ama duyguyu, kültürü ve özgünlüğü yaratamaz. O alanı dolduracak olanlar, yer ve kimlikle derin bir bağ kuran ve yerelden evrilen butik markalar olacak” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-zincirlerin-yatirim-haritasinda-turkiye-yerini-saglamlastirdi/">KÜRESEL ZİNCİRLERİN YATIRIM HARİTASINDA TÜRKİYE YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-zincirlerin-yatirim-haritasinda-turkiye-yerini-saglamlastirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[LOJİSTİK ULAŞTIRMA]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Lojistik]]></category>
		<category><![CDATA[RiskYönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade Ortadoğu’da savaşın etkilerini ele alan bir rapor yayınladı. Allianz Trade’in “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlığı ile yayınladığı raporda; ödeme güçlükleri, enerji krizi ile bu krizin küresel ulaşıma ve bazı sektörlere etkileri ele alındı.  Rapora göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergeler iyiye doğru sinyal vermezken, enerji kirizi nedeniyle havayolu ile ulaşım maliyetleri hissedilir oranda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/">KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade Ortadoğu’da savaşın etkilerini ele alan bir rapor yayınladı. Allianz Trade’in “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlığı ile yayınladığı raporda; ödeme güçlükleri, enerji krizi ile bu krizin küresel ulaşıma ve bazı sektörlere etkileri ele alındı.  Rapora göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergeler iyiye doğru sinyal vermezken, enerji kirizi nedeniyle havayolu ile ulaşım maliyetleri hissedilir oranda artabilir.</strong></p>
<p>Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi.</p>
<p>Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Ödeme yapamama riskleri artıyor</strong></p>
<p>Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında.  Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti.</p>
<p>Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu.</p>
<p><strong>Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde</strong></p>
<p>Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti.  Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı.</p>
<p><strong>Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı</strong><br />
Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı.  Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi.</p>
<p>Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı.</p>
<p><strong>Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor</strong></p>
<p>Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor.</p>
<p>Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/">KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 08:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselPiyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde piyasalar yön ararken, yatırımcıların odağı savaştan çok enerji fiyatları ve enflasyonun kalıcı etkilerine kayıyor. Artan maliyet baskıları ve ötelenen faiz beklentileri “uzun süre yüksek faiz” temasını güçlendirirken, Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem bu yeni fiyatlama dinamiğinin belirleyici olacağını vurguluyor. Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/">KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde piyasalar yön ararken, yatırımcıların odağı savaştan çok enerji fiyatları ve enflasyonun kalıcı etkilerine kayıyor. Artan maliyet baskıları ve ötelenen faiz beklentileri “uzun süre yüksek faiz” temasını güçlendirirken, Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem bu yeni fiyatlama dinamiğinin belirleyici olacağını vurguluyor.</strong></p>
<p>Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini tetiklerken, mevcut fiyatlamalar daha derin bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel yatırımcılar artık çatışmanın kendisinden çok, enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanıyor. <strong>Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem</strong>, küresel piyasalarda öne çıkan enerji ve enflasyon odaklı yeni fiyatlama dinamiklerini değerlendirerek yatırımcı davranışlarındaki dönüşüme dikkat çekti.</p>
<p>“Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, ilk aşamada piyasalarda klasik bir riskten kaçış davranışını beraberinde getirdi. Volatilitenin arttığı bu dönemde petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, sürecin yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda makroekonomik bir kırılma yarattığını açıkça ortaya koydu. &#8220;Brent petrolün kısa sürede 100 dolar seviyesini aşması ve bu bandın üzerinde seyretmeye devam etmesi, piyasanın gelişmeyi kalıcı etkileriyle birlikte fiyatladığı izlenimini yarattı. Ancak ateşkes anlaşması haberiyle fiyatın 90 doların altına gerilemesi, piyasanın gerilimin azalmasına yönelik sinyallere hâlâ duyarlı olduğunu ortaya koydu.&#8221;</p>
<p><strong>Piyasalar artık savaşın değil, enflasyon etkisinin peşinde</strong></p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada piyasalarda asıl fiyatlanan unsurun savaşın kendisi değil, enerji maliyetleri üzerinden şekillenen enflasyon baskısı olduğunu görüyoruz. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerken, bu durum özellikle tahvil piyasalarında net bir şekilde hissediliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,3–4,4 bandına yükselmesi, yatırımcıların enflasyon riskini yeniden önceliklendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kısa vadeli tahvil faizlerinde de benzer bir yukarı yönlü eğilim söz konusu. Bu tablo, piyasalarda ‘faizler daha uzun süre yüksek kalabilir’ beklentisinin yeniden güç kazandığına işaret ediyor. Dolayısıyla daha önce 2025 sonu ve 2026 başı için öngörülen faiz indirimlerinin önemli ölçüde ötelenmesi, finansal koşulların yeniden sıkılaştığını gösteriyor. Dolar endeksindeki güçlenme de bu sürecin doğal bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Hisse senedi piyasalarına baktığımızda ise homojen bir görünümden söz etmek mümkün değil. ABD borsaları endeks bazında dirençli kalmayı sürdürse de, sektörler arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Enerji sektörü petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan fayda sağlarken, savunma sanayi de artan jeopolitik risklerle birlikte güçlü kalmaya devam ediyor. Buna karşın havacılık, lojistik ve tüketim odaklı sektörlerde maliyet baskısı daha belirgin hissediliyor.</p>
<p><strong>Enerji ithalatçısı ekonomiler daha fazla baskı altında kalıyor</strong></p>
<p>Küresel ölçekte değerlendirdiğimizde ise enerji ithalatçısı ekonomiler üzerindeki baskının çok daha net olduğunu görüyoruz. Orta Doğu kaynaklı arz riskleri, Avrupa ve Asya başta olmak üzere birçok bölgede enerji maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden olurken, küresel ekonomide yeniden ‘düşük büyüme, yüksek enflasyon’ riskini gündeme taşıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek en kritik değişkenin enerji fiyatları olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki seyrini koruması, enflasyon baskısının kalıcı hale gelmesine yol açabilir. Bu da başta ABD olmak üzere merkez bankalarının faiz indirim sürecini daha da ötelemesine neden olabilir.</p>
<p>Diğer taraftan, jeopolitik tansiyonun düşmesi ve enerji arzına ilişkin risklerin azalması durumunda piyasalarda hızlı bir normalleşme potansiyeli de bulunuyor. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinde geri çekilme ve doların zayıflaması, riskli varlıklar açısından daha destekleyici bir ortam yaratabilir.</p>
<p>Mevcut veriler bize açık bir şekilde küresel piyasalar artık savaşın kendisini değil, bu savaşın yarattığı enerji ve enflasyon etkisini fiyatladığını söylüyor. Bu nedenle yatırım kararlarında sadece jeopolitik gelişmeleri değil, bu gelişmelerin makroekonomik yansımalarını da doğru okumak her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Yeni dönemde fark yaratacak olan yalnızca riskleri öngörmek değil; bu risklerin hangi kanallar üzerinden piyasalara aktarıldığını doğru analiz edebilmek olacak.”</p>
<p>Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini tetiklerken, mevcut fiyatlamalar daha derin bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel yatırımcılar artık çatışmanın kendisinden çok, enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanıyor. <strong>Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem</strong>, küresel piyasalarda öne çıkan enerji ve enflasyon odaklı yeni fiyatlama dinamiklerini değerlendirerek yatırımcı davranışlarındaki dönüşüme dikkat çekti.</p>
<p>“Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, ilk aşamada piyasalarda klasik bir riskten kaçış davranışını beraberinde getirdi. Volatilitenin arttığı bu dönemde petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, sürecin yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda makroekonomik bir kırılma yarattığını açıkça ortaya koydu. &#8220;Brent petrolün kısa sürede 100 dolar seviyesini aşması ve bu bandın üzerinde seyretmeye devam etmesi, piyasanın gelişmeyi kalıcı etkileriyle birlikte fiyatladığı izlenimini yarattı. Ancak ateşkes anlaşması haberiyle fiyatın 90 doların altına gerilemesi, piyasanın gerilimin azalmasına yönelik sinyallere hâlâ duyarlı olduğunu ortaya koydu.&#8221;</p>
<p><strong>Piyasalar artık savaşın değil, enflasyon etkisinin peşinde</strong></p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada piyasalarda asıl fiyatlanan unsurun savaşın kendisi değil, enerji maliyetleri üzerinden şekillenen enflasyon baskısı olduğunu görüyoruz. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerken, bu durum özellikle tahvil piyasalarında net bir şekilde hissediliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,3–4,4 bandına yükselmesi, yatırımcıların enflasyon riskini yeniden önceliklendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kısa vadeli tahvil faizlerinde de benzer bir yukarı yönlü eğilim söz konusu. Bu tablo, piyasalarda ‘faizler daha uzun süre yüksek kalabilir’ beklentisinin yeniden güç kazandığına işaret ediyor. Dolayısıyla daha önce 2025 sonu ve 2026 başı için öngörülen faiz indirimlerinin önemli ölçüde ötelenmesi, finansal koşulların yeniden sıkılaştığını gösteriyor. Dolar endeksindeki güçlenme de bu sürecin doğal bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Hisse senedi piyasalarına baktığımızda ise homojen bir görünümden söz etmek mümkün değil. ABD borsaları endeks bazında dirençli kalmayı sürdürse de, sektörler arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Enerji sektörü petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan fayda sağlarken, savunma sanayi de artan jeopolitik risklerle birlikte güçlü kalmaya devam ediyor. Buna karşın havacılık, lojistik ve tüketim odaklı sektörlerde maliyet baskısı daha belirgin hissediliyor.</p>
<p><strong>Enerji ithalatçısı ekonomiler daha fazla baskı altında kalıyor</strong></p>
<p>Küresel ölçekte değerlendirdiğimizde ise enerji ithalatçısı ekonomiler üzerindeki baskının çok daha net olduğunu görüyoruz. Orta Doğu kaynaklı arz riskleri, Avrupa ve Asya başta olmak üzere birçok bölgede enerji maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden olurken, küresel ekonomide yeniden ‘düşük büyüme, yüksek enflasyon’ riskini gündeme taşıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek en kritik değişkenin enerji fiyatları olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki seyrini koruması, enflasyon baskısının kalıcı hale gelmesine yol açabilir. Bu da başta ABD olmak üzere merkez bankalarının faiz indirim sürecini daha da ötelemesine neden olabilir.</p>
<p>Diğer taraftan, jeopolitik tansiyonun düşmesi ve enerji arzına ilişkin risklerin azalması durumunda piyasalarda hızlı bir normalleşme potansiyeli de bulunuyor. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinde geri çekilme ve doların zayıflaması, riskli varlıklar açısından daha destekleyici bir ortam yaratabilir.</p>
<p>Mevcut veriler bize açık bir şekilde küresel piyasalar artık savaşın kendisini değil, bu savaşın yarattığı enerji ve enflasyon etkisini fiyatladığını söylüyor. Bu nedenle yatırım kararlarında sadece jeopolitik gelişmeleri değil, bu gelişmelerin makroekonomik yansımalarını da doğru okumak her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Yeni dönemde fark yaratacak olan yalnızca riskleri öngörmek değil; bu risklerin hangi kanallar üzerinden piyasalara aktarıldığını doğru analiz edebilmek olacak.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/">KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki savaşın enerji arzını sekteye uğratarak enflasyonu artırabileceğini ve küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtti. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu&#8217;daki savaşın küresel ekonomide daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme döngüsünü tetikleyeceğini açıkladı. Gelecek hafta Washington&#8217;da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesinde konuşan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="0" data-end="53"><strong><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Uluslararası Para Fonu</span></span> (IMF) Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Kristalina Georgieva</span></span>, Orta Doğu’daki savaşın enerji arzını sekteye uğratarak enflasyonu artırabileceğini ve küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtti.</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-1693" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva.jpeg" alt="" width="1350" height="900" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva.jpeg 1350w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-300x200.jpeg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-1024x683.jpeg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/06/Kristalina-Georgieva-768x512.jpeg 768w" sizes="(max-width: 1350px) 100vw, 1350px" /></p>
<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu&#8217;daki savaşın küresel ekonomide daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme döngüsünü tetikleyeceğini açıkladı. Gelecek hafta Washington&#8217;da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesinde konuşan Georgieva, savaşın enerji arzında tarihin en büyük aksaklıklarından birine yol açtığını vurguladı.</p>
<p>Georgieva, çatışmaların hızla sona ermesi halinde bile IMF’nin gelecek hafta açıklayacağı küresel ekonomik tahminlerde büyüme beklentisini aşağı, enflasyon tahminini ise yukarı yönlü revize edeceğini belirtti.</p>
<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması nedeniyle dünya petrol ve gaz arzının beşte biri sekteye uğradı. Georgieva, küresel petrol arzının yüzde 13 oranında azaldığını, bunun helyum ve gübre gibi bağlantılı tedarik zincirlerine de yansıdığını ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre savaşta 72 enerji tesisi zarar gördü, bunların üçte biri ciddi hasar aldı. Katar’ın doğal gaz üretiminin yüzde 17’sini yeniden devreye almasının üç ila beş yıl süreceği öngörülüyor.</p>
<h2>IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü 14 Nisan’da yayımlanacak</h2>
<p>IMF’nin 14 Nisan’da yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünümü raporunda çeşitli senaryolar sunulması bekleniyor. Mart sonunda yayımlanan bir blog yazısında, savaşın asimetrik şok etkisi ve sıkılaşan finansal koşullar nedeniyle büyüme tahmininde aşağı yönlü risklere işaret edilmişti. Savaş öncesinde IMF, küresel büyümenin 2026’da yüzde 3,3, 2027’de yüzde 3,2 olacağı yönünde küçük bir yukarı revizyon planlıyordu. Georgieva, “Artık tüm yollar daha yüksek fiyatlara ve daha yavaş büyümeye çıkıyor” dedi.</p>
<p>Georgieva, yoksul ve enerji rezervi olmayan ülkelerin en ağır darbeyi alacağını, mali alanı dar olan bu ülkelerde sosyal huzursuzluk riskinin arttığını vurguladı. IMF’nin bazı ülkelere finansman desteği talepleri geldiğini, mevcut kredi programlarının genişletilebileceğini belirtti. IMF üyelerinin yüzde 85’i enerji ithalatçısı konumunda. Geniş kapsamlı enerji sübvansiyonlarının çözüm olmadığını söyleyen Georgieva, bunun enflasyonist baskıları artırabileceğini ifade etti. “Savaş bugün sona erse bile dünyanın geri kalanına kalıcı olumsuz etkileri olacaktır” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİYE SAVAŞ UYARISI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomiye-savas-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İMALATTA DARALMA SÜRÜYOR: PMI 5 AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/imalatta-daralma-suruyor-pmi-5-ayin-en-dusugunde/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/imalatta-daralma-suruyor-pmi-5-ayin-en-dusugunde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[İSO]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu’daki savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de imalat sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de imalat sanayiinde zayıf seyir devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayında imalat PMI 47,9 seviyesine gerileyerek son 5 ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imalatta-daralma-suruyor-pmi-5-ayin-en-dusugunde/">İMALATTA DARALMA SÜRÜYOR: PMI 5 AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye’de imalat sanayiinde zayıf seyir devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayında imalat PMI 47,9 seviyesine gerileyerek son 5 ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti.</h2>
<p>Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Mart 2026 dönemi sonuçları açıklandı.</p>
<p>Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre şubat ayında 49,3 ile son 22 ayın en yüksek seviyesine ulaşan manşet PMI, Mart’ta 47,9’a gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>Veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti.</p>
<h2>Yeni siparişlerde yavaşlama</h2>
<p>Bazı firmalar bu durumu Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı belirsizliğin piyasa talebi üzerindeki etkilerine bağladı. Fiyatlardaki yükselişin de yeni siparişlerdeki yavaşlamada rolü olduğu bildirildi. Talepteki zayıflık ve fiyat baskıları, imalat sanayi üretiminde yavaşlamanın devam etmesine neden oldu. Üretimdeki düşüş 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Anket katılımcılarına göre fiyat baskıları genellikle Orta Doğu’daki savaşa bağlı olarak navlun, yakıt ve petrol maliyetlerinde yaşanan artıştan kaynaklandı. Benzer şekilde ham madde fiyatlarında da yükseliş bildirildi. Bunların sonucu olarak, girdi maliyetlerinde son 23 ayın, nihai ürün fiyatlarında ise son 25 ayın en hızlı artışı gözlendi. Savaşın bir diğer etkisi de malzeme yetersizliği ve taşımacılıktaki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslim sürelerinin uzaması oldu.</p>
<p><strong>Teslimat süreleri uzadı</strong></p>
<p>Teslimat sürelerinde Ağustos 2024’ten bu yana en belirgin artış kaydedildi. Yeni siparişlerin yavaşlaması ve üretim gereksinimlerinin azalmasıyla birlikte, Türk imalatçıları istihdamı son altı ayın en yüksek oranında azaltırken, satın alma faaliyetleri ile stok seviyelerinde de düşüş gerçekleştirdi.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Şubat ayında koşulların iyileşme patikasına girdiğini gösteren sinyallerin ardından, Türk imalat sektörü mart ayında bir miktar ivme kaybı yaşadı. Sektördeki yavaşlamanın ilk çeyrek sonunda belirginleşmesi büyük ölçüde Orta Doğu’daki savaştan kaynaklandı.</p>
<p><strong>Savaş maliyetleri artırdı</strong></p>
<p>Savaş, başta yakıt ve petrol olmak üzere girdi maliyetlerini artırırken, tedarik zincirlerinde de aksamalara neden oldu. Bu nedenle sektörün kısa vadeli görünümü, çatışmanın ne kadar süreceğine ve bunun küresel fiyat ve arz koşulları üzerindeki etkilerine bağlı olacak gibi görünüyor.”İSO Türkiye Sektörel PMI’a göre 10 sektörde yeni siparişler yavaşladıİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020’den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti.</p>
<p><strong>Yeni ihracat siparişleri de düştü</strong></p>
<p>Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Böylece sektörün üretimi son üç ayın ikisinde güçlü artış gösterdi. Üretimde en sert daralma ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe yaşandı. Martta üretimin arttığı tek faaliyet kolu olmasına rağmen, kimyasal plastik ve kauçuk ürünler sektöründe enflasyonist baskılar belirgin şekilde yoğunlaştı ve rapor kapsamındaki on sektör arasında en belirgin düzeyde gerçekleşti. Orta Doğu’da savaşın başlamasının ardından girdi maliyetleri yaklaşık iki yılın en yüksek hızında artarken, satış fiyatları da Şubat 2022’den bu yana en sert yükselişini kaydetti. Diğer sektörlerde enflasyon eğilimleri farklılık gösterdi. Mart ayında bazı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, bazılarında ise yavaşlama kaydedildi.</p>
<p><strong>Çalışan sayısı iki sektörde arttı</strong></p>
<p>Girdi maliyetleri enflasyonunun en düşük gerçekleştiği sektör olan giyim ve deri ürünlerinde nihai ürün fiyatları üst üste iki aylık artışın ardından değişim göstermedi. Diğer tüm sektörlerde ise satış fiyatları arttı. İlk çeyreğin sonunda altı sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri kısalırken, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörünün tedarik zincirlerinde önemli aksamalar yaşandı. Bu sektörde teslimat süreleri iki yıldan uzun sürenin en yüksek oranında arttı. Beş sektörün istihdamını genişlettiği şubat ayının ardından, martta çalışan sayısı artan sektör sayısı iki olarak gerçekleşti. Elektrikli ve elektronik ürünler ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde görülen artışa karşılık diğer tüm sektörlerde istihdam azaldı.</p>
<p>Orta Doğu’daki savaşın etkileri hissedildi</p>
<p>Mart anketi sonuçları hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:</p>
<p>“2026 yılının ilk çeyreği, tüm sektörlerin yeni sipariş almakta zorlandığı olumsuz bir tabloyla kapandı. Orta Doğu’daki savaşın etkileri kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler sektöründe en belirgin şekilde hissedildi. Bu sektörde enflasyonist baskıların belirgin şekilde güçlendi ve firmalar tedarik zinciri aksamalarıyla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen, ay içerisinde üretimini artıran tek sektör de yine kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Diğer taraftan, kara ve deniz taşıtları sektöründe talebin baskı altında kaldığı görüldü. Yeni siparişlerde COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana en keskin yavaşlamanın kaydedilmesi, sektörün gelecek aylardaki üretimi açısından olumsuz sinyal verdi.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imalatta-daralma-suruyor-pmi-5-ayin-en-dusugunde/">İMALATTA DARALMA SÜRÜYOR: PMI 5 AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/imalatta-daralma-suruyor-pmi-5-ayin-en-dusugunde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORTA DOĞU’DAKİ ÇATIŞMA EMTİA PİYASALARINI SARSIYOR!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/orta-dogudaki-catisma-emtia-piyasalarini-sarsiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/orta-dogudaki-catisma-emtia-piyasalarini-sarsiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu’daki çatışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orta Doğu’daki çatışma emtia fiyatlarının hızla yükselmesine neden oluyor İstanbul, 25 Mart 2026: İsrail-Amerikan saldırısının İran’a karşı başlatılmasından 25 gün sonra, Hürmüz Boğazı üzerinden ham madde arzında yaşanan kesintiler fiyat oynaklığını beslemeye devam ediyor. Şimdilik özellikle petrol ve gaz, gübreler, petrokimyasal türevler ve alüminyum etkileniyor.  Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface sektör ekonomisti Simon Lacoume, “Orta Doğu’daki mevcut tırmanış [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/orta-dogudaki-catisma-emtia-piyasalarini-sarsiyor/">ORTA DOĞU’DAKİ ÇATIŞMA EMTİA PİYASALARINI SARSIYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Orta Doğu’daki çatışma emtia fiyatlarının hızla yükselmesine neden oluyor</strong></p>
<p><strong>İstanbul, 25 Mart 2026:</strong><strong> İsrail-Amerikan saldırısının İran’a karşı başlatılmasından 25 gün sonra, Hürmüz Boğazı üzerinden ham madde arzında yaşanan kesintiler fiyat oynaklığını beslemeye devam ediyor. Şimdilik özellikle petrol ve gaz, gübreler, petrokimyasal türevler ve alüminyum etkileniyor.</strong></p>
<p><strong> </strong><em>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>Coface sektör ekonomisti Simon Lacoume,</strong> “Orta Doğu’daki mevcut tırmanış emtia piyasalarını sert biçimde etkiliyor. Çatışmanın kilitlenip kilitlenmeyeceği, değer zincirinin aşağı yönlü kısmındaki mevcut şokun boyutunu belirleyecek” dedi</em></p>
<p><strong>Petrol fiyatları: uzun süreli bir şok mu?</strong></p>
<p>Katar’daki Ras Laffan gaz kompleksine yönelik son saldırılar enerji emtialarının fiyatında ilave bir artışı tetikledi. Geçen hafta varil başına <strong>119 dolarla </strong>zirve yapan Brent petrol, bir ayda <strong>yüzde 50</strong> yükseldi.</p>
<p>Bu artış homojen değil. Umman DME ham petrolü varil başına <strong>160 doların </strong>üzerine çıkarken, ABD WTI petrolü varil başına yaklaşık <strong>100 dolar</strong> seviyesinde seyrediyor; bu durum fiyatlar üzerindeki etkinin bölgeye ve ürüne göre son derece eşitsiz olduğunu yansıtıyor.</p>
<p>Çatışma uzadıkça bu artış değer zinciri boyunca yayılmaya başladı. ABD’de perakende benzin fiyatları tarihi bir zirveye ulaştı (<strong>galon başına 3,96 dolar</strong>, aylık bazda yüzde 35 artış). Asya’da dizel fiyatları (Singapur) çatışmanın başlangıcından bu yana neredeyse <strong>üç katına</strong> çıkarak <strong>varil başına 256 dolara</strong> ulaştı; Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne (IATA) göre <strong>küresel jet yakıtı fiyatları ise iki katına</strong> çıktı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F29461%2Finline%2F1774598745_coface1.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=ccd1d15c4f823bf6d8e8304c0167ac98" /></p>
<p><strong>Arz kesintilerinin merkezinde doğal gaz var</strong></p>
<p>Artış doğal gazda da görülüyor. Avrupa’da gaz vadeli işlem kontratları (Hollanda TTF endeksi) bir ayda <strong>yüzde 85</strong> yükselerek megavat saat başına 55 avroya çıktı; Asya referans fiyatı (LNG Japonya/Kore Marker) aynı dönemde iki katına çıktı ve bu durum ithalatçı piyasaların kalıcı kırılganlığını yansıtıyor.</p>
<p>Buna kıyasla ABD piyasası arz kesintilerine daha az maruz görünüyor. Buna rağmen ABD Henry Hub fiyatı güçlü bir yukarı yönlü baskı altında (aylık bazda <strong>yüzde 36</strong> artış); bu durum enerji gerilimlerinin halihazırda küresel ölçekte yayıldığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Sonuç olarak birçok petrokimyasal bileşiğin fiyatları katlanarak artıyor. </strong></p>
<p>Körfez ülkeleri, tüm plastik endüstrisi için kritik olan petrokimyasal ürünlerin Asya’daki başlıca tedarikçileri konumunda. Singapur’da naftanın tonu 1.000 dolara ulaştı; bu, çatışmanın başlangıcından bu yana yüzde 60’ın üzerinde artış anlamına geliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve Asya’daki tarihsel olarak düşük stok seviyeleri (2 ila 3 hafta), polimer fiyatlarını (polipropilen, polietilen, polistiren, PVC) şimdiden yükseltti. Bu durum artık tüm değer zinciri boyunca yayılma riski taşıyor.</p>
<p>Bu eğilim, bakır ve nikel cevherinin liçi için temel bir girdi olan kükürdü de etkiliyor. Tek bir ayda yüzde 25’lik fiyat artışı, Şili, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Endonezya gibi bu girdiye yüksek ölçüde bağımlı madencilik üreticilerini risk altına sokuyor.</p>
<p><strong>Elverişli bir tarım takvimine rağmen gübre fiyatları hızla yükseliyor</strong></p>
<p>Ucuz yerli enerji arzı sayesinde Körfez ülkeleri bu piyasalarda merkezi bir konuma sahip; küresel azotlu gübre ihracatının yaklaşık <strong>yüzde 19’unu</strong> ve küresel üre hacminin <strong>yüzde 36’sını</strong> oluşturuyor. Suudi Arabistan ise fosfatın <strong>dördüncü </strong>büyük ihracatçısı konumunda.</p>
<p>Bununla birlikte doğal gaz, azotlu gübre üretim maliyetlerinin <strong>yüzde 80’ine</strong> kadarını oluşturuyor. Gaz fiyatlarındaki sıçrama bu nedenle otomatik olarak gübre fiyatlarının artmasına yol açıyor: granül ürenin tonu (FOB Orta Doğu) çatışmanın başlangıcından bu yana <strong>yüzde 37</strong> artarak <strong>665 dolara</strong> çıktı. Ancak uygun zamanlama nedeniyle etki şimdilik sınırlı kalıyor. Şu an yalnızca ABD’li tahıl üreticileri etkilenmiş görünüyor; fakat kesintilerin sürmesi durumunda Brezilya, Hindistan hatta Avrupa daha fazla maruz kalabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F29461%2Finline%2F1774598798_coface2.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=39e5fa133a52fc3409227cd010bb853d" /></p>
<p>Olumsuz etkiler doğrudan gübre akışlarının ötesine de uzanabilir – azotlu gübre ithalatlarının sırasıyla yüzde 63’ünü, yüzde 24’ünü ve yüzde 21’ini Körfez ülkelerinden karşılayan Hindistan, Brezilya veya ABD’ye – ayrıca Körfez ülkelerinden ihraç edilen kükürde yüksek ölçüde bağımlı olan dünyanın en büyük fosfat kayası üreticisi Fas gibi üçüncü ülkeleri de etkileyebilir.</p>
<div>
<p><a href="https://mail.yandex.com.tr/?uid=1130000023448168#49ddc102e1fa1b79_ftnref1" target="_blank" rel="noopener noreferrer" name="6de2ea969c6ba35c_ftn1">[1]</a> Nafta, LPG, metanol, etilen ve propilen.</p>
</div>
<div>
<p><a href="https://mail.yandex.com.tr/?uid=1130000023448168#f5fe0d05350b3e68_ftnref2" target="_blank" rel="noopener noreferrer" name="f7119f1787096a6d_ftn2">[2]</a> Hedef minerallerin, içinde bulundukları mineral kütlesinden çıkarıldığı bir &#8220;yıkama&#8221; işlemi</p>
</div>
<div>
<p><a href="https://mail.yandex.com.tr/?uid=1130000023448168#e1d8dc83fb9d5073_ftnref3" target="_blank" rel="noopener noreferrer" name="4ae3bf1533ecc1aa_ftn3">[3]</a> Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Katar</p>
</div>
<p><strong>En yüksek risk altındaki metal: Alüminyum </strong></p>
<p>Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte, <strong>küresel alüminyum üretiminin yüzde 8’ini oluşturan Körfez ülkeleri</strong>, iç üretimlerini ihraç edemiyor veya izabe tesislerinin ihtiyaç duyduğu ham maddeleri (boksit ve alümina) ithal edemiyor. 16 Mart Pazartesi günü bölgedeki alüminyumun <strong>yüzde 25’ini </strong>üreten Aluminum Bahrain (Alba), bu nedenle üretiminin <strong>yüzde 19’unu</strong> askıya aldığını açıkladı; bu oran bölgenin alüminyum üretiminin <strong>yüzde 5’ine</strong> karşılık geliyor. Orta Doğu’daki kargaşadan uzakta ise Mosal, aşırı yüksek görülen enerji maliyetlerini gerekçe göstererek Mozambik’teki operasyonlarını durdurduğunu duyurdu.</p>
<p>Bu olumsuz tablo karşısında alüminyum fiyatları yukarı yönlü bir eğilim izlemeye devam ediyor <strong>(aylık bazda yüzde 11,5 artış)</strong> ve 12 Mart’ta <strong>ton başına 3.500</strong> dolarla zirve yaptı; son bir yıldaki artış ise yaklaşık <strong>yüzde 25</strong> oldu.</p>
<p><em>Küresel emtia fiyatlarının aylık gelişimini takip edin.</em></p>
<p><strong>Emtia fiyatları</strong></p>
<div></div>
<div>
<div id="5ad2288576585983ftn3">
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F29461%2Finline%2F1774598910_coface3.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=2aaaebfef3201d7bbeae7ae80bbeff8c" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F29461%2Finline%2F1774598970_coface4.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=4d2c14137bdb86ffff322d5464c96ba1" /></p>
<p>Küresel alüminyum üretiminin %1&#8217;i</p>
</div>
</div>
<div>
<div>
<p>Kaynaklar: Coface Flash Emtia Verileri</p>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/orta-dogudaki-catisma-emtia-piyasalarini-sarsiyor/">ORTA DOĞU’DAKİ ÇATIŞMA EMTİA PİYASALARINI SARSIYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/orta-dogudaki-catisma-emtia-piyasalarini-sarsiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ AÇIKLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-aciklandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:05:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Rekabet Gücü Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3012</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi 2025 Yılı Dördüncü Çeyrek Sonuçları Açıklandı. TÜSİAD tarafından hazırlanan Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5 oranında gerileyerek 88,8 seviyesinde gerçekleşti. Endeksteki düşüşte, yurt içi enerji maliyetlerindeki olumlu görünüme rağmen, ara malı ve işgücü maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla yüksek seyretmesi belirleyici [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-aciklandi/">TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="130" data-end="221"><strong data-start="130" data-end="221">TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi 2025 Yılı Dördüncü Çeyrek Sonuçları Açıklandı. TÜSİAD tarafından hazırlanan Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5 oranında gerileyerek 88,8 seviyesinde gerçekleşti.</strong></p>
<p data-start="433" data-end="716">Endeksteki düşüşte, yurt içi enerji maliyetlerindeki olumlu görünüme rağmen, ara malı ve işgücü maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla yüksek seyretmesi belirleyici oldu. İşgücü verimliliğinde rakip ülkelerin üzerinde devam eden artış ise maliyet bazlı rekabet gücüne sınırlı yansıdı.</p>
<p data-start="718" data-end="1097">TÜSİAD-RGE, yıllık bazda değerlendirildiğinde ise 2024 yılı aynı dönemine göre %2,9 oranında artış kaydetti. Söz konusu artışta ara malı maliyetleri 2,6 puan ile en yüksek katkıyı sağlarken, işgücü maliyetleri de endeksi 0,4 puan yukarı taşıdı. Enerji maliyetlerindeki sınırlı artış endeksi 0,1 puan aşağı çekerken, finansman maliyetlerinde kayda değer bir değişim gözlemlenmedi.</p>
<p data-start="1099" data-end="1287">Son bir yılda ihracatçı firmaların maliyet bazlı rekabet gücünde gözlenen iyileşmeye rağmen endeks, 2015 yılından bu yana hesaplanan tarihsel seviyeler içinde düşük seyrini sürdürmektedir.</p>
<p data-start="1289" data-end="1750">TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi, Türkiye ekonomisinin ana ihracat pazarlarındaki rekabet koşullarının daha sağlıklı analiz edilmesi, rekabet dinamiklerinin veri temelli değerlendirilmesi ve politika önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. İlk kez 26 Haziran 2025 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan endeks, 2015 yılı ilk çeyreğinden itibaren oluşturulmakta olup, sonuçları her çeyrek sonunda düzenli olarak yayımlanmaktadır.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-aciklandi/">TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
