<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 14:32:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:32:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3584</guid>

					<description><![CDATA[<p>S&#38;P Global, Türkiye ekonomisine ilişkin orta vadeli beklentilerini güncelledi. Kuruluş, sıkı para politikasının etkilerinin süreceğini, enflasyonda kademeli düşüş ve politika faizinde ise kontrollü bir gerileme öngördüğünü açıkladı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&#38;P Global, Türkiye ekonomisinin orta vadeli görünümüne ilişkin güncel projeksiyonlarını yayımladı. Raporda, para politikası, enflasyon, büyüme ve politika faizine yönelik beklentiler yeniden değerlendirildi. S&#38;P [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/">YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="86" data-end="318"><strong>S&amp;P Global, Türkiye ekonomisine ilişkin orta vadeli beklentilerini güncelledi. Kuruluş, sıkı para politikasının etkilerinin süreceğini, enflasyonda kademeli düşüş ve politika faizinde ise kontrollü bir gerileme öngördüğünü açıkladı.</strong></p>
<p data-start="341" data-end="592">Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&amp;P Global, Türkiye ekonomisinin orta vadeli görünümüne ilişkin güncel projeksiyonlarını yayımladı. Raporda, para politikası, enflasyon, büyüme ve politika faizine yönelik beklentiler yeniden değerlendirildi.</p>
<p data-start="594" data-end="963">S&amp;P Global&#8217;in tahminlerine göre, uygulanan sıkı para politikasının etkileri önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilecek. Fiyat istikrarını destekleyen politikaların sürdürülmesi halinde ekonomik göstergelerde kademeli bir iyileşme yaşanabileceği değerlendirilirken, enflasyondaki düşüş eğiliminin para politikası açısından belirleyici olmaya devam edeceği vurgulandı.</p>
<h3 data-start="965" data-end="1019"><span role="text"><strong data-start="969" data-end="1019">Politika faizinde kademeli gerileme beklentisi</strong></span></h3>
<p data-start="1021" data-end="1285">Kuruluşun tahminlerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın politika faizinin 2026 yılını <strong data-start="1117" data-end="1131">yüzde 32,5</strong> seviyesinde tamamlaması bekleniyor. Faiz oranının <strong data-start="1182" data-end="1202">2027&#8217;de yüzde 25</strong>, <strong data-start="1204" data-end="1246">2028 ve 2029 yıllarında ise yüzde 12,5</strong> seviyelerine gerileyeceği öngörülüyor.</p>
<p data-start="1287" data-end="1562">Rapor, para politikasında ani adımlar yerine veri odaklı ve kontrollü bir normalleşme sürecinin öne çıkacağına işaret ediyor. Enflasyon görünümünün yanı sıra küresel ekonomik gelişmeler ve finansal istikrarın da faiz kararları üzerinde etkili olmayı sürdüreceği belirtiliyor.</p>
<h3 data-start="1564" data-end="1608"><span role="text"><strong data-start="1568" data-end="1608">Enflasyonda düşüş beklentisi sürüyor</strong></span></h3>
<p data-start="1610" data-end="1842">S&amp;P Global, tüketici enflasyonunun önümüzdeki yıllarda kademeli olarak gerilemesini bekliyor. Tahminlere göre yıllık enflasyonun <strong data-start="1739" data-end="1761">2027&#8217;de yüzde 18,4</strong>, <strong data-start="1763" data-end="1785">2028&#8217;de yüzde 13,7</strong> ve <strong data-start="1789" data-end="1811">2029&#8217;da yüzde 12,7</strong> seviyesine inmesi öngörülüyor.</p>
<p data-start="1844" data-end="2080">Büyüme tarafında ise ekonominin dengeli bir görünüm sergilemesi beklenirken, iç talepte normalleşme, ihracatın katkısı ve finansal koşullardaki istikrarın ekonomik aktiviteyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alacağı ifade edildi.</p>
<p data-start="2082" data-end="2380">Raporda ayrıca, enflasyondaki kalıcı düşüşün sürmesi ve ekonomik dengelenmenin korunması halinde para politikasında daha geniş bir hareket alanı oluşabileceği değerlendirilirken, küresel piyasalardaki gelişmeler, enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin yakından izlenmeye devam edeceği kaydedildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/">YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:17:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İmalatSanayi]]></category>
		<category><![CDATA[ReelKesimGüvenEndeksi]]></category>
		<category><![CDATA[RKGE]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[ÜFE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3581</guid>

					<description><![CDATA[<p>TCMB&#8217;nin temmuz ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri&#8217;ne göre, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) mevsimsellikten arındırılmış olarak 0,8 puan gerileyerek 101,2 seviyesine indi. İmalat sanayinde güven endeksi 100 puanın üzerinde kalmayı sürdürürken, sipariş ve yatırım beklentilerindeki zayıflama dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ile Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) sonuçlarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/">REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="69" data-end="374"><strong>TCMB&#8217;nin temmuz ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri&#8217;ne göre, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) mevsimsellikten arındırılmış olarak 0,8 puan gerileyerek 101,2 seviyesine indi. İmalat sanayinde güven endeksi 100 puanın üzerinde kalmayı sürdürürken, sipariş ve yatırım beklentilerindeki zayıflama dikkat çekti.</strong></p>
<p data-start="419" data-end="871">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ile Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) sonuçlarını açıkladı. İmalat sanayinde faaliyet gösteren 1.985 iş yerinin yanıtlarıyla hazırlanan araştırmaya göre, mevsimsellikten arındırılmış RKGE temmuz ayında bir önceki aya göre <strong data-start="734" data-end="761">0,8 puan azalarak 101,2</strong> seviyesine geriledi. Mevsimsellikten arındırılmamış endeks ise <strong data-start="825" data-end="851">1,3 puan düşüşle 102,2</strong> olarak gerçekleşti.</p>
<p data-start="873" data-end="1264">Endeksi oluşturan alt göstergeler incelendiğinde, <strong data-start="923" data-end="1022">gelecek üç aya ilişkin ihracat siparişleri, üretim hacmi ve istihdam beklentilerindeki iyileşme</strong> güven endeksini yukarı yönlü destekledi. Buna karşın, <strong data-start="1077" data-end="1216">mevcut sipariş miktarı, son üç aydaki siparişler, sabit sermaye yatırım harcamaları ve genel ekonomik gidişata yönelik değerlendirmeler</strong> endeksi aşağı çeken unsurlar arasında yer aldı.</p>
<p data-start="1266" data-end="1708">Anket sonuçları, son üç aylık dönemde üretim hacmi ve ihracat siparişlerinde artış bildiren işletmelerin oranının yükseldiğini, buna karşılık iç piyasa siparişlerinde azalış bildirenlerin ağırlığının arttığını gösterdi. İşletmeler, mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerini güçlendirirken, mamul mal stoklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğu yönündeki algının ise zayıfladığı görüldü.</p>
<p data-start="1710" data-end="1940">Önümüzdeki üç aya ilişkin beklentilerde üretim hacmi, ihracat siparişleri ve istihdam tarafında iyimserlik korunurken, <strong data-start="1829" data-end="1926">iç piyasa siparişleri ile sabit sermaye yatırım harcamalarına yönelik beklentilerde zayıflama</strong> dikkat çekti.</p>
<h3 data-start="1942" data-end="1973"><span role="text"><strong data-start="1946" data-end="1973">ÜFE Beklentisi Geriledi</strong></span></h3>
<p data-start="1975" data-end="2277">Anket sonuçlarına göre, işletmelerin maliyet artışlarına ilişkin beklentilerinde de sınırlı bir yavaşlama yaşandı. Son üç ayda ortalama birim maliyetlerde artış bildirenlerin ve gelecek üç ayda maliyet artışı bekleyenlerin oranı gerilerken, satış fiyatlarını artırma yönündeki beklentiler de zayıfladı.</p>
<p data-start="2279" data-end="2437">Gelecek 12 aylık dönem sonuna ilişkin <strong data-start="2317" data-end="2366">yıllık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentisi</strong>, bir önceki aya göre <strong data-start="2388" data-end="2420">0,2 puan azalarak yüzde 31,3</strong> seviyesine indi.</p>
<h3 data-start="2439" data-end="2499"><span role="text"><strong data-start="2443" data-end="2499">Üretimi Kısıtlayan En Büyük Sorun Talep Yetersizliği</strong></span></h3>
<p data-start="2501" data-end="3010" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Temmuz ayında ankete katılan işletmelerin <strong data-start="2543" data-end="2617">yüzde 56,9&#8217;u üretimlerini kısıtlayan herhangi bir faktör bulunmadığını</strong> ifade etti. Üretim üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında ise <strong data-start="2684" data-end="2721">yüzde 12,7 ile talep yetersizliği</strong> ilk sırada yer aldı. Bunu mali imkânsızlıklar, ham madde ve ekipman yetersizliği, iş gücü eksikliği ve diğer faktörler takip etti. Bu görünüm, üretim faaliyetlerinde genel istikrarın korunduğunu, ancak talep koşullarındaki zayıflığın sanayi kesimi açısından önemini sürdürdüğünü gösterdi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/">REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: &#8220;ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI&#8221;</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:43:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışanDeneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[KurumsalVerimlilik #Liderlik #İşYaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[SürdürülebilirBaşarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik belirsizlik, artan verimlilik baskısı ve yetenek rekabeti sürerken, şirketlerin performansını etkileyen görünmeyen bir risk öne çıkıyor. Uzmanlara göre çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının tükenmesiyle ortaya çıkan &#8220;biyolojik iflas&#8221;, yalnızca bireysel sağlığı değil, kurumların verimliliğini, çalışan bağlılığını ve sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor. Biyolojik İflas Nedir? Kurumsal dünyada giderek daha fazla tartışılan &#8220;biyolojik iflas&#8221; kavramı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/">ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: “ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik belirsizlik, artan verimlilik baskısı ve yetenek rekabeti sürerken, şirketlerin performansını etkileyen görünmeyen bir risk öne çıkıyor. Uzmanlara göre çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının tükenmesiyle ortaya çıkan <strong data-start="530" data-end="551">&#8220;biyolojik iflas&#8221;</strong>, yalnızca bireysel sağlığı değil, kurumların verimliliğini, çalışan bağlılığını ve sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor.</p>
<p><strong>Biyolojik İflas Nedir?</strong></p>
<p>Kurumsal dünyada giderek daha fazla tartışılan &#8220;biyolojik iflas&#8221; kavramı, yüksek performans kültürü içinde çalışanların fiziksel ve zihinsel rezervlerini fark edilmeden tüketmesini ifade ediyor. Uzmanlara göre bu tablo; tükenmişlik, odak kaybı, kronik yorgunluk, karar verme kalitesinde düşüş ve artan sağlık harcamalarıyla birlikte şirketlerin sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor.</p>
<p>Uluslararası araştırmalar, çalışan sağlığına ve kurumsal esenlik (wellbeing) uygulamalarına yapılan <strong>her 1 dolarlık yatırımın; azalan devamsızlık, yükselen çalışan bağlılığı ve artan verimlilik sayesinde şirketlere yaklaşık 4 dolar geri dönüş sağladığını</strong> ortaya koyuyor. Buna rağmen birçok kurum hâlâ çalışan sağlığını bir maliyet kalemi olarak değerlendiriyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3578" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy.jpg" alt="" width="900" height="673" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-300x224.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-768x574.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Biyolojik Sürdürülebilirlik</strong></p>
<p><strong>Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı; Elkin Consultancy CEO&#8217;su</strong> <strong>Elif Elkin</strong>&#8216;e göre günümüz liderlerinin yalnızca finansal sürdürülebilirliği değil, biyolojik sürdürülebilirliği de yönetmesi gerekiyor: &#8220;Şirketlerin finansal tablolarındaki en küçük sapmaları aylar öncesinden analiz edebilen yöneticiler, konu kendi sağlıklarına geldiğinde aynı proaktif yaklaşımı gösteremiyor. Oysa yüksek performansın sürdürülebilir olması için beden yönetimi de en az şirket yönetimi kadar stratejik bir konu. Sağlığınızın CEO koltuğu hiçbir zaman boş kalmaz. Siz yönetmezseniz, yönetimi hastalıklar devralır.&#8221;</p>
<p><strong>Laboratuvar Sonuçları Aldatmasın!</strong></p>
<p><strong>Elkin</strong>, iş hayatında düşük performans veya motivasyon eksikliği olarak yorumlanan birçok tablonun altında aslında biyolojik nedenlerin bulunabileceğini belirterek şunları söyledi: &#8220;Sürekli yorgun uyanmak, odaklanamamak, yaygın kas ağrıları yaşamak ya da kronik stres altında çalışmak normalleşmiş durumda. Oysa bu belirtilerin arkasında demir, B12 veya D vitamini eksiklikleri, tiroid fonksiyon bozuklukları, hormonal dengesizlikler ya da kronik inflamasyon gibi biyolojik faktörler yer alabiliyor. Laboratuvar sonuçlarının &#8216;normal&#8217; çıkması ise kişinin optimum sağlık düzeyinde olduğu anlamına gelmiyor. Kurumların sürdürülebilir başarı için çalışanlarının yalnızca hasta olmamasını değil, optimal sağlık seviyesinde olmasını hedeflemesi gerekiyor.&#8221;</p>
<p><strong>Yeni Rekabet Avantajı: Sağlıklı İnsan Sermayesi</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en kapsamlı sağlık yayınlarından Sağlıklı Podcast serisinin yapımcısı da olan <strong>Elif Elkin</strong>, “İnsan kaynağının şirketlerin en kritik sermayesi haline geldiği günümüzde, çalışan sağlığını destekleyen kurumların yalnızca daha mutlu ekipler oluşturmadığını; aynı zamanda verimlilik, inovasyon kapasitesi, çalışan bağlılığı ve işveren markası açısından da önemli rekabet avantajı elde ettiğini söylemeliyim.</p>
<p>Sağlıklı Podcast boyunca 200&#8217;den fazla tıp otoritesiyle gerçekleştirdiğim söyleşilerden elde edilen bilimsel içgörüleri ve kurumsal deneyimleri bir araya getirdiğim kitabım “Kendi Sağlığının CEO’su Ol”da da, çalışan sağlığının bireysel bir konu olmaktan çıkıp, şirketlerin uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu çarpıcı verilerle ortaya koydum. İş dünyasının uzun yıllardır göz ardı ettiği bu görünmez maliyeti bilimsel veriler ışığında ele almalıyız.</p>
<p>Geleceğin en başarılı şirketleri, yalnızca finansal bilançolarını değil, insan sermayesinin biyolojik sürdürülebilirliğini de yöneten kurumlar olacak” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/">ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: “ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MORGAN STANLEY&#8217;DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:18:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Morgan Stanley, Orta Doğu&#8217;da artan jeopolitik gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde risk oluşturduğunu belirtti. Raporda, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği ve faiz indirim sürecini geciktirebileceği vurgulandı. ABD&#8217;li yatırım bankası Morgan Stanley, yayımladığı son analizinde Orta Doğu&#8217;da yükselen jeopolitik gerilim ile petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi açısından önemli riskler barındırdığına dikkat çekti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/">MORGAN STANLEY’DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="89" data-end="368"><strong>Morgan Stanley, Orta Doğu&#8217;da artan jeopolitik gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde risk oluşturduğunu belirtti. Raporda, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği ve faiz indirim sürecini geciktirebileceği vurgulandı.</strong></p>
<p data-start="391" data-end="607">ABD&#8217;li yatırım bankası <strong data-start="414" data-end="432">Morgan Stanley</strong>, yayımladığı son analizinde Orta Doğu&#8217;da yükselen jeopolitik gerilim ile petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi açısından önemli riskler barındırdığına dikkat çekti.</p>
<p data-start="609" data-end="851">Raporda Türkiye; Güney Afrika, Mısır ve İsrail ile birlikte, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) bölgesinde enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan ve jeopolitik gelişmelerden en fazla etkilenebilecek ülkeler arasında gösterildi.</p>
<p data-start="853" data-end="1159">Analizde, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın (TCMB) yürüttüğü dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği ifade edildi. Bu durumun, faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olabileceği değerlendirildi.</p>
<p data-start="1161" data-end="1616">PPK toplantısı öncesinde yapılan değerlendirmede, petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra döviz kurunda oluşabilecek baskılar, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi gibi faktörlerin para politikasını etkileyebileceği belirtildi. Raporda, bu koşulların yalnızca faiz indirim sürecini geciktirmekle kalmayıp, gerekli görülmesi halinde yeniden parasal sıkılaştırma ihtimalini de gündeme taşıyabileceği ifade edildi.</p>
<p data-start="1618" data-end="1991">Morgan Stanley analistleri, faiz indirimlerinin daha erken veya daha güçlü başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz kurunda kalıcı istikrar ve ekonomik büyümede daha dengeli bir görünüm gerektiğini vurguladı. Bu koşulların oluşması halinde TCMB&#8217;nin politika alanının genişleyebileceği ve faiz indirim sürecinin hız kazanabileceği değerlendirildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/">MORGAN STANLEY’DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:03:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PERAKENDE]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Perakende]]></category>
		<category><![CDATA[TüketiciÜrünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka  Boston Consulting Group ve The Consumer Goods Forum (CGF) iş birliğiyle hazırlanan yeni rapor, ambalajlı tüketici ürünleri (CPG) ve perakende sektörlerinde yapay zekanın yarattığı değer potansiyelini ve bu dönüşüme öncülük eden şirketlerin benimsediği stratejileri ortaya koyuyor. Türkiye&#8217;nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede faaliyet gösteren [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/">YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Boston Consulting Group ve The Consumer Goods Forum (CGF) iş birliğiyle hazırlanan yeni rapor, ambalajlı tüketici ürünleri (CPG) ve perakende sektörlerinde yapay zekanın yarattığı değer potansiyelini ve bu dönüşüme öncülük eden şirketlerin benimsediği stratejileri ortaya koyuyor. Türkiye&#8217;nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede faaliyet gösteren 380&#8217;den fazla şirketi temsil eden CGF ile hazırlanan rapor, perakende sektöründe yapay zekadan maksimum yatırım getirisi elde etmek için izlenmesi gereken temel yaklaşımlara dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Tüketici odaklı şirketlerin kârlı büyümeye giden yolculukları son yıllarda giderek daha da zorlaşıyor. Bireyler alışveriş yaparken fiyat/performans oranına eskisine göre çok daha fazla önem veriyor. Maliyetlerdeki dalgalı seyir sürerken; satış kanalları, üreticiler ve markaların satışları konusunda güvenilir bir gelecek projeksiyonu yapmaları giderek güçleşiyor.</p>
<p>Güncel pazar ortamında yapay zeka; tüketicilerin ürünü arama, alternatifleri karşılaştırma ve satın alma kararı verme biçimlerini değiştirerek perakendeciler için bu baskıyı daha da artırıyor. Tüketici ürünleri ve perakende sektörlerindeki şirketler; inovasyon ve pazarlamadan ticari planlamaya, stok yenilemeden ürünün rafta bulunabilirliğine kadar çoğu fonksiyonda pilot uygulamalar başlatıyor, yapay zeka ajanlarını test ediyor ve çözümler uyguluyor. Ancak yine de çok az şirket, ölçeklenebilir düzeyde somut bir değer yaratmayı başarabiliyor. Tüm bu gelişmeler aslında yapay zeka teknolojisini kritik ticari kararlarına uygulayabilen şirketler için yeni bir rekabet avantajı yaratıyor.</p>
<p><strong>Rakiplerden Ayrışma Yapay Zeka ile Gerçekleşecek</strong></p>
<p>BCG ve CGF&#8217;nin raporuna göre, gelecekte rekabet avantajı; ürün ve hizmet portföyünü genişletmekten veya daha karmaşık yapay zeka modelleri geliştirmekten değil, yapay zekayı işletmenin temel ticari süreçlerine entegre ederek ölçeklenebilir değer yaratmaktan geçecek. Rapor, sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayan şirketlerin yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, iş süreçlerini dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırdığına dikkat çekiyor. Bu kapsamda yapay zeka; inovasyon süreçlerini hızlandırma, talebi daha isabetli tahmin etme, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün seçimini geliştirme ve fiziksel ile dijital kanallar arasında kesintisiz operasyon yürütme gibi alanlarda şirketlere önemli avantajlar sunuyor. Rapora göre bu yetkinlikler, perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmanın ve yatırım getirisini artırmanın temel unsurları arasında yer alıyor. BCG analizine göre, yapay zeka uygulamalarının değer zinciri boyunca gelişmesi ile; ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinde 220 ila 350 baz puan, perakendecilerde ise 180 ila 360 baz puan arasında kümülatif EBIT etkisi yaratabilir. Ajan tabanlı yapay zeka yetkinliklerinin daha da gelişmesiyle bu potansiyelin yaklaşık 1,7 katına çıkabileceği öngörülüyor.</p>
<p><strong>Rakamlarla Yapay Zeka Olgunluğu: Hangi Sektör Ne Kadar İlerde?</strong></p>
<p>Stratejik danışmanlık ve yapay zeka uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin büyük ölçekli dönüşümleri başarıyla yönetmesini destekleyen BCG&#8217;nin analizlerine göre, yapay zeka yatırımlarında ölçeklenme ve operasyonel başarıda şirketler arasında ciddi bir ayrışma mevcut:</p>
<ul>
<li><strong>Ambalajlı Tüketici Ürünleri Sektörü Geriden Geliyor:</strong> Ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinin %76&#8217;sı hâlâ pilot uygulama ve/veya keşif aşamasında bulunuyor. Yapay zekayı operasyonlarında anlamlı ölçekte hayata geçirebilenlerin oranı ise yalnızca %18. Şirketlerin %6&#8217;sı ise dönüşümde henüz başlangıç veya erken pilot aşamasında bulunuyor.</li>
<li><strong>Perakendede Keskin Bir Ayrışma Var: </strong>Perakende sektöründe şirketler iki gruba ayrılıyor. Sektördeki lider oyuncuların %45&#8217;i yapay zeka çözümlerini ölçekleyerek finansal etki yaratmayı başarırken, %40&#8217;lık büyük bir kesim ise dönüşüme henüz neredeyse hiç başlamamış. Geri kalan %15 ise keşif aşamasında.</li>
<li><strong>Yatırımın Getirisi (ROI) Ölçümündeki Büyük Eksiklik:</strong> Şirketlerin %53&#8217;ü tüketici odaklı yapay zeka yatırımlarının getirisini (ROI) resmi olarak ölçmüyor. Yatırımlarının finansal getirisini ölçen şirketlerde ise ROI oranları dikkat çekici. Çalışmada katılımcıların %16&#8217;sı 2 ila 5 kat arasında, %11&#8217;i ise 5 kattan fazla ROI elde ettiğini belirtiyor.</li>
</ul>
<p><strong>CEO, CMO ve Stratejik Liderler İçin Yapay Zeka Çözüm Yol Haritası</strong></p>
<p>BCG, şirket liderlerinin &#8220;pilot uygulama tuzaklarından&#8221; kurtulması ve yapay zekayı operasyonel bir kâr merkezine dönüştürmesi için şu stratejik aksiyonları öneriyor:</p>
<p><strong>Yapay Zeka Yatırımlarını Kazanılması Hedeflenen Belirli Alanlara Yönlendirmek:</strong> Pek çok şirkette yapay zeka faaliyetleri, en stratejik süreçleri hedeflemiyor. Ambalajlı tüketici ürünleri yöneticilerinin %50&#8217;sine yakını ürün inovasyonu sürecini en stratejik alan olarak görmesine rağmen, sadece %11&#8217;i inovasyonda yapay zeka kullanıyor. Perakendecilerde de benzer bir uyumsuzluk mevcut; liderlerin %46&#8217;sı &#8220;tekliften ürün seçimine&#8221; sürecini kritik görürken, bu alanda yapay zekayı ölçekleyenlerin oranı %34&#8217;te kalıyor. Bu veriler, yapay zeka yatırımları ile şirketlerin stratejik öncelikleri arasında önemli bir uyumsuzluk bulunduğuna işaret ediyor.</p>
<p><strong>Dönüşüm Derinliğini Belirlemek:</strong> Liderlerin dönüşüm hedefini üç seviyede uygulaması gerekiyor: Mevcut işe yapay zeka eklemek (<em>Deploy</em>), iş yapış şeklini tamamen yeniden tasarlamak (<em>Reshape</em>) ve yeni iş modelleri/teklifler icat etmek (<em>Invent</em>). En büyük ve ölçülebilir kâr marjı artışı, kritik fonksiyonların yapay zeka ile baştan aşağı yeniden tasarlanmasından (<em>Reshape</em>) geliyor. Şirketlerin az sayıda ve yüksek etkili “Reshape” ve “Invent” yatırımlarına odaklanmasının önemi vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Rolleri, İş Gücü Stratejisini ve Operasyon Modelini Yeniden Tasarlamak:</strong> Yapay zeka analitik ve tekrarlayan görevlerin önemli bölümünü üstlendikçe, insan emeğinin odağı da değişiyor. Çalışanların ve yöneticilerin sorumlulukları giderek denetim, muhakeme, orkestrasyon ve ilişki yönetimi gibi alanlara kayıyor. Şirketlerin bu değişimi yalnızca görev tanımlarını güncelleyerek değil, fonksiyonlar arası ihtiyaçları gözeten bütüncül bir iş gücü ve yetkinlik stratejisiyle yönetmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Veri Varlıklarını Uygulamalarla Eş Zamanlı Geliştirmek ve Teknoloji Ekosisteminde Tutarlılık Sağlamak:</strong> Şirketlerin kusursuz bir veri altyapısı oluşmasını bekleyerek yapay zeka uygulamalarını ertelemek yerine, veri varlıklarını uygulamalarla paralel biçimde geliştirmesi gerekiyor.</p>
<p>BCG Yönetici Ortağı Erdener Ortan rapora ilişkin şunları ekledi: “Türkiye’de yapay zekanın üst düzey yöneticilerin gündemine net biçimde girdiğini görüyoruz. Ancak şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ pilot ve erken kullanım aşamasında. Perakendede yapay zeka daha çok talep tahmini, stok yönetimi, fiyatlama ve mağaza operasyonları gibi alanlarda kullanılırken; tüketici ürünleri şirketlerinde ise yapay zeka kullanımı tedarik zinciri, üretim ve ticari planlama gibi süreçlerde yoğunlaşıyor. Olgunluk arttıkça yapay zekanın verimlilik yaratımının ötesine geçerek inovasyonu hızlandıran, tüketici etkileşimini güçlendiren ve büyümeyi destekleyen süreçlere yayılmasını bekliyoruz.</p>
<p>Bu dönüşümde, önceliklerini net bir şekilde belirlemiş ve bu önceliklerde yapay zekadan değer elde etme arzusu yüksek şirketlerin diğerlerine göre önde olduğunu görüyoruz. Ancak sektör genelinde yapay zeka ile değer yaratma yolculuğu henüz başlangıç aşamasında. Dolayısıyla bugün geride olan şirketler için hâlâ önemli bir fırsat penceresi bulunuyor; ancak bu pencere sınırsız değil.</p>
<p>Yapay zeka yatırımlarını şirketleri için en önemli etkiyi getirebilecek alanlara odaklayan, etkin bir ROI bakış açısıyla yöneten, ve yalnızca teknolojik çözümler geliştirmekle yetinmeyip iş yapış biçimlerini de yapay zeka ile yeniden tasarlayan şirketler, hem operasyonel hem de finansal performans açısından rekabette önemli avantajlar elde edecekler.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/">YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[GıdaGüvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İPA]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3565</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” araştırmasında, İstanbulluların dışarıda tükettiği gıda ürünlerine duyduğu güven ölçüldü. İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü güvenmediğini söyledi. Küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri %37,5 ile gıda güvenliği açısından en yüksek güven oyunu alırken, seyyar tezgahlar en az güven duyulan noktalar oldu. İstanbul [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/">İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” araştırmasında, İstanbulluların dışarıda tükettiği gıda ürünlerine duyduğu güven ölçüldü. İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü güvenmediğini söyledi. Küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri %37,5 ile gıda güvenliği açısından en yüksek güven oyunu alırken, seyyar tezgahlar en az güven duyulan noktalar oldu.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin haziran sayısı yayımlandı. Yeni sayının tematik araştırma konusu “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” olarak belirlendi. İstanbul&#8217;un farklı sosyo-ekonomik gruplarını temsil eden toplam 761 kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasında; tüketicilerin gıdaya duyduğu güven mercek altına alındı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-3567" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1.jpg" alt="" width="704" height="301" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1.jpg 1000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1-300x128.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1-768x329.jpg 768w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></p>
<p><strong>DIŞARIDA TÜKETİLEN GIDAYA GÜVEN %21,1</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü “güvenli bulmadığını” söyledi. %27,5’lik kesim de “ne güveniyorum ne güvenmiyorum” yanıtını verdi. İstanbulluların restoran, kafe veya seyyar satıcılardan yemek yeme sıklığı da incelendi. Katılımcıların %26,4’ü haftada birden fazla kez, %40,9’u ayda birkaç kez dışarıdan yemek yediğini, %32,7’si ise dışarıdan hiç yemek yemediğini belirtti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3566" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2.jpg" alt="" width="1000" height="428" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2.jpg 1000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2-300x128.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2-768x329.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><strong>KÜÇÜK ESNAF VE AİLE İŞLETMELERİ EN YÜKSEK OYU ALDI</strong></p>
<p>İstanbulluların farklı yeme-içme ortamlarına yönelik güven algısı değerlendirildiğinde, küçük esnaf lokantaları ve aile işletmesi restoranları %37,5 ile en yüksek güven oyunu aldı. Zincir restoran veya kafelerdeki gıdalara güven oranı %17,2, yemek uygulamaları üzerinden siparişlere güven %17, seyyar tezgahlara güven %7,4 oranında çıktı.</p>
<p><strong>EN ÇOK SÜPERMARKETLER TERCİH EDİLDİ</strong></p>
<p>Katılımcıların %81’i mutfak alışverişi için süpermarketleri, %34’ü semt pazarlarını tercih ettiğini belirtti. Alışveriş sırasında tüketicilerin en fazla dikkat ettiği konu %64,9 ile son kullanma tarihi oldu.</p>
<p><strong>GIDA KAYNAKLI SAĞLIK SORUNU YAŞAYANLAR: %20</strong></p>
<p>Son bir yıl içinde dışarıda tüketilen bir gıdadan sonra bulantı, kusma veya ishal gibi gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşayanların oranı %20 olarak ölçüldü.  Araştırmaya göre sağlık sorunu yaşayan katılımcıların çoğunluğu yani %53,3’ü tıbbi veya hukuki bir süreç başlatmayıp yaşadığı sorunun geçmesini bekledi. %30,3’ü hastaneye gittiğini, %11,2’si reçetesiz ilaç aldığını, %4,6’sı restorana şikayette bulunduğunu, %2,6’sı ilgili kuruma şikayet bildirimi yaptığını, %0,7’si ise sosyal medyadan şikayetiyle ilgili paylaşım yaptığını belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/">İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:29:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[AsgariÜcret]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asgari ücrette tek tip uygulama yerine sektör ve bölge bazlı yeni modeller gündeme geldi. Çalışmalar, çalışanların alım gücünü korurken üretim ve istihdamı destekleyecek dengeli bir sistem oluşturmayı hedefliyor. Asgari ücretin belirlenme yönteminde değişikliğe gidilmesine yönelik alternatif formüller üzerinde çalışmalar sürüyor. Değerlendirilen seçenekler arasında, sektörlerin üretim maliyetleri ile illerin ekonomik ve yaşam koşullarını esas alan bölgesel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/">ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="81" data-end="305"><strong>Asgari ücrette tek tip uygulama yerine sektör ve bölge bazlı yeni modeller gündeme geldi. Çalışmalar, çalışanların alım gücünü korurken üretim ve istihdamı destekleyecek dengeli bir sistem oluşturmayı hedefliyor.</strong></p>
<p>Asgari ücretin belirlenme yönteminde değişikliğe gidilmesine yönelik alternatif formüller üzerinde çalışmalar sürüyor. Değerlendirilen seçenekler arasında, sektörlerin üretim maliyetleri ile illerin ekonomik ve yaşam koşullarını esas alan bölgesel ve sektörel asgari ücret modeli de yer alıyor. Bu kapsamda farklı ekonomik dinamiklere göre ücretlendirme yapılmasını öngören yeni sistemin uygulanabilirliği üzerinde duruluyor.</p>
<p>Hazırlık sürecinde, iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda farklı senaryolar ele alınıyor. Amaç; çalışanların satın alma gücünü korurken işletmelerin rekabet gücünü artırmak ve istihdamı destekleyecek bir denge oluşturmak.</p>
<h2>Sektöre ve bölgeye göre düzenleme gündemde</h2>
<p>Değerlendirilen modeller kapsamında özellikle üretim maliyetlerinin yüksek olduğu sektörler ile yaşam giderlerinin farklılık gösterdiği bölgeler için ayrı uygulamalar üzerinde duruluyor.</p>
<p>Olası bir düzenleme öncesinde işçi ve işveren temsilcilerinin görüşlerinin alınması planlanıyor. Çalışanların hak kaybı yaşamaması, işverenlerin ise üretim faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirebilmesi hedefleniyor.</p>
<h2>Dünyadaki uygulamalar mercek altında</h2>
<p>Sabah&#8217;ın haberine göre, hazırlık sürecinde yalnızca Türkiye&#8217;deki ekonomik veriler değil, farklı ülkelerde uygulanan ücret sistemleri de inceleniyor. Yapılan analizlerle Türkiye&#8217;nin ekonomik yapısına uygun modelin belirlenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekonomi yönetimi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda nihai kararı verecek. Düzenleme hayata geçirilirse kapsamı, geçiş süreci ve denetim esasları da ayrıca belirlenecek.</p>
<p>Yetkililer, şu an için kesinleşmiş herhangi bir karar olmadığını vurgularken, yürütülen çalışmanın üretim, istihdam ve çalışan refahı arasında kalıcı denge sağlayacak en uygun modeli belirlemeye yönelik olduğunu ifade ediyor.</p>
<h2>Hangi ülkede hangi sistem uygulanıyor?</h2>
<p>Sektörel ya da bölgesel ücret sistemi, farklı ülkelerde çeşitli şekillerde uygulanıyor.</p>
<p>Almanya&#8217;da ülke genelinde yasal asgari ücret bulunurken bazı sektörlerde toplu iş sözleşmeleriyle daha yüksek taban ücret uygulanıyor.</p>
<p>İtalya ve Avusturya&#8217;da ulusal asgari ücret yerine ücretler büyük ölçüde sektörel toplu iş sözleşmeleriyle belirleniyor. Belçika ise ulusal taban ücretin yanında sektörlere özel daha yüksek ücret uygulamalarına sahip.</p>
<p>Öte yandan Meksika ücret bölgelerine ayrılırken, sınır bölgelerinde daha yüksek asgari ücret uygulanıyor. ABD&#8217;de federal ücretin yanı sıra eyaletler ve bazı şehirler kendi taban ücretlerini belirleyebiliyor.</p>
<p>Kanada&#8217;da asgari ücret eyaletlere göre değişirken, Japonya&#8217;da 47 idari birimin tamamı için ayrı ücret tarifesi uygulanıyor. Çin ve Hindistan da ekonomik koşullar ile sektörlere göre farklı asgari ücret sistemlerini kullanan ülkeler arasında yer alıyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/">ASGARİ ÜCRETTE SEKTÖR VE BÖLGE BAZLI MODEL GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucrette-sektor-ve-bolge-bazli-model-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞİRKETLER VERGİ MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİM HIZINA YETİŞMEKTE ZORLANIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sirketler-vergi-mevzuatindaki-degisim-hizina-yetismekte-zorlaniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sirketler-vergi-mevzuatindaki-degisim-hizina-yetismekte-zorlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:59:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[VergiMevzuatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3559</guid>

					<description><![CDATA[<p> Sovos&#8217;un, Studio by Informa TechTarget iş birliğiyle finans, üretim ve perakende sektörlerinden 300 üst düzey finans yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, şirketlerin en büyük uyum riskinin “değişim hızına ayak uydurabilmek” olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 44&#8217;ü mevzuat değişikliklerinin etkin şekilde yönetilemeyecek kadar hızlı ilerlediğini belirtirken, yüzde 61&#8217;i önümüzdeki yıllardaki en büyük uyum riskini “kamu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketler-vergi-mevzuatindaki-degisim-hizina-yetismekte-zorlaniyor/">ŞİRKETLER VERGİ MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİM HIZINA YETİŞMEKTE ZORLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>Sovos&#8217;un, Studio by Informa TechTarget iş birliğiyle finans, üretim ve perakende sektörlerinden 300 üst düzey finans yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, şirketlerin en büyük uyum riskinin “değişim hızına ayak uydurabilmek” olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 44&#8217;ü mevzuat değişikliklerinin etkin şekilde yönetilemeyecek kadar hızlı ilerlediğini belirtirken, yüzde 61&#8217;i önümüzdeki yıllardaki en büyük uyum riskini “kamu otoritelerinin yeni zorunlulukları” ve “mevzuat değişikliklerinin hızı” olarak görüyor. </strong></p>
<p>Dünya genelinde verginin dijital dönüşümü belirgin bir hız kazandı. Hem Türkiye gibi e-belge süreçlerinde önemli bir aşama kaydetmiş ülkeler hem de özellikle Avrupa’da dijital dönüşümün önemine son birkaç yıldır ağırlık vermeye başlayanlar; teknolojinin ışığında şeffaflık ve düzen arayışını artırıyor. Vergi uyumu, şirketler için yalnızca yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği bir süreç olmaktan çıkıp operasyonel dayanıklılığı ve büyüme stratejilerini doğrudan etkileyen kritik bir iş alanına dönüşüyor. Uyumun nasıl yönetildiği konusundaki önem arttıkça, finans profesyonellerinin üzerindeki baskı da çoğalıyor.<br />
Sovos&#8217;un Studio by Informa TechTarget iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırma, dönüşümün finans liderleri üzerindeki etkisini; liderlerin gerçek zamanlı raporlama zorunlulukları ve yapay zekâ yatırımları karşısında nasıl bir yol izlediğini rakamlarla ortaya koyuyor. Dünya genelinden direktör ve üzeri seviyedeki 300 finans liderinin katıldığı araştırmaya göre; değişimin hızı problem olarak görülüyor. Katılımcıların yüzde 58&#8217;i yeni ve devam eden yerel ve küresel vergi uyumu zorunluluklarını şirketleri için karmaşık olarak değerlendirirken, yüzde 44&#8217;ü bu değişimlerin artık etkin şekilde yönetilemeyecek kadar hızlı gerçekleştiğini ifade ediyor. Önümüzdeki yıllarda karşılaşılacak en büyük uyum riski ise yüzde 61 ile “kamu otoritelerinin yeni zorunlulukları” ve “mevzuat değişikliklerinin hızı” olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Entegrasyon Hâlâ En Büyük Sorunlardan Biri</strong></p>
<p>Araştırma, şirketlerin değişime uyum sağlamak için teknoloji yatırımlarını hızlandırdığını da gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası gelecek mali yıl için en önemli önceliklerinden biri olarak daha güçlü bir risk yönetimi planı geliştirmeyi gösterirken, yüzde 39&#8217;u yapay zekâ destekli vergi uyum çözümlerini değerlendirmeyi veya uygulamayı, yüzde 36&#8217;sı ise vergi planlamasını iş stratejisinin daha merkezi bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Diğer yandan, söz konusu yatırımlara rağmen teknoloji tarafındaki temel sorunlar devam ediyor. Katılımcıların yüzde 43&#8217;ü mevcut muhasebe ve ERP sistemleriyle sorunsuz çalışan doğru platformu seçmenin en büyük zorluk olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38&#8217;i sistemlerini daha az sayıda platform altında konsolide edebildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Yapay Zekâya İlgi Yüksek, Güvenlik Kaygıları da Öyle</strong></p>
<p>Araştırma, finans liderlerinin yapay zekâyı vergi uyumunun geleceğinde önemli bir araç olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 81&#8217;i yapay zekânın en büyük katkısının vergi uyumuna ilişkin daha doğru içgörüler sunması olduğunu belirtirken, yüzde 58&#8217;i bu teknolojilerin daha sağlıklı büyüme kararları alınmasına katkı sağlayacağını düşünüyor. Bununla birlikte yapay zekâ kullanımına ilişkin çekinceler de sürüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 86&#8217;sı veri güvenliği ve gizliliğini en önemli endişe alanı olarak gösteriyor. Araştırma ayrıca şirketler için teknoloji yatırımlarından elde edilen değerin, güçlü veri yönetimi ve sağlam bir teknoloji altyapısıyla doğrudan ilişkili olduğuna işaret ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3560" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sovos_elcim_sirek.jpg" alt="" width="900" height="621" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sovos_elcim_sirek.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sovos_elcim_sirek-300x207.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/sovos_elcim_sirek-768x530.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>&#8220;Yapay Zekâ Ancak Sağlam Bir Temel Üzerinde Değer Yaratabilir&#8221;</strong></p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sovos EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı Elçim Sirek, şirketlerin bugün karşı karşıya olduğu en büyük zorluğun yalnızca yeni regülasyonlara uyum sağlamak değil, bunu sürdürülebilir bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirebilmek olduğunu belirtti. Sirek, &#8220;Yapay zekâ güçlü bir teknoloji olsa da tek başına çözüm değil. Ancak doğru veri, entegre sistemler ve sağlam süreçler üzerine inşa edildiğinde gerçek değer yaratabilir&#8221; dedi. Sirek, gerçek zamanlı vergi uyumu döneminde rekabet avantajı için, yapay zekâyı destekleyecek sağlam bir dijital temele dikkat çekti.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketler-vergi-mevzuatindaki-degisim-hizina-yetismekte-zorlaniyor/">ŞİRKETLER VERGİ MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİM HIZINA YETİŞMEKTE ZORLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sirketler-vergi-mevzuatindaki-degisim-hizina-yetismekte-zorlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMF&#8217;DEN KÜRESEL EKONOMİ UYARISI!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomi-uyarisi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 08:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[DünyaEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiGündemi]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselEkonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3557</guid>

					<description><![CDATA[<p>IMF&#8217;den Küresel Ekonomi İçin Temkinli Mesaj: Büyüme Korunuyor, Riskler Artıyor Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) Raporu&#8217;nda küresel ekonominin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin büyüme beklentilerini sırasıyla yüzde 3,0 ve yüzde 3,4 olarak korudu. Ancak jeopolitik gerilimler, yüksek enerji maliyetleri, ticarette artan korumacı eğilimler ve finansal belirsizliklerin küresel büyüme üzerinde baskı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomi-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİ UYARISI!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="12" data-end="96"><span role="text"><strong data-start="14" data-end="96">IMF&#8217;den Küresel Ekonomi İçin Temkinli Mesaj: Büyüme Korunuyor, Riskler Artıyor</strong></span></h1>
<p data-start="98" data-end="1080" data-is-last-node="" data-is-only-node="">
Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) Raporu&#8217;nda küresel ekonominin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin büyüme beklentilerini sırasıyla <strong data-start="278" data-end="291" data-is-only-node="">yüzde 3,0</strong> ve <strong data-start="295" data-end="308">yüzde 3,4</strong> olarak korudu. Ancak jeopolitik gerilimler, yüksek enerji maliyetleri, ticarette artan korumacı eğilimler ve finansal belirsizliklerin küresel büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine dikkat çeken IMF, ülkelerin ekonomik dayanıklılıklarını artıracak yapısal reformlara hız vermesi gerektiğini vurguladı. Raporda ayrıca, yapay zekâ yatırımlarının özellikle teknoloji odaklı ekonomilerde verimlilik artışı sağlayarak büyümeyi destekleyeceği, dijital dönüşümün ise küresel ekonominin uzun vadeli büyüme potansiyeline önemli katkı sunacağı ifade edildi. Ekonomistler, önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisinin seyrini belirleyecek en kritik unsurlar olmayı sürdüreceğini değerlendiriyor</p>
<p>Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) güncellemesinde küresel ekonominin dirençli kalmayı başardığını, ancak büyümenin belirgin şekilde yavaşladığını açıkladı. IMF, 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin küresel büyüme tahminlerini sırasıyla yüzde 3,0 ve yüzde 3,4 seviyesinde korurken, dünya ekonomisinin son iki yıldaki ortalama büyüme hızının altında kalacağını öngördü.</p>
<p>Raporda, Orta Doğu&#8217;da süren çatışmaların enerji maliyetleri üzerinden büyümeyi baskıladığına dikkat çekilirken, yapay zekâ yatırımlarındaki ivmenin ise özellikle teknoloji odaklı ekonomilere önemli katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi.</p>
<h2>Küresel ekonomi yavaşlıyor, riskler sürüyor</h2>
<p>IMF, Nisan ayında yayımladığı tahminlere kıyasla büyüme görünümünde önemli bir değişiklik yapmadı. Ancak küresel ekonominin son iki yıldaki performansına kıyasla daha düşük bir büyüme patikasına girdiğine dikkat çekti.</p>
<p>Rapora göre küresel ekonomi son dönemde yaşanan jeopolitik şoklara karşı beklenenden daha dayanıklı olsa da, yüksek enerji maliyetleri ve artan jeopolitik belirsizlikler büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.</p>
<p>Buna karşın yapay zekâ yatırımlarının hızlanması, teknoloji sektörüne entegre ülkelerde ekonomik aktiviteyi destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Küresel ekonomiyi savaş ve yapay zekâ şekillendiriyor</h2>
<p>IMF, küresel görünümü şekillendiren iki temel dinamiğe dikkat çekiyor. Bunlardan ilki, Orta Doğu&#8217;daki savaş nedeniyle ortaya çıkan arz şoku. Enerji fiyatlarındaki yükseliş özellikle petrol ve doğal gaz ithalatçısı ülkelerin büyümesini olumsuz etkiliyor.</p>
<p>İkinci unsur ise yapay zekâ kaynaklı teknoloji yatırımları. Yapay zekâya yönelik güçlü yatırım iştahı, yarı iletken üreticileri, yazılım sektörü ve teknoloji tedarik zincirlerine entegre ekonomiler için yeni büyüme alanları yaratıyor.</p>
<p>Bu nedenle küresel büyüme görünümü ülkeler arasında giderek daha farklı bir yapı sergiliyor. Enerji ithalatına bağımlı ekonomiler baskı altında kalırken, teknoloji odaklı ülkeler görece daha güçlü performans gösteriyor.</p>
<h2>Savaş uzarsa küresel büyüme zayıflayabilir</h2>
<p>IMF&#8217;nin temel senaryosu, Orta Doğu&#8217;daki çatışmanın kontrollü kalacağı ve enerji piyasalarının zaman içinde normalleşeceği varsayımına dayanıyor.</p>
<p>Raporda, Hürmüz Boğazı&#8217;nın 2027 yılı Mart ayına kadar yeniden tam kapasiteyle işlemeye başlayacağı varsayımı da tahminlerin temelini oluşturuyor. Ancak savaşın uzaması veya enerji arzında yeni kesintiler yaşanması halinde küresel büyümenin mevcut tahminlerin altında kalabileceği uyarısı yapılıyor.</p>
<h2>Enflasyonda geçici yükseliş öngörülüyor</h2>
<p>Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de enflasyon görünümü oldu. IMF, küresel manşet enflasyonun 2025&#8217;teki yüzde 4,1 seviyesinden 2026 yılında yüzde 4,7&#8217;ye yükseleceğini, 2027 yılında ise yüzde 3,9&#8217;a gerileyeceğini tahmin ediyor.</p>
<p>Böylece 2024 başından bu yana devam eden dezenflasyon sürecinin geçici olarak kesintiye uğradığı değerlendirmesi yapılıyor.Kuruluşa göre bu bozulmanın temel nedeni yeniden yükselen enerji fiyatları. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın ulaştırmadan sanayiye kadar birçok sektörde fiyat baskısını artırması bekleniyor.</p>
<h2>IMF&#8217;den para politikası mesajı</h2>
<p>Enflasyondaki yeniden yükseliş beklentisi, büyük merkez bankalarının para politikasında da ihtiyatlı davranmayı sürdüreceğine işaret ediyor.</p>
<p>IMF, fiyat baskılarının hedef seviyelerin üzerinde kalması nedeniyle faiz indirimlerinin beklenenden daha yavaş ilerleyebileceğini değerlendiriyor.</p>
<p>Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiliyor.</p>
<h2>Yapay zekâ ekonomiyi destekleyecek, kazanan ülkeler değişecek</h2>
<p>Raporda yapay zekâ, küresel ekonomi açısından en önemli pozitif unsur olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Üretken yapay zekâ yatırımlarındaki artışın verimlilik kazanımlarını hızlandırması, teknoloji sektöründe yeni yatırımları teşvik etmesi ve küresel talebi desteklemesi bekleniyor.</p>
<p>Ancak IMF, bu olumlu etkinin bütün ülkelere eşit şekilde yayılmayacağını vurguluyor. Teknoloji üretim zincirlerine entegre ekonomiler önemli avantaj elde ederken, enerji maliyetlerine daha bağımlı ülkeler büyüme açısından geride kalabilir.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomi-uyarisi/">IMF’DEN KÜRESEL EKONOMİ UYARISI!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/imfden-kuresel-ekonomi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İKİNCİ EL OTOMOBİL PİYASASINDA HAREKETLİLİK ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-hareketlilik-artti-fiyatlar-geriledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-hareketlilik-artti-fiyatlar-geriledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[OTOMOTİV&OTOMOTİV YAN SANAYİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile sahibinden.com iş birliğiyle hazırlanan &#8220;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre, Haziran ayında ikinci el otomobil piyasasında hem arz hem de talep artış gösterdi. Buna karşın, otomobil fiyatlarında hem nominal hem de reel bazda gerileme dikkat çekti. Rapora göre, Haziran 2026’da enflasyondan arındırılmış ortalama reel otomobil fiyat endeksi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-hareketlilik-artti-fiyatlar-geriledi/">İKİNCİ EL OTOMOBİL PİYASASINDA HAREKETLİLİK ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile sahibinden.com iş birliğiyle hazırlanan <strong>&#8220;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221;</strong> raporuna göre, <strong>Haziran ayında ikinci el otomobil piyasasında hem arz hem de talep artış gösterdi.</strong> Buna karşın, otomobil fiyatlarında hem nominal hem de reel bazda gerileme dikkat çekti.</p>
<p>Rapora göre, Haziran 2026’da enflasyondan arındırılmış ortalama reel otomobil fiyat endeksi 129,3 olarak gerçekleşti. Reel fiyatlardaki düşüş eğilimi devam ederken, bir önceki aya kıyasla yüzde 1,5, geçen yılın aynı ayına kıyasla ise yüzde 8,6 oranında düşüş görüldü.</p>
<p><strong>Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyat endeksi (2020 Ocak=100) (Sol panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1784270465_1.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=acc086d2009cafef64bc495d559465a7" /></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Cari Fiyatlar Gerilerken Reel Düşüş Devam Ediyor</strong></p>
<p>Haziran 2026&#8217;da ortalama satılık otomobil cari fiyatı bir önceki aya kıyasla yüzde 0,5 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 20,7 arttı. Aylık bazda ortalama otomobil fiyatı 1 milyon 169 bin TL oldu.</p>
<p><strong>Şekil 2: Ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), ortalama fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong> <img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1784270491_2.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=f33440db43ac419256cb2ee7394e4476" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Fiyat Değişiminde D Sınıfı Öne Çıktı</strong></p>
<p>Ortalama fiyat B sınıfında 770 bin 421 TL, C sınıfında 1 milyon 39 bin TL, D sınıfında 1 milyon 497 bin TL ve E sınıfında 2 milyon 457 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık fiyat değişiminde en yüksek artış yüzde 23,3 ile D sınıfında, en düşük artış ise yüzde 21,9 ile B sınıfında görüldü. C sınıfında artış oranı yüzde 22,7, E sınıfında ise yüzde 22,5 oldu.</p>
<p><strong>Şekil 3: Araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)  </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1784270521_3.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=de0e8bca318582d5203059a9f9422b78" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Haziran Ayının Öne Çıkanı Elektrikli Araçlar Oldu</strong></p>
<p>Ortalama fiyat benzin türünde 1 milyon 430 bin TL, benzin ve LPG&#8217;li türünde 611 bin 352 TL, dizel türünde 1 milyon 118 bin TL, hybrid türünde 2 milyon 597 bin TL ve elektrik türünde 4 milyon 89 bin TL olarak gerçekleşti.</p>
<p>Yıllık fiyat değişiminde en yüksek artış yüzde 25 ile elektrikli araçlarda görüldü. Benzin türünde artış oranı yüzde 17,8, benzin ve LPG türünde yüzde 18,6, dizel türünde yüzde 15,7, hybrid türünde ise yüzde 15,2 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Şekil 4: Yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1784270546_4.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=eb740994bccc732efd6029036bcc4d3f" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Otomobil Piyasasında Arz ve Talep Birlikte Arttı</strong></p>
<p>Otomobil talep endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 geriledi. Aynı dönemde satılık ilan sayısı yüzde 6,1 artışla 960 bin 201&#8217;e, satılan otomobil sayısı ise yüzde 6,7 artışla 187 bin 287&#8217;ye yükseldi. Buna bağlı olarak satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 0,1 puan artışla yüzde 19,5 oldu. Satılık otomobillerin ilanda kalma süresi ise bir önceki aya göre 1,4 gün uzayarak 25,2 güne çıktı.</p>
<p><strong>Şekil 5: Talep göstergesi (2020 Ocak=100)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28893%2Finline%2F1784270604_5.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=a5256dced5eb4770d90d2726369e09c1" /></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-hareketlilik-artti-fiyatlar-geriledi/">İKİNCİ EL OTOMOBİL PİYASASINDA HAREKETLİLİK ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-hareketlilik-artti-fiyatlar-geriledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
