<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 07:08:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KÜRESEL GIDA HEDEFLERİNDE İLERLEME SINIRLI KALDI!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gida-hedeflerinde-ilerleme-sinirli-kaldi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gida-hedeflerinde-ilerleme-sinirli-kaldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2026 07:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[GıdaSistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselGıda]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[TÜGİS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3810</guid>

					<description><![CDATA[<p>197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı. Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gida-hedeflerinde-ilerleme-sinirli-kaldi/">KÜRESEL GIDA HEDEFLERİNDE İLERLEME SINIRLI KALDI!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı.</strong></p>
<p><strong>Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı.</strong></p>
<p>İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen <strong>Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI)</strong> araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi.</p>
<p><strong>Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak</strong></p>
<p>Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi.</p>
<p>Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi.<strong> </strong>Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi.</p>
<p><strong>Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı</strong></p>
<p>Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti.</p>
<p>Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede.</p>
<p><strong>“Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün”</strong></p>
<p>Araştırmayı değerlendiren <strong>TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar,</strong> artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.”</p>
<p>Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi.</p>
<p><strong>Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor</strong></p>
<p>Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gida-hedeflerinde-ilerleme-sinirli-kaldi/">KÜRESEL GIDA HEDEFLERİNDE İLERLEME SINIRLI KALDI!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-gida-hedeflerinde-ilerleme-sinirli-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 3 YILLIK YOL HARİTASI BELLİ OLDU</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-3-yillik-yol-haritasi-belli-oldu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-3-yillik-yol-haritasi-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2026 06:39:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Orta Vadeli Program’a göre Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3,3 büyümesi beklenirken, büyümenin 2029’da yüzde 5’e çıkarılması hedefleniyor. Enflasyonun ise 2026’daki yüzde 28,4 seviyesinden 2029’da yüzde 9’a indirilmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-3-yillik-yol-haritasi-belli-oldu/">TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 3 YILLIK YOL HARİTASI BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Yeni Orta Vadeli Program’a göre Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3,3 büyümesi beklenirken, büyümenin 2029’da yüzde 5’e çıkarılması hedefleniyor. Enflasyonun ise 2026’daki yüzde 28,4 seviyesinden 2029’da yüzde 9’a indirilmesi öngörülüyor.</h2>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3808" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/cevdet-yilmaz.jpg" alt="" width="665" height="374" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/cevdet-yilmaz.jpg 1280w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/cevdet-yilmaz-300x169.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/cevdet-yilmaz-1024x576.jpg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/cevdet-yilmaz-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 665px) 100vw, 665px" /></p>
<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi Gazete&#8217;de de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre Cevdet Yılmaz, 2026&#8217;da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027&#8217;de yüzde 4,2&#8217;ye, 2028&#8217;de yüzde 4,6&#8217;ya ve 2029&#8217;da yüzde 5&#8217;e ulaşmasını öngördüklerini bildirdi.</p>
<p>Yılmaz, 2026&#8217;da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördükleri enflasyonun ise 2027&#8217;de yüzde 21&#8217;e, 2028&#8217;de yüzde 13,5&#8217;e ve 2029&#8217;da yüzde 9&#8217;a gerilemesini hedeflediklerini belirtti.</p>
<p>Yılmaz ayrıca OVP&#8217;nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, “Seçimi öne alacaksa Meclis’in takdirinde” dedi.</p>
<p>Toplantıda OVP&#8217;nin enflasyon hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Karahan, enflasyon verilerinde son dönemde para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü belirtti.</p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek ise finansmana erişimi ve üretken kapasiteyi güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 27’ye çıktığını söyledi.</p>
<p><a class="data-lightbox" title="Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası belli oldu - Resim : 1" href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw657h434q95gc/storage/files/images/2026/09/06/37469f27-3d13-408a-9eb5-ff83bb00f17-mgil.jpg" data-caption="Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası belli oldu - Resim : 1"><img decoding="async" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw657h434q95gc/storage/files/images/2026/09/06/37469f27-3d13-408a-9eb5-ff83bb00f17-mgil.jpg" alt="Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası belli oldu - Resim : 1" width="657" height="434" data-lightbox="true" /></a></p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz&#8217;ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</strong></p>
<p>Dünya ekonomisi son dönemde ekonomik, teknolojik gelişmelerin iç içe geçtiği öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde yaşanan savaşın etkileri bir çok alanda hissetmedir. Geleneksel tarife artışların yanında küresel belirsizlikler de OVP&#8217;yi etkilemektedir.</p>
<p>Geçtiğimiz OVP&#8217;de gündeme gelen Küresel Büyüme Tahmini aşağı doğru güncellenmiştir. Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2&#8217;den yüzde 0,9&#8217;a gerilemiştir. Savaşın devam ettiği MENA Bölgesi büyümesi yüzde 3,5&#8217;ten yüzde -0,5&#8217;e inmiştir. Küresel Büyüme yüzde 3,1&#8217;den yüzde 3,0&#8217;a inmiştir.</p>
<h2>2026 büyüme ve enflasyon beklentilerinde güncelleme</h2>
<p>Yeni OVP&#8217;de 2026 yılı ekonomik büyüme tahminimizi, önceki programdaki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,3&#8217;e düşürdük. Sanayi büyümesi tahminimizi de yüzde 4,0&#8217;tan yüzde 2,3&#8217;e çektik.</p>
<p>Önceki OVP&#8217;de yüzde 16 olarak öngörülen 2026 yıl sonu TÜFE tahminimizi, yeni programda yüzde 28,4&#8217;e yükselttik.</p>
<p>Dış ticaret açığı tahminimizi 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltirken, enerji ithalatı beklentimizi 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkardık. Turizm gelirleri tahminimizi ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürdük.</p>
<p>Cari açığın GSYH&#8217;ye oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 1,3&#8217;ten yüzde 2,6&#8217;ya yükselttik.</p>
<p>Böylece yeni OVP&#8217;de 2026 için önceki programa kıyasla daha düşük büyüme ve sanayi üretimi, daha yüksek enflasyon, dış ticaret açığı ve cari açık öngörüsü ortaya koyduk.</p>
<h2>Rezerv artışı dış şoklara karşı dayanıklılığı artırdı</h2>
<p>Uyguladığımız ekonomi politikalarının meyvelerini verdiğini görüyoruz. Brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.</p>
<p>Ekonomimizin dış şoklara karşı direncinin arttığını görüyoruz. Türkiye’nin risk primindeki (CDS) iyileşmeye de dikkat çekmek istiyorum. 700 baz puan seviyelerinden 220’nin altına gerileyen risk primimiz, hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini ve faiz yükünü önemli ölçüde hafifletti.</p>
<h2>Savaş, enflasyonu 7 puan yükseltti</h2>
<p>Enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. Mayıs 2024&#8217;te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin düşüş eğilimine girmiştir. Enflasyonda düşüş eğilimi savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştı. Savaşın enflasyona maliyeti 7 puan olarak hesaplandı.</p>
<h2>İhracatta katma değerli dönüşüm güçleniyor</h2>
<p>Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yıllıklandırılmış ihracatımız, ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştı. İhracatımızın teknolojik kompozisyonundaki güçlenme de dikkat çekiyor. Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 40’tan yüzde 44,1 seviyesine çıktı. Bu durum, ihracatımızda katma değer odaklı bir dönüşümü simgeliyor.</p>
<h2>2027–2029 Orta Vadeli Programı</h2>
<p>2026&#8217;da yüzde 3,3 olmasını beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027&#8217;de yüzde 4,2&#8217;ye, 2028&#8217;de yüzde 4,6&#8217;ya ve 2029&#8217;da yüzde 5&#8217;e ulaşmasını öngörüyoruz.</p>
<p>2026&#8217;da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027&#8217;de yüzde 21&#8217;e, 2028&#8217;de yüzde 13,5&#8217;e ve 2029&#8217;da yüzde 9&#8217;a gerilemesini hedefliyoruz.</p>
<p>İşsizlik tahmini 2027 yılı için yüzde 8,0, 2028 yılı için yüzde 7,8 ve 2029 yılı için yüzde 7,6 olarak belirlendi.</p>
<p>Cari açığın GSYH’ye oranı tahmini ise 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 yılı için yüzde 1,8 ve 2029 yılı için yüzde 1,6 olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Sunumun tamamlanmasının ardından soru-cevap kısmına geçildi:</strong></p>
<p><strong>Merkez Bankası&#8217;nın 2027 OVP oranı daha yüksek görünüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan</strong>, “Önce pandemi ile başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ardından ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaş kaynaklı olarak artan enerji maliyetleri söz konusu. Bunun dışında, ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ve bu hizmetlerin gıdadan tutun birçok ürüne yansıyan etkileri de var. Savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin, gübre gibi birçok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>OVP&#8217;de yukarı yönlü ciddi bir revizyon var. Tutarlı olacağına ilişkin piyasayı nasıl ikna edeceksiniz?</strong></p>
<p><strong>Fatih Karahan</strong>, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak değerlendirmiyoruz. Enflasyon verilerine son dönemde, aylık verilere de baktığımızda bir katılık söz konusu. Ancak hizmet ve eğitimde önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bir önceki OVP neyi başardı, hedefler tuttu mu?</strong></p>
<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek</strong>, “OVP&#8217;lerin en önemli getirisi öngörülebilirliktir, bu çok önemli. Öngörülebilirlikte de artış var. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik.</p>
<p>Cari açıkta kırılganlığın azalmış olması bence çok değerlidir. 25 yıllık ortalamalara bakın. Altın hariç bakarsanız düzelme çok daha ciddi boyutlarda, yapısal olarak. KKM önemli bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi, liraya olan güveni çok farklı bir noktada. Bunları programın kazanımları olarak görüyorum. Olay hedeflerin takibi şeklinde olmamalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Enflasyonda geldiğimiz nokta yüzde 30’un üzerinde, savaşın doğrudan tarafı olan ülkelere kıyasla daha yüksek bir enflasyona sahibiz. 2026 için enflasyon tahmini yüzde 16 iken bugün yüzde 28’leri telaffuz ediyoruz. Enflasyonla mücadelemiz neden bu kadar uzun sürdü?</strong></p>
<p><strong>EKONOMİ Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil’in sorusunu Cevdet Yılmaz şöyle yanıtladı:</strong></p>
<p>“Diğer ülkelerden niye daha fazla etkilendik diye bir soru oldu. Geçmişten gelen yüksek enflasyon oranı, ne yapılırsa yapılsın belli ölçüde mevcut sürece yansıyor. Düşük bazla bu sürece girenlerle yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde enflasyondan etkilenmiyor. Geçmişin getirdiği atalet var, bunu unutmamak lazım. Dünya enflasyonundaki gelişmeyi de söyledim. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe bakıldığında, oransal olarak baktığınızda ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz.</p>
<p>Enflasyonla mücadele neden bu kadar uzun sürdü sorusuna dair de iki şey söyleyebilirim. Bir tanesi şu ki dış konjonktür de hiç destek olmadı. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler&#8230; Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Doğrusu, son üç yılda olumlu bir sürpriz görmedik. Genelde olumsuz etkileyen hususlar oldu, mücadelemizi uzattı.</p>
<p>Savaşın etkisi olmasa yüzde 31,5&#8217;lerden değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti. Tabii ki elimizde olmayan unsurlar olabilir. Bunlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.</p>
<p>İkinci söyleyeceğim de şudur: Biz bu programı yürütürken büyüme ve enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya gayret ettik. Bir taraftan enflasyonu düşürürken, bir taraftan da büyümemizi ve sosyal refahı belli bir seviyede tutma gayreti içinde olduk. Bunun da bir miktar etkisi olduğunu söyleyebilirim.”</p>
<p><strong>Vergi denetimi ve tasarruf konusunda hangi adımlar atılıyor?</strong></p>
<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek</strong>, “Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz.</p>
<p>En çok vatandaşlarımızın sahada bize ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı konusu. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken onu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.</p>
<p>Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece hizmet binalarını gözden geçirdik. Tespitlerimizde genelde mükellefe &#8216;Git lütfen düzelt&#8217; diyoruz. Vergi Denetim Kurulu yeni ilkeler ortaya koydu. Önceden büyük veri analitiğini kullanarak tespitlerimizi mükelleflerimizle paylaşıyoruz. &#8216;Bakın tespitlerimiz bu, biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin&#8217; diyoruz.</p>
<p>Her 100 büyük şirketin 31&#8217;ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için konuşursak yüzde 31,3. 2024 yılında yüzde 11 civarındaydı.</p>
<p>Vergi gelirlerinin milli gelirlere oranı 15,4. 2023&#8217;te 16,6&#8217;ya çıktı. 2026&#8217;da ise yüzde 17&#8217;nin üzerine çıktı. 2027&#8217;de yüzde 18 civarında.</p>
<p>Dolaylı vergiler adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023&#8217;te yüzde 65,5&#8217;e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60&#8217;ın bir tık altına kadar inebilir. Bu ciddi bir ilerleme, zor bir konjonktür.</p>
<p>Bahane olarak sunmuyorum ama çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşlarınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginlikten fiili çatışmalara kadar.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-3-yillik-yol-haritasi-belli-oldu/">TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 3 YILLIK YOL HARİTASI BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-3-yillik-yol-haritasi-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL PİYASALARDA KRİTİK HAFTA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-kritik-hafta/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-kritik-hafta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel piyasaların gözü bu hafta ABD enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz kararında olacak. Küresel piyasalarda bu hafta jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler fiyatlamalara yön verdi. ABD’nin İran’a yönelik yenilenen saldırıları petrol fiyatlarını yukarı taşırken, tahvil piyasasındaki satış baskısı da dalgalı bir görünüm ortaya çıkardı. Yeni haftada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-kritik-hafta/">KÜRESEL PİYASALARDA KRİTİK HAFTA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">Küresel piyasaların gözü bu hafta <strong>ABD enflasyon verileri</strong> ve <strong>Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz kararında</strong> olacak.</p>
<p>Küresel piyasalarda bu hafta jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler fiyatlamalara yön verdi. ABD’nin İran’a yönelik yenilenen saldırıları petrol fiyatlarını yukarı taşırken, tahvil piyasasındaki satış baskısı da dalgalı bir görünüm ortaya çıkardı. Yeni haftada ise gözler enflasyon ve faiz cephesinden gelecek verilere çevrilecek.</p>
<h3>ABD tahvil faizleri son yılların en yüksek seviyelerini gördü</h3>
<p>ABD tahvil piyasasında hafta boyunca dikkat çekici hareketler yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p>
<p>ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,42 ile Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 10 yıllık tahvil faizi haftayı 6 baz puanlık yükselişle yüzde 4,79 seviyesinde tamamladı.</p>
<h3>Fed cephesinden faiz mesajları geldi</h3>
<p>ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları, piyasalardaki risk algısının sınırlı da olsa azalmasını sağlayan gelişmeler arasında yer aldı.</p>
<p>New York Fed Başkanı John Williams, gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD’de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p>Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ise ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi durumunda bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğini belirtti.</p>
<h3>ABD’de istihdam beklentileri aştı</h3>
<p>Piyasalardaki faiz beklentilerini değiştiren gelişmelerden biri ABD istihdam verileri oldu. Tarım dışı istihdamın beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, Fed’in faiz artırımına gideceğine ilişkin beklentilerin yeniden güçlenmesine ve haftanın son işlem gününde borsaların düşmesine neden oldu.</p>
<p>ABD’de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi arttı. İşsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.</p>
<p>Haziran ve temmuz aylarına ilişkin tarım dışı istihdam verileri de yukarı yönlü revize edildi. İki aya ilişkin toplam istihdamın daha önce açıklanandan 55 bin kişi daha yüksek olduğu bildirildi.</p>
<h3>Trump’tan faiz indirimi çağrısı</h3>
<p>ABD Başkanı Donald Trump da açıklanan istihdam verilerinin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını belirterek faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h3>Brent petrol 96,4 dolara çıktı, altın geriledi</h3>
<p>Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin devam etmesi enerji ve emtia piyasalarında da etkisini gösterdi. Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,4 yükselerek 96,4 dolara ulaştı.</p>
<p>Fed’in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerinin etkisiyle altının ons fiyatı ise haftayı yüzde 0,6 düşüşle 4 bin 430 dolardan tamamladı. ABD’nin mali durumuna yönelik endişelerin sürmesiyle dolar endeksi de yüzde 0,5 gerileyerek 99,2 seviyesine indi.</p>
<h3>New York borsasında karışık seyir</h3>
<p>Fed’in bu ay faiz artırımına gidebileceğine ilişkin beklentiler New York borsasında karışık bir görünüm oluşturdu.</p>
<p>Haftalık bazda S&amp;P 500 yüzde 0,09, Nasdaq yüzde 0,40 değer kazandı. Dow Jones ise yüzde 0,27 geriledi.</p>
<h3>Gelecek hafta hangi veriler açıklanacak?</h3>
<p>ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin yeni haftada piyasa fiyatlamalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Avrupa cephesinde ise yatırımcıların odağında ECB’nin faiz toplantısı bulunuyor ve ECB’nin politika faizlerinde artışa gitmesi bekleniyor.</p>
<p>ABD’de perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), cuma günü ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-kritik-hafta/">KÜRESEL PİYASALARDA KRİTİK HAFTA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-kritik-hafta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEV BANKALARDAN TCMB İÇİN YENİ FAİZ TAHMİNİ: İLK İNDİRİM EKİMDE GELEBİLİR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/dev-bankalardan-tcmb-icin-yeni-faiz-tahmini-ilk-indirim-ekimde-gelebilir/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/dev-bankalardan-tcmb-icin-yeni-faiz-tahmini-ilk-indirim-ekimde-gelebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:45:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Faizİndirimi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans #Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[MerkezBankası]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3803</guid>

					<description><![CDATA[<p>TCMB’nin 10 Eylül’de açıklayacağı faiz kararı öncesinde yabancı kurumların beklentileri şekillenmeye başladı. Piyasalarda politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması beklenirken, BBVA Research ilk 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisini aralıktan ekime çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde piyasalarda faiz beklentileri büyük ölçüde netleşti. Yabancı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dev-bankalardan-tcmb-icin-yeni-faiz-tahmini-ilk-indirim-ekimde-gelebilir/">DEV BANKALARDAN TCMB İÇİN YENİ FAİZ TAHMİNİ: İLK İNDİRİM EKİMDE GELEBİLİR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>TCMB’nin 10 Eylül’de açıklayacağı faiz kararı öncesinde yabancı kurumların beklentileri şekillenmeye başladı. Piyasalarda politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması beklenirken, BBVA Research ilk 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisini aralıktan ekime çekti.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde piyasalarda faiz beklentileri büyük ölçüde netleşti. Yabancı kurumların değerlendirmelerinde eylül ayında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı beklentisi öne çıkarken, ilk faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin tahminler değişmeye başladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">BBVA Research, daha önce aralık ayında gerçekleşmesini beklediği ilk 100 baz puanlık faiz indirimi tahminini ekim ayına çekti. Kurum, TCMB’nin 10 Eylül’deki toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini, 22 Ekim’deki PPK toplantısında ise 100 baz puanlık indirime gideceğini öngörüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizi yüzde 37’den yüzde 36’ya gerileyecek. BBVA Research, faizin yıl sonuna kadar yüzde 36 seviyesinde kalmasını bekliyor. Bank of America’nın da ilk faiz indirimi için ekim ayını işaret ettiği belirtiliyor.</p>
<h2>Enflasyon görünümü temkinli duruşu destekliyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">BBVA Research değerlendirmesinde, enflasyon göstergelerindeki gelişmelere dikkat çekildi. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyonun yüzde 2,2’den yüzde 2,4’e yükseldiği belirtilirken, medyan ve çekirdek enflasyon göstergelerinin de aylık bazda sırasıyla yüzde 1,7 ve yüzde 1,8 seviyelerine çıktığı ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kurum, enflasyon beklentilerindeki yeterli iyileşmenin henüz sağlanamaması, hizmet enflasyonunun yüksek seyretmesi ve gıda ile enerji fiyatlarındaki oynaklığın TCMB’nin temkinli para politikası duruşunu sürdürmesini gerektirdiğini değerlendirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Garanti BBVA Yatırım da 3 Eylül tarihli günlük piyasa raporunda kalıcı enflasyon risklerine dikkat çekerek, TCMB’nin eylül toplantısında politika faizini değiştirmemesini beklediğini açıkladı.</p>
<h2>Citi’nin yıl sonu faiz beklentisi yüzde 35</h2>
<p class="isSelectedEnd">Citi Research de TCMB’nin 10 Eylül toplantısında politika faizini değiştirmeyeceği görüşünde. Kurum, yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine gerilemesini bekliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Citi analistleri, 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin şubat ayındaki dip seviyeden bu yana 159 baz puan yükselerek yüzde 23,69’a çıktığına dikkat çekti. 24 ay sonrası enflasyon beklentisinin de Ocak 2025’ten bu yana ilk kez yüzde 18’in üzerine çıkması, enflasyon beklentilerindeki bozulmaya ilişkin endişeleri artırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Citi, iç talepteki zayıflamaya karşın dezenflasyonist etkinin sınırlı kaldığını belirterek, fiyat baskılarının dönemsel şoklardan ziyade arz kaynaklı ve yapısal unsurlarla bağlantılı olduğuna işaret etti.</p>
<h2>Piyasa anketlerinde de faiz değişikliği beklenmiyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Piyasa katılımcılarının beklentileri de eylül ayında faiz indirimi ihtimalinin düşük olduğuna işaret ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">19 katılımcıyla gerçekleştirilen ankette politika faizine ilişkin medyan beklenti yüzde 37 seviyesinde oluştu. Katılımcıların ikisi 100 baz puan, biri ise 50 baz puanlık faiz indirimi beklerken, genel beklenti faiz oranının sabit tutulması yönünde oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">26 kurumun katıldığı başka bir ankette ise yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 35 seviyesinde korunurken, 2026 sonu enflasyon beklentisi yüzde 29’dan yüzde 29,5’e yükseltildi.</p>
<h2>Gözler ekim toplantısına çevrilebilir</h2>
<p class="isSelectedEnd">TCMB’nin 10 Eylül’de politika faizini yüzde 37’de sabit tutması halinde piyasaların odağının 22 Ekim’de gerçekleştirilecek PPK toplantısına çevrilmesi bekleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">BBVA Research ve Bank of America ilk faiz indiriminin ekimde gelebileceğini öngörürken, Citi yıl sonuna kadar toplam 200 baz puanlık indirim bekliyor. Bu senaryoda politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">TCMB’nin eylül kararının ardından 2026 yılında iki PPK toplantısı daha bulunuyor. Merkez Bankası’nın 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerindeki toplantılarında alacağı kararlar, faiz indirimi sürecinin yönü açısından kritik olacak.</p>
<p>Enflasyon beklentilerindeki seyir, hizmet enflasyonunun görünümü ile gıda ve enerji fiyatlarındaki hareketlilik, önümüzdeki dönemde faiz indirimlerinin zamanlaması ve büyüklüğünde belirleyici olmaya devam edecek.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dev-bankalardan-tcmb-icin-yeni-faiz-tahmini-ilk-indirim-ekimde-gelebilir/">DEV BANKALARDAN TCMB İÇİN YENİ FAİZ TAHMİNİ: İLK İNDİRİM EKİMDE GELEBİLİR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/dev-bankalardan-tcmb-icin-yeni-faiz-tahmini-ilk-indirim-ekimde-gelebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞE ALIMDA İDEAL SÜRE POZİSYONA GÖRE DEĞİŞİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ise-alimda-ideal-sure-pozisyona-gore-degisiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ise-alimda-ideal-sure-pozisyona-gore-degisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 12:09:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şirketlerin işe alım süreçlerinde “ideal süre” arayışı sürerken, tek bir standart sürenin tüm pozisyonlar için geçerli olmadığı görülüyor. İdenfit’in değerlendirmelerine göre global benchmarklarda standart pozisyonlarda işe alım süresi yaklaşık 39-45 gün arasında değişiyor. Standart beyaz yaka pozisyonlarında 30 gün civarındaki iç hedef iddialı ancak makul kabul edilirken, kritik uzmanlık ve yönetici pozisyonlarında daha uzun süreler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ise-alimda-ideal-sure-pozisyona-gore-degisiyor/">İŞE ALIMDA İDEAL SÜRE POZİSYONA GÖRE DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şirketlerin işe alım süreçlerinde “ideal süre” arayışı sürerken, tek bir standart sürenin tüm pozisyonlar için geçerli olmadığı görülüyor. İdenfit’in değerlendirmelerine göre global benchmarklarda standart pozisyonlarda işe alım süresi yaklaşık 39-45 gün arasında değişiyor. Standart beyaz yaka pozisyonlarında 30 gün civarındaki iç hedef iddialı ancak makul kabul edilirken, kritik uzmanlık ve yönetici pozisyonlarında daha uzun süreler normal karşılanıyor. Referansla gelen adayların işe alınma ihtimali ise iş ilanı platformlarından başvuran adaylara kıyasla 11 kata kadar daha yüksek olabiliyor.</strong></p>
<p>İşe alım süresinin ne kadar olması gerektiği, şirketler açısından yalnızca operasyonel bir verimlilik konusu değil. Pozisyonun uzun süre açık kalması iş gücü ihtiyacının karşılanmasını geciktirirken, sürecin gereğinden fazla uzaması da nitelikli adayların başka fırsatlara yönelmesine neden olabiliyor. Türkiye için tüm pozisyonları kapsayan standart bir işe alım süresi bulunmuyor. Uzmanlık düzeyi, sektör, lokasyon, ücret seviyesi ve değerlendirme adımları gibi birçok faktör işe alım süresini doğrudan etkiliyor.</p>
<div>
<p><strong>Standart pozisyonlarda 39-45 gün benchmarkı</strong></p>
<p>Global benchmarklar standart pozisyonlarda işe alım süresinin yaklaşık 39-45 gün aralığında olduğunu gösteriyor. Ancak bu sürenin her pozisyon için hedef olarak alınması doğru bulunmuyor.</p>
<p>İdenfit’e göre standart beyaz yaka pozisyonlarında 30 gün civarındaki bir iç hedef iddialı ancak makul kabul edilirken, kritik uzmanlık gerektiren veya yönetici seviyesindeki pozisyonlarda daha uzun süreler normal karşılanıyor. Bu nedenle şirketlerin ideal süreyi genel piyasa ortalamasından ziyade kendi işe alım verileri üzerinden belirlemesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Süreyi yalnızca “time-to-hire” belirlemiyor</strong></p>
<p>İşe alım performansını ölçerken toplam işe alım süresinin yanı sıra sürecin farklı aşamalarının da takip edilmesi gerekiyor. İlk aday geri dönüş süresi, nitelikli aday listesinin oluşturulma süresi, mülakatlar arasındaki bekleme, teklif hazırlama ve onay süresi, toplam “time-to-hire” ve aday kayıp oranı bu ölçümde kritik göstergeler olarak öne çıkıyor. Örneğin toplam işe alım süresi hedeflenen seviyede olsa bile adaylara ilk geri dönüşün gecikmesi veya mülakatlar arasında uzun bekleme yaşanması, şirketin nitelikli adayları süreç içinde kaybetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca “pozisyonu kaç günde kapattık?” sorusuna değil, “aday hangi aşamada ve neden kaybedildi?” sorusuna da yanıt vermesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Hız kadar doğru aday kaynağı da önemli</strong></p>
<p>İşe alım süresini etkileyen önemli unsurlardan biri de adayların hangi kanaldan geldiği. İdenfit’in değerlendirmesine göre net bir Türkiye ortalaması bulunmamakla birlikte, uluslararası benchmarklarda referansla gelen adayların işe alınma ihtimalinin iş ilanı platformlarından başvuran adaylara kıyasla 11 kata kadar daha yüksek olabildiği görülüyor.</p>
<p>İdenfit CEO’su Onur Bayındır, işe alım süresinin tek başına bir başarı göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>
<p>“İşe alımda her pozisyon için geçerli tek bir ideal süreden söz etmek mümkün değil. Şirketlerin kendi verilerini analiz ederek pozisyon, yetkinlik seviyesi ve aday kaynağı bazında gerçekçi hedefler belirlemesi gerekiyor. Burada önemli olan yalnızca pozisyonu kaç günde kapattığımız değil; nitelikli adaylara ne kadar hızlı ulaştığımız, süreçte hangi aşamalarda aday kaybettiğimiz ve işe aldığımız kişinin uzun vadede ne kadar başarılı olduğu. Özellikle referansla gelen adayların dönüşüm oranlarının yüksek olması, aday kaynağının da işe alım süresinin ve kalitesinin önemli bir parçası olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla daha hızlı işe alım yapmak kadar, doğru adaya doğru kanaldan ulaşmak ve doğru kararı vermek de kritik.”</p>
<p><strong>Aday kaybını ölçmek işe alım süresini anlamlı hale getiriyor</strong></p>
<p>İşe alım sürecinin başarısını değerlendirmek için pozisyonların ortalama açık kalma süresi ve başvuru almasına rağmen işe alımla sonuçlanmayan ilanların oranı da önemli göstergeler arasında yer alıyor. İdenfit platformunda başvuruların gün, saat ve ay bazındaki dağılımı, aday başına ortalama başvuru sayısı ve çalışırken iş arayan adayların oranı gibi veriler de takip edilebiliyor. Bu veriler şirketlere yalnızca kaç kişinin başvurduğunu değil, adayların hangi davranışları gösterdiğini ve sürecin hangi noktalarında dönüşüm yaşandığını görme imkânı sağlıyor.</p>
<p><strong>Yanlış işe alım, süreden çok daha pahalıya mal olabiliyor</strong></p>
<p>İşe alım sürecini kısaltma hedefinin, yanlış adayın işe alınması pahasına gerçekleştirilmemesi gerekiyor. Uluslararası araştırmalar, hatalı bir işe alımın çalışanın ilk yıl ücretinin yaklaşık yüzde 30’una ulaşabilen bir maliyet yaratabildiğini gösteriyor. Çalışanın seviyesi ve yerine koyma güçlüğüne bağlı olarak toplam ayrılma ve yeniden işe alım maliyeti yıllık ücretin yüzde 50 ila yüzde 200’üne kadar çıkabiliyor. Bu nedenle işe alım performansını yalnızca pozisyonun ne kadar sürede kapatıldığı üzerinden değerlendirmek yeterli değil. İşe alınan kişinin performansı, çalışanı elde tutma ve ilk 6-12 aylık devam oranları da sürecin başarısını ortaya koyan kritik göstergeler arasında yer alıyor. LinkedIn araştırmasına göre şirketlerin yalnızca yüzde 25’i işe alım kalitesini doğru ölçebildiğinden yüksek düzeyde emin. SHRM (İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği) verisinde ise şirketlerin yalnızca yüzde 20’si işe alım kalitesini sistematik olarak takip ediyor.</p>
<p><strong>Aday deneyimi de işe alım süresinin bir parçası</strong></p>
<p>İşe alım süresinin uzaması kadar, adayın süreç boyunca nasıl bilgilendirildiği de önem taşıyor. Hızlı geri dönüş, kolay mülakat planlama ve düzenli bilgilendirme adayların süreçte daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlayabiliyor. Buna karşılık uzun bekleme süreleri, iletişim eksikliği ve sürecin hangi aşamasında olunduğuna ilişkin belirsizlik adayların başka fırsatlara yönelmesine neden olabiliyor.</p>
<p>İdenfit’e göre şirketlerin pozisyon bazında kendi benchmarklarını oluşturması, her işe alım kaynağının dönüşümünü ölçmesi ve adayların süreçte kaybedildiği noktaları analiz etmesi, işe alım sürelerini daha sağlıklı yönetmelerini sağlayacak.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde işe alımda başarı, yalnızca “pozisyonu en hızlı kim doldurdu?” sorusuyla değil; doğru adayı, doğru kaynaktan, doğru sürede bulup bulamadığı ve bu çalışanın uzun vadede şirkette ne kadar başarılı olduğu üzerinden değerlendirilecek.</p>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ise-alimda-ideal-sure-pozisyona-gore-degisiyor/">İŞE ALIMDA İDEAL SÜRE POZİSYONA GÖRE DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ise-alimda-ideal-sure-pozisyona-gore-degisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞUSTOS ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/agustos-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/agustos-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:18:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AğustosEnflasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiHaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EnflasyonVerileri]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ağustos ayı enflasyon verileri, piyasa beklentilerinin bir miktar altında gerçekleşti. Tüketici fiyatları ağustosta aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak kaydedildi. 12 aylık ortalamalara göre enflasyon ise yüzde 31,79 oldu. Ekonomistler, yıllık enflasyonun yüzde 30 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ettiğine dikkat çekerken, açıklanan rakamların detaylarında fiyat baskılarının sürdüğünü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/agustos-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/">AĞUSTOS ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="784" data-end="1119"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ağustos ayı enflasyon verileri, piyasa beklentilerinin bir miktar altında gerçekleşti. Tüketici fiyatları ağustosta aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak kaydedildi. 12 aylık ortalamalara göre enflasyon ise yüzde 31,79 oldu.</strong></p>
<p data-start="1121" data-end="1296">Ekonomistler, yıllık enflasyonun yüzde 30 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ettiğine dikkat çekerken, açıklanan rakamların detaylarında fiyat baskılarının sürdüğünü belirtti.</p>
<h3 data-start="1298" data-end="1357">TÜİK, ENAG ve İTO verileri arasındaki fark dikkat çekti</h3>
<p data-start="1359" data-end="1480">Ekonomist Murat Sağman, ağustos enflasyonunu TÜİK, ENAG ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) verileri üzerinden karşılaştırdı.</p>
<p data-start="1482" data-end="1775">TÜİK ağustos ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak açıklarken, ENAG aylık enflasyonu yüzde 2,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 49,03 olarak duyurdu. İTO verilerinde ise ağustos ayı enflasyonu aylık yüzde 1,66, yıllık yüzde 34,96 oldu.</p>
<h3 data-start="1777" data-end="1816">Yıllık enflasyonda TÜİK-ENAG makası</h3>
<p data-start="1818" data-end="2073">Prof. Dr. Şenol Babuşcu da ağustos ayında TÜİK’in açıkladığı aylık enflasyonun İTO verisinin üzerine çıktığına dikkat çekti. Babuşcu, yıllık enflasyonda ise TÜİK ile ENAG arasındaki farkın belirgin olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="2075" data-end="2368">Ekonomist Mahfi Eğilmez ise TÜİK’in yüzde 31,51’lik yıllık TÜFE verisi ile ENAG’ın yüzde 49,03’lük rakamını karşılaştırırken, tüketici enflasyonunda sınırlı bir gerileme yaşandığını, üretici ve çekirdek enflasyonda ise hafif yükseliş görüldüğünü belirtti.</p>
<h3 data-start="2370" data-end="2394">“Cicim ayları bitti”</h3>
<p data-start="2396" data-end="2735">Prof. Dr. Emre Alkin, enflasyonla mücadelede yeni bir döneme girildiğini belirterek, bundan sonraki süreçte yıllık enflasyonun yüzde 30’un altına çekilmesi için daha yoğun bir çaba gösterileceğini ifade etti. Alkin, ilk dönemin geride kaldığını ve önümüzdeki sürecin daha zorlu olacağına dikkat çekti.</p>
<p data-start="2737" data-end="2997">Dr. Barış Esen ise ağustos ayı enflasyonunun piyasa beklentisi olan yüzde 1,92’nin altında, yüzde 1,84 olarak gerçekleştiğini belirtti. Buna karşın yıllık enflasyonun yüzde 30’un üzerinde seyretmeye devam ettiğini söyledi.</p>
<h3 data-start="2999" data-end="3046">En yüksek yıllık artış konut ve ulaştırmada</h3>
<p data-start="3048" data-end="3196">TÜİK verilerine göre ağustos ayında yıllık bazda en yüksek fiyat artışları <strong data-start="3123" data-end="3171">konut, ulaştırma, gıda ve alkolsüz içecekler</strong> gruplarında gerçekleşti.</p>
<p data-start="3198" data-end="3465">Konut grubunda yıllık fiyat artışı yüzde <strong data-start="3239" data-end="3248">39,77</strong>, ulaştırmada yüzde <strong data-start="3268" data-end="3277">35,08</strong>, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde <strong data-start="3318" data-end="3327">33,79</strong> oldu. Bu grupların toplam enflasyona katkıları sırasıyla 5,01, 5,94 ve 8,12 puan olarak hesaplandı.</p>
<p data-start="3467" data-end="3766">Aylık bazda ise ulaştırma fiyatları yüzde <strong data-start="3509" data-end="3517">4,82</strong>, konut yüzde <strong data-start="3531" data-end="3539">2,26</strong>, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde <strong data-start="3574" data-end="3582">0,22</strong> arttı. TÜFE kapsamındaki 174 alt sınıfın 134’ünde fiyat artışı görülürken, 35 alt sınıfta fiyatlar geriledi, 5 alt sınıfta ise değişim yaşanmadı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/agustos-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/">AĞUSTOS ENFLASYONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/agustos-enflasyonu-beklentilerin-altinda-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSTANBUL’DA AĞUSTOS ENFLASYONU YÜZDE 1,66 OLDU: SAĞLIK FİYATLARINDA REKOR ARTIŞ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/istanbulda-agustos-enflasyonu-yuzde-166-oldu-saglik-fiyatlarinda-rekor-artis/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/istanbulda-agustos-enflasyonu-yuzde-166-oldu-saglik-fiyatlarinda-rekor-artis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:34:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiHaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[FiyatArtışları]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İTO]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3796</guid>

					<description><![CDATA[<p>İTO verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlar Ağustos ayında yüzde 1,66 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 34,96’ya gerilerken sağlık fiyatları yüzde 9,77 yükseldi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyatlar Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. Temmuz ayında yüzde 2,06 olan aylık enflasyon Ağustos’ta yavaşlarken, yıllık enflasyon yüzde 35,20’den yüzde 34,96’ya geriledi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbulda-agustos-enflasyonu-yuzde-166-oldu-saglik-fiyatlarinda-rekor-artis/">İSTANBUL’DA AĞUSTOS ENFLASYONU YÜZDE 1,66 OLDU: SAĞLIK FİYATLARINDA REKOR ARTIŞ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İTO verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlar Ağustos ayında yüzde 1,66 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 34,96’ya gerilerken sağlık fiyatları yüzde 9,77 yükseldi.</strong></p>
<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="162" data-end="423"><strong data-start="162" data-end="423">İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyatlar Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. Temmuz ayında yüzde 2,06 olan aylık enflasyon Ağustos’ta yavaşlarken, yıllık enflasyon yüzde 35,20’den yüzde 34,96’ya geriledi.</strong></p>
<p data-start="425" data-end="676">İstanbul’da fiyat artışları Ağustos ayında hız kesmesine rağmen özellikle <strong data-start="499" data-end="548">sağlık ve ulaştırma harcamalarındaki yükseliş</strong> dikkat çekti. İTO verilerine göre perakende fiyatlarda aylık artış yüzde 1,66, yıllık artış ise yüzde 34,96 olarak gerçekleşti.</p>
<p data-start="678" data-end="859">Temmuz ayında aylık enflasyon yüzde 2,06 seviyesinde bulunurken, Ağustos ayında <strong data-start="758" data-end="780">0,40 puanlık düşüş</strong> yaşandı. Yıllık enflasyon da aynı dönemde yüzde 35,20’den yüzde 34,96’ya indi.</p>
<h2 data-start="861" data-end="902">En yüksek fiyat artışı sağlık grubunda</h2>
<p data-start="904" data-end="1062">Ağustos ayında harcama grupları içinde en yüksek fiyat artışı <strong data-start="966" data-end="991">sağlık harcamalarında</strong> görüldü. Sağlık grubunda fiyatlar aylık bazda yüzde <strong data-start="1044" data-end="1052">9,77</strong> yükseldi.</p>
<p data-start="1064" data-end="1198">Sağlık grubunu yüzde <strong data-start="1085" data-end="1093">4,42</strong> ile ulaştırma, yüzde <strong data-start="1115" data-end="1123">3,69</strong> ile haberleşme ve yüzde <strong data-start="1148" data-end="1156">2,50</strong> ile eğlence ve kültür harcamaları izledi.</p>
<p data-start="1200" data-end="1368">Konut harcamalarında yüzde <strong data-start="1227" data-end="1235">2,01</strong>, ev eşyasında yüzde <strong data-start="1256" data-end="1264">1,60</strong>, lokanta ve oteller grubunda yüzde <strong data-start="1300" data-end="1308">1,54</strong>, eğitim harcamalarında ise yüzde <strong data-start="1342" data-end="1350">1,47</strong> artış kaydedildi.</p>
<h2 data-start="1370" data-end="1404">Gıda fiyatları yüzde 1,30 arttı</h2>
<p data-start="1406" data-end="1503">İstanbul’da <strong data-start="1418" data-end="1448">gıda ve alkolsüz içecekler</strong> grubunda fiyatlar Ağustos ayında yüzde <strong data-start="1488" data-end="1496">1,30</strong> arttı.</p>
<p data-start="1505" data-end="1621">Çeşitli mal ve hizmetlerde fiyat artışı yüzde <strong data-start="1551" data-end="1559">1,03</strong>, alkollü içecekler ve tütün grubunda ise yüzde <strong data-start="1607" data-end="1615">0,77</strong> oldu.</p>
<h2 data-start="1623" data-end="1663">Giyim ve ayakkabıda fiyatlar geriledi</h2>
<p data-start="1665" data-end="1812">Ağustos ayında fiyatların düştüğü tek ana harcama grubu <strong data-start="1721" data-end="1742">giyim ve ayakkabı</strong> oldu. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde <strong data-start="1794" data-end="1802">0,66</strong> geriledi.</p>
<p data-start="1814" data-end="1951">Giyim ve ayakkabıdaki düşüş, İstanbul’daki genel perakende fiyat artışının sınırlanmasına katkı sağlayan başlıca gelişmelerden biri oldu.</p>
<h2 data-start="1953" data-end="1987">İstanbul’da enflasyon hız kesti</h2>
<p data-start="1989" data-end="2119">İTO&#8217;nun Ağustos verileri, İstanbul’da fiyat artışlarının hem aylık hem de yıllık bazda <strong data-start="2076" data-end="2109">sınırlı da olsa yavaşladığını</strong> gösterdi.</p>
<p data-start="2121" data-end="2389">Aylık perakende fiyat artışı yüzde 2,06’dan yüzde 1,66’ya düşerken, yıllık enflasyon yüzde 35,20’den yüzde 34,96’ya geriledi. Buna karşın sağlık ve ulaştırma gibi temel harcama gruplarındaki yüksek oranlı artışlar, İstanbul’da fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etti.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbulda-agustos-enflasyonu-yuzde-166-oldu-saglik-fiyatlarinda-rekor-artis/">İSTANBUL’DA AĞUSTOS ENFLASYONU YÜZDE 1,66 OLDU: SAĞLIK FİYATLARINDA REKOR ARTIŞ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/istanbulda-agustos-enflasyonu-yuzde-166-oldu-saglik-fiyatlarinda-rekor-artis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASGARİ ÜCRET ENFLASYONA YENİLDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucret-enflasyona-yenildi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucret-enflasyona-yenildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 08:57:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AlımGücü]]></category>
		<category><![CDATA[AsgariÜcret]]></category>
		<category><![CDATA[AsgariÜcret2026]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ücret #Enflasyon2026]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3794</guid>

					<description><![CDATA[<p>2026’da asgari ücretin alım gücü eridi Türkiye’de yüksek enflasyon, milyonlarca çalışanın ücretlerinin reel değerini baskılamaya devam ediyor. 2026 yılı başında yüzde 27,1 oranında artırılarak net 28 bin 75 liraya yükseltilen asgari ücret, temmuz ayı itibarıyla yıllık enflasyonun gerisinde kaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Enflasyon Veri Sistemi verilerine göre, yıllık tüketici enflasyonu temmuz ayında yüzde 31,75 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucret-enflasyona-yenildi/">ASGARİ ÜCRET ENFLASYONA YENİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>2026’da asgari ücretin alım gücü eridi</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye’de yüksek enflasyon, milyonlarca çalışanın ücretlerinin reel değerini baskılamaya devam ediyor. 2026 yılı başında yüzde 27,1 oranında artırılarak net 28 bin 75 liraya yükseltilen asgari ücret, temmuz ayı itibarıyla yıllık enflasyonun gerisinde kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Enflasyon Veri Sistemi verilerine göre, yıllık tüketici enflasyonu temmuz ayında yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Böylece yıl başında yapılan yüzde 27,1’lik asgari ücret artışı ile yıllık enflasyon arasındaki fark yaklaşık 4,7 puana ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tablo, yıl içinde ek bir ücret artışı yapılmaması durumunda asgari ücretlinin satın alma gücündeki kaybın devam ettiğine işaret ediyor.</p>
<h3>2022 ve 2023’te ara zam telafi sağladı</h3>
<p class="isSelectedEnd">Asgari ücretin enflasyon karşısındaki seyri son yıllarda önemli ölçüde değişti. 2022 ve 2023 yıllarında yıl içinde yapılan ara zamlar, yüksek enflasyonun ücretler üzerindeki etkisini büyük ölçüde sınırladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">2022’de yıl başı ve temmuz zamları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücretteki kümülatif artış yüzde 94,7’ye ulaştı. Aynı yıl tüketici enflasyonu yüzde 64,3 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">2023’te ise toplam ücret artışı yüzde 107,3 olurken yıllık enflasyon yüzde 64,8 seviyesinde kaldı. Böylece her iki yılda da asgari ücret artışı enflasyonun belirgin şekilde üzerinde gerçekleşerek çalışanların reel alım gücünü destekledi.</p>
<h3>2024’ten sonra tablo tersine döndü</h3>
<p class="isSelectedEnd">2024 yılında ara zam uygulamasından vazgeçilerek asgari ücretin yıl içinde tek kez artırılması uygulamasına dönüldü. Asgari ücret o yıl yüzde 49,1 oranında artırılırken, yıllık enflasyon yüzde 44,4 oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">2025 yılında ise ücret artışı enflasyonun gerisinde kaldı. Asgari ücret yüzde 30 artırılırken, yıl sonu enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">2026’da da benzer eğilim devam etti. Yıl başında yapılan yüzde 27,1’lik artışa karşın yıllık enflasyon temmuz ayında yüzde 31,75’e yükseldi.</p>
<h3>Temel harcamalar baskıyı artırıyor</h3>
<p class="isSelectedEnd">Genel enflasyon ile ücret artışı arasındaki fark, özellikle temel tüketim harcamalarında daha fazla hissediliyor. Gıda, kira, ulaşım ve enerji gibi zorunlu harcama kalemlerindeki fiyat artışları, asgari ücretlinin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yıl içinde ek bir ücret artışı yapılmaması halinde, yüksek enflasyon ortamında asgari ücretin reel satın alma gücündeki kaybın yılın kalan bölümünde de devam etmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Son yılların verileri, ara zam uygulamasının yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin reel değerini korumada önemli bir rol oynadığını gösterirken, 2024 sonrası dönemde asgari ücret ile enflasyon arasındaki makas yeniden çalışanların aleyhine açılıyor.</strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucret-enflasyona-yenildi/">ASGARİ ÜCRET ENFLASYONA YENİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/asgari-ucret-enflasyona-yenildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE İŞGÜCÜ MALİYETİ AVRUPA’NIN 10 KATI HIZLA ARTTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-isgucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-isgucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:53:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İşgücü]]></category>
		<category><![CDATA[İşgücüMaliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3791</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK’in 21 Ağustos’ta açıkladığı verilere göre 2026’nın ikinci çeyreğinde Türkiye’de saatlik işgücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre %34 arttı. Eurostat’ın yaz başında açıkladığı verilere göre ise saatlik işgücü maliyeti yılın ilk çeyreğinde AB genelinde %3,6, euro bölgesinde %3,2 artmıştı. Aynı gösterge üzerinden yapılan karşılaştırma, Türkiye’de işgücü maliyetinin, Avrupa ortalamasının yaklaşık 10 katı hızla arttığını ortaya koydu. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-isgucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti/">TÜRKİYE’DE İŞGÜCÜ MALİYETİ AVRUPA’NIN 10 KATI HIZLA ARTTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/57967" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="2264">TÜİK’in 21 Ağustos’ta açıkladığı verilere</a> göre 2026’nın ikinci çeyreğinde Türkiye’de saatlik işgücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre %34 arttı. Eurostat’ın yaz başında açıkladığı verilere göre ise saatlik işgücü maliyeti yılın ilk çeyreğinde AB genelinde %3,6, euro bölgesinde %3,2 artmıştı. Aynı gösterge üzerinden yapılan karşılaştırma, Türkiye’de işgücü maliyetinin, Avrupa ortalamasının yaklaşık 10 katı hızla arttığını ortaya koydu.</p>
<p>AB içindeki en yüksek artış %16,4 ile Macaristan&#8217;da, en düşük artış %1,3 ile Malta&#8217;da gerçekleşti. Türkiye&#8217;deki maliyet artışı, listenin zirvesindeki Macaristan&#8217;ın iki katından fazla olsa da, istihdam canlılığını koruyor. TÜİK verilerine göre aynı dönemde istihdam %1,7, çalışılan saat ise %2,7 yükseldi. Bu iki verinin birlikte artması, yükselen maliyete rağmen şirketlerin ekip büyüklüğünü ya da çalışma saatlerini daraltma yoluna gitmediğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Artışın Kaynağı Yalnızca Maaşlar Değil</strong></p>
<p>Toplam işgücü maliyeti, sadece çalışana ödenen brüt ücretle sınırlı değil. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası payları ile kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları toplam maliyetin bir parçası ve bu bileşenler “ücret dışı işgücü maliyeti” olarak tanımlanıyor. Türkiye&#8217;de ikinci çeyrekte brüt ücretler yaklaşık %35,8 artarken, ücret dışı maliyetlerdeki artış %42,9&#8217;a ulaştı. Avrupa&#8217;da ise bu iki maliyet bileşeni birbirine paralel ilerliyor. Eurostat verilerine göre AB genelinde ücretler %3,7, ücret dışı maliyetler %3,2 arttı. Türkiye&#8217;de ise ücret dışı maliyetler, ücret artışının yaklaşık yedi puan önünde seyrediyor. Bu da ücret artışını izlemenin toplam maliyeti öngörmeye yetmediğini gösteriyor. Şirketlerin işgücü maliyetini “ücret” ve “ücret dışı” olarak izleyen, yıllık bütçe çalışmasıyla sınırlı kalmayan bir planlamaya geçmesi gerekiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-2681" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/01/Jilda_Bal.jpg" alt="" width="661" height="473" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/01/Jilda_Bal.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/01/Jilda_Bal-300x215.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/01/Jilda_Bal-768x550.jpg 768w" sizes="(max-width: 661px) 100vw, 661px" /></p>
<p><strong>Maliyet Artışının Karşılığı Verimlilikle Kurulur</strong></p>
<p>İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, bu verilerin maliyet planlamasını ve verimlilik odağını şirketlerin gündemine taşıdığını belirtiyor: Bal, “İşgücü maliyeti hızla artarken, şirketlerin daha disiplinli bütçe planlaması yapması gerekiyor. Ancak rekabet gücünü asıl belirleyecek olan, bu artışın karşılığında ne üretildiği olacaktır. Maliyet artışı aynı sektördeki bütün şirketler için benzer şekilde işliyor, fark ise her çalışanın yarattığı değerden doğuyor. Bu nedenle yeni dönemde şirketlerde verimlilik odağının belirgin şekilde artması gerekiyor. İş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin doğru kullanımı, yetkinlik gelişimi ve çalışan başına yaratılan değerin düzenli ölçülmesi bu odağın somut adımlarıdır. Verimliliği bir tasarruf programının ötesinde, çalışan deneyimini de iyileştiren bir iş stratejisi olarak ele almak gerekiyor. İstihdamın artmaya devam etmesi, şirketlerin büyüme hedeflerini koruduğunu gösteriyor. Bu büyümeyi sürdürülebilir kılmanın yolu, maliyet artışını verimlilik artışıyla dengelemekten geçiyor&#8221; diyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-isgucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti/">TÜRKİYE’DE İŞGÜCÜ MALİYETİ AVRUPA’NIN 10 KATI HIZLA ARTTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-isgucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNŞAAT SEKTÖRÜ 14 ÇEYREĞİN ARDINDAN KÜÇÜLDÜ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/insaat-sektoru-14-ceyregin-ardindan-kuculdu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/insaat-sektoru-14-ceyregin-ardindan-kuculdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıklamasının ardından sektörel performans rakamları netleşti. Büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat sektöründe kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamalarının, finansmana erişimin zorluğunun, yüksek maliyetlerin yaratmış olduğu baskıları sıklıkla kamuoyunun gündemine taşımıştık. Bu konularda devam eden sorunlar, sektörümüzün 14 çeyrek sonra [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/insaat-sektoru-14-ceyregin-ardindan-kuculdu/">İNŞAAT SEKTÖRÜ 14 ÇEYREĞİN ARDINDAN KÜÇÜLDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıklamasının ardından sektörel performans rakamları netleşti. Büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat sektöründe kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamalarının, finansmana erişimin zorluğunun, yüksek maliyetlerin yaratmış olduğu baskıları sıklıkla kamuoyunun gündemine taşımıştık. Bu konularda devam eden sorunlar, sektörümüzün 14 çeyrek sonra küçülmesine yol açmıştır” dedi.</strong></p>
<p>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamları ile ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“2026 yılının ikinci çeyreğinde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürürken, sektörümüz açısından tablo tersine dönmüştür. 14 çeyrektir aralıksız büyüyen sektörümüz, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 küçülmüştür. Son dönemde sektörümüzün büyüme ivmesindeki yavaşlamaya dikkat çekmiş ve çözüm bekleyen sorunları dile getirmiştik. Bir önceki çeyrekte de ifade ettiğimiz üzere, sektörümüzdeki büyüme ivmesinin tersine dönmesinde sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur. 2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır. İnşaat sektöründe kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamalarının, finansmana erişimin zorluğunun, yüksek maliyetlerin yaratmış olduğu baskıları sıklıkla kamuoyunun gündemine taşımıştık. Bu konularda devam eden sorunlar, sektörümüzün 14 çeyrek sonra küçülmesine yol açmıştır. Bu konularda yapılacak düzenlemeler, sektörümüzün tekrar pozitif büyümeye dönmesini ve ülke ekonomisinin büyümesine sunduğu katkıyı devam ettirmesini sağlayacaktır.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/insaat-sektoru-14-ceyregin-ardindan-kuculdu/">İNŞAAT SEKTÖRÜ 14 ÇEYREĞİN ARDINDAN KÜÇÜLDÜ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/insaat-sektoru-14-ceyregin-ardindan-kuculdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
