<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 08:58:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRK GÜVENLİK TEKNOLOJİSİNE DOST ÜLKELERDEN YOĞUN İLGİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turk-guvenlik-teknolojisine-dost-ulkelerden-yogun-ilgi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turk-guvenlik-teknolojisine-dost-ulkelerden-yogun-ilgi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:58:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Lider Sistem]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye merkezli güvenlik ve kritik altyapı teknolojisi şirketlerine yurt dışından, özellikle dost ve kardeş ülkelerden gelen ilgi son dönemde daha görünür hale geliyor. Bu tabloyu sektördeki saha deneyimiyle Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Burak GÖRMEZ değerlendirdi. İlgi Katalogdan Değil Sahadan Geliyor Yurt dışından gelen ilginin yalnızca ticari bir temas olmadığını, aynı zamanda mühendislik disiplinine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turk-guvenlik-teknolojisine-dost-ulkelerden-yogun-ilgi/">TÜRK GÜVENLİK TEKNOLOJİSİNE DOST ÜLKELERDEN YOĞUN İLGİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye merkezli güvenlik ve kritik altyapı teknolojisi şirketlerine yurt dışından, özellikle dost ve kardeş ülkelerden gelen ilgi son dönemde daha görünür hale geliyor. Bu tabloyu sektördeki saha deneyimiyle Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Burak GÖRMEZ değerlendirdi.</p>
<p><strong>İlgi Katalogdan Değil Sahadan Geliyor</strong></p>
<p>Yurt dışından gelen ilginin yalnızca ticari bir temas olmadığını, aynı zamanda mühendislik disiplinine ve sahada ispat edilmiş kapasiteye duyulan güvenin bir yansıması olduğunu söyleyen GÖRMEZ, &#8220;Dost ülkelerden gelen yoğun ilginin nedeni, iddia değil; uygulanmış kapasitedir&#8221; diyor. Bugün birçok kurum ve ülkenin artık yalnızca katalog üzerinden değil, gerçek saha tecrübesi, kurumsal süreklilik ve entegre çözüm kabiliyeti üzerinden karar verdiğini belirten GÖRMEZ, projelere &#8220;ürün verelim&#8221; yaklaşımıyla değil, güvenlik, operasyon ve yönetim ihtiyacını bütünlüklü çözme anlayışıyla yaklaştıklarını söylüyor.</p>
<p>Uluslararası temaslarda kurumların artık yalnızca bir tedarikçi aramadığını, sistemi anlayan, kuran, yöneten ve gerektiğinde geliştiren bir çözüm ortağı aradığını belirten GÖRMEZ, bu beklentiye cevap verebilmenin ilginin yoğunlaşmasında önemli bir etken olduğunu söylüyor. Talebin çok olmasından çok, o talebin nitelikli olmasının önemli olduğunu vurgulayan GÖRMEZ, hedeflerinin kısa vadeli iş değil, uzun vadeli ve yüksek güvene dayalı ilişkiler kurmak olduğunu ekliyor. Uluslararası projelerde güvenin genellikle ikinci temasta, yani teknik dosyanın ötesinde kurumsal ilişkide kurulduğunu belirten GÖRMEZ, bu nedenle yalnızca teknik teklif sunmanın yeterli olmadığını, kurumsal hikâyenin ve saha referanslarının da aynı derecede önemli olduğunu söylüyor. Bu yaklaşımın, uzun vadeli uluslararası iş birliklerinin temelini oluşturduğunu ekliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-3705 size-full" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/lider-sistem-2.jpg" alt="" width="420" height="280" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/lider-sistem-2.jpg 420w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/lider-sistem-2-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 420px) 100vw, 420px" /></p>
<p><strong>Farklı Coğrafyalarda Ofis Yapılanması</strong></p>
<p>Şirketin Ankara merkezli yapısının yanında Dubai, Varşova ve Kırgızistan&#8217;da ofis ve şube yapılanması bulunduğunu hatırlatan GÖRMEZ, bunun uluslararası vizyonlarını destekleyen somut unsurlardan biri olduğunu söylüyor. &#8220;Teknolojide üstünlük sadece ürünle değil; entegrasyon gücü ve sahadaki güvenle ölçülür&#8221; diyen GÖRMEZ, yapay zekâ destekli sistemlerden biyometrik tanımaya, kritik tesis yönetiminden robotik teknolojilere kadar geniş bir kabiliyete sahip olmalarının farklı sektörlerdeki ihtiyaçlara cevap verme esnekliği kazandırdığını belirtiyor.</p>
<p>Dışarıdan gelen talebin çoğu zaman tek bir sistem başlığıyla başladığını, ardından kurumların çok daha geniş bir çözüm ailesi sunabildiklerini gördüğünü söyleyen GÖRMEZ, bu deneyimin uzun vadeli iş birliklerine dönüştüğünü belirtiyor. Giriş çıkış yönetimi, ziyaretçi ve araç geçiş yönetimi, CCTV altyapıları, biyometrik doğrulama, yapay zekâ destekli analiz sistemleri, robotik çözümler ve acil durum müdahale sistemleri gibi birçok katmanda çözüm sunabildiklerini hatırlatan GÖRMEZ, bu çeşitliliğin uluslararası kurumların ilgisini artıran temel unsurlardan biri olduğunu söylüyor. Kurumların artık yalnızca bir tedarikçi değil, sistemi kuran, yöneten ve geliştiren bir çözüm ortağı aradığını belirten GÖRMEZ, &#8220;Biz sadece hizmet sunmuyoruz; güven veren bir teknoloji dili kuruyoruz&#8221; sözleriyle görüşlerini tamamlıyor. Uluslararası temaslarda güvenin zamanla ve somut referanslarla inşa edildiğini vurgulayan GÖRMEZ, dost ülkelerle kurulan bu ilişkilerin yalnızca ticari değil, aynı zamanda mühendislik kültürleri arasında bir köprü işlevi gördüğünü belirtiyor. Bu tür iş birliklerinin, önümüzdeki dönemde Türk mühendisliğinin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağını düşünüyor. Yurt dışı projelerde kültürel ve idari farklılıkların da dikkate alınması gerektiğini belirten GÖRMEZ, her ülkenin kendi regülasyon ve operasyon anlayışına uygun çözümler geliştirmenin, uzun vadeli güvenin kurulmasında önemli bir unsur olduğunu söylüyor. Bu esnekliğin, farklı coğrafyalardaki ofis yapılanmasıyla da desteklendiğini vurguluyor. Bu kapsamda kurulan iş birliklerinin, yalnızca bir defalık satış anlaşması olmadığını, uzun vadeli bakım ve destek süreçlerini de kapsadığını belirten GÖRMEZ, bu modelin yurt dışındaki kurumlar için de güven verici bir unsur olduğunu söylüyor. Bu yaklaşımın, Lider Sistem&#8217;i yalnızca bir tedarikçi değil, uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak konumlandırdığını belirten GÖRMEZ, dost ülkelerle kurulan ilişkilerin zamanla daha stratejik iş birliklerine dönüştüğünü söylüyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turk-guvenlik-teknolojisine-dost-ulkelerden-yogun-ilgi/">TÜRK GÜVENLİK TEKNOLOJİSİNE DOST ÜLKELERDEN YOĞUN İLGİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turk-guvenlik-teknolojisine-dost-ulkelerden-yogun-ilgi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:37:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[MerkezBankası]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti. &#160; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi. Buna göre Karahan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &#8220;Enflasyon Raporu 2026-III&#8221; sunumunu gerçekleştirdi.</p>
<p>Buna göre Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkardıklarını duyurdu. Karahan, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15&#8217;e, 2028 sonunda ise yüzde 9&#8217;a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5&#8217;lik hedefte istikrara kavuşmasını öngördüklerini belirtti.</p>
<p><strong>Merkez Bankası Başkanı Karahan&#8217;ın sunumunda öne çıkanlar şöyle:</strong></p>
<p>Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.</p>
<p>Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik risklerde geçici bir gerileme gözledik. İzleyen dönemde jeopolitik riskler, savaşın seyri ve taraflar arasında yeni bir anlaşma ihtimaline ilişkin haber akışı nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiledi.</p>
<h2>Enerji fiyatları, küresel enflasyon üzerinde etkisini sürdürüyor</h2>
<p>Küresel büyümenin 2026 yılında ivme kaybetmesi bekleniyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.</p>
<h2>Cari açık millî gelire oranla tarihsel ortalamaların altında</h2>
<p>İkinci çeyrekte hizmet üretimi yataya yakın seyrederken sanayi üretimi arttı. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz.</p>
<p>İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti.</p>
<p>İkinci çeyrekte cari açık millî gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi.</p>
<h2>Arz yönlü baskılar dezenflasyonda ivme kaybına neden oluyor</h2>
<p>Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.</p>
<p>Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.</p>
<h2>Temmuzda enflasyonun ana eğilimi geriledi</h2>
<p>Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.</p>
<h2>Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti</h2>
<p>Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik.</p>
<p>Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.</p>
<h2>Enerji fiyatlarındaki artış ağustos ayına da sarkıyor</h2>
<p>Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor.</p>
<p>Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.</p>
<p>Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.</p>
<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.</p>
<h2>Makroihtiyati tedbirleri uygulamaya devam ediyoruz</h2>
<p>Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Piyasanın likidite ihtiyacını ise üst banttan yapılan gecelik fonlama işlemleri ile karşılamayı sürdürdük.</p>
<p>TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.</p>
<h2>Kredi büyümesi ikinci çeyrekte belirgin yavaşladı</h2>
<p>2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı.</p>
<h2>Enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü güncelleme</h2>
<p>2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.</p>
<p>Savaş ve ateşkesin gidişatına bağlı olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarının daha uzun süre daha yüksek kalması, yukarı yönlü risklerin başında geliyor. Ayrıca motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.</p>
<p>Gıda fiyatları tarafında, uluslararası tarımsal emtia fiyatları, tarımsal girdi fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri her zamanki gibi önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir.</p>
<h2>Sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğiz</h2>
<p>Her fırsatta vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu nedenle, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim.</p>
<p><strong>TCMB Başkanı Fatih Karahan&#8217;ın Enflasyon Raporu sunumu sona erdi; ardından soru-cevap bölümüne geçildi.</strong></p>
<p><strong>Önümüzdeki döneme ilişkin risklerin olduğu yerde dışsal şokları ve beklentileri yeterince dahil ediyor mu?</strong></p>
<p>Son üç yıla baktığımızda tahminlerimizin ve hedeflerimizin üzerinde kaldığını kabul etmemiz gerekiyor. Birçok dışsal şokla karşı karşıya geldik ve bunlar olumsuz yönde oldu. Bu şoklar neticesinde enflasyonda hedeflerimizin üzerinde kaldık; sıkı para politikası olmasaydı daha yüksek seviyeleri görürdük. Kısa vadeden ziyade orta vadeye odaklanmak lazım, kalıcı refah artışı için fiyat istikrarı şart. En doğrusu kararlılıkla devam etmek, dezenflasyon odaklı sıkı duruşumuzu sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Gözlemlediğiniz fiyatların doğası ile ilgili bir sapma mı oldu? Ağustos TÜFE’sinde dayanıklı malda bir bozulma mı göreceğiz?</strong></p>
<p>Ana eğilim tahminlerimizden farklı olarak olumlu oldu, manşete aynı oranda yansımadığı bir ay oldu. Birden fazla faktör öne çıkıyor. Savaşın yeniden başlaması etkili oldu. Gıda temmuz ayında öne çıkan bir unsur oldu. Ana eğilim de bir miktar geriledi. Temel malın iyi gelmesinden temel fark oluştu. Kira ve eğitimde bizim beklediğimizden bir miktar daha iyi bir görünüm söz konusu oldu. Savaşa yönelik gelişmelere rağmen bu iyileşmenin iyice netleşiyor olması oldukça önemli. Özetle bakmak gerekirse temmuz ayında bizim beklentimize göre farklı gerçekleşmenin temel mal üzerinde kaynaklandığını, burada da sıkı para politikasının bizim tahminimizden daha etkili olmasının öne çıktığını görüyoruz. Ağustos ayına sarkan bir etki söz konusu değil; ağustos ayının kendine has dinamikleri olacak. Ağustos ayı için yönlendirme yapmayı sağlıklı bulmuyorum.</p>
<p><strong>İş dünyasının özellikle yüksek faiz politikası ile ilgili dair çeşitli eleştirileri oldu. Enflasyonla mücadele ederken Türkiye&#8217;nin sanayi alt yapısı çöküyor mu? Bununla ilgili ek paketiniz olacak mı?</strong></p>
<p>Dönem dönem sanayisizleşme eleştirilerini duyuyoruz. Biz de bu doğrultuda 2025 yılında başladığımız reel sektör görüşmelerine devam ediyoruz. Bu görüşmelerde de tespitlerde bulunma imkanımız oluyor. Sanayi görünümünü etkileyen birden fazla faktör var. Genelde para politikası suçlanabiliyor ama daha fazla öne çıktığını düşündüğümüz unsurlar söz konusu. Bunlardan en önemlisi her zaman vurguladığımız gibi dış talep görünümü. Küresel büyüme bir süredir zayıf seyrediyor. Çeşitli unsurlardan dolayı. Savaş nedeniyle beklenen toparlanma olmadı. Bu dış talep tarafında sanayi açısından olumsuz bir görünüm arz ediyor. İkincisi ise, geçen sene hız kazanan ve bir süredir devam eden dış ticarette artan korumacı politikalar. Bu sene jeopolitik gelişmeler ve ortaya çıkan belirsizlikler de buna eklendi. Bu unsurlar sanayi için olumsuz bir durum yarattı. Bazı eleştiriler de bizim politikalarımız nedeniyle artan finansman maliyeti ve kur konusunda olabiliyor. Mevcut verilere baktığımızda arz kapasitesi yönünde bir bozulma olmadığını değerlendiriyoruz. Üretimdeki düşüşün kapasite kullanım oranın azalmasından kaynaklı olduğunu görüyoruz.</p>
<p><strong>Yerli ve yabancının TL&#8217;de tuttuğu sıcak para uzun süreli yüksek faiz sayesinde 132 milyar dolara ulaşmış durumda ve her ay hızla artmaya devam ediyor. Bu sıcak para çıkmaya kalkarsa ne gibi bir hazırlığınız söz konusu? Bu seviyede sıcak paranın Merkez Bankası&#8217;nın yüksek faize bağımlı hale getirdiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Bu ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini açıkçası anlamakta zorlanıyorum. Finansal sistemi sağlıklı işleyen ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu bir ekonomide zaten bu oranın yüksek olması beklenir. Geçmişte düşüktü ama politikalar eşliğinde belli bir noktaya geldik. Bunu bir risk değil başarı unsuru olarak görüyorum. Tabii ki TL payının sıkı para politikası altında cazip olması tercih edilmesi normal bir durum. Yakın geçmişte çok fazla oynaklık yaşadık dolayısıyla TL&#8217;ye güvenin tahsis edilmesini oldukça önemli buluyor, TL&#8217;nin cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneden bu yanapara politikası faizi yüzde 50&#8217;den yüzde 37&#8217;ye geldi. Aslında mevcut enflasyona göre oldukça sıkıyız, doğru sıkılığı sağladığımızı düşünüyoruz ama bu süreçte ciddi indirimler de yapıldı. Aynı zamanda bu süreçte çok ciddi şoklarla da karşılaştık. Bütün bu şoklara rağmen, getirinin azaldığı dönemde TL&#8217;nin payının azalmadığını tam tersine arttığını görüyoruz. Bu da politikalara olan güvenin arttığını gösteriyor. Bunu risk unsuru olarak değil de başarı unsuru olarak görüyorum.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/">MERKEZ BANKASI YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-yil-sonu-enflasyon-tahminini-yukseltti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇALIŞANLARIN ÖNCELİĞİ ESENLİK</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/calisanlarin-onceligi-esenlik/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/calisanlarin-onceligi-esenlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:20:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3697</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şirketlerde performans ve bağlılığın yeni ölçütü mental sağlık oldu. Küresel iş dünyasında uzun yıllardır en temel motivasyon aracı kabul edilen yüksek ücret politikaları, yerini çalışan deneyiminde köklü bir zihniyet değişimine bırakıyor. Güncel veriler ve yükselen yeni nesil çalışma dinamikleri; çalışanların zihinsel sağlık, psikolojik güvenlik ve sürdürülebilir iş-yaşam dengesini finansal kazanımlardan daha öncelik hale getirdiğini gösteriyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/calisanlarin-onceligi-esenlik/">ÇALIŞANLARIN ÖNCELİĞİ ESENLİK</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şirketlerde performans ve bağlılığın yeni ölçütü mental sağlık oldu.</strong></p>
<p>Küresel iş dünyasında uzun yıllardır en temel motivasyon aracı kabul edilen yüksek ücret politikaları, yerini çalışan deneyiminde köklü bir zihniyet değişimine bırakıyor. Güncel veriler ve yükselen yeni nesil çalışma dinamikleri; çalışanların zihinsel sağlık, psikolojik güvenlik ve sürdürülebilir iş-yaşam dengesini finansal kazanımlardan daha öncelik hale getirdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı, Elkin Consultancy Kurucu CEO’su Elif Elkin</strong>, konuyla ilgili; &#8220;Çalışma hayatında uzun yıllardır en güçlü motivasyonun ücret olduğu düşünülürdü. Ancak bugün geldiğimiz noktada çalışanların öncelikleri önemli ölçüde değişiyor. Son dönemde açıklanan küresel veriler de bunu net biçimde ortaya koyuyor. Mental sağlığını en önemli önceliği olarak gören çalışanların oranı son bir yılda dikkat çekici bir artış gösterirken, iş-yaşam dengesi de en kritik beklentiler arasında yer alıyor. İyi maaş elbette hâlâ önemli ancak artık tek başına çalışan bağlılığı oluşturmaya yetmiyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kurumsal Sürdürülebilirlik Açısından Stratejik Gösterge</strong></p>
<p>Konunun stratejik boyutuna da dikkat çeken <strong>Elif Elkin</strong>, &#8220;Bu tabloyu yalnızca insan kaynakları perspektifinden ele alamayız, kurumsal sürdürülebilirlik açısından da değerlendirmemiz gerekiyor. Çünkü çalışanların psikolojik dayanıklılığı, iyi oluş hali ve yaşam kalitesi artık şirketlerin performansını doğrudan etkileyen stratejik göstergeler arasında yer alıyor.</p>
<p>Son yıllarda kurumlarla yürüttüğümüz çalışmalarda çok net gözlemlediğimiz bir dönüşüm var. Çalışanlar artık yalnızca &#8216;Nerede çalışıyorum?&#8217; sorusunu sormuyor. Bunun yerine &#8216;Bu kurum bana nasıl hissettiriyor?&#8217;, &#8216;Burada kendim olarak var olabiliyor muyum?&#8217;, &#8216;İşim hayatımı destekliyor mu, yoksa tüketiyor mu?&#8217; sorularına yanıt arıyor. Bu değişim, kurumsal bağlılığın tanımını da yeniden şekillendiriyor.&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Daha Fazla Kazanmak Yerine Daha Kaliteli Yaşamak</strong></p>
<p>Mental sağlığın ücret beklentisinin önüne geçmesini değerlendiren <strong>Elkin</strong>, &#8220;Mental sağlığın maaş beklentisinin önüne geçmesi aslında şaşırtıcı değil. Çünkü kronik stres, sürekli erişilebilir olma baskısı, belirsizlikler ve tükenmişlik hissi uzun vadede hiçbir finansal kazanımla telafi edilemiyor. İnsanlar artık sadece daha fazla kazanmanın yanı sıra, daha kaliteli yaşamayı da talep ediyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Gerçek İş-Yaşam Dengesi: Sürdürülebilir Bir Yaşam Modeli</strong></p>
<p>İş-yaşam dengesi kavramının kapsamına değinen <strong>Elkin</strong>, &#8220;İş-yaşam dengesi de artık esnek çalışma modelinden ibaret bir kavram olmaktan çıktı. Gerçek anlamda iş-yaşam dengesi; çalışanın kendisine, ailesine, sosyal yaşamına, hobilerine ve fiziksel ile ruhsal sağlığına zaman ayırabildiği sürdürülebilir bir yaşam modeli anlamına geliyor. Çalışanların kurumlardan beklentisi de tam olarak bu.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Rekabet Artık Ücrette Değil, Çalışan Deneyiminde</strong></p>
<p>Yetenek yönetimindeki yeni dönemi yorumlayan <strong>Elif Elkin</strong>, &#8220;Bugün birçok şirket yetenek kazanımında zorlanırken asıl rekabet ücret politikalarından ziyade, çalışan deneyiminde yaşanıyor. İnsanlar kendilerini iyi hissettikleri, gelişebildikleri ve yaşamlarını sürdürülebilir şekilde planlayabildikleri kurumlarda kalmayı tercih ediyor. Bu nedenle çalışan refahını destekleyen uygulamalar artık yan hak kategorisinde değerlendirilemez. Bunlar doğrudan iş sonuçlarını etkileyen stratejik yatırımlardır.&#8221; görüşünü belirtti.</p>
<p><strong>Kurumsal Esenlik Bütünsel ve Sistematik Bir Yaklaşımdır</strong></p>
<p>Liderlere düşen rollere vurgu yapan <strong>Elkin</strong>, &#8220;Özellikle liderlere bu noktada önemli sorumluluk düşüyor. Kurumsal esenlik, birkaç etkinlik düzenlemek ya da dönemsel motivasyon programları hazırlamanın ötesinde çok kapsamlı bir çalışma gerektirir. Esenlik; kurum kültürüne yerleşmiş, yönetim anlayışıyla desteklenen ve tüm çalışan deneyimine yayılan bütünsel bir yaklaşımdır. Çalışanların zihinsel, duygusal ve sosyal iyilik halini de kapsayan sistematik uygulamalar geliştirilmediği sürece kalıcı başarıdan söz edilemez.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Geleceğin Güçlü Şirketleri İnsanı Merkeze Alacak</strong></p>
<p><strong>Elif Elkin</strong> sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Geleceğin güçlü şirketleri, çalışanlarına sadece kariyer fırsatı sunan kurumlar olmayacak. Aynı zamanda onların yaşam kalitesini yükselten, mental sağlıklarını koruyan ve insanı merkeze alan çalışma kültürleri inşa eden kurumlar öne çıkacak. Çünkü artık çalışanlar sadece bir iş seçmiyor; kendilerine nasıl bir hayat sunulduğunu da değerlendiriyor. Ve görünen o ki, bu yeni dönemde en güçlü rekabet avantajı, insanın iyi olma haline yapılan yatırım olacak.&#8221;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/calisanlarin-onceligi-esenlik/">ÇALIŞANLARIN ÖNCELİĞİ ESENLİK</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/calisanlarin-onceligi-esenlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 08:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<category><![CDATA[FedFaiz]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[TÜFE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti. ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="post-title">Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon yüksek kalırsa eylülde faiz artışını destekleyebileceğini söyledi. İran savaşı sonrası artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Collins’in mesajı, ABD TÜFE verisi öncesi piyasalarda tansiyonu yükseltti.</h1>
<h2 class="post-summary"></h2>
<p>ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır olduğunu belirterek Fed faiz artışı ihtimaline açık kapı bıraktı.</p>
<p>Açıklamanın zamanlaması piyasalar açısından kritik. ABD’de temmuz ayı tüketici enflasyonu bugün Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ve sonuç, Fed’in 16 Eylül’de vereceği karar öncesindeki en önemli göstergelerden biri olacak.</p>
<h3>Collins eylül için kapıyı açık bıraktı</h3>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad text-center square" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-087b-7183-afcd-bb57a2e00b27" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="true">
<div id="adslot-wq1jp3F1" data-google-query-id="CM-h54TZmpYDFYXoAgcd3OwKoA">
<div id="google_ads_iframe_/23275464136/Haber-Detay-Metinarasi-1_0__container__">Collins, enflasyonun yüksek seviyelerde kalması halinde faiz artışını eylül ayında destekleyebileceğini belirtti. Boston Fed Başkanı, önümüzdeki aylarda ekonomik koşulların daha sıkı bir para politikasını gerekli kılabileceğini düşünüyor.</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in mesajı Fed faiz artışı tartışmasında yeni bir gelişme olsa da merkez bankası içinde bu yöndeki görüşler ilk kez dile getirilmiyor. Temmuz toplantısında Fed politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tutarken üç üye 25 baz puanlık artıştan yana oy kullanmıştı.</p>
<p>Collins bu yıl faiz kararlarında oy kullanmıyor. Ancak Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarına katılıyor ve para politikası tartışmalarında görüşlerini dile getiriyor.</p>
<h3>Hayat pahalılığı Fed üzerindeki baskıyı artırıyor</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Collins’in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri ABD’de yaşam maliyetlerinin yüksek kalması oldu. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p>Petrol fiyatlarındaki son hareket de Fed’in işini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, yalnızca benzin ve ulaşımı değil üretim, lojistik ve birçok tüketici ürününün maliyetini etkileyerek enflasyonun daha dirençli kalmasına yol açabiliyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından belirleyici soru da burada ortaya çıkıyor. Merkez bankası enerji kaynaklı fiyat baskısını geçici kabul ederse faizleri değiştirmeden bekleyebilir; fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına ilişkin işaretler güçlenirse sıkılaşma ihtimali artabilir.</p>
<h3>Bütün hesap saat 15.30’da değişebilir</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Piyasaların gözü şimdi ABD’nin temmuz ayı tüketici enflasyonunda. Ekonomistlerin beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e gerilemesi yönünde.</p>
<p>Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artması bekleniyor. Yıllık çekirdek enflasyon tahmini ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyor.</p>
<p>Verinin beklentilerin altında kalması Fed faiz artışı beklentilerini yeniden zayıflatabilir. Buna karşılık özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü sürpriz görülmesi halinde Collins’in sözleri daha fazla ağırlık kazanabilir ve eylül toplantısında faiz artışı ihtimali güçlenebilir.</p>
<h3>Fed’de artış cephesi küçümsenmeyecek kadar güçlü</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı bir miktar azaltmıştı. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı açıklaması, piyasaların eylül ayındaki faiz artışı beklentisini aşağı çekmesine neden olmuştu.</p>
<p>Ancak Fed içinde enflasyona karşı daha sert davranılması gerektiğini savunan kanat hâlâ güçlü. Temmuz toplantısında üç yetkilinin faiz artışı istemesi ve Collins’in yeni açıklaması, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını gösteriyor.</p>
<p>Fed faiz artışı açısından önümüzde yaklaşık bir aylık kritik veri takvimi bulunuyor. Bugünkü enflasyonun ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak.</p>
<p>Bu nedenle piyasalar için asıl soru artık yalnızca Fed’in eylülde ne yapacağı değil, önümüzdeki verilerin merkez bankası içindeki dengeyi hangi tarafa çevireceği olacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/">EYLÜLDE FAİZ ARTIŞI MASADA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-faiz-artisi-masada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:41:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[KrediYapılandırma]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele kapsamında Haziran 2023’ten bu yana uygulanan sıkı para politikası ve makroihtiyati tedbirlerin bankacılık sektörünün kredi yapısına yansımaya devam ettiğini ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 8 artarak <strong>24,7 trilyon TL’ye</strong> ulaştı. Buna karşın, ödeme gücünde veya nakit akışında olumsuz gelişmeler gözlenen kredilerdeki artış daha hızlı gerçekleşti.</p>
<h3>YAKIN İZLEMEDEKİ KREDİLER 2,3 TRİLYON TL’Yİ AŞTI</h3>
<p class="isSelectedEnd">TBB verilerine göre ikinci grupta yer alan ve yakın izlemedeki krediler olarak tanımlanan kredi bakiyesi, Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 57</strong>, 2025 yıl sonuna göre ise <strong>yüzde 13 arttı</strong>.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu kredilerin toplamı <strong>2 trilyon 293 milyar TL’ye</strong> ulaşırken, toplam krediler içerisindeki payı yüzde 9,3’e yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün birinci ve ikinci grupta yer alan canlı kredilerinin toplamı ise 23,96 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece canlı kredilerin toplam kredi hacmindeki payı yüzde 97 oldu.</p>
<h3>YAPILANDIRMALARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Kredi riskindeki yükselişle birlikte bankaların yeniden yapılandırma ve yeni itfa planlarına yönelimi de hızlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mart 2026 itibarıyla yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin tutarı, 2025 yıl sonuna göre <strong>yüzde 15,8 artarak 1 trilyon 276 milyar TL’ye</strong> çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tutarın yüzde 94,2’sini yakın izlemedeki krediler oluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeniden yapılandırılan veya itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içerisindeki payı da <strong>yüzde 5,2’ye</strong> yükseldi. Bu oran 2025 sonunda yüzde 4,8, 2024 sonunda yüzde 4,6, 2023 sonunda ise yüzde 4,5 seviyesindeydi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece bankacılık sektöründe yakın izlemedeki kredilerin yeniden yapılandırılmasının toplam kredilere oranı <strong>son dört yılın en yüksek seviyesine</strong> ulaştı.</p>
<h3>TAKİPTEKİ ALACAKLARDA YÜZDE 95,8’LİK ARTIŞ</h3>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektöründe kredi kalitesine ilişkin bir diğer dikkat çekici gelişme ise takipteki alacaklarda yaşandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsil imkânı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki kredilerden oluşan 3, 4 ve 5’inci gruplardaki kredi bakiyesi, 2025 yıl sonuna göre yüzde 17,6 artarak <strong>648 milyar TL’ye</strong> yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacak bakiyesi, geçen yılın mart ayına göre ise <strong>yüzde 95,8 arttı</strong>. Böylece takipteki alacak oranı yüzde 2,6’ya yükselerek 2021 yılındaki yüzde 3 seviyesine yaklaştı.</p>
<h3>BANKALARDA KARŞILIK POLİTİKASI DA DEĞİŞİYOR</h3>
<p class="isSelectedEnd">Takipteki alacaklara yönelik yeniden yapılandırma veya yeni itfa planlarının ise sınırlı kaldığı görüldü. Bu kapsamda yaklaşık <strong>75 milyar TL’lik kredi bakiyesi</strong> yeniden yapılandırma veya itfa planına bağlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bankacılık sektörünün genel karşılık tutarı <strong>361 milyar TL</strong> olurken, genel karşılıkların yakın izlemedeki kredilere oranı yüzde 16 seviyesinde gerçekleşti. Önceki yıllarda yüzde 20’nin üzerinde bulunan bu orandaki gerilemede, bankaların yakın izlemedeki kredileri yeniden yapılandırma ve yeni ödeme planlarına bağlama eğiliminin etkili olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tahsili gecikmiş alacakların yüzde 76’sı oranında özel karşılık ayıran bankacılık sektörü, son dönemde varlık yönetim şirketlerine gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışlarının da etkisiyle karşılık oranlarında önceki yıllara göre daha düşük bir seviyede bulunuyor.</p>
<p><strong>Bankacılık sektöründeki veriler, kredi hacmi büyürken özellikle yakın izlemedeki ve takipteki kredilerdeki artışın yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.</strong></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/">KREDİDE RİSK BÜYÜYOR, YAPILANDIRMA HIZLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kredide-risk-buyuyor-yapilandirma-hizlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AON, 2026 YILI İKİNCİ ÇEYREK FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/aon-2026-yili-ikinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/aon-2026-yili-ikinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:32:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3688</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelir 4,2 milyar dolara yükseldi, organik büyüme yüzde 5 oldu Küresel risk ve insan sermayesi danışmanlık şirketi Aon, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ikinci çeyreğinde toplam gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artırarak 4,2 milyar dolara çıkardı. Aon’un ikinci çeyrek performansında organik gelir büyümesi yüzde 5 olarak gerçekleşirken, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aon-2026-yili-ikinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi/">AON, 2026 YILI İKİNCİ ÇEYREK FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Gelir 4,2 milyar dolara yükseldi, organik büyüme yüzde 5 oldu</h2>
<p class="isSelectedEnd">Küresel risk ve insan sermayesi danışmanlık şirketi Aon, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ikinci çeyreğinde toplam gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artırarak 4,2 milyar dolara çıkardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aon’un ikinci çeyrek performansında organik gelir büyümesi yüzde 5 olarak gerçekleşirken, faaliyet geliri yüzde 7 artışla 915 milyon dolara yükseldi. Faaliyet kâr marjı ise geçen yılki yüzde 20,7 seviyesinden yüzde 21,5’e çıktı.</p>
<h3>Düzeltilmiş hisse başına kazanç yüzde 9 arttı</h3>
<p class="isSelectedEnd">Şirketin düzeltilmiş faaliyet geliri ikinci çeyrekte yüzde 5 artarak 1,23 milyar dolara ulaşırken, düzeltilmiş faaliyet kâr marjı yüzde 28,9 seviyesine yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aon’un düzeltilmiş hisse başına kazancı da geçen yılın aynı dönemindeki 3,49 dolardan 3,81 dolara çıkarak yüzde 9 arttı. Buna karşılık hissedarlara atfedilebilir net gelir yüzde 3 gerileyerek hisse başına 2,58 dolar oldu.</p>
<h3>Risk sermayesi gelirleri arttı</h3>
<p class="isSelectedEnd">İkinci çeyrekte Risk Sermayesi gelirleri 140 milyon dolar artışla 3 milyar dolara ulaşırken, İnsan Kaynakları gelirleri 47 milyon dolar azalarak 1,2 milyar dolara geriledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aon, güçlü müşteri talebi ve yeni iş hacminin özellikle ticari risk ve reasürans çözümlerindeki büyümeyi desteklediğini bildirdi. Sağlık çözümleri ve varlık yönetimi alanlarında da organik büyüme kaydedildi.</p>
<h3>İlk yarıda serbest nakit akışı 846 milyon dolar</h3>
<p class="isSelectedEnd">Aon’un 2026 yılının ilk altı ayında faaliyetlerden sağladığı nakit akışı yüzde 5 artışla 986 milyon dolara yükseldi. Serbest nakit akışı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 846 milyon dolara ulaştı.<br />
Şirket, ikinci çeyrekte hissedarlarına toplam 775 milyon dolar sermaye iadesi gerçekleştirdi. Bunun 600 milyon doları hisse geri alımlarından, 175 milyon doları ise temettü ödemelerinden oluştu. İkinci çeyrekte yaklaşık 1,9 milyon adet A sınıfı hisse geri satın alındı.</p>
<h3>2026 beklentisi korundu</h3>
<p class="isSelectedEnd">Aon yönetimi, 2026 yılına ilişkin beklentilerini de değiştirmedi. Şirket, yıl genelinde orta tek haneli veya daha yüksek organik gelir büyümesi, 70-80 baz puanlık düzeltilmiş faaliyet kâr marjı genişlemesi, güçlü düzeltilmiş hisse başına kazanç büyümesi ve çift haneli serbest nakit akışı büyümesi öngörüyor.</p>
<p>Aon Başkanı ve CEO’su Greg Case, ikinci çeyrek sonuçlarının şirketin iş modelinin gücünü ve uygulama disiplinini ortaya koyduğunu belirterek, güçlü müşteri talebinin büyümeyi desteklediğini ifade etti. Şirket, yapay zekâ destekli analitik çözümler ve sermaye çözümlerinin de gelecek dönemde büyüme stratejisinde önemli rol oynayacağını vurguladı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aon-2026-yili-ikinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi/">AON, 2026 YILI İKİNCİ ÇEYREK FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/aon-2026-yili-ikinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FABRİKADA HER ŞEY YOLUNDA GÖRÜNÜRKEN MALİYETLER NASIL BÜYÜYOR?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fabrikada-her-sey-yolunda-gorunurken-maliyetler-nasil-buyuyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fabrikada-her-sey-yolunda-gorunurken-maliyetler-nasil-buyuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:33:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üretim süreçlerinde bilgi akışındaki gecikme nedeniyle ortaya çıkan operasyonel aksaklıklar görünmez maliyetlere dönüşüyor. Kalite sapmalarının geç fark edilmesi, stok kayıtlarının sahadaki gerçekliği yansıtmaması ve mühendislik değişikliklerinin ilgili süreçlere zamanında ulaşmaması; fire, yeniden işleme, acil tedarik, kapasite ve termin kaybına yol açıyor. Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fabrikada-her-sey-yolunda-gorunurken-maliyetler-nasil-buyuyor/">FABRİKADA HER ŞEY YOLUNDA GÖRÜNÜRKEN MALİYETLER NASIL BÜYÜYOR?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üretim süreçlerinde bilgi akışındaki gecikme nedeniyle ortaya çıkan operasyonel aksaklıklar görünmez maliyetlere dönüşüyor. Kalite sapmalarının geç fark edilmesi, stok kayıtlarının sahadaki gerçekliği yansıtmaması ve mühendislik değişikliklerinin ilgili süreçlere zamanında ulaşmaması; fire, yeniden işleme, acil tedarik, kapasite ve termin kaybına yol açıyor. Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor.</strong></p>
<p>Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor.</p>
<p>Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği<a href="https://www.deloitte.com/us/en/insights/industry/manufacturing-industrial-products/2025-smart-manufacturing-survey.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="4265"> </a><a href="https://www.deloitte.com/us/en/insights/industry/manufacturing-industrial-products/2025-smart-manufacturing-survey.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="4266">2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması</a>, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor.</p>
<p>Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor.</p>
<p><strong>Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor</strong></p>
<p>Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor.<a href="https://asq.org/quality-resources/cost-of-quality" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="4267"> </a><a href="https://asq.org/quality-resources/cost-of-quality" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="4268">2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na</a> göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor.</p>
<p>Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3684" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/IAS_IoT_Proje_Y__neticisi_Tolga_K______k.jpg" alt="" width="900" height="658" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/IAS_IoT_Proje_Y__neticisi_Tolga_K______k.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/IAS_IoT_Proje_Y__neticisi_Tolga_K______k-300x219.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/IAS_IoT_Proje_Y__neticisi_Tolga_K______k-768x561.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/IAS_IoT_Proje_Y__neticisi_Tolga_K______k-190x140.jpg 190w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>“Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir”</strong></p>
<p><strong>IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük</strong>, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.”</p>
<p>Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor.</p>
<p>Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fabrikada-her-sey-yolunda-gorunurken-maliyetler-nasil-buyuyor/">FABRİKADA HER ŞEY YOLUNDA GÖRÜNÜRKEN MALİYETLER NASIL BÜYÜYOR?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fabrikada-her-sey-yolunda-gorunurken-maliyetler-nasil-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SANAYİ ÜRETİMİ YILLIK YÜZDE 1,4 GERİLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-geriledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-geriledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:01:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İmalatSanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[SanayiÜretimi]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üretimde Haziran’da Sınırlı Artış, Yıllık Bazda Daralma Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre sanayi üretim endeksi, haziran ayında aylık bazda yüzde 0,1 artarken, yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. Sanayinin alt sektörlerinde yıllık bazda madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 1,6, imalat sanayi yüzde 1,5 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi yüzde 1,1 arttı. Türkiye İstatistik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-geriledi/">SANAYİ ÜRETİMİ YILLIK YÜZDE 1,4 GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Üretimde Haziran’da Sınırlı Artış, Yıllık Bazda Daralma</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre sanayi üretim endeksi, haziran ayında aylık bazda yüzde 0,1 artarken, yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi.</p>
<p>Sanayinin alt sektörlerinde yıllık bazda <strong>madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 1,6</strong>, <strong>imalat sanayi yüzde 1,5</strong> gerilerken, <strong>elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi yüzde 1,1</strong> arttı.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,4 geriledi.</p>
<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziranda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,5 azalırken elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,1 artış gösterdi.</p>
<p>Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 14,4 artış hesaplandı.</p>
<h2>Sanayi üretiminde aylık veriler</h2>
<p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,1 arttı.</p>
<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,5 azalırken imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 yükseldi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-geriledi/">SANAYİ ÜRETİMİ YILLIK YÜZDE 1,4 GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-geriledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜÇÜK İŞLETMELER, BÜYÜK SİBER RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:56:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[DijitalGüvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[SiberGüvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[SiberRisk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik her ölçekteki işletme için bir gereklilik. Kurumsal firmalar siber güvenlik savunmalarını güçlendirdikçe siber suçlular odak noktalarını, genellikle değerli verilerini korumak için gerekli gelişmiş güvenlik önlemlerinden yoksun olan küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ&#8217;ler) yöneltti. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, küçük ölçekli işletmelerin hangi siber güvenlik önlemlerini almaları gerektiğini inceledi. KOBİ’lerin artan siber tehditlere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/">KÜÇÜK İŞLETMELER, BÜYÜK SİBER RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik her ölçekteki işletme için bir gereklilik. Kurumsal firmalar siber güvenlik savunmalarını güçlendirdikçe siber suçlular odak noktalarını, genellikle değerli verilerini korumak için gerekli gelişmiş güvenlik önlemlerinden yoksun olan küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ&#8217;ler) yöneltti. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, küçük ölçekli işletmelerin hangi siber güvenlik önlemlerini almaları gerektiğini inceledi. KOBİ’lerin artan siber tehditlere karşı nasıl bir güvenlik stratejisi oluşturması gerektiğine yönelik önerilerini paylaştı.</strong></p>
<p>Siber suçlular artık yalnızca büyük şirketleri değil, güvenlik yatırımları sınırlı olan KOBİ&#8217;leri de öncelikli hedef olarak görüyor. Para veya veri çalmak için her geçen gün yöntemlerini daha sofistike hâle getiriyor ve işletmeleri itibar kaybı, mali kayıp ve hatta iflas riskiyle karşı karşıya bırakıyorlar. Yapay zekâ araçlarının yardımıyla dolandırıcılık yöntemleri daha hızlı oluşturulduğundan mağduriyetler de artıyor.</p>
<p><strong>KOBİ&#8217;lerin karşılaştığı en yaygın siber tehditler</strong></p>
<p><strong>Kimlik avı</strong>, siber suçluların sahte e-postalar, metinler veya web siteleri kullanarak çalışanları kullanıcı adları, parolalar veya finansal bilgiler gibi hassas bilgileri ifşa etmeleri için kandırdığı en yaygın tehditlerden biridir.</p>
<p><strong>İş e-postalarının ele geçirilmesi </strong>(BEC), siber suçluların güvenilir yöneticileri veya ortakları taklit ederek çalışanları para aktarmaya veya gizli bilgileri ifşa etmeye yönlendirdiği bir sosyal mühendislik taktiğidir.</p>
<p>Virüsler, casus yazılımlar ve Truva atları gibi <strong>kötü amaçlı yazılımlar </strong>sistemlere zarar verebilir, hassas bilgileri çalabilir veya iş süreçlerini bozarak maliyetli kesintilere yol açabilir.</p>
<p><strong>Fidye yazılımı</strong>, bir işletmenin verilerini kilitleyen ve şifre çözme anahtarı için fidye talep eden bir kötü amaçlı yazılım türüdür. Bu durum, özellikle fidyeyi ödeyecek veya verileri etkili bir şekilde kurtaracak kaynaklara sahip olmayan KOBİ&#8217;ler için operasyonel kesinti, veri kaybı ve itibar kaybına neden olabilir.</p>
<p><strong>Yeniden kullanılan parolalar </strong>ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) eksikliği, siber suçluların sistemlere ve verilere yetkisiz erişim sağlamasına olanak tanıyan kapıları daha da açmaktadır.</p>
<p><strong>Güncel olmayan yazılımlar ve yama güvenlik açıkları, </strong>gözden kaçan diğer risklerdir. Siber suçlular sistemlere sızmak ve veri ihlallerine ya da diğer hasar türlerine neden olmak için bu açıklardan faydalanır.</p>
<p><strong>Tedarik zinciri saldırılarının </strong>da sayısı ve etkisi artıyor. Araştırma raporlarına göre KOBİ’ler üçüncü taraflar veya tedarikçilerle bağlantılı saldırıların da içerisinde yer alıyor.</p>
<p><strong>KOBİ&#8217;ler için siber güvenlik stratejisi</strong></p>
<p>Kapsamlı bir siber güvenlik stratejisi uygulamak çok önemli. KOBİ&#8217;ler en son tehditler hakkında bilgi sahibi olarak ve önleme öncelikli bir zihniyet benimseyerek varlıklarını, itibarlarını ve geleceklerini koruyabilirler. Sağlam bir siber güvenlik stratejisi oluşturmak için aşağıdaki adımlar atılmalıdır:</p>
<p><strong>Risk değerlendirmesi. </strong>Kapsamlı bir risk değerlendirmesi ile başlayın. Bu, müşteri verileri, fikri mülkiyet ve mali kayıtlar gibi kritik varlıkların tanımlanmasını; kimlik avı saldırıları ve fidye yazılımları gibi potansiyel tehditlerin değerlendirilmesini ve güncel olmayan yazılım veya yetersiz çalışan eğitimi gibi güvenlik açıklarının değerlendirilmesini içerir. Riskler belirlendikten sonra, potansiyel etki ve olasılıklarına göre önceliklendirilmelidir.</p>
<p><strong>Sistem güvenliği. </strong>Kötü niyetli faaliyetleri engellemek için antivirüs yazılımı, VPN, parola yöneticisi, güvenlik duvarları ve diğer güvenlik araçlarına yatırım yapın, yetkisiz erişimi önlemek için verileri şifreleyin ve şüpheli faaliyetleri izlemek için tespit ve önleme sistemleri kullanın. Düzenli, otomatik yedeklemeler de zorunludur. Daha fazla KOBİ bulut hizmetlerine geçtikçe Bulut Güvenliği Duruş Yönetimi (CSPM) hayati bir araç olarak ortaya çıkmıştır. CSPM, bulut yapılandırmalarındaki güvenlik açıklarının belirlenmesine ve giderilmesine yardımcı olarak verilerin güvende kalmasını sağlar. Ayrıca yapay zekâ (AI) ve makine öğrenimi (ML), anormallikleri ve potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit ederek siber güvenliği dönüştürüyor ve işletmelerin riskleri proaktif olarak azaltmasına olanak tanıyor.</p>
<p><strong>Eğitimler. </strong>İhlallerin %60&#8217;ında hatalar veya sosyal mühendislik saldırıları da dâhil olmak üzere insan hataları rol oynamıştır. Bu nedenle, sürekli siber güvenlik eğitimi şarttır. İşletmeler çalışanlarını en yaygın güvenlik açıkları konusunda eğitmeli, şüpheli faaliyetleri fark edebilmelerini ve risk yönetimi süreçlerini yürütebilmelerini sağlamalıdır. <a href="https://www.eset.com/us/home/link-checker/?srsltid=AfmBOorpdwagwQDFixWv6DIY-KEB6c7srGgVFrHa2qK5wr6IjyFbHJjd" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="18833">ESET&#8217;in ücretsiz, kullanımı kolay bağlantı denetleyicisi</a>, tehlikeli URL&#8217;lerden kaçınmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Kılavuzlar ve politikalar. </strong>Hassas verileri yetkili personelle kısıtlamak için erişim kontrol politikaları, şifreleme gibi veri koruma önlemleri veya parola protokolleri ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) uygulayın. Sıfır güven mimarisi &#8220;asla güvenme, her zaman doğrula&#8221; ilkesine göre çalışır. Bu yaklaşım, kullanıcıların ve cihazların sürekli olarak kimliklerinin doğrulanmasını ve onaylanmasını gerektirerek yetkisiz erişim riskini önemli ölçüde azaltır.</p>
<p><strong>Uyumluluk. </strong>Yasal sonuçlardan veya para cezalarından kaçınmak için düzenleyici çerçevelere uyum zorunludur. İşletmeler geçerli gereklilikleri belirlemeli, gerekli kontrol prosedürlerini uygulamalı ve politikaların, risk değerlendirmelerinin ve olay müdahalelerinin ayrıntılı kayıtlarını tutmalıdır.</p>
<p><strong>Olay müdahale planı. </strong>Güvenlik ihlallerinin tespit edilmesi, kontrol altına alınması ve hafifletilmesine yönelik doğru süreç, dijital güvenlik stratejisinin bir diğer önemli bileşenidir. Özel bir olay müdahale planı, müdahale ekibinin rol ve sorumluluklarını ana hatlarıyla belirler, paydaşları bilgilendirmek için dâhili ve harici iletişim stratejileri oluşturur ve gelecekteki güvenlik önlemlerini güçlendirmek için bir inceleme süreci tanımlar.</p>
<p><strong>Denetimler ve izleme. </strong>Siber tehditler sürekli gelişmektedir, bu nedenle güvenliği korumak için sürekli izleme gereklidir. İşletmeler, savunmaları değerlendirmek ve güvenlik açıklarını belirlemek için düzenli denetimler yapmalıdır.</p>
<p><strong>Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA) özelliğini etkinleştirin: </strong>Mümkün olduğunda MFA ile hesaplara ekstra bir güvenlik katmanı eklenmelidir.</p>
<p><strong>Düzenli yedeklemeler: </strong>Bu, siber saldırılardan en az hasarla kurtulmaya ve işinize hızlı bir şekilde geri dönmeye yardımcı olur.</p>
<p><strong>Güvenilir siber güvenlik  çözümlerini kullanın: </strong>Ücretsiz veya düşük maliyetli siber güvenlik çözümleri ve diğer yazılımlara dâhil edilmiş siber güvenlik çözümleri cazip görünebilir ancak sınırlamaları var. Dolandırıcılık önleme özelliklerine sahip, SOHO odaklı siber güvenlik çözümleri arayın. Tüm cihazlarınızı (PC&#8217;ler, telefonlar, tabletler ve sunucular) koruduğunuzdan emin olun.</p>
<p>KOBİ&#8217;ler için siber güvenlik artık yalnızca BT departmanlarının sorumluluğu değil, aksine  İş sürekliliğini ve kurumsal itibarı koruyan stratejik bir yatırım olarak görülmeli. Doğru güvenlik çözümleri, düzenli eğitim ve proaktif bir yaklaşım, küçük işletmelerin büyük siber risklere karşı en güçlü savunmasını oluşturuyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/">KÜÇÜK İŞLETMELER, BÜYÜK SİBER RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kucuk-isletmeler-buyuk-siber-risklerle-karsi-karsiya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ ADALET KOMİSYONU’NDA KABUL EDİLDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/cerceve-yasa-teklifi-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/cerceve-yasa-teklifi-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AdaletKomisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇerçeveYasa]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MilliDayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[ToplumsalBütünlük]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeGündemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen düzenleme, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi sonrasında uygulanacak hukuki süreçleri düzenlemeyi amaçlıyor. Düzenleme kapsamında, ilgili tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/cerceve-yasa-teklifi-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/">ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ ADALET KOMİSYONU’NDA KABUL EDİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi</strong>, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. <strong>17,5 saat süren görüşmelerin ardından</strong> kabul edilen düzenleme, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi sonrasında uygulanacak hukuki süreçleri düzenlemeyi amaçlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">
<p class="isSelectedEnd">Düzenleme kapsamında, ilgili tespitin <strong>Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından</strong> soruşturma ve kovuşturmalar, verilen mahkûmiyetlerin infazının ertelenmesi ve diğer hukuki işlemlere ilişkin esasların belirlenmesi öngörülüyor.</p>
<p> Teklif; örgütü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ile örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen ve örgüt lehine gerçekleştirilen belirli suçları kapsıyor.</p>
<p>Teklifte &#8220;Örgüt&#8221;, PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, &#8220;Kurul&#8221;, düzenlemenin ilgili hükmü uyarınca oluşturulacak Kurul şeklinde tanımlanıyor.</p>
<p>Teklife göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete&#8217;de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç, teklifin kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek.</p>
<p>Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve Hazineye irat kaydedilecek. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilecek. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilecek.</p>
<p>Bu hüküm uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hüküm uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilecek.</p>
<p>Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da düzenlemenin kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.</p>
<p>Düzenleme uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilecek.</p>
<p>Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilecek.</p>
<h2>Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi</h2>
<p>Verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, belirlenen amaç için kullanılabilecek.</p>
<p>Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.</p>
<p>Teklifle, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı&#8217;nın Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu hükmün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zamanaşımı işlemeyecek.</p>
<p>İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Ayrıca bu kapsamda verilen erteleme kararları, oluşturulan sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde belirlenen amaç için kullanılabilecek.</p>
<p>Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.</p>
<h2>Takip, koordinasyon ve uygulama hükümleri</h2>
<p>Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri&#8217;nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. İhtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilecek, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek.</p>
<p>Kurul tarafından sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilecek.</p>
<p>PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı&#8217;nın Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasını müteakiben bu düzenlemenin amacı ve kapsamı doğrultusunda örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilecek. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulacak.</p>
<p>Teklif uyarınca verilen erteleme kararları, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilecek.</p>
<p>Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hakimliğinden veya mahkemesinden, mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması infaz hakimliğinden Kurul tarafından talep edilecek.</p>
<p>Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilecek. Bu kararlara karşı itiraz edilebilecek. Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekecek.</p>
<p>Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca düzenleme kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilecek.</p>
<h2>Silah ve malzeme teslimi</h2>
<p>Teklif kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.</p>
<p>Teklif hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı&#8217;nın Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.</p>
<p>Teklif kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek. Teklifin amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.</p>
<p>TBMM Adalet Komisyonu&#8217;ndaki görüşmeler 17,5 saat sürdü.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/cerceve-yasa-teklifi-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/">ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ ADALET KOMİSYONU’NDA KABUL EDİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/cerceve-yasa-teklifi-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
