<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 08:39:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AÇLIK SINIRI 38 BİN TL&#8217;Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL&#8217;Yİ AŞTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 08:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[AçlıkSınırı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[YaşamMaliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[YoksullukSınırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR&#8217;ın temmuz ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 216 TL&#8217;ye, yoksulluk sınırı ise 117 bin 336 TL&#8217;ye yükseldi. Artan gıda ve yaşam maliyetleri hanelerin geçim yükünü artırmaya devam ediyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, temmuz ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, dört kişilik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/">AÇLIK SINIRI 38 BİN TL’Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="172" data-end="429"><strong>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR&#8217;ın temmuz ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 216 TL&#8217;ye, yoksulluk sınırı ise 117 bin 336 TL&#8217;ye yükseldi. Artan gıda ve yaşam maliyetleri hanelerin geçim yükünü artırmaya devam ediyor.</strong></p>
<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, temmuz ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması temmuz ayında bir önceki aya kıyasla 220 lira artarak 38 bin 216 liraya yükseldi.</p>
<p>Gıda dışındaki barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve benzeri temel ihtiyaçlar için yapılması gereken aylık harcama ise bin 11 liralık artışla 79 bin 121 liraya çıktı.</p>
<p>Böylece, açlık sınırı ile gıda dışı temel ihtiyaçların toplamından oluşan yoksulluk sınırı temmuz ayında bir önceki aya göre bin 230 lira artış göstererek 117 bin 336 liraya ulaştı. Araştırmaya göre son bir yılda açlık sınırı 10 bin 546 lira, gıda dışı ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 21 bin 448 lira, yoksulluk sınırı ise 31 bin 992 lira arttı.</p>
<p>Raporda, 28 bin 75 lira olan asgari ücretin açlık sınırının 10 bin 141 lira altında kaldığı, 23 bin 552 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığının ise açlık sınırının 14 bin 664 lira gerisinde olduğu belirtildi. Temmuz ayında yüzde 17,76 zamla 70 bin 218 liraya çıkan en düşük memur maaşının yoksulluk sınırının yaklaşık yüzde 60&#8217;ını, 81 bin 23 lira olan ortalama memur maaşının ise yaklaşık yüzde 69&#8217;unu karşılayabildiği ifade edildi.</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="019ef963-32e1-73eb-809c-1f4def584acf" data-region="019ef963-3218-7170-b57e-dbf1e449ccdc" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true" data-gtm-vis-first-on-screen6120021_502="34271">
<div id="gpt_unit_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0" data-google-query-id="CKK787Dy6pUDFWZMkQQdL_4Qbw">
<div id="google_ads_iframe_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0__container__">Asgari Ücretliler İçin Açlık Sınırı Alarmı</div>
</div>
</div>
<p>Araştırmada, yılın ikinci yarısında artırılmayan asgari ücretin temmuz ayındaki açlık sınırını karşılayabilmesi için en az yüzde 36,1 oranında zamlanması gerektiği değerlendirilirken, yaklaşık 10 milyon asgari ücretli ve asgari ücrete yakın gelir elde eden çalışan ile 5,1 milyon en düşük emekli aylığı alan kişinin gıda yoksulluğu riskiyle karşı karşıya bulunduğu kaydedildi.</p>
<h2>Dört asgari ücret bile yoksulluk sınırını aşamıyor</h2>
<p>Rapora göre, dört kişilik bir ailede tek bir asgari ücret yalnızca 22 günlük beslenme giderini karşılayabiliyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışması halinde elde edilen toplam gelirin bile yoksulluk sınırının 5 bin 36 lira altında kaldığı belirtildi. En düşük emekli aylığının ise yalnızca 18 günlük beslenme giderine yettiği ve yoksulluk sınırının yaklaşık yüzde 20&#8217;sini karşılayabildiği ifade edildi.</p>
<h2>Sebze zamlandı, meyve ve balık harcaması geriledi</h2>
<p>Araştırmada, dengeli beslenme için yapılması gereken harcamalarda temmuz ayında bazı kalemlerde düşüş yaşanırken bazı ürünlerde artış görüldü. Buna göre, balık ve yumurta harcaması aylık bazda 202 lira azalarak 10 bin 883 liraya geriledi. Süt, yoğurt ve peynir harcaması 140 lira artarak 8 bin 182 liraya yükseldi. Taze meyve harcaması 417 lira azalarak 2 bin 973 liraya düştü. Taze sebze harcaması ise 576 lira artışla 6 bin 5 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna harcaması 3 bin 275 lira, pirinç ve bulgur harcaması bin 634 lira, yağ harcaması bin 22 lira, şeker-bal-reçel harcaması 2 bin 723 lira, zeytin harcaması ise 779 lira olarak hesaplandı.</p>
<p>Araştırmaya göre temmuz ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 11 bin 158 lira, yetişkin kadın için 8 bin 759 lira, genç için 11 bin 939 lira, çocuk için ise 6 bin 360 lira olarak hesaplandı.</p>
<h2>Dört kişilik ailenin gıda dışı gideri 79 bin lirayı aştı</h2>
<p>Raporda, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için aylık harcama tutarının 79 bin 121 liraya yükseldiği belirtildi. Buna göre ortalama barınma (kira dahil) harcaması 23 bin 705 lira, ulaştırma harcaması 18 bin 330 lira, ev eşyası harcaması 8 bin 223 lira, giyim ve ayakkabı harcaması 6 bin 646 lira, tatil ve otel harcaması 5 bin 928 lira, çeşitli mal ve hizmet harcamaları 4 bin 730 lira, sağlık harcamaları 3 bin 184 lira, bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 273 lira, eğitim harcamaları 2 bin 944 lira ve eğlence-kültür harcamaları 2 bin 158 lira olarak hesaplandı.</p>
<h2>Temmuzda yoksulluk sınırı 117 bin lirayı aştı</h2>
<p>Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde ve hiçbir yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Temmuz 2026 itibarıyla 117 bin 336 liraya çıktı. Yoksulluk sınırında temmuzda bin 230 liralık, yılın ilk yedi ayında 22 bin 423 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 31 bin 992 liralık artış oldu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/">AÇLIK SINIRI 38 BİN TL’Yİ, YOKSULLUK SINIRI 117 BİN TL’Yİ AŞTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/aclik-siniri-38-bin-tlyi-yoksulluk-siniri-117-bin-tlyi-asti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TCMB TEMMUZ AYINDA FAİZİ %37&#8217;DE SABİT TUTTU</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tcmb-temmuz-ayinda-faizi-7de-sabit-tuttu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tcmb-temmuz-ayinda-faizi-7de-sabit-tuttu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:32:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[FaizKararı]]></category>
		<category><![CDATA[PPK]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %37 seviyesinde sabit bıraktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz&#8217;da gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından temmuz ayı politika faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizini bir önceki ay olduğu gibi yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Kararla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tcmb-temmuz-ayinda-faizi-7de-sabit-tuttu/">TCMB TEMMUZ AYINDA FAİZİ %37’DE SABİT TUTTU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="77" data-end="252">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak <strong data-start="218" data-end="252">%37 seviyesinde sabit bıraktı.</strong></p>
<p data-start="316" data-end="571"><strong data-start="316" data-end="571">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz&#8217;da gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından temmuz ayı politika faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizini bir önceki ay olduğu gibi yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.</strong></p>
<p data-start="573" data-end="751">Kararla birlikte TCMB, sıkı para politikası duruşunu korurken enflasyonla mücadelede mevcut stratejisini sürdürdü. Haziran ayında da politika faizi yüzde 37 olarak belirlenmişti.</p>
<p data-start="753" data-end="1048">Piyasalarda faiz oranının sabit tutulması sonrasında özellikle <strong data-start="816" data-end="901">Türk lirası mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru ve altın fiyatlarının</strong> seyri yakından izlenmeye devam ediyor. Uzmanlar, mevcut faiz seviyesinin TL varlıklara olan ilgiyi desteklemeyi sürdürebileceğini değerlendiriyor.</p>
<h3 data-start="1050" data-end="1106"><span role="text"><strong data-start="1054" data-end="1106">PPK Kararında Dikkate Alınan Başlıca Göstergeler</strong></span></h3>
<ul data-start="1107" data-end="1331">
<li data-start="1107" data-end="1143">Enflasyon görünümü ve beklentileri</li>
<li data-start="1144" data-end="1165">Parasal göstergeler</li>
<li data-start="1166" data-end="1190">Döviz kuru gelişmeleri</li>
<li data-start="1191" data-end="1207">Kredi büyümesi</li>
<li data-start="1208" data-end="1234">Toplam arz-talep dengesi</li>
<li data-start="1235" data-end="1279">Kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları</li>
<li data-start="1280" data-end="1298">Birim maliyetler</li>
<li data-start="1299" data-end="1331">Maliye politikası göstergeleri</li>
</ul>
<h3 data-start="1333" data-end="1362"><span role="text"><strong data-start="1337" data-end="1362">Enflasyonda Son Durum</strong></span></h3>
<p data-start="1363" data-end="1626">Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre, <strong data-start="1430" data-end="1510">Haziran 2026&#8217;da tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık ise yüzde 32,11</strong> olarak gerçekleşti. TCMB&#8217;nin para politikası kararlarında enflasyon görünümü temel belirleyici olmaya devam ediyor.</p>
<p data-start="1363" data-end="1626">Kaynak: enuygunfinans</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tcmb-temmuz-ayinda-faizi-7de-sabit-tuttu/">TCMB TEMMUZ AYINDA FAİZİ %37’DE SABİT TUTTU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tcmb-temmuz-ayinda-faizi-7de-sabit-tuttu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİM BAŞKANI GÜLTEPE: &#8220;SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ&#8221;</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:58:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[MustafaGültepe]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TİM]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetlerinin sanayi sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, konkordato başvurularındaki artışa dikkat çekti. Gültepe, mevcut ekonomik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi. İstanbul Sanayi Odası [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/">TİM BAŞKANI GÜLTEPE: “SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="59" data-end="153"><strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetlerinin sanayi sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, konkordato başvurularındaki artışa dikkat çekti. Gültepe, mevcut ekonomik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</strong></p>
<p>Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi.</p>
<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında düzenlenen panelde erken sanayisizleşme riski ve iş dünyasının yaşadığı sorunlar mercek altına alındı ve çözüm önerileri paylaşıldı.</p>
<p>İSO Meclisi’ndeki panelde konuşan sektör temsilcileri de Türkiye’nin mevcut ihracat pazarlarını kaybettiğini, fiyat rekabetini yitirdiğini ve sanayinin “ağır hasta” durumda olduğunu vurguladı. Çözüm için katma değerli üretim, Ar-Ge ve yeni pazarlara yönelme çağrısı yapıldı.</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="019ef963-32e1-73eb-809c-1f4def584acf" data-region="019ef963-3218-7170-b57e-dbf1e449ccdc" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true" data-gtm-vis-first-on-screen6120021_502="46322">
<div id="gpt_unit_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0" data-google-query-id="CO7Yy-PQ6JUDFXhC9ggdjCYR9g">
<div id="google_ads_iframe_/23198335094/ekonomim.com/ekonomim_480x320_3_0__container__"><strong>&#8220;Nefese ihtiyacımız var&#8221;</strong></div>
</div>
</div>
<p>Panelde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, hükümet yetkililerine sanayicinin sorunlarını sık sık dile getirdiklerini söyledi.</p>
<p>“Ortada bir program var. O programdan dolayı bir strateji var, futboldan mütevelli bir oyun şekli var. Bu oyun şeklini mevcut durumda kimse değiştiremiyor” açıklamasını yapan Gültepe, “Bugün nefes alamadığım noktada gelecekte nasıl marka alacağım? Bugün bu noktaya gelinmiş. Bundan sonrası nasıl olacak? Mevcutları kaybediyoruz. Ben nefes alamıyorum sen bana diyorsun ki uçak yap.  Nefes alamıyorum, nefese ihtiyacım var. Tüm sanayilerde sorun var. Avrupa’nın durgunluğunu biliyoruz. Şu an biz mevcut pazarı kaybediyoruz” dedi.</p>
<h2>Maliyetleri düzeltecek bir hareket gerekiyor</h2>
<p>“Ya bu programdan vazgeçilecek, ya da başka bir şey olamayacak. Bu şekilde ne zamanki enflasyon yüzde 20’nin altına düşse de bu maliyetleri düzeltecek bir hareket gerekiyor. Nasıl düzelecek en büyük sorun bu&#8221; açıklamasını yapan Gültepe, “Son 2-3 yılda konkordato sayıları üç katına çıktı. Niye? Hep mi başarısız bu iş insanları? Ne değişti? Kendi yaptığı planla ekonomik planlar farklılaştı. Yüzde 18-20 faizken, yüzde 50 ile alıyoruz. Yüzde 50 faizle hangi iş insanı kredi alıp, iki sene dayanabilir? Dayanamaz” dedi. Gültepe, “Ekonomi politikalarının değişmesi lazım” uyarısında bulundu.</p>
<h2>&#8220;İhracatımızın pusulasını değiştirmeliyiz&#8221;</h2>
<p>DEİK Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ise, Türkiye’nin ihracatının yüzde 54’ünün Avrupa ülkelerine yapıldığını anımsattı.</p>
<p>Young, “Biz halen yavaş büyüyen ülkeye dolu dolu ihracat yapıyoruz. Hızlı büyüyen ülkelere ihracat yapmalıyız. AB, konfor alanından çıkıp uzak bölgelere orta sınıfın çok daha yoğun olacak bölgelere pusulamızı koyalım. Goldman Sachs’ın araştırmasına göre 2075’te dünyanın en büyük 3 ekonomisi Çin, Hindistan, ABD. 160-170 trilyon dolar ilk üç ekonomiden oluşacak. Hindistan da sağlam geliyor. Almanya 9. sırada. İlk 10’da başka Avrupa ülkesi yok. Mısır 7., Brezilya 8. sırada. İhracatımızın pusulasını değiştirmeliyiz” dedi.</p>
<h2>&#8220;Markette, restoranda, her yerde pahalıyız&#8221;</h2>
<p>İSO Meclis Üyesi, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, ihracatçının yurt dışı pazarlarda fiyat rekabetini kaybettiğini belirtti.</p>
<p>“Biz pahalıyız. Pahalılıktan başka hiçbir problemiz yok” ifadelerini kullanan Özkan, “Ar-Ge inovasyon konularına katılıyorum ama bizim ipek kirpik takmak, ruj sürmekten önce böbreklerimizdeki taşın, kanserin alınmasına ihtiyacımız var” dedi. “Kimseden bir şey görmedik ki. Devletten de bir şey görmedik” ifadelerini kullanan Özkan, “Sanayi Bakanlığı’nda da söyledim; mezarımızdan taş çalmayın, şefaatinizden vazgeçtim. Biz bir şey istemiyoruz. Bizim fiyat problemimiz çözülse dünyanın her yerine mobilya satarız. Dünyada mobilyada 6. sıraya yerleşmişken, bugün 10, 11inci sıralara geriledik. Pahalıyız.  Markette, restoranda her şeyde pahalıyız” dedi.</p>
<h2>&#8220;Ağır hasta vaziyetteyiz&#8221;</h2>
<p>Türkiye Makine Federasyonu İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran da sanayicinin durumuna ilişkin, “Kalp hastası, damar tıkanmış, kalp krizi geçirecek hastanın başındayız. O hastalıkla ilgili bir şeyler diyeceğimize sağlıklı yaşaması için neler yapması gerektiğini konuluyoruz. Biz ağır hasta vaziyetteyiz. Bu gerçeği kabul edip, onun üzerine konuşmalıyız. Türkiye’nin bu toprakların değer üretme kapasitesi kişi başı 20 bin dolar milli gelire denk geliyor. 18-20 bin dolar kişi başı milli gelir seviyesi bizim için gerçekçi bir yer mi? 4-5 senede 20 bin dolara gelmek için ne yaptık” diye sordu.</p>
<p>İSO Meclis Üyesi Abdurrahman Uzun da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde sanayiciler için açıkladığı destek paketine değindi. Uzun, “Eminim bunun kullanılması, sahaya inmesi en az iki ay sürecek. Bugün, yarın bile geç olacak durumda olan bir sürü insan var” diyerek TİM Başkanı’na “Siz kurumların başındaki başkanlarımız, bu anlamda güçlü bir çıkış yaptığınızda bir araya gelmenizi engelleyen bir şey var mı” sorusunu yöneltti.</p>
<h2>&#8220;Asıl değer yaratan ucuz iş gücü değil&#8221;</h2>
<p>Türkiye’nin önünde istihdamı eskisi kadar güçlü olmayan bir sanayileşme imkanı olduğunu söyleyen TTC Danışmanlık Kurucu Ortağı Tankut Turnaoğlu, “Asıl değer yaratan ucuz iş gücü değil. Sermaye, verim ve enerjiye ulaşım en büyük katma değerli sağlayacak. Şirketlerin robotik ve otomasyon çağında bunu en etkili şekilde yapacak sermayeye ihtiyacı. Üretimdeki çalışan sayısı yerini, robot ve otomasyona verecek” dedi.</p>
<p>“Daha önce çalıştığım şirkette son 15 yılda çalışan sayısı azaldı ama şirketin değeri iki katına çıktı” açıklamasını yapan Turnaoğlu, “İster istemez istihdam farklı sektörlere kayabilir. Daha katma değerli bir sanayiye yönelik o dönüşümü yapabilen ülkeler, sanayileşmelerine daha yüksek katma değerle devam edebilecek” diye konuştu.</p>
<h2>&#8220;Kurumları yeniden organize etmeliyiz&#8221;</h2>
<p>“Türkiye’deki şirketler yapısal bir ayıklamadan geçiyor. Bunun kalıcı olduğuna bakmak lazım” ifadelerini kullanan Turnaoğlu, “Kur odaklı bir çözümü öngörmektense mevcut yapıda maliyet yapımızı nasıl sürdürülebilir hale getiririz, buna bakmak lazım. Maliyet azaltıcı tedbirler tabi ki önemli ama tek başına çözüm değil. Hangi alanlarda farklılaşabiliyorsak, markalaşabiliyorsak oraya eş zamanlı yatırım yapıp fiyatlamamızı da ona göre ayarlamalıyız. Şu anda bir numaralı öncelik nakit yönetimi, alacaklarımızı alabilmek. Maliyet yapımızı sağlıklı bir karlılığa getiremezsek ileriki dönemi geçmemiz çok zor. Bunun da tek çıkış noktası marka ve inovasyon temelli bir durum. Kurumları marka temelli yeniden organize etmemiz gerekiyor. Markaya da inanmamız gerekiyor” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/">TİM BAŞKANI GÜLTEPE: “SANAYİCİ NEFES ALAMIYOR, EKONOMİ POLİTİKALARI DEĞİŞMELİ”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tim-baskani-gultepe-sanayici-nefes-alamiyor-ekonomi-politikalari-degismeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E-TİCARET HAZIRLIKLARI LOJİSTİK DEPOLARI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/lojistik-depolarinin-degerini-belirleyen-faktorler-neler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/lojistik-depolarinin-degerini-belirleyen-faktorler-neler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:21:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[LOJİSTİK ULAŞTIRMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temmuz ayında e-ticaret şirketlerinin sonbahar ve yılın son çeyreğine yönelik depo planlamalarını hızlandırmasıyla birlikte lojistik depolar yeniden yatırımcıların gündemine geldi. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, lojistik depoların değerinin artık yalnızca konum ve büyüklükle değil; teknik altyapısı, operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi. E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/lojistik-depolarinin-degerini-belirleyen-faktorler-neler/">E-TİCARET HAZIRLIKLARI LOJİSTİK DEPOLARI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Temmuz ayında e-ticaret şirketlerinin sonbahar ve yılın son çeyreğine yönelik depo planlamalarını hızlandırmasıyla birlikte lojistik depolar yeniden yatırımcıların gündemine geldi. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, lojistik depoların değerinin artık yalnızca konum ve büyüklükle değil; teknik altyapısı, operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi.</strong></p>
<p>E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Temmuz ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor.</p>
<p>Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor.</p>
<h3><strong>Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor</strong></h3>
<p>Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor.</p>
<p>Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor.</p>
<p>Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor.</p>
<h3><strong>Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi</strong></h3>
<p>Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor.</p>
<p>Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal</strong>, konuyla ilgili olarak “Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Temmuz ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/lojistik-depolarinin-degerini-belirleyen-faktorler-neler/">E-TİCARET HAZIRLIKLARI LOJİSTİK DEPOLARI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/lojistik-depolarinin-degerini-belirleyen-faktorler-neler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:32:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3584</guid>

					<description><![CDATA[<p>S&#38;P Global, Türkiye ekonomisine ilişkin orta vadeli beklentilerini güncelledi. Kuruluş, sıkı para politikasının etkilerinin süreceğini, enflasyonda kademeli düşüş ve politika faizinde ise kontrollü bir gerileme öngördüğünü açıkladı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&#38;P Global, Türkiye ekonomisinin orta vadeli görünümüne ilişkin güncel projeksiyonlarını yayımladı. Raporda, para politikası, enflasyon, büyüme ve politika faizine yönelik beklentiler yeniden değerlendirildi. S&#38;P [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/">YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="86" data-end="318"><strong>S&amp;P Global, Türkiye ekonomisine ilişkin orta vadeli beklentilerini güncelledi. Kuruluş, sıkı para politikasının etkilerinin süreceğini, enflasyonda kademeli düşüş ve politika faizinde ise kontrollü bir gerileme öngördüğünü açıkladı.</strong></p>
<p data-start="341" data-end="592">Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&amp;P Global, Türkiye ekonomisinin orta vadeli görünümüne ilişkin güncel projeksiyonlarını yayımladı. Raporda, para politikası, enflasyon, büyüme ve politika faizine yönelik beklentiler yeniden değerlendirildi.</p>
<p data-start="594" data-end="963">S&amp;P Global&#8217;in tahminlerine göre, uygulanan sıkı para politikasının etkileri önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilecek. Fiyat istikrarını destekleyen politikaların sürdürülmesi halinde ekonomik göstergelerde kademeli bir iyileşme yaşanabileceği değerlendirilirken, enflasyondaki düşüş eğiliminin para politikası açısından belirleyici olmaya devam edeceği vurgulandı.</p>
<h3 data-start="965" data-end="1019"><span role="text"><strong data-start="969" data-end="1019">Politika faizinde kademeli gerileme beklentisi</strong></span></h3>
<p data-start="1021" data-end="1285">Kuruluşun tahminlerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın politika faizinin 2026 yılını <strong data-start="1117" data-end="1131">yüzde 32,5</strong> seviyesinde tamamlaması bekleniyor. Faiz oranının <strong data-start="1182" data-end="1202">2027&#8217;de yüzde 25</strong>, <strong data-start="1204" data-end="1246">2028 ve 2029 yıllarında ise yüzde 12,5</strong> seviyelerine gerileyeceği öngörülüyor.</p>
<p data-start="1287" data-end="1562">Rapor, para politikasında ani adımlar yerine veri odaklı ve kontrollü bir normalleşme sürecinin öne çıkacağına işaret ediyor. Enflasyon görünümünün yanı sıra küresel ekonomik gelişmeler ve finansal istikrarın da faiz kararları üzerinde etkili olmayı sürdüreceği belirtiliyor.</p>
<h3 data-start="1564" data-end="1608"><span role="text"><strong data-start="1568" data-end="1608">Enflasyonda düşüş beklentisi sürüyor</strong></span></h3>
<p data-start="1610" data-end="1842">S&amp;P Global, tüketici enflasyonunun önümüzdeki yıllarda kademeli olarak gerilemesini bekliyor. Tahminlere göre yıllık enflasyonun <strong data-start="1739" data-end="1761">2027&#8217;de yüzde 18,4</strong>, <strong data-start="1763" data-end="1785">2028&#8217;de yüzde 13,7</strong> ve <strong data-start="1789" data-end="1811">2029&#8217;da yüzde 12,7</strong> seviyesine inmesi öngörülüyor.</p>
<p data-start="1844" data-end="2080">Büyüme tarafında ise ekonominin dengeli bir görünüm sergilemesi beklenirken, iç talepte normalleşme, ihracatın katkısı ve finansal koşullardaki istikrarın ekonomik aktiviteyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alacağı ifade edildi.</p>
<p data-start="2082" data-end="2380">Raporda ayrıca, enflasyondaki kalıcı düşüşün sürmesi ve ekonomik dengelenmenin korunması halinde para politikasında daha geniş bir hareket alanı oluşabileceği değerlendirilirken, küresel piyasalardaki gelişmeler, enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin yakından izlenmeye devam edeceği kaydedildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/">YIL SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ: %32,5</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yil-sonu-politika-faizi-beklentisi-%325/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:17:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İmalatSanayi]]></category>
		<category><![CDATA[ReelKesimGüvenEndeksi]]></category>
		<category><![CDATA[RKGE]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[ÜFE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3581</guid>

					<description><![CDATA[<p>TCMB&#8217;nin temmuz ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri&#8217;ne göre, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) mevsimsellikten arındırılmış olarak 0,8 puan gerileyerek 101,2 seviyesine indi. İmalat sanayinde güven endeksi 100 puanın üzerinde kalmayı sürdürürken, sipariş ve yatırım beklentilerindeki zayıflama dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ile Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) sonuçlarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/">REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="69" data-end="374"><strong>TCMB&#8217;nin temmuz ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri&#8217;ne göre, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) mevsimsellikten arındırılmış olarak 0,8 puan gerileyerek 101,2 seviyesine indi. İmalat sanayinde güven endeksi 100 puanın üzerinde kalmayı sürdürürken, sipariş ve yatırım beklentilerindeki zayıflama dikkat çekti.</strong></p>
<p data-start="419" data-end="871">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ile Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) sonuçlarını açıkladı. İmalat sanayinde faaliyet gösteren 1.985 iş yerinin yanıtlarıyla hazırlanan araştırmaya göre, mevsimsellikten arındırılmış RKGE temmuz ayında bir önceki aya göre <strong data-start="734" data-end="761">0,8 puan azalarak 101,2</strong> seviyesine geriledi. Mevsimsellikten arındırılmamış endeks ise <strong data-start="825" data-end="851">1,3 puan düşüşle 102,2</strong> olarak gerçekleşti.</p>
<p data-start="873" data-end="1264">Endeksi oluşturan alt göstergeler incelendiğinde, <strong data-start="923" data-end="1022">gelecek üç aya ilişkin ihracat siparişleri, üretim hacmi ve istihdam beklentilerindeki iyileşme</strong> güven endeksini yukarı yönlü destekledi. Buna karşın, <strong data-start="1077" data-end="1216">mevcut sipariş miktarı, son üç aydaki siparişler, sabit sermaye yatırım harcamaları ve genel ekonomik gidişata yönelik değerlendirmeler</strong> endeksi aşağı çeken unsurlar arasında yer aldı.</p>
<p data-start="1266" data-end="1708">Anket sonuçları, son üç aylık dönemde üretim hacmi ve ihracat siparişlerinde artış bildiren işletmelerin oranının yükseldiğini, buna karşılık iç piyasa siparişlerinde azalış bildirenlerin ağırlığının arttığını gösterdi. İşletmeler, mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerini güçlendirirken, mamul mal stoklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğu yönündeki algının ise zayıfladığı görüldü.</p>
<p data-start="1710" data-end="1940">Önümüzdeki üç aya ilişkin beklentilerde üretim hacmi, ihracat siparişleri ve istihdam tarafında iyimserlik korunurken, <strong data-start="1829" data-end="1926">iç piyasa siparişleri ile sabit sermaye yatırım harcamalarına yönelik beklentilerde zayıflama</strong> dikkat çekti.</p>
<h3 data-start="1942" data-end="1973"><span role="text"><strong data-start="1946" data-end="1973">ÜFE Beklentisi Geriledi</strong></span></h3>
<p data-start="1975" data-end="2277">Anket sonuçlarına göre, işletmelerin maliyet artışlarına ilişkin beklentilerinde de sınırlı bir yavaşlama yaşandı. Son üç ayda ortalama birim maliyetlerde artış bildirenlerin ve gelecek üç ayda maliyet artışı bekleyenlerin oranı gerilerken, satış fiyatlarını artırma yönündeki beklentiler de zayıfladı.</p>
<p data-start="2279" data-end="2437">Gelecek 12 aylık dönem sonuna ilişkin <strong data-start="2317" data-end="2366">yıllık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentisi</strong>, bir önceki aya göre <strong data-start="2388" data-end="2420">0,2 puan azalarak yüzde 31,3</strong> seviyesine indi.</p>
<h3 data-start="2439" data-end="2499"><span role="text"><strong data-start="2443" data-end="2499">Üretimi Kısıtlayan En Büyük Sorun Talep Yetersizliği</strong></span></h3>
<p data-start="2501" data-end="3010" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Temmuz ayında ankete katılan işletmelerin <strong data-start="2543" data-end="2617">yüzde 56,9&#8217;u üretimlerini kısıtlayan herhangi bir faktör bulunmadığını</strong> ifade etti. Üretim üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında ise <strong data-start="2684" data-end="2721">yüzde 12,7 ile talep yetersizliği</strong> ilk sırada yer aldı. Bunu mali imkânsızlıklar, ham madde ve ekipman yetersizliği, iş gücü eksikliği ve diğer faktörler takip etti. Bu görünüm, üretim faaliyetlerinde genel istikrarın korunduğunu, ancak talep koşullarındaki zayıflığın sanayi kesimi açısından önemini sürdürdüğünü gösterdi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/">REEL KESİM GÜVENİ TEMMUZDA GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/reel-kesim-guveni-temmuzda-geriledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: &#8220;ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI&#8221;</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:43:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışanDeneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[KurumsalVerimlilik #Liderlik #İşYaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[SürdürülebilirBaşarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik belirsizlik, artan verimlilik baskısı ve yetenek rekabeti sürerken, şirketlerin performansını etkileyen görünmeyen bir risk öne çıkıyor. Uzmanlara göre çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının tükenmesiyle ortaya çıkan &#8220;biyolojik iflas&#8221;, yalnızca bireysel sağlığı değil, kurumların verimliliğini, çalışan bağlılığını ve sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor. Biyolojik İflas Nedir? Kurumsal dünyada giderek daha fazla tartışılan &#8220;biyolojik iflas&#8221; kavramı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/">ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: “ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik belirsizlik, artan verimlilik baskısı ve yetenek rekabeti sürerken, şirketlerin performansını etkileyen görünmeyen bir risk öne çıkıyor. Uzmanlara göre çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının tükenmesiyle ortaya çıkan <strong data-start="530" data-end="551">&#8220;biyolojik iflas&#8221;</strong>, yalnızca bireysel sağlığı değil, kurumların verimliliğini, çalışan bağlılığını ve sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor.</p>
<p><strong>Biyolojik İflas Nedir?</strong></p>
<p>Kurumsal dünyada giderek daha fazla tartışılan &#8220;biyolojik iflas&#8221; kavramı, yüksek performans kültürü içinde çalışanların fiziksel ve zihinsel rezervlerini fark edilmeden tüketmesini ifade ediyor. Uzmanlara göre bu tablo; tükenmişlik, odak kaybı, kronik yorgunluk, karar verme kalitesinde düşüş ve artan sağlık harcamalarıyla birlikte şirketlerin sürdürülebilir büyümesini de doğrudan etkiliyor.</p>
<p>Uluslararası araştırmalar, çalışan sağlığına ve kurumsal esenlik (wellbeing) uygulamalarına yapılan <strong>her 1 dolarlık yatırımın; azalan devamsızlık, yükselen çalışan bağlılığı ve artan verimlilik sayesinde şirketlere yaklaşık 4 dolar geri dönüş sağladığını</strong> ortaya koyuyor. Buna rağmen birçok kurum hâlâ çalışan sağlığını bir maliyet kalemi olarak değerlendiriyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3578" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy.jpg" alt="" width="900" height="673" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-300x224.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-768x574.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Elif-Elkin-Elkin-Consultancy-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Biyolojik Sürdürülebilirlik</strong></p>
<p><strong>Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı; Elkin Consultancy CEO&#8217;su</strong> <strong>Elif Elkin</strong>&#8216;e göre günümüz liderlerinin yalnızca finansal sürdürülebilirliği değil, biyolojik sürdürülebilirliği de yönetmesi gerekiyor: &#8220;Şirketlerin finansal tablolarındaki en küçük sapmaları aylar öncesinden analiz edebilen yöneticiler, konu kendi sağlıklarına geldiğinde aynı proaktif yaklaşımı gösteremiyor. Oysa yüksek performansın sürdürülebilir olması için beden yönetimi de en az şirket yönetimi kadar stratejik bir konu. Sağlığınızın CEO koltuğu hiçbir zaman boş kalmaz. Siz yönetmezseniz, yönetimi hastalıklar devralır.&#8221;</p>
<p><strong>Laboratuvar Sonuçları Aldatmasın!</strong></p>
<p><strong>Elkin</strong>, iş hayatında düşük performans veya motivasyon eksikliği olarak yorumlanan birçok tablonun altında aslında biyolojik nedenlerin bulunabileceğini belirterek şunları söyledi: &#8220;Sürekli yorgun uyanmak, odaklanamamak, yaygın kas ağrıları yaşamak ya da kronik stres altında çalışmak normalleşmiş durumda. Oysa bu belirtilerin arkasında demir, B12 veya D vitamini eksiklikleri, tiroid fonksiyon bozuklukları, hormonal dengesizlikler ya da kronik inflamasyon gibi biyolojik faktörler yer alabiliyor. Laboratuvar sonuçlarının &#8216;normal&#8217; çıkması ise kişinin optimum sağlık düzeyinde olduğu anlamına gelmiyor. Kurumların sürdürülebilir başarı için çalışanlarının yalnızca hasta olmamasını değil, optimal sağlık seviyesinde olmasını hedeflemesi gerekiyor.&#8221;</p>
<p><strong>Yeni Rekabet Avantajı: Sağlıklı İnsan Sermayesi</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en kapsamlı sağlık yayınlarından Sağlıklı Podcast serisinin yapımcısı da olan <strong>Elif Elkin</strong>, “İnsan kaynağının şirketlerin en kritik sermayesi haline geldiği günümüzde, çalışan sağlığını destekleyen kurumların yalnızca daha mutlu ekipler oluşturmadığını; aynı zamanda verimlilik, inovasyon kapasitesi, çalışan bağlılığı ve işveren markası açısından da önemli rekabet avantajı elde ettiğini söylemeliyim.</p>
<p>Sağlıklı Podcast boyunca 200&#8217;den fazla tıp otoritesiyle gerçekleştirdiğim söyleşilerden elde edilen bilimsel içgörüleri ve kurumsal deneyimleri bir araya getirdiğim kitabım “Kendi Sağlığının CEO’su Ol”da da, çalışan sağlığının bireysel bir konu olmaktan çıkıp, şirketlerin uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu çarpıcı verilerle ortaya koydum. İş dünyasının uzun yıllardır göz ardı ettiği bu görünmez maliyeti bilimsel veriler ışığında ele almalıyız.</p>
<p>Geleceğin en başarılı şirketleri, yalnızca finansal bilançolarını değil, insan sermayesinin biyolojik sürdürülebilirliğini de yöneten kurumlar olacak” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/">ŞİRKETLERİN YENİ RİSKİ: “ÇALIŞANLARIN BİYOLOJİK İFLASI”</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/sirketlerin-yeni-riski-calisanlarin-biyolojik-iflasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MORGAN STANLEY&#8217;DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:18:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Morgan Stanley, Orta Doğu&#8217;da artan jeopolitik gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde risk oluşturduğunu belirtti. Raporda, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği ve faiz indirim sürecini geciktirebileceği vurgulandı. ABD&#8217;li yatırım bankası Morgan Stanley, yayımladığı son analizinde Orta Doğu&#8217;da yükselen jeopolitik gerilim ile petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi açısından önemli riskler barındırdığına dikkat çekti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/">MORGAN STANLEY’DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="89" data-end="368"><strong>Morgan Stanley, Orta Doğu&#8217;da artan jeopolitik gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde risk oluşturduğunu belirtti. Raporda, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği ve faiz indirim sürecini geciktirebileceği vurgulandı.</strong></p>
<p data-start="391" data-end="607">ABD&#8217;li yatırım bankası <strong data-start="414" data-end="432">Morgan Stanley</strong>, yayımladığı son analizinde Orta Doğu&#8217;da yükselen jeopolitik gerilim ile petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi açısından önemli riskler barındırdığına dikkat çekti.</p>
<p data-start="609" data-end="851">Raporda Türkiye; Güney Afrika, Mısır ve İsrail ile birlikte, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) bölgesinde enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan ve jeopolitik gelişmelerden en fazla etkilenebilecek ülkeler arasında gösterildi.</p>
<p data-start="853" data-end="1159">Analizde, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın (TCMB) yürüttüğü dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği ifade edildi. Bu durumun, faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olabileceği değerlendirildi.</p>
<p data-start="1161" data-end="1616">PPK toplantısı öncesinde yapılan değerlendirmede, petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra döviz kurunda oluşabilecek baskılar, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi gibi faktörlerin para politikasını etkileyebileceği belirtildi. Raporda, bu koşulların yalnızca faiz indirim sürecini geciktirmekle kalmayıp, gerekli görülmesi halinde yeniden parasal sıkılaştırma ihtimalini de gündeme taşıyabileceği ifade edildi.</p>
<p data-start="1618" data-end="1991">Morgan Stanley analistleri, faiz indirimlerinin daha erken veya daha güçlü başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz kurunda kalıcı istikrar ve ekonomik büyümede daha dengeli bir görünüm gerektiğini vurguladı. Bu koşulların oluşması halinde TCMB&#8217;nin politika alanının genişleyebileceği ve faiz indirim sürecinin hız kazanabileceği değerlendirildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/">MORGAN STANLEY’DEN TÜRKİYE EKONOMİSİNE İKİ KRİTİK UYARI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/morgan-stanleyden-turkiye-ekonomisine-iki-kritik-uyari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:03:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PERAKENDE]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Perakende]]></category>
		<category><![CDATA[TüketiciÜrünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka  Boston Consulting Group ve The Consumer Goods Forum (CGF) iş birliğiyle hazırlanan yeni rapor, ambalajlı tüketici ürünleri (CPG) ve perakende sektörlerinde yapay zekanın yarattığı değer potansiyelini ve bu dönüşüme öncülük eden şirketlerin benimsediği stratejileri ortaya koyuyor. Türkiye&#8217;nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede faaliyet gösteren [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/">YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Boston Consulting Group ve The Consumer Goods Forum (CGF) iş birliğiyle hazırlanan yeni rapor, ambalajlı tüketici ürünleri (CPG) ve perakende sektörlerinde yapay zekanın yarattığı değer potansiyelini ve bu dönüşüme öncülük eden şirketlerin benimsediği stratejileri ortaya koyuyor. Türkiye&#8217;nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede faaliyet gösteren 380&#8217;den fazla şirketi temsil eden CGF ile hazırlanan rapor, perakende sektöründe yapay zekadan maksimum yatırım getirisi elde etmek için izlenmesi gereken temel yaklaşımlara dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Tüketici odaklı şirketlerin kârlı büyümeye giden yolculukları son yıllarda giderek daha da zorlaşıyor. Bireyler alışveriş yaparken fiyat/performans oranına eskisine göre çok daha fazla önem veriyor. Maliyetlerdeki dalgalı seyir sürerken; satış kanalları, üreticiler ve markaların satışları konusunda güvenilir bir gelecek projeksiyonu yapmaları giderek güçleşiyor.</p>
<p>Güncel pazar ortamında yapay zeka; tüketicilerin ürünü arama, alternatifleri karşılaştırma ve satın alma kararı verme biçimlerini değiştirerek perakendeciler için bu baskıyı daha da artırıyor. Tüketici ürünleri ve perakende sektörlerindeki şirketler; inovasyon ve pazarlamadan ticari planlamaya, stok yenilemeden ürünün rafta bulunabilirliğine kadar çoğu fonksiyonda pilot uygulamalar başlatıyor, yapay zeka ajanlarını test ediyor ve çözümler uyguluyor. Ancak yine de çok az şirket, ölçeklenebilir düzeyde somut bir değer yaratmayı başarabiliyor. Tüm bu gelişmeler aslında yapay zeka teknolojisini kritik ticari kararlarına uygulayabilen şirketler için yeni bir rekabet avantajı yaratıyor.</p>
<p><strong>Rakiplerden Ayrışma Yapay Zeka ile Gerçekleşecek</strong></p>
<p>BCG ve CGF&#8217;nin raporuna göre, gelecekte rekabet avantajı; ürün ve hizmet portföyünü genişletmekten veya daha karmaşık yapay zeka modelleri geliştirmekten değil, yapay zekayı işletmenin temel ticari süreçlerine entegre ederek ölçeklenebilir değer yaratmaktan geçecek. Rapor, sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayan şirketlerin yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, iş süreçlerini dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırdığına dikkat çekiyor. Bu kapsamda yapay zeka; inovasyon süreçlerini hızlandırma, talebi daha isabetli tahmin etme, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün seçimini geliştirme ve fiziksel ile dijital kanallar arasında kesintisiz operasyon yürütme gibi alanlarda şirketlere önemli avantajlar sunuyor. Rapora göre bu yetkinlikler, perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmanın ve yatırım getirisini artırmanın temel unsurları arasında yer alıyor. BCG analizine göre, yapay zeka uygulamalarının değer zinciri boyunca gelişmesi ile; ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinde 220 ila 350 baz puan, perakendecilerde ise 180 ila 360 baz puan arasında kümülatif EBIT etkisi yaratabilir. Ajan tabanlı yapay zeka yetkinliklerinin daha da gelişmesiyle bu potansiyelin yaklaşık 1,7 katına çıkabileceği öngörülüyor.</p>
<p><strong>Rakamlarla Yapay Zeka Olgunluğu: Hangi Sektör Ne Kadar İlerde?</strong></p>
<p>Stratejik danışmanlık ve yapay zeka uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin büyük ölçekli dönüşümleri başarıyla yönetmesini destekleyen BCG&#8217;nin analizlerine göre, yapay zeka yatırımlarında ölçeklenme ve operasyonel başarıda şirketler arasında ciddi bir ayrışma mevcut:</p>
<ul>
<li><strong>Ambalajlı Tüketici Ürünleri Sektörü Geriden Geliyor:</strong> Ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinin %76&#8217;sı hâlâ pilot uygulama ve/veya keşif aşamasında bulunuyor. Yapay zekayı operasyonlarında anlamlı ölçekte hayata geçirebilenlerin oranı ise yalnızca %18. Şirketlerin %6&#8217;sı ise dönüşümde henüz başlangıç veya erken pilot aşamasında bulunuyor.</li>
<li><strong>Perakendede Keskin Bir Ayrışma Var: </strong>Perakende sektöründe şirketler iki gruba ayrılıyor. Sektördeki lider oyuncuların %45&#8217;i yapay zeka çözümlerini ölçekleyerek finansal etki yaratmayı başarırken, %40&#8217;lık büyük bir kesim ise dönüşüme henüz neredeyse hiç başlamamış. Geri kalan %15 ise keşif aşamasında.</li>
<li><strong>Yatırımın Getirisi (ROI) Ölçümündeki Büyük Eksiklik:</strong> Şirketlerin %53&#8217;ü tüketici odaklı yapay zeka yatırımlarının getirisini (ROI) resmi olarak ölçmüyor. Yatırımlarının finansal getirisini ölçen şirketlerde ise ROI oranları dikkat çekici. Çalışmada katılımcıların %16&#8217;sı 2 ila 5 kat arasında, %11&#8217;i ise 5 kattan fazla ROI elde ettiğini belirtiyor.</li>
</ul>
<p><strong>CEO, CMO ve Stratejik Liderler İçin Yapay Zeka Çözüm Yol Haritası</strong></p>
<p>BCG, şirket liderlerinin &#8220;pilot uygulama tuzaklarından&#8221; kurtulması ve yapay zekayı operasyonel bir kâr merkezine dönüştürmesi için şu stratejik aksiyonları öneriyor:</p>
<p><strong>Yapay Zeka Yatırımlarını Kazanılması Hedeflenen Belirli Alanlara Yönlendirmek:</strong> Pek çok şirkette yapay zeka faaliyetleri, en stratejik süreçleri hedeflemiyor. Ambalajlı tüketici ürünleri yöneticilerinin %50&#8217;sine yakını ürün inovasyonu sürecini en stratejik alan olarak görmesine rağmen, sadece %11&#8217;i inovasyonda yapay zeka kullanıyor. Perakendecilerde de benzer bir uyumsuzluk mevcut; liderlerin %46&#8217;sı &#8220;tekliften ürün seçimine&#8221; sürecini kritik görürken, bu alanda yapay zekayı ölçekleyenlerin oranı %34&#8217;te kalıyor. Bu veriler, yapay zeka yatırımları ile şirketlerin stratejik öncelikleri arasında önemli bir uyumsuzluk bulunduğuna işaret ediyor.</p>
<p><strong>Dönüşüm Derinliğini Belirlemek:</strong> Liderlerin dönüşüm hedefini üç seviyede uygulaması gerekiyor: Mevcut işe yapay zeka eklemek (<em>Deploy</em>), iş yapış şeklini tamamen yeniden tasarlamak (<em>Reshape</em>) ve yeni iş modelleri/teklifler icat etmek (<em>Invent</em>). En büyük ve ölçülebilir kâr marjı artışı, kritik fonksiyonların yapay zeka ile baştan aşağı yeniden tasarlanmasından (<em>Reshape</em>) geliyor. Şirketlerin az sayıda ve yüksek etkili “Reshape” ve “Invent” yatırımlarına odaklanmasının önemi vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Rolleri, İş Gücü Stratejisini ve Operasyon Modelini Yeniden Tasarlamak:</strong> Yapay zeka analitik ve tekrarlayan görevlerin önemli bölümünü üstlendikçe, insan emeğinin odağı da değişiyor. Çalışanların ve yöneticilerin sorumlulukları giderek denetim, muhakeme, orkestrasyon ve ilişki yönetimi gibi alanlara kayıyor. Şirketlerin bu değişimi yalnızca görev tanımlarını güncelleyerek değil, fonksiyonlar arası ihtiyaçları gözeten bütüncül bir iş gücü ve yetkinlik stratejisiyle yönetmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Veri Varlıklarını Uygulamalarla Eş Zamanlı Geliştirmek ve Teknoloji Ekosisteminde Tutarlılık Sağlamak:</strong> Şirketlerin kusursuz bir veri altyapısı oluşmasını bekleyerek yapay zeka uygulamalarını ertelemek yerine, veri varlıklarını uygulamalarla paralel biçimde geliştirmesi gerekiyor.</p>
<p>BCG Yönetici Ortağı Erdener Ortan rapora ilişkin şunları ekledi: “Türkiye’de yapay zekanın üst düzey yöneticilerin gündemine net biçimde girdiğini görüyoruz. Ancak şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ pilot ve erken kullanım aşamasında. Perakendede yapay zeka daha çok talep tahmini, stok yönetimi, fiyatlama ve mağaza operasyonları gibi alanlarda kullanılırken; tüketici ürünleri şirketlerinde ise yapay zeka kullanımı tedarik zinciri, üretim ve ticari planlama gibi süreçlerde yoğunlaşıyor. Olgunluk arttıkça yapay zekanın verimlilik yaratımının ötesine geçerek inovasyonu hızlandıran, tüketici etkileşimini güçlendiren ve büyümeyi destekleyen süreçlere yayılmasını bekliyoruz.</p>
<p>Bu dönüşümde, önceliklerini net bir şekilde belirlemiş ve bu önceliklerde yapay zekadan değer elde etme arzusu yüksek şirketlerin diğerlerine göre önde olduğunu görüyoruz. Ancak sektör genelinde yapay zeka ile değer yaratma yolculuğu henüz başlangıç aşamasında. Dolayısıyla bugün geride olan şirketler için hâlâ önemli bir fırsat penceresi bulunuyor; ancak bu pencere sınırsız değil.</p>
<p>Yapay zeka yatırımlarını şirketleri için en önemli etkiyi getirebilecek alanlara odaklayan, etkin bir ROI bakış açısıyla yöneten, ve yalnızca teknolojik çözümler geliştirmekle yetinmeyip iş yapış biçimlerini de yapay zeka ile yeniden tasarlayan şirketler, hem operasyonel hem de finansal performans açısından rekabette önemli avantajlar elde edecekler.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/">YAPAY ZEKA, PERAKENDE VE TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE KÂRLILIĞI ARTIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-perakende-ve-tuketici-urunlerinde-karliligi-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[GıdaGüvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İPA]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3565</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” araştırmasında, İstanbulluların dışarıda tükettiği gıda ürünlerine duyduğu güven ölçüldü. İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü güvenmediğini söyledi. Küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri %37,5 ile gıda güvenliği açısından en yüksek güven oyunu alırken, seyyar tezgahlar en az güven duyulan noktalar oldu. İstanbul [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/">İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” araştırmasında, İstanbulluların dışarıda tükettiği gıda ürünlerine duyduğu güven ölçüldü. İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü güvenmediğini söyledi. Küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri %37,5 ile gıda güvenliği açısından en yüksek güven oyunu alırken, seyyar tezgahlar en az güven duyulan noktalar oldu.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin haziran sayısı yayımlandı. Yeni sayının tematik araştırma konusu “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” olarak belirlendi. İstanbul&#8217;un farklı sosyo-ekonomik gruplarını temsil eden toplam 761 kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasında; tüketicilerin gıdaya duyduğu güven mercek altına alındı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-3567" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1.jpg" alt="" width="704" height="301" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1.jpg 1000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1-300x128.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-1-768x329.jpg 768w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></p>
<p><strong>DIŞARIDA TÜKETİLEN GIDAYA GÜVEN %21,1</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre İstanbulluların %21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, %51,4’ü “güvenli bulmadığını” söyledi. %27,5’lik kesim de “ne güveniyorum ne güvenmiyorum” yanıtını verdi. İstanbulluların restoran, kafe veya seyyar satıcılardan yemek yeme sıklığı da incelendi. Katılımcıların %26,4’ü haftada birden fazla kez, %40,9’u ayda birkaç kez dışarıdan yemek yediğini, %32,7’si ise dışarıdan hiç yemek yemediğini belirtti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3566" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2.jpg" alt="" width="1000" height="428" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2.jpg 1000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2-300x128.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/gida-guven-2-768x329.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><strong>KÜÇÜK ESNAF VE AİLE İŞLETMELERİ EN YÜKSEK OYU ALDI</strong></p>
<p>İstanbulluların farklı yeme-içme ortamlarına yönelik güven algısı değerlendirildiğinde, küçük esnaf lokantaları ve aile işletmesi restoranları %37,5 ile en yüksek güven oyunu aldı. Zincir restoran veya kafelerdeki gıdalara güven oranı %17,2, yemek uygulamaları üzerinden siparişlere güven %17, seyyar tezgahlara güven %7,4 oranında çıktı.</p>
<p><strong>EN ÇOK SÜPERMARKETLER TERCİH EDİLDİ</strong></p>
<p>Katılımcıların %81’i mutfak alışverişi için süpermarketleri, %34’ü semt pazarlarını tercih ettiğini belirtti. Alışveriş sırasında tüketicilerin en fazla dikkat ettiği konu %64,9 ile son kullanma tarihi oldu.</p>
<p><strong>GIDA KAYNAKLI SAĞLIK SORUNU YAŞAYANLAR: %20</strong></p>
<p>Son bir yıl içinde dışarıda tüketilen bir gıdadan sonra bulantı, kusma veya ishal gibi gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşayanların oranı %20 olarak ölçüldü.  Araştırmaya göre sağlık sorunu yaşayan katılımcıların çoğunluğu yani %53,3’ü tıbbi veya hukuki bir süreç başlatmayıp yaşadığı sorunun geçmesini bekledi. %30,3’ü hastaneye gittiğini, %11,2’si reçetesiz ilaç aldığını, %4,6’sı restorana şikayette bulunduğunu, %2,6’sı ilgili kuruma şikayet bildirimi yaptığını, %0,7’si ise sosyal medyadan şikayetiyle ilgili paylaşım yaptığını belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/">İSTANBULLULAR DIŞARIDA TÜKETTİĞİ GIDAYA GÜVENMİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/istanbullular-disarida-tukettigi-gidaya-guvenmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
