<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yatırım - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/yatirim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Oct 2026 10:06:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Yatırım - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EYLÜL AYINDA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylul-ayinda-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylul-ayinda-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:06:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[DİBS]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Mevduat]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3952</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK’in eylül ayına ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerine göre, enflasyondan arındırılmış aylık bazda en yüksek reel getiri DİBS’te gerçekleşti. Üç ve altı aylık değerlendirmelerde brüt mevduat faizi öne çıkarken, yıllık bazda en yüksek reel getiriyi külçe altın sağladı. Eylülde DİBS ve mevduat kazandırdı DİBS&#8217;in aylık reel getirisi, yurt içi üretici fiyat endeksine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylul-ayinda-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/">EYLÜL AYINDA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="content-text">
<p dir="auto" data-start="61" data-end="244">TÜİK’in eylül ayına ilişkin <strong data-start="89" data-end="142">Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları</strong> verilerine göre, enflasyondan arındırılmış aylık bazda en yüksek reel getiri <strong data-start="220" data-end="231">DİBS’te</strong> gerçekleşti.</p>
<p dir="auto" data-start="246" data-end="380">Üç ve altı aylık değerlendirmelerde <strong data-start="282" data-end="304">brüt mevduat faizi</strong> öne çıkarken, yıllık bazda en yüksek reel getiriyi <strong data-start="356" data-end="371">külçe altın</strong> sağladı.</p>
<h3>Eylülde DİBS ve mevduat kazandırdı</h3>
<p>DİBS&#8217;in aylık reel getirisi, yurt içi üretici fiyat endeksine (Yİ-ÜFE) göre yüzde 1,18, tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre yüzde 1,40 oldu. Brüt mevduat faizi de aynı hesaplamalarda sırasıyla yüzde 0,96 ve yüzde 1,19 getiri sağladı.</p>
<p>Diğer yatırım araçları ise eylülü reel kayıpla tamamladı. Yİ-ÜFE&#8217;ye göre dolar yüzde 0,44, Euro yüzde 1,12, külçe altın yüzde 2,24 ve BIST 100 endeksi yüzde 6,01 kaybettirdi.</p>
<p>TÜFE esas alındığında kayıp oranları dolarda yüzde 0,22, Euro&#8217;da yüzde 0,89, külçe altında yüzde 2,02 ve BIST 100&#8217;de yüzde 5,79 olarak hesaplandı. Böylece aylık bazda en fazla reel kayıp borsada yaşandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw672h380q95gm/storage/files/images/2026/10/08/aylik-txnk.jpg" alt="Son dakika: Eylül ayının en çok kazandıran yatırım aracı belli oldu! - Resim : 1" width="672" height="380" /></p>
<h3>Üç ve altı aylık dönemlerde mevduat öne çıktı</h3>
<p>Brüt mevduat faizi, üç aylık dönemde Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 3,42, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 4,11 ile en yüksek reel getiriyi sağladı. Aynı dönemin en fazla kaybettiren yatırım aracı BIST 100 oldu. Endeksteki reel kayıp, Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 9,90, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 9,29&#8217;a ulaştı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw662h386q95gm/storage/files/images/2026/10/08/3-aylik-c482.jpg" alt="Son dakika: Eylül ayının en çok kazandıran yatırım aracı belli oldu! - Resim : 2" width="662" height="386" /></p>
<p>Altı aylık değerlendirmede de mevduat liderliğini korudu. Brüt mevduat faizinin reel getirisi, Yİ-ÜFE ile hesaplandığında yüzde 1,60, TÜFE ile hesaplandığında yüzde 3,15 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu dönemde en büyük reel kayıp ise külçe altında görüldü. Altın, Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 16,99, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 15,73 kaybettirdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw653h353q95gm/storage/files/images/2026/10/08/6-aylik-oavt.jpg" alt="Son dakika: Eylül ayının en çok kazandıran yatırım aracı belli oldu! - Resim : 3" width="653" height="353" /></p>
<h3>Külçe altın yıllık getiride ilk sırada</h3>
<p>Aylık ve altı aylık dönemlerdeki kaybına rağmen külçe altın, yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiriyi sunan yatırım aracı oldu. Altının yıllık getirisi Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 7,25, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 5,30 olarak hesaplandı.</p>
<p>Yıllık bazda DİBS ve brüt mevduat faizi de yatırımcısına enflasyonun üzerinde getiri sağladı. Yİ-ÜFE&#8217;ye göre DİBS yüzde 5,85, mevduat yüzde 2,17 kazandırırken; TÜFE&#8217;ye göre bu oranlar sırasıyla yüzde 3,93 ve yüzde 0,32 oldu.</p>
<p>BIST 100, dolar ve Euro ise yıllık dönemde reel kayıp yaşattı. Yİ-ÜFE&#8217;ye göre BIST 100 yüzde 2,80, dolar yüzde 7,58 ve Euro yüzde 9,33 kaybettirdi. TÜFE&#8217;ye göre kayıplar borsada yüzde 4,56, dolarda yüzde 9,26 ve Euro&#8217;da yüzde 10,97 olarak gerçekleşti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw676h342q95gm/storage/files/images/2026/10/08/yillik-l03k.jpg" alt="Son dakika: Eylül ayının en çok kazandıran yatırım aracı belli oldu! - Resim : 4" width="676" height="342" /></p>
</div>
<div class="post-source"></div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylul-ayinda-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/">EYLÜL AYINDA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylul-ayinda-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2026 08:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[BIST100]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[FonKrizi]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3941</guid>

					<description><![CDATA[<p>131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan süreç, borsada sert kayıplara ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesine yol açtı. Uzmanlar, enflasyondaki düşüşün kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerken, piyasalarda güvenin yeniden sağlanması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Eylül ayında 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla gündeme gelen fon krizi, Türkiye piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Krizin ardından Borsa İstanbul’da yaşanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/">FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan süreç, borsada sert kayıplara ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesine yol açtı. Uzmanlar, enflasyondaki düşüşün kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerken, piyasalarda güvenin yeniden sağlanması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül ayında 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla gündeme gelen fon krizi, Türkiye piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Krizin ardından Borsa İstanbul’da yaşanan sert kayıplar ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesi, gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin gündemde olduğu geçen hafta satış ağırlıklı seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,88 gerileyerek 12.270,18 puandan kapandı. Şirket ve fonlara ilişkin tasfiye sürecinin başlatılması ve zarar gören yatırımcılara ara ödeme yapılacağının açıklanmasının ardından Borsa İstanbul, 5 Ekim Pazartesi gününü yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle tamamladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak piyasalardaki toparlanmanın, fon krizinin ekonomi üzerindeki etkilerinin sona erdiği anlamına gelmediği belirtiliyor.</p>
<h2>ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ KALICI OLACAK MI?</h2>
<p class="isSelectedEnd">TÜİK’in Eylül 2026 enflasyon verilerine göre tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Beklentilerin altında kalan artışla birlikte yıllık enflasyon yüzde 29,73’e gerileyerek Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30’un altına indi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül enflasyonunun beklentilerin altında kalması, fiyat artışlarında kalıcı bir düşüş olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, mevcut görünümün temkinli değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül ayında özellikle gıda fiyatlarındaki yavaşlama enflasyondaki düşüşte etkili olurken, akaryakıt fiyatları ve petrol fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde fiyat baskısını artırabileceği belirtiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da dizel fiyatlarındaki sert yükselişin küresel ölçekte enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekmişti.</p>
<h2>İÇ TALEPTEKİ ZAYIFLAMA ENFLASYONU DESTEKLEDİ</h2>
<p class="isSelectedEnd">İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, eylül ayında enflasyonun beklentilerin altında kalmasında mevsimsel etkilerin yanı sıra iç talepteki zayıflamanın da rol oynadığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aslanoğlu’na göre, geçen yıl yaşanan kuraklık ve don olaylarının bu yıl aynı ölçüde görülmemesi meyve ve sebze fiyatlarını olumlu etkiledi. Konut, eğitim ve giyim gibi bazı harcama gruplarında da enflasyonu yukarı taşıyacak güçlü bir hareket yaşanmadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin ardından tüketici ve yatırımcı güveninde yaşanan gerilemenin talebi de sınırlamış olabileceğine işaret eden Aslanoğlu, bunun enflasyonda geçici bir rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor. Aslanoğlu, yıl sonunda enflasyonun yüzde 30 bandındaki seyrini koruyabileceğini öngörüyor.</p>
<h2>BÜYÜMEDE SEÇİM EKONOMİSİ ETKİSİ BEKLENİYOR</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin büyüme üzerindeki etkisi de ekonomi gündeminin önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, 2027 itibarıyla seçim ekonomisi dönemine girileceği için büyümeden önemli ölçüde taviz verilmesini beklemediğini ifade ediyor. Orta Vadeli Program’da 2027 yılı için iç talebi destekleyen maliye politikalarının öne çıktığına dikkat çeken Aslanoğlu, büyümedeki mevcut yavaşlamanın geçici olabileceğini belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna karşın büyümenin hızlanmasının enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuluyor.</p>
<h2>10 MİLYON TL ÜZERİ PORTFÖYLERDE 1,94 TRİLYON TL&#8217;LİK KAYIP</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin Borsa İstanbul’daki yatırımcı davranışına etkisi de dikkat çekici boyutlara ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Phoenix Danışmanlık Kurucusu ve finans uzmanı İris Cibre’nin Merkezi Kayıt Kuruluşu verileri üzerinden yaptığı analize göre, eylül ayında yaklaşık 364,7 bin yatırımcının Borsa İstanbul’daki hesabı sembolik seviyelere geriledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cibre’nin hesaplamalarına göre, aynı dönemde 10 milyon TL üzerindeki portföylerde para çıkışı ve değer kaybının toplamı 1,94 trilyon TL’ye ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu rakamın, hesaplarını tamamen kapatan yatırımcıları kapsamadığı; zarar ederek veya yatırımlarının büyük bölümünü çekerek hesaplarında 0,1 TL ile 1.000 TL arasında sembolik bakiye bırakan yatırımcıları da içerdiği belirtildi.</p>
<h2>KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARINDAN SINIRLI RİSK MESAJI</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ise fon krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin şu aşamada sınırlı kalacağını değerlendiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fitch Ratings Türkiye’den sorumlu Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, fon soruşturmasını negatif bir gelişme olarak değerlendirmekle birlikte, mevcut gelişmelerin Türkiye’nin kredi notu üzerinde etkili olmasını beklemediklerini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Winslow, soruşturmaların şu aşamada sistemik bir risk veya ekonomi genelinde belirgin bir dolarizasyon baskısı oluşturmadığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">S&amp;P Global Ratings Türkiye analisti Karen Vartapetov da 3 Ekim’de yaptığı değerlendirmede, hükümetin attığı adımların ardından fon krizinin kontrol altına alınması halinde Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmasının beklenmediğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">S&amp;P Global Ratings’in Türkiye’ye ilişkin bir sonraki not değerlendirmesinin 16 Ekim 2026’da açıklanması bekleniyor.</p>
<h2>EN YOKSUL KESİMDE ENFLASYON YÜZDE 51&#8217;E ULAŞTI</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin toplumsal boyutuna ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, akademisyen Bingül Satıoğlu ile gerçekleştirdikleri araştırmaya göre, Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesimin karşılaştığı yıllık enflasyonun yüzde 32, en yoksul yüzde 10’luk kesimin enflasyonunun ise yüzde 51 olduğunu belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeldan, gelir grupları arasındaki bu farklılığın, vatandaşların tasarruflarını enflasyondan koruma ve kısa sürede getiri elde etme arayışını artırdığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu ortamda borsa ve fonlara yönelen küçük yatırımcıların artmasının, piyasalardaki spekülasyonların etkisini de büyütebildiğine dikkat çekiliyor.</p>
<h2>PİYASALARDA GÜVENİN YENİDEN TESİSİ GÜNDEMDE</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre fon krizinin ekonomik etkilerinin sınırlandırılması için yalnızca kısa vadeli finansal önlemler yeterli olmayacak.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, öncelikle mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi ve gelişmelerin ekonomi ile finansal sistem üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aslanoğlu, ikinci aşamada ise benzer olayların yeniden yaşanmaması için yasal düzenlemeler, denetim mekanizmaları, kurumsal yapılanma ve yaptırım gücünü kapsayan bütüncül bir çerçeve oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erinç Yeldan ise düşük gelirli kesimlerin yüksek enflasyon karşısında korunmasına yönelik daha güçlü sosyal politikaların uygulanması gerektiğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin yarattığı güven kaybının yalnızca finans piyasalarıyla sınırlı kalmaması, tüketim ve yatırım kararları üzerinden ekonomik aktiviteyi de etkileyebilmesi, önümüzdeki dönemde atılacak adımların önemini artırıyor.</p>
<p><strong>Önümüzdeki dönemde piyasalardaki güvenin ne ölçüde yeniden tesis edileceği, fon krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki kalıcı etkilerinin belirlenmesinde kritik rol oynayacak.</strong></p>
<p>Kaynak: ekonomim</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/">FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BEYAZ YAKANIN SONBAHAR KARNESİ: GÜVEN GERİLEDİ, HAYATTA KALMA ÖNE ÇIKTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/beyaz-yakanin-sonbahar-karnesi-guven-geriledi-hayatta-kalma-one-cikti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/beyaz-yakanin-sonbahar-karnesi-guven-geriledi-hayatta-kalma-one-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2026 11:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AGSGlobal]]></category>
		<category><![CDATA[BeyazYaka]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikGündem]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İşHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[SermayePiyasaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yöneticilerin %51,1’i kış dönemini “Mücadele / Hayatta Kalma” olarak tanımlıyor Araştırma ve danışmanlık şirketi AGS Global, C-Level ve üst düzey iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirdiği &#8220;Sonbahara ve Şehre Dönüş: Beyaz Yakalı Yöneticilerin Eylül-Ekim Karnesi Araştırma Raporu&#8221;nu yayımladı. Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirilen araştırma, beyaz yakalı profesyonellerin mevcut ekonomik koşullar altında radikal kararlar almak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/beyaz-yakanin-sonbahar-karnesi-guven-geriledi-hayatta-kalma-one-cikti/">BEYAZ YAKANIN SONBAHAR KARNESİ: GÜVEN GERİLEDİ, HAYATTA KALMA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Yöneticilerin %51,1’i kış dönemini “Mücadele / Hayatta Kalma” olarak tanımlıyor</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırma ve danışmanlık şirketi AGS Global, C-Level ve üst düzey iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirdiği <strong>&#8220;Sonbahara ve Şehre Dönüş: Beyaz Yakalı Yöneticilerin Eylül-Ekim Karnesi Araştırma Raporu&#8221;nu</strong> yayımladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirilen araştırma, beyaz yakalı profesyonellerin mevcut ekonomik koşullar altında radikal kararlar almak yerine &#8220;mevcut durumu koruma&#8221; ve &#8220;hayatta kalma&#8221; psikolojisine geçtiğini gözler önüne seriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fon Krizi Güveni Sarstı, Birikim Yapma Dönemi Kapandı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri yatırım ve sermaye piyasalarına yönelik tutumlarda ortaya çıktı. Son dönemde yaşanan fon krizinin ardından sermaye piyasalarına olan güven sorulduğunda, katılımcıların %51,1&#8217;i güveninin Kesinlikle Azaldığını, %21,3&#8217;ü ise Azaldığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Enflasyonist ortamda kişisel birikimleri korumak için en çok tercih edilen liman %46,8 ile Altın ve Değerli Madenler olurken, katılımcıların %36,2&#8217;si artık yatırım yapamadığını dile getirdi. Dahası, artan maliyetler ve okula dönüş masrafları nedeniyle profesyonellerin %37,1&#8217;i birikim yapmayı tamamen durdurup sadece giderlere odaklandığını, %25,7&#8217;si ise harcamalarını radikal şekilde kıstığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Önümüzdeki Kışın Özeti: &#8220;Mücadele ve Hayatta Kalma&#8221;</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yöneticilerin %51,1&#8217;i girmekte olduğumuz kışa giriş sürecini tek bir kelimeyle &#8220;Mücadele / Hayatta Kalma&#8221; olarak özetliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 12-24 aylık gidişatına dair %29,8&#8217;lik bir kesim durgunluğun derinleşeceğini öngörürken, diğer bir %29,8&#8217;lik kesim belirsizliklerin yüksekliği nedeniyle öngörüde bulunamıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">2027 yılı beklentilerinde ise büyüme ve sıçrama beklentisinin yerini %53,2 ile &#8220;Stabilite ve Mevcut Durumu Koruma&#8221; aldı. Küresel ölçekte de umutlar sınırlı; katılımcıların %44,7&#8217;si küresel dengeler konusunda temkinli, %40,4&#8217;ü ise kötümser bir tablo çiziyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Özel Eğitim ve Sağlıkta Şartlar Zorlanıyor, Tatiller &#8220;Hayal&#8221; Oldu</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ekonomik kısıtlamalar, yaşam standartlarını ve temel harcamaları da doğrudan etkiledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">Çocuğunu özel okula gönderenlerin %25,8&#8217;i diğer harcamalarından ciddi şekilde kısmak zorunda kalırken, %9,7&#8217;si çocuğunu devlet okuluna geçirdi. Ayrıca profesyonellerin %43,6&#8217;sı bütçe ve vakit kısıtı nedeniyle kendi kişisel veya profesyonel eğitimlerini erteledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özel sağlık hizmetlerine erişimde %46,8&#8217;lik kesim sadece şirketlerinin sunduğu sağlık sigortası yan haklarıyla bu hizmeti alabildiğini vurguladı. Maliyetler nedeniyle tamamen kamu hastanelerine yönelenlerin oranı ise %27,7&#8217;ye ulaştı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz yaz %23,4&#8217;lük kesim bütçe kısıtları nedeniyle tatil yapamazken, %17&#8217;si döviz kuruna rağmen yurt içindeki fiyatlardan kaçarak yurt dışına gitmeyi tercih etti. Gelecek tatil planları sorulduğunda katılımcıların %29,8&#8217;i sadece hayal kurabildiğini, %27,7&#8217;si ise sadece çalışmaya odaklandığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yeni teknolojik cihaz ihtiyacı olan %29,8&#8217;lik kesim, yüksek fiyatlar sebebiyle mevcut cihazını tamir ettirip kullanmaya devam ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İş Hayatında &#8216;Sessiz Ayrılma&#8217; Yerini &#8216;Statükoyu Koruma&#8217;ya Bıraktı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sonbahara giriş katılımcıların %40,4&#8217;ünde nötr, %23,4&#8217;ünde yenilenmiş bir his yaratırken, %17&#8217;si ofise dönüşte &#8220;Eylül Sendromu&#8221; yaşıyor. Yöneticilerin %61,7&#8217;si ise &#8220;Tatil bitti&#8221; hissine rağmen ofiste iş temposuna hemen adapte olduklarını belirtiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kariyer hedeflerinde %46,8&#8217;lik çoğunluk mevcut pozisyonunu ve şartlarını korumaya odaklanmış durumda; radikal bir değişim veya kendi işini kurma arayışında olanların oranı yalnızca %14,9.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yapay Zeka Bir Can Simidi Olarak Görülüyor</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmanın teknoloji ayağında ise yapay zeka araçlarının yükselişi dikkat çekiyor. Üretken yapay zeka araçları beyaz yakalıların %34&#8217;üne iş süreçlerinde büyük bir rahatlama sağlarken, katılımcıların %63,8&#8217;i gelecekte bu teknolojilere ayak uyduran &#8220;pragmatik&#8221; profesyonellerin kariyerlerinde ön plana çıkacağına ve kazanacağına inanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3939" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/AHMET-GULER2-2.jpg" alt="" width="900" height="611" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/AHMET-GULER2-2.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/AHMET-GULER2-2-300x204.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/AHMET-GULER2-2-768x521.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Beyaz Yaka İçin Sıçrama Değil, Siperde Bekleme Dönemi&#8221;</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırma sonuçlarını değerlendiren <strong>AGS Global Kurucusu Ahmet Güler</strong>, iş dünyasının içinden geçtiği psikolojik ve ekonomik daralmaya dikkat çekerek şu çıkarımları paylaştı:</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>&#8220;Araştırmamız açıkça gösteriyor ki, beyaz yakalı profesyoneller ve üst düzey yöneticiler için artık büyüme, risk alma ve sıçrama dönemi değil; tam anlamıyla &#8216;siperde bekleme ve hayatta kalma&#8217; dönemi yaşanıyor. Özellikle son dönemde piyasaları sarsan fon krizleri, yöneticilerin yatırım iştahını ve sermaye piyasalarına olan güvenini ciddi şekilde tahrip etmiş durumda. Enflasyonist baskı ise bırakın yatırım yapmayı, beyaz yakanın tasarruf ve birikim yapma refleksini tamamen felç etmiş. Yöneticilerin, çocuklarının eğitimi veya özel hastane kullanımı gibi en temel standartlarını koruyabilmek için şirket yan haklarına sıkı sıkıya tutunduğunu, bu sebeple radikal kariyer maceralarından kaçındığını çok net görüyoruz. 2027&#8217;ye giden yolda iş dünyasının ana pusulası büyüme değil, mevcut şartları koruyarak bu fırtınalı dönemi en az hasarla atlatmak olacaktır.&#8221;</em></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/beyaz-yakanin-sonbahar-karnesi-guven-geriledi-hayatta-kalma-one-cikti/">BEYAZ YAKANIN SONBAHAR KARNESİ: GÜVEN GERİLEDİ, HAYATTA KALMA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/beyaz-yakanin-sonbahar-karnesi-guven-geriledi-hayatta-kalma-one-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SPK’DAN FONLARIN TASFİYESİNE İLİŞKİN YOL HARİTASI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/spkdan-fonlarin-tasfiyesine-iliskin-yol-haritasi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/spkdan-fonlarin-tasfiyesine-iliskin-yol-haritasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 09:43:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Fon]]></category>
		<category><![CDATA[SermayePiyasası]]></category>
		<category><![CDATA[SPK]]></category>
		<category><![CDATA[Tasfiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3857</guid>

					<description><![CDATA[<p>SPK, 131 fonun tasfiye sürecini başlattı. Yatırımcılar, fonlarda nakit oluştukça ödemelerini alabilecek. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yatırımcıları yakından ilgilendiren fonların tasfiye sürecine ilişkin çerçeveyi bültenle çizdi. 131 fonun tasfiye süreçlerinde iki banka görevlendirildi. TERA Portföy fonlarının tasfiye sürecini Türkiye İş Bankası yürütecek. Diğer bazı portföy şirketlerinin fonlarında Ziraat Bankası yetkilendirildi. Belirlenen takvim ise üç ay. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/spkdan-fonlarin-tasfiyesine-iliskin-yol-haritasi/">SPK’DAN FONLARIN TASFİYESİNE İLİŞKİN YOL HARİTASI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SPK, 131 fonun tasfiye sürecini başlattı.</strong> Yatırımcılar, fonlarda nakit oluştukça ödemelerini alabilecek.</p>
<h2 class="post-summary">Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yatırımcıları yakından ilgilendiren fonların tasfiye sürecine ilişkin çerçeveyi bültenle çizdi. 131 fonun tasfiye süreçlerinde iki banka görevlendirildi. TERA Portföy fonlarının tasfiye sürecini Türkiye İş Bankası yürütecek. Diğer bazı portföy şirketlerinin fonlarında Ziraat Bankası yetkilendirildi. Belirlenen takvim ise üç ay. SPK bültenine göre; tasfiyenin tamamlanması için herkesin 3 ay beklemesi gerekmeyecek. Fon hesabında nakit oluştukça, banka belirleyeceği dönemlerde yatırımcılara ödeme yapabilecek.</h2>
<div class="row">
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div class="content-text">
<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiyesine karar verilen 131 yatırım fonunun portföylerinin nakde dönüştürülmesi ve yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin usul ve esasları açıkladı. 131 fonun tasfiye süreci bankalar aracılığıyla yürütülecek. Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemlerinde Türkiye İş Bankası AŞ görevlendirildi. Diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarına ilişkin süreç Ziraat Bankası AŞ tarafından yürütülecek.</p>
<h3>Tespit aşaması için çerçeve</h3>
<p>Belirlenen esasların yürürlüğe girmesini izleyen iki iş günü içinde, tasfiye kapsamındaki her fonun dolaşımdaki toplam katılma payı sayısı ile yatırımcıların hesaplarında bulunan katılma payları karşılaştırılacak.</p>
<p>Merkezi Kayıt Kuruluşu ile görevlendirilen bankalar arasında yapılacak mutabakat kapsamında yatırımcı hesaplarındaki rehin, haciz, tedbir ve diğer kısıtlamalar ile henüz gerçekleşmemiş emirler de tespit edilecek.</p>
<p>Fon portföylerindeki saklamaya konu finansal varlıklar, Takasbank bünyesinde ilgili bankalar adına açılan hesaplarda tutulacak. Fonların repo, ters repo, mevduat, katılma hesabı, kredi ve benzeri işlemlerinden doğan alacak ve borçlarına ilişkin mutabakatın ise SPK kararını izleyen en geç 10 iş günü içinde tamamlanması öngörülüyor.</p>
<h3>Fon varlıkları kademeli olarak nakde çevrilecek</h3>
<p>Tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan finansal varlıklar; yatırımcıların menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak bankaların belirleyeceği aralıklarla satılacak.</p>
<p>Bankalar, varlığın türüne göre fon hesabına doğrudan satış talimatı verebilecek veya işlemleri bir yatırım kuruluşu aracılığıyla gerçekleştirebilecek.</p>
<p>Vadeli mevduat, katılma hesabı, ters repo ve benzeri belirli bir vadeye bağlı araçlardan elde edilecek tutarlar da vade sonunda fon hesabına aktarılacak. Portföydeki diğer varlıkların satışından sağlanan nakit, ödeme tarihine kadar para piyasası araçlarında değerlendirilebilecek.</p>
<h3>Ödemeler yatırımcıların payları oranında yapılacak</h3>
<p>Portföy varlıklarının nakde dönüştürülmesiyle elde edilen tutarlar, bankaların hazırlayacağı ödeme planına göre yatırımcılara aktarılacak.</p>
<p>Ödemeler, mutabakatı tamamlanan bireysel saklama hesaplarına, yatırımcıların sahip olduğu fon katılma payları oranında gerçekleştirilecek. Bu nedenle yatırımcılara yapılacak ödemenin tutarı ve zamanı, fondaki varlıkların hangi hızla ve hangi koşullarda nakde çevrilebildiğine göre değişebilecek.</p>
<h3>Gerçekleşmeyen iade emirlerine öncelik verilecek</h3>
<p>İhbarlı fonlarda 17 Eylül 2026 günü saat 13.30’dan sonra verilen katılma payı iade talimatları ile para piyasası fonlarında gün sonu valör atlama saatinin ardından iletilen talimatlar tasfiye sürecine dahil edilecek.</p>
<p>TEFAS üzerinden verilen ancak gerçekleştirilemeyen satış emirlerinin karşılığı, fon hesabına borç olarak kaydedilecek. Portföy varlıklarının satışından elde edilen nakitle öncelikle bu borçların ödenmesi sağlanacak.</p>
<h3>Yeni alım ve iade talimatları gerçekleştirilmeyecek</h3>
<p>SPK kararıyla TEFAS’ta alım ve satıma kapatılan fonlarda, kurucu veya diğer dağıtıcı kuruluşlar üzerinden TEFAS dışında verilen katılma payı iade talimatları da gerçekleştirilmeyecek.</p>
<p>Tasfiyesine karar verilen fonlar için 17 Eylül 2026’dan itibaren TEFAS dışındaki dağıtım kanalları üzerinden yeni katılma payı alım veya iade talimatı verilemeyecek.</p>
<p>Bununla birlikte, 17 Eylül 2026 ve öncesinde fon portföylerine ilişkin verilen ancak takası henüz tamamlanmamış varlık ve işlem talimatları olağan süreçleri içinde sonuçlandırılacak.</p>
<h3>Tasfiye için üç aylık süre öngörüldü</h3>
<p>SPK’nin belirlediği çerçeveye göre fonların mal varlıklarının tasfiyesi, duyuru tarihinden itibaren işleyecek en fazla üç aylık sürenin sona ermesini izleyen ilk iş gününde tamamlanacak.</p>
</div>
<div id="adpro-8" class="adpro desktop-ad text-center" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-084a-71f0-93b1-4efdd2c9f24c" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="true">
<div data-type="_mgwidget" data-widget-id="1744817"></div>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/spkdan-fonlarin-tasfiyesine-iliskin-yol-haritasi/">SPK’DAN FONLARIN TASFİYESİNE İLİŞKİN YOL HARİTASI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/spkdan-fonlarin-tasfiyesine-iliskin-yol-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞUSTOSTA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/agustosta-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/agustosta-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 08:52:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiHaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Euro]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Mevduat]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3815</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK&#8217;in ağustos ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri verilerine göre külçe altın, enflasyondan arındırılmış getiride aylık bazda yüzde 7,93 ile ilk sırada yer aldı. Dolar ve BIST 100 endeksi ise yatırımcısına reel kayıp yaşattı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. Verilere göre külçe altın, hem aylık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/agustosta-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/">AĞUSTOSTA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>TÜİK&#8217;in ağustos ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri verilerine göre külçe altın, enflasyondan arındırılmış getiride aylık bazda yüzde 7,93 ile ilk sırada yer aldı. Dolar ve BIST 100 endeksi ise yatırımcısına reel kayıp yaşattı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. Verilere göre külçe altın, hem aylık hem de yıllık değerlendirmelerde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan araç oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Külçe altının ağustos ayındaki reel getirisi, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazında yüzde 7,17, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazında ise yüzde 7,93 olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Dolar ve BIST 100 reel kaybettirdi</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ağustos ayındaki aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE&#8217;ye göre Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,66, avro yüzde 0,61 ve brüt mevduat faizi yüzde 0,33 reel getiri sağladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı dönemde dolar yüzde 0,86, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,83 reel kayıp yaşattı.</p>
<p class="isSelectedEnd">TÜFE bazında değerlendirildiğinde DİBS&#8217;in reel getirisi yüzde 1,38, avronun yüzde 1,34 ve brüt mevduat faizinin yüzde 1,05 oldu. Dolar yüzde 0,15, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,13 reel kaybettirdi.</p>
<h2>Üç aylık dönemde DİBS öne çıktı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Üç aylık değerlendirmede en yüksek reel getiri DİBS&#8217;te gerçekleşti. DİBS&#8217;in reel getirisi Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 3,46, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 4,77 olarak hesaplandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu dönemde en fazla reel kaybı ise BIST 100 endeksi yaşadı. Endeksteki kayıp Yİ-ÜFE bazında yüzde 7,15, TÜFE bazında yüzde 5,98 oldu.</p>
<h2>Altı ayda mevduat ilk sırada</h2>
<p class="isSelectedEnd">Altı aylık dönemde en yüksek reel getiri brüt mevduat faizinde görüldü. Mevduatın reel getirisi Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 1,19, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 2,87 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aylık bazda yatırımcısına en yüksek getiriyi sağlayan külçe altın ise altı aylık dönemde en fazla reel kayıp yaşayan yatırım aracı oldu. Altının bu dönemdeki reel kaybı Yİ-ÜFE bazında yüzde 19,35, TÜFE bazında yüzde 18,01 olarak kaydedildi.</p>
<h2>Yıllık bazda da altın zirvede</h2>
<p class="isSelectedEnd">Yıllık değerlendirmede de külçe altın diğer yatırım araçlarını geride bıraktı. Altının yıllık reel getirisi Yİ-ÜFE&#8217;ye göre yüzde 19,73, TÜFE&#8217;ye göre yüzde 16,49 oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yİ-ÜFE bazında yıllık reel getiride DİBS yüzde 4,21, brüt mevduat faizi ise yüzde 3,35 ile altını takip etti. Buna karşılık BIST 100 endeksi yüzde 0,20, dolar yüzde 8,36 ve avro yüzde 8,68 reel kayıp yaşattı.</p>
<p class="isSelectedEnd">TÜFE bazında yıllık değerlendirmede DİBS yüzde 1,39, brüt mevduat faizi ise yüzde 0,56 reel getiri sağladı. Aynı dönemde BIST 100 endeksinde yüzde 2,90, dolarda yüzde 10,84 ve avroda yüzde 11,16 reel kayıp gerçekleşti.</p>
<h3>Altın ağustosta yatırımcının yüzünü güldürdü</h3>
<p>TÜİK verileri, ağustos ayında yatırım araçları arasında altının belirgin şekilde öne çıktığını ortaya koydu. Özellikle TÜFE bazındaki yüzde 7,93&#8217;lük reel getiri, altının ay içerisinde enflasyona karşı yatırımcısına en yüksek kazancı sağlayan araç olduğunu gösterdi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/agustosta-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/">AĞUSTOSTA EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI BELLİ OLDU!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/agustosta-en-cok-kazandiran-yatirim-araci-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Kira]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık %31,7 artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası haline geliyor. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık <strong>%31,7</strong> artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; <strong>uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası</strong> haline geliyor.</p>
<p>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Eyüp Akbal</strong>, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan 2026 Konut Fiyat Endeksi’ne göre konut fiyatları yıllık bazda nominal yüzde 26,6 artarken reel olarak yüzde 4,3 geriledi. Yeni Kiracı Kira Endeksi ise aynı dönemde yüzde 31,7 yükseldi. Konut ve kira göstergelerindeki bu seyir, hanelerin barınmaya ilişkin kararlarında kısa ve uzun vadeli maliyetleri birlikte değerlendirmesini daha önemli hâle getiriyor. Ev sahibi olma hedefi de yatırım beklentisinin yanı sıra ödeme planının bütçeye uyumu, toplam maliyetin baştan görülebilmesi ve geleceğe yönelik finansal planlama gibi unsurlarla şekilleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3730" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg" alt="" width="598" height="442" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-300x222.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-768x567.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-190x140.jpg 190w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-96x72.jpg 96w" sizes="auto, (max-width: 598px) 100vw, 598px" /></p>
<h2><strong>Konutun teslimatlardaki ağırlığı arttı</strong></h2>
<p>Finansman tercihlerinde öne çıkan unsurları değerlendiren <strong>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal</strong>, “Konut sahipliği, hanelerin gelecek planını ve finansal güvence arayışını doğrudan etkileyen bir karar. Kira giderinin her yenileme döneminde yeniden belirlendiği bir ortamda insanlar, önlerindeki yılların barınma maliyetini daha net görmek istiyor. Fuzul olarak bu talebi, müşterilerimizin ödeme gücüne göre şekillenen planlar ve şeffaf süreçlerle karşılamaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımın temelinde tabi olduğumuz düzenlemelere uyum, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik bulunuyor.” dedi.</p>
<p>2026’nın ilk yarısında Fuzul’ün konut teslimatlarının şirketin toplam teslimatları içindeki payı yaklaşık 7 puan artışla yüzde 18’e ulaştı. Böylece konut finansmanı, Fuzul’ün toplam teslimatları içindeki ağırlığını belirgin biçimde artırdı.</p>
<p><strong>Ev sahibi olma kararı uzun vadeli bütçe planına dönüşüyor</strong></p>
<p>Fuzul’ün saha gözlemlerine göre konut finansmanı kararının ilk eşiğini aylık ödemenin hane bütçesine uyumu oluşturuyor. Toplam maliyet, teslimat koşulları, vade ve ara ödeme esnekliği bu eşiği izliyor. Hak ve yükümlülüklerin başlangıçta açık olması da sürece güven duyulmasında belirleyici rol oynuyor. Konut ediniminin uzun bir döneme yayılması, ödeme planının gelir akışına uygunluğunu ve ihtiyaçlar değiştiğinde izlenecek adımların sözleşmede açıkça yer almasını kararın temel unsurları arasına taşıyor.</p>
<p>Konut finansmanı kararında öngörülebilirliğin önemine dikkat çeken <strong>Akbal</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müşteriler açısından öngörülebilirlik; aylık ödeme tutarının, teslimat koşullarının ve süreç içinde karşılaşılabilecek değişikliklere ilişkin seçeneklerin baştan bilinmesiyle sağlanıyor. Tasarruf finansmanı, düzenli birikimi bütçeye göre şekillenen ödeme planı ve şeffaf biçimde tanımlanmış bir süreçle buluşturuyor. Bizim sorumluluğumuz ise müşterinin konut hedefini hane ekonomisinin taşıyabileceği açık ve yönetilebilir bir plana dönüştürmek.”</p>
<p>Tasarruf finansmanının değeri, sahiplik hedefinin hane gelirine uygun bir ödeme düzeni içinde, toplam yükümlülük baştan görülerek planlanabilmesinde yatıyor. Böylece konut edinimi, uzun vadeli bütçe yönetiminin bir parçası hâline geliyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TicariGayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticari gayrimenkul fiyatları arttı, ancak enflasyonun gerisinde kaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda %29,4 yükseldi. Ancak enflasyondan arındırıldığında fiyatlarda %2,2’lik reel düşüş yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerini açıkladı. Buna göre ticari gayrimenkul [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/">TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Ticari gayrimenkul fiyatları arttı, ancak enflasyonun gerisinde kaldı.</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda <strong>%29,4 yükseldi.</strong> Ancak enflasyondan arındırıldığında fiyatlarda <strong>%2,2’lik reel düşüş</strong> yaşandı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerini açıkladı. Buna göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 29,4 artarken, reel olarak yüzde 2,2 geriledi. Üç büyük il arasında yıllık bazda en yüksek artış yüzde 32,5 ile Ankara&#8217;da görüldü.</p>
<h3>Ticari gayrimenkul fiyatları çeyreklik yüzde 5,5 arttı</h3>
<p>TCMB verilerine göre, Türkiye genelinde Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,5 artarak 253,2 seviyesine yükseldi.</p>
<p>Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 29,4 artış gösterdi. Enflasyon etkisinden arındırıldığında ise ticari gayrimenkul fiyatlarında yıllık bazda yüzde 2,2&#8217;lik reel düşüş kaydedildi.</p>
<h3>Dükkan fiyatlarında yıllık artış yüzde 29,2</h3>
<p>Türkiye genelinde Dükkan Fiyat Endeksi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 artarak 254,9 oldu. Dükkan fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 29,2 yükselirken, reel olarak yüzde 2,4 geriledi.</p>
<p>Ofis Fiyat Endeksi ise aynı dönemde çeyreklik bazda yüzde 6 artışla 244,2 seviyesine çıktı. Ofis fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 30,6 olarak gerçekleşirken, reel bazda yüzde 1,3&#8217;lük düşüş görüldü.</p>
<h3>En yüksek artış Ankara&#8217;da</h3>
<p>TCMB verileri, üç büyük ilde de ticari gayrimenkul fiyatlarının yükseldiğini ortaya koydu. Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre İstanbul&#8217;da yüzde 5,3, Ankara&#8217;da yüzde 6,4 ve İzmir&#8217;de yüzde 5 arttı.</p>
<p>Yıllık değişime bakıldığında ise üç büyük il arasında en yüksek artış Ankara&#8217;da kaydedildi. Ticari gayrimenkul fiyatları geçen yılın aynı çeyreğine göre Ankara&#8217;da yüzde 32,5, İstanbul&#8217;da yüzde 27,8 ve İzmir&#8217;de yüzde 25,7 yükseldi.</p>
<p>Endeks değerleri İstanbul&#8217;da 221,5, Ankara&#8217;da 282,9 ve İzmir&#8217;de 254,5 olarak gerçekleşti.</p>
<h3>Ankara&#8217;da ofis fiyatları yüzde 38,7 yükseldi</h3>
<p>Alt kırılımlarda dikkat çeken en güçlü artış Ankara&#8217;daki ofis fiyatlarında görüldü. Ofis Fiyat Endeksi yıllık bazda Ankara&#8217;da yüzde 38,7 yükselirken, İstanbul&#8217;da yüzde 31,4 ve İzmir&#8217;de yüzde 24,6 arttı.</p>
<p>Dükkan fiyatlarındaki yıllık artış ise Ankara&#8217;da yüzde 30,4, İstanbul&#8217;da yüzde 26,6 ve İzmir&#8217;de yüzde 25,9 olarak kaydedildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/">TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[DeğerYaratma]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[SürdürülebilirBüyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bain &#38; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bain &amp; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlarken, Türkiye&#8217;deki her 9 şirketten sadece 1 tanesi bu kriterleri yerine getirebiliyor.</p>
<p>Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain &amp; Company’nin ‘Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026’ araştırmasına göre iş dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük stratejik sınavı gözler önüne seriyor. Şirketlerin hem sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesini hem de gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesini şart koşan araştırma, bu iki kriteri yıllar boyu kesintisiz sürdürebilenlerin oranının kritik seviyede düşük olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2025 yılında küresel ölçekteki şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak zaman ufku genişlediğinde başarı oranları hızla düşüyor: Son 10 yılın en az 8’inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10’da kalırken, 10 yıl boyunca hiç fire vermeden değer yaratabilen öncü şirketlerin oranı ise sadece binde 4 (yüzde 0,4) oranında kalıyor.</p>
<p>Araştırma, sürdürülebilir değer yaratmanın yatırımcı tarafındaki karşılığını da net verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, uzun vadede istikrarlı bir performans sergileyerek sürdürülebilir değer yaratan şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olarak gerçekleştiğini açıklıyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisi ise yüzde 8 oranında. Bu veri, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı tam iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Türkiye Avrupa ortalamasının üzerinde</strong></p>
<p>Rapor; Türkiye pazarına yönelik çarpıcı analizler de yer alıyor. Türkiye’de incelenen 140 halka açık şirketin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabildiğini tespit ediyor. Türk şirketlerinin yüzde 39’u son on yılda sermaye maliyetini aşan getiri sağlamayı başarırken, yüksek enflasyon ortamının da etkisiyle yalnızca yüzde 24’ü reel büyüme kaydediyor. Her iki başarıyı tek bir potada eritebilen yüzde 11&#8217;lik azınlık, yatırımcılarına güçlü sonuçlar sunuyor.</p>
<p>Türkiye’nin yüzde 11’lik bu performansı, Avrupa genelindeki yüzde 8’lik ortalamanın üzerinde yer alsa da küresel ve bölgesel rakiplerin gerisinde kalındığına işaret ediyor. Nitekim Amerika kıtasında sürdürülebilir değer yaratıcıların oranı yüzde 14’e ulaşırken, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde her üç şirketten biri (yaklaşık %33) bu unvanı elde etmeyi başarıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-1046" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg" alt="" width="604" height="604" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg 2000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-300x300.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1024x1024.jpg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-150x150.jpg 150w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-768x768.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1536x1536.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p><strong>Onur Candar: Türk şirketleri </strong><strong>sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor</strong></p>
<p><strong>Bain &amp; Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar</strong>, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Rapora göre; küresel trendlere paralel olarak, Türkiye&#8217;de de sürdürülebilir değer yaratmayı başaran şirketlerin yatırımcılarına dolar bazında ortalama yüzde 16 toplam hissedar getirisi sağladığını görüyoruz. Değer yaratamayan şirketlerin yüzde 8 getiri oranında kalması, Türk sermaye piyasalarında da uzun vadeli istikrarın karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin finansal performanslarını ve yatırımcı güvenini artırmaları için sadece hacimsel büyümeye değil, sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor. Küresel rekabetçilik adına önümüzdeki dönemde daha fazla Türk şirketinin bu kulvara girmesi stratejik bir zorunluluk olarak düşünülebilir.&#8221;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOBİ&#8217;LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finansman]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[KGF]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[NefesKredisi]]></category>
		<category><![CDATA[ReelSektör]]></category>
		<category><![CDATA[TOBB]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Krediye Ulaşan KOBİ İçin Yeni Risk, Finansmanı Doğru Kullanamamak KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri olan finansmana erişim konusunda önemli adımlar atılıyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle yeniden hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 3 milyon TL’ye kadar finansman sağlanırken, yıl içinde kredi hacminin 100 milyar TL’ye ulaşması hedefleniyor. Ancak finans [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/">KOBİ’LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal" style="text-align: left;" align="center"><strong>Krediye Ulaşan KOBİ İçin Yeni Risk, Finansmanı Doğru Kullanamamak KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri olan finansmana erişim konusunda önemli adımlar atılıyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle yeniden hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 3 milyon TL’ye kadar finansman sağlanırken, yıl içinde kredi hacminin 100 milyar TL’ye ulaşması hedefleniyor. Ancak finans uzmanlarına göre asıl risk artık krediye ulaşamamak değil, ulaşılan kaynağın doğru yönetilememesi.</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">KOBİ’lere yönelik yeni kredi destekleri piyasaya nefes olurken, uzmanlar finansmanın nasıl kullanıldığının en az finansmana erişim kadar kritik olduğunu vurguluyor. Bütçe planlaması ve nakit akışını yönetemeyen şirketler, düşük maliyetli kredilerle bile zorlanabiliyor. <strong>Valor Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca</strong>, finansmanın işletmeler için tek başına çözüm olmadığını belirterek, kredi sonrası dönemin en az krediye erişim kadar kritik olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-3612 " src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2.jpg" alt="" width="324" height="240" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2.jpg 664w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-300x222.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-190x140.jpg 190w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-96x72.jpg 96w" sizes="auto, (max-width: 324px) 100vw, 324px" /></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>“Kredi Büyümenin Değil, Yanlış Kullanılırsa Finansal Baskının Da Başlangıcı Olabilir”</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Ekonomide kredi kanallarının yeniden açılması KOBİ’ler açısından önemli bir gelişme olsa da birçok işletmenin kredi kullanımını stratejik bir finans yönetimi süreci yerine kısa vadeli nakit ihtiyacını kapatacak bir araç olarak gördüğünü belirten <strong>Sefa Karaca,</strong> bunun ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. <strong>Karaca,</strong> “Finansmana erişim elbette önemli. Ancak kredi kullanabilmek tek başına başarı anlamına gelmiyor. Kaynağın hangi amaçla kullanılacağı, geri ödeme planının nakit akışıyla uyumu ve yatırımın şirkete yaratacağı katma değer doğru analiz edilmediğinde kredi, büyümeyi desteklemek yerine işletmenin üzerindeki finansal baskıyı artırabiliyor.” dedi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Bugünün Sorusu; ‘Kredi Bulabilir Miyim?’ Değil, ‘Bu Krediyi Nasıl Yöneteceğim?’</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Son dönemde kamu destekli kredi paketleriyle birlikte birçok işletmenin yeniden finansmana erişim imkanı yakaladığını belirten <strong>Karaca</strong>’ya göre, KOBİ’lerin gündemindeki temel soru da değişmeye başladı. Eskiden işletmeler finansman bulmaya odaklanırken, bugün asıl ihtiyaç kredi sonrası finansal planlamayı doğru yapabilmek. İşletmelerin önemli bir bölümünde bütçe yönetimi, senaryo analizi, nakit akışı projeksiyonu ve yatırım geri dönüş hesaplarının yeterince yapılmadığını ifade eden Karaca, bu eksikliğin en uygun maliyetli krediyi bile zamanla riskli hale getirebildiğini söyledi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Nakit Akışını Yönetemeyen Şirket Krediyle Değil, Zamanla Mücadele Ediyor</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Birçok KOBİ’nin satışlarının güçlü olmasına rağmen nakit akışındaki bozulmalar nedeniyle zorlandığını söyleyen Karaca, finans yönetiminde ciro yerine likiditenin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Özellikle vadeli satış yapan işletmelerde tahsilat ve ödeme dengesi kurulamadığında kredi geri ödemelerinin beklenenden daha büyük bir yük oluşturabildiğini belirten <strong>Karaca,</strong> işletmelerin aylık değil haftalık nakit akışı takibi yapmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>En Büyük Hata, Krediyi İşletme Sermayesi Yerine Plansız Harcamalara Yönlendirmek</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">KOBİ’lerde sık karşılaşılan hatalardan birinin finansman kaynağının stratejik öncelikler yerine günü kurtarmaya yönelik kullanılması olduğunu belirten <strong>Karaca,</strong> şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">“Kredi doğru zamanda alınabilir ancak yanlış yerde kullanılabilir. Üretken olmayan harcamalar, plansız stok artışları ya da geri dönüşü hesaplanmamış yatırımlar, işletmenin borç yükünü artırırken rekabet gücünü yükseltmeyebilir. Finansmanın amacı yalnızca bugünü çevirmek değil, gelecekte daha güçlü bir bilanço oluşturmaktır.”</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Artık Finansal Görünürlük Kadar Finansal Disiplin De Gerekiyor</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Dijitalleşmenin finans yönetimindeki önemine değinen <strong>Karaca</strong>, işletmelerin yalnızca muhasebe kayıtlarını değil, finansal karar mekanizmalarını da veriyle yönetmesi gerektiğini söyledi. Bütçe takibi, nakit akışı simülasyonları, finansal senaryolar ve erken uyarı göstergelerinin özellikle dalgalı ekonomik dönemlerde şirketlerin dayanıklılığını artırdığını belirten <strong>Karaca,</strong> finansal görünürlüğün artık tek başına yeterli olmadığını, bunun disiplinli karar alma süreçleriyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>“Finansmana Erişim Rekabet Avantajı Sağlar, Doğru Finans Yönetimi İse Şirketi Geleceğe Taşır”</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Valor Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca</strong>, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">“Bugün birçok KOBİ finansmana erişim konusunda geçmişe göre daha fazla fırsat yakalıyor. Ancak sürdürülebilir büyümeyi belirleyecek olan krediye ulaşmak değil, o kaynağı doğru yönetebilmektir. İşletmeler artık yalnızca bilanço hazırlayan değil, geleceği planlayan finansal yönetim anlayışına ihtiyaç duyuyor. Çünkü doğru kullanılan finansman şirketi büyütür; plansız kullanılan finansman ise aynı hızla kırılgan hale getirebilir.”</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/">KOBİ’LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER 100 KONUTTAN 86&#8217;SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Değerleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekspertiz]]></category>
		<category><![CDATA[Emlak]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSatışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sı banka ekspertizi zorunluluğu olmadan el değiştiriyor. Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, ekspertizin yalnızca bankaların talep ettiği bir prosedür olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek, özellikle peşin alımlarda bağımsız ekspertiz yaptırılmamasının alıcıların farkında olmadan yanlış fiyatlama, hukuki sorunlar ve olası değer kayıpları gibi önemli mali riskler üstlenmesine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/">HER 100 KONUTTAN 86’SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sı banka ekspertizi zorunluluğu olmadan el değiştiriyor. Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, ekspertizin yalnızca bankaların talep ettiği bir prosedür olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek, özellikle peşin alımlarda bağımsız ekspertiz yaptırılmamasının alıcıların farkında olmadan yanlış fiyatlama, hukuki sorunlar ve olası değer kayıpları gibi önemli mali riskler üstlenmesine neden olabileceğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye&#8217;de gerçekleşen 1 milyon 688 bin 910 konut satışının 1 milyon 452 bin 242&#8217;si, yani yaklaşık yüzde 86&#8217;sı, ipoteksiz (diğer satış) olarak gerçekleşti.<strong>*</strong> Başka bir ifadeyle, Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sında banka tarafından ekspertiz raporu talep edilmedi. Uzmanlara göre bu durum, peşin ödeme yapan alıcıların önemli bir bölümünün taşınmazın gerçek piyasa değerini ve taşıdığı olası riskleri bağımsız bir değerlendirmeyle görme fırsatını kaçırmasına neden olabiliyor.</p>
<p>Konut kredisi kullanılan işlemlerde ekspertiz raporu bankalar tarafından zorunlu tutulurken, peşin alımlarda böyle bir yükümlülük bulunmuyor. Bu nedenle birçok alıcı ekspertizi yalnızca kredi sürecinde gerekli olan teknik bir prosedür olarak görüyor. Oysa bağımsız ekspertiz; taşınmazın gerçek piyasa değerini objektif kriterlerle belirlemenin yanı sıra tapu kayıtları, imar durumu, ruhsat ve iskân bilgileri, mimari projeye uygunluğu ile taşınmazın fiziksel özellikleri gibi satın alma kararını doğrudan etkileyen birçok teknik ve hukuki unsurun uzmanlar tarafından değerlendirilmesini sağlıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-3637" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/simla-budakoglu-scaled-e1785757233924.jpg" alt="" width="334" height="222" /><br />
<strong>“Ekspertiz bankalar için değil, alıcı için de önemli bir güvence”</strong></p>
<p>Denge Değerleme Genel Müdürü <strong>Simla Budakoğlu Sönmezler</strong>, ekspertizin yalnızca kredi sürecinin bir parçası olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek şunları söyledi:<br />
“Ekspertiz, yalnızca bankaların kredi kullandırma sürecinde talep ettiği teknik bir rapor değil, alıcının yaptığı en büyük yatırımlardan birini güvence altına alan bağımsız bir değerlendirme hizmetidir. Peşin ödeme yapan bir alıcı, ekspertiz yaptırmadığında satın alacağı taşınmazın gerçek piyasa değerini objektif olarak değerlendirme imkânından mahrum kalabiliyor. Bu durum, piyasa değerinin üzerinde bir bedel ödenmesine ya da satın alma sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki ve teknik risklerin gözden kaçmasına neden olabiliyor.”</p>
<p><strong>Aynı sokakta yer alan iki konutun değeri neden farklı olabiliyor?</strong><br />
Gayrimenkul piyasasında fiyat belirlenirken çoğu zaman bölgedeki emsal satışlar referans alınıyor. Ancak uzmanlara göre aynı mahallede, hatta yan yana bulunan iki binadaki benzer büyüklükteki daireler arasında bile önemli değer farklılıkları oluşabiliyor. Binanın yaşı, deprem yönetmeliğine uygunluğu, yapı kalitesi, ortak kullanım alanları, asansör ve yangın merdiveni gibi teknik donanımları, bulunduğu kat, cephesi, manzarası, bakım durumu ve hukuki özellikleri gibi çok sayıda unsur taşınmazın değerini doğrudan etkiliyor. <strong>Sönmezler</strong>, bu nedenle yalnızca bölgedeki ortalama satış fiyatlarına veya satıcının talep ettiği bedele bakılarak karar verilmesinin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor: &#8220;Gayrimenkulde fiyatı yalnızca bulunduğu semt ya da metrekare belirlemiyor. Aynı sokakta, hatta yan yana bulunan iki benzer daire arasında bile yapının teknik özellikleri, fiziksel durumu ve hukuki nitelikleri nedeniyle önemli değer farkları oluşabiliyor. Bağımsız ekspertiz çalışması, bu farklılıkları objektif verilerle ortaya koyarak alıcının yalnızca istenen fiyata değil, taşınmazın gerçek değerine göre karar vermesini sağlıyor. Ekspertiz raporunu bir maliyet kalemi olarak değil, yüksek tutarlı bir yatırımda alıcıyı yanlış fiyatlama, hukuki riskler ve olası değer kayıplarına karşı koruyan önemli bir güvence olarak değerlendirmek gerekiyor.&#8221;</p>
<p>Uzmanlar, konut satın alma sürecinde ekspertiz raporunun yalnızca kredi kullanılan işlemlerde değil, peşin alımlarda da değerlendirilmesinin alıcıların daha bilinçli karar vermesine katkı sağladığını belirtiyor. Bağımsız ekspertiz; taşınmazın gerçek piyasa değerinin yanı sıra hukuki ve teknik durumunu da objektif şekilde ortaya koyarak, yüksek tutarlı yatırımlarda sonradan karşılaşılabilecek risklerin işlem tamamlanmadan önce tespit edilmesine yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>*</strong>KAYNAK: <a href="https://u3766312.ct.sendgrid.net/ls/click?upn=u001.pe3W1lq6zcZwdsbIMqwoNcLD66BU9oyc1z-2B7LWvmTqXJKNojRjYuW1hFIGKSpWe8v59exEBhtKqHHizkTr-2BtiQ-3D-3Dz0EC_3Imh0JzLdwABKCUBVaGA0lgUjiygVGItrK-2BdRT3jnkKB4dEA1siuks-2Bzx47-2Bkg8pQ164EjkHZm7X9IBXedTxwpvhHQIcM-2FAApiJXmqfvpkLCgfDcDPBc-2B4OmnSYdOt6jNtfOXPTtaaL4-2Bj-2BDmR-2BRWYZvoWJ-2Fcd4BGJ0Rm-2Fhq4EFnvNbzcsViQRzZPOXSAWYmjOzyFpyuYAS9PLefCasxTfQHuAI-2BpLKmj43KqC3mYNbGzgWfcDDIBzr8kpE5X4fR844QeURYFvLtCFyaEiE6yBnFOWpjz0W8AuJYfQwj-2BUywYN-2BzJQsKRuYbOx07gaxIT8Dz8Qfr0DfVe-2Fl-2BFnDgOjN09ThkhB4ztomd16gU8GtayRkza01zKEg0hwpOlQ9UbqlwzAilClEt07dZsToAcVuavIFbPorGZlBJCM-2Fas-2F4-3D" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="889">https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58350</a></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/">HER 100 KONUTTAN 86’SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
