<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yatırım - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/yatirim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 09:49:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Yatırım - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Kira]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık %31,7 artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası haline geliyor. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Türkiye’de Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık <strong>%31,7</strong> artarken, konut sahipliği yalnızca bir mülk edinme kararı olmaktan çıkıyor; <strong>uzun vadeli bütçe planlamasının önemli bir parçası</strong> haline geliyor.</p>
<p>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Eyüp Akbal</strong>, konut kararlarında ödeme planının bütçeye uyumu, teslimat takvimi ve süreç şeffaflığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan 2026 Konut Fiyat Endeksi’ne göre konut fiyatları yıllık bazda nominal yüzde 26,6 artarken reel olarak yüzde 4,3 geriledi. Yeni Kiracı Kira Endeksi ise aynı dönemde yüzde 31,7 yükseldi. Konut ve kira göstergelerindeki bu seyir, hanelerin barınmaya ilişkin kararlarında kısa ve uzun vadeli maliyetleri birlikte değerlendirmesini daha önemli hâle getiriyor. Ev sahibi olma hedefi de yatırım beklentisinin yanı sıra ödeme planının bütçeye uyumu, toplam maliyetin baştan görülebilmesi ve geleceğe yönelik finansal planlama gibi unsurlarla şekilleniyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3730" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg" alt="" width="598" height="442" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-300x222.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-768x567.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-190x140.jpg 190w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/EyUp_Akbal-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></p>
<h2><strong>Konutun teslimatlardaki ağırlığı arttı</strong></h2>
<p>Finansman tercihlerinde öne çıkan unsurları değerlendiren <strong>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal</strong>, “Konut sahipliği, hanelerin gelecek planını ve finansal güvence arayışını doğrudan etkileyen bir karar. Kira giderinin her yenileme döneminde yeniden belirlendiği bir ortamda insanlar, önlerindeki yılların barınma maliyetini daha net görmek istiyor. Fuzul olarak bu talebi, müşterilerimizin ödeme gücüne göre şekillenen planlar ve şeffaf süreçlerle karşılamaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımın temelinde tabi olduğumuz düzenlemelere uyum, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik bulunuyor.” dedi.</p>
<p>2026’nın ilk yarısında Fuzul’ün konut teslimatlarının şirketin toplam teslimatları içindeki payı yaklaşık 7 puan artışla yüzde 18’e ulaştı. Böylece konut finansmanı, Fuzul’ün toplam teslimatları içindeki ağırlığını belirgin biçimde artırdı.</p>
<p><strong>Ev sahibi olma kararı uzun vadeli bütçe planına dönüşüyor</strong></p>
<p>Fuzul’ün saha gözlemlerine göre konut finansmanı kararının ilk eşiğini aylık ödemenin hane bütçesine uyumu oluşturuyor. Toplam maliyet, teslimat koşulları, vade ve ara ödeme esnekliği bu eşiği izliyor. Hak ve yükümlülüklerin başlangıçta açık olması da sürece güven duyulmasında belirleyici rol oynuyor. Konut ediniminin uzun bir döneme yayılması, ödeme planının gelir akışına uygunluğunu ve ihtiyaçlar değiştiğinde izlenecek adımların sözleşmede açıkça yer almasını kararın temel unsurları arasına taşıyor.</p>
<p>Konut finansmanı kararında öngörülebilirliğin önemine dikkat çeken <strong>Akbal</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müşteriler açısından öngörülebilirlik; aylık ödeme tutarının, teslimat koşullarının ve süreç içinde karşılaşılabilecek değişikliklere ilişkin seçeneklerin baştan bilinmesiyle sağlanıyor. Tasarruf finansmanı, düzenli birikimi bütçeye göre şekillenen ödeme planı ve şeffaf biçimde tanımlanmış bir süreçle buluşturuyor. Bizim sorumluluğumuz ise müşterinin konut hedefini hane ekonomisinin taşıyabileceği açık ve yönetilebilir bir plana dönüştürmek.”</p>
<p>Tasarruf finansmanının değeri, sahiplik hedefinin hane gelirine uygun bir ödeme düzeni içinde, toplam yükümlülük baştan görülerek planlanabilmesinde yatıyor. Böylece konut edinimi, uzun vadeli bütçe yönetiminin bir parçası hâline geliyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/">KONUT SAHİPLİĞİ ARTIK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KURMA MESELESİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/konut-sahipligi-artik-ongorulebilir-bir-yasam-kurma-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TicariGayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticari gayrimenkul fiyatları arttı, ancak enflasyonun gerisinde kaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda %29,4 yükseldi. Ancak enflasyondan arındırıldığında fiyatlarda %2,2’lik reel düşüş yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerini açıkladı. Buna göre ticari gayrimenkul [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/">TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Ticari gayrimenkul fiyatları arttı, ancak enflasyonun gerisinde kaldı.</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda <strong>%29,4 yükseldi.</strong> Ancak enflasyondan arındırıldığında fiyatlarda <strong>%2,2’lik reel düşüş</strong> yaşandı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerini açıkladı. Buna göre ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 29,4 artarken, reel olarak yüzde 2,2 geriledi. Üç büyük il arasında yıllık bazda en yüksek artış yüzde 32,5 ile Ankara&#8217;da görüldü.</p>
<h3>Ticari gayrimenkul fiyatları çeyreklik yüzde 5,5 arttı</h3>
<p>TCMB verilerine göre, Türkiye genelinde Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,5 artarak 253,2 seviyesine yükseldi.</p>
<p>Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 29,4 artış gösterdi. Enflasyon etkisinden arındırıldığında ise ticari gayrimenkul fiyatlarında yıllık bazda yüzde 2,2&#8217;lik reel düşüş kaydedildi.</p>
<h3>Dükkan fiyatlarında yıllık artış yüzde 29,2</h3>
<p>Türkiye genelinde Dükkan Fiyat Endeksi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 artarak 254,9 oldu. Dükkan fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 29,2 yükselirken, reel olarak yüzde 2,4 geriledi.</p>
<p>Ofis Fiyat Endeksi ise aynı dönemde çeyreklik bazda yüzde 6 artışla 244,2 seviyesine çıktı. Ofis fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 30,6 olarak gerçekleşirken, reel bazda yüzde 1,3&#8217;lük düşüş görüldü.</p>
<h3>En yüksek artış Ankara&#8217;da</h3>
<p>TCMB verileri, üç büyük ilde de ticari gayrimenkul fiyatlarının yükseldiğini ortaya koydu. Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre İstanbul&#8217;da yüzde 5,3, Ankara&#8217;da yüzde 6,4 ve İzmir&#8217;de yüzde 5 arttı.</p>
<p>Yıllık değişime bakıldığında ise üç büyük il arasında en yüksek artış Ankara&#8217;da kaydedildi. Ticari gayrimenkul fiyatları geçen yılın aynı çeyreğine göre Ankara&#8217;da yüzde 32,5, İstanbul&#8217;da yüzde 27,8 ve İzmir&#8217;de yüzde 25,7 yükseldi.</p>
<p>Endeks değerleri İstanbul&#8217;da 221,5, Ankara&#8217;da 282,9 ve İzmir&#8217;de 254,5 olarak gerçekleşti.</p>
<h3>Ankara&#8217;da ofis fiyatları yüzde 38,7 yükseldi</h3>
<p>Alt kırılımlarda dikkat çeken en güçlü artış Ankara&#8217;daki ofis fiyatlarında görüldü. Ofis Fiyat Endeksi yıllık bazda Ankara&#8217;da yüzde 38,7 yükselirken, İstanbul&#8217;da yüzde 31,4 ve İzmir&#8217;de yüzde 24,6 arttı.</p>
<p>Dükkan fiyatlarındaki yıllık artış ise Ankara&#8217;da yüzde 30,4, İstanbul&#8217;da yüzde 26,6 ve İzmir&#8217;de yüzde 25,9 olarak kaydedildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/">TİCARİ GAYRİMENKULDE REEL GERİLEME</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ticari-gayrimenkulde-reel-gerileme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[DeğerYaratma]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[SürdürülebilirBüyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bain &#38; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bain &amp; Company tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026”(Sustained Value Creation 2026) araştırması, küresel ekonomide ve Türkiye&#8217;de büyümenin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının “sürdürülebilir değer üretimi” olduğunu ortaya koydu. 2 bin halka açık şirket ile gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmeleri ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmeleri kriterlerini değerlendiriyor. 2025 yılında şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlarken, Türkiye&#8217;deki her 9 şirketten sadece 1 tanesi bu kriterleri yerine getirebiliyor.</p>
<p>Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain &amp; Company’nin ‘Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026’ araştırmasına göre iş dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük stratejik sınavı gözler önüne seriyor. Şirketlerin hem sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesini hem de gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesini şart koşan araştırma, bu iki kriteri yıllar boyu kesintisiz sürdürebilenlerin oranının kritik seviyede düşük olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2025 yılında küresel ölçekteki şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak zaman ufku genişlediğinde başarı oranları hızla düşüyor: Son 10 yılın en az 8’inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10’da kalırken, 10 yıl boyunca hiç fire vermeden değer yaratabilen öncü şirketlerin oranı ise sadece binde 4 (yüzde 0,4) oranında kalıyor.</p>
<p>Araştırma, sürdürülebilir değer yaratmanın yatırımcı tarafındaki karşılığını da net verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, uzun vadede istikrarlı bir performans sergileyerek sürdürülebilir değer yaratan şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olarak gerçekleştiğini açıklıyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisi ise yüzde 8 oranında. Bu veri, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı tam iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Türkiye Avrupa ortalamasının üzerinde</strong></p>
<p>Rapor; Türkiye pazarına yönelik çarpıcı analizler de yer alıyor. Türkiye’de incelenen 140 halka açık şirketin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabildiğini tespit ediyor. Türk şirketlerinin yüzde 39’u son on yılda sermaye maliyetini aşan getiri sağlamayı başarırken, yüksek enflasyon ortamının da etkisiyle yalnızca yüzde 24’ü reel büyüme kaydediyor. Her iki başarıyı tek bir potada eritebilen yüzde 11&#8217;lik azınlık, yatırımcılarına güçlü sonuçlar sunuyor.</p>
<p>Türkiye’nin yüzde 11’lik bu performansı, Avrupa genelindeki yüzde 8’lik ortalamanın üzerinde yer alsa da küresel ve bölgesel rakiplerin gerisinde kalındığına işaret ediyor. Nitekim Amerika kıtasında sürdürülebilir değer yaratıcıların oranı yüzde 14’e ulaşırken, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde her üç şirketten biri (yaklaşık %33) bu unvanı elde etmeyi başarıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-1046" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg" alt="" width="604" height="604" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar.jpg 2000w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-300x300.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1024x1024.jpg 1024w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-150x150.jpg 150w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-768x768.jpg 768w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/03/Onur-Candar-1536x1536.jpg 1536w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p><strong>Onur Candar: Türk şirketleri </strong><strong>sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor</strong></p>
<p><strong>Bain &amp; Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar</strong>, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Rapora göre; küresel trendlere paralel olarak, Türkiye&#8217;de de sürdürülebilir değer yaratmayı başaran şirketlerin yatırımcılarına dolar bazında ortalama yüzde 16 toplam hissedar getirisi sağladığını görüyoruz. Değer yaratamayan şirketlerin yüzde 8 getiri oranında kalması, Türk sermaye piyasalarında da uzun vadeli istikrarın karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin finansal performanslarını ve yatırımcı güvenini artırmaları için sadece hacimsel büyümeye değil, sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor. Küresel rekabetçilik adına önümüzdeki dönemde daha fazla Türk şirketinin bu kulvara girmesi stratejik bir zorunluluk olarak düşünülebilir.&#8221;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/">DEĞER YARATAN ŞİRKETLER HİSSEDARLARINA İKİ KAT FAZLA KAZANDIRIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/deger-yaratan-sirketler-hissedarlarina-iki-kat-fazla-kazandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOBİ&#8217;LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Finansman]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[KGF]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[NefesKredisi]]></category>
		<category><![CDATA[ReelSektör]]></category>
		<category><![CDATA[TOBB]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Krediye Ulaşan KOBİ İçin Yeni Risk, Finansmanı Doğru Kullanamamak KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri olan finansmana erişim konusunda önemli adımlar atılıyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle yeniden hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 3 milyon TL’ye kadar finansman sağlanırken, yıl içinde kredi hacminin 100 milyar TL’ye ulaşması hedefleniyor. Ancak finans [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/">KOBİ’LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal" style="text-align: left;" align="center"><strong>Krediye Ulaşan KOBİ İçin Yeni Risk, Finansmanı Doğru Kullanamamak KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri olan finansmana erişim konusunda önemli adımlar atılıyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle yeniden hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 3 milyon TL’ye kadar finansman sağlanırken, yıl içinde kredi hacminin 100 milyar TL’ye ulaşması hedefleniyor. Ancak finans uzmanlarına göre asıl risk artık krediye ulaşamamak değil, ulaşılan kaynağın doğru yönetilememesi.</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">KOBİ’lere yönelik yeni kredi destekleri piyasaya nefes olurken, uzmanlar finansmanın nasıl kullanıldığının en az finansmana erişim kadar kritik olduğunu vurguluyor. Bütçe planlaması ve nakit akışını yönetemeyen şirketler, düşük maliyetli kredilerle bile zorlanabiliyor. <strong>Valor Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca</strong>, finansmanın işletmeler için tek başına çözüm olmadığını belirterek, kredi sonrası dönemin en az krediye erişim kadar kritik olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-3612 " src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2.jpg" alt="" width="324" height="240" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2.jpg 664w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-300x222.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-190x140.jpg 190w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/07/Sefa-Karaca_2-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 324px) 100vw, 324px" /></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>“Kredi Büyümenin Değil, Yanlış Kullanılırsa Finansal Baskının Da Başlangıcı Olabilir”</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Ekonomide kredi kanallarının yeniden açılması KOBİ’ler açısından önemli bir gelişme olsa da birçok işletmenin kredi kullanımını stratejik bir finans yönetimi süreci yerine kısa vadeli nakit ihtiyacını kapatacak bir araç olarak gördüğünü belirten <strong>Sefa Karaca,</strong> bunun ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. <strong>Karaca,</strong> “Finansmana erişim elbette önemli. Ancak kredi kullanabilmek tek başına başarı anlamına gelmiyor. Kaynağın hangi amaçla kullanılacağı, geri ödeme planının nakit akışıyla uyumu ve yatırımın şirkete yaratacağı katma değer doğru analiz edilmediğinde kredi, büyümeyi desteklemek yerine işletmenin üzerindeki finansal baskıyı artırabiliyor.” dedi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Bugünün Sorusu; ‘Kredi Bulabilir Miyim?’ Değil, ‘Bu Krediyi Nasıl Yöneteceğim?’</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Son dönemde kamu destekli kredi paketleriyle birlikte birçok işletmenin yeniden finansmana erişim imkanı yakaladığını belirten <strong>Karaca</strong>’ya göre, KOBİ’lerin gündemindeki temel soru da değişmeye başladı. Eskiden işletmeler finansman bulmaya odaklanırken, bugün asıl ihtiyaç kredi sonrası finansal planlamayı doğru yapabilmek. İşletmelerin önemli bir bölümünde bütçe yönetimi, senaryo analizi, nakit akışı projeksiyonu ve yatırım geri dönüş hesaplarının yeterince yapılmadığını ifade eden Karaca, bu eksikliğin en uygun maliyetli krediyi bile zamanla riskli hale getirebildiğini söyledi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Nakit Akışını Yönetemeyen Şirket Krediyle Değil, Zamanla Mücadele Ediyor</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Birçok KOBİ’nin satışlarının güçlü olmasına rağmen nakit akışındaki bozulmalar nedeniyle zorlandığını söyleyen Karaca, finans yönetiminde ciro yerine likiditenin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Özellikle vadeli satış yapan işletmelerde tahsilat ve ödeme dengesi kurulamadığında kredi geri ödemelerinin beklenenden daha büyük bir yük oluşturabildiğini belirten <strong>Karaca,</strong> işletmelerin aylık değil haftalık nakit akışı takibi yapmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>En Büyük Hata, Krediyi İşletme Sermayesi Yerine Plansız Harcamalara Yönlendirmek</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">KOBİ’lerde sık karşılaşılan hatalardan birinin finansman kaynağının stratejik öncelikler yerine günü kurtarmaya yönelik kullanılması olduğunu belirten <strong>Karaca,</strong> şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">“Kredi doğru zamanda alınabilir ancak yanlış yerde kullanılabilir. Üretken olmayan harcamalar, plansız stok artışları ya da geri dönüşü hesaplanmamış yatırımlar, işletmenin borç yükünü artırırken rekabet gücünü yükseltmeyebilir. Finansmanın amacı yalnızca bugünü çevirmek değil, gelecekte daha güçlü bir bilanço oluşturmaktır.”</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Artık Finansal Görünürlük Kadar Finansal Disiplin De Gerekiyor</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Dijitalleşmenin finans yönetimindeki önemine değinen <strong>Karaca</strong>, işletmelerin yalnızca muhasebe kayıtlarını değil, finansal karar mekanizmalarını da veriyle yönetmesi gerektiğini söyledi. Bütçe takibi, nakit akışı simülasyonları, finansal senaryolar ve erken uyarı göstergelerinin özellikle dalgalı ekonomik dönemlerde şirketlerin dayanıklılığını artırdığını belirten <strong>Karaca,</strong> finansal görünürlüğün artık tek başına yeterli olmadığını, bunun disiplinli karar alma süreçleriyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>“Finansmana Erişim Rekabet Avantajı Sağlar, Doğru Finans Yönetimi İse Şirketi Geleceğe Taşır”</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Valor Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca</strong>, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">“Bugün birçok KOBİ finansmana erişim konusunda geçmişe göre daha fazla fırsat yakalıyor. Ancak sürdürülebilir büyümeyi belirleyecek olan krediye ulaşmak değil, o kaynağı doğru yönetebilmektir. İşletmeler artık yalnızca bilanço hazırlayan değil, geleceği planlayan finansal yönetim anlayışına ihtiyaç duyuyor. Çünkü doğru kullanılan finansman şirketi büyütür; plansız kullanılan finansman ise aynı hızla kırılgan hale getirebilir.”</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/">KOBİ’LER İÇİN YENİ RİSK: YANLIŞ FİNANSMAN YÖNETİMİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kobiler-icin-yeni-risk-yanlis-finansman-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER 100 KONUTTAN 86&#8217;SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Değerleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekspertiz]]></category>
		<category><![CDATA[Emlak]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSatışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sı banka ekspertizi zorunluluğu olmadan el değiştiriyor. Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, ekspertizin yalnızca bankaların talep ettiği bir prosedür olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek, özellikle peşin alımlarda bağımsız ekspertiz yaptırılmamasının alıcıların farkında olmadan yanlış fiyatlama, hukuki sorunlar ve olası değer kayıpları gibi önemli mali riskler üstlenmesine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/">HER 100 KONUTTAN 86’SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sı banka ekspertizi zorunluluğu olmadan el değiştiriyor. Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, ekspertizin yalnızca bankaların talep ettiği bir prosedür olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek, özellikle peşin alımlarda bağımsız ekspertiz yaptırılmamasının alıcıların farkında olmadan yanlış fiyatlama, hukuki sorunlar ve olası değer kayıpları gibi önemli mali riskler üstlenmesine neden olabileceğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye&#8217;de gerçekleşen 1 milyon 688 bin 910 konut satışının 1 milyon 452 bin 242&#8217;si, yani yaklaşık yüzde 86&#8217;sı, ipoteksiz (diğer satış) olarak gerçekleşti.<strong>*</strong> Başka bir ifadeyle, Türkiye&#8217;de satılan her 100 konuttan 86&#8217;sında banka tarafından ekspertiz raporu talep edilmedi. Uzmanlara göre bu durum, peşin ödeme yapan alıcıların önemli bir bölümünün taşınmazın gerçek piyasa değerini ve taşıdığı olası riskleri bağımsız bir değerlendirmeyle görme fırsatını kaçırmasına neden olabiliyor.</p>
<p>Konut kredisi kullanılan işlemlerde ekspertiz raporu bankalar tarafından zorunlu tutulurken, peşin alımlarda böyle bir yükümlülük bulunmuyor. Bu nedenle birçok alıcı ekspertizi yalnızca kredi sürecinde gerekli olan teknik bir prosedür olarak görüyor. Oysa bağımsız ekspertiz; taşınmazın gerçek piyasa değerini objektif kriterlerle belirlemenin yanı sıra tapu kayıtları, imar durumu, ruhsat ve iskân bilgileri, mimari projeye uygunluğu ile taşınmazın fiziksel özellikleri gibi satın alma kararını doğrudan etkileyen birçok teknik ve hukuki unsurun uzmanlar tarafından değerlendirilmesini sağlıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-3637" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/08/simla-budakoglu-scaled-e1785757233924.jpg" alt="" width="334" height="222" /><br />
<strong>“Ekspertiz bankalar için değil, alıcı için de önemli bir güvence”</strong></p>
<p>Denge Değerleme Genel Müdürü <strong>Simla Budakoğlu Sönmezler</strong>, ekspertizin yalnızca kredi sürecinin bir parçası olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirterek şunları söyledi:<br />
“Ekspertiz, yalnızca bankaların kredi kullandırma sürecinde talep ettiği teknik bir rapor değil, alıcının yaptığı en büyük yatırımlardan birini güvence altına alan bağımsız bir değerlendirme hizmetidir. Peşin ödeme yapan bir alıcı, ekspertiz yaptırmadığında satın alacağı taşınmazın gerçek piyasa değerini objektif olarak değerlendirme imkânından mahrum kalabiliyor. Bu durum, piyasa değerinin üzerinde bir bedel ödenmesine ya da satın alma sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki ve teknik risklerin gözden kaçmasına neden olabiliyor.”</p>
<p><strong>Aynı sokakta yer alan iki konutun değeri neden farklı olabiliyor?</strong><br />
Gayrimenkul piyasasında fiyat belirlenirken çoğu zaman bölgedeki emsal satışlar referans alınıyor. Ancak uzmanlara göre aynı mahallede, hatta yan yana bulunan iki binadaki benzer büyüklükteki daireler arasında bile önemli değer farklılıkları oluşabiliyor. Binanın yaşı, deprem yönetmeliğine uygunluğu, yapı kalitesi, ortak kullanım alanları, asansör ve yangın merdiveni gibi teknik donanımları, bulunduğu kat, cephesi, manzarası, bakım durumu ve hukuki özellikleri gibi çok sayıda unsur taşınmazın değerini doğrudan etkiliyor. <strong>Sönmezler</strong>, bu nedenle yalnızca bölgedeki ortalama satış fiyatlarına veya satıcının talep ettiği bedele bakılarak karar verilmesinin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor: &#8220;Gayrimenkulde fiyatı yalnızca bulunduğu semt ya da metrekare belirlemiyor. Aynı sokakta, hatta yan yana bulunan iki benzer daire arasında bile yapının teknik özellikleri, fiziksel durumu ve hukuki nitelikleri nedeniyle önemli değer farkları oluşabiliyor. Bağımsız ekspertiz çalışması, bu farklılıkları objektif verilerle ortaya koyarak alıcının yalnızca istenen fiyata değil, taşınmazın gerçek değerine göre karar vermesini sağlıyor. Ekspertiz raporunu bir maliyet kalemi olarak değil, yüksek tutarlı bir yatırımda alıcıyı yanlış fiyatlama, hukuki riskler ve olası değer kayıplarına karşı koruyan önemli bir güvence olarak değerlendirmek gerekiyor.&#8221;</p>
<p>Uzmanlar, konut satın alma sürecinde ekspertiz raporunun yalnızca kredi kullanılan işlemlerde değil, peşin alımlarda da değerlendirilmesinin alıcıların daha bilinçli karar vermesine katkı sağladığını belirtiyor. Bağımsız ekspertiz; taşınmazın gerçek piyasa değerinin yanı sıra hukuki ve teknik durumunu da objektif şekilde ortaya koyarak, yüksek tutarlı yatırımlarda sonradan karşılaşılabilecek risklerin işlem tamamlanmadan önce tespit edilmesine yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>*</strong>KAYNAK: <a href="https://u3766312.ct.sendgrid.net/ls/click?upn=u001.pe3W1lq6zcZwdsbIMqwoNcLD66BU9oyc1z-2B7LWvmTqXJKNojRjYuW1hFIGKSpWe8v59exEBhtKqHHizkTr-2BtiQ-3D-3Dz0EC_3Imh0JzLdwABKCUBVaGA0lgUjiygVGItrK-2BdRT3jnkKB4dEA1siuks-2Bzx47-2Bkg8pQ164EjkHZm7X9IBXedTxwpvhHQIcM-2FAApiJXmqfvpkLCgfDcDPBc-2B4OmnSYdOt6jNtfOXPTtaaL4-2Bj-2BDmR-2BRWYZvoWJ-2Fcd4BGJ0Rm-2Fhq4EFnvNbzcsViQRzZPOXSAWYmjOzyFpyuYAS9PLefCasxTfQHuAI-2BpLKmj43KqC3mYNbGzgWfcDDIBzr8kpE5X4fR844QeURYFvLtCFyaEiE6yBnFOWpjz0W8AuJYfQwj-2BUywYN-2BzJQsKRuYbOx07gaxIT8Dz8Qfr0DfVe-2Fl-2BFnDgOjN09ThkhB4ztomd16gU8GtayRkza01zKEg0hwpOlQ9UbqlwzAilClEt07dZsToAcVuavIFbPorGZlBJCM-2Fas-2F4-3D" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-link-id="889">https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58350</a></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/">HER 100 KONUTTAN 86’SI BANKA EKSPERTİZİ OLMADAN SATILIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/her-100-konuttan-86si-banka-ekspertizi-olmadan-satiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ TEŞVİKLER VE VERGİ İNDİRİMLERİ GÜNDEMDE</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yeni-tesvikler-ve-vergi-indirimleri-gundemde/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yeni-tesvikler-ve-vergi-indirimleri-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[OVP]]></category>
		<category><![CDATA[Teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hükümet, Orta Vadeli Program&#8217;ın (OVP) 2026-2028 dönemini kapsayan yapısal reform eylemlerini hızlandırmak amacıyla yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Hazırlıkları süren ilave adımlar kapsamında yatırım teşviklerinin genişletilmesi, vergi sisteminde sadeleşme ve seçici vergi indirimleri, üretim ve istihdamı destekleyecek yeni uygulamalar ile iş ve yatırım ortamını iyileştirecek reformların öne çıkması bekleniyor. Çalışmaların, OVP hedefleri doğrultusunda ekonomide rekabet gücünü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yeni-tesvikler-ve-vergi-indirimleri-gundemde/">YENİ TEŞVİKLER VE VERGİ İNDİRİMLERİ GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="50" data-end="652" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong>Hükümet, Orta Vadeli Program&#8217;ın (OVP) 2026-2028 dönemini kapsayan yapısal reform eylemlerini hızlandırmak amacıyla yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Hazırlıkları süren ilave adımlar kapsamında yatırım teşviklerinin genişletilmesi, vergi sisteminde sadeleşme ve seçici vergi indirimleri, üretim ve istihdamı destekleyecek yeni uygulamalar ile iş ve yatırım ortamını iyileştirecek reformların öne çıkması bekleniyor. Çalışmaların, OVP hedefleri doğrultusunda ekonomide rekabet gücünü artırmaya ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye yönelik olduğu belirtiliyor.</strong></p>
<p>Ağustos ayında tamamlanması planlanan ilave adımlar arasında yeni teşvik programlarının öne çıktığı belirtildi. Sanayi ve reel sektöre sağlanacak yeni teşvik programlarının yanı sıra vergi indirimleri de gündemde. Yeni imkan ve kaynaklarla finansman maliyetlerini düşürücü önlemler ile birlikte finansmana ulaşmayı kolaylaştırmak için öncelikle güçlü bir finansal sağlayıcı sistem geliştirilecek. Tek Durak Ofis uygulamasının tüm yurda yayılması sağlanacak. Dış yatırımların artırılması amacıyla Tahkim Yasası’nın kapsamı genişleyecek. İlave adımlarla ilgili detayları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıklayacak.</p>
<h2>Yatırım yapana uzman desteği sağlanacak</h2>
<p>Yerli ve yabancı girişimciler ile yatırımcıların izin, ruhsat, lisans ve vize gibi çok sayıda bürokratik işlemini tek bir merkezden, zaman kaybetmeden sonuçlandırmasını sağlayan, &#8216;Tek Durak Ofis&#8217; uygulamasının da hem hukuki hem de idari mekanizmaları devreye sokmak amacıyla atılacak adımlarla ilgili çalışmalarda da sona gelindi. Yatırımcılara, hem zaman tasarrufu hem de karmaşık teknik sorunlarını çözmek amacıyla alanında uzman desteği sağlanacak. Tek Ofis uygulamasının, Türkiye geneline yayılması amacıyla alt yapı çalışmaları hızlandırılacak.</p>
<h2>Tahkim mekanizması güçlendirilecek</h2>
<p>Yeni adımlar arasında, yatırım yapan ve istihdam oluşturarak devlete ve bölgelerine katkı sunan firmalara hukuki alt yapı sunulacak. Uzun süren ve iş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları için sistemdeki sorunları çözmek amacıyla hem yasal hem de idari adımlar atılacak. Atılacak adımlarla hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk güvenliğiyle birlikte de yatırımcıların bölgede yatırım yapması, istihdam sağlaması kolaylaştırılacak. Uzun süren ticaret ve iş davaları için adımlar atılacak. Yerli ve yabancı sermayeyi güvence altına almak amacıyla tahkim mekanizmaları güçlendirilecek. Bu kapsamda, dış yatırımların önündeki engellerin kaldırılması, dış yatırımların artırılması amacıyla Tahkim Yasası’nda değişikliğe gidilerek kapsamı genişletilecek.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yeni-tesvikler-ve-vergi-indirimleri-gundemde/">YENİ TEŞVİKLER VE VERGİ İNDİRİMLERİ GÜNDEMDE</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yeni-tesvikler-ve-vergi-indirimleri-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL PİYASALARDA HAFTAYA POZİTİF BAŞLANGIÇ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-haftaya-pozitif-baslangic/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-haftaya-pozitif-baslangic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 06:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiGündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fed]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselPiyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3292</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında uzlaşı sağlanabileceğine yönelik iyimserlik, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılabileceğine dair beklentiler, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Enerji maliyetlerindeki düşüş beklentisi, küresel enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönündeki tahminleri güçlendirirken; hisse senedi piyasalarında da alıcılı seyir öne çıktı. Piyasalarda bu hafta gözler ABD’de açıklanacak PCE [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-haftaya-pozitif-baslangic/">KÜRESEL PİYASALARDA HAFTAYA POZİTİF BAŞLANGIÇ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="50" data-end="308"><strong>ABD ile İran arasında uzlaşı sağlanabileceğine yönelik iyimserlik, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılabileceğine dair beklentiler, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeyi beraberinde getirdi.</strong></p>
<p data-start="310" data-end="494">Enerji maliyetlerindeki düşüş beklentisi, küresel enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönündeki tahminleri güçlendirirken; hisse senedi piyasalarında da alıcılı seyir öne çıktı.</p>
<p data-start="496" data-end="697">Piyasalarda bu hafta gözler ABD’de açıklanacak PCE enflasyon verileri ile büyüme rakamlarına çevrildi. Verilerin, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası açısından önemli sinyaller vermesi bekleniyor.</p>
<div class="row">
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div class="content-text">
<p><strong>Küresel piyasalar</strong>, <strong>ABD</strong> ile <strong>İran</strong>&#8216;ın uzlaşı sağlamaya yaklaştığı yönündeki açıklamalarla haftaya pozitif bir seyirle başlarken, bugün ABD ve İngiltere başta olmak üzere bazı borsalar resmi tatil nedeniyle işleme kapalı olacak.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın, İran&#8217;la müzakerelerin düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerlediğini belirterek, iyi bir anlaşma için acele etmeyeceklerine işaret etmesi, tarafların uzlaşı masasından el sıkışarak ayrılabileceğine olan beklentileri güçlendirdi.</p>
<p>Beyaz Saray, ABD ile İran arasındaki olası anlaşma için &#8220;iyi bir noktada&#8221; olduklarını ancak anlaşmanın tamamlanmasının günler sürebileceğini bildirmesi ve New York Times (NYT) gazetesinin, ABD ile İran&#8217;ın &#8220;Hürmüz Boğazı&#8217;nın yeniden açılması&#8221; konusunda uzlaşmaya vardıkları iddiası, söz konusu iyimserlikleri besledi.</p>
<p>Bunu takiben iki ülkenin Hürmüz Boğazı&#8217;nın yeniden tam kapasiteyle işlerlik kazanmasına ve petrol arzının kesintisiz sürdürülmesine yönelik bir uzlaşıya yaklaşılabileceğine dair beklentiler güç kazandı.</p>
<p>Jeopolitik tansiyonun düşeceğine yönelik beklentiler, petrol fiyatları üzerindeki baskının hafiflemesini sağlarken, enerji maliyetlerindeki gerileme küresel enflasyon risklerine ilişkin endişelerin azalmasına katkı verdi.</p>
<p>Söz konusu gelişmeler dolar endeksinde de hissedildi. Enflasyon baskılarının yumuşayacağına yönelik tahminlerin güçlenmesi ve jeopolitik risk algısındaki gerileme, güvenli liman talebini zayıflatarak doların başlıca para birimleri karşısında sınırlı değer kaybetmesine yol açtı.</p>
<p>Buna karşın para piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) aralık toplantısında ilave sıkılaşma adımı atabileceğine dair öngörüler ise güçlü kalmayı sürdürdü.</p>
<p>Analistler, ABD&#8217;de bu hafta açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ile büyüme verilerinden alınacak sinyallerle, Fed&#8217;in gelecek dönemde alacağı para politikası kararlarına ilişkin beklentilerde değişiklikler yaşanabileceğini kaydetti.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-haftaya-pozitif-baslangic/">KÜRESEL PİYASALARDA HAFTAYA POZİTİF BAŞLANGIÇ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalarda-haftaya-pozitif-baslangic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3217</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan 15 maddelik yatırım teşvik paketi, yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekmeyi ve üretim-ihracat odaklı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Abdullah Güler tarafından açıklanan düzenlemeye göre, yurt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’ye getirilmesi halinde vergi oranı sıfıra indirilecek, ayrıca nitelikli iş gücüne brüt asgari ücretin 6 katına kadar vergi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/">YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="col-12"></header>
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div class="content-side">
<div class="content-text">
<p data-start="77" data-end="135"><strong>AK Parti tarafından <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span></span> Başkanlığı’na sunulan 15 maddelik yatırım teşvik paketi, yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekmeyi ve üretim-ihracat odaklı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Abdullah Güler</span></span> tarafından açıklanan düzenlemeye göre, yurt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’ye getirilmesi halinde vergi oranı sıfıra indirilecek, ayrıca nitelikli iş gücüne brüt asgari ücretin 6 katına kadar vergi avantajı sağlanacak.</strong></p>
<h2>20 yıl muafiyet ve maaşlara vergi avantajı</h2>
<p>Bloomberg’in incelediği yasa teklifine göre, Türkiye’de yerleşik sayılan kişilerin, Türkiye’ye yerleşmeden önceki son üç yıl içinde Türkiye’de ikamet etmemiş ve vergi mükellefi olmamış olmaları şartıyla, yurt dışında elde ettikleri gelirlerinin 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.</p>
<p>Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin maaşlarına vergi avantajı sağlanması teklifte yer alan düzenlemeler arasında. Bu çalışanlar, tüm çalışanlar için geçerli olan asgari ücret istisnasına ek olarak, brüt asgari ücretin dört katına kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. İstanbul Finans Merkezi bünyesinde çalışanlar için bu sınır altı kat olarak uygulanacak ve Cumhurbaşkanı bu oranları artırabilecek.</p>
<p>Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilecek. Bu çerçevede, İFM’de katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarılacak, ayrıca İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da yüzde 95 kazanç indirimi imkanı tanınacak.</p>
<p>Nitelikli hizmet merkezleri olarak faaliyette bulunan kurumlara, İFM’de katılımcı olmaları durumunda yüzde 100, İFM dışında faaliyette bulunmaları durumunda ise yüzde 95 oranında kazanç indirimi teşviği sağlanacak.</p>
<h2>İhracatçıya vergi indirimi ve varlık barışı düzenlemesi meclis gündeminde</h2>
<p>Üretim ve ihracatın teşviki amacıyla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranı, ürettiklerini ihraç eden imalatçıların bu ihracat işlemlerinden elde ettikleri kazançlarına 16 puan indirimli şekilde yüzde 9 olarak, ihracat yapan kurumların ise münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına 11 puan indirimli şekilde yüzde 14 olarak uygulanacak.</p>
<p>Gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması da düzenlemede yer alıyor. Bundan yararlanmak için 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülüyor.</p>
<h2>İstanbul Finans Merkezi’nde vergi avantajları genişletildi</h2>
<p>İFM’de katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatılıyor. Ayrıca, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıl olarak düzenleniyor.</p>
<p>Gelir vergisi istisnasından yararlananlardan istisna için öngörülen süre dahilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.</p>
<h2>Pay senetlerinde yeni düzenleme</h2>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarınn iki katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olacak.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/">YATIRIM TEŞVİK PAKETİNİN DETAYLARI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yatirim-tesvik-paketinin-detaylari-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 08:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselPiyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde piyasalar yön ararken, yatırımcıların odağı savaştan çok enerji fiyatları ve enflasyonun kalıcı etkilerine kayıyor. Artan maliyet baskıları ve ötelenen faiz beklentileri “uzun süre yüksek faiz” temasını güçlendirirken, Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem bu yeni fiyatlama dinamiğinin belirleyici olacağını vurguluyor. Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/">KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde piyasalar yön ararken, yatırımcıların odağı savaştan çok enerji fiyatları ve enflasyonun kalıcı etkilerine kayıyor. Artan maliyet baskıları ve ötelenen faiz beklentileri “uzun süre yüksek faiz” temasını güçlendirirken, Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem bu yeni fiyatlama dinamiğinin belirleyici olacağını vurguluyor.</strong></p>
<p>Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini tetiklerken, mevcut fiyatlamalar daha derin bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel yatırımcılar artık çatışmanın kendisinden çok, enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanıyor. <strong>Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem</strong>, küresel piyasalarda öne çıkan enerji ve enflasyon odaklı yeni fiyatlama dinamiklerini değerlendirerek yatırımcı davranışlarındaki dönüşüme dikkat çekti.</p>
<p>“Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, ilk aşamada piyasalarda klasik bir riskten kaçış davranışını beraberinde getirdi. Volatilitenin arttığı bu dönemde petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, sürecin yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda makroekonomik bir kırılma yarattığını açıkça ortaya koydu. &#8220;Brent petrolün kısa sürede 100 dolar seviyesini aşması ve bu bandın üzerinde seyretmeye devam etmesi, piyasanın gelişmeyi kalıcı etkileriyle birlikte fiyatladığı izlenimini yarattı. Ancak ateşkes anlaşması haberiyle fiyatın 90 doların altına gerilemesi, piyasanın gerilimin azalmasına yönelik sinyallere hâlâ duyarlı olduğunu ortaya koydu.&#8221;</p>
<p><strong>Piyasalar artık savaşın değil, enflasyon etkisinin peşinde</strong></p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada piyasalarda asıl fiyatlanan unsurun savaşın kendisi değil, enerji maliyetleri üzerinden şekillenen enflasyon baskısı olduğunu görüyoruz. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerken, bu durum özellikle tahvil piyasalarında net bir şekilde hissediliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,3–4,4 bandına yükselmesi, yatırımcıların enflasyon riskini yeniden önceliklendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kısa vadeli tahvil faizlerinde de benzer bir yukarı yönlü eğilim söz konusu. Bu tablo, piyasalarda ‘faizler daha uzun süre yüksek kalabilir’ beklentisinin yeniden güç kazandığına işaret ediyor. Dolayısıyla daha önce 2025 sonu ve 2026 başı için öngörülen faiz indirimlerinin önemli ölçüde ötelenmesi, finansal koşulların yeniden sıkılaştığını gösteriyor. Dolar endeksindeki güçlenme de bu sürecin doğal bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Hisse senedi piyasalarına baktığımızda ise homojen bir görünümden söz etmek mümkün değil. ABD borsaları endeks bazında dirençli kalmayı sürdürse de, sektörler arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Enerji sektörü petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan fayda sağlarken, savunma sanayi de artan jeopolitik risklerle birlikte güçlü kalmaya devam ediyor. Buna karşın havacılık, lojistik ve tüketim odaklı sektörlerde maliyet baskısı daha belirgin hissediliyor.</p>
<p><strong>Enerji ithalatçısı ekonomiler daha fazla baskı altında kalıyor</strong></p>
<p>Küresel ölçekte değerlendirdiğimizde ise enerji ithalatçısı ekonomiler üzerindeki baskının çok daha net olduğunu görüyoruz. Orta Doğu kaynaklı arz riskleri, Avrupa ve Asya başta olmak üzere birçok bölgede enerji maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden olurken, küresel ekonomide yeniden ‘düşük büyüme, yüksek enflasyon’ riskini gündeme taşıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek en kritik değişkenin enerji fiyatları olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki seyrini koruması, enflasyon baskısının kalıcı hale gelmesine yol açabilir. Bu da başta ABD olmak üzere merkez bankalarının faiz indirim sürecini daha da ötelemesine neden olabilir.</p>
<p>Diğer taraftan, jeopolitik tansiyonun düşmesi ve enerji arzına ilişkin risklerin azalması durumunda piyasalarda hızlı bir normalleşme potansiyeli de bulunuyor. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinde geri çekilme ve doların zayıflaması, riskli varlıklar açısından daha destekleyici bir ortam yaratabilir.</p>
<p>Mevcut veriler bize açık bir şekilde küresel piyasalar artık savaşın kendisini değil, bu savaşın yarattığı enerji ve enflasyon etkisini fiyatladığını söylüyor. Bu nedenle yatırım kararlarında sadece jeopolitik gelişmeleri değil, bu gelişmelerin makroekonomik yansımalarını da doğru okumak her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Yeni dönemde fark yaratacak olan yalnızca riskleri öngörmek değil; bu risklerin hangi kanallar üzerinden piyasalara aktarıldığını doğru analiz edebilmek olacak.”</p>
<p>Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, piyasalarda ilk etapta klasik riskten kaçış reflekslerini tetiklerken, mevcut fiyatlamalar daha derin bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel yatırımcılar artık çatışmanın kendisinden çok, enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanıyor. <strong>Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem</strong>, küresel piyasalarda öne çıkan enerji ve enflasyon odaklı yeni fiyatlama dinamiklerini değerlendirerek yatırımcı davranışlarındaki dönüşüme dikkat çekti.</p>
<p>“Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, ilk aşamada piyasalarda klasik bir riskten kaçış davranışını beraberinde getirdi. Volatilitenin arttığı bu dönemde petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, sürecin yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda makroekonomik bir kırılma yarattığını açıkça ortaya koydu. &#8220;Brent petrolün kısa sürede 100 dolar seviyesini aşması ve bu bandın üzerinde seyretmeye devam etmesi, piyasanın gelişmeyi kalıcı etkileriyle birlikte fiyatladığı izlenimini yarattı. Ancak ateşkes anlaşması haberiyle fiyatın 90 doların altına gerilemesi, piyasanın gerilimin azalmasına yönelik sinyallere hâlâ duyarlı olduğunu ortaya koydu.&#8221;</p>
<p><strong>Piyasalar artık savaşın değil, enflasyon etkisinin peşinde</strong></p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada piyasalarda asıl fiyatlanan unsurun savaşın kendisi değil, enerji maliyetleri üzerinden şekillenen enflasyon baskısı olduğunu görüyoruz. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerken, bu durum özellikle tahvil piyasalarında net bir şekilde hissediliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,3–4,4 bandına yükselmesi, yatırımcıların enflasyon riskini yeniden önceliklendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kısa vadeli tahvil faizlerinde de benzer bir yukarı yönlü eğilim söz konusu. Bu tablo, piyasalarda ‘faizler daha uzun süre yüksek kalabilir’ beklentisinin yeniden güç kazandığına işaret ediyor. Dolayısıyla daha önce 2025 sonu ve 2026 başı için öngörülen faiz indirimlerinin önemli ölçüde ötelenmesi, finansal koşulların yeniden sıkılaştığını gösteriyor. Dolar endeksindeki güçlenme de bu sürecin doğal bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Hisse senedi piyasalarına baktığımızda ise homojen bir görünümden söz etmek mümkün değil. ABD borsaları endeks bazında dirençli kalmayı sürdürse de, sektörler arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Enerji sektörü petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan fayda sağlarken, savunma sanayi de artan jeopolitik risklerle birlikte güçlü kalmaya devam ediyor. Buna karşın havacılık, lojistik ve tüketim odaklı sektörlerde maliyet baskısı daha belirgin hissediliyor.</p>
<p><strong>Enerji ithalatçısı ekonomiler daha fazla baskı altında kalıyor</strong></p>
<p>Küresel ölçekte değerlendirdiğimizde ise enerji ithalatçısı ekonomiler üzerindeki baskının çok daha net olduğunu görüyoruz. Orta Doğu kaynaklı arz riskleri, Avrupa ve Asya başta olmak üzere birçok bölgede enerji maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum, büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden olurken, küresel ekonomide yeniden ‘düşük büyüme, yüksek enflasyon’ riskini gündeme taşıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek en kritik değişkenin enerji fiyatları olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki seyrini koruması, enflasyon baskısının kalıcı hale gelmesine yol açabilir. Bu da başta ABD olmak üzere merkez bankalarının faiz indirim sürecini daha da ötelemesine neden olabilir.</p>
<p>Diğer taraftan, jeopolitik tansiyonun düşmesi ve enerji arzına ilişkin risklerin azalması durumunda piyasalarda hızlı bir normalleşme potansiyeli de bulunuyor. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinde geri çekilme ve doların zayıflaması, riskli varlıklar açısından daha destekleyici bir ortam yaratabilir.</p>
<p>Mevcut veriler bize açık bir şekilde küresel piyasalar artık savaşın kendisini değil, bu savaşın yarattığı enerji ve enflasyon etkisini fiyatladığını söylüyor. Bu nedenle yatırım kararlarında sadece jeopolitik gelişmeleri değil, bu gelişmelerin makroekonomik yansımalarını da doğru okumak her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Yeni dönemde fark yaratacak olan yalnızca riskleri öngörmek değil; bu risklerin hangi kanallar üzerinden piyasalara aktarıldığını doğru analiz edebilmek olacak.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/">KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞI DEĞİL, ENFLASYON RİSKİNİ FİYATLIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-piyasalar-savasi-degil-enflasyon-riskini-fiyatliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2025 BÜYÜME ORANI AÇIKLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-2025-buyume-orani-aciklandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-2025-buyume-orani-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikBüyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[GSYH]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi, 2025 yılının tamamında %3,6 büyüme kaydetti. Yılın son çeyreğinde ise büyüme %3,4 olarak gerçekleşti. Bu performans, küresel belirsizliklere ve sıkı finansal koşullara rağmen ekonomik aktivitenin dayanıklılığını koruduğunu gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-2025-buyume-orani-aciklandi/">TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2025 BÜYÜME ORANI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi, 2025 yılının tamamında %3,6 büyüme kaydetti.</strong></p>
<p><strong>Yılın son çeyreğinde ise büyüme %3,4 olarak gerçekleşti. Bu performans, küresel belirsizliklere ve sıkı finansal koşullara rağmen ekonomik aktivitenin dayanıklılığını koruduğunu gösterdi.</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılının tamamında yüzde 3,6 büyürken; 2025&#8217;in son çeyreğinde yüzde 3,4 büyüme gerçekleştirdi.</p>
<p>Ekonomistler, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yıllık bazda yüzde 3,6 büyüyeceğini tahmin ediyordu.</p>
<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;dan (TÜİK) veriye ilişkin yapılan açıklama göre;</strong> üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,6 arttı.</p>
<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="adpro-11" class="adpro desktop-ad text-center " data-page="346" data-region="1686" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-lazy="false" data-loaded="true">
<div>
<div><strong>Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 712 bin 200 TL</strong></div>
</div>
</div>
<p>Kişi başına GSYH 2025 yılında cari fiyatlarla 712 bin 200 TL, ABD doları cinsinden 18 bin 040 olarak hesaplandı.</p>
<h2>İnşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 arttı</h2>
<p>GSYH&#8217;yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 6,9, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, sanayi yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,0 arttı. Tarım sektörü ise yüzde 8,8 azaldı.</p>
<h2>GSYH 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 arttı</h2>
<p>GSYH 2025 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı.</p>
<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 arttı</p>
<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı.</p>
<h2>GSYH cari fiyatlarla 18,47 trilyon TL</h2>
<p>Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. GSYH&#8217;nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 438 milyar 605 milyon olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yüzde 4,1 arttı</h2>
<p>Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2025 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının cari fiyatlarla GSYH içindeki payı yüzde 54,4 oldu.</p>
<h2>Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yüzde 5,2 arttı</h2>
<p>Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 5,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 5,4 arttı.</p>
<h2>Mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,3 azalırken; ithalatı yüzde 4,9 arttı</h2>
<p>Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2025 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,3 azalırken ithalatı yüzde 4,9 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 2,3 azalırken ithalatı yüzde 3,8 arttı.</p>
<h2>İşgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,4 arttı</h2>
<p>İşgücü ödemeleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,9 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı.</p>
<h2>İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değerdeki payı yüzde 36,9</h2>
<p>İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 37,0 iken bu oran 2025 yılında yüzde 36,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,1 iken yüzde 44,1 oldu.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-2025-buyume-orani-aciklandi/">TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2025 BÜYÜME ORANI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-ekonomisinin-2025-buyume-orani-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
