<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yapayzeka - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/yapayzeka/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Oct 2026 11:21:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>yapayzeka - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>GIDA GÜVENLİĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: YENİ FIRSATLAR, YENİ RİSKLER</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/gida-guvenliginde-dijital-donusum-yeni-firsatlar-yeni-riskler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/gida-guvenliginde-dijital-donusum-yeni-firsatlar-yeni-riskler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 11:21:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FİRMA TANITIM]]></category>
		<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[GıdaGüvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[GıdaSektörü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=4015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, gıda sektöründe üretimden kalite kontrole, risklerin erken tespitinden izlenebilirliğe kadar pek çok alanda yeni olanaklar sunuyor. Gıda güvenliğinde riskleri öngörmeye ve önlemeye yönelik yaklaşımları güçlendiren bu teknolojiler, beraberinde yeni sorumluluklar ve tartışmaları da getiriyor. Yapay zekânın gıda güvenliğine etkileri, 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi&#8217;nde bilimsel gelişmeler ve uygulama örnekleri üzerinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/gida-guvenliginde-dijital-donusum-yeni-firsatlar-yeni-riskler/">GIDA GÜVENLİĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: YENİ FIRSATLAR, YENİ RİSKLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, gıda sektöründe üretimden kalite kontrole, risklerin erken tespitinden izlenebilirliğe kadar pek çok alanda yeni olanaklar sunuyor. Gıda güvenliğinde riskleri öngörmeye ve önlemeye yönelik yaklaşımları güçlendiren bu teknolojiler, beraberinde yeni sorumluluklar ve tartışmaları da getiriyor. Yapay zekânın gıda güvenliğine etkileri, 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi&#8217;nde bilimsel gelişmeler ve uygulama örnekleri üzerinden ele alınacak.</strong></p>
<p>“Güvenli Gıdaya Erişim: Herkesin Hakkı, Herkesin Sorumluluğu” temasıyla Gıda Güvenliği Derneği tarafından Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) iş birliğiyle düzenlenen <strong>9.</strong><strong> Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi, 5–6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Hotel&#8217;de gerçekleştirilecek.</strong> Ulusal ve uluslararası bilim insanlarını, kamu temsilcilerini ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek kongrede, yapay zekâ ve dijitalleşmenin gıda güvenliğine etkileri bilimsel gelişmeler ve uygulama örnekleri üzerinden ele alınacak.</p>
<p>Gıda güvenliğinin sağlanmasında üretim, işleme, depolama, dağıtım ve denetim süreçlerinin etkin biçimde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, gıda zincirinin farklı aşamalarında oluşan büyük miktardaki verinin analiz edilmesini, olası tehlikelerin daha erken belirlenmesini ve risklerin önlenmesine yönelik kararların desteklenmesini mümkün kılıyor. Üretim koşullarının anlık izlenmesi, kalite kontrol süreçlerinde uygunsuzlukların tespit edilmesi ve tedarik zincirinde izlenebilirliğin güçlendirilmesi, bu teknolojilerin öne çıkan kullanım alanları arasında bulunuyor.</p>
<h2>Ürün özgünlüğünden tedarik zincirine dijital dönüşüm</h2>
<p>Gıda ürünlerinin özgünlüğünün doğrulanması ve olası tağşişlerin belirlenmesi, tüketicinin korunması açısından önem taşıyor. Yapay zekâ destekli analiz teknolojileri, ürünlerin kendilerine özgü özelliklerinin değerlendirilmesine ve geleneksel kontrol yöntemlerini tamamlayabilecek yeni yaklaşımların geliştirilmesine olanak sağlıyor. Çip üstü laboratuvar analizleri ve dijital gıda parmak izi gibi yenilikçi uygulamalar, ürünlerin özgünlüğünün doğrulanmasında yeni olanaklar sunuyor.</p>
<p>Dijital dönüşümün bir diğer önemli boyutunu ise gıdanın üretimden tüketiciye uzanan yolculuğunun izlenebilir hale getirilmesi oluşturuyor. Üretim, taşıma ve depolama koşullarına ilişkin verilerin dijital sistemler aracılığıyla takip edilmesi, olası uygunsuzlukların daha hızlı belirlenmesine ve gerektiğinde daha etkin müdahale edilmesine katkı sağlayabiliyor.</p>
<p>Kongrede ele alınacak konular arasında, tarladan tabağa dijitalleşme, yapay zekâ destekli izlenebilirlik ve gıda güvenliği süreçlerinde dijital dönüşümün uygulama alanları da yer alıyor.</p>
<h2>Yapay zekâ gıda güvenliğinde yeni uygulama alanları yaratıyor</h2>
<p>Yapay zekânın kullanım alanları yalnızca üretim ve kalite kontrol süreçleriyle sınırlı kalmıyor. Belirli görevleri planlayabilen, farklı dijital sistemlerle etkileşime geçebilen ve süreçlerin izlenmesini destekleyen yeni nesil yapay zekâ teknolojileri, gıda güvenliğinde farklı uygulama olanaklarını gündeme getiriyor.</p>
<p>Kongrede, belirli görevleri daha bağımsız biçimde yürütebilen Agentic yapay zekâ sistemleri ve bu teknolojilerin gıda güvenliği süreçlerinde sürekli uyumluluğu destekleme potansiyeli de değerlendirilecek.</p>
<h2>Teknolojinin sunduğu fırsatlar kadar riskleri de tartışılmalı</h2>
<p>Yapay zekânın üretim süreçlerinin ve günlük yaşamın parçası haline gelmesi, gıda güvenliğinde önemli fırsatlar sunarken bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Kullanılan verilerin doğruluğu, yapay zekâ sistemlerinin ürettiği sonuçların bilimsel güvenilirliği ve teknolojik sistemlere aşırı bağımlılık, dikkatle değerlendirilmesi gereken konular arasında bulunuyor.</p>
<p>Özellikle insan sağlığını doğrudan ilgilendiren gıda güvenliği alanında, teknolojinin sunduğu sonuçların uzman değerlendirmesiyle desteklenmesi önem taşıyor. Bu nedenle iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, akademi, teknoloji geliştiricileri ve sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, dijital dönüşümün güvenilir biçimde ilerlemesine katkı sağlayacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/gida-guvenliginde-dijital-donusum-yeni-firsatlar-yeni-riskler/">GIDA GÜVENLİĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: YENİ FIRSATLAR, YENİ RİSKLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/gida-guvenliginde-dijital-donusum-yeni-firsatlar-yeni-riskler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 09:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[KüreselVarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Servet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Research’in Küresel Varlık Raporu 2026’ya göre küresel finansal varlıklar 2025’te %8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaştı. Yapay zekâ, önümüzdeki dönemde servet yaratımında yeni fırsatlar sunarken beraberinde yeni riskleri de getiriyor. Allianz Research tarafından yayımlanan Küresel Varlık Raporu 2026, küresel hanehalkı servetinin 2025&#8217;te yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/">KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allianz Research’in Küresel Varlık Raporu 2026’ya göre küresel finansal varlıklar 2025’te <strong>%8,6 artarak 268,4 trilyon euroya</strong> ulaştı. Yapay zekâ, önümüzdeki dönemde servet yaratımında yeni fırsatlar sunarken beraberinde yeni riskleri de getiriyor.</p>
<p><strong>Allianz Research tarafından yayımlanan Küresel Varlık Raporu 2026, küresel hanehalkı servetinin 2025&#8217;te yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaşırken, yapay zekâ önümüzdeki dönemde servet yaratımının önemli belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye&#8217;de ise hanehalklarının finansal varlıkları yüzde 45,1 artarken, enflasyondan arındırılmış reel büyüme yeniden pozitife dönerek yüzde 7,6 oldu. Türkiye, küresel ölçekte en hızlı nominal finansal varlık büyümesinin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.</strong></p>
<p>Allianz&#8217;ın yaklaşık 60 ülkedeki hanehalklarının varlık ve borç durumunu analiz ettiği Küresel Varlık Raporu&#8217;nun 17. baskısı, 2025 yılında küresel hanehalkı servetinin yeni bir rekora ulaştığını ortaya koyuyor. Rapora göre küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaşırken, yeni servet yaratımının yaklaşık beşte dördü piyasalardaki değer artışlarından kaynaklandı. Raporda, yapay zekânın önümüzdeki dönemde yeni bir servet yaratım dalgasını destekleyebileceği ancak yüksek piyasa değerlemeleri ve servetin belirli varlıklarda yoğunlaşmasının yeni riskleri de beraberinde getirdiği vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Küresel varlık artışında piyasaların etkisi öne çıkıyor</strong></p>
<p>2025 yılında küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 büyürken, yeni tasarruflar yüzde 5,4 gerileyerek 4,1 trilyon euro seviyesine indi. Böylece küresel varlık artışında tasarruflardan ziyade piyasalardaki değer artışları belirleyici oldu.</p>
<p><strong>Allianz Baş Ekonomisti ve Yatırım Direktörü Ludovic Subran</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde şöyle dedi: “Küresel varlıklar 2025&#8217;te yine bir rekor kırdı ancak bu sadece hikâyenin yarısını anlatıyor. 2019&#8217;dan bu yana nominal finansal varlıklar yüzde 50 arttı ancak enflasyondan arındırılmış olarak reelde yalnızca yüzde 23 büyüdü.”</p>
<p>Rapora göre bu ayrışma özellikle Batı Avrupa&#8217;da belirginleşiyor. 2019&#8217;dan bu yana finansal varlıkların reel büyümesi Batı Avrupa&#8217;da yüzde 0,5 ile sınırlı kalırken, bu oran Kuzey Amerika&#8217;da yüzde 21, Çin&#8217;de ise yüzde 70 oldu.</p>
<p><strong>Menkul kıymetlerin portföylerdeki ağırlığı artıyor</strong></p>
<p>Portföy tercihlerinin varlık yaratımındaki etkisi de giderek güçleniyor. Menkul kıymetler 2025&#8217;te yüzde 12,4 büyüyerek, mevduatın yüzde 5,7&#8217;lik ve sigorta ile emeklilik fonlarının yüzde 5&#8217;lik büyümesinin oldukça üzerinde performans gösterdi. Böylece menkul kıymetlerin küresel finansal varlıklar içindeki payı yüzde 46,9 ile rekor seviyeye ulaştı.</p>
<p>Kuzey Amerikalı hanehalklarının portföylerinde menkul kıymetlerin payı yüzde 60,7 olurken, bölge 2025&#8217;te küresel finansal varlık artışının yüzde 51,4&#8217;ünü gerçekleştirdi. Son on yılda değerleme kaynaklı kazançlar, Kuzey Amerika&#8217;daki finansal varlık büyümesinin yüzde 71&#8217;ini oluştururken, Batı Avrupa&#8217;da bu oran yüzde 36&#8217;da kaldı. Bu durum, tasarrufları düşük getiri sağlayan hesaplarda tutmak yerine yatırıma dönüştürmenin önemini yansıtıyor.</p>
<p><strong>2026-27: Yavaşlayan GSYİH büyümesi arasında yapay zekâ bir değişken olarak öne çıkıyor</strong></p>
<p>Küresel finansal varlıkların 2026&#8217;da yüzde 9 büyümesi bekleniyor. Ancak yavaşlayan ekonomik büyüme, kalıcı enflasyon, ekonomik parçalanma ve yüksek kamu borcu, orta vadede daha zorlu bir görünüm yaratıyor. Bu ortamda yapay zekâ önemli bir değişken olarak öne çıkıyor. Daha güçlü verimlilik ve şirket kârlılıkları varlık getirilerini destekleyebilirken, hanehalkı varlıklarının giderek daha fazla yapay zekâ beklentileriyle şekillenen piyasalara dayanması yeni kırılganlıklar yaratıyor. S&amp;P 500&#8217;ün 2022 sonundan bu yana yaklaşık yüzde 95 yükselmesiyle, son dönemdeki varlık artışında yüksek piyasa değerlemeleri ve yapay zekâ beklentileri önemli rol oynuyor. Allianz Research&#8217;ün analizine göre, S&amp;P 500&#8217;de yüzde 25&#8217;lik bir düzeltme yaşanması, ABD hanehalklarının servetinden bir yıl içinde yaklaşık 27 trilyon dolar silebilir. Bu tutar, toplam net varlıkların yaklaşık yüzde 14&#8217;üne denk gelirken, güven ve tüketimdeki zayıflama yoluyla ABD ekonomisini resesyona sürükleyebilecek etkiler yaratabilir.</p>
<p>Ancak yapay zekânın varlıklar üzerindeki etkisi yalnızca ne kadar servet yaratılacağıyla değil, bu kazançların kimler tarafından elde edileceğiyle de ilgili. <strong>Allianz Research Politika Araştırmaları Başkanı Katharina Utermöhl</strong>, şöyle değerlendirdi: “Yapay zekâ bir sonraki büyük servet motoru olabilir, ancak asıl soru kimin buna ortak olacağı. Yapay zekâ potansiyel olarak değer yaratmayı sermayeye doğru kaydırabilir. Bu nedenle yapay zekâ kaynaklı varlık artışına daha geniş kitlelerin katılımını sağlayacak mekanizmalar ve çalışanların dönüşüme uyum sağlamasına yönelik politikalar kilit önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de reel finansal varlık büyümesi yeniden pozitife döndü</strong></p>
<p>Rapora göre Türkiye&#8217;de hanehalklarının finansal varlıkları 2025 yılında yüzde 45,1 artarak 540,9 milyar euroya ulaştı. Bu oran, 2024&#8217;teki yüzde 46,2&#8217;lik büyümeye kıyasla hafif bir yavaşlamaya işaret etse de Türkiye küresel ölçekte en hızlı nominal finansal varlık büyümesinin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de finansal varlıklar içinde sigorta ve emeklilik fonları yüzde 66,8 ile en hızlı büyüyen kategori olurken, bunu menkul kıymetler yüzde 58,6 ve mevduat yüzde 35,3 büyümeyle izledi. Menkul kıymetlerin Türk portföylerindeki payı yüzde 32,0 seviyesine yükselirken, bu oran Doğu Avrupa ortalaması olan yüzde 35,9&#8217;un altında kaldı. Mevduat ise Türkiye&#8217;deki en büyük finansal varlık kategorisi olmayı sürdürdü.</p>
<p>Hanehalklarının yeni tasarrufları da yüzde 6,3 artarak 81,8 milyar euroya yükseldi. Yeni tasarrufların yüzde 43,5&#8217;i menkul kıymetlere, yüzde 41,9&#8217;u mevduata, yüzde 9,8&#8217;i ise sigorta ve emeklilik fonlarına yöneldi. Bu, bölgesel emsallerinin çoğuna kıyasla dikkat çekici biçimde piyasa odaklı bir tasarruf karması olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Türkiye açısından raporun öne çıkan bulgularından biri ise reel servet artışının yeniden pozitife dönmesi oldu. Enflasyondan arındırılmış finansal varlıklar 2025&#8217;te yüzde 7,6 büyüdü. Böylece 2024&#8217;te kaydedilen yüzde 7,7&#8217;lik reel daralma tersine çevrilirken, 2019&#8217;dan bu yana reel finansal varlık büyümesi kümülatif olarak yüzde 74,4 seviyesine ulaştı. Bu oran, raporda yer alan ülkeler arasındaki en güçlü reel büyümeye işaret ediyor.</p>
<p>Hanehalkı yükümlülükleri ise yüzde 50 artarak 140,4 milyar euroya yükseldi. Buna rağmen net finansal varlıklar yüzde 43,5 artarak 400,5 milyar euroya ulaştı. Kişi başına 4.570 euro net finansal varlık düşen Türkiye, 2025 yılında küresel sıralamada 46. sırada yer aldı.</p>
<p><strong>2025&#8217;te Kişi Başına Net Finansal Varlıklar</strong></p>
<table border="0" width="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<thead>
<tr>
<td><strong>Sıra</strong></td>
<td><strong>Ülke</strong></td>
<td><strong>Euro Cinsinden</strong></td>
<td><strong>Y/Y %</strong></td>
<td><strong>2005 Sırası</strong></td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>1</td>
<td>ABD</td>
<td>296,950</td>
<td>9.8</td>
<td>2</td>
</tr>
<tr>
<td>2</td>
<td>İsviçre</td>
<td>275,980</td>
<td>3.9</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>3</td>
<td>Danimarka</td>
<td>197,510</td>
<td>2.4</td>
<td>4</td>
</tr>
<tr>
<td>4</td>
<td>Singapur</td>
<td>192,840</td>
<td>8.8</td>
<td>10</td>
</tr>
<tr>
<td>5</td>
<td>Tayvan</td>
<td>164,470</td>
<td>9.6</td>
<td>12</td>
</tr>
<tr>
<td>6</td>
<td>İsveç</td>
<td>155,980</td>
<td>6.2</td>
<td>13</td>
</tr>
<tr>
<td>7</td>
<td>Kanada</td>
<td>135,350</td>
<td>9.8</td>
<td>11</td>
</tr>
<tr>
<td>8</td>
<td>Yeni Zelanda</td>
<td>127,550</td>
<td>2.4</td>
<td>9</td>
</tr>
<tr>
<td>9</td>
<td>Hollanda</td>
<td>116,600</td>
<td>-6.2</td>
<td>7</td>
</tr>
<tr>
<td>10</td>
<td>Belçika</td>
<td>114,590</td>
<td>4.2</td>
<td>3</td>
</tr>
<tr>
<td>11</td>
<td>Avustralya</td>
<td>113,190</td>
<td>11.0</td>
<td>16</td>
</tr>
<tr>
<td>12</td>
<td>Almanya</td>
<td>91,780</td>
<td>6.4</td>
<td>17</td>
</tr>
<tr>
<td>13</td>
<td>İtalya</td>
<td>91,730</td>
<td>8.8</td>
<td>6</td>
</tr>
<tr>
<td>14</td>
<td>Japonya</td>
<td>89,420</td>
<td>7.9</td>
<td>5</td>
</tr>
<tr>
<td>15</td>
<td>İrlanda</td>
<td>83,590</td>
<td>5.0</td>
<td>18</td>
</tr>
<tr>
<td>16</td>
<td>Avusturya</td>
<td>82,260</td>
<td>6.3</td>
<td>15</td>
</tr>
<tr>
<td>17</td>
<td>Fransa</td>
<td>77,940</td>
<td>4.1</td>
<td>14</td>
</tr>
<tr>
<td>18</td>
<td>Birleşik Krallık</td>
<td>72,200</td>
<td>2.0</td>
<td>8</td>
</tr>
<tr>
<td>19</td>
<td>Malta</td>
<td>65,720</td>
<td>3.6</td>
<td>19</td>
</tr>
<tr>
<td>20</td>
<td>İspanya</td>
<td>55,300</td>
<td>11.2</td>
<td>21</td>
</tr>
<tr>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
<td>…</td>
</tr>
<tr>
<td>46</td>
<td>Türkiye</td>
<td>4,570</td>
<td>43.2</td>
<td>54</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/">KÜRESEL SERVET REKOR KIRDI, YAPAY ZEKA ÖNE ÇIKTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-servet-rekor-kirdi-yapay-zeka-one-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY ZEKA İADE MALİYETLERİNİ ÖNLEMEYE ODAKLANIYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-iade-maliyetlerini-onlemeye-odaklaniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-iade-maliyetlerini-onlemeye-odaklaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2026 10:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[KOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ade]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[ETicaret]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ürün açıklamasındaki eksiklikten yanlış beden algısına kadar iadeye yol açan nedenleri analiz eden yapay zeka, KOBİ’lere sorun gerçekleşmeden müdahale etme imkânı sunuyor. KobiAI Kurucusu Baran Kaya, yapay zekânın iade maliyetlerini azaltmanın ötesinde, “En değerli iade, gerçekleşmeden önlenen iadeden geliyor.” dedi.  E-ticarette satış kadar satış sonrasındaki süreçler de işletmelerin karlılığını belirliyor. Özellikle iadeler; kargo, ürün kontrolü, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-iade-maliyetlerini-onlemeye-odaklaniyor/">YAPAY ZEKA İADE MALİYETLERİNİ ÖNLEMEYE ODAKLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal" align="center"><strong>Ürün açıklamasındaki eksiklikten yanlış beden algısına kadar iadeye yol açan nedenleri analiz eden yapay zeka, KOBİ’lere sorun gerçekleşmeden müdahale etme imkânı sunuyor. KobiAI Kurucusu Baran Kaya, yapay zekânın iade maliyetlerini azaltmanın ötesinde, “En değerli iade, gerçekleşmeden önlenen iadeden geliyor.” dedi. </strong></p>
<p align="center"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-3933" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/Baran-Kaya_kobiai_Kurucu_2.jpg" alt="" width="375" height="326" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/Baran-Kaya_kobiai_Kurucu_2.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/Baran-Kaya_kobiai_Kurucu_2-300x261.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/10/Baran-Kaya_kobiai_Kurucu_2-768x668.jpg 768w" sizes="(max-width: 375px) 100vw, 375px" /></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">E-ticarette satış kadar satış sonrasındaki süreçler de işletmelerin karlılığını belirliyor. Özellikle iadeler; kargo, ürün kontrolü, yeniden paketleme, stok yönetimi, müşteri hizmetleri ve ürünün değer kaybı gibi birbirinden farklı maliyetleri aynı anda ortaya çıkarıyor. KOBİ’ler açısından küçük görünen bu operasyonel kayıplar, satış hacmi büyüdükçe önemli bir kârlılık sorununa dönüşüyor. Yapay zeka ise artık yalnızca müşteri sorularını yanıtlayan ya da metin üreten bir teknoloji olmaktan çıkarak, iadenin nedenini analiz eden ve henüz gerçekleşmeden önce riskli noktaları ortaya çıkaran bir iş aracına dönüşüyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>KobiAI Kurucusu Baran Kaya</strong>, KOBİ’lerde iade yönetiminde asıl fırsatın yalnızca iade sürecini hızlandırmak değil, iadenin neden gerçekleştiğini anlayarak tekrarını önlemek olduğunu belirterek, “Satış verileri, müşteri yorumları, iade açıklamaları ve müşteri hizmetleri kayıtlarının birlikte analiz edilmesi; hangi ürünlerin, hangi nedenlerle ve hangi müşteri gruplarında daha fazla iade edildiğini ortaya çıkarabiliyor.” dedi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>İade Oranı Değil, İadenin Nedeni Yol Gösteriyor</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Bir ürünün yüksek oranda iade edilmesi işletmeye önemli bir sinyal verirken, asıl kritik bilgi iadenin arkasındaki neden oluyor. Örneğin müşterilerin sürekli “küçük geldi” gerekçesiyle iade ettiği bir üründe problem ürünün kendisinden çok beden bilgisinin yeterince açık olmamasından kaynaklanabiliyor. Benzer şekilde, ürünün görsel ile gerçekte farklı algılanması, ürün açıklamasındaki eksiklikler veya belirli bir tedarikçiden kaynaklanan kalite sorunları da iade davranışının arkasındaki temel nedenler arasında yer alabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Yapay zeka, binlerce müşteri yorumunu ve iade açıklamasını tek tek incelemek yerine bu verilerdeki ortak noktaları belirleyerek işletmenin karşısına anlamlı bir tablo çıkarabiliyor. Böylece “en fazla hangi ürün iade edildi?” sorusunun yanında “neden iade edildi?” sorusu da yanıtlanabiliyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>“En Değerli İade, Gerçekleşmeden Önlenen İadedir”</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">İade talebi oluşturulduktan sonra süreci yönetmek yerine, müşterinin iade talebi oluşturmasına neden olan problemi önceden tespit etmenin işletmeler açısından daha yüksek değer yaratabileceğine dikkat çeken <strong>KobiAI Kurucusu Baran Kaya</strong>, yapay zekanın burada önemli bir rol üstlenebileceğini ifade ederek, “İade gerçekleştiğinde işletme artık bir maliyetle karşı karşıya kalmış oluyor. Oysa geçmiş iadelerden öğrenerek ürün açıklamasını değiştirmek, beden bilgisini daha anlaşılır hale getirmek, görselleri iyileştirmek ya da müşteriye satın alma aşamasında doğru bilgiyi sunmak mümkün. Bu nedenle en değerli iade, gerçekleşmeden önlenen iadeden geliyor” sözleriyle yaklaşımın merkezindeki değişime dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapay zekâyı yalnızca satış sonrasında kullanılan bir araç olmaktan çıkararak satış öncesi kararların da bir parçası haline getiriyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>İade Verisi Satın Alma Kararlarını Da Değiştirecek</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">İadelerden elde edilen verinin yalnızca müşteri hizmetleri ekipleri için değil, satın alma ve stok yönetimi için de önemli bir kaynak oluşturması bekleniyor. Çok satan bir ürünün aynı zamanda yüksek oranda iade edilmesi, ürünün yalnızca satış adedi üzerinden başarılı kabul edilmesinin yanıltıcı olabileceğini ortaya koyuyor. Satış ve iade verilerinin birlikte değerlendirilmesiyle işletmeler hangi ürünlerin gerçek anlamda daha karlı olduğunu görebiliyor. Yapay zeka destekli analizler sayesinde yüksek iade riski taşıyan ürünlerin belirlenmesi; yeni sipariş miktarlarının, kampanyaların ve stok planlarının buna göre şekillendirilmesine de katkı sağlıyor. Böylece iade yönetimi, müşteri hizmetleri departmanının operasyonu olmaktan çıkarak şirketin genel ticari karar mekanizmasının bir parçasına dönüşüyor.” dedi.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Kaya,</strong> şöyle devam etti:</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>İade Edilen Ürün Yeniden Satılabilir Mi?</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">“İade sürecindeki bir diğer kritik aşama ise ürünün işletmeye geri döndükten sonra nasıl değerlendirileceği. Ürünün yeniden satışa uygun olup olmadığı, ambalajının yenilenip yenilenmeyeceği, outlet kanalına yönlendirilip yönlendirilmeyeceği veya tedarikçiye gönderilmesinin gerekip gerekmediği gibi kararlar da işletmeler için ek operasyon oluşturuyor. Yapay zeka ve görüntü analiz teknolojilerinin bu süreçlerde çalışanlara destek olması, ürünlerin daha hızlı sınıflandırılmasını sağlayabiliyor. Böylece çalışanların zamanının basit ve tekrarlayan kontroller yerine gerçekten değerlendirme gerektiren işlemlere ayrılması mümkün hale geliyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>KOBİ’ler Büyük Yatırımlarla Başlamak Zorunda Değil</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Yapay zeka dönüşümünün KOBİ’ler açısından mutlaka büyük ve maliyetli projelerle başlaması gerekmiyor. Son birkaç aylık satış ve iade verisinin bir araya getirilmesi, en fazla iade alan ürünlerin belirlenmesi ve iade nedenlerinin sınıflandırılması dahi işletmelere önemli bir başlangıç noktası sunuyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Sonraki aşamada bu verilerin ürün açıklamalarının iyileştirilmesi, müşteri yönlendirmeleri, stok kararları ve satın alma planlamasıyla ilişkilendirilmesi mümkün hale geliyor. KobiAI’nin yaklaşımında da yapay zekânın işletmelerde stok, satış, satın alma, finans ve operasyon gibi mevcut süreçlerle bütünleşmesi temel bir dönüşüm alanı olarak öne çıkıyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><strong>Hedef İadeyi Sıfırlamak Değil, Kaybı Azaltmak</strong></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">KOBİ’ler için yapay zekanın değerinin yalnızca otomatik yanıt vermek ya da çalışanların iş yükünü azaltmakla sınırlı olmadığı yeni dönemde, işletmelerin kendi verilerinden öğrenen sistemler öne çıkıyor. İade verisinin doğru analiz edilmesi de bu dönüşümün en somut kullanım alanlarından birini oluşturuyor. İadeyi tamamen sıfırlamak mümkün değil ve zaten hedef de bu olmamalı. Hedef; hangi ürünün neden iade edildiğini anlayabilmek, tekrar eden sorunları erken görebilmek, önlenebilir iadeleri azaltmak ve ortaya çıkan veriyi satın alma, stok ve satış kararlarında kullanabilmek. KOBİ’lerin elinde aslında çok değerli bir veri var. Yapay zekanın gerçek gücü, bu veriyi günlük iş kararlarına dönüştürdüğümüzde ortaya çıkıyor. Bu dönüşümle birlikte iade, işletmeler açısından yalnızca satış sonrasında çözülmesi gereken bir problem olmaktan çıkarken; ürün geliştirmeden stok yönetimine, satın almadan müşteri deneyimine kadar şirketin tamamını besleyen stratejik bir veriye dönüşüyor.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-iade-maliyetlerini-onlemeye-odaklaniyor/">YAPAY ZEKA İADE MALİYETLERİNİ ÖNLEMEYE ODAKLANIYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/yapay-zeka-iade-maliyetlerini-onlemeye-odaklaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2026 08:48:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Coursera]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanBecerileri]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<category><![CDATA[YapayZekaBecerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Coursera Global Skills Report 2026’ya göre Türkiye, yapay zeka becerileri ile insan becerileri arasındaki sinerjiyi ölçen yeni endekste dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada yer aldı. Türkiye’de yapay zeka güvenliği eğitimlerine kayıtlar ise yüzde 275 arttı. Coursera’nın 2026 Global Beceriler Raporu (Global Skills Report) yayınlandı. Rapora göre Türkiye yeni Yapay Zeka-İnsan Becerileri Sinerji Endeksi’nde dünyada 41’inci, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/">TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Coursera Global Skills Report 2026’ya göre Türkiye, yapay zeka becerileri ile insan becerileri arasındaki sinerjiyi ölçen yeni endekste dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada yer aldı. Türkiye’de yapay zeka güvenliği eğitimlerine kayıtlar ise yüzde 275 arttı.</strong></p>
<p>Coursera’nın 2026 Global Beceriler Raporu (Global Skills Report) yayınlandı. Rapora göre Türkiye yeni Yapay Zeka-İnsan Becerileri Sinerji Endeksi’nde dünyada 41’inci, Avrupa’da 23’üncü sırada bulunuyor. Türünün ilk örneği olan Endeks, 98 ülkedeki öğrenenlerin yapay zeka becerilerini, bu becerileri uygulamak için gereken insani becerilerle birlikte ne ölçüde geliştirdiğini, her ülkenin genel yapay zeka hazırlık düzeyini de hesaba katarak ölçüyor.</p>
<p>Türkiye’nin bu konumu, ülkenin yapay zeka yetenek havuzunu genişlettiği ve beceri gelişimi için yeni öncelikler belirlediği bir döneme denk geliyor. Stanford’un 2026 AI Index Report raporuna göre, Türkiye’de yapay zeka yetenek yoğunluğu <span class="wmi-callto">2019-2025</span> döneminde %75 arttı. Ülkenin <span class="wmi-callto">2026-2030</span> Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, iki yıl içinde beş milyon vatandaşa eğitim vermeyi hedefleyen Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı’nın yanı sıra 10.000 ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100.000 yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirme hedeflerini de içeriyor.</p>
<p><strong>Rapor 300 milyondan fazla öğrenen verilerinden oluşturuyor</strong></p>
<p>Bu yıl sekizincisi yayımlanan Global Beceriler Raporu, Coursera ve Udemy’deki 300 milyondan fazla öğrenenin öğrenme verilerinin bir alt veri setine dayanıyor. Rapor, yapay zeka ve insani becerilerin gelişimine ilişkin içgörüleri Oxford Insights’ın Government AI Readiness Index’indeki daha geniş kapsamlı ulusal hazırlık verileriyle bir araya getiriyor.</p>
<p><strong>Türkiye genelinde yapay zeka kurslarına kayıtlar yıllık bazda %29 arttı</strong></p>
<p>Türkiye genelinde yapay zeka kurslarına kayıtlar yıllık bazda %29 arttı. Öne çıkan yapay zeka öğrenme temaları arasında ajan tabanlı yapay zeka ve yapay zeka ajanları, yapay zeka ve makine öğreniminin temelleri ile prompt yazımı ve yapay zeka etkileşimi bulunuyor. Diğer temalar arasında yapay zeka iş akışları, entegrasyon ve orkestrasyonun yanı sıra büyük dil modeli (LLM) uygulamaları ve modelleme yer alıyor. Ajan tabanlı iş akışlarına kayıtlar %158, yapay zeka güvenliğine kayıtlar %275 ve üretken yapay zekaya kayıtlar %107 arttı.</p>
<p><strong>Türkiye’de karmaşık problem çözme eğitimlerine kayıtlar yıllık bazda %76 arttı</strong></p>
<p>Türkiye’deki öğrenenler, yapay zeka kullanımına yön vermek ve bilinçli kararlar almak için gereken insani becerileri de geliştiriyor. İnsan liderliği ve yönetimi, etik ve yönetişim, stratejik düşünme ve karar verme; paydaş uyumu ve etki yaratma ile inovasyon ve fikir geliştirmeyle birlikte öne çıkan insani beceri temaları arasında yer alıyor. Karmaşık problem çözme eğitimlerine kayıtlar yıllık bazda %76 artarken, inovasyon %33 ve eleştirel düşünme %10 yükseldi.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki öğrenenler, üç yapay zeka beceri alanının yanı sıra stratejik düşünme ve karar verme yetkinlikleri de geliştiriyor</strong></p>
<p>Rapor, öğrenenlerin hangi yapay zeka becerileriyle hangi insani becerileri birlikte geliştirdiğini ve bu eşleşmelerin küresel ortalamaya kıyasla hangi alanlarda daha belirgin olduğunu inceliyor. Türkiye’de bu eşleşmeler içinde stratejik düşünme ve karar verme becerisi özellikle öne çıkıyor. Bu beceri, üç farklı yapay zeka alanıyla birlikte gelişiyor: ajan tabanlı yapay zeka ve yapay zeka ajanları; yapay zeka iş akışları, entegrasyon ve orkestrasyon; LLM uygulamaları ve modelleme.</p>
<p>Bu beceri kombinasyonları, insanların yapay zekanın ürettiği çıktıları doğrudan kabul etmek yerine bunları iş öncelikleri ve kurumsal hedefler doğrultusunda değerlendirmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda farklı seçeneklerin avantajlarını, sınırlamalarını ve olası sonuçlarını karşılaştırmayı; yapay zekanın hangi alanlarda gerçek değer yaratabileceğine karar vermeyi ve kurumun hedeflerini en iyi destekleyecek uygulamaları seçmeyi kolaylaştırabilir.</p>
<p><strong>Türkiye’deki işverenler iş başında kullanılan becerilerin %44’ünün 2030’a kadar dönüşüme uğramasını bekliyor</strong></p>
<p>Değişen iş gereklilikleri, bu yetkinlikleri geliştirme ve gösterebilme ihtiyacını daha da önemli hale getiriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs Report 2025 raporuna göre, Türkiye’deki işverenler iş başında kullanılan becerilerin %44’ünün 2030’a kadar dönüşüme uğramasını bekliyor. Bu ortamda mikro-yeterlilik belgeleri, bireylere değerlendirmeyle doğrulanmış belirli becerilerini gösterme imkanı sunarak işverenlere ne bildikleri ve neler yapabildiklerine dair kanıt sağlıyor. <strong>Coursera’nın raporuna göre Türkiye’de mikro-yeterlilik kayıtları yıllık bazda toplam %38 artarken, yapay zeka ile ilgili mikro-yeterlilik kayıtlarındaki artış %62 oldu.</strong></p>
<p><strong>Zribi: “Türkiye’nin yapay zeka gelişimindeki bir sonraki aşama, kurumların yeni yetkinlikleri iş sonuçlarına ne kadar etkili dönüştürebildiğine bağlı olacak”</strong></p>
<p>Coursera Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Kais Zribi, raporla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin yapay zeka gelişimindeki bir sonraki aşama, kurumların yeni yetkinlikleri daha iyi kararlara ve iş sonuçlarına ne kadar etkili dönüştürebildiğine bağlı olacak. Öğrenmenin, teknik yetkinliği yapay zekanın nerede değer kattığını ve nasıl kullanılması gerektiğini belirlemeye yarayan muhakeme gücüyle buluşturması gerekiyor. İşverenler ve eğitim kurumları, insanların iş hayatında karşılaştıkları rollere ve kararlara göre şekillenen pratik öğrenme yolları oluşturarak bunu destekleyebilir. Bu da ülkenin yapay zeka hedeflerinin üretkenlik ve fırsata dönüşmesine yardımcı olacaktır.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/">TÜRKİYE, YAPAY ZEKA-İNSAN BECERİLERİ ENDEKSİ’NDE 41’İNCİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiye-yapay-zeka-insan-becerileri-endeksinde-41inci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:36:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇalışmaHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İşgücü]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[OVP]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni nesil çalışma modelleri geliyor, istihdamda yıllık 711 bin kişilik artış hedefleniyor 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ile Türkiye’nin çalışma hayatında önemli değişiklikler öngörülüyor. Yapay zeka, savunma sanayisi, siber güvenlik, enerji, madencilik ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedeflenirken, istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması ve işsizlik oranının 2029’da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/">TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row">
<div class="col-12 col-lg mw0">
<div id="adpro-4" class="adpro desktop-ad text-center" data-page="019ef8f4-08cd-73a7-a51f-8515581a9b49" data-region="019ef8f4-0895-7092-94c7-0dd4fcc6f69c" data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="empty">
<h3 data-start="145" data-end="239">Yeni nesil çalışma modelleri geliyor, istihdamda yıllık 711 bin kişilik artış hedefleniyor</h3>
<p data-start="241" data-end="642"><strong data-start="241" data-end="642">2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ile Türkiye’nin çalışma hayatında önemli değişiklikler öngörülüyor. Yapay zeka, savunma sanayisi, siber güvenlik, enerji, madencilik ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedeflenirken, istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması ve işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya gerilemesi bekleniyor.</strong></p>
</div>
<div class="content-text">
<p>Yeni Orta Vadeli Program’da iş gücünün değişen ihtiyaçlara uyum sağlamasından mesleki eğitime, stratejik sektörlerde nitelikli çalışan yetiştirilmesinden mezunların iş hayatındaki performanslarının takip edilmesine kadar bir dizi adım yer aldı.</p>
<h3>Yeni nesil çalışma modelleri devreye alınacak</h3>
<p>OVP’ye göre dönüşen iş gücü piyasasının dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modelleri hayata geçirilecek.</p>
<p>Bu modeller oluşturulurken sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınacak. Güvenceli esnekliğin artırılması ve atıl iş gücünün azaltılması amacıyla bütüncül politikalar uygulanacak.</p>
<p>Enflasyonu düşürmeye yönelik makroekonomik politika çerçevesiyle uyumlu, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen büyüme patikasıyla istihdam ve iş gücünün yeniden ivmelenmesi hedefleniyor.</p>
<h3>Her yıl ortalama 711 bin kişilik istihdam artışı öngörülüyor</h3>
<p>Programdaki dikkat çekici hedeflerden biri istihdam ve işsizlik rakamları oldu.</p>
<p>Tek haneli seviyelere gerileyen işsizlik oranındaki iyileşmenin OVP döneminde devam etmesi öngörülüyor.</p>
<p>İş gücüne katılım oranındaki yükselişle birlikte istihdamın 2027-2029 döneminde yıllık ortalama 711 bin kişi artması bekleniyor.</p>
<p>İşsizlik oranının ise kademeli olarak düşerek 2029 yılında yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>
<h3>Yapay zeka ve savunma sanayisinde lisansüstü eğitim desteği</h3>
<p>Yeni dönemde nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulan stratejik sektörlere özel eğitim desteği de verilecek.</p>
<p>Savunma sanayisi, yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve madencilik ile uzay teknolojileri gibi alanlarda iş gücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecek.</p>
<p>Kamu, üniversite ve özel sektör işbirliğiyle sürekli eğitim ve gelişim programları ile mesleki eğitim imkanlarının da yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>
<h3>Mesleki eğitim müfredatı özel sektörle güncellenecek</h3>
<p>OVP’de mesleki ve teknik eğitimin iş gücü piyasasıyla bağının güçlendirilmesi de hedefleniyor.</p>
<p>İhtiyaç duyulan meslek ve yetkinliklerde nitelikli insan kaynağı arzı artırılacak, beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri ve yeterlilik altyapısı geliştirilecek.</p>
<p>Mesleki ve teknik eğitim müfredatı ise özel sektörle işbirliği içinde güncellenecek. Staj ve iş başı eğitim programlarının yaygınlaştırılması için yönetim ve finansman alanlarında özel sektörün katılımı artırılacak.</p>
<h3>Üniversite kontenjanları iş gücü ihtiyacına göre şekillendirilecek</h3>
<p>Yükseköğretimde de iş gücü piyasasının ihtiyaçları daha fazla dikkate alınacak.</p>
<p>Başta meslek yüksekokulları olmak üzere yükseköğretim kontenjanlarının, kamu ve özel sektörün orta vadede ihtiyaç duyduğu iş gücüyle uyumunun güçlendirilmesi planlanıyor.</p>
<h3>Mezun Takip Sistemi kurulacak</h3>
<p>Programın bir diğer önemli adımı mezunların çalışma hayatındaki durumlarının izlenmesi olacak.</p>
<p>Mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğretim mezunları için Mezun Takip Sistemi oluşturulacak. Mezunların iş gücü piyasasındaki performansları analiz edilecek ve kariyer destek mekanizması geliştirilecek.</p>
<p>Türkiye Yeterlilikler Veri Tabanı’nın ulusal ve uluslararası sistemlerle uyumunun da güçlendirilmesi öngörülüyor.</p>
<h3>Yurt dışındaki nitelikli araştırmacılar için çalışma imkanları çeşitlendirilecek</h3>
<p>OVP kapsamında yurt dışında üst düzey bilimsel ve teknolojik çalışmalar yürüten nitelikli araştırmacılar da hedefleniyor.</p>
<p>Bu araştırmacıların Türkiye’deki çalışma imkanları ve ortamları çeşitlendirilerek işbirliklerinin geliştirilmesi planlanıyor.</p>
<p>Yeni Orta Vadeli Program’daki adımlar, 2027-2029 döneminde çalışma hayatındaki dönüşümün yalnızca yeni çalışma modelleriyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Eğitim programları, üniversite kontenjanları, stratejik sektörlerde nitelikli iş gücü ve mezunların istihdam performansının takibi de yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alacak.</p>
</div>
</div>
</div>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/">TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATI DEĞİŞİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-calisma-hayati-degisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 18:48:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARGE-İNOVASYON]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisektörü]]></category>
		<category><![CDATA[yapayzeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2931</guid>

					<description><![CDATA[<p>EY, teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat alanını açıkladı. Teknoloji sektörü, 2026’da hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine giriyor EY, teknoloji şirketlerinin büyüme ve geleceğe hazırlık süreçlerine rehberlik eden “Teknoloji Şirketleri İçin En Büyük 10 Fırsat” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında inovasyona öncelik vererek büyümeyi hızlandırabileceklerine dikkat çekiyor. Aynı zamanda stratejik ortaklıklarla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/">TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EY, teknoloji şirketleri için en büyük 10 fırsat alanını açıkladı. </strong><strong>Teknoloji sektörü, 2026’da hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine giriyor</strong></p>
<p><strong>EY, teknoloji şirketlerinin büyüme ve geleceğe hazırlık süreçlerine rehberlik eden “Teknoloji Şirketleri İçin En Büyük 10 Fırsat” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında inovasyona öncelik vererek büyümeyi hızlandırabileceklerine dikkat çekiyor. Aynı zamanda stratejik ortaklıklarla büyük ölçekte yapay zekâ uygulamalarının iş modellerine entegre edilmesi de sektörde büyümeyi hızlandırabilen bir diğer faktör olarak ön plana çıkıyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında büyümeyi ve operasyonel verimliliği artırmak için odaklanabileceği kritik alanları ele aldığı “<strong>Teknoloji Şirketleri için En Büyük 10 Fırsat</strong>” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji sektörünün hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine girdiğini ortaya koyarken, bu yeni dönemde lider konumda olmak isteyen şirketlere net bir yol haritası sunuyor.</p>
<p>Araştırmaya göre; 2026’da başarıyı belirleyen temel unsur günümüz iş dünyasında hızlı aksiyon almak olacak. Yapay zekâ odaklı inovasyonun ivme kazanmasıyla birlikte teknoloji şirketlerinin; stratejik iş birlikleri yoluyla daha hızlı büyüme ve verimlilik elde etmesi öne çıkıyor. Aynı zamanda belirli amaçlar doğrultusunda otonom karar alabilen yapay zekâ sistemleri (Agentic  AI), platformlar ve bulut sistemleri arasında birlikte çalışabilirlik ile fiziksel yapay zekâ ve robotik çözümler, yeni rekabet avantajlarının merkezinde yer alıyor.</p>
<p>EY araştırmasında, yapay zekânın hız kazanmasıyla birlikte güvenilir yapay zekânın artık yalnızca bir uyum başlığı değil, gelir ve itibarın korunması açısından operasyonel bir zorunluluk haline geldiği vurgulanıyor. Bu kapsamda, yönetişimin iş süreçlerine entegre edilmesi, liderlerin daha etkin bir rol üstlenmesi ve güçlü veri altyapılarının oluşturulması kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>EY, 2026’da teknoloji şirketlerinin göz önünde bulundurması gereken 10 fırsat alanını şöyle sıralıyor: </strong><strong> </strong></p>
<div>
<p><strong>1. Hiper-hızlı yapay zekâ döneminde stratejik iş birlikleriyle büyüme hızlandırılmalı</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ odaklı stratejik iş birlikleri, birleşme-satın alma işlemleri veya ortak girişim yaklaşımları ile, teknoloji şirketlerinin daha hızlı ölçeklenmesini sağlayacak. Yönetişimden ödün vermeden, stratejik iş birliklerini güçlendiren teknoloji şirketleri, değişen regülasyonlara daha çevik uyum sağlayarak sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>2. Platformlar arası entregre çalışabilirlik ve fiziksel yapay zekâya geçiş önceliklendirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Ürünlere entegre yapay zekâ artık standart hale gelirken, platformlar ve bulutlar arasında sorunsuz çalışan sistemler fark yaratıyor. Yapay zekâ, robotik ve otonom çözümlerle birleşen bu yaklaşım, yazılım ile fiziksel dünyayı yakınlaştırarak yeni büyüme alanları sunma fırsatı taşıyor. Bu yetkinliklere yatırım yapan teknoloji şirketleri rekabet avantajı elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>3. Güvenli ve güvenilir yapay zekâ operasyonel hale getirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekânın yaygınlaşması arttıkça güvenilirlik ve etiklik konuları tercih olmanın ötesine geçerek operasyonel gereklilik haline geliyor. Teknoloji şirketlerinin; iş akışlarına ve risklere en yakın konumda bulunan fonksiyonları güçlendirerek, sınırları tanımlama, risk alanlarını belirleme ve güvenilirlik uygulamalarını günlük operasyonlara entegre etme modeline yönelmesi gerekiyor. Güçlü sınırlar olmadan, şirketler zincirleme başarısızlığa yol açabilecek ve iş hedeflerini sekteye uğratabilecek risklerle karşı karşıya kalıyor. İş fonksiyonlarının güçlendirilmesi ve yönetişimin günlük süreçlere entegre edilmesi, bu büyümenin sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlayabilir. Bunu başaran teknoloji şirketleri, mevzuata ve itibara ilişkin riskleri azaltırken operasyonel verimliliği artırabilir.</p>
<div>
<p><strong>4. Yapay zeka döneminde ticari konulara ilişkin strateji yeniden ele alınmalı</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ temelli şirketler, yazılımların fiyatlandırılması, hazırlanması ve satın alınması süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Geleneksel modeller yerini sonuç ve değer odaklı fiyatlandırmaya bırakıyor. Müşteriler artık erişimden çok sorunsuz deneyimler ve ölçülebilir fayda bekliyor. Araştırmaya göre; 2026’da lider şirketlerin, fiyatlandırmayı doğrudan sağlanan çıktı ve değerle ilişkilendiren modellerle öne çıkacağı öngörülüyor. Bu sonuç odaklı modeller, müşteriler için tercih edilen bir satın alma deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>
<div>
<p><strong>5. Esneklik için yapay zekâ model seçimi optimize edilmeli </strong></p>
</div>
<p>Açık ve kapalı yapay zekâ modelleri arasındaki doğru denge, maliyet, performans ve uyum açısından kritik hale geliyor. Açık model ekosistemi hızla gelişerek daha düşük giriş bariyerleri, daha hızlı süreçler ve çoğu zaman maliyetin çok küçük bir kısmıyla iş akışlarına derin bir entegrasyon potansiyeli sunuyor. Kapalı modeller ise daha yüksek maliyetler, tedarikçiye bağımlılık ve yerelleştirme veya uyum açısından daha sınırlı esneklik gibi riskleri beraberinde getirebiliyor. 2026’da bu modelleri iş operasyonları ve regülasyon ihtiyaçlarına göre doğru yöneten teknoloji şirketleri, hız ve esneklik avantajı elde edebilir.</p>
<p><strong>6. Dijital egemenlik odaklı tasarım ve etkin iş gücü modeli benimsenmeli</strong></p>
<p>Regülasyonlar ve jeopolitik gelişmeler, yapay zekâda yerelleşmeyi zorunlu kılıyor. Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA), Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Yapay Zekâ Yasası gibi düzenlemeler şirketlerin planlarını etkilerken, dijital egemenlik yaklaşımı daha çok önem kazanıyor. Bu konu; yeteneklerin nerede konumlandığını, hesaplama süreçlerinin nerede gerçekleştiğini ve temel modellerin ulusal değerleri, etik yaklaşımları ve gelenekleri nasıl yansıttığını kapsıyor. Stratejilerine farklı bölgesel perspektifleri ve regülasyon gerekliliklerini entegre eden şirketler, hızdan ödün vermeden uyum sağlayarak, giderek farklılaşan bu ortamda küresel ölçekte büyümeyi sürdürebilebilir.</p>
<p><strong>7. Yapay zekâ zorlukları, alanında uzmanlarla yönetilmeli</strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamaları karmaşıklaştıkça, ilgili uzmanların doğrudan iş birimlerinde görev alması önem kazanıyor. Teknik yetkinliğin doğrudan iş birimlerine veya proje ekiplerine dahil edilmesi, bu teknolojinin kullanımını hızlandırırken uygulama kalitesini ve sürekliliği artırıyor. Bu rolleri değeri en üst düzeye çıkaracak şekilde yapılandıran teknoloji şirketleri, avantaj elde edebilir.</p>
<div>
<p><strong>8. Dijital altyapı ve yapay zekâ dönemi için vergi stratejisi yeniden ele alınmalı</strong></p>
</div>
<p>Küresel ölçekte büyüyen teknoloji şirketleri için vergi, stratejik bir karar alanı haline geliyor. Nerede yatırım yapılacağı, fikri mülkiyet sahipliğinin nasıl yapılandırılacağı ve maliyetler ile kârların sınırlar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin kararların proaktif olarak değerlendirilmesi önem kazanıyor. Bu doğrultuda, vergi stratejisinin dijital dönüşümün temeline entegre edilmesi gerekiyor. Vergi yaklaşımını dijital dönüşümün merkezine yerleştiren şirketler, büyüme sürecinde uyum ve çeviklik sağlayabilir.</p>
<div>
<p><strong>9. AI destekli FinOps (Financial Operations)</strong> <strong>yaklaşımlarıyla finans fonksiyonu, stratejik bir itici güce dönüştürülmeli</strong></p>
</div>
<p>Yapay zekâ destekli FinOps (Financial Operations) yaklaşımları, finans fonksiyonunu raporlamanın ötesine taşıyor. Gerçek zamanlı görünürlük ve akıllı kaynak yönetimi, daha hızlı ve isabetli karar almayı mümkün kılıyor. Doğru şekilde hayata geçirildiğinde finans, bir raporlama fonksiyonu olmaktan çıkarak marj artışını destekleyen, sermaye kullanımını optimize eden ve kurum genelinde karar süreçlerini iyileştiren stratejik bir itici güç haline geliyor.</p>
<div>
<p><strong>10. Yapay zekâ çağında, kurumsal güvenlik yeniden gözden geçirilmeli</strong></p>
</div>
<p>Teknoloji şirketlerinin, temel güvenlik seviyesinin ötesine geçerek daha proaktif ve yapay zekâ destekli siber güvenlik ve veri güvenliği yaklaşımlarını benimsemesi gerekiyor. Bu kapsamda; iyileştirme hizmet seviyesi anlaşmalarının haftalardan saatlere indirilmesi, siber tehdit tespiti ile müdahalesinin otomatikleştirilmesi ve sürekli kimlik doğrulamanın entegre edilmesi gibi alanlar öne çıkıyor. Kimlik, veri ve yapay zekâ modellerini bütüncül şekilde koruyan teknoloji şirketleri, büyümeyi kesintisiz ve güvenli biçimde sürdürebilir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-2513" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli.jpg" alt="" width="686" height="471" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli-300x206.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/12/Emre_Besli-768x527.jpg 768w" sizes="(max-width: 686px) 100vw, 686px" /></p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri Emre Beşli </strong>araştırma ile ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“Teknoloji sektörü, 2026 yılında yapay zekânın hızla yaygınlaştığı ve ölçülebilir değer üretmenin her zamankinden daha kritik hale geldiği bir döneme giriyor. Teknoloji şirketleri bugün yapay zekânın potansiyelini konuşmaktan çok, bu potansiyeli güvenli ve güvenilir şekilde nasıl hayata geçireceklerine ve etkili çözümlerle nasıl sürdürülebilir değer elde edebileceklerine odaklanıyor. Öte yandan “dijital egemenlik” kavramı da belirleyici bir unsur olarak hayatımıza girdi. Üst yönetim gündeminde artık ‘yapabilir miyiz?’ sorusunun yerini, ‘nasıl daha hızlı ve etkili uygularız?’ sorusu almış durumda. Otonom sistemlerin operasyonel süreçleri desteklediği, liderlerin ise stratejik yönlendirmeye odaklandığı bu yeni iş modelinin, rekabet avantajının temelini oluşturacağını söylemek mümkün. Araştırmamızda ortaya koyduğumuz fırsatlar, teknoloji şirketlerinin deneme ve pilot süreçlerden operasyonel olgunluğa geçişini desteklerken; yapay zekâ temelli stratejileri benimseyen, yönetişimi dönüştüren ve iş modellerini yeniden kurgulayan şirketlerin kazanan konumda olacağına işaret ediyor.”</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/">TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK 10 FIRSAT</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/teknoloji-sirketleri-icin-en-buyuk-10-firsat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
