<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TürkiyeEkonomisi - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/turkiyeekonomisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2026 14:31:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>TürkiyeEkonomisi - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR: AİLE BÜTÇESİNİ BARINMA VE GIDA TÜKETİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-dogurganlik-dusuyor-aile-butcesini-barinma-ve-gida-tuketiyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-dogurganlik-dusuyor-aile-butcesini-barinma-ve-gida-tuketiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 14:21:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AileEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[ÇocukBakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğurganlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EmeklilikSistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre, dar gelirli ailelerin tüketim harcamalarının yüzde 67,9’u barınma ve gıdaya ayrılıyor. Çocuk bakım hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve artan geçim maliyetleri, özellikle ikinci çocuk kararını zorlaştırırken doğurganlık hızı da nüfusun kendini yenileme seviyesinin altında kalıyor. Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporu, Türkiye’de doğurganlık düşüşünün aile bütçesinden emeklilik sistemine uzanan tablosunu ortaya koydu. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-dogurganlik-dusuyor-aile-butcesini-barinma-ve-gida-tuketiyor/">TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR: AİLE BÜTÇESİNİ BARINMA VE GIDA TÜKETİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre, dar gelirli ailelerin tüketim harcamalarının yüzde 67,9’u barınma ve gıdaya ayrılıyor. Çocuk bakım hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve artan geçim maliyetleri, özellikle ikinci çocuk kararını zorlaştırırken doğurganlık hızı da nüfusun kendini yenileme seviyesinin altında kalıyor.</strong></p>
<p><b>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporu, Türkiye’de doğurganlık düşüşünün aile bütçesinden emeklilik sistemine uzanan tablosunu ortaya koydu. Son dört yıldaki doğurganlık kaybının yüzde 75,9’u ikinci çocuğa geçişteki zayıflamayla ilişkilendiriliyor. Dar gelirlinin tüketim harcamalarının yüzde 67,9’u barınma ve gıdaya giderken, çocuk bakım sorumluluğu bulunan çalışanların yüzde 83’ü profesyonel bakım hizmeti kullanmıyor. Raporda, giderek küçülen kuşaklar nedeniyle müdahalenin ertelenmesinin daha yüksek maliyet ve daha düşük etki doğuracağı uyarısı yapılıyor.</b></p>
<p><b>Türkiye’de çocuk sahibi olmak, aileler için giderek daha ağır bir geçim ve gelecek hesabına dönüşüyor. Kira, bakım ve eğitim giderlerine iş kaybı endişesi de eklenince, ilk çocuğun ardından ikinci çocuk kararı zorlaşıyor. Doğurganlık ülke genelinde gerilerken, bu dönüşüm geleceğin çalışan nüfusunu, emeklilik sistemini ve yaşlı bakımını da etkiliyor.</b></p>
<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Türkiye’de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler” raporu, nüfus meselesinin yalnızca doğum sayıları üzerinden ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Çalışma, aile kurma ve çocuk yetiştirme kararlarının ekonomik, mesleki ve bakım riskleri altında verildiğini; çözümün de bu riskleri azaltacak kalıcı hizmet ve güvencelerden geçtiğini belirtiyor.</p>
<p>Raporun merkezindeki tez, Türkiye&#8217;de düşük doğurganlığın çocuk istememekten çok, ailelerin çocuk yetiştirirken karşılaştığı bakım, konut ve eğitim risklerine karşı güvence bulamamasından kaynaklandığı. Çalışma bu riskleri ikinci çocuk eşiğinde birleştiren bütünleşik bir paket olarak “Güvenli Başlangıç Programı”nı öneriyor.</p>
<p>Raporda kullanılan verilere göre toplam doğurganlık hızı, 2014’te kadın başına 2,19 çocuk düzeyindeyken 2025’te yaklaşık 1,42’ye geriledi. Nüfusun kendini yenileme düzeyi kabul edilen yaklaşık 2,1’in altında kalan il sayısı 76’ya ulaştı.</p>
<p><b>İLK ÇOCUK GELİYOR, İKİNCİ ÇOCUKTA HESAP AĞIRLAŞIYOR</b></p>
<p>Raporun doğurganlık kaybını bileşenlerine ayıran analizine göre, 2013–2025 döneminde toplam doğurganlık hızı 0,688 puan geriledi. Bu kaybın yüzde 34,8’i evlilikten, yüzde 22,3’ü ilk doğumdaki gerilemeden, yüzde 36,4’ü ise birinci çocuktan ikinciye geçişteki zayıflamadan kaynaklandı. Ertelemenin etkisi ayıklandığında ilk doğumun payı yüzde 10,7’ye inerken ikinci çocuğa geçişin payı yüzde 42,4’e çıkıyor. Bu, ilk doğumdaki kaybın önemli bölümünün erteleme olduğunu, ikinci çocuğa geçişteki kaybın ise kalıcı bir hacim kaybına işaret ettiğini gösteriyor.</p>
<p>Raporun doğurganlık kaybını bileşenlerine ayıran analizine göre, düşüşün ağırlık merkezi dönemler içinde değişti. 2013–2018 dönemindeki kayıpta evlilik bileşeni, 2018–2021 döneminde evli kadınlarda ilk doğumun gerilemesi öne çıktı. 2021–2025 döneminde ise toplam kaybın yüzde 75,9’u birinci çocuktan ikinciye geçişteki zayıflamayla ilişkilendirildi.</p>
<p>Aynı son dönemde evli kadınların ilk doğum yoğunluğunun kısmen toparlanması, ikinci çocukta yaşanan kırılmayı daha belirgin hâle getirdi.</p>
<p>Raporda incelenen, her iki eşin de 18–29 yaşlarında olduğu 2021 evlilik grubunda çiftlerin yaklaşık yüzde 70’inin ilk çocukları, evliliğin ilk üç yılında doğdu. Bu bulgu, evlilik sonrasında çocuk sahibi olma eğiliminin hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Birinci çocuğunu yapan kadınların ikinci çocuğa geçiş oranı 2013’te 0,906 iken 2025’te 0,712’ye geriledi. Bu değer, raporun davranışsal alt sınır kabul ettiği 0,70’in yalnızca 0,013 puan üzerinde. Toplam doğurganlık hızının “en düşük-düşük doğurganlık” eşiği olan 1,30’un altına 2027–2028’de inmesi bekleniyor. Net üreme hızı yaklaşık 0,68. Bu, her kadın kuşağının kendinden sonraki kuşağı yalnızca üçte iki oranında yenilediği anlamına geliyor.</p>
<p>Ancak ilk çocuğun ardından aileler, ikinci bir çocuğun bakımını, eğitimini ve yaşam giderlerini yıllar boyunca nasıl karşılayacaklarını hesaplıyor. Rapora göre ikinci doğumla birlikte özellikle kadınlar açısından işgücünden kopma ve kariyer kaybı riski büyüyor. Evliliğin ve ilk doğumun gecikmesi de ikinci çocuk için kalan zamanı daraltıyor.</p>
<p><strong>DAR GELİRLİNİN HARCAMALARININ ÜÇTE İKİSİ BARINMA VE GIDAYA</strong></p>
<p>Raporda aktarılan 2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması verilerine göre, en düşük gelirli yüzde 20’lik kesimin tüketim harcamalarında konut ve kiranın payı yüzde 38,7, gıdanın payı yüzde 29,2. İki kalem birlikte yüzde 67,9’a ulaşıyor.</p>
<p>En yüksek gelirli yüzde 20’lik kesimde ise aynı toplam yüzde 38,1’de kalıyor. Aradaki 29,8 puanlık fark, temel ihtiyaçların dar gelirli hanelerin bütçesinde ne kadar daha büyük yer kapladığını gösteriyor.</p>
<p>Kiracılık da özellikle düşük gelir grubunda yaygınlaşıyor. Rapora göre bu gruptaki kiracılık oranı, 2014–2024 döneminde yüzde 24,5’ten yüzde 36,7’ye yükseldi.</p>
<p>Çalışma, konut maliyetlerinin aile kararlarını hem bugünkü harcamalar hem de geleceğe ilişkin belirsizlik üzerinden etkilediğini belirtiyor. Kira ve temel ihtiyaçlara ayrılan pay büyüdükçe ikinci çocuğa ayrılabilecek kaynak daralıyor. Eğitim giderlerinin yıllar içinde ne kadar artacağına ilişkin kaygı da bu hesaba ekleniyor.</p>
<p>Ağustos 2026’da eğitim hizmetlerindeki yıllık fiyat artışı yüzde 53,44 ile genel enflasyonun (yüzde 31,51) yaklaşık 22 puan üzerinde kaldı. Örgün eğitimde özel okullaşma oranı 2002’de yüzde 2,1 iken 2024’te yüzde 9,1’e çıktı. OECD verilerine göre Türkiye’de 0–2 yaş grubunda kayıtlı bakımdan yararlanma oranı yüzde 1’in altında; OECD ortalaması ise yüzde 22.</p>
<p>Rapordaki sınırlı sayıda yıllık gözleme dayanan analizde, konut ve gıda harcamalarının payıyla ikinci çocuğa geçiş göstergesi arasında ters ilişki bulunuyor. Çalışma, bu bulgunun tek başına neden-sonuç kanıtı olarak okunmaması gerektiğini de kaydediyor.</p>
<p><b>BAKIMDA AİLELER YALNIZ, KADINLARIN İŞTE KALMASI ZOR</b></p>
<p>Raporda aktarılan TÜİK verilerine göre, istihdamda olan ve 15 yaş altı çocuk bakım sorumluluğu taşıyan kişilerin yüzde 83’ü hiçbir profesyonel bakım hizmetinden yararlanmıyor. Kurumsal bakım merkezlerini kullananların oranı yüzde 14’te kalıyor.</p>
<p>Hizmet kullanmayanlar arasında en yaygın gerekçe, bakımın kişinin kendisi veya eşi tarafından üstlenilmesi. Yüksek maliyet de hizmete erişimi sınırlayan nedenler arasında bulunuyor.</p>
<p>Küçük çocuk bulunan hanelerde kadın ve erkeklerin istihdam oranları arasındaki fark dikkat çekiyor. 25–49 yaş grubunda, hanesinde üç yaşından küçük çocuk bulunan kadınların istihdam oranı yüzde 26,9 iken aynı durumdaki erkeklerde yüzde 90,9’a ulaşıyor.</p>
<p>Raporda bu tablo, bakım sorumluluğunun paylaşımı ve kadınların çalışma hayatında kalmasını destekleyen hizmetler açısından değerlendiriliyor. İkinci çocukla birlikte iki küçük çocuğun aynı anda bakıma ihtiyaç duyması, aileleri ücretli bakım gideriyle ebeveynlerden birinin çalışmayı bırakması sonucu oluşacak gelir kaybı arasında sıkıştırabiliyor.</p>
<p><b>YENİLENME EŞİĞİNİN ÜZERİNDE YALNIZCA BEŞ İL KALDI</b></p>
<p>Doğurganlıktaki gerileme, büyükşehirlerin dışına da yayılmış durumda. Raporda aktarılan 2025 verilerine göre, yaklaşık 2,1 olan yenilenme eşiğinin üzerinde yalnızca Şanlıurfa, Şırnak, Mardin, Diyarbakır ve Siirt bulunuyor. Bu illerde toplam doğurganlık hızı sırasıyla 3,15, 2,53, 2,23, 2,14 ve 2,11 olarak veriliyor.</p>
<p>Ankara’da oran 1,11, İstanbul’da 1,14 ve İzmir’de 1,10 düzeyinde. Üç büyükşehir de yaklaşık 1,42 olan ulusal ortalamanın belirgin biçimde altında kalıyor.</p>
<p>2009’da hiçbir il, demografi literatüründe “en düşük-düşük doğurganlık” olarak tanımlanan 1,30 eşiğinin altında değilken, 2025’te bu gruptaki il sayısı 38’e ulaştı. Yenilenme düzeyinin altında kalan il sayısı ise aynı dönemde 51’den 76’ya çıktı. Doğurganlığın tarihsel olarak yüksek olduğu Ağrı, Şırnak ve Siirt, bu dönemde en büyük puan kayıplarının yaşandığı iller oldu.</p>
<p>Rapor, benzer oranların farklı sorunlardan kaynaklanabileceğini belirtiyor. Büyükşehirlerde konut ve bakım giderleri öne çıkarken, genç nüfus kaybeden küçük illerde istihdam olanakları ve dış göç daha belirleyici olabiliyor. Bu nedenle hizmet yatırımlarının yerel ihtiyaçlara göre farklılaştırılması öneriliyor. Yenilenme eşiğinin altında bulunmak ise göç ve yaş yapısından bağımsız olarak bir ilin nüfusunun hemen azaldığı anlamına gelmiyor.</p>
<p><b>BİR EMEKLİYE İKİ AKTİF SİGORTALI BİLE DÜŞMÜYOR</b></p>
<p>Demografik dönüşümün uzun vadeli sonuçlarından biri, sosyal güvenliği finanse edecek kuşakların küçülmesi. Raporda aktarılan SGK verilerine göre aktif/pasif sigortalı oranı, 2022’deki 2,01 düzeyinden Ocak 2026’da 1,591’e geriledi. Haziran 2026’da 1,638’e yükselen orandaki toparlanma, raporda ağırlıklı olarak aktif sigortalı sayısındaki mevsimsel artışla ilişkilendiriliyor.</p>
<p>Çalışma, mevcut finansman baskısının tamamının nüfusun yaşlanmasına bağlanamayacağını vurguluyor. İşgücüne katılım, kayıt dışılık, işsizlik ve emeklilik düzenlemeleri de dengeyi etkiliyor. EYT düzenlemesinin emekli sayısındaki artışı hızlandırdığı belirtiliyor.</p>
<p>Doğurganlıkta bugün sağlanabilecek bir yükselişin çalışma çağındaki nüfusa yansıması ise uzun yıllar alacak. Bu nedenle kadın istihdamının artırılması, kayıtlı çalışmanın yaygınlaştırılması ve verimlilik artışı, nüfus politikalarıyla birlikte ele alınması gereken başlıklar olarak sıralanıyor.</p>
<p>Daha az çocuklu kuşaklar, ileride yaşlıların bakımını paylaşabilecek yetişkin çocuk ve akraba sayısının da azalması anlamına geliyor. Bakım ihtiyacı artarken aile içindeki destek ağının daralması, kamusal bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacı büyütüyor.</p>
<p><b>KIZ ÇOCUK DOĞUMLARI 11 YILDA ÜÇTE BİR AZALDI</b></p>
<p>Raporda yıllık kız çocuk doğum sayısının 2014’te 657 bin 160 iken 2025’te 435 bin 446’ya gerilediği belirtiliyor. Yüzde 33,7’lik azalma, gelecekte yetişkinliğe ulaşacak kadın kuşaklarının da küçüleceğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma, 2009–2018 doğumlu kız çocuklarından oluşan kuşağın yıllık ortalama büyüklüğünün, 2019–2025 kuşağından yaklaşık yüzde 25 daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Bu daha kalabalık kuşakların yetişkinliğe geçişinden önce gerekli hizmetlerin hazırlanması, politika açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Rapora göre gecikme, aynı politikanın ileride daha küçük bir nüfus üzerinde uygulanmasına yol açacak. Böylece aynı doğurganlık artışı, daha az ek doğuma karşılık gelecek.</p>
<p><b>2030’A KADAR BAKIM, KONUT VE İŞ GÜVENCESİ ÇAĞRISI</b></p>
<p>Raporda, bakım, konut ve istihdam güvencesine ilişkin altyapının 2028–2030 döneminde kurulması öneriliyor. 2030, sonrasında müdahalenin imkânsızlaşacağı kesin bir tarih olarak değil, gecikmenin maliyeti artırıp etkiyi azaltabileceği kritik bir dönem olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışma, kısa sürede yaklaşık 2,1 olan yenilenme düzeyine dönüş yerine, doğurganlık hızında 1,70–1,80 aralığının bir hedef olarak ele alınmasını öneriyor.</p>
<p>Önerilen politikalar arasında doğum yardımlarında ağırlığın ikinci çocuğa kaydırılması, desteklerin enflasyon karşısında korunması, 0–3 yaş bakım kapasitesinin artırılması ve doğum sonrasında işe dönüşün desteklenmesi bulunuyor. Devlet okullarının niteliğinin güçlendirilmesi, genç çiftlerle tek çocuklu ailelerin sosyal konut politikalarında dikkate alınması ve kiralık sosyal konutun geliştirilmesi de paketin parçaları arasında yer alıyor.</p>
<p>Raporun önerdiği paket, nakdi desteğin yanına iki kalıcı güvence kanalı daha ekliyor. İkinci çocuktan itibaren kademeli gelir vergisi indirimi, özellikle kayıtlı çalışan orta gelirli haneler için doğum yardımını tamamlayan bir araç olarak öneriliyor. Doğum yardımı 60 ayla sınırlıyken vergi indirimi hanenin çocuk yetiştirme dönemi boyunca sürebilir. Yalnızca kayıtlı geliri olan haneleri kapsadığı için doğum yardımının yerine değil, yanında düşünülüyor.</p>
<p>Sosyal güvenlik kanalında ise çocuk nedeniyle işgücünden kopan kadının kaybettiği prim günü ve emeklilik hakkı ele alınıyor. Mevcut doğum borçlanması bu açığı annenin satın almasına bırakıyor. Raporda değerlendirilen model, bakım nedeniyle oluşan prim açığının tamamının veya bir bölümünün kamu tarafından üstlenilmesi ve bu kredinin çocuk sayısına göre kademelendirilmesi. Düzenleme düşük prim günüyle erken emeklilik hakkı vermiyor. Asgari sigortalılık süresinin üzerine tavanlı bir bakım kredisi ekleyen yapı, mümkün olduğunca işe dönüşe ya da kayıtlı kısmi istihdama bağlanıyor.</p>
<p>Rapor, ailelerin karşı karşıya olduğu yükün doğum anıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiyor. Çocuk yetiştirmenin bakım, eğitim, barınma ve gelir güvencesi boyutları yıllara yayılırken, kamu desteğinin de aynı süreklilikle kurulması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-dogurganlik-dusuyor-aile-butcesini-barinma-ve-gida-tuketiyor/">TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR: AİLE BÜTÇESİNİ BARINMA VE GIDA TÜKETİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-dogurganlik-dusuyor-aile-butcesini-barinma-ve-gida-tuketiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2026 08:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[BIST100]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[FonKrizi]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3941</guid>

					<description><![CDATA[<p>131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan süreç, borsada sert kayıplara ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesine yol açtı. Uzmanlar, enflasyondaki düşüşün kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerken, piyasalarda güvenin yeniden sağlanması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Eylül ayında 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla gündeme gelen fon krizi, Türkiye piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Krizin ardından Borsa İstanbul’da yaşanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/">FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan süreç, borsada sert kayıplara ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesine yol açtı. Uzmanlar, enflasyondaki düşüşün kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerken, piyasalarda güvenin yeniden sağlanması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül ayında 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla gündeme gelen fon krizi, Türkiye piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Krizin ardından Borsa İstanbul’da yaşanan sert kayıplar ve yüz binlerce yatırımcının piyasadan çekilmesi, gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin gündemde olduğu geçen hafta satış ağırlıklı seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,88 gerileyerek 12.270,18 puandan kapandı. Şirket ve fonlara ilişkin tasfiye sürecinin başlatılması ve zarar gören yatırımcılara ara ödeme yapılacağının açıklanmasının ardından Borsa İstanbul, 5 Ekim Pazartesi gününü yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle tamamladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak piyasalardaki toparlanmanın, fon krizinin ekonomi üzerindeki etkilerinin sona erdiği anlamına gelmediği belirtiliyor.</p>
<h2>ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ KALICI OLACAK MI?</h2>
<p class="isSelectedEnd">TÜİK’in Eylül 2026 enflasyon verilerine göre tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Beklentilerin altında kalan artışla birlikte yıllık enflasyon yüzde 29,73’e gerileyerek Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30’un altına indi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül enflasyonunun beklentilerin altında kalması, fiyat artışlarında kalıcı bir düşüş olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, mevcut görünümün temkinli değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eylül ayında özellikle gıda fiyatlarındaki yavaşlama enflasyondaki düşüşte etkili olurken, akaryakıt fiyatları ve petrol fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde fiyat baskısını artırabileceği belirtiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da dizel fiyatlarındaki sert yükselişin küresel ölçekte enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekmişti.</p>
<h2>İÇ TALEPTEKİ ZAYIFLAMA ENFLASYONU DESTEKLEDİ</h2>
<p class="isSelectedEnd">İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, eylül ayında enflasyonun beklentilerin altında kalmasında mevsimsel etkilerin yanı sıra iç talepteki zayıflamanın da rol oynadığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aslanoğlu’na göre, geçen yıl yaşanan kuraklık ve don olaylarının bu yıl aynı ölçüde görülmemesi meyve ve sebze fiyatlarını olumlu etkiledi. Konut, eğitim ve giyim gibi bazı harcama gruplarında da enflasyonu yukarı taşıyacak güçlü bir hareket yaşanmadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin ardından tüketici ve yatırımcı güveninde yaşanan gerilemenin talebi de sınırlamış olabileceğine işaret eden Aslanoğlu, bunun enflasyonda geçici bir rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor. Aslanoğlu, yıl sonunda enflasyonun yüzde 30 bandındaki seyrini koruyabileceğini öngörüyor.</p>
<h2>BÜYÜMEDE SEÇİM EKONOMİSİ ETKİSİ BEKLENİYOR</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin büyüme üzerindeki etkisi de ekonomi gündeminin önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, 2027 itibarıyla seçim ekonomisi dönemine girileceği için büyümeden önemli ölçüde taviz verilmesini beklemediğini ifade ediyor. Orta Vadeli Program’da 2027 yılı için iç talebi destekleyen maliye politikalarının öne çıktığına dikkat çeken Aslanoğlu, büyümedeki mevcut yavaşlamanın geçici olabileceğini belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna karşın büyümenin hızlanmasının enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuluyor.</p>
<h2>10 MİLYON TL ÜZERİ PORTFÖYLERDE 1,94 TRİLYON TL&#8217;LİK KAYIP</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin Borsa İstanbul’daki yatırımcı davranışına etkisi de dikkat çekici boyutlara ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Phoenix Danışmanlık Kurucusu ve finans uzmanı İris Cibre’nin Merkezi Kayıt Kuruluşu verileri üzerinden yaptığı analize göre, eylül ayında yaklaşık 364,7 bin yatırımcının Borsa İstanbul’daki hesabı sembolik seviyelere geriledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cibre’nin hesaplamalarına göre, aynı dönemde 10 milyon TL üzerindeki portföylerde para çıkışı ve değer kaybının toplamı 1,94 trilyon TL’ye ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu rakamın, hesaplarını tamamen kapatan yatırımcıları kapsamadığı; zarar ederek veya yatırımlarının büyük bölümünü çekerek hesaplarında 0,1 TL ile 1.000 TL arasında sembolik bakiye bırakan yatırımcıları da içerdiği belirtildi.</p>
<h2>KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARINDAN SINIRLI RİSK MESAJI</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ise fon krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin şu aşamada sınırlı kalacağını değerlendiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fitch Ratings Türkiye’den sorumlu Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, fon soruşturmasını negatif bir gelişme olarak değerlendirmekle birlikte, mevcut gelişmelerin Türkiye’nin kredi notu üzerinde etkili olmasını beklemediklerini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Winslow, soruşturmaların şu aşamada sistemik bir risk veya ekonomi genelinde belirgin bir dolarizasyon baskısı oluşturmadığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">S&amp;P Global Ratings Türkiye analisti Karen Vartapetov da 3 Ekim’de yaptığı değerlendirmede, hükümetin attığı adımların ardından fon krizinin kontrol altına alınması halinde Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmasının beklenmediğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">S&amp;P Global Ratings’in Türkiye’ye ilişkin bir sonraki not değerlendirmesinin 16 Ekim 2026’da açıklanması bekleniyor.</p>
<h2>EN YOKSUL KESİMDE ENFLASYON YÜZDE 51&#8217;E ULAŞTI</h2>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin toplumsal boyutuna ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, akademisyen Bingül Satıoğlu ile gerçekleştirdikleri araştırmaya göre, Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesimin karşılaştığı yıllık enflasyonun yüzde 32, en yoksul yüzde 10’luk kesimin enflasyonunun ise yüzde 51 olduğunu belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeldan, gelir grupları arasındaki bu farklılığın, vatandaşların tasarruflarını enflasyondan koruma ve kısa sürede getiri elde etme arayışını artırdığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu ortamda borsa ve fonlara yönelen küçük yatırımcıların artmasının, piyasalardaki spekülasyonların etkisini de büyütebildiğine dikkat çekiliyor.</p>
<h2>PİYASALARDA GÜVENİN YENİDEN TESİSİ GÜNDEMDE</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre fon krizinin ekonomik etkilerinin sınırlandırılması için yalnızca kısa vadeli finansal önlemler yeterli olmayacak.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, öncelikle mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi ve gelişmelerin ekonomi ile finansal sistem üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aslanoğlu, ikinci aşamada ise benzer olayların yeniden yaşanmaması için yasal düzenlemeler, denetim mekanizmaları, kurumsal yapılanma ve yaptırım gücünü kapsayan bütüncül bir çerçeve oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Erinç Yeldan ise düşük gelirli kesimlerin yüksek enflasyon karşısında korunmasına yönelik daha güçlü sosyal politikaların uygulanması gerektiğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fon krizinin yarattığı güven kaybının yalnızca finans piyasalarıyla sınırlı kalmaması, tüketim ve yatırım kararları üzerinden ekonomik aktiviteyi de etkileyebilmesi, önümüzdeki dönemde atılacak adımların önemini artırıyor.</p>
<p><strong>Önümüzdeki dönemde piyasalardaki güvenin ne ölçüde yeniden tesis edileceği, fon krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki kalıcı etkilerinin belirlenmesinde kritik rol oynayacak.</strong></p>
<p>Kaynak: ekonomim</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/">FON KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fon-krizi-ekonomiyi-nasil-etkileyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2027&#8217;DE TÜRKİYE’DE BÜYÜMENİN YÜZDE 3,6&#8217;YA YÜKSELMESİ BEKLENİYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/2027de-turkiyede-buyumenin-yuzde-36ya-yukselmesi-bekleniyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/2027de-turkiyede-buyumenin-yuzde-36ya-yukselmesi-bekleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2026 09:35:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[2027]]></category>
		<category><![CDATA[AllianzTrade]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikGörünüm]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade her çeyrekte hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Rapora göre Orta Doğu kaynaklı yeni bir enerji şoku, ABD’den Japonya’ya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ile yapay zekaya ilişkin soru işaretleri, piyasada beklenen sakinleşmeyi geciktirdi. Allianz Trade uzmanları, ABD’de bu yıl yüzde 2,1 olması beklenen büyümenin 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesini bekliyor. Türkiye’de ise ekonominin, 2026&#8217;nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/2027de-turkiyede-buyumenin-yuzde-36ya-yukselmesi-bekleniyor/">2027’DE TÜRKİYE’DE BÜYÜMENİN YÜZDE 3,6’YA YÜKSELMESİ BEKLENİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade her çeyrekte hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. </strong></p>
<p><strong>Rapora göre Orta Doğu kaynaklı yeni bir enerji şoku, ABD’den Japonya’ya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ile yapay zekaya ilişkin soru işaretleri, piyasada beklenen sakinleşmeyi geciktirdi. Allianz Trade uzmanları, ABD’de bu yıl yüzde 2,1 olması beklenen büyümenin 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesini bekliyor. Türkiye’de ise ekonominin, 2026&#8217;nın tamamında yüzde 2,7 büyüyeceği, 2027 yılında ise büyümenin yüzde 3,6&#8217;ya yükseleceği tahmin ediliyor.</strong></p>
<p><strong>Allianz Trade</strong>, her çeyrekte güncellediği Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. Rapora göre küresel ekonomi aynı anda birçok farklı gerilimle karşı karşıya. Önümüzdeki döneme ilişkin belirleyici soru ise bu gerilimlerin kontrollü bir şekilde çözülüp çözülmeyeceği ya da birbirini besleyerek daha da güçlenip güçlenmeyeceği. Bir başka ifadeyle, <em>“İşler düzelmeden önce daha da kötüleşebilir.”</em> Güncellenen <span class="wmi-callto">2026-2028</span> Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, üç temel riske dikkat çekiyor: Orta Doğu’da yeni bir enerji şoku, ABD, Japonya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ve yapay zekâ yatırım patlamasına ilişkin yeniden artan soru işaretleri.</p>
<p>Öte yandan ekonomistler bu faktörlerin hiçbirinin henüz reel ekonomiyi rayından çıkarmadığının da altını çizdi. İkinci çeyrek büyümesi yukarı yönlü sürpriz yaptı; Avrupa’da net ihracat ve Almanya’nın teşvikleri, ABD ve Asya’da ise yapay zekâ bağlantılı güçlü yatırımlar büyümeyi destekledi.</p>
<p>Raporda ayrıca, jeopolitik gerilimlerin düzensiz biçimde çözülmesi ihtimaline dayanan üç aşağı yönlü risk senaryosu ve bu senaryoların ekonomi ile sermaye piyasaları üzerindeki olası etkileri de modellendi.</p>
<p>İlk senaryoda enerji şoku riski ele alındı. Ekonomistler, çatışmanın kontrol altında kalması durumunda alternatif rotaların devreye girmesi, talepteki gerileme ve alternatif arz kaynaklarının enerji piyasalarında yeniden denge sağlayabileceğini öngörüyor. Bu gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmesi ve buna bağlı olarak enflasyon şokunun etkisini sınırlaması bekleniyor.</p>
<p>İkinci senaryo ise tahvil piyasalarında satış baskısı riskine odaklanıyor. Raporda, enflasyonun ücretler üzerinde belirgin bir baskı yaratmadan daha ılımlı bir seyir izleyeceği ve kamu tahvili piyasalarının yüksek ihraç hacmini, risk primlerinde sert ve düzensiz bir yükselişe yol açmadan absorbe edebileceği varsayılıyor.</p>
<p>Ekonomistlerin değerlendirdiği üçüncü senaryoda ise yapay zekâ yatırımlarındaki sermaye harcamaları döngüsünün yavaşlama riski öne çıkıyor. Rapora göre, yapay zekâ yatırımlarının büyüme hızının bir miktar ivme kaybetmesi ve harcamaların 2028 yılında 1 trilyon dolar ile zirveye ulaşması bekleniyor. Bu süreçte değer yaratımının odağının altyapı kurulumundan yapay zekânın kullanımı, yaygın biçimde benimsenmesi ve sağladığı verimlilik artışlarına doğru kayacağı öngörülüyor.</p>
<p><strong>Türkiye ekonomik büyümenin ivme kazanarak yüzde 3,6&#8217;ya yükselmesi bekleniyor</strong></p>
<p>Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisinin ise büyüme hızının belirgin şekilde yavaşladığı vurgulandı. Türkiye&#8217;nin GSYH&#8217;sinin 2026&#8217;nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yalnızca yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkat çekilirken, 2026&#8217;nın tamamında yüzde 2,7 büyüme kaydetmesi beklendiği ifade edildi. Ekonomistlere göre Türkiye ekonomisi 2027 yılında ise yüzde 3,6 büyüme kaydedecek. Ancak bu, büyük ölçüde enflasyonun ikna edici bir düşüş patikasına girmesine bağlı. Türkiye’de faizlerde anlamlı bir gevşeme de enflasyon belirleyici olacak. Ayrıca rapora göre Türkiye&#8217;de enflasyon 2026&#8217;nın üçüncü çeyreğinde yaklaşık yüzde 32 seviyesinde seyrediyor ve yıl sonunda ise yüzde 30&#8217;a doğru gerilemesi bekleniyor. Yüksek enflasyonun; tüketici talebini baskıladığı, ticari rekabet gücünü aşındırdığı, şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırdığı da raporda vurgulanıyor.</p>
<p>Raporda, küresel GSYH büyümesinin ise 2025’teki yüzde 3 seviyesinden 2026’da yüzde 2,6’ya yavaşlamasının, 2027’de de yüzde 2,8’e çıkmasının beklendiği belirtildi. Küresel büyümede 2028 tahmini ise yüzde 2,6. ABD’de büyümenin 2026’daki yüzde 2,1’den 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesi; Avro Bölgesi’nde yüzde 1’den yüzde 1,3’e çıkması; Asya’nın ise yaklaşık yüzde 4,4 ile küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam etmesi de öngörüler arasında.  Körfez’den ihracat akışlarının Hürmüz Boğazı ve çevresinde kademeli olarak normalleşmesiyle Brent petrolün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 87 dolar /varil seviyesinde gerçekleşmesi ve 2027’de ortalama 76 dolar/varile gerilemesi de beklentiler arasında.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/2027de-turkiyede-buyumenin-yuzde-36ya-yukselmesi-bekleniyor/">2027’DE TÜRKİYE’DE BÜYÜMENİN YÜZDE 3,6’YA YÜKSELMESİ BEKLENİYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/2027de-turkiyede-buyumenin-yuzde-36ya-yukselmesi-bekleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONUT ALICISININ ÖNCELİKLERİ DEĞİŞTİ METREKARE Mİ, LOKASYON MU?</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/konut-alicisinin-oncelikleri-degisti-metrekare-mi-lokasyon-mu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/konut-alicisinin-oncelikleri-degisti-metrekare-mi-lokasyon-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 11:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[Emlak]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[KonutPiyasası]]></category>
		<category><![CDATA[KonutSatışları]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konut satın alırken uzun yıllar evin büyüklüğü temel kriterlerden biri olurken, alıcıların öncelikleri giderek değişiyor. Ulaşım olanakları, sosyal yaşam alanlarına yakınlık, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, bölgenin gelişim potansiyeli ve konutun gelecekte sağlayacağı yatırım değeri artık satın alma kararında birlikte değerlendiriliyor. Türkiye’de konut piyasasındaki hareketlilik 2026 yılında da devam ederken, özellikle büyükşehirlerde “daha büyük ev” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-alicisinin-oncelikleri-degisti-metrekare-mi-lokasyon-mu/">KONUT ALICISININ ÖNCELİKLERİ DEĞİŞTİ METREKARE Mİ, LOKASYON MU?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konut satın alırken uzun yıllar evin büyüklüğü temel kriterlerden biri olurken, alıcıların öncelikleri giderek değişiyor. </strong></p>
<p>Ulaşım olanakları, sosyal yaşam alanlarına yakınlık, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, bölgenin gelişim potansiyeli ve konutun gelecekte sağlayacağı yatırım değeri artık satın alma kararında birlikte değerlendiriliyor. Türkiye’de konut piyasasındaki hareketlilik 2026 yılında da devam ederken, özellikle büyükşehirlerde “daha büyük ev” arayışının yanında günlük yaşamı kolaylaştıran doğru konum tercihi öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde bir ayda 127 bin 410 konut satıldı. Bu satışların 44 bin 378’ini ilk el, 83 bin 32’sini ise ikinci el konutlar oluşturdu. İpotekli konut satışları da aynı dönemde 22 bin 131 olarak kaydedildi…</p>
<p>Konut satışlarındaki hareketlilik sürerken, alıcıların seçim sürecinde dikkate aldığı başlıklar da çeşitleniyor. Özellikle büyükşehirlerde evin yalnızca fiziksel özellikleri değil; işe ve sosyal yaşama erişim süresi, ana ulaşım noktalarına yakınlığı, çevresindeki eğitim ve sağlık olanakları ile bulunduğu bölgenin gelecekteki gelişimi de satın alma kararında etkili oluyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-3908" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/Yasar-Dogan.jpeg" alt="" width="572" height="428" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/Yasar-Dogan.jpeg 738w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/Yasar-Dogan-300x224.jpeg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2026/09/Yasar-Dogan-96x72.jpeg 96w" sizes="(max-width: 572px) 100vw, 572px" /></p>
<p>BÜYÜK EV YERİNE DOĞRU KONUM ARAYIŞI</p>
<p>Konut tercihlerindeki değişimi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, alıcıların artık evin büyüklüğünün yanında yaşam kalitesini etkileyen unsurları da dikkate aldığını belirtti.</p>
<p>Doğan, “Konut arayan kişilerle yaptığımız görüşmelerde artık sadece evin büyüklüğü ya da oda sayısı konuşulmuyor. Hangi bölgede olduğu, ulaşım imkânları, çevresindeki sosyal yaşam, okul ve sağlık hizmetlerine erişim gibi birçok başlık aynı anda değerlendiriliyor. Özellikle günlük hayatı kolaylaştıran, ulaşım süresini azaltan ve ihtiyaçlara hızlı erişim sağlayan bölgelerin daha fazla önem kazandığını gözlemliyoruz” dedi.</p>
<p>“LOKASYON YATIRIM KARARININ DA PARÇASI”</p>
<p>Konutun yaşam alanı olmasının yanı sıra uzun vadeli bir yatırım olarak da değerlendirildiğini belirten Doğan, bölge seçiminin satın alma kararındaki ağırlığının arttığını söyledi.</p>
<p>Doğan, “Bugün konut alan kişi yalnızca bugünkü ihtiyacını düşünmüyor. Bölgenin birkaç yıl sonra nasıl gelişeceğini, planlanan ulaşım bağlantılarını, çevrede oluşan ticari ve sosyal alanları da araştırıyor. Bu nedenle doğru konum, hem yaşam konforu hem de konutun gelecekteki değerini koruması açısından önemli bir kriter haline geliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Konut seçiminde tek bir özelliğe odaklanmak yerine bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Fiyat ve oda sayısı kadar lokasyon, ulaşım, sosyal imkânlar ve bölgenin gelişim potansiyeli de önemli. Alıcıların artık tüm bu unsurları birlikte değerlendirerek karar verdiğini görüyoruz” dedi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/konut-alicisinin-oncelikleri-degisti-metrekare-mi-lokasyon-mu/">KONUT ALICISININ ÖNCELİKLERİ DEĞİŞTİ METREKARE Mİ, LOKASYON MU?</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/konut-alicisinin-oncelikleri-degisti-metrekare-mi-lokasyon-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYLÜLDE EKONOMİK GÜVEN YÜKSELDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-ekonomik-guven-yukseldi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-ekonomik-guven-yukseldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2026 08:53:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikGüven]]></category>
		<category><![CDATA[ReelKesim]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TüketiciGüveni]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik güven endeksi, eylülde aylık bazda yüzde 0,7 artarak 101,3 değerine yükseldi. Endeks, Haziran 2023&#8217;ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, ağustosta 100,6 olan ekonomik güven endeksi, eylülde yüzde 0,7 artışla 101,3&#8217;e yükseldi. Böylece endeks, Haziran 2023&#8217;ten sonraki en yüksek seviyesini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-ekonomik-guven-yukseldi/">EYLÜLDE EKONOMİK GÜVEN YÜKSELDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Ekonomik güven endeksi, eylülde aylık bazda yüzde 0,7 artarak 101,3 değerine yükseldi. Endeks, Haziran 2023&#8217;ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna göre, ağustosta 100,6 olan ekonomik güven endeksi, eylülde yüzde 0,7 artışla 101,3&#8217;e yükseldi. Böylece endeks, Haziran 2023&#8217;ten sonraki en yüksek seviyesini gördü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Alt endeksler incelendiğinde, <strong>tüketici güven endeksi</strong> eylülde aylık bazda yüzde 1,3 artarak 91,9&#8217;a çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Reel kesim güven endeksi</strong> yüzde 0,1 artışla 102,5 olurken, <strong>hizmet sektörü güven endeksi</strong> değişmeyerek 111,9 seviyesinde kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Perakende ticaret sektörü güven endeksi</strong> yüzde 1,1 artışla 111,3&#8217;e yükselirken, <strong>inşaat sektörü güven endeksi</strong> yüzde 0,2 azalarak 83,0 oldu.</p>
<p>Eylül verileri, ekonomik güven endeksinde genel eğilimin yukarı yönlü seyrettiğini gösterdi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/eylulde-ekonomik-guven-yukseldi/">EYLÜLDE EKONOMİK GÜVEN YÜKSELDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/eylulde-ekonomik-guven-yukseldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ 86,1’E GERİLEDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-861e-geriledi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-861e-geriledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 09:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat]]></category>
		<category><![CDATA[İmalatSanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Maliyet]]></category>
		<category><![CDATA[RekabetGücü]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3891</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi, 2026’nın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 düşerek 86,1 seviyesine geriledi. Endeksteki düşüşte ara malı maliyetlerindeki artış belirleyici olurken, 10 sektörden 9’unda rekabet gücü kaybı görüldü. TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2026 yılının ikinci çeyrek sonuçlarına göre gerilemesini sürdürdü. Bir önceki çeyrekte 87,3 seviyesinde bulunan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-861e-geriledi/">TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ 86,1’E GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi, 2026’nın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 düşerek 86,1 seviyesine geriledi. Endeksteki düşüşte ara malı maliyetlerindeki artış belirleyici olurken, 10 sektörden 9’unda rekabet gücü kaybı görüldü.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2026 yılının ikinci çeyrek sonuçlarına göre gerilemesini sürdürdü. Bir önceki çeyrekte 87,3 seviyesinde bulunan endeks, ikinci çeyrekte yüzde 1,3 düşüşle 86,1’e indi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Endeksteki gerilemede en önemli etken <strong>ara malı maliyetlerindeki artış</strong> oldu. Ara malı maliyetleri endeksi tek başına 1,0 puan aşağı çekerken, işgücü ve enerji maliyetleri toplam 0,4 puanlık ek baskı oluşturdu. Finansman maliyetlerindeki göreli iyileşme ise düşüşü sınırlı ölçüde dengeledi.</p>
<h2>9 sektörde rekabet gücü geriledi</h2>
<p class="isSelectedEnd">2026’nın ikinci çeyreğinde TÜSİAD-RGE’nin sektörel görünümü, maliyet bazlı rekabet gücündeki gerilemenin ihracatçı imalat sanayinin büyük bölümüne yayıldığını ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">İncelenen <strong>10 sektörden yalnızca gıda sektöründe</strong> sınırlı bir rekabet gücü artışı kaydedilirken, diğer 9 sektörde rekabet gücü geriledi. Kayıpların özellikle <strong>metalik olmayan mineral ürünler, kimya ve makine-teçhizat</strong> sektörlerinde daha belirgin olduğu görüldü.</p>
<h2>Bazı sektörlerde son iki yılın en düşük seviyesi</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sektörel veriler, son iki yıllık dönemde birçok sektörde maliyetlerin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı arttığına işaret etti.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Tekstil-giyim-deri, kimya, kauçuk-plastik, metalik olmayan mineral ürünler ve makine-teçhizat</strong> sektörleri, 2026 yılının ikinci çeyreğinde son iki yılın en düşük rekabet gücü seviyelerine geriledi.</p>
<p>TÜSİAD-RGE çalışması, Türkiye’nin temel ihracat pazarlarındaki maliyet bazlı rekabet koşullarını izlemek ve rekabet dinamiklerinin veri temelli değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanıyor. İlk kez <strong>26 Haziran 2025</strong> tarihinde kamuoyuyla paylaşılan endeks, 2015 yılının ilk çeyreğinden itibaren oluşturulan veriler üzerinden hesaplanıyor ve sonuçları her çeyrek sonunda açıklanıyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-861e-geriledi/">TÜSİAD REKABET GÜCÜ ENDEKSİ 86,1’E GERİLEDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-861e-geriledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÜYÜME TAHMİNİ DÜŞÜRÜLDÜ, ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELTİLDİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/buyume-tahmini-dusuruldu-enflasyon-beklentisi-yukseltildi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/buyume-tahmini-dusuruldu-enflasyon-beklentisi-yukseltildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 08:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[AsyaKalkınmaBankası]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikGündem]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asya Kalkınma Bankası, Türkiye’nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2,8’e indirirken, ortalama enflasyon beklentisini yüzde 31,5’e yükseltti. Raporda, Orta Doğu’daki çatışmalar Türkiye ekonomisi açısından başlıca risklerden biri olarak gösterildi. Asya Kalkınma Bankası (ADB), Eylül 2026 raporunda Türkiye ekonomisine yönelik büyüme ve enflasyon beklentilerini revize etti. Banka, büyüme tahminlerini aşağı çekerken enflasyon öngörülerini yukarı yönlü güncelledi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/buyume-tahmini-dusuruldu-enflasyon-beklentisi-yukseltildi/">BÜYÜME TAHMİNİ DÜŞÜRÜLDÜ, ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELTİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="auto" data-start="64" data-end="323" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Asya Kalkınma Bankası, Türkiye’nin 2026 yılı büyüme tahminini <strong data-start="126" data-end="152">yüzde 2,8’e indirirken</strong>, ortalama enflasyon beklentisini <strong data-start="186" data-end="212">yüzde 31,5’e yükseltti</strong>. Raporda, <strong data-start="223" data-end="252">Orta Doğu’daki çatışmalar</strong> Türkiye ekonomisi açısından başlıca risklerden biri olarak gösterildi.</p>
<p>Asya Kalkınma Bankası (ADB), Eylül 2026 raporunda Türkiye ekonomisine yönelik büyüme ve enflasyon beklentilerini revize etti. Banka, büyüme tahminlerini aşağı çekerken enflasyon öngörülerini yukarı yönlü güncelledi. Raporda, iç talebin ekonomik büyümenin temel destekleyicisi olmayı sürdüreceği belirtildi.</p>
<h3>Büyüme tahminleri aşağı çekildi</h3>
<p>ADB&#8217;nin son tahminlerine göre Türkiye ekonomisinin 2026&#8217;da yüzde 2,8, 2027&#8217;de ise yüzde 3,6 büyümesi bekleniyor. Temmuz ayında açıklanan tahminlere göre aşağı yönlü revizyona gidilirken, büyümedeki yavaşlamanın başlıca nedenlerinden biri ihracattaki kalıcı zayıflık olarak gösterildi.</p>
<p>Buna karşılık enflasyondaki düşüşün reel gelirleri desteklemesi ve altyapı yatırımlarının devam etmesiyle iç talebin canlılığını koruyacağı öngörülüyor. Sektörel görünümde hizmetler ve inşaatın sanayiye kıyasla daha güçlü seyretmesi beklenirken, imalat sanayinin dış talepteki toparlanmayla birlikte kademeli olarak güç kazanacağı tahmin ediliyor.</p>
<h3>Enflasyon beklentisi yükseltildi</h3>
<p>Dış kaynaklı fiyat baskılarının yeniden artması nedeniyle Türkiye&#8217;ye ilişkin enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edildi. CNBC-e&#8217;nin aktardığına göre, ortalama enflasyonun <strong>2026&#8217;da yüzde 31,5&#8217;e, 2027&#8217;de ise yüzde 23,5&#8217;e gerilemesi bekleniyor.</strong></p>
<p>Sıkı para politikasının kredi büyümesini sınırlaması ve enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulmasına katkı sağlaması öngörülüyor. Buna karşın yüksek gıda fiyatları, hizmet enflasyonundaki katılık, döviz kurundaki hareketler ve enerji fiyatları, dezenflasyon sürecini yavaşlatabilecek başlıca riskler arasında sıralanıyor.</p>
<h3>Bütçe açığında gerileme beklentisi</h3>
<p>Merkezi yönetim bütçe açığının 2026&#8217;da Gayri Safi Yurt İçi Hasıla&#8217;nın (GSYH) yüzde 3,5&#8217;i seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu oranın 2027&#8217;de yüzde 3&#8217;e gerilemesi bekleniyor.</p>
<p>Faiz dışı fazlanın ise 2026&#8217;da GSYH&#8217;nin yüzde 0,8&#8217;i, 2027&#8217;de yüzde 0,5&#8217;i civarında gerçekleşeceği öngörülüyor. Kamu borcunun da tahmin dönemi boyunca GSYH&#8217;nin yaklaşık yüzde 25&#8217;i seviyesinde istikrarlı kalacağı değerlendiriliyor.</p>
<h3>Orta Doğu gerilimi başlıca risk</h3>
<p>ADB, Türkiye&#8217;nin cari açığının 2026&#8217;da yüksek seviyesini koruyacağını tahmin ediyor. Güçlü turizm gelirleri ve hizmet ihracatının, mal ticaretindeki açığın etkisini kısmen azaltması bekleniyor.</p>
<p>Raporda ekonomik görünüm açısından en önemli aşağı yönlü risk, Orta Doğu&#8217;daki çatışmaların uzaması sonucu enerji fiyatlarının yüksek kalması ve finansal baskıların artması olarak gösteriliyor. Beklentilerden daha hızlı bir dezenflasyon süreci ve kararlı politika disiplini ise makroekonomik istikrarı destekleyebilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/buyume-tahmini-dusuruldu-enflasyon-beklentisi-yukseltildi/">BÜYÜME TAHMİNİ DÜŞÜRÜLDÜ, ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELTİLDİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/buyume-tahmini-dusuruldu-enflasyon-beklentisi-yukseltildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSTİHDAMDA BEKLENTİ YÜKSELİYOR!</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/istihdamda-beklenti-yukseliyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/istihdamda-beklenti-yukseliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İşeAlım]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İstihdamBeklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[ManpowerGroup]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de işverenlerin 2026’nın son çeyreğine ilişkin istihdam beklentisi güçlendi. ManpowerGroup&#8217;un İstihdama Genel Bakış Araştırması&#8217;na göre, Türkiye&#8217;de dördüncü çeyrek için Net İstihdam Görünümü (NEO) 25 puana yükseldi. Marmara Bölgesi&#8217;ndeki işverenler de 19 puan ile istihdamda olumlu bir seyir bekliyor.   ManpowerGroup, 2026 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin işe alım beklentilerini ölçmek için 42 ülkede yaklaşık 39 bin 878 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istihdamda-beklenti-yukseliyor/">İSTİHDAMDA BEKLENTİ YÜKSELİYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de işverenlerin 2026’nın son çeyreğine ilişkin istihdam beklentisi güçlendi.</p>
<p><strong>ManpowerGroup&#8217;un İstihdama Genel Bakış Araştırması&#8217;na göre, Türkiye&#8217;de dördüncü çeyrek için Net İstihdam Görünümü (NEO) 25 puana yükseldi.</strong><strong> Marmara Bölgesi&#8217;ndeki işverenler de 19 puan ile istihdamda olumlu bir seyir bekliyor.  </strong></p>
<p>ManpowerGroup, 2026 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin işe alım beklentilerini ölçmek için 42 ülkede yaklaşık 39 bin 878 işverenle İstihdama Genel Bakış araştırmasını gerçekleştirdi. Rapora göre, mevsimsellikten arındırılmış küresel Net İstihdam Görünümü (NEO) 29&#8217;a yükselerek geçen çeyreğe kıyasla 2 puan, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 6 puan arttı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de işverenlerin 2026&#8217;nın dördüncü çeyreğine ilişkin istihdam beklentileri olumlu seyrini sürdürüyor. Ülkemizde Net İstihdam Görünümü (NEO) 25 puan olarak ölçülürken, bu oran bir önceki çeyreğe göre 1 puan, 2025&#8217;in dördüncü çeyreğine göre ise 5 puan arttı. Buna karşın Türkiye, istihdam beklentilerinde küresel sıralamanın alt yarısında yer alırken, küresel ortalamanın 4 puan altında kaldı.</p>
<p>İstihdam beklentilerinin en güçlü olduğu bölge, 38 puanlık Net İstihdam Görünümü (NEO) ile Güneydoğu Anadolu oldu. Marmara Bölgesi&#8217;ndeki işverenler de 19 puan ile istihdamda olumlu bir seyir bekliyor. Araştırmada bölgelerin NEO puanları şu şekilde sıralandı:</p>
<ul>
<li>Güneydoğu Anadolu (38)</li>
<li>Doğu Anadolu (37)</li>
<li>İç Anadolu (30)</li>
<li>Akdeniz (29)</li>
<li>Ege (22)</li>
<li>Karadeniz (19)</li>
<li>Marmara (19)</li>
</ul>
<p>Sonuçlarla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı</strong>, “Türkiye&#8217;deki işverenler işe alım konusunda temkinli iyimserliğini koruyor. Fiyat artışları ve yüksek işletme maliyetleri devam etse de enflasyondaki istikrarlı gerileme ve büyümenin güçleneceğine yönelik beklentiler, şirketlerin işe alımlarını sürdürmesini destekliyor. Önümüzdeki dönemde görünümün nasıl şekilleneceği ise büyük ölçüde hükümetin kritik olarak nitelendirdiği bu yılda ekonomik istikrarı koruyup koruyamayacağına bağlı. Türkiye&#8217;de istihdam görünümünün genel olarak istikrarlı seyrini sürdürmesi ve küresel ortalamaya yakın bir düzeyde olması geleceğe yönelik umut vadediyor.” dedi.</p>
<p><strong>En güçlü ve en zayıf sektörler</strong><br />
Türkiye&#8217;de istihdam beklentilerinin en güçlü olduğu sektör, 38 puanlık görünümle konaklama sektörü oldu. Ancak sektördeki beklentiler bir önceki çeyreğe göre 1 puan geriledi. 2025&#8217;in dördüncü çeyreğinden bu yana en belirgin artış ise 22 puanla inşaat ve gayrimenkul sektöründe görüldü. Sektörün bu çeyrekte ulaştığı seviye, görünümün 41 puan olduğu 2011&#8217;in üçüncü çeyreğinden bu yana kaydedilen en yüksek rakam oldu. Diğer yandan profesyonel, bilimsel ve teknik hizmetler sektöründe bu çeyrekte kaydedilen Net İstihdam Görünümü, son iki yılın en düşük seviyesine geriledi. Sektörlerin NEO puanları şu şekilde:</p>
<ul>
<li>Konaklama (38)</li>
<li>İnşaat ve Gayrimenkul (37)</li>
<li>Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (28)</li>
<li>Finans ve Sigorta (22)</li>
<li>Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (21)</li>
<li>Ticaret ve Lojistik (19)</li>
<li>Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (17)</li>
<li>İmalat (12)</li>
<li>Bilişim (9)</li>
</ul>
<p><strong>Organizasyon büyüklüklerine göre</strong><br />
Türkiye&#8217;de 250 ila 999 çalışana sahip büyük ölçekli kuruluşlardaki işverenler, 37 puanlık Net İstihdam Görünümü (NEO) ile en iyimser grubu oluşturuyor. Bu oran geçen çeyreğe göre 4 puan, 2025&#8217;in dördüncü çeyreğine göre ise 17 puan arttı. 1.000 ila 4.999 çalışana sahip kuruluşlar, geçen çeyreğe kıyasla beklentilerde en büyük artışı bildirerek 9 puanlık yükseliş kaydetti. 250 ila 999 çalışana sahip büyük ölçekli kuruluşlardaki işverenler ise 2025&#8217;in dördüncü çeyreğinden bu yana beklentilerde 17 puanla en büyük artışı kaydetti. Bu çeyrekte 250 ila 999 çalışana sahip büyük ölçekli kuruluşlarda kaydedilen Net İstihdam Görünümü, 38 puan olduğu 2023&#8217;ün ilk çeyreğinden bu yana, yani son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Organizasyon büyüklüklerine göre NEO puanları şu şekilde:</p>
<ul>
<li>250-999 (37)</li>
<li>5.000 ve üzeri çalışan (31)</li>
<li>10&#8217;dan az çalışan (25)</li>
<li>1.000-4.999 (23)</li>
<li>50-249 (21)</li>
<li>10-49 (12)</li>
</ul>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/istihdamda-beklenti-yukseliyor/">İSTİHDAMDA BEKLENTİ YÜKSELİYOR!</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/istihdamda-beklenti-yukseliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERKEZ BANKASI VARLIKLARININ EKONOMİYE ORANI AÇIKLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-varliklarinin-ekonomiye-orani-aciklandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-varliklarinin-ekonomiye-orani-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 08:57:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[BIS]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiHaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[GSYH]]></category>
		<category><![CDATA[MerkezBankası]]></category>
		<category><![CDATA[TCMB]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3863</guid>

					<description><![CDATA[<p>BIS verilerine göre merkez bankası varlıklarının GSYH&#8217;ye oranında Hong Kong yüzde 130,1 ile ilk sırada yer alıyor. İsviçre, Singapur ve Japonya yüzde 90&#8217;ın üzerinde oranlarla Hong Kong&#8217;u takip ederken, Türkiye yüzde 18,6 ile 18. sırada bulunuyor. Merkez bankalarının toplam varlıklarının ekonominin büyüklüğüne oranı ülkeler arasında önemli farklılıklar gösteriyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerine göre, 2026&#8217;nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-varliklarinin-ekonomiye-orani-aciklandi/">MERKEZ BANKASI VARLIKLARININ EKONOMİYE ORANI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>BIS verilerine göre merkez bankası varlıklarının GSYH&#8217;ye oranında Hong Kong yüzde 130,1 ile ilk sırada yer alıyor. İsviçre, Singapur ve Japonya yüzde 90&#8217;ın üzerinde oranlarla Hong Kong&#8217;u takip ederken, Türkiye yüzde 18,6 ile 18. sırada bulunuyor.</h2>
<p class="isSelectedEnd">Merkez bankalarının toplam varlıklarının ekonominin büyüklüğüne oranı ülkeler arasında önemli farklılıklar gösteriyor. <strong data-start="81" data-end="114">Uluslararası Ödemeler Bankası</strong> (BIS) verilerine göre, 2026&#8217;nın ilk veya ikinci çeyreğine ait en güncel veriler kullanılarak yapılan sıralamada Hong Kong yüzde 130,1 ile ilk sırada yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Merkez bankası varlıkları; altın ve döviz rezervlerinin yanı sıra hükümetlere ve finans sektörüne yönelik alacaklar ile diğer finansal olmayan ve sabit varlıkları kapsıyor. Verilerin GSYH&#8217;ye oranlanması, merkez bankalarının bilanço büyüklüğünü ekonominin büyüklüğüyle karşılaştırmayı sağlıyor.</p>
<h2>Hong Kong yüzde 130,1 ile zirvede</h2>
<p class="isSelectedEnd">Hong Kong&#8217;da merkez bankası varlıklarının GSYH&#8217;ye oranı yüzde 130,1&#8217;e ulaşıyor. Böylece Hong Kong, merkez bankası varlıklarının yıllık ekonomik üretimin büyüklüğünü aştığı tek ekonomi olarak öne çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İsviçre yüzde 102,5 ile ikinci, Singapur yüzde 95,1 ile üçüncü, Japonya ise yüzde 94,4 ile dördüncü sırada bulunuyor. Bu dört ekonomide merkez bankası varlıklarının GSYH&#8217;ye oranı yüzde 90&#8217;ın üzerinde.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tayland yüzde 55,3 ile beşinci sırada yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 47,1, Suudi Arabistan yüzde 40,6 ve Euro Bölgesi yüzde 39 oranıyla sıralanıyor.</p>
<h2>Türkiye 18. sırada</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye, merkez bankası varlıklarının GSYH&#8217;ye oranında <strong>yüzde 18,6 ile 18. sırada</strong> bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;nin hemen üzerinde Endonezya yüzde 19,1 ile 17. sırada, Güney Kore yüzde 21,3 ile 15. sırada ve ABD yüzde 21,2 ile 16. sırada yer alıyor. Meksika yüzde 14,7 ile Türkiye&#8217;nin altında 19. sırada, Avustralya ise yüzde 12,9 ile listenin son sırasında bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çin&#8217;in oranı yüzde 34,4 olurken, Euro Bölgesi yüzde 39 seviyesinde bulunuyor. Hindistan&#8217;ın oranı yüzde 26,1, ABD&#8217;nin oranı ise yüzde 21,2 olarak hesaplanıyor.</p>
<p><em><strong>Kaynak:</strong> Bank for International Settlements (BIS) Data Portal. Veriler, mevcut en güncel gözlemlere göre 2026&#8217;nın ilk veya ikinci çeyreğine aittir. </em></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-varliklarinin-ekonomiye-orani-aciklandi/">MERKEZ BANKASI VARLIKLARININ EKONOMİYE ORANI AÇIKLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/merkez-bankasi-varliklarinin-ekonomiye-orani-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE ŞİRKETLERİN 2025 BİLANÇOSU BELLİ OLDU</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-sirketlerin-2025-bilancosu-belli-oldu/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-sirketlerin-2025-bilancosu-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:48:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Bilanço]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiajandası]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiHaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İmalat]]></category>
		<category><![CDATA[Kâr]]></category>
		<category><![CDATA[NetSatış]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeEkonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Sektör Bilançoları İstatistikleri’ni yayımladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Sektör Bilançoları İstatistiklerini yayımladı. Türkiye genelinde 1 milyon 150 bin 191 firmanın verilerinin değerlendirildiği araştırma, şirketlerin satış, kârlılık ve finansal yapısına ilişkin önemli göstergeler ortaya koydu. Buna göre şirketlerin toplam net satışları 107,7 trilyon TL olarak gerçekleşti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-sirketlerin-2025-bilancosu-belli-oldu/">TÜRKİYE’DE ŞİRKETLERİN 2025 BİLANÇOSU BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 dir="auto" data-start="158" data-end="205">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Sektör Bilançoları İstatistikleri’ni yayımladı.</h2>
<p dir="auto" data-start="207" data-end="490">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin <strong data-start="261" data-end="298">Sektör Bilançoları İstatistikleri</strong>ni yayımladı. Türkiye genelinde 1 milyon 150 bin 191 firmanın verilerinin değerlendirildiği araştırma, şirketlerin satış, kârlılık ve finansal yapısına ilişkin önemli göstergeler ortaya koydu.</p>
<p dir="auto" data-start="492" data-end="648">Buna göre şirketlerin <strong data-start="514" data-end="555">toplam net satışları 107,7 trilyon TL</strong> olarak gerçekleşti. Firmaların <strong data-start="587" data-end="624">dönem net kârı ise 2,2 trilyon TL</strong> seviyesinde hesaplandı.</p>
<p>Türkiye genelinde 1 milyon 150 bin 191 firmanın verilerinin değerlendirildiği çalışmaya göre, şirketlerin toplam net satışları 107,7 trilyon TL’ye ulaştı. Firmaların dönem net kârı ise 2,2 trilyon TL olarak hesaplandı. Sektörler bazında en yüksek net kâr imalat sanayisinde görülürken, ulaştırma ve depolama sektörü en yüksek net zararı kaydetti.</p>
<p>Sektör Bilançoları İstatistikleri, Kurumlar Vergisi mükelleflerinin bilanço ve gelir tabloları kullanılarak, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması Revizyon 2.1’e (NACE Rev. 2.1) göre hazırlandı.</p>
<h2>Firma sayısında ticaret sektörü ilk sırada</h2>
<p>2025 yılı verilerinde toplam 1 milyon 150 bin 191 firma yer aldı.</p>
<p>Sektörler içinde en fazla firma, 356 bin 973 şirketle toptan ve perakende ticaret alanında faaliyet gösterdi. İmalat sektöründeki firma sayısı ise 185 bin 933 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Buna göre bilanço istatistikleri kapsamındaki firmaların yaklaşık üçte biri toptan ve perakende ticaret sektöründe yer aldı.</p>
<h2>Toplam aktifler 124 trilyon TL’ye yaklaştı</h2>
<p>Şirketlerin konsolide bilanço verilerine göre, 2025 yılında toplam aktif büyüklüğü 123 trilyon 970 milyar 539 milyon TL’ye ulaştı.</p>
<p>Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakların toplamı 67 trilyon 229 milyar 429 milyon TL olurken, firmaların toplam öz kaynakları 56 trilyon 741 milyar 110 milyon TL olarak hesaplandı.</p>
<p>Toplam aktif büyüklüğünde 33 trilyon 54 milyar 231 milyon TL ile imalat sektörü başı çekti. Bu sektörü 25 trilyon 89 milyar 616 milyon TL ile toptan ve perakende ticaret takip etti.</p>
<h2>Öz kaynaklarda da imalat önde</h2>
<p>İmalat sektöründeki firmaların toplam öz kaynakları 15 trilyon 425 milyar 939 milyon TL olarak gerçekleşti.</p>
<p>Toptan ve perakende ticaret sektörünün öz kaynakları 8 trilyon 793 milyar 885 milyon TL olurken, mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde bu tutar 8 trilyon 446 milyon TL olarak kaydedildi.</p>
<h2>En yüksek net kâr imalat sektöründe</h2>
<p>Sektörlerin toplam dönem net kârı 2025 yılında 2 trilyon 237 milyar 612 milyon TL oldu.</p>
<p>İmalat sektörü 873 milyar 989 milyon TL net kârla ilk sırada yer aldı. Toptan ve perakende ticaret sektörünün net kârı 676 milyar 724 milyon TL, inşaat sektörünün net kârı ise 229 milyar 69 milyon TL olarak gerçekleşti.</p>
<p>Öte yandan ulaştırma ve depolama sektörü 107 milyar 223 milyon TL net zarar açıkladı. Gayrimenkul faaliyetlerinde ise 43 milyar 693 milyon TL net zarar kaydedildi.</p>
<h2>Şirketlerin net satışları 107,7 trilyon TL</h2>
<p>Sektör Bilançoları İstatistikleri kapsamındaki firmaların toplam net satışları 2025 yılında 107 trilyon 724 milyar 696 milyon TL’ye yükseldi.</p>
<p>Şirketlerin aynı dönemdeki toplam faaliyet kârı ise 5 trilyon 571 milyar 364 milyon TL olarak hesaplandı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-sirketlerin-2025-bilancosu-belli-oldu/">TÜRKİYE’DE ŞİRKETLERİN 2025 BİLANÇOSU BELLİ OLDU</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/turkiyede-sirketlerin-2025-bilancosu-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
