<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>RiskYönetimi - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/riskyonetimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 11:48:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>RiskYönetimi - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BELİRSİZLİKTE KAZANANLAR HIZLI KARAR VERENLER</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/belirsizlikte-kazananlar-hizli-karar-verenler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/belirsizlikte-kazananlar-hizli-karar-verenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:46:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ FİKİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[dijitaldönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[İşDünyası]]></category>
		<category><![CDATA[KararAlma]]></category>
		<category><![CDATA[KurumsalYönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[RiskYönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3430</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşletmelerin büyümesinin önündeki temel engel artık yalnızca pazar koşulları değil, aynı zamanda şirketlerin karar alma kabiliyetleri. Coface’ın 13 ülkede 1.250 iş lideriyle gerçekleştirdiği son araştırmaya göre katılımcıların %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. Belirsizliğin yüksek olduğu bir ortamda şirketler artık yalnızca riskten kaçınmaya çalışmıyor; daha hızlı karar almayı öğrenmek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/belirsizlikte-kazananlar-hizli-karar-verenler/">BELİRSİZLİKTE KAZANANLAR HIZLI KARAR VERENLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İşletmelerin büyümesinin önündeki temel engel artık yalnızca pazar koşulları değil, aynı zamanda şirketlerin karar alma kabiliyetleri. Coface’ın 13 ülkede 1.250 iş lideriyle gerçekleştirdiği son araştırmaya göre katılımcıların %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. Belirsizliğin yüksek olduğu bir ortamda şirketler artık yalnızca riskten kaçınmaya çalışmıyor; daha hızlı karar almayı öğrenmek zorunda kalıyor. Riskin giderek karar alma ve büyümenin itici gücüne dönüştüğü bir dönüşüm süreci yaşanıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Araştırmanın öne çıkan sonuçları:</strong></p>
<ul>
<li>Şirketlerin <strong>%68’i</strong> yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor.</li>
<li>Karar vericilerin <strong>%62’si</strong> ticari büyüme hedefleri ile risk disiplini arasında hâlâ temel bir çelişki bulunduğuna inanıyor.</li>
<li>Katılımcıların <strong>%44’ü</strong> risk ve finans ekiplerinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde stratejik büyüme ortaklarına dönüşeceğini düşünüyor.</li>
<li><strong>%77’si</strong> daha proaktif kararlar alabilmek için dış iş ortaklarından öngörüye dayalı analizler bekliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Kararsızlığın maliyeti: Yeni bir major risk</strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca dış unsurlardan biri olarak görülen risk, artık büyük ölçüde şirket içi bir konu haline gelmiş durumda. Pek çok kuruluşta karar alma süreçleri, satış ekipleri ile risk yönetimi fonksiyonları arasında süren gerilimlerin yanı sıra mevcut verilerin etkin şekilde kullanılamaması nedeniyle yavaşlıyor. Kuruluşların yaklaşık onda altısı <strong>(%59),</strong> risk ekiplerinden gelen geri bildirimlerin aşırı temkinli ya da piyasa gerçeklerinden uzak olarak algılandığını düşünüyor. Bu durum güvensizliği artırırken karar alma süreçlerini de sekteye uğratıyor. Bu dinamik gerçek bir kısır döngü yaratıyor: Şirketlerin <strong>%52’si</strong> pazarlar arasında verilerin parçalı olduğunu bildirirken, bütünleşik veri eksikliği nedeniyle kararlar daha çok kişisel değerlendirmelere dayanıyor. Bu da temkinli yaklaşımı güçlendirerek karar alma süreçlerini daha da yavaşlatıyor.</p>
<p><strong>Hayır” demek mi, “evet” inşa etmek mi? : Paradigma değişimi</strong></p>
<p>Bu kararsızlığın bir bölümü, riske karşı hâlâ savunmacı bir yaklaşım benimsenmesinden kaynaklanıyor. Yöneticilerin yarısı <strong>(%50),</strong> fırsatların belirli bir çerçeve içinde değerlendirilebileceği durumlarda bile “evet” oluşturmanın yerine “hayır” demenin daha güvenli olduğuna inanıyor.</p>
<p>Ancak beklentiler hızla değişiyor. Bugün karar vericilerin yalnızca <strong>%24’ü</strong> risk ekiplerini gerçek bir büyüme ortağı olarak görürken, <strong>%44’ü</strong> önümüzdeki üç ila beş yıl içinde bu rolü üstleneceklerini öngörüyor. Değişimin yönü net: En başarılı şirketler, kontrol odaklı bir anlayışın ötesine geçerek riski karar alma sürecinin en başından itibaren dahil eden ve “güvenli bir evet” yaklaşımını mümkün kılan şirketler olacak.</p>
<h2><strong>Az sayıda şirket dönüşüme öncülük ediyor</strong></h2>
<p>Şirketlerin yalnızca küçük bir bölümü (araştırmaya katılan şirketlerin <strong>%12,6’sı</strong>) bugün tamamen büyüme odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Araştırmada “Büyüme Avantajı Liderleri” olarak tanımlanan bu şirketler, uyguladıkları somut yöntemlerle öne çıkıyor. Bu sayede belirsizlikleri daha hızlı uygulanabilir kararlara dönüştürebiliyor ve diğer kuruluşların kaçırdığı fırsatları değerlendirebiliyorlar.</p>
<ul type="disc">
<li>Bu şirketlerin <strong>%70’i</strong> risk ekiplerini karar alma sürecinin en erken aşamalarından itibaren sürece dahil ediyor. Araştırma ortalaması ise <strong>%58</strong> seviyesinde.</li>
<li>Daha yüksek bir oranı riski rekabet avantajı olarak görüyor <strong>(%29’a </strong>karşı<strong> %19</strong>).</li>
<li>Tartışma ve yapıcı sorgulamayı teşvik eden bir kurum kültürü oluşturuyorlar <strong>(%38’e </strong>karşı<strong> %23</strong>).</li>
<li></li>
</ul>
<h2><strong>Veri ve yapay zekâ: Karar süreçlerinin belirleyici hızlandırıcıları</strong></h2>
<p>Bu ortamda veri, performansın temel belirleyicilerinden biri haline geliyor. Ancak şirketlerin yalnızca <strong>%20’si</strong> farklı pazarlarda tutarlı verilere sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum şirketlerin karşılaştırma yapma ve öngörü geliştirme yeteneklerini sınırlandırıyor. Bu kısıtlar karşısında beklentiler hızla değişiyor. Amaç, kontrol mekanizmalarından ödün vermeden belirsizliği azaltmak ve karar alma süreçlerini hızlandırmak.</p>
<ul type="disc">
<li>Yöneticilerin <strong>%59’u</strong> risk ekiplerinin senaryo simülasyonları için öngörüye dayalı analizlerden daha fazla yararlanmasını istiyor.</li>
<li><strong>%54’ü</strong> yapay zekâ destekli risk analizi çözümlerinin kullanımının hızlandırılmasını talep ediyor.</li>
</ul>
<h2><strong>“Koruma”dan “öngörü”ye: Dış iş ortaklarının kritik rolü</strong></h2>
<p>Şirketler artık iş ortaklarından yalnızca risk koruması sağlamalarını beklemiyor.</p>
<ul type="disc">
<li><strong>%77’si</strong> pazar gelişmelerini öngörebilmek için tahmine dayalı analizlerden yararlanmak istiyor.</li>
<li><strong>%71’i</strong> ise daha fazla fırsatı değerlendirebilmek için iş ortaklarının kendilerine güven vermesini bekliyor.</li>
</ul>
<p>Daha genel bir çerçevede, karar vericilerin <strong>%65’i</strong> dış iş ortaklarının koruma, veri ve öngörü yeteneklerini bir araya getirerek daha cesur iş kararlarının alınmasını mümkün kılması gerektiğini düşünüyor. Bu yeni dönemde risk yönetimi profesyonellerinden, belirsizliği daha kolay uygulanabilir kararlara dönüştürebilen gerçek karar alma ortakları olmaları bekleniyor.</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>Coface CEO’su Xavier Durand</strong> şu ifadelere yer veriyor: <em>“Şirketler için asıl zorluk artık riskten kaçınmak değil, belirsizliği bilgiye dayalı kararlara dönüştürmeyi bilmektir. Bunun için de veri gerekir. Bilgiyi toplama, analiz etme ve öngörüye dönüştürme yeteneği; daha erken, daha hızlı ve daha güvenli şekilde ‘evet’ diyebilmenin merkezinde yer alıyor. En başarılı şirketler daha az risk alanlar değil, karar vermek için en güçlü bilgi ve öngörüye sahip olanlardır.”</em></p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/belirsizlikte-kazananlar-hizli-karar-verenler/">BELİRSİZLİKTE KAZANANLAR HIZLI KARAR VERENLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/belirsizlikte-kazananlar-hizli-karar-verenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DIŞ TİCARET]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[LOJİSTİK ULAŞTIRMA]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Lojistik]]></category>
		<category><![CDATA[RiskYönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade Ortadoğu’da savaşın etkilerini ele alan bir rapor yayınladı. Allianz Trade’in “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlığı ile yayınladığı raporda; ödeme güçlükleri, enerji krizi ile bu krizin küresel ulaşıma ve bazı sektörlere etkileri ele alındı.  Rapora göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergeler iyiye doğru sinyal vermezken, enerji kirizi nedeniyle havayolu ile ulaşım maliyetleri hissedilir oranda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/">KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade Ortadoğu’da savaşın etkilerini ele alan bir rapor yayınladı. Allianz Trade’in “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlığı ile yayınladığı raporda; ödeme güçlükleri, enerji krizi ile bu krizin küresel ulaşıma ve bazı sektörlere etkileri ele alındı.  Rapora göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergeler iyiye doğru sinyal vermezken, enerji kirizi nedeniyle havayolu ile ulaşım maliyetleri hissedilir oranda artabilir.</strong></p>
<p>Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi.</p>
<p>Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Ödeme yapamama riskleri artıyor</strong></p>
<p>Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında.  Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti.</p>
<p>Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu.</p>
<p><strong>Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde</strong></p>
<p>Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti.  Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı.</p>
<p><strong>Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı</strong><br />
Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı.  Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi.</p>
<p>Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı.</p>
<p><strong>Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor</strong></p>
<p>Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor.</p>
<p>Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/">KÜRESEL TAŞIMACILIK VE ENERJİ SEKTÖRÜ ATEŞ HATTINDA</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/kuresel-tasimacilik-ve-enerji-sektoru-ates-hattinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
