<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>küresel ekonomi - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/kuresel-ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Nov 2025 10:37:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>küresel ekonomi - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CEO&#8217;LARIN YÜZDE 71&#8217;İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 10:37:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARGE-İNOVASYON]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel CEO Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2346</guid>

					<description><![CDATA[<p>KPMG&#8217;nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması&#8217;nın 2025 yılını kapsayan sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye dair güven pandemi dönemindeki seviyeye düşse de CEO&#8217;ların büyük kısmı kendi şirketlerinin geleceği konusunda iyimser. Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/">CEO’LARIN YÜZDE 71’İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KPMG&#8217;nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması&#8217;nın 2025 yılını kapsayan sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye dair güven pandemi dönemindeki seviyeye düşse de CEO&#8217;ların büyük kısmı kendi şirketlerinin geleceği konusunda iyimser. Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görürken yüzde 69&#8217;u, bütçelerinin yüzde 10 ila 20&#8217;sini bu teknoloji için yapılacak harcamalara ayırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 67&#8217;si de bu alandaki yatırımlarının karşılığını bir ila üç yıl içinde almayı bekliyor.</strong></p>
<p>KPMG&#8217;nin dünyanın en büyük şirketlerinde görev yapan 1.350 CEO&#8217;ya stratejileri, trendlere yaklaşımları ve gelecek planlarına dair sorular yönelttiği “Küresel CEO Araştırması”nın 2025 yılı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre küresel ekonomiye duyulan güven pandemi dönemindeki seviyelere inse de CEO&#8217;ların yüzde 79&#8217;u kendi şirketlerinin geleceğine dair iyimserliğini koruyor. Liderler, büyümeyi sürdürmenin ve hızlandırmanın yolu olarak yapay zekâ yatırımlarıyla (yüzde 71) yüksek potansiyele sahip yeteneklerin elde tutulması ve yeniden eğitilmesini (yüzde 71) görüyor. CEO&#8217;ların büyük bölümü (yüzde 72), süregelen ve birbiriyle bağlantılı zorluklara yanıt verebilmek için büyüme stratejilerini şimdiden belirlemiş durumda. Çoğu lider önümüzdeki üç yıl içinde hem gelirlerin hem de istihdamın artmasını bekliyor. Ayrıca yapay zekâ yatırımlarından geri dönüş beklentileri de güçlendirmiş durumda ki artık çoğu lider, sonuçların bir ila üç yıl içinde alınacağını düşünüyor. Bu da 2024&#8217;teki üç ila beş yıllık öngörülere kıyasla çok daha kısa bir süre anlamına geliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-2347" src="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan.jpg" alt="" width="663" height="555" srcset="https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan.jpg 900w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan-300x251.jpg 300w, https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2025/11/Murat-Alsan-768x643.jpg 768w" sizes="(max-width: 663px) 100vw, 663px" /><br />
<strong>“CEO&#8217;lar cesur yatırımlar yaparak belirsizlikleri fırsata çeviriyorlar”</strong><br />
Araştırma sonuçlarını değerlendiren<strong> KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan </strong>şunları söyledi: “Aştırmamız gösteriyor ki, CEO&#8217;lar değişimin yarattığı belirsizlikleri fırsata çeviriyor; bunu da teknolojiye, inovasyona ve yeteneklere cesur yatırımlar yaparak başarıyorlar. İnovasyon yapma ile görev sorumluluğu arasında hassas bir denge kurulması bu süreçte önem taşıyor.  Nitekim CEO&#8217;ların yapay zekâ konusundaki yanıtları da bunu doğruluyor. Liderler; etik, yasal düzenlemeler, yetenek geliştirme ve yetenek bulma konularındaki endişeleri dikkate alırken aynı zamanda inovasyonu kucaklamanın önemini de kabul ediyor. Sonuç olarak, piyasa dalgalanmalarını fırsata çevirebilen ve yatırımlarını doğru stratejik alanlara odaklayabilen liderler, yeni fırsatları yakalayıp sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme yakalama konusunda güçlü konumda yer alıyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ artık liderler için temel beceriler arasında yer alıyor</strong><br />
KPMG&#8217;nin 2025 yılı Küresel CEO Araştırması&#8217;nda birçok önemli sonuç ortaya çıktı. Araştırmaya göre CEO&#8217;lar, görevlerinin giderek daha karmaşık ve zorlayıcı hale geldiğini kabul ediyor. Yüzde 59&#8217;u, son beş yılda beklentilerin ve işlerinin doğasının önemli ölçüde değiştiğini düşünüyor. Yaklaşık dörtte biri (yüzde 23) ise yapay zekâ ve dijital okuryazarlığı liderler için artık temel beceriler arasında görüyor. Ayrıca liderlerin yüzde 80&#8217;i, şirketlerinin uzun vadeli başarısını güven altına alma konusunda üzerlerinde artan bir baskı hissettiklerini belirtiyor.</p>
<p><strong>CEO&#8217;lar yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görüyor</strong><br />
Değişen ekonomik koşullarda yönlerini bulmaya çalışan liderler, yapay zekâ ve teknolojik yeniliklere yatırımlarını artırıyor. CEO&#8217;ların yüzde 71&#8217;i, yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak görüyor ki bu oran geçen yıl yüzde 64&#8217;tü. Ayrıca liderlerin yüzde 69&#8217;u, bütçelerinin yüzde 10 ila 20&#8217;sini yapay zekâ harcamalarına ayırıyor. “Yatırımdan değer elde etme süresi” konusunda da iyimserlik artmış durumda. CEO&#8217;ların yüzde 67&#8217;si, yatırımlarının karşılığını bir ila üç yıl içinde almayı bekliyor. Bu da önemli bir değişime işaret ediyor; çünkü geçen yıl çoğunluk (yüzde 63), yatırımların geri dönüşünü üç ila beş yıl içinde gerçekleşmesini bekliyordu.</p>
<p><strong>CEO&#8217;lar yapay zekâ alanındaki yetenek rekabetine odaklanıyor</strong><br />
CEO&#8217;lar, yapay zekâdan verimlilik elde etmenin merkezinde insan faktörünün yer aldığının farkında ve yeni teknolojileri insan odaklı biçimde hayata geçirmeye önem veriyorlar. Liderler, iş gücünü hızla yeniden şekillendiriyor; çalışanları yeniden eğitiyor, yeni yetenekler işe alıyor ve rolleri yapay zekâyı entegre edecek şekilde yeniden tasarlıyor. CEO&#8217;ların büyük çoğunluğu (yüzde 77), çalışanların yapay zekâya uyum becerisi ve yetkinlik gelişiminin önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerinin başarısını doğrudan etkileyeceğini düşünüyor. Ancak yapay zekâ alanında yetenek havuzunun sınırlı olması ciddi bir rekabet konusu hâline gelmiş durumda. Liderlerin yüzde 70&#8217;i, bu alandaki yetenek rekabetinin kurumlarının başarısını kısıtlayabileceğini kabul ediyor.</p>
<p><strong>CEO&#8217;ların iklim hedeflerine ulaşabileceklerine dair güvenleri artıyor</strong><br />
KPMG&#8217;nin araştırması, çoğu şirket liderinin sürdürülebilirlik hedeflerine bağlılığını koruduğunu ve bu hedeflere ulaşma konusunda giderek daha fazla güven duyduğunu ortaya koyuyor. Özellikle CEO&#8217;ların yüzde 61&#8217;i, 2030 yılı için net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda ilerlediklerini söylüyor; bu oran geçen yıl yüzde 51&#8217;di. Bu artışın, şirketlerin iklim hedeflerini gözden geçirip daha gerçekçi ve temel iş stratejileriyle uyumlu hale getirmesinden kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/">CEO’LARIN YÜZDE 71’İ YAPAY ZEKÂYI ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANI OLARAK GÖRÜYOR</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ceolarin-yuzde-71i-yapay-zekayi-oncelikli-yatirim-alani-olarak-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜLKE VE SEKTÖR RİSKLERİ </title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ulke-ve-sektor-riskleri/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ulke-ve-sektor-riskleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 08:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni gümrük tarifeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel ekonomi, 2025’in ilk yarısındaki ticari çalkantıları göğüslemeyi başardı; ancak önümüzdeki çeyreklerde bu dalgalanmaların uzun vadeli etkilerinin yayılması bekleniyor. Coface Risk Review – Ekim 2025 raporu, küresel dinamikleri analiz ediyor; özellikle artan sosyal ve politik riskler ile Körfez ülkelerinin karşı karşıya olduğu stratejik zorluklara odaklanıyor. Bu çerçevede Coface, ülke risk değerlendirmelerinde 5 değişiklik (bunlardan 4’ü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ulke-ve-sektor-riskleri/">ÜLKE VE SEKTÖR RİSKLERİ </a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel ekonomi, 2025’in ilk yarısındaki ticari çalkantıları göğüslemeyi başardı; ancak önümüzdeki çeyreklerde bu dalgalanmaların uzun vadeli etkilerinin yayılması bekleniyor. Coface Risk Review – Ekim 2025 raporu, küresel dinamikleri analiz ediyor; özellikle artan sosyal ve politik riskler ile Körfez ülkelerinin karşı karşıya olduğu stratejik zorluklara odaklanıyor.</strong></p>
<p><strong>Bu çerçevede Coface, ülke risk değerlendirmelerinde 5 değişiklik (bunlardan 4’ü iyileştirme) ve sektörel değerlendirmelerde 16 değişiklik (bunlardan 9’u iyileştirme) yaptı.</strong></p>
<p><strong>Öne Çıkan Trendler: </strong></p>
<ul>
<li>Coface küresel büyüme tahmini: 2025 için %2,6, 2026 için %2,4.</li>
<li>Gelişmiş ekonomilerde şirket iflasları: 2025’in ilk yarısında %4 artış kaydedildi.</li>
<li>Coface Politik ve Sosyal Risk Endeksi: %41,1 ile tarihi zirveye ulaştı<br />
(pandemi öncesi ortalamanın 2,8 puan üzerinde).</li>
<li>Körfez ekonomilerinde dönüşüm: 2024 sonu itibarıyla bölge GSYH’sinin %70’i artık petrol dışı sektörlerden geliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Yeni gümrük tarifeleri küresel ekonomide dalgalanma yaratsa da sistem dengede kalıyor.</strong></p>
<p>Ticaret anlaşmalarının ve ABD’de gümrük tarifelerindeki kademeli artışın damga vurduğu bir yaz döneminin ardından, küresel ekonomi şaşırtıcı bir direnç sergiliyor. ABD’de ortalama gümrük tarifesi oranı, “Liberation Day” sonrasında zirveye çıktığı <strong>%36</strong> seviyesinden gerileyerek bugün yaklaşık <strong>%18</strong> düzeyinde seyrediyor; bu oran, Biden yönetimi döneminde görülen <strong>%2,5’in</strong> oldukça üzerinde. Şirketler bu değişiklikleri öngörerek stratejilerini yeniden şekillendirmeyi ve şokları absorbe etmeyi başardı. Aynı zamanda, yapay zekâ alanındaki güçlü yatırımlar da ABD ekonomisine destek sağladı. Bununla birlikte, ekonomik aktivite, istihdam ve enflasyona ilişkin ilk olumsuz sinyaller görünmeye başladı. Bu gelişmeler, gümrük önlemlerinin olumsuz etkilerinin kademeli olarak makroekonomiye yansımaya başladığını gösteriyor.</p>
<p>Coface, küresel büyümenin 2025’te <strong>%2,6</strong> olacağını – hafif yukarı yönlü revize edilerek – 2026’da ise <strong>%2,4</strong> seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor. <strong>ABD</strong> ekonomisi, güçlü iç talep sayesinde şimdilik beklentilerin üzerinde bir performans sergilerken, <strong>Çin’in yavaşlamayı sürdürmesi </strong>ve<strong> Euro Bölgesi büyümesinin, Almanya’da beklenen sınırlı toparlanmaya rağmen</strong>, zayıf kalması bekleniyor. Küresel yavaşlama ve enerji ile gıda fiyatlarındaki düşüş ortamında enflasyonist baskılar düşük seyretmeye devam ediyor. Ancak ABD enflasyonunun seyri konusunda belirsizlikler sürüyor; 2025 sonu ile 2026 başı arasında <strong>%4</strong> civarında olması öngörülüyor. Merkez bankaları cephesinde, ABD Merkez Bankası (Fed) Eylül ayında faiz indirim döngüsüne yeniden başladı.<br />
Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB), ekonomik aktivitede keskin bir bozulma yaşanmadığı sürece, %2 mevduat faiziyle faiz indirim döngüsünü tamamlamış görünüyor.</p>
<p>Bölgesel düzeyde bakıldığında, Hindistan yılın ilk yarısında <strong>%7,6’lık</strong> etkileyici bir büyüme kaydetti. Polonya güçlü ivmesini <strong>%3,4</strong> büyüme oranıyla sürdürürken, Afrika ekonomilerinin görünümü de iyileşme eğiliminde 2025 için <strong>%4,1’lik</strong> büyüme öngörülüyor. Bununla birlikte, jeopolitik gerilimlerin tırmanma riski ve bazı ülkelerde uygulanan mali sıkılaşma politikalarının etkileri, küresel ekonomik görünüm üzerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>İflaslarda artış: Avrupa ve Asya ön saflarda</strong></p>
<p>2025 yılında şirket iflaslarındaki artış eğilimi devam ediyor. Gelişmiş ekonomiler genelinde iflas endeksi, 2024’e kıyasla <strong>%4</strong> artış gösterirken, artış özellikle Avrupa’da <strong>(%11)</strong> ve Asya-Pasifik bölgesinde <strong>(%12) </strong>belirgin şekilde öne çıkıyor. Kuzey Amerika ise bu dönemde görece istikrarlı bir seyir izliyor. Faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması 2026’da bir miktar rahatlama sağlayabilir; ancak mevcut tablo, yüksek maliyetler ve belirsiz talep koşullarıyla mücadele eden işletmelerin kırılganlığını açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Siyasi ve sosyal riskler: istikrarsızlık artık yeni norm haline geldi</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F28849%2Finline%2F1760695755_lke_Risk1.png.jpg&amp;proxy=yes&amp;key=129c00145b164a860c593ccb6863566c" /></p>
<p>Coface Sosyal ve Politik Risk Endeksi, %41,1 ile tarihi bir zirveye ulaştı. Bu oran, pandemi dönemindeki en yüksek seviyeyi de aşarak, politik riski küresel ekonominin temel yapısal unsurlarından biri haline getirdi. Büyük ölçekli çatışmalar devam ederken, ülke içi gerilimler de artıyor — özellikle Afrika’da (Burkina Faso, Nijer vb.), Pakistan ve Lübnan’da durum giderek karmaşıklaşıyor. <strong>ABD, kurumsal kırılganlıkların derinleşmesi ve popülizmin yükselişi nedeniyle riskin en hızlı arttığı ülke </strong>konumuna geldi. Avrupa’da ise Fransa, benzeri görülmemiş bir siyasi krizle karşı karşıya. Bu tablo, şirketleri daha dikkatli olmaya ve stratejilerini sürekli olarak yeni risk ortamına uyarlamaya zorluyor.</p>
<p><strong>Petrol: Körfez, gücünü yeniden tanımlıyor</strong></p>
<p>Körfez İş birliği Konseyi (GCC), hızlanan ekonomik çeşitlenme süreci sayesinde dünyanın en dinamik bölgelerinden biri olmaya devam ediyor. 2024 sonu itibarıyla petrol dışı sektörlerin GSYH içindeki payının yaklaşık <strong>%70’e</strong> ulaşması bekleniyor. Bölge ekonomisinin, yerel talep ve kamu inisiyatifleri (özellikle Suudi Arabistan’ın Vision 2030 programı gibi) tarafından desteklenerek, 2025’te <strong>%3,8</strong>, 2026’da ise <strong>%4 </strong>büyümesi öngörülüyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, 2024 yılında sırasıyla <strong>46</strong> ve <strong>32</strong> milyar ABD dolarıyla rekor düzeyde doğrudan yabancı yatırım (FDI) çekti ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını güçlendirdi. Bununla birlikte, hidrokarbonlara devam eden bağımlılık ve petrol fiyatlarında süregelen düşüş, bölge bütçelerini zayıflatabilir ve bazı büyük projelerin tamamlanmasını erteleyebilir.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ulke-ve-sektor-riskleri/">ÜLKE VE SEKTÖR RİSKLERİ </a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ulke-ve-sektor-riskleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti hacmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade’in her çeyrek için hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda Alllianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri küresel ekonomi üzerine gündemdeki en kritik 10 soruyu yanıtladı. Rapordaki bu yanıtlara göre ekonomistler; 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artmasını bekliyor. Bazı etkenler ise ABD [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/">EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade’in her çeyrek için hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda Alllianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri küresel ekonomi üzerine gündemdeki en kritik 10 soruyu yanıtladı. Rapordaki bu yanıtlara göre ekonomistler; 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artmasını bekliyor. Bazı etkenler ise ABD ekonomisinde ısınmanın devam etmesine ve fiyat baskılarının yüksek kalmasına neden oluyor. Türkiye ekonomisine yönelik bilgilerin de verildiği raporda ülkede politika normalleşmesiyle büyümenin dengelendiği belirtiliyor</strong></p>
<p>Allianz Trade’in güncellediği Ekonomik Görünüm Raporundaki 10 kritik sorunun ilki <strong>“Devam eden ticaret savaşının maliyetini gerçekte kim üstleniyor?”</strong>. Raporda bu soruya verilen yanıta göre şu an maliyetin yükünü en çok üstlenenler ihracatçılar ancak ABD tüketicileri de yüksek enflasyon ki- 2026 ortasına kadar enflasyonda 0,6 puan artış bekleniyor- nedeniyle bu durumdan etkilenecek. Küresel ticaret rotalarının değişmesi ihracatçıların yükünü hafifletmiş olsa da sektör araştırmaları devam ettiği ve Çin ile ticaret anlaşması hâlâ askıda olduğu için aşağı yönlü risklerin yüksek seyrettiği de raporda belirtiliyor. Ticaret savaşı öncesi senaryoya kıyasla teorik olarak ihracat kayıplarının GSYİH&#8217;nin yüzde 0,3&#8217;ü (AB için) ile yüzde 1,3&#8217;ü (Vietnam için) arasında değişebileceği tahmin edilirken ABD için ise bu oranın yüzde 0,3 olacağı uzmanların tahminleri arasında yer alıyor. Öte yandan rapora göre; ABD&#8217;de yapılması taahhüt edilen doğrudan yabancı yatırımlar gerçekleşirse, <span class="wmi-callto">2026-2028</span> yıllarında ABD GSYİH&#8217;sinin yüzde 6&#8217;sına ulaşabilir. Söz konusu yatırımları yapacak ülkeler açısından ise yatırımların maliyetlerinin ve yatırımcı ülkeler için olumsuz etkilerinin çok fazla olabileceğine raporda dikkat çekiliyor. Genel olarak, 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artması da rapordaki beklentiler arasında bulunuyor.</p>
<p>Rapordaki ikinci soru ise <strong>“Stagflasyon, yaklaşan bir riskten yadsınamaz bir gerçeğe mi dönüştü?”</strong>: Allianz Trade uzmanları bunu doğruluyor ancak şimdilik hafif bir stagflasyon söz konusu olduğunu belirtiyorlar. Rapora göre; İngiltere, ABD ve Japonya gibi birçok gelişmiş ekonomide enflasyon hedeflerin üzerinde seyrediyor, büyüme ise zayıf kalıyor. Bu kombinasyon, tarihsel standartlara göre hafif bir stagflasyon dönemine işaret ediyor. Raporu hazırlayan ekonomistler, çoğu ekonomide enflasyonun 2027 yılına kadar kademeli olarak yüzde 2 hedefine geri dönmesini bekliyor. Şu anda özellikle yüksek enflasyonun olduğu İngiltere ve enflasyonun uzun süre hedefin üzerinde seyretmesinin beklendiği ABD’nin bu stagflasyon grubuna istisnaları oluşturduğu raporda belirtiliyor. ABD ekonomisinde ısınmanın devam etmesine ve fiyat baskılarının yüksek kalmasına gümrük vergileri, devam eden mali teşvikler ve göçmen politikaları kaynaklı işgücü kıtlığının neden olduğu da raporda yer alıyor.</p>
<p>Üçüncü soru ise <strong>“Merkez bankaları karmaşık ikilemlerin üstesinden gelebilecek mi?”: </strong>Rapora göre; gelişmiş piyasalardaki merkez bankaları üçlü bir zorlukla karşı karşıya: zayıf büyüme, devam eden enflasyon ve uzun vadeli faizleri yukarı iten ve küresel parasal sıkılaştırma eğilimlerini yoğunlaştıran artan mali açıklar. Raporu hazırlayan ekonomistler Fed&#8217;in 2026 ortasına kadar sadece üç faiz indirimi daha yapmasını ve faiz oranını en son yüzde 3,25-3,50 civarında tutmasını bekliyor. Fed’in, bilanço küçültme sürecini büyük ölçüde tamamladığı ve uzun vadeli getiriler üzerindeki baskıyı bir ölçüde azalttığı raporda belirtiliyor.</p>
<p>Rapordaki dördüncü soru <strong>“ABD dolarının hakimiyeti yeni bir belirsizlik dönemine mi giriyor?”</strong>: Uzmanlar ABD dolarının hakimiyetinin yeni bir belirsizlik dönemine girdiğini doğruluyor ancak henüz umudu kesmemek gerektiğini de hatırlatıyorlar. Güçlü dolar karşıtı söylemlere rağmen, EUR/USD paritesinde yıl başından bu yana görülen zayıflığın çoğu, Fed&#8217;in bağımsızlığıyla ilgili şüphelerden kaynaklanmadığı, doların zayıflamasının bundan ziyade, ABD&#8217;deki ekonomik zayıflık işaretlerinin etkisiyle, piyasaların Fed&#8217;in AMB&#8217;ye kıyasla daha güvercin bir tutum sergileyeceği fiyatlamasından kaynaklandığı raporda belirtiliyor. Raporu hazırlayan uzmanlara göre; uzun vadeli enflasyon beklentileri sağlam bir şekilde sabit kalmaya devam ederken, kısa vadeli fiyat baskıları beklenenin ötesinde azaldı.</p>
<p>Gündemdeki en kritik on sorunun beşincisi ise <strong>“Mali hakimiyet uzun vadeli faiz oranlarını ne kadar yukarı çekebilir?”: </strong>Rapora göre küresel ölçekte Truss tarzı gelişmelerin yaşanması ihtimali göz ardı edilemez ancak merkez bankaları pozisyonlarını korumaya devam ediyor. Yüksek mali açıklar ortamında artan net tahvil arzı, uzun vadeli oranları yukarı itti. Parasal sıkılaştırmanın hızının, birçok piyasada mali açıklarla karşılaştırılabilir ölçekte (tahvil) arz artışı yarattığı raporda belirtilirken bu nedenle merkez bankalarının gerekirse, piyasaları istikrara kavuşturmak için parasal sıkılaştırmayı yavaşlatabileceği ve hatta yeniden parasal genişlemeye gidebileceği verilen bilgiler arasında.</p>
<p>Altıncı soru <strong>“AB, 2026-27&#8217;de nihayet savunma harcamalarını artırabilecek mi?”</strong>: Sorunun yanıtı olarak uzmanlar AB&#8217;nin dört yıl için 800 milyar euro tutarındaki &#8220;Avrupa&#8217;yı Yeniden Silahlandırma Planı&#8221;nın 150 milyar eurosunun askeri alımlara dayandığı bilgisini veriyor. Ancak, önemli miktarda fon sağlanmasına rağmen Avrupa üretim kısıtlamaları nedeniyle askeri kapasitelerini hızla artırmada engellerle karşı karşıya olduğuna çünkü savunma şirketlerinin yaklaşık 350 milyar euro gibi rekor düzeyde birikmiş siparişleri olduğuna ve yatırım harcamalarını artırma imkânının ise pek de mümkün görünmediğine dikkat çekiyorlar. Sonuç olarak, 2027 yılına kadar yüzde 10-20 arasında ılımlı bir harcama artışı ve GSYİH&#8217;nin yüzde 2,3-2,5&#8217;ine ulaşan bir savunma harcaması payının daha gerçekçi göründüğü raporda belirtiliyor.</p>
<p>Raporda yer alan yedinci soru ise <strong>“Şirketler, sürekli yüksek finansman maliyetleri sorununu nasıl aşıyor?”</strong>: Politika faiz oranlarındaki düşüşe rağmen, Euro bölgesinde şirketlerin kredi talebinin hala düşük seviyelerde olduğu raporda verilen bilgiler arasında. ABD&#8217;de ise, kredi koşullarındaki sıkılaşmaya rağmen şirket kredilerinin arttığı belirtiliyor. Şirketlerin, operasyonel verimliliği artırmak, tedarikçi sözleşmelerini yeniden müzakere etmek ve giderleri azaltmak için otomasyona yatırım yapmak gibi stratejik ayarlamalar yaparak sürekli yüksek finansman maliyetleri sorununu aşmaya çalıştıkları raporda belirtiliyor. Öte yandan birçok büyük şirketin, faiz yükünü en aza indirmek için borç vadesini uzattığı, kaldıraç oranını düşürdüğü veya getirilerin hala uygun olduğu tahvil piyasalarında sermaye artırdığına raporda dikkat çekiliyor. Allianz Trade ekonomistleri küresel işletme iflaslarının ancak 2027 yılında zirveye ulaşacağını tahmin ediyoruz ve küresel işletme iflaslarında 2025 yılında yüzde 6 ve 2026 yılında ise yüzde 4 artış ardından sınırlı bir düşüş bekliyorlar.</p>
<p>Sekizinci soru olarak <strong>“Sermaye piyasasında bir balon mu oluşuyor?”</strong> sorusu dikkat çekiyor. Yanıtları hazırlayan ekonomistler bir balon oluşmadığını ancak yapay zekâ patlamasının fiyatlara tamamen yansımış göründüğünü ve kısa vadede artış yaratma potansiyelinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Yükselişin birkaç mega kapitalizasyonlu teknoloji şirketinde yoğunlaşmış durumda olduğu bilgisine yer verilen raporda; bunun da piyasayı AI beklentilerinin gerçekleşmesine büyük ölçüde bağımlı hale getirdiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>“Hangi gelişmekte olan piyasalar artan dengesizliklerle mücadele ediyor?”</strong> sorusuna ise raporda; şimdiye kadar destekleyici dış talep sayesinde kısmen gelişmekte olan piyasalar genel olarak hâlen genişleme döngüsünde şeklinde yanıt veriliyor. Rapora göre; Asya&#8217;daki ihracatçılar ABD&#8217;de pazar paylarını artırdı, Tayvan, Vietnam, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler yedek üretim kapasitelerini dahi korudu. Enflasyonun kontrol altına alınması ve ABD dolarının değer kaybetmesiyle de birlikte ekonomik görünümün daha karamsar hale gelmesi üzerine çoğu gelişmekte olan ülkede merkez bankalarının politika faiz indirimlerini hızlandırdığı raporda verilen bilgiler arasında. Allianz Trade ekonomistleri bu döngünün 2026 ortasına kadar yavaşlamasını bekliyorlar. Gelişmekte olan ülkelerin yarısından fazlasında maliye politikalarında da gevşemeye gidildiği belirtilirken, giderek artan bir endişe olduğu, Arjantin, Brezilya, Mısır, Endonezya gibi bazı ülkelerin yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Latin Amerika ve Orta ve Doğu Avrupa&#8217;nın çoğunun ve Güneydoğu Asya ve Afrika&#8217;nın bir kısmının da cari açıkları olan net borçlular olarak riskten kaçınma eğilimine karşı savunmasız olduğuna raporda yer veriliyor. Çin ekonomisindeki büyümenin, ihracatın daralması ve iç talebin hâlâ zayıf olması nedeniyle 2026&#8217;ya kadar yavaşlayacağı tahmini de raporda yer alıyor.</p>
<p>Rapordaki son soru <strong>“Hangi olaylar olumsuz bir senaryoya yol açabilir?”:</strong> Allianz Trade ekonomistleri yüzde 45 olasılıkla artan korumacılık, ABD&#8217;nin gümrük vergilerini artırmasıyla küresel ticarette durgunluğa yol açabileceğini ve bunun da büyüme ve enflasyonu olumsuz etkilerken, gelişmiş piyasalardaki faiz oranları ve hisse senetleri üzerinde baskı yaratabileceğini belirtiyor. Öte yandan, yüzde 35 olasılıkla gerçekleşebilecek bir dolarizasyon çözülmesi politikası şokunun, EURUSD paritesini 1,25&#8217;in üzerine çıkarabileceği de rapordaki tahminler arasında bulunuyor. Yüzde 20 olasılıkla gerçekleşebilecek bir kamu borç krizi, yüksek borç seviyeleri ve faiz oranları nedeniyle Fransa, İtalya, İngiltere ve ABD&#8217;de maliye politikalarını kısıtlayabileceği de değerlendirmeler arasında. Yine rapora göre; jeopolitik gerilimler daha da artabilir, NATO-Rusya çatışması, Orta Doğu&#8217;daki gerilimlerde bir tırmanma, Çin ile Tayvan arasında açık çatışma potansiyel riskler olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü riskler arasında ise; Ukrayna-Rusya ateşkesinin sağlanması ile büyümenin ve Avrupa sanayisinin canlanması; ABD&#8217;nin istisnacı duruşunun, yapay zekâ alanındaki gelişmeler ve Trumponomics&#8217;in başarısı yoluyla ekonomik büyümeyi tetiklemesi ve gelişmiş piyasalardaki hisse senetlerine olumlu etkiler yapması gösteriliyor.</p>
<p><strong>Türkiye ekonomisi istikrar kazanmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Raporda Türkiye ile ilgili de değerlendirmeler yer alıyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin, politika normalleşmesi süreci sayesinde göreli bir istikrar kazanmaya devam ettiği rapordaki değerlendirmeler arasında bulunuyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, iç talebi sınırlasa da makroekonomik dengelerin yeniden kurulmasına katkıda bulunduğu da rapordaki yorumlar arasında. Enflasyonun, yılın ilk yarısında ulaştığı yüksek seviyelerden kademeli biçimde gerileme eğiliminde olduğu, buna rağmen, yüksek faiz oranları ve sıkılaşan kredi koşullarının, hane halkı harcamalarını ve yatırım iştahını baskıladığı bilgisi de raporda veriliyor. Diğer yandan ithalatın azalması ve turizm gelirlerinin güçlü seyretmesi sayesinde cari açık daralma eğilimini koruduğu da belirtiliyor. Finansman tarafında, uluslararası sermaye girişlerinin daha istikrarlı olduğu fakat kırılgan bir görünüm sergilediği de verilen bilgiler arasında. Raporda Türkiye için; politika güvenilirliğinin artması ve mali disiplinin korunması, yatırımcı güvenini destekleyen ana unsurlar arasında gösteriliyor. Allianz Trade analistlerine göre, mevcut politika çerçevesinin korunması ve fiyat istikrarına yönelik kararlılık, önümüzdeki dönemde büyümenin düşük ama sürdürülebilir bir patikada ilerlemesine olanak tanıyacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/">EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYA BANKASI, TÜRKİYE’NİN BÜYÜME TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 12:29:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme beklentileri]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ekonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Bankası, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Banka, 2025 yılı için daha önce yüzde 3,1 olarak açıkladığı büyüme tahminini yüzde 3,5’e, 2026 için yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye, 2027 için ise yüzde 4,2’den yüzde 4,4’e çıkardı. Avrupa ve Orta Asya bölgesine ilişkin Ekonomik Güncelleme Raporunda, Türkiye’nin küresel ve bölgesel zorluklara rağmen dirençli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti/">DÜNYA BANKASI, TÜRKİYE’NİN BÜYÜME TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Bankası, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Banka, 2025 yılı için daha önce yüzde 3,1 olarak açıkladığı büyüme tahminini yüzde 3,5’e, 2026 için yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye, 2027 için ise yüzde 4,2’den yüzde 4,4’e çıkardı.</strong></p>
<p id="isPasted">Avrupa ve Orta Asya bölgesine ilişkin Ekonomik Güncelleme Raporunda, Türkiye’nin küresel ve bölgesel zorluklara rağmen dirençli bir büyüme performansı sergilediği belirtildi.</p>
<p><strong>AVRUPA VE ORTA ASYA’DA BÜYÜME YAVAŞLIYOR</strong></p>
<p>Raporda, Avrupa ve Orta Asya ekonomilerinin bu yıl yüzde 2,4 büyümesinin beklendiği, geçen yılki yüzde 3,7’lik büyüme oranının altında kalınacağı ifade edildi. Bu yavaşlamanın özellikle Rusya ekonomisindeki büyüme hızının zayıflamasından kaynaklandığı vurgulandı.</p>
<p>Türkiye ise bölgedeki görece güçlü büyüme beklentisiyle öne çıktı. Dünya Bankası’nın revizyonu, Türkiye’nin küresel ekonomik belirsizliklere rağmen iç talep ve ihracat performansıyla dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>ÖNCEKİ TAHMİNLERİN ÜZERİNE ÇIKILDI</strong></p>
<p>Haziran ayında yayımlanan tahminlerde Türkiye için 2025’te yüzde 3,1, 2026’da yüzde 3,6 ve 2027’de yüzde 4,2 büyüme öngörülüyordu. Yeni raporla birlikte büyüme beklentileri her yıl için 0,2-0,4 puan artırılmış oldu.</p>
<p>Analistler, Dünya Bankası’nın bu revizyonunu Türkiye’de ekonomik dengelenme adımları, ihracat pazarlarındaki toparlanma ve küresel faiz indirim beklentileriyle bağlantılı görüyor.</p>
<p>Doğu Asya ve Pasifik&#8217;in ekonomik büyümesi küresel ortalamanın üzerinde kalmaya devam ediyor</p>
<p>Doğu Asya ve Pasifik Ekonomik Güncelleme Raporu&#8217;nda, bölge ekonomisinin dünyanın çoğu bölgesinin üzerinde performans göstermeye devam ettiği aktarıldı. Raporda, Doğu Asya ve Pasifik ekonomisinin büyüme hızının bu yıl yüzde 4,8 olmasının beklendiği, bu oranın 2024&#8217;teki yüzde 5&#8217;lik büyümenin biraz altında olduğu kaydedildi.</p>
<p>Bu yıla ilişkin büyüme tahminlerinde Vietnam&#8217;ın yüzde 6,6 ile öne çıktığı belirtilen raporda, onu yüzde 5,9 ile Moğolistan ve yüzde 5,3 ile Filipinler&#8217;in izlediği bilgisi yer aldı. Raporda, Kamboçya ve Endonezya ekonomilerinin bu yıl yüzde 4,8 büyümesi beklenirken, Pasifik Adaları ülkelerinin yüzde 2,7 ve Tayland&#8217;ın yüzde 2 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi.</p>
<p>Çin ekonomisinin ise bu yıl yüzde 4,8 ve gelecek yıl yüzde 4,2 büyümesinin beklendiği bildirildi.</p>
<p><strong>GÜNEY ASYA&#8217;DA GELECEK YIL BÜYÜMEDE YAVAŞLAMA BEKLENİYOR<br />
</strong></p>
<p>Güney Asya Kalkınma Güncellemesi Raporu&#8217;nda, bölge ekonomisinin büyümesinin bu yıl yüzde 6,6 ile güçlü olmasının ancak gelecek yıl yüzde 5,8&#8217;e gerileyerek önemli bir yavaşlama göstermesinin beklendiği belirtildi.</p>
<p>Raporda, küresel ekonomik yavaşlamanın etkilerinin, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin, bölgedeki sosyopolitik istikrarsızlık ve yapay zeka gibi yeni teknolojilerin yol açabileceği iş gücü piyasasındaki bozulmaların bölge ekonomisine yönelik aşağı yönlü riskler arasında yer aldığı aktarıldı.</p>
<p><strong>LATİN AMERİKA VE KARAYİPLER&#8217;DE GİRİŞİMCİLİK BÜYÜMEYİ ARTIRABİLİR<br />
</strong></p>
<p>Latin Amerika ve Karayip Ekonomik İncelemesi Raporu&#8217;nda, bölgenin girişimciliği istihdam yaratmak, verimliliği artırmak ve inovasyonu hızlandırmak için kullanarak düşük büyüme döngüsünü kırabileceği vurgulandı.</p>
<p>İnatçı enflasyon, artan borç, zayıf yatırım ve devam eden küresel belirsizlikten etkilenen bölgenin bu yıl yüzde 2,3, 2026&#8217;da da yüzde 2,5 büyüyeceğinin tahmin edildiği bildirilen raporda, bu oranın küresel bölgeler arasında en düşük büyüme oranı olduğuna dikkati çekildi.</p>
<p>Raporda, bölgede enflasyonun devam ettiği ve kamu borcunun yüksek olduğu ifade edilerek, gelişmiş ekonomilerde parasal genişlemenin yavaşlamasının borç servis maliyetlerini yüksek ve kredileri pahalı tuttuğu, bunun da yatırımları, istihdam yaratmayı ve verimlilik artışını daha da yavaşlattığı vurgulandı.</p>
<p><strong>SAHRA ALTI AFRİKA DİRENÇLİ BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR<br />
</strong></p>
<p>Dünya Bankasının Sahra Altı Afrika ekonomilerine dair raporunda da bölge ekonomisinin dirençli seyrini sürdürdüğü, 2024 yılında yüzde 3,5 olan büyümenin bu yıl yüzde 3,8&#8217;e çıkmasının öngörüldüğü bildirildi.</p>
<p>Bu ivmenin, küresel ekonomik belirsizliğin devam etmesine rağmen enflasyonist baskıların azalmasını ve yatırımların ılımlı bir şekilde toparlanmasını yansıttığı ifade edilen raporda, &#8220;Ekim 2022&#8217;de 23 olan çift haneli enflasyon yaşayan ülke sayısı, Temmuz 2025&#8217;te 10&#8217;a düşerek fiyatların istikrar kazanmasında ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.&#8221; değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>Raporda, ancak küresel ticaret politikasındaki belirsizliğin dolaylı etkilerinin, dış finansman kaynaklarının daralması gibi aşağı yönlü riskler dahil büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.</p>
<p>Afrika&#8217;nın dünyanın en büyük ve en hızlı demografik dönüşümünü yaşadığına işaret edilen raporda, &#8220;Bu fırsatı değerlendirmek için ülkeler, yüksek kaliteli istihdam sağlayan büyümeyi hızlandırmalıdır.&#8221; değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p><strong>ORTA DOĞU VE KUZEY AFRİKA&#8217;NIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜNDE İYİLEŞME İŞARETLERİ<br />
</strong></p>
<p>Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan Ekonomik Güncelleme Raporu&#8217;nda ise bölgenin ekonomik görünümünün iyileştiğine işaret edildi.</p>
<p>Bölgede büyümenin bu yıl yüzde 2,8&#8217;e, 2026&#8217;da da yüzde 3,3&#8217;e ulaşması beklendiği aktarılan raporda, &#8220;Ancak küresel belirsizlik, ticaret politikasındaki değişiklikler, devam eden çatışmalar ve yerinden edilme olayları olası riskler oluşturuyor.&#8221; değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>Raporda, bölgedeki ülkelerin iş gücünün tam potansiyelini kullanarak daha fazla insanın yaşamını iyileştirebileceği vurgulanarak, &#8220;Şu anda, kadınların yetenekleri ve becerileri önemli ölçüde yeterince kullanılmıyor. Veriler, eğitim ve becerilerde önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, kadınların sadece 5&#8217;te 1&#8217;inin iş gücüne katıldığını ve bunun dünyadaki en düşük oran olduğunu gösteriyor.&#8221; ifadesine yer verildi.</p>
<p>Suriye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin 2024’teki yüzde 1,5&#8217;lik daralmanın ardından bu yıl yüzde 1 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi.</p>
<p>Bunun Suriye ekonomisinin büyümesinde 2022&#8217;den bu yana kaydedilen ilk artış olacağı aktarılan raporda, uluslararası yaptırımların gevşetilmesinin, elektrik arzının artmasının, geri dönenlerin ekonomiye katkısının ve artan uluslararası etkileşimin Suriye&#8217;de süregelen güvenlik istikrarsızlığını, devam eden kuraklığı, petrol arzındaki aksamalar ile sıkı likidite koşullarının etkisini dengelediği kaydedildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti/">DÜNYA BANKASI, TÜRKİYE’NİN BÜYÜME TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYA BANKASI KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME TAHMİNİNİ AZALTTI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-azaltti/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-azaltti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 07:35:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[ÜST MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası uyuşmazlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=1636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Bankası Salı günü yaptığı açıklamada, gümrük vergileri ve devam eden ticaret anlaşmazlıkları konusundaki belirsizliklere atıfta bulunarak, küresel ekonominin bu yıl önceden tahmin edilenden daha az büyüme gösterebileceğini belirtti. Dünya Bankası, altı aylık raporunda, küresel ekonominin, Başkan Trump&#8217;ın 2 Nisan&#8217;da yaptığı gümrük vergisi açıklaması ve ardından gelen ticaret anlaşmazlıklarının tetiklediği “artış gösteren ticaret gerilimi ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-azaltti/">DÜNYA BANKASI KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME TAHMİNİNİ AZALTTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Dünya Bankası Salı günü yaptığı açıklamada, gümrük vergileri ve devam eden ticaret anlaşmazlıkları konusundaki belirsizliklere atıfta bulunarak, küresel ekonominin bu yıl önceden tahmin edilenden daha az büyüme gösterebileceğini belirtti.</h3>
<p>Dünya Bankası, altı aylık raporunda, küresel ekonominin, Başkan Trump&#8217;ın 2 Nisan&#8217;da yaptığı gümrük vergisi açıklaması ve ardından gelen ticaret anlaşmazlıklarının tetiklediği “artış gösteren ticaret gerilimi ve artan politika belirsizliği” nedeniyle zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.</p>
<p>Küresel ekonominin bu yıl yaklaşık yüzde 2,3 büyüyeceği tahmin ediliyor. Bu oran, bankanın Ocak ayında yaptığı yüzde 2,7&#8217;lik tahmininden daha düşük. Bu, 2008&#8217;den bu yana resesyon olmayan bir yılda en düşük büyüme oranı olacak ve 2026 ve 2027 için şu anda “ılımlı” bir toparlanma bekleniyor.</p>
<p>Dünya Bankası Baş Ekonomisti Indermit Gill Salı günü yayınlanan raporda, “Uluslararası uyuşmazlıklar, özellikle ticaretle ilgili olanlar, İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın ardından aşırı yoksulluğu azaltmaya ve refahı artırmaya yardımcı olan birçok politika kesinliğini altüst etti” diye yazdı.</p>
<p>Banka, Ocak ayında yaptığı tahminlerde ABD&#8217;nin reel GSYİH büyüme tahminini yüzde 2,3&#8217;ten yüzde 1,4&#8217;e düşürdü, ayrıca “Euro bölgesi” için büyüme beklentilerini 0,3 puan, Japonya için ise 0,5 puan düşürdü, ancak Çin&#8217;in büyüme tahmini değişmedi.</p>
<p>ABD ve Çin arasındaki görüşmeler gibi devam eden ticaret müzakereleri hızlı bir şekilde çözülürse ve gümrük vergileri mevcut seviyelerinde kalırsa, küresel ekonomik büyüme hızlanabilir. Ancak banka, “ticaret kısıtlamalarının artması veya politika belirsizliğinin devam etmesi halinde, bu durumun finansal stresi artırarak görünümü kötüleştirebileceğini” de belirtti</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-azaltti/">DÜNYA BANKASI KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME TAHMİNİNİ AZALTTI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/dunya-bankasi-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-azaltti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
