<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomik Görünüm - Ekonomi Ajandası</title>
	<atom:link href="https://ekonomiajandasi.com/etiket/ekonomik-gorunum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<description>Ekonomi ve Sanayi Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 07:44:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ekonomiajandasi.com/wp-content/uploads/2024/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Ekonomik Görünüm - Ekonomi Ajandası</title>
	<link>https://ekonomiajandasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SAVAŞIN SİSLERİ DAĞILMIYOR: KÜRESEL EKONOMİDE YENİ RİSKLER</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/savasin-sisleri-dagilmiyor-kuresel-ekonomide-yeni-riskler/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/savasin-sisleri-dagilmiyor-kuresel-ekonomide-yeni-riskler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 07:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET ve TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz Trade]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[Resesyon riski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=3060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade 2026 yılı ilk çeyreği için Ekonomik Görünüm Raporunu yayınladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesinin stagflasyonist bir durgunluğa yol açabileceğine yer verilirken, Hürmüz Boğazı&#8217;nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalmasının ekonomik şoku artırabileceğine dikkat çekildi. Talepteki düşüş göz önünde bulundurulduğunda petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 USD’ye, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh’ye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/savasin-sisleri-dagilmiyor-kuresel-ekonomide-yeni-riskler/">SAVAŞIN SİSLERİ DAĞILMIYOR: KÜRESEL EKONOMİDE YENİ RİSKLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade 2026 yılı ilk çeyreği için Ekonomik Görünüm Raporunu yayınladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesinin stagflasyonist bir durgunluğa yol açabileceğine yer verilirken, Hürmüz Boğazı&#8217;nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalmasının ekonomik şoku artırabileceğine dikkat çekildi. Talepteki düşüş göz önünde bulundurulduğunda petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 USD’ye, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh’ye yükselebileceği tahminler arasında yer aldı. Bu yıl enflasyonun, 0,7 puan artışla ABD’de yüzde 3,2 ve Euro Bölgesi’nde 1,1 puan yükselmeyle yüzde 3 olması bekleniyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Dünyada ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, her çeyrekte hazırladığı Ekonomik Görünüm raporunu 2026’nın ilk çeyreği için güncelledi. İran savaşını merkeze alan raporda Allianz Trade’in uzman ekonomistleri, savaşın küresel ölçekteki olası ekonomik yansımalarını değerlendirdi.</p>
<p>Raporda Ortadoğu’daki savaşın yarattığı zeminle, ABD ve Avrupa için daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon, artan mali baskı ve merkez bankaları açısından zorlu bir görünüm beklendiği bilgisi verildi.  Küresel GSYH’nin yarım puan aşağı yönlü yenilendiğine ve 2026’da yüzde 2,6 olacağı tahminine yer verilen raporda; bu yıl enflasyonun, 0,7 puan artışla ABD’de yüzde 3,2 ve Euro Bölgesi’nde 1,1 puan yükselmeyle yüzde 3 olacağı öngörüldü.</p>
<p>Rapora göre; 2026’da ticaret büyümesi yarım puan aşağı yönlü güncelleme sonrasında yüzde 1,5 seviyesinde kalabilir. ABD&#8217;de büyümenin yüzde 2,1, Euro Bölgesi&#8217;nde ise yüzde 0,8 seviyesinde kalması beklenirken, bütçe açıklarının yüksek seviyelerde seyredeceği ve ABD&#8217;de GSYİH&#8217;nin yüzde 7’si, Avrupa&#8217;da ise yüzde 3’ü düzeyinde olacağı bilgisi verildi. Öte yanda, artan borç ödeme maliyetlerinin, destek tedbirleri için hareket alanını kısıtladığı da raporda vurgulandı. Petrol fiyatlarının, jeopolitik oynaklık etkisiyle 2026’nın ilk çeyreğinde rekor seviyeye ulaştıktan sonra yıl sonu itibarıyla varil başına 80 USD civarında seyretmesi öngörüsüne raporda yer verildi. Fed’in enflasyondaki sıçramayı geçici görmesi ve yalnızca 2027 başında yapılacak tek bir faiz indirimiyle beklemede kalacağı, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ise beklentileri çıpalamak için 25 baz puanlık artış yapacağı, ardından büyüme zayıfladıkça duraklayacağı rapordaki tahminler arasında. Raporda, her iki merkez bankasının da temel senaryoda bu şoku geçici bir durum olarak değerlendirdiği, enerji alanındaki baskıların uzamasının ise daha şahin bir tepkiye yol açabileceği belirtildi.</p>
<p><strong> </strong><strong>Resesyon riskiyle karşı karşıya olan ve üçlü açık veren ekonomilere dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Raporda; Körfez ülkeleri ve Asya’nın, bu durumdan en doğrudan etkilenen bölgeler olmaya devam ederken, Çin’in 2026’da yüzde 4,6’nın üstünde büyümesinin beklendiği bilgisi verildi. Diğer yandan bazı emtia ihracatçıları çeşitlendirmeden fayda sağlarken, resesyon riskiyle karşı karşıya olan ve üçlü açık veren ekonomilere dikkat edilmesi gerektiğinin de altı çizildi. Mali, cari işlemler ve enerji açıklarının bir arada görüldüğü bu ekonomilerin; sermaye çıkışlarına, yüksek enflasyona ve resesyona karşı özellikle kırılgan konumda yer aldıklarına raporda dikkat çekildi. Körfez ülkelerinin, yüksek finansal tamponlara rağmen ticaret, turizm ve gayrimenkul alanlarında risklerle karşı karşıya olduğundan, büyüme tahminlerinin 2,1 puan aşağıya doğru revize edildiği de rapordaki bilgiler arasında. Asya için, 2025 sonunda gelen 0,2 puanlık büyüme ivmesinin ortadan kalktığı; Latin Amerika, Arjantin, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerin ise emtia ihracatçısı konumlarından faydalanmaları nedeniyle şoktan nispeten daha az etkilendiği raporda vurgulandı.</p>
<p><strong>Şirketler ve tüketiciler için mevcut kırılganlıkların üzerine geniş kapsamlı bir maliyet şoku eklendi</strong></p>
<p>Yüksek enerji, metal ve gübre fiyatlarının; zayıf talep ve yaklaşık yüzde 10 seyretmesi beklenen yüksek ABD gümrük vergileri karşısında maliyet kaynaklı bir şok yarattığı da rapordaki bilgiler arasında. Enerji üreticileri ve savunma sektörü mevcut durumdan fayda sağlarken; enerji yoğun sektörlerin yanı sıra taşımacılık ve tüketim sektörlerinin, kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kaldığı raporda belirtildi. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan talebin, 2026 yılında küresel iflas vakalarını artırması beklentisine değinilirken, yüksek akaryakıt ve gıda fiyatları bağlamında zayıflayan tüketici güveninin, işgücü piyasaları ve satın alma gücünün, önümüzdeki dönemde karşılaşılacak başlıca zorluklar olarak öne çıktığı raporda vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Yatırımcılar stagflasyonist riskten kaçınma moduna geçti</strong></p>
<p>Sermaye piyasaları ve jeopolitik stagflasyon endişesi ortamında fiyatlamayı da raporda ele alan Allianz Trade’in uzman ekonomistleri; Ortadoğu’daki çatışmaların başlamasından bu yana, yatırımcıların kararlı bir şekilde stagflasyonist riskten kaçınma moduna geçtiğini raporda belirtti. Piyasalar kısa vadeli enflasyon artışını ve bunun sonucunda merkez bankalarının şahin tutumunu fiyatlamaya başladıkça, getiri eğrilerinin yükseldiği ve aşağı yönlü bir düzleşme gösterdiğine dikkat çekildi. Kısa vadede 50-90, uzun vadede ise 40-70 baz puan artışı görüldüğü, Fed ve Avrupa Merkez Bankası için yıl sonu politika faiz tahminlerinin de sırasıyla 60 ve 90 baz puan arttığı raporda vurgulandı.</p>
<p><strong>Çatışmanın şiddetlenmesi, stagflasyonist bir durgunluğa yol açabilir</strong></p>
<p>Savaş nedeniyle olumsuz etkilerin artabileceğine dikkat çekilen raporda ticaret yapanların zincirleme etkiye dikkat etmesi yönünde uyarıda bulunuldu. Uzmanların bir senaryosuna göre Hürmüz Boğazı&#8217;nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalması, ekonomik şoku artırabilir. Talep tarafındaki ciddi düşüş düşünüldüğünde, petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 USD’ye, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh’ye yükseleceği, yıl sonuna doğru ise sırasıyla 85 dolar ve 65 euroya gerileyeceği tahmini de raporda yer aldı. Küresel ekonominin stagflasyon dönemine girerken, Euro Bölgesi’nin yıllık yüzde 0,2 büyümeyle, teknik bir durgunluğa düşebileceğine dikkat çekildi.</p>
<p>Allianz Trade’in raporunda enflasyonun Euro bölgesinde yüzde 4,6’ya, ABD&#8217;de ise yüzde 4,9’a ulaşmasının, ekonomik yavaşlamaya rağmen merkez bankalarını daha agresif bir sıkılaştırma politikası izlemeye zorlayacağı da belirtildi. Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) üç, Fed’den ise iki faiz artırımı beklendiği bu durumun da sermaye piyasaları yönünden, açıkça riskten kaçınma eğiliminin hakim olduğu bir ortam anlamına geldiği de dikkat çekilen konular arasında yer aldı. Raporda, tüketici güvenindeki sarsıntıların ise zorunlu borç azaltımı ve özel sektördeki gerilimleri, makroekonomik durgunluğu daha da şiddetlendirdiği belirtildi.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/savasin-sisleri-dagilmiyor-kuresel-ekonomide-yeni-riskler/">SAVAŞIN SİSLERİ DAĞILMIYOR: KÜRESEL EKONOMİDE YENİ RİSKLER</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/savasin-sisleri-dagilmiyor-kuresel-ekonomide-yeni-riskler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti hacmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade’in her çeyrek için hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda Alllianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri küresel ekonomi üzerine gündemdeki en kritik 10 soruyu yanıtladı. Rapordaki bu yanıtlara göre ekonomistler; 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artmasını bekliyor. Bazı etkenler ise ABD [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/">EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade’in her çeyrek için hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda Alllianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri küresel ekonomi üzerine gündemdeki en kritik 10 soruyu yanıtladı. Rapordaki bu yanıtlara göre ekonomistler; 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artmasını bekliyor. Bazı etkenler ise ABD ekonomisinde ısınmanın devam etmesine ve fiyat baskılarının yüksek kalmasına neden oluyor. Türkiye ekonomisine yönelik bilgilerin de verildiği raporda ülkede politika normalleşmesiyle büyümenin dengelendiği belirtiliyor</strong></p>
<p>Allianz Trade’in güncellediği Ekonomik Görünüm Raporundaki 10 kritik sorunun ilki <strong>“Devam eden ticaret savaşının maliyetini gerçekte kim üstleniyor?”</strong>. Raporda bu soruya verilen yanıta göre şu an maliyetin yükünü en çok üstlenenler ihracatçılar ancak ABD tüketicileri de yüksek enflasyon ki- 2026 ortasına kadar enflasyonda 0,6 puan artış bekleniyor- nedeniyle bu durumdan etkilenecek. Küresel ticaret rotalarının değişmesi ihracatçıların yükünü hafifletmiş olsa da sektör araştırmaları devam ettiği ve Çin ile ticaret anlaşması hâlâ askıda olduğu için aşağı yönlü risklerin yüksek seyrettiği de raporda belirtiliyor. Ticaret savaşı öncesi senaryoya kıyasla teorik olarak ihracat kayıplarının GSYİH&#8217;nin yüzde 0,3&#8217;ü (AB için) ile yüzde 1,3&#8217;ü (Vietnam için) arasında değişebileceği tahmin edilirken ABD için ise bu oranın yüzde 0,3 olacağı uzmanların tahminleri arasında yer alıyor. Öte yandan rapora göre; ABD&#8217;de yapılması taahhüt edilen doğrudan yabancı yatırımlar gerçekleşirse, <span class="wmi-callto">2026-2028</span> yıllarında ABD GSYİH&#8217;sinin yüzde 6&#8217;sına ulaşabilir. Söz konusu yatırımları yapacak ülkeler açısından ise yatırımların maliyetlerinin ve yatırımcı ülkeler için olumsuz etkilerinin çok fazla olabileceğine raporda dikkat çekiliyor. Genel olarak, 2025 yılında yüzde 2 artan küresel mal ve hizmet ticareti hacminin 2026 yılında yavaşlayarak yüzde 0,6 artması da rapordaki beklentiler arasında bulunuyor.</p>
<p>Rapordaki ikinci soru ise <strong>“Stagflasyon, yaklaşan bir riskten yadsınamaz bir gerçeğe mi dönüştü?”</strong>: Allianz Trade uzmanları bunu doğruluyor ancak şimdilik hafif bir stagflasyon söz konusu olduğunu belirtiyorlar. Rapora göre; İngiltere, ABD ve Japonya gibi birçok gelişmiş ekonomide enflasyon hedeflerin üzerinde seyrediyor, büyüme ise zayıf kalıyor. Bu kombinasyon, tarihsel standartlara göre hafif bir stagflasyon dönemine işaret ediyor. Raporu hazırlayan ekonomistler, çoğu ekonomide enflasyonun 2027 yılına kadar kademeli olarak yüzde 2 hedefine geri dönmesini bekliyor. Şu anda özellikle yüksek enflasyonun olduğu İngiltere ve enflasyonun uzun süre hedefin üzerinde seyretmesinin beklendiği ABD’nin bu stagflasyon grubuna istisnaları oluşturduğu raporda belirtiliyor. ABD ekonomisinde ısınmanın devam etmesine ve fiyat baskılarının yüksek kalmasına gümrük vergileri, devam eden mali teşvikler ve göçmen politikaları kaynaklı işgücü kıtlığının neden olduğu da raporda yer alıyor.</p>
<p>Üçüncü soru ise <strong>“Merkez bankaları karmaşık ikilemlerin üstesinden gelebilecek mi?”: </strong>Rapora göre; gelişmiş piyasalardaki merkez bankaları üçlü bir zorlukla karşı karşıya: zayıf büyüme, devam eden enflasyon ve uzun vadeli faizleri yukarı iten ve küresel parasal sıkılaştırma eğilimlerini yoğunlaştıran artan mali açıklar. Raporu hazırlayan ekonomistler Fed&#8217;in 2026 ortasına kadar sadece üç faiz indirimi daha yapmasını ve faiz oranını en son yüzde 3,25-3,50 civarında tutmasını bekliyor. Fed’in, bilanço küçültme sürecini büyük ölçüde tamamladığı ve uzun vadeli getiriler üzerindeki baskıyı bir ölçüde azalttığı raporda belirtiliyor.</p>
<p>Rapordaki dördüncü soru <strong>“ABD dolarının hakimiyeti yeni bir belirsizlik dönemine mi giriyor?”</strong>: Uzmanlar ABD dolarının hakimiyetinin yeni bir belirsizlik dönemine girdiğini doğruluyor ancak henüz umudu kesmemek gerektiğini de hatırlatıyorlar. Güçlü dolar karşıtı söylemlere rağmen, EUR/USD paritesinde yıl başından bu yana görülen zayıflığın çoğu, Fed&#8217;in bağımsızlığıyla ilgili şüphelerden kaynaklanmadığı, doların zayıflamasının bundan ziyade, ABD&#8217;deki ekonomik zayıflık işaretlerinin etkisiyle, piyasaların Fed&#8217;in AMB&#8217;ye kıyasla daha güvercin bir tutum sergileyeceği fiyatlamasından kaynaklandığı raporda belirtiliyor. Raporu hazırlayan uzmanlara göre; uzun vadeli enflasyon beklentileri sağlam bir şekilde sabit kalmaya devam ederken, kısa vadeli fiyat baskıları beklenenin ötesinde azaldı.</p>
<p>Gündemdeki en kritik on sorunun beşincisi ise <strong>“Mali hakimiyet uzun vadeli faiz oranlarını ne kadar yukarı çekebilir?”: </strong>Rapora göre küresel ölçekte Truss tarzı gelişmelerin yaşanması ihtimali göz ardı edilemez ancak merkez bankaları pozisyonlarını korumaya devam ediyor. Yüksek mali açıklar ortamında artan net tahvil arzı, uzun vadeli oranları yukarı itti. Parasal sıkılaştırmanın hızının, birçok piyasada mali açıklarla karşılaştırılabilir ölçekte (tahvil) arz artışı yarattığı raporda belirtilirken bu nedenle merkez bankalarının gerekirse, piyasaları istikrara kavuşturmak için parasal sıkılaştırmayı yavaşlatabileceği ve hatta yeniden parasal genişlemeye gidebileceği verilen bilgiler arasında.</p>
<p>Altıncı soru <strong>“AB, 2026-27&#8217;de nihayet savunma harcamalarını artırabilecek mi?”</strong>: Sorunun yanıtı olarak uzmanlar AB&#8217;nin dört yıl için 800 milyar euro tutarındaki &#8220;Avrupa&#8217;yı Yeniden Silahlandırma Planı&#8221;nın 150 milyar eurosunun askeri alımlara dayandığı bilgisini veriyor. Ancak, önemli miktarda fon sağlanmasına rağmen Avrupa üretim kısıtlamaları nedeniyle askeri kapasitelerini hızla artırmada engellerle karşı karşıya olduğuna çünkü savunma şirketlerinin yaklaşık 350 milyar euro gibi rekor düzeyde birikmiş siparişleri olduğuna ve yatırım harcamalarını artırma imkânının ise pek de mümkün görünmediğine dikkat çekiyorlar. Sonuç olarak, 2027 yılına kadar yüzde 10-20 arasında ılımlı bir harcama artışı ve GSYİH&#8217;nin yüzde 2,3-2,5&#8217;ine ulaşan bir savunma harcaması payının daha gerçekçi göründüğü raporda belirtiliyor.</p>
<p>Raporda yer alan yedinci soru ise <strong>“Şirketler, sürekli yüksek finansman maliyetleri sorununu nasıl aşıyor?”</strong>: Politika faiz oranlarındaki düşüşe rağmen, Euro bölgesinde şirketlerin kredi talebinin hala düşük seviyelerde olduğu raporda verilen bilgiler arasında. ABD&#8217;de ise, kredi koşullarındaki sıkılaşmaya rağmen şirket kredilerinin arttığı belirtiliyor. Şirketlerin, operasyonel verimliliği artırmak, tedarikçi sözleşmelerini yeniden müzakere etmek ve giderleri azaltmak için otomasyona yatırım yapmak gibi stratejik ayarlamalar yaparak sürekli yüksek finansman maliyetleri sorununu aşmaya çalıştıkları raporda belirtiliyor. Öte yandan birçok büyük şirketin, faiz yükünü en aza indirmek için borç vadesini uzattığı, kaldıraç oranını düşürdüğü veya getirilerin hala uygun olduğu tahvil piyasalarında sermaye artırdığına raporda dikkat çekiliyor. Allianz Trade ekonomistleri küresel işletme iflaslarının ancak 2027 yılında zirveye ulaşacağını tahmin ediyoruz ve küresel işletme iflaslarında 2025 yılında yüzde 6 ve 2026 yılında ise yüzde 4 artış ardından sınırlı bir düşüş bekliyorlar.</p>
<p>Sekizinci soru olarak <strong>“Sermaye piyasasında bir balon mu oluşuyor?”</strong> sorusu dikkat çekiyor. Yanıtları hazırlayan ekonomistler bir balon oluşmadığını ancak yapay zekâ patlamasının fiyatlara tamamen yansımış göründüğünü ve kısa vadede artış yaratma potansiyelinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Yükselişin birkaç mega kapitalizasyonlu teknoloji şirketinde yoğunlaşmış durumda olduğu bilgisine yer verilen raporda; bunun da piyasayı AI beklentilerinin gerçekleşmesine büyük ölçüde bağımlı hale getirdiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>“Hangi gelişmekte olan piyasalar artan dengesizliklerle mücadele ediyor?”</strong> sorusuna ise raporda; şimdiye kadar destekleyici dış talep sayesinde kısmen gelişmekte olan piyasalar genel olarak hâlen genişleme döngüsünde şeklinde yanıt veriliyor. Rapora göre; Asya&#8217;daki ihracatçılar ABD&#8217;de pazar paylarını artırdı, Tayvan, Vietnam, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler yedek üretim kapasitelerini dahi korudu. Enflasyonun kontrol altına alınması ve ABD dolarının değer kaybetmesiyle de birlikte ekonomik görünümün daha karamsar hale gelmesi üzerine çoğu gelişmekte olan ülkede merkez bankalarının politika faiz indirimlerini hızlandırdığı raporda verilen bilgiler arasında. Allianz Trade ekonomistleri bu döngünün 2026 ortasına kadar yavaşlamasını bekliyorlar. Gelişmekte olan ülkelerin yarısından fazlasında maliye politikalarında da gevşemeye gidildiği belirtilirken, giderek artan bir endişe olduğu, Arjantin, Brezilya, Mısır, Endonezya gibi bazı ülkelerin yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Latin Amerika ve Orta ve Doğu Avrupa&#8217;nın çoğunun ve Güneydoğu Asya ve Afrika&#8217;nın bir kısmının da cari açıkları olan net borçlular olarak riskten kaçınma eğilimine karşı savunmasız olduğuna raporda yer veriliyor. Çin ekonomisindeki büyümenin, ihracatın daralması ve iç talebin hâlâ zayıf olması nedeniyle 2026&#8217;ya kadar yavaşlayacağı tahmini de raporda yer alıyor.</p>
<p>Rapordaki son soru <strong>“Hangi olaylar olumsuz bir senaryoya yol açabilir?”:</strong> Allianz Trade ekonomistleri yüzde 45 olasılıkla artan korumacılık, ABD&#8217;nin gümrük vergilerini artırmasıyla küresel ticarette durgunluğa yol açabileceğini ve bunun da büyüme ve enflasyonu olumsuz etkilerken, gelişmiş piyasalardaki faiz oranları ve hisse senetleri üzerinde baskı yaratabileceğini belirtiyor. Öte yandan, yüzde 35 olasılıkla gerçekleşebilecek bir dolarizasyon çözülmesi politikası şokunun, EURUSD paritesini 1,25&#8217;in üzerine çıkarabileceği de rapordaki tahminler arasında bulunuyor. Yüzde 20 olasılıkla gerçekleşebilecek bir kamu borç krizi, yüksek borç seviyeleri ve faiz oranları nedeniyle Fransa, İtalya, İngiltere ve ABD&#8217;de maliye politikalarını kısıtlayabileceği de değerlendirmeler arasında. Yine rapora göre; jeopolitik gerilimler daha da artabilir, NATO-Rusya çatışması, Orta Doğu&#8217;daki gerilimlerde bir tırmanma, Çin ile Tayvan arasında açık çatışma potansiyel riskler olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü riskler arasında ise; Ukrayna-Rusya ateşkesinin sağlanması ile büyümenin ve Avrupa sanayisinin canlanması; ABD&#8217;nin istisnacı duruşunun, yapay zekâ alanındaki gelişmeler ve Trumponomics&#8217;in başarısı yoluyla ekonomik büyümeyi tetiklemesi ve gelişmiş piyasalardaki hisse senetlerine olumlu etkiler yapması gösteriliyor.</p>
<p><strong>Türkiye ekonomisi istikrar kazanmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Raporda Türkiye ile ilgili de değerlendirmeler yer alıyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin, politika normalleşmesi süreci sayesinde göreli bir istikrar kazanmaya devam ettiği rapordaki değerlendirmeler arasında bulunuyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, iç talebi sınırlasa da makroekonomik dengelerin yeniden kurulmasına katkıda bulunduğu da rapordaki yorumlar arasında. Enflasyonun, yılın ilk yarısında ulaştığı yüksek seviyelerden kademeli biçimde gerileme eğiliminde olduğu, buna rağmen, yüksek faiz oranları ve sıkılaşan kredi koşullarının, hane halkı harcamalarını ve yatırım iştahını baskıladığı bilgisi de raporda veriliyor. Diğer yandan ithalatın azalması ve turizm gelirlerinin güçlü seyretmesi sayesinde cari açık daralma eğilimini koruduğu da belirtiliyor. Finansman tarafında, uluslararası sermaye girişlerinin daha istikrarlı olduğu fakat kırılgan bir görünüm sergilediği de verilen bilgiler arasında. Raporda Türkiye için; politika güvenilirliğinin artması ve mali disiplinin korunması, yatırımcı güvenini destekleyen ana unsurlar arasında gösteriliyor. Allianz Trade analistlerine göre, mevcut politika çerçevesinin korunması ve fiyat istikrarına yönelik kararlılık, önümüzdeki dönemde büyümenin düşük ama sürdürülebilir bir patikada ilerlemesine olanak tanıyacak.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/">EKONOMİSTLER KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ EN KRİTİK 10 SORUYU YANITLADI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/ekonomistler-kuresel-ekonomi-uzerindeki-en-kritik-10-soruyu-yanitladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FKB EYLÜL AYI EKONOMİK GÖRÜNÜM ENDEKSİ DEĞERLENDİRMESİNİ YAYIMLANDI</title>
		<link>https://ekonomiajandasi.com/fkb-eylul-ayi-ekonomik-gorunum-endeksi-degerlendirmesini-yayimlandi/</link>
					<comments>https://ekonomiajandasi.com/fkb-eylul-ayi-ekonomik-gorunum-endeksi-degerlendirmesini-yayimlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül ayı enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[FKB Ekonomik Görünüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekonomiajandasi.com/?p=2148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Finansal Kurumlar Birliği’nin İstanbul Üniversitesi iş birliğinde geliştirdiği “FKB Ekonomik Görünüm Endeksi”nin (FKB-EGE) Eylül ayı bülteni yayımlandı. FKB-EGE; Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,32 puan azalarak 100,33 puana geriledi. FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi’ne göre Eylül ayı enflasyon beklentisi de yüzde 2,08 olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisini bünyesindeki banka dışı finans sektörü oyuncularıyla büyütmek için faaliyet gösteren [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fkb-eylul-ayi-ekonomik-gorunum-endeksi-degerlendirmesini-yayimlandi/">FKB EYLÜL AYI EKONOMİK GÖRÜNÜM ENDEKSİ DEĞERLENDİRMESİNİ YAYIMLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finansal Kurumlar Birliği’nin İstanbul Üniversitesi iş birliğinde geliştirdiği “FKB Ekonomik Görünüm Endeksi”nin (FKB-EGE) Eylül ayı bülteni yayımlandı. FKB-EGE; Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,32</strong> <strong>puan azalarak 100,33 puana geriledi. FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi’ne göre Eylül ayı enflasyon beklentisi de yüzde 2,08 olarak kaydedildi.</strong></p>
<p>Türkiye ekonomisini bünyesindeki banka dışı finans sektörü oyuncularıyla büyütmek için faaliyet gösteren Finansal Kurumlar Birliği (FKB), İstanbul Üniversitesi ile geliştirdiği ‘Finansal Kurumlar Birliği Ekonomik Görünüm Endeksi’nin (FKB-EGE) Eylül ayı bültenini yayımladı.</p>
<p>Finansal sistemin sağlıklı işleyebilmesi ve gelişebilmesi için çatısı altındaki 5 sektöre ait 132 şirketle finansmana erişimi kolaylaştırarak, ekonomik gelişmeye katkı sağlayan FKB’nin Ağustos ayı endeksi ve Eylül ayı beklenti anketi verilerinde; orta-uzun vadede uygulanan para politikası duruşunun enflasyon beklentilerine yansımaya devam ettiği ve enflasyon beklentilerinin durağan istikrarlı bir patikaya oturduğu görüldü.</p>
<p>FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi Eylül ayı sonuçlarına göre;<strong> Eylül ayı</strong> <strong>enflasyon beklentisi</strong>, <strong>2,08</strong> olarak tahmin edildi.</p>
<p>FKB Ekonomik Görünüm Endeksi&#8217;nin değişim trendine bakıldığında; 2024 yılının son 6 aylık döneminde (Ağustos ayı hariç) artış yönünde bir eğilim görülürken; Ocak 2025’te 3,09 puanlık bir azalış gerçekleşti. Şubat 2025’te endeks yeniden yükselişe geçip, 2,78 puan artarak 100,68 değerine; Mart ayında da 0,77 puan artarak 101,45 değerine ulaştı. Nisan ayında ise 0,70 puan azalarak 100,75 değerine geriledi. Mayıs ayında 0,79 puan artışla 101,54 değerine yükselen endeks; Haziran ayında 0,79 puan azalarak 100,75 değerini, Temmuz ayında ise 0,10 puan azalarak 100,65 değerini gördü. Endeks son olarak; Ağustos ayındaki 0,32 puan azalışla 100,33 değerine geriledi.</p>
<p><strong>Endeksin Ağustos ayı değeri;</strong> <strong>2024 yılının en yüksek değerinin gözlendiği Aralık değeri</strong> olan 100,99’un altında, <strong>2024 yılı ortalaması</strong> olan 99,34’ün üzerinde ve <strong>2025 yılının ilk 6 ayının ortalaması</strong> olan 100,51’in altında yer aldı. Endeksin genel seyrinden; azalış yaşanan ayların artış gözlemlenen aylar ile telafi edildiği ve endeks değerlerinin 2025 yılında ortalama bir değer etrafında küçük dalgalanmalar gösterdiği tespit edildi.</p>
<p>Öte yandan endeksin alt bileşenlerinden <strong>Faktoring Endeksi</strong> <strong>Ağustos 2025</strong>’te bir önceki aya göre 0,31 puan <strong>azalarak </strong>100,66 değerini aldı. Endeksin diğer alt bileşenleri olan <strong>Finansal Kiralama Endeksi</strong> 0,09 puan <strong>azalarak </strong>104,15 ve <strong>Finansman Endeksi </strong>ise 0,58 puan <strong>azalarak </strong>96,16 değerini gördü.</p>
<p><strong>FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi Eylül ayı </strong>sonuçları çerçevesinde katılımcıların <strong>GSYH</strong> büyüme oranı beklentisi; <strong>2025 yıl sonu için </strong>Eylül ayında Ağustos ayına göre yüzde 0,23 puan artarak yüzde 3,12 ve <strong>2026 yıl sonu </strong>için de yüzde 0,09 artarak yüzde 3,60 oldu. Aynı yıllar için <strong>OVP</strong>’nin sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,8 ile <strong>IMF</strong>’nin sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,3 olan öngörüleriyle karşılaştırıldığında; katılımcıların GSYH büyüme oranı beklentisi, <strong>2025 yıl sonu</strong> ve <strong>2026 yıl sonu</strong> için <strong>OVP </strong>öngörüsünün altında ancak <strong>IMF </strong>öngörüsünün üzerinde oldu.</p>
<p>FKB Endeksi akademik danışmanı ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker; FKB Ekonomik Görünüm Endeksi’nin Eylül ayında sınırlı bir gerileme göstermesine rağmen endeks değerinin 100 puanın üzerinde kalmasının, genel seyirdeki istikrarın sürdüğünü gösterdiğini vurguladı. Şeker, enflasyon beklentilerinin durağan bir eğilim sergilemesi ve büyüme tahminlerinin IMF öngörülerinin üzerinde gerçekleşmesinin, ekonomik görünüm açısından temkinli de olsa iyimser bir perspektife işaret ettiğini belirtti. Ayrıca endeksin dalgalı ancak önemli sapmalar içermeyen hareketinin, makroekonomik görünümde dengeli bir tablonun oluştuğunu desteklediğini ifade etmiştir.</p>
</p></p><p>The post <a href="https://ekonomiajandasi.com/fkb-eylul-ayi-ekonomik-gorunum-endeksi-degerlendirmesini-yayimlandi/">FKB EYLÜL AYI EKONOMİK GÖRÜNÜM ENDEKSİ DEĞERLENDİRMESİNİ YAYIMLANDI</a> first appeared on <a href="https://ekonomiajandasi.com">Ekonomi Ajandası</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonomiajandasi.com/fkb-eylul-ayi-ekonomik-gorunum-endeksi-degerlendirmesini-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
