Son Dakika


S&P Global Ratings, Türkiye’nin kredi notunun yükselmesi için enflasyonda beklentilerden daha güçlü düşüş, döviz rezervlerinde iyileşme ve Türk lirasına güvenin korunmasını şart koştu. Kuruluş, politika faizinin 2026 sonunda en az yüzde 35 seviyesinde olmasını beklerken, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 3,7 büyüyeceği tahmininde bulundu.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin enflasyon, faiz ve büyüme beklentilerini açıklarken kredi notunun yükselmesi için gerekli koşullara dikkat çekti. Kuruluş, dezenflasyon sürecinin beklentilerden daha güçlü ilerlemesinin kredi notunu destekleyebileceğini belirtirken, rezerv yeterliliği ve Türk lirasına duyulan güvenin de belirleyici olacağını vurguladı.
S&P Global Ratings’in Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov, Türkiye’de enflasyonun düşüş eğilimini sürdürmesini beklediklerini ifade etti. Tek haneli enflasyon hedefini iddialı bulan Vartapetov, düşük çift haneli seviyelerin daha gerçekçi bir hedef olabileceğini değerlendirdi.
Kuruluş, önceki değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B”, kredi notu görünümünü ise “durağan” olarak teyit etmişti. S&P’nin 16 Ekim’de beklenen değerlendirmesinde yeni bir karar açıklamamasıyla mevcut not ve görünüm korundu.
S&P’nin değerlendirmesine göre Türkiye’nin kredi notunun yükselmesi için üç temel unsur öne çıkıyor:
Ekonomi politikalarında ani ve öngörülemeyen değişikliklerin yaşanmaması da daha yüksek kredi notuyla uyumlu koşullar arasında gösteriliyor.
S&P Global Ratings’in temel senaryosuna göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın kalan döneminde faiz indirimlerine devam edebilir. Bununla birlikte kuruluş, politika faizinin 2026 yılı sonunda en az yüzde 35 seviyesinde bulunmasını bekliyor.
Faiz indirimlerinin 2027 yılında da sürmesi öngörülürken, para politikasının geleceği üzerinde enerji fiyatlarının belirleyici olabileceği belirtiliyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel ekonomik koşulların, Merkez Bankasının faiz kararlarını etkileyebileceği ifade ediliyor.
S&P, Orta Doğu’daki savaşın neden olduğu enerji fiyat şokunun Türkiye’ye ilişkin manşet enflasyon tahminini yaklaşık 7 puan artırdığını bildirdi.
Buna karşın iç talepteki zayıflamanın, şirketlerin maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına yansıtmasını zorlaştırdığına dikkat çekildi. Hizmet enflasyonunda gözlenen yavaşlama işaretlerinin de dezenflasyon sürecini destekleyebileceği değerlendirildi.
Para politikasının ekonomi üzerindeki etkilerinin daha belirgin hale geldiğini belirten Vartapetov, küresel enerji fiyatları ve dış koşullardaki belirsizlikler nedeniyle para politikasında temkinli yaklaşımın önemini koruduğunu ifade etti.
S&P Global Ratings’in Türkiye ekonomisine ilişkin tahminleri, enflasyonda gerileme ve büyümede kademeli toparlanma beklentisini ortaya koyuyor.
S&P’nin tahminleri:
| Gösterge | 2026 | 2027 | Ortalama enflasyon | %30,9 | %21,7 | Ekonomik büyüme | %3,0 | %3,7 |
|---|
Tahminlere göre ortalama enflasyonun 2027’de gerilemeye devam etmesi, ekonomik büyümenin ise bir önceki yıla kıyasla hızlanması bekleniyor. Bununla birlikte enerji fiyatları, iç talep ve küresel ekonomik gelişmelerin söz konusu görünüm üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
Vartapetov, bazı yatırım fonlarında geçen ay başlayan tasfiye sürecinin finansal piyasalara geniş çapta yayıldığına ilişkin güçlü bir kanıt bulunmadığını belirtti. Fonlardan çıkan paranın Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına yönelmesinin TL’ye güven açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.
Ancak soruşturmanın devam ettiğine dikkat çeken Vartapetov, yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağının ve sürecin finansal güven üzerindeki olası etkilerinin izlenmesi gerektiğini kaydetti.
S&P, cari açığın büyümesi ve hane halkının yeniden dövize yönelmesinin ise Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin kredi notuna ilişkin görünümde enflasyonla mücadelede sağlanacak ilerleme, rezervlerin güçlendirilmesi ve TL’ye duyulan güvenin sürmesi ön plana çıkıyor. Bu alanlardaki gelişmeler, önümüzdeki dönemde kredi notu değerlendirmeleri açısından belirleyici olacak.
BENZER HABERLER