Son Dakika


ABD Merkez Bankası’nda eylül ayına ilişkin faiz tartışması yeniden sertleşiyor. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır olduğunu belirterek Fed faiz artışı ihtimaline açık kapı bıraktı.
Açıklamanın zamanlaması piyasalar açısından kritik. ABD’de temmuz ayı tüketici enflasyonu bugün Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ve sonuç, Fed’in 16 Eylül’de vereceği karar öncesindeki en önemli göstergelerden biri olacak.
Collins’in mesajı Fed faiz artışı tartışmasında yeni bir gelişme olsa da merkez bankası içinde bu yöndeki görüşler ilk kez dile getirilmiyor. Temmuz toplantısında Fed politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tutarken üç üye 25 baz puanlık artıştan yana oy kullanmıştı.
Collins bu yıl faiz kararlarında oy kullanmıyor. Ancak Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarına katılıyor ve para politikası tartışmalarında görüşlerini dile getiriyor.
Collins’in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri ABD’de yaşam maliyetlerinin yüksek kalması oldu. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Petrol fiyatlarındaki son hareket de Fed’in işini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, yalnızca benzin ve ulaşımı değil üretim, lojistik ve birçok tüketici ürününün maliyetini etkileyerek enflasyonun daha dirençli kalmasına yol açabiliyor.
Fed faiz artışı açısından belirleyici soru da burada ortaya çıkıyor. Merkez bankası enerji kaynaklı fiyat baskısını geçici kabul ederse faizleri değiştirmeden bekleyebilir; fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına ilişkin işaretler güçlenirse sıkılaşma ihtimali artabilir.
Piyasaların gözü şimdi ABD’nin temmuz ayı tüketici enflasyonunda. Ekonomistlerin beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e gerilemesi yönünde.
Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artması bekleniyor. Yıllık çekirdek enflasyon tahmini ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyor.
Verinin beklentilerin altında kalması Fed faiz artışı beklentilerini yeniden zayıflatabilir. Buna karşılık özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü sürpriz görülmesi halinde Collins’in sözleri daha fazla ağırlık kazanabilir ve eylül toplantısında faiz artışı ihtimali güçlenebilir.
Son istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı bir miktar azaltmıştı. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı açıklaması, piyasaların eylül ayındaki faiz artışı beklentisini aşağı çekmesine neden olmuştu.
Ancak Fed içinde enflasyona karşı daha sert davranılması gerektiğini savunan kanat hâlâ güçlü. Temmuz toplantısında üç yetkilinin faiz artışı istemesi ve Collins’in yeni açıklaması, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını gösteriyor.
Fed faiz artışı açısından önümüzde yaklaşık bir aylık kritik veri takvimi bulunuyor. Bugünkü enflasyonun ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak.
Bu nedenle piyasalar için asıl soru artık yalnızca Fed’in eylülde ne yapacağı değil, önümüzdeki verilerin merkez bankası içindeki dengeyi hangi tarafa çevireceği olacak.
BENZER HABERLER