Son Dakika


Bankacılık sektöründe kredi kompozisyonundaki değişim dikkat çekiyor. Mart 2026 itibarıyla yakın izlemedeki krediler yıllık bazda yüzde 57 artarak 2 trilyon 293 milyar TL’ye yükselirken, yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,2 ile son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verileri, yüksek enflasyonla mücadele kapsamında Haziran 2023’ten bu yana uygulanan sıkı para politikası ve makroihtiyati tedbirlerin bankacılık sektörünün kredi yapısına yansımaya devam ettiğini ortaya koydu.
Mart 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 8 artarak 24,7 trilyon TL’ye ulaştı. Buna karşın, ödeme gücünde veya nakit akışında olumsuz gelişmeler gözlenen kredilerdeki artış daha hızlı gerçekleşti.
TBB verilerine göre ikinci grupta yer alan ve yakın izlemedeki krediler olarak tanımlanan kredi bakiyesi, Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57, 2025 yıl sonuna göre ise yüzde 13 arttı.
Söz konusu kredilerin toplamı 2 trilyon 293 milyar TL’ye ulaşırken, toplam krediler içerisindeki payı yüzde 9,3’e yükseldi.
Bankacılık sektörünün birinci ve ikinci grupta yer alan canlı kredilerinin toplamı ise 23,96 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece canlı kredilerin toplam kredi hacmindeki payı yüzde 97 oldu.
Kredi riskindeki yükselişle birlikte bankaların yeniden yapılandırma ve yeni itfa planlarına yönelimi de hızlandı.
Mart 2026 itibarıyla yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin tutarı, 2025 yıl sonuna göre yüzde 15,8 artarak 1 trilyon 276 milyar TL’ye çıktı.
Bu tutarın yüzde 94,2’sini yakın izlemedeki krediler oluşturdu.
Yeniden yapılandırılan veya itfa planına bağlanan kredilerin toplam krediler içerisindeki payı da yüzde 5,2’ye yükseldi. Bu oran 2025 sonunda yüzde 4,8, 2024 sonunda yüzde 4,6, 2023 sonunda ise yüzde 4,5 seviyesindeydi.
Böylece bankacılık sektöründe yakın izlemedeki kredilerin yeniden yapılandırılmasının toplam kredilere oranı son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Bankacılık sektöründe kredi kalitesine ilişkin bir diğer dikkat çekici gelişme ise takipteki alacaklarda yaşandı.
Tahsil imkânı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki kredilerden oluşan 3, 4 ve 5’inci gruplardaki kredi bakiyesi, 2025 yıl sonuna göre yüzde 17,6 artarak 648 milyar TL’ye yükseldi.
Takipteki alacak bakiyesi, geçen yılın mart ayına göre ise yüzde 95,8 arttı. Böylece takipteki alacak oranı yüzde 2,6’ya yükselerek 2021 yılındaki yüzde 3 seviyesine yaklaştı.
Takipteki alacaklara yönelik yeniden yapılandırma veya yeni itfa planlarının ise sınırlı kaldığı görüldü. Bu kapsamda yaklaşık 75 milyar TL’lik kredi bakiyesi yeniden yapılandırma veya itfa planına bağlandı.
Bankacılık sektörünün genel karşılık tutarı 361 milyar TL olurken, genel karşılıkların yakın izlemedeki kredilere oranı yüzde 16 seviyesinde gerçekleşti. Önceki yıllarda yüzde 20’nin üzerinde bulunan bu orandaki gerilemede, bankaların yakın izlemedeki kredileri yeniden yapılandırma ve yeni ödeme planlarına bağlama eğiliminin etkili olduğu değerlendiriliyor.
Tahsili gecikmiş alacakların yüzde 76’sı oranında özel karşılık ayıran bankacılık sektörü, son dönemde varlık yönetim şirketlerine gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışlarının da etkisiyle karşılık oranlarında önceki yıllara göre daha düşük bir seviyede bulunuyor.
Bankacılık sektöründeki veriler, kredi hacmi büyürken özellikle yakın izlemedeki ve takipteki kredilerdeki artışın yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.
BENZER HABERLER