Yazı Detayı
26 Kasım 2015 - Perşembe 14:08 Bu yazı 280 kez okundu
 
Tanıtım harcama değil, yatırımdır
Abdurrahman çnar
a.cinar@ekonomiajandasi.com
 
 

Tanıtımın aslında üretici firma için bir yatırımdır. Fakat harcama olarak algılandığı sürece geri dönüşünün çok zordur.

Bu tip çalışmaları bir yatırım olarak görüp sürekli ve tutarlı bir şekilde devam ettiren şirketlerin kazancı daha yüksek olacaktır. Türkiye’de tanıtım yatırımlarının oranı aslında oldukça düşüktür. Çünkü önemli olan bu yatırımları milyar dolar olarak telaffuz etmek değil, bu rakamın GSMH’ YA oranını yükseltmektir. Batı ekonomilerinde ya da gelişmiş ülkelerde yüzde 1,5–2 civarında olan tanıtım yatırımlarının oranı Türkiye’de bugün binde 4 civarındadır. Türkiye’de bu oran yüzde 1’lere çıktığı andan itibaren sadece bu sektör değil, tüm ülke ekonomisi kazanacaktır. Türkiye’de bir iletişimsizlik çukuru var. Ülkemizde birçok meslek gurubunun iletişim eğitimi almaları gerektiğini belirtmek isterim. Ağızdan ağıza pazarlama iletişimi en etkili iletişim, tüketici için arkadaş tavsiyesi her zaman ilk sıralardadır. Özellikle bizim ülkemizde ağızdan ağıza pazarlama iletişimi ağırlığını koruyor. Dijital ve diğer medya tanıtımları ağızdan ağıza iletişimi yaygınlaştırıyor.

İflas Eden Yunanistan Bile Reklam’da Türkiye’den Önde

Türkiye müteahhitlik, finans, tekstil, turizm ve tarım gibi birçok sektörde dünyanın ya da Avrupa’nın ilk 10 ülkesi arasında yer almasına karşın reklam konusunda batılı ülkelerle kıyaslanamayacak kadar gerilerde. Reksan verilerine baktığımızda Yunanistan dâhil batılı ülkeler gayri safi milli hâsılalarının yüzde 2’sini reklam ve tanıtımlara ayırırlarken, bu oran Türkiye’de binde 4’ler seviyesinde. Türkiye’de kişi başına tanıtım harcamasının yaklaşık 20 Euro’dur. Ancak bu rakam pek çok Avrupa ülkesinin gerisindedir. Örnek verecek olursak, ortalama olarak kişi başı tanıtım harcamasının iflas eden Yunanistan’da 230 Euro, Almanya’da ise 244 Euro civarında olduğunu söyleyebiliriz.

 Holdingler Her Gün, Kobiler Özel Günlerde

Türkiye, 2011’de 4 milyar 320 milyon TL olan reklam bütçesini, 2012’de 4 milyar 652 milyon TL, 2013’te 5 milyar 80 milyon TL, 2104’te ise 5 milyar 938 milyon TL olarak gerçekleştirdi. Yıllara göre bakıldığında her sene ortalama yüzde 10’luk bir artış gözlenmektedir. Türkiye’de şirketlerin reklam bütçelerini ise, ciro, karlılık, sektördeki; yeri, bilinirliği, gücü ve sürekliliği gibi kriterlerin belirlediği holdinglerin 365 gün reklam yapabilme kapasitesine karşın KOBİ’ler daha çok açıkta kalan fırsatları değerlendirmeye gayret ediyor. Her ikisi için ayrı ayrı bir tahminden ziyade ikisi arasında ciddi bir fark olduğunu belirtmek daha doğru olacaktır. Holdinglerin onda biri ya da yüzde biri kadar reklam harcaması yapan KOBİ’ler mevcut sektörde.

 Reklam Liderliğinde Sektörler Sürekli Değişiyor

Reklam verenler sektörel olarak incelendiğinde, Finans, Gıda, İletişim, İçecek, Otomotiv, Elektronik Ev Eşyaları, Kozmetik-Kişisel Bakım, Ev Temizlik Ürünlerinin başı çeken sektörler. Mecra bazlı incelendiğinde mecranın özelliğine göre ve elbette dönemsel olarak liderlik bir sektörden diğerine geçiyor . Reklamın önemini bilen şirketlerin yıllık cirosunun yüzde 10-15’i kadarını reklama ayırırken, reklamı masraf olarak gören firmalarda bu oranın yüzde 5 oranını bile bumlamamaktadır.

 
Etiketler: Tanıtım, harcama, değil,, yatırımdır,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı