Haber Detayı
06 Nisan 2020 - Pazartesi 06:05 Bu haber 196 kez okundu
 
STK'LARIN
İŞÇİ SENDİKALARININ, İŞVERENİN İŞ AKDİNİ FESİH HAKKININ ASKIYA ALINMASI ÖNERİSİ HUKUKİ AÇIDAN MÜMKÜN MÜDÜR?
GÜNDEM Haberi


İŞ AKDİ FESHİNİN ASKIYA ALINMASI, MECLİS’E GELEBİLECEK
YENİ KANUN METNİNİN KABULÜ İLE GERÇEKLEŞTİREBİLİR

Türkiye'nin önde gelen meslek örgütü, sendika konfederasyonları ve sivil toplum örgütleri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkili olan yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı yürütülen mücadele sürecine ilişkin ortak açıklama yaptılar. Peki bu talep ile birlikte işçinin iş devamlılığının sağlanması açısından hukuken neler yapılabilir? İş sözleşmelerinin fesih hakkının hukuken askıya alınması ile bu süreçte işten çıkarma olmaması sağlanabilir mi? Avukat Çiğdem Şelli Dilek bu süreci yorumladı…

 

Corona virüs salgınının tüm Dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına almasından sonra hiç şüphesiz tüm sektörler etkilendi. Dolayasıyla ortaya bir istihdam sorunu ortaya çıktı. Pek çok işletme personeline ücretli veya ücretsiz izin verirken birçoğu da personelinin bir kısmını veya tamamını işten çıkarma yoluna gitmektedir. Bu durum işletmenin dayanma gücüne göre değişiklik göstermektedir. 

 

Sendikalar ve sivil toplum örgütlerimiz, işverene "Çalışanı İşten Çıkarma" çağrısı yapıyorlar ve süreçte işçinin mağdur olmaması için çözüm arıyorlar. Ülkemizin en kısa sürede ve el birliği ile bu ağır felaketin üstesinden gelmesi dileğiyle alınması gereken tedbirler kapsamında işten çıkarmaların yasaklanmasını, zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında tüm işlerin en az 15 gün süreyle durdurulmasını istediler.  Yaşanan salgın 4857 sayılı İş kanunun 24 ve 25 maddesine göre zorlayıcı sebeptir. Pek çok işletme genelge kapsamında kalsın veya kalmasın 1 haftadan fazla süreyle kapalı kalmak durumunda kaldı. Dolayısıyla 1 haftadan fazla iş yapmaktan alıkoyan durumun varlığı tartışmasız vardır. Bu durumda İş Kanunu’nun  24. Maddesine göre işçi haklı nedenle iş akdini feshedebilir,  işveren ise 25. Maddeye göre haklı nedenle iş akdini feshedebilir. Ancak işveren bu nedenle fesihte kıdem tazminatı öder. İşverenin bu durumda sadece ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü yoktur.

 

“BU TALEBİN CEVABI CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ İLE VERİLEMEZ”

Yani salgın hastalık işçi açısından da işveren açısından da zorlayıcı sebeptir ve bu durumda her iki tarafında iş akdini feshetme hakkı kanun hükmüyle düzenlenmiştir. Bu durumda DİSK ve HAK-İŞ gibi sendikaların getirdiği önerinin hukuki dayanağı yoktur. İşverenin kanunla tanınan bu hakkı askıya alınmaz. Bir an için Anayasanın 104. Maddesinde öngörülen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle bu yapılabilir mi diye düşünsek dahi şunu göz önüne almalıyız, Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir demektedir ancak 104. Madde devamında da “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” demektedir.

Bahsi geçen talebin Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile düzenlenerek hayata geçirilmesi bu nedenle hukuki açıdan mümkün değildir. Sendikaların talepleri doğrultusunda; İş Kanun’unun emredici hükümlerinden 25/3’ün işlevsiz kılınabilmesi için meclisin devreye girerek yasa yapma yoluna başvurulması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan değişiklikler emredici hükümler gereğince hukuk düzenimizde yer bulamayacaktır.

 

“MECLİSİN DEVREYE GİRMESİ İLE YENİ KANUN METNİ KABUL EDİLEBİLİR”

Bu nedenlerle işverenin 25. Madde kapsamında iş akdini fesih hakkı hiçbir şekilde elinden alınamaz. Ayrıca unutulmamalıdır ki salgın durumu işçiyi olduğu kadar işvereni de ekonomik olarak çok zor durumda bırakmaktadır. Ayrıca işverenin bu duruma düşmekte hiçbir kusuru da yoktur. Dolayısıyla işvereni, kanunda kendisine açıkça tanınmış bu hakka rağmen altından kalkamayacağı bir ekonomik yük altına sokamayız.

Sonuç olarak Anayasamızda; Kanun ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi arasında bir çelişkinin varlığı halinde Kanun hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda İş Kanun’unun 25. Maddesinde düzenlenmiş olan; İşveren tarafından iş sözleşmesinin zorlayıcı nedenlerle derhal fesih hakkının sınırlandırılabilmesi için meclisin devreye girmesi ve hazırlanacak olan yeni kanun metninin meclis tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmesi gerekmektedir.  Sendikaların talepleri bu usulün takibi ile işlerlik kazanabilecektir.

 

Kaynak: (EA) - Ekonomi Ajandası Editör: Haber Merkezi
 
Etiketler: STK'LARIN, ,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı